HİTABE’YE DAİR

hitARTIK KANDAN ZİYADE AKIL-BİLİNÇ ÖNEMLİ

“(…) İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. (…)” Mustafa Kemal Atatürk

Bu ifadeler 1. Dünya Savaşı ve sonrası savaş ve paylaşım yöntemine göre idi. 2. Dünya Savaşından sonraki gelişmelerde yöntem değişti. Artık bir büyük savaşın sonunda mağlup olup da topraklarımızın düşman işgaline uğrama olasılığını düşünmemiz yanlış olur. Eğer vatan savunmasını böyle bir işgale göre planlarsak büyük bir yanılgıya düşmüş oluruz. Muhtemelen düşmanlarla topyekün bir savaş olmayacak, kalelerimiz zaptedilmeyecek, tersanelerimize girilmeyecek, ordularımız dağıtılmayacak, memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olmayacaktır.

Bize bu toprakları çok görenler, bölgeyi yeniden şekillendirmeye ve sınırları yeniden belirlemeye niyetli olanlar; bizi içerden fethedeceklerdir. Nitekim bu konuda hayli yol almışlardır. Gelinen noktada ordumuz NATO’nun ordusu ve topraklarımız müttefiklerimizin de toprağıdır. Dostumuz-müttefikimiz olarak görüp her sırrımıza ortak ettiğimiz, kendisine hayran ve sadık işadamları, politikacılar, subaylar, polisler, gazeteci ve yazarlar, aydınlar, sanatçılar, din adamları yetiştirdiğimiz, iktisadi ve siyasi tüm konularda dizginlerimizi elinde tutan, bırakalım iktidarı, muhalefeti bile biçimlendirecek kudrete sahip olan, kendine karşıt olanları türlü tertiplerle tutsak ve tasfiye eden ABD’nin ne kalelerimizi zaptetmeye, ne tersanelerimize girmeye ne de ordularımızı dağıtmaya ihtiyacı vardır. Bayraklarını dikmeye, askerlerini sokmaya da gerek duymayacak kadar içimizdedir artık.Ve ne yazık ki bizim bunu halkımıza, vatanını seven insanlarımıza anlatabilme, algılatabilme olanağımız çok kısıtlıdır. Çünkü o halk, o gençlik hep o hitabedeki fiili duruma şartlanmıştır. Uyandığında ise iş işten geçmiş olacaktır. Bu vahim durumdan kurtulabilmenin tek çaresi ya iktidarın yanlış yapması-halkı karşısına alması ya da şartların değişmesi-konjönktürün lehimize gelişmesidir. Aksi takdirde bu muhalefetle ve halkın bu bilinç düzeyiyle tehlikenin üstesinden gelmemiz olanaksızdır. Dolayısıyla damarlarımızdaki asil kan da hiç bir işe yaramaz, çünkü kudretten çok akla ihtiyacımız var.

Reklamlar
Bu yazı Politika içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to HİTABE’YE DAİR

  1. exhorder dedi ki:

    tipik yeni-sömürgecilik inancı üzerine inşa edilmiş, türk ulusalcısı bir yazı bu. yani diyorsun ki, ikinci dünya savaşı sonrasında bilindik sömürgecilik bitti, yerini yeni-sömürgecilik ve gizli işgal aldı. emperyalizme, en başta ABD’nin başını çektiği batı bloğuna karşı bir “milli” demokratik devrim gerektiğine inanıyorsun. bu tespitler büyük oranda türkiye 68 kuşağı tarafından savunuluyordu. 9 mart 1971’de milli demokratik devrimi savunan thko kadroları ordudaki subaylarla anlaştı ama subaylar thko’nun küçük-burjuva milliyetçisi kadrolarına ihanet ettiler. 3 gün sonrada 12 mart darbesi gerçekleşti ve türkiye solu bu geri tahlili tamamen terk etti.

    12 mart sonrasında solun iç hesaplaşmaya girmesi ve mdd, yarı-feodal, köylü-toprak devrimi gibi üçüncü dünya ülkesi solunda değer gören kavramların yerine artık, orduyu faşist diktatörlüğün baskı kurumu olarak algılayan, ulusal devrimin kuzey kürdistan’da gerçekleşebileceğini ve yarı-feodal ilişkilerinde kuzey kürdistan’da yoğunlaştığını, türkiye’nin geri kapitalist olup feodal, yarı-feodal unsurlardan tamamen temizlenmiş bir ülke olduğunu, devrimin türkiye’de ki hedefinin kesintisiz geçiş değil proleter sosyalist devrim olduğunu kabul etmiştir.

    thko’nun 12 mart sonrasında asılan deniz gezmiş, hüseyin inan, yusuf aslan gibi yöneticilerinin yanı sıra, çatışma ve baskınlarda öldürülen sinan cemgil alparslan özdoğan vb. diğer yöneticilerin ardından, hapisten 74 affı ile salınan geri kalan ikincil kadroların kurduğu thko-gmk’nın hk ve mücadelede birlik olarak bölünmesi, mücadelede birliğin sovyet revizyonistlerini izleyen sosyal-faşist çizgisi, hk’nın da aep-çkp’de daha çok mao revizyonistlerine yakın çizgi izlemesi sonucu her iki grupta tekrardan tasfiye oldu. ancak dev-genç/pda içinde örgütlü küçük arnavutluk taraftarı bir grup olan basın-yayın komünü üyeleri, önce thko-gmk ile birleştiler, bu yapı bölününce de sovyet revizyonistlerini temsil eden mücadelede birliğe karşı hk’yı izlediler. ancak hk’nın mao revizyonizmi ve thko’dan kalma eski küçük-burjuva yarı-legal ve popülist çizgiyi sürdürmede ısrarı, aktan ince öncülüğündeki basın yayın komünü üyelerinin AEP’ye yönelen bir bölüm HK üyesiyle birlikte mayıs 1977’de ayrılıp daha sonra da ileri militanlar toplantısı ile şubat 1979’da TİKB’yi kurmasına yol açtı. Bu süreç içinde önceden basın-yayın komünü üyesi olan Aydın Çubukçu gibi kişiler HK ile devam ederken, bir bölüm HK’lı da TİKB’yi izlemiştir.

    son paragraftan çıkacak sonuç, bizi HK oportünizminin bugünki EMEP tasfiyeciliği ve reformizmi ile sonuçlanmasına götürür. bunlar 1980’de TDKP’yi kurmalarına karşın, 1986’da ki konferansla parçalara ayrılmış (TDKP-Ekim, TDKİH, KHK) ve arta kalan bölüm EMEP dediğimiz yasal partiyi kurmuştur. diğer sovyet revizyonizmini izleyen mücadelede birlik ise partileşip TKEP olmuş, bu partide legal düzlemdedir. bu nedenle içlerinden 1 eylül 1990’da TKEP/Leninist adında daha solcu ve narodnik küçük bir grup kopmuştur.

    12 mart’ın sol üstünde gerçekleştirdiği değişim, 12 eylül ile tamamlanmış, buna 1990’lardaki derin-devlet-kontrgerilla ve 28 şubat cuntası ile 11 eylül olayları, afganistan ve ırak savaşları felanda eklenince 2000’li yıllara sol tam bir diyalektik seçilim ile çıkmış, şimdi de postmodern sürecin bitişiyle birlikte iyice güçlenmiştir.

    Yani anlayacağın günümüzde demokratik halk devrimi bile rağbet görmez iken, ve Türkiye-Kuzey Kürdistan diyalektiğine uygunsuz dururken, milli demokratik devrim gibi tarih öncesinden kalma bir ulusalcı zırvalığı savunmak tek kelime ile komedidir. bu milli ya da ulusal hem de demokratik yani anti-feodal içerikteki devrimler ancak günümüz için kuzey kürdistan gibi geri bıraktırılmış, aşiret ve ağa, toprak sahipleri erkinin halen iktidarının halen halk üstünde kurulu olduğu yerler için “devrimci” olabilir. Türkiye her ne kadar çok gelişmiş bir sanayi ülkesi olmasa dahi, mdd’nin uygulanamayacağı kadarda ilerlemiştir. İki zıt konumun arasında kalır Türkiye.

  2. exhorder dedi ki:

    Mahir Çayan’da THKO’ya alternatif olarak THKP-C’nin ideolojisini MDD üstün kurmuştu. Ama o da 12 mart’ın kurbanlarından oldu ve onun mirasçısı olan THKP-C/HDÖ, Dev-yol, Dev-sol, DHKP-C vb örgütler öncü savaşı yani politikleşmiş askeri savaş stratejisini, suni denge, yeni sömürge ve gizli işgal vb. tahlilleri savunmayı sürdürselerde, MDD’yi terk ettiler ve Demokratik Halk Devriminden Sosyalizme kesintisiz geçiş görüşlerini savunmaya başladılar. Bunun için Acilciler (yani THKP-C/HDÖ) nün resmi sitesi gibi çalışan kurtuluscephesi.com sitesindeki THKP-C/HDÖ demokratik halk devrimi ve sosyalist devrim programlarını okuyabilirsiniz. MDD’yi Türkiye koşulları için savunan tek kesim Mahir Çayan’ın izleyicileri bile değildir. Artık tek savunucu olarak Ergenekon Soruşturması sonucu Silivri’ye atılan İşçi Partisi, Aydınlık, Türksolu ve TGB’den başkası değildir. CHP ise bununda sağında kalır, MDD’den bile sözetmez. Ama CHP hiç yoktan düzen uşağı olarak iyi bir iş görürken, Emperyalizme ve İşbirlikçi Burjuvaziye hizmet eden, faşist bir parti iken, bunlar faşist oldukları gibi Türkiye solunun geçmişteki öğelerinide kullanmaya, etraflarına taraftar toplamaya çalışırlar.

  3. ismailkenzo dedi ki:

    Heryeri işgal edebilirler,sokakları asla işgal edemezler,mücadeleyi seven insanlar için sokaklar yeter,evrensel değerler için savaşan insanlar asla yenilmez,karamsar olmaya gerek yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s