SULTANLARIN HACCI

PADİŞAHLAR NEDEN HACCA GİTMEDİ?

 “Benim hacca gitmem farz değil midir?” sorusu muhakkak ki birçok padişah tarafından şeyhülislamlarına sorulmuştur. Şeyhülislamların buna verdikleri cevap ise kendinden öncekilerin bu konuda yaptığına uygun bir cevaptır. Yani temayüle uyulmuştur.
Temayül kendinden önceki padişahlara haccın farz sayılmamış olması ve hiç birinin gitmemiş olmasıdır.
Bu temayülün sebebi nedir?
Osmanlı’nın kuruluş döneminde Tasavvuf’un hakim olması ve ilk padişahların ahiliğe bağlı olmasıdır. Sünniliğe Yıldırım Beyazıt’ın Zeyniyye tarikatına girmesiyle bir kapı açılmışsa da Tasavvufi görüşlerin ve Bektaşiliğin etkisi çok uzun yıllar devam etmiştir. Genç Osman’ın bu temayülü kırma girişimi ise bir Bektaşi ocağı olan Yeniçeriler tarafından önlenmiş ve bu hayatına mal olmuştur. Sonraki padişahlarda ise temayül devam etmiştir. 

Kimi İslamcılar Abdülaziz’in, kimileri ise 2.Abdülhamit’in tebdil-i kıyafet hacca gittiğini öne sürseler de bu iddia mesnetsizdir, herhangi bir doğrulayıcı kaynak, belge mevcut değildir.
Vahdettin’in hacca gittiği iddiası doğru olsa dahi, saltanatın yıkılmasından sonradır. Vahdettin, 1922’de tahttan indirilip yurdu terk ettikten sonra Mekke’ye kadar gitmiş, fakat bir İngiliz oyunuyla hilafetin Şerif Hüseyin’e devredileceği planından kuşkulanarak hac vazifesini yerine getirmeden geri dönmüştü. Kabe’ye de gittiği, tavaf yapıp namaz kıldığı ama tamamlayamadığı da söylenirse de rivayetten öte gitmez.

Padişahların devleti aylarca başsız bırakmamak ve tahtını kaybetme kaygısıyla hacca gitmediği gösterilen sebeplerin başında gelir ama Yavuz örneği bunu pek haklı kılmaz.

Yavuz Sultan Selim, 7-8 ay İstanbul’dan uzak kalmış. Ayrıca Mısır’a kadar gelmiş. Kutsal topraklara bir hayli yaklaştığı halde gitmemiş.

“Padişahlara Hac lazım değildir” Fetvası

Osmanlı hanedanında bırakın padişahları, Cem sultan dışında hiçbir şehzade hacca gitmemiştir. Ki Cem Sultan’ın haccı da ilginçtir. Kardeşi 2. Bayezit ile savai halindedir ve Memluklara sığındıktan sonra hacca gitmiştir. Cem Sultan hacca giden tek Osmanoğlu’dur. Yüzlerce şehzadenin hacca gitmeme nedeni, Devlet-Aliye’nin bekası ile açıklanamaz herhalde. Padişahların taht kaygısı nedeni bu yüzden geçersiz kalır.

Taht mücadelesi veren Cem Sultan’ın hacca gitmesi, yine taht mücadelesi vermiş Genç Osman’ın hacca gitme niyeti; haccın siyasi olarak kullanıldığını akla getiriyor. Sanki temayülle yasak haline gelmiş bu dini farizenin engellenmesinin nedeni siyaseten kullanılmasını engellemek gibi görünüyor.

Padişahlık bir yana, İslam halifesi olanın hacca gitmemesi, Müslüman ümmetine önderlik etmemesi anlaşılmaz bir durumdur. Örneğin Abbasi halifesi Harun Reşit, 9 kez hacca gitmiştir.

Hacca gitmemeyi güvenlik sebebine bağlayanlar çoğunlukta. Tavaf sırasındaki kalabalıkta yapılabilecek bir suikast çekincesi de tahmin edilen nedenler arasında. Ama padişahın etrafında oluşturulacak bir koruma çemberi ile bu tehlike rahatlıkla önlenebilirdi. Nitekim Abbasi halifeleri de bu şekilde önlemlerle hac yapmışlardı.

Sebepler arasında hac yolculuğunun aylarca sürüyor olması ve tahtın boş, devletin başsız kalıyor olması öne çıkıyor olsa da bu konuda elimizde Şeyhülislam Esat Efendi’nin fetvası dışında bir kaynak yok. 2. Osman’ın hacca gitmeye meyillendiği ama bunun karşısında Şeyhülislam Esat Efendi’nin şu sözlerle engellediği yazılır:

 “Padişahlara hac lazım değildir, oturup adl eylemek evlâdır. Caiz ki bir fitne zuhur eyleye”

Ama bu şeyhülislam’ın aynı zamanda padişahın kayınpederi olması, bu sözleri söyleme nedenini kişiselleştirebilir. Damadının tahtını tehlikede görerek engel olduğu düşünülebilir.

Tarihte hiç bir Türk Sultanı hacca gitmedi

İlginç olan ise sadece Osmanlı’nın değil, ondan önceki tüm Türk sultanlarının da hacca gitmemiş olmasıdır. Gazneliler, Karahanlılar ve Selçuklularda da hiçbir sultanın hacca gitmişliği yoktur.

Öte yandan Sarayda hacca gitmeye önem verilir, her yıl hac kafilesi hazırlanırdı. Mekke ve Medine yöneticilerine sure denilen hediyeler gönderilirdi. O yüzden de bu kafileye “Surre Alayı” denirdi. Alay padişah ve saraylılar tarafından uğurlanır,Topkapı Sarayından Beşiktaş’a kadar merasimle yürünerek oradan gemi ile yola çıkılırdı. Mısır’dan sonra da kara yolu ile Hicaz’a ulaşılırdı. Bu kafileye kimi zaman hanedan mensubu kadınların da katıldığı söylenir.

Yani, hacca sınır sadece padişahlara ve şehzadelere idi. Halka ve hanedanın kadınlarına bir engel yoktu. Bu da yasağın tahtla ilişkili olduğu tezini güçlendiriyor.

Çünkü Osmanlı, bir sülale devleti idi. Babadan oğla aynı sülalenin iktidarının sürmesi asıl gaye idi. Her ne kadar padişahların anneleri ve eşlerinin çoğu Türk olmasa da soyun babadan devam ettiği inancıyla şehzadelere özel önem verilirdi.

Örneğin padişahın ve şehzadelerin toplu bir kıyıma uğraması, tahta geçecek bir varisin kalmaması Devlet-i Ali Osman’ın sonu demekti onlar için. Devlet bir şekilde devam etse bile başka soydan insanların padişah olması onlar açısından bir yıkımdı. Onlar asil ve üstün bir soydan geldiklerine inanırlar ve devletin bu soya ait olduğunu, bu soy tarafından en iyi şekilde yönetilebileceğine inanırlardı. Bu İslam’dan da, Müslümanlıktan da çok daha önemli ve değerliydi.

Zaten o yüzden de kendi soylarından olmayan Müslüman devletlerle kardeş kavgasına girdiler, savaştılar. Yıldırım bayezit’in 1402 yılında Timur’la yaptığı Ankara Savaşı, Fatih’in 1473 yılında Uzun Hasan’la yaptığı Otlukbeli Savaşı, Yavuz Selim’in 1514 yılında Şah ismail’le yaptığı Çaldıran Savaşı en bilinen örneklerdir.

Cumhuriyet’te Durum:

Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir cumhurbaşkanı da hacca gitmemiştir. Sadece Cevdet Sunay ve Kenan Evren’in umre ziyaretleri vardır. Hatta Sunay’ın ihramlı umre fotoğraflarını imha ettiği söylenir.

Başbakanlardan ise sadece Turgut Özal ve Necmettin Erbakan hacca gitmiştir. Recep Tayyip Erdoğan ise umre yapmıştır.

Bu arada Said Nursi’nin de hiç hacca gitmediğini, Fethullah Gülen’in ise 1968 yılında bir kez gittiği ama Suudi Vahhabilerin  kendisini gözaltına alıp şeyhlik soruşturması üzerine korkup bir daha gidemediği kendi ifadelerinden bilinmektedir.

NOT: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu yazımızdan 2 yıl sonra hacca giderek bir ilke imza atmıştır.

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

SULTANLARIN HACCI için 2 cevap

  1. sevginin ışığı dedi ki:

    Bunu da öğrenmiş olduk… Teşekkürler

  2. Uğur dedi ki:

    Devletin başsız kalmaması veya suikast olabilme ihtimali padişahların Hac görevlerini yerine getirmelerine mani olmuştur. Zaten durumu elverenlere farzdır, elvermeyenlere ise değildir.

    Bunun dışında Haccın yapılabilmesi o dönem için zaten imkansız gibiydi. Yapılmaya niyetlenilse bile bunun için büyük bir ordu padişahın yanında atıl tutulmak zorunda kalacaktı ve bu da devletin hem iç hem de dış tehditlere karşı daha zayıf kalmasına sebep olacaktı.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s