YUNUS EMRE DİVANINDAN

BİR GÖZ AÇIP YUMMUŞ GİBİ


Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir, şol göz açıp yummuş gibi

*

İşbu sözü Hak tanıktır, bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide, kafesten kuş uçmuş gibi

*

Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye
Kimi biter, kimi yiter, yere tohum saçmış gibi

*

Bu dünyada bir nesneye, yanar içim, göyner özüm
Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi

*

Bir hastaya vardın ise, bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele, hak şarabın içmiş gibi

*

Bir miskini gördün ise, bir eskice verdin ise
Yarın anda karşı gele, hulle donun biçmiş gibi

*

Yunus Emre bu dünyada, iki kişi kalır derler
Meğer Hızır İlyas ola, âb-ı hayat içmiş gibi

 

*****

Aşıklara din ne hacet

Din-ü millet sorarısan aşıklara din ne hacet,
Aşık kişi harab olur, harab bilmez din-diyanet.

*

Oruç, namaz, gusül, hacc hicabdur aşıklara
Aşık ondan münezzeh Hassu’l-Havas içinde.

Kıl gibi köprüden Adem mi geçer

Kıl gibi köprü gerersin geç deyü
Gel seni sen tuzağımdan seç deyü

Ya düşer, ya dayanır, yahut uçar
Kıl gibi köprüden adem mi geçer.

 

BEN GELMEDİM DAVA İÇİN


Benim bunda kararım yok, ben bunda gitmeğe geldim

Bezirgânem metaım çok, alana satmağa geldim

*

Ben gelmedim dâva için, benim işim sevi için

Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim

*

Dost esrüğü deliliğim, âşıklar bilir neliğim

Denşürüben ikiliğim, birliğe bitmeğe geldim

*

Ol hocamdır ben kuluyum, Dost bahçesi bülbülüyüm

Ol hocamın bahçesine, şâd olup ötmeğe geldim

*

Bunda biliş olan canlar, anda bilişirlermiş

Bilişlüben Hocamla, halim arzetmeğe geldim

*

Yunus Emre âşık olmuş, Mafluka derdinden ölmüş

Gerçekl erin kapısında, canım arz etmeğe geldim

**

ÇIKTIM ERİK DALINA


Çıktım erik dalına, anda yedim üzümü

Bostan ıssı kakıyıp, der ne yersin kozumu

*

Uğruluk yaptı bana, bühtan eyledim ona

Çerçi de geldi aydır, hani aldın gözgünü

*

Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım

Nedir diye sorana, bandım verdim özünü

*

İplik verdim cullaha, sarıp yumak etmemiş

Becid becid ısmarlar, gelsin alsın bezini

*

Bir serçenin kanadın, kırk katıra yüklettim

Çift dahi çekemedi, şöyle kaldı kazını

*

Bir sinek bir kartalı, salladı vurdu yere

Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu

*

Bir küt ile güreştim, elsiz ayağım aldı

Güreşip basamadım, gövündürdü özümü

*

Kafdağı’ndan bir taşı, şöyle attılar bana

Öylelik yola düştü, boza yazdı yüzümü

*

Balık kavağa çıkmış, zift turşusun yemeğe

Leylek koduk doğurmuş, baka şunun sözünü

*

Gözsüze fısıldadım, sağır sözüm işitmiş

Dilsiz çağırıp söyler, dilimdeki sözümü

*

Bir öküz boğazladım, kakladım sere kodum

Öküz ıssı geldi der,  boğazladım kazımı

*

Bundan da kurtulmadım, nideyim bilemedim

Bir çerçi de geldi der, kanı aldın gözgümü

*

Tosbağaya sataştım, gözsüz sepek yoldaşı

Sordum sefer nereye, Kayseri’ye âzimi

*

Yunus bir söz söylemiş, hiçbir söze benzemez

Münafıklar elinden, örter mâ’na yüzünü

**

HİÇBİR KİŞİ BİLMEZ BİZİ


Hiçbir kişi bilmez bizi biz ne işin içindeyiz
Ne hırsımız baydır bizim ne nefsimiz içindeyiz

*

Bir kimsenin devletine ta’nediben biz gülmeyiz
Ne münkiriz alemlere ne tersanın haçındayız

*

Biz bunun neliğin bildik dünyanın nesine kaldık
Arzumuz nefs için değil dünya teferrücündeyiz

*

Yunus aydır her sultanım özge şahım vardır benim
Ko dünya altın gümüşün ne bakur u tuncundayız

**

İLİM İLİM BİLMEKTİR


İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

*

Okumaktan murat ne
Kişi hakkı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir

*

Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eğer Hak bilmez isen
Abes yere yelmektir

*

Dört kitabın ma’nisi
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

*

Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Ma’nisi ne demektir

*

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir

**

GEL GİDELİM DOSTA GÖNÜL


Bir karardan durmayalım
Gel gidelim dosta gönül
Hasretinden yanmayalım
Gel gidelim dosta gönü

*

Kılavuz ol gönül bana
Gel gidelim yârdan yana
Canım kurbandır canana
Gel gidelim dosta gönül

*

Kara haberin almadan
Can bedenden ayrılmadan
Azrail bizi bulmadan
Gel gidelim dosta gönül

*

Gerçek murada varalım
Yârin hatırın soralım
Yunus Emre’yi alalım
Gel gidelim dosta gönül

**

AŞKIN ALDIN BENDEN BENİ


Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni

Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni

*

Aşkın aşıklar öldürür, Aşk denizine daldırır

Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem, Mecnun olup yola düşem

Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni

*

Sufilere sohbet gerek, Ahilere ahret gerek

Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler, külüm göğe savuralar

Toprağım anda çağırır, bana seni gerek seni

*

Cennet dedikleri ne ki, bir kaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver onları, bana seni gerek seni

Yunus-durur benim adım, gün geçtikçe artar ödüm

İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

**

SÖZLERİN ASLI


Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir

Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir

Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil

Bu yürüyen halktan değil, halık avazından gelir

*** ***

Ne elif okudum ne cim varlığındandır kelecim

Bilmeye yüzbin müneccim, taliim ne ıldızdan gelir

Şule bize aydan değil, Aşk eri bu soydan değil

Rızkımız bu evden değil, derya-yı ummandan gelir

*** ***

Biz bir bahane arada, Ayruk de elden ne gele

Hak cun emir eyler, Cana bu keleci andan gelir

Yunus bir dert ile ah et, Kahr evinde neyler rahat

Bu derde derman keffaret, bir ah ile suzdan gelir

**

SÖZ OLA KESE SAVAŞI


Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz

Sözü pişirip diyenin, işini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı

Söz ola agülü aşı, yağ ile bal ede bir söz

*** ***

Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini

Bu cihan cehennemini, sekiz cennet ede bir söz

Yunus şimdi söz yatından, söyle sözü gayetinden

Pek sakın o sah katından, seni ırak ede bir söz

Reklamlar
Bu yazı Edebiyat-Müzik içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

12 Responses to YUNUS EMRE DİVANINDAN

  1. munise dedi ki:

    bu sitede bu şiirlerin işi ne?

    • pante dedi ki:

      Bu site panteist bir sitedir Munise.
      Senin İslamcı sandığın, İslam alimi zannettiklerinin çoğu panteisttir.
      İslam’da yeri olmayan vahdet-i vücud’a inanırlar.
      Farabi, İbni Sina, Hallac-ı Mansur, Ömer Hayyam, Muhyiddin Arabi, Ahmet Yesevi, Beyazıt Bismani, Mevlana, Yunus Emre ve daha birçok İslamcı bilinen ünlü düşünürler panteisttir.
      Tıkla:
      İslamcılara göre bunlar kafirdir, müşriktir.

  2. munise dedi ki:

    PANTEİST GÖRÜŞ

    “KÂİNAT, ALLAH’TIR!” GÖRÜŞÜ BÜTÜNÜYLE BÂTILDIR; YANLIŞTIR!

    BU, PANTEİST GÖRÜŞTÜR!

    “O”nun varlığından meydana gelmiş bilinçli şeylerin toplamı olan tümel akıl Tanrıdır, görüşü de tümüyle yanlıştır!…

    “Kâinat, ALLAH`tır” görüşü bütünü ile bâtıldır ve yanlıştır!. Bu Panteist görüştür!.

    Yani, bütün mevcudat bir araya gelince “tanrı” denen varlık ortaya çıkar görüşü… Bu yanlıştır!. Çünkü, gerçekte mevcudat “yok”tur “ALLAH” vardır!.

    “ALLAH” her an (bize göre) kendi mânâlarını seyreder ve her şey bundan ibarettir… Bu yüzdendir ki, mevcudatın varlığı yoktur; “ALLAH”ın varlığı vardır.

    Bu sebepledir ki, mevcudat “ALLAH”tır, görüşü batıldır, ilkeldir!. Beş duyu kaydından kendini kurtaramayan dar görüşlü beyinlerin, 30 derecelik perspektifi olan kişilerin görüşüdür, mevcudat “ALLAH”tır görüşü!…

    AYRI AYRI ŞEYLER VARSANMAK BİLİNÇ YANILGISIDIR!

    GERÇEKTE BİLİNÇ GÖZÜYLE GÖRÜLEN

    TEK BİR MÂNEVİ VÜCUD VARDIR!

    “Panteist” görüşe göre, “her şey” vardır ve bunların tümüne “TANRI” denilir.

    “Vahdeti Vücûd”a göre ise, ayrı ayrı sayısız şeyler mevcut değildir; bu gözün görme yetersizliğinin getirdiği bilinç yanılgısıdır; gerçekte TEK bir vücud vardır ki; sûrî yani maddi bir vücut değil, mânevîdir bu vücud!..

    VECH denilen bu vücûd ancak bilinç gözüyle veya kalp gözüyle görünen bir vücûd’tur.

    Kısacası, mevcûdât yoktur, TEK vücûd vardır!..

    ONLAR, ALLAH’A “CÜZ” İSNAD EDİYORLAR!!!

    OYSA ALLAH, “CÜZ” KAVRAMINDAN BERİDİR!

    Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de bu konuda nasıl ikaz ediliyoruz:

    -“Ve ceâlu lehû min ibâdihi cüz’a!. İnnel insâne lekefûrun mübîn.. ” (43-15)

    -İBÂDINDAN BİR KISMI O’NA CÜZ OLUŞTURDULAR!. MUHAKKAK Kİ İNSAN, GERÇEĞİ ÖRTÜCÜDÜR.. (43-15)

    Bakın burası “ALLAH” kavramı hakkında en önemli açıklamayı getiren âyetlerden birisidir..

    “PANTEİST” görüş ile “İslâm’ın VAHDET” görüşü arasındaki korkunç uçurumu ve farkı bilmeyen câhiller; Hazreti Muhammed aleyhisselâmın getirdiği ve açıkladığı “ALLAH” anlayışından tamamıyla uzak bir biçimde konuya yaklaşarak; ” ALLAH”ı ötemizde bir TANRI olarak tasavvur edip; buradan aramızdan birilerini de sanki O’nun bir “CÜZÜ” yani parçasıymış gibi kabullenmektedirler!!. Sanki, “ÖTEMİZDEKİ ALLAH (!)”, gelip, buradaki birisinin varlığına nüfuz ediyor, yani ortaya çıkıyor… da; yukarıda bahsi geçen âyet de bunu iptal ediyor; gibi anlaşılmış bir kısım tefsirciler tarafından ..

    Kur’ân-ı Kerim’in ruhuna erememekten oluşan, tamamıyla bir yanlış anlamadır bu!.

    Halbuki yukarıda söz konusu edilen Kur’ân âyeti ile vurgulanan, ve mânâsı apaçık bir biçimde ortada olan gerçek şudur:

    -“Onlardan bazıları ALLAH’a “CÜZ” isnat ediyorlar!!!. Oysa, “ALLAH”, “CÜZ” kavramından berîdir… Yani “ALLAH” isminin mânâsı “CÜZ” kavramını kabul etmez!. “ALLAH”ın “CÜZ”ü olmaz!. Çünkü, “ALLAH”, biline ki “AHAD”dır; yani “CÜZ”lerden bileşik bir tümel yapı değildir!. ” ALLAH” “sınırsız” varlık olması hasebiyle, kendisinin dışında bir ayrı vücud kavramı, kabul etmez; ki artık O’nun “CÜZÜ” olan ikinci bir nesne olsun!. ”

    Burayı çok iyi farketmek ve idrak etmek zorundayız değerli okurlarım…

    Şayet “ALLAH”ın bir mekânı varsa, şayet “ALLAH”ın bir sınırı varsa, yani “ALLAH” bir yerde bitiyorsa, elbette ki O’nun bittiği yerde başlayacak olan iri yada ufak bir takım varlıklar olabilir… Ve yahut, O’ nun dışında ya da içinde, O’ nun CÜZLERİ olabilir!!!.

    Ancak, “ALLAH”ın eğer “VÂHİD-ül AHAD” olduğunu farketmişsek, veya idrak etmişsek, hiç değilse böyle olduğuna iman etmişsek, bilmeliyiz ki “AHAD” olan “ALLAH”, “CÜZ”ü olmaktan değil, “CÜZ” kavramından dahi münezzehtir!.

    Nitekim, konu buraya gelince, hemen hepimizin çok iyi bildiği “İHLÂS” Sûresi’ni hatırlayalım:

    “-De ki: ALLAH “AHAD”dır !.”

    “ALLAH” isminin işaret ettiği mânâya, müşahedemiz ölçüsünde, ilmimiz yettiğince, “Hazreti MUHAMMED’in açıkladığı ALLAH” isimli kitabımızda temas etmiştik…

    Ahmed Hulûsi

  3. munise dedi ki:

    “Bu sebepledir ki, mevcudat “ALLAH”tır, görüşü batıldır, ilkeldir!. Beş duyu kaydından kendini kurtaramayan dar görüşlü beyinlerin, 30 derecelik perspektifi olan kişilerin görüşüdür, mevcudat “ALLAH”tır görüşü!…” özellikle bu cümle çok hoşuma gitt.

    • pante dedi ki:

      Panteist görüş bilimseldir. Hiçbir şey yoktan varolmaz, yokluktan varedilemez. Bir şey, ancak bir başka şeyden var edilebilir. Herşey, ilk şeyden oluşmuştur. O ilk şey, evrenin ve tüm varlıkların cevheridir, kaynağıdır. Ona tanrı diyoruz. İşte panteizmin temeli budur. Bundan sonra ileri sürülenler de panteizmin kapsamı içindedir ama panteizm onlarla tanımlanamaz. Örneğin herşeyin tanrı olduğundan yola çıkıp; bir insanın, çiçeğin-böceğin tanrı olduğu ileri sürülemez. Onların tanrıdan olduğu söylenebilir.
      Panteizmi batıl olarak nitelendirirken Allah diye inandığınız tanrının niteliklerini göz önüne alıp değerlendirmelisiniz.

      Kureyş putperestlerinin ilahı, ay tanrısı, Lat-Uzza-Menat’ın babası, ezelden insanları cennetlik-cehennemlik diye sınıflayan, sırf kendisine inanmadığı için insanları sonsuza kadar hergün yakarak işkence edeceği söylenen, erkeklere cennette huriler vaadeden, evlatlığının karısını bile eşleri arasına dahil etmek isteyene nikah kıyan, ona salat eden, savaş emri veren, öldüren, helak eden, melekler ordusuyla yardımcı olan, sözde dünya sınavına karışıp müdahale ederek dilediğine hidayet veren, dilemediğinin iman etmek istese bile kalbini mühürleyerek engel olan, şeytanlara emir vererek inanmayanları kışkırtan, kadınları 2. sınıf görüp şahitlikte, mirasta erkeğin yarı hakkına layık gören, erkeklere ikişer, üçer, dörder kadını ve sınırsız cariyeyi hak gören-ama kadınlara benzer hakkı tanımayan, köleliği meşru gören, başka toplumların yurtlarının istilasını, mallarının-mülklerinin ganimet diye yağma edilmesini emreden, tahtı-saltanatı olan, güneşten de büyük katrilyonlarca, nobilyonlarca yıldızı şeytanlara atılmak için yarattığı atış tanesi olarak tanımlayan, yıldızların dünyaya düşeceği gibi bilimdışı sözler sarfeden, evren haritasında bir nokta kadar yeri bile olmayan dünyayı 4 gün içinde ama koca evreni 2 gün içinde yarattığını söyleyen ve daha yüzlerce akıldışı, mantıkdışı, bilimdışı bir tanrı inancı mı batıl değil! Güldürmeyin… Ulu Manitu sizi affetsin! 🙂

  4. munise dedi ki:

    Kızılderililerde panteistti demeyin sakın. anlattıklarınız çok dirematik geldi.ama hiç beni etkilemedi.şöyle bir kalbimi yokladım size hiç hak vermedi .nedendir acaba.? belkide adaletsiz yaklaşımınızdandır…

    • pante dedi ki:

      İmanınızdandır. 🙂
      Daha 2-3 yaşımızdan itibaren Allah-Muhammed diye beynimiz doldurulduğu için, iman zincirlerimiz çok sağlam oluyor.
      Yeri geliyor bilimi bile reddediyor insan.
      Mümkün mü şimdi kütlesi dünyadan 333.000 kat büyük olan güneşin ya da başka yıldızların dünyaya düşeceği iddiasının ve bu yıldızların şeytanları taşlamak için yaratıldığı inancının bilimdışı olduğunu kabullenebilmek. Çünkü Kur’an’da yazıyor. Çünkü kur’an’ı Allah göndermiş. Çünkü Allah’ın gönderdiği ayeti reddetmek demek, kafir olmak ve sonsuza kadar cehennemde yakılmak demek. O yüzden, boşver bilimi. O nasıl olsa yakmaz değil mi?

      Evet, Kızılderililer de bir çeşit panteistti. Evrenin ruhuna inanırlardı. Ulu Manitu’ya. Ulu Manitu, işkence yapmaz. 🙂

  5. munise dedi ki:

    bunca yıllık imanımı sizin safsatalarınızla zedeleyecek değilim tabii…

  6. munise dedi ki:

    BİLİMSEL YÖNTEM, BİLİMSEL DÜŞÜNCE

    VE
    BUNLARIN KULLANIM ALANLARI HAKKINDA

    http://www.halukakcam.com/B6/Notes/Bilim2004.htm

    • pante dedi ki:

      Munise, Haluk Akçam’dan iki yazı göndermişsin. her biri birkaç sayfa büyüklüğünde. Tabi sadece linklerini verdim.
      Bu yazılarla sözde kalkıp panteizme yanıt vermeye çalışmışsın.
      Ama dikkat et, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma. 🙂
      Yazılarına sığındığın Haluk Akçam ve sitesi de bir çeşit panteist sayılır. Reankarnasyoncu bunlar. Buyrun:
      http://www.halukakcam.com/B6/Notes.htm

      • munise dedi ki:

        panteizme falan cevap vermek istemek diye bir niyetim yoktu. makalede bilim le ilgili bazı bölümler hoşuma gitti.makaleyi parçalamadan tümünü paylaşayım dedim.herkes kendine doğru geleni alsın diye.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s