DİNCİLERDEN İNCİLER

İlk incimiz Suudi Arabistanlı meşhur Şeyh Abdul Aziz Bin Baz’a ait.
Tarih: 1975
Kaynak: “Dünya’nın Sakin Güneş’in Hareketli Olduğuna ve Gezegenlere Çıkmanın İmkansızlığına Dair Akli ve Hissi Deliller”adlı kitabı

Fetva:

Kim dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederse küfür ve delalete düşmüş olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir. Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi takdirde kafir ve dinden dönmüş bir kişi olarak öldürülür ve malı da Müslümanlar’ın hazinesine katılır.


Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler, dağlar, ağaçlar, nehirler, denizler bir kararda kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi. Velhasıl bu iddia sayması uzun sürecek birçok nedenden dolayı batıldır.”

***

O kadar çok dinci var ki bunlardan yüzlerce-binlerce inci çıkarılabilir.
Gazali’ler, Erzurumlu’lar, Said Nursi’ler, Fetullah’lar, cübbeli’ler…

Sıradaki inci, Erzurumlu ibrahim Hakkı’nın Marifetname’sinden/ 4. Bölüm:

Hak Taâlâ, yedi göğün her birisini, balıklar gibi binlerce çeşit yaratıkla dopdolu etmiştir. Yedi göğün duvarı olan kaf dağının ötesinde bir büyük yılan yaratmıştır. Yılan, büyük dağı halkı gibi kuşatıp, başını kuyruğu üzerine koymuştur. Kıyamete dek Hak Taâlâ’ya yüksek savtıyle tesbih eder. Bu denizler ortasında yedi yer, bir gemi gibi hareketli ve huzursuz iken, Hak Taâlâ bir büyük melek tayin etmiştir ki, yerlerin etrafını kavrayıp, bir omuzu üzerinde sâki kılmıştı. Sonra Hak Taâlâ, o meleğin ayağı sağlam dursun için yeşil yakuttan bir büyük kare biçiminde kaya yaratmıştır ki; onun en üst düzeyinde bin vâdi yaratıp, her birini bir deniz ile ve her denizi binlerce çeşit yaratıkla doldurmuştur. Daha sonra Hak Taâlâ, o kayayı sabit tutmak içi bir büyük kırmızı öküz yaratmıştır ki, onun kırkbin başı, kırkbin boynuzu, kırkbin ayağı vardır. Her iki ayağı arası bir yıllık yoldur. Kayayı, boynuzları ve sırtı üzerine yüklenmiştir. Bu öküzün adı: Liyunan’dır. Sonra Hak Taâlâ, onun ayaklarını sabitleştirmek için bir büyük balık yaratmıştır ki, yedi deniz onun ağzında bir damla gibidir. Sonra Hak Taâlâ, o balığın altında bir büyük deniz yaratmıştır ki, büyük alık, bu büyük denizde sükûn ve karar etmiştir. Sonra Hak Taâlâ, o denizi altıda, yedi tabaka cehennem yaratmıştır. O büyük deniz, cehennem üzerinde sâkin olmuştur. Sonra Hak Taâlâ, yedi cehennemin altında sert rüzgâr yaratmıştır ki, sair ve sakar (cehennemin iki tabakası) onun üzerinde karar kılmıştır. Daha sonra Hak Taâlâ, o rüzgârın altında karanlık ve onun altında pere yaratmıştır. Yaratıkların ilmi o perdeye dek yetmiştir. Mülkünü ve mülkünde olanları Allah daha iyi bilir.

***

Ne kadar Salavat, o kadar huri!  — Cübbeli Ahmet Hoca. :))))

***

“Dincilerden İnciler” Gazali’siz olursa eksik sayılır.

Bakın Gazali hemcinslerine ne tavsiye etmiş:

Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.
Dışarı çıkması kesin gereken kadın kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkmalı ve şu kurallara kesin uymalıdır:

Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,
Hiç çıkmamış gibi davrana,
Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,
Kalabalığa karışmaya,
Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,
Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,
İşini bir an önce bitirip evine döne.

Kadın sekiz sıfatlıdır:

1- Giyim kuşam hevesinden maymun
2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek
3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan
4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep
5- Evden eşya sattığından fare
6- Erkeklere hile kurduğundan tilki
7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyun.
8- En makbul kadın koyun olandır.

(Gazali, Ihya)

İbrahim Hakkı’da inci çok. Aşağıdaki liste de cima vakti ile ilgili:

* Meyve ağacı altında cima edenin veledi zalim olur.

* Cima sırasında konuşanın veledi dilsiz olur.

* Yorganın altına girmeyip yıldızların altında cima edenin veledi münafık olur.

* Başkalarının yanında cima edenin veledi hırsız olur.

*İster zorla, ister rızayla yapılsın, hamamda cima edenin veledi ahmak olur.

* Ayın ilk gününde, on beşinde veya son gününde cima edenin veledi deli olur. Ama ayın ilk günü sabaha yakın cima edenin veledi cömert olur.

* Öğleden evvel ve sonra cima edenin veledi şaşı olur.

* Ramazan bayramı gecesi cima edenin veledi anaya ve babaya ási olur.

* Kurban bayramı gecesi cima edenin veledi dört veya altı parmaklı olur.

* Şaban ayının tam ortasının gecesinde cima edenin veledi münafık olur. Erle avratın bundan sakınmak için üzerlerini örtmeleri şarttır.

* Güneşe karşı ve ayakta cima edenin veledi altına işeyici olur.

* Baldızını düşünüp cima edenin veledi hünsá yani çift cinsiyetli olur.

* Cimada kadının cinsel organına bakan erkeğin veledi ya orta malı olur, yahut kör olur.

* Cimada öpüşenin veledi sağır olur, ezan okunurken cima edenin veledi yalancı olur.

* Yolculuğa çıkılacak günün gecesinde cima edenin veledi malını-mülkünü asilik yolunda harcayıcı olur.

* Karnı aç iken cima edenin veledi zayıf, tok iken cima edeninki ise şişman olur.

* Hasta avratla cima edenin veledi de zayıf ve hasta olur.

* Boşalma sırasında hatıra ne gelirse, veled öyle yaratılır. Çirkin yüzler hayal edenin veledi çirkin ve ayıplı, güzelleri hatıra getirenin veledi ise güzel yüzlü olur.

* Pazartesi gecesi cima edenin veledi álim ve sofu olur.

* Salı gecesi cima edenin veledi cömert ve şefkatli olur.

* Çarşamba gecesi cima edenin veledi katil ve kavgacı olur.

* Perşembe günü öğleden evvel cima edenin veledi álim olur ve şeytan o çocuktan kaçar.

* Cuma namazından evvel cima edenin veledi ya cennete girer yahut şehid olur. Cuma gecesi cima edenin veledi ise ibadetine düşkün, içten ve samimi olur.

* Cumartesi gecesi cima edenin veledi şárib-i hamr (şarap içici, bugünkü anlamıyla alkolik) olur.

* Pazar gecesi cima edenin veledi eşkiya olup yol keser.

***

Said-i Nursi Nur 35. ayette Allah’ın kendisinden ve risalelerinden bahsettiğini iddia ediyor. Özetle “Bu âyette benden ve eserimden özellikle söz edilmek istenmiştir. Benim özelliğimde bir başka kimse, kitabımın özelliğinde de bir başka kitap bulunmadığı için Allah’ın Nuruyla ancak ben ve kitabım anlatılmış olabilir.” diyor.

http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=SikkeiTasdikiGaybi&Page=64 ve sonraki sayfalar.

***

Fethullah Gülen’e göre: İsa’nın babası Muhammed olabilirmiş. :)))

Acaba ne idi bu ruh? Hemen büyük çoğunluğu itibarıyla bütün tefsirler, âyet-i kerimedeki “…ruhumuzu gönderdik…”diye belirtilen ruh’un Cebrail (aleyhisselâm) olduğunu ifade etmektedirler. Ne var ki burada Kur’ân “ruh” tabiri kullanıyor; ruhun tayininde ise ihtilaf vardır. İhtimalin sınırları ise ihtilafın çerçevesini aşkındır; hatta Efendimiz’in ruhunu içine alacak kadar da geniştir. Evet bu da muhtemeldir; zira Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı. Bu itibarla da gözlerinin içine başka hayal girmemişti ve girmemeliydi de. Ona sadece kendisine helâl olan biri bakmalıydı. O da olsa olsa Efendimiz olabilirdi, zira O bir münasebetle Hz. Meryem’in kendisiyle nikâhlandığına işaret buyuruyordu.[6]Bu açıdan da “ruh”un Efendimiz’in ruhu olabileceği de ihtimal dahilindedir. Ancak bu kat’î değildir, sadece bir ihtimaldir. İhtimaller ise delillerle takviye edilecekleri ana kadar kat’iyet ifade etmezler.                (Meryem, 19/17)

***

Yazımızı Adnan Oktar’la namı diğer Harun Yahya ile bitirelim:

MAAŞAALLAH! İNŞAALLAH!

 

Bu dincilerin incileriyle kitap yazılır. Yerimiz dar olduğu için sadece birkaç örnek verdik.

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to DİNCİLERDEN İNCİLER

  1. kuantum-agnostik dedi ki:

    Kainatı yaratan tek gerçek tanrı, üreme ve aşk tanrısı Rab Çükütay’dır. Birgün kendi kendime durup derin düşüncelere daldım, bu dalgınlığım 15 dakika kadar sürdü ve o sırada bana ayetler inmeye başladı.

    ÜFANAMBE SURESİ

    1-Herşey, çükleri ve kukuları yaratan, karanlıkları aydınlığa çıkaran Çükütay’dandır. Ne yazık ki bunca delilden sonra dahi, kafirler hâlâ Çükütay ile allah adlı putu bir tutuyorlar.

    2- Sizi portakalken yaratan ve ölümünüzü tayin eden Odur. Onun katında herkesin belli bir libidosu vardır. Hâlâ mı şüphe ediyorsunuz?

    3-O Çükütay ki dötünüzün sağ lobununun, sol lobununun ve ikisi arasındakilerin sahibidir. Gizliyi açığı bildiği gibi, fanatezilerinizi de bilir.

    4-Ama Rablerinden bir ayet gelir gelmez müslüman kafirler hemen yüz çevirir! Tekrar harırlatırız ki dötünüzün sahibi Rab Çükütay’dır!

    Gerçek rab Çükütay ve onun eşine tapınız, o sizi azdırır!

    Ahh, Ohhh, Yeeaaahhh, Am’in!…

    CUK SURESİ

    1-cöst, möst, höst
    İşte bunlardır Rabbinin gerçek ayetleri ve insanların çoğu bunları bilmez.

    2-Göğü yükseltip Arş’a çıkan, güneşe ve aya boyun eğdiren, jüpitere sıçıp satürne binen Çükütay’dır. Her biri kendi yolunda yuvarlanıp gitmektedir. Çükütay, dönüp Rabbinizi göreceğinizi kesin olarak bilmeniz için, düzenlediği işleri ayetleriyle işte böyle açıklamaktadır. Yaa, biz buyuz işte! Boru mu?!

    DOMALAN SURESİ

    1-Rab Çükütay ve elçisi Freddie’den, Çükütay’ı tanımayan kafirlere çağrıdır.

    2-Rabbiniz, kendisini inkar edenleri hadım edecektir. Ey inkarcılar, serbestçe dört ay daha sallaya sallaya dolaşın, ama bilin ki Çükütay’dan kaçabilecek değilsiniz. Bilin ki Çükütay, gerçeği inkar eden kafirleri ahirette çüküyle dövecektir!

    3-Kutsal sex gününde Rab Çükütay ve elçisi Freddie’den insanlara bildiridir; Çükütay ve elçisi, frijitler ve iktidarsızlardan uzaktırlar. Şeyine söz geçiremeyen, kimseye geçiremez! Eğer bunun anlamını bilir ve tövbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Sevişin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz de Çükütay’dan kaçabilecek değilsiniz. Ey Freddie! Kafirlere elem verici bir azabı haber ver! Onları benim adıma öpeceksin!

    MALABAK, YUSUF YUSUF, MERİYEM VE HAŞŞAK SURELERİ VE DİĞERLERİNİDE SİZ BULUN NETTE :d

    • kuantum-agnostik dedi ki:

      Ahhh, Ohhh, Yeah! Amin….

      İBİŞ SURESİ

      1-Dondur, Kondur, Sittir
      (Birlik, alem, gerçek)
      İşte sana büyük kitap! İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarman ve Çükütay’ın aşk yoluna götürmen için!
      HAHAHAAAAAAA 😀

  2. rammsteinn dedi ki:

    “allah istemezse şifa olmaz”

    senelerce eğitim alacaksın. senelerce pratisyenlik yapacaksın. birisini ameliyata alıp saatlerce süren çok stresli bir ameliyat sonunda onu hayata döndüreceksin. hasta kalkacak “şifayı allah verdi” diyecek.
    inanın doktorlarda sabır var.

  3. 1okuyucu dedi ki:

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir. (bakara-144)

    o meşhur Arap doğru söylüyor? Müslümanların nerede olurlara olsunlar yüzlerini Kâbeye çevirebilmeleri (Kâbeye yönelmeleri) için dünyanın düz olması gerekiyor,

    çünki küre benzeri bir dünyada yer yüzeyi düz olamayacağından, (belki Mekke ve cıvarı için Kâbeye yönelmek söz konusu olabilir) dünyanın çeşitli yerlerindeki camilerin kıblelerinin yönü Kâbe değil, dünya dışındaki boşluk olacaktır,

    ne demek istediğimi anlayamayanlar varsa, bir plastik topa bir kibrit çöpü yapıştırsın, hangi ucundan bakarsa baksın kibrit çöpünün yönünün top üzerindeki bir noktayı değilde top dışındaki bir noktayı gösterdiğini göreceklerdir,

    o nedenle dünya düzdür ve dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyenler kafirdir?

  4. kadir dedi ki:

    okuyucu….

    bakara suresine dayanarak müslümanlar kabeye dönüp namaz kılsada bunda bir sakınca yoktur.. bütün yönler allahın olduğuna göre ibadetin yönü sadece allahadır..

    bakara 144. ayette geçen “kıble” “kabile” aynı kökten geliyor… yani bir benlik ve bir inanç toğluluğuna işaret ediyor.. hani önceki ayetlerde diyorya yahudiler ve hristiyanlar birbirlerinin kıblelerine uymazlar. bu ayette namazda dönülecek yöne değil, ibrahimin dinine yönelmesi emrediyor.. mescidi haramın temellerini atan ve yükselten, hz. ibrahimin dinine.. allahın evine yönelmesini istiyor.. meallerde parantez içinde “namazda” ifadesi o mealcinin anladığınıdr.. ayetin orjinal metninde “namazda yönünüzü kabeye dönün diye bir ifade yoktur.. bak şimdi bu yunus 87. ayet ışığında bakara 14.. ayeti anlamaya çalışalım..

    Ve evhayna ila musa ve ehihi en tebevvea likavmikuma bi misra buyutev vec’alu buyutekum KIBLETEN ve ekîmus salah, ve beşşiril mu’minîn. (yunus-87)

    “Biz de Musa ile kardeşine: “Şehirde halkınız için bazı evleri sığınak edinin” diye vahyettik, “ve (onlara deyin ki) ‘Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün; ve namazı yerine getirin Ve inananları müjdele!” (yunus-87)”

    bu ayetlerde hz. musa ve hz. harunun edindiği evler firavun zamanında allahın dinininin temellerinin atıldığı evlerdir.. o evlerde allahın dininin kimliği oluşturulmaya başlanmıştır.. bu kimlikte tüm islam alemini mescihi haramda toplayan allahın evidir.. ne hristiyanların kimliğine nede yahudilerin kimliğine uyulmaması gerektiğini, tek kıblenin-kimliğin mescidi haram olduğunu yüce allah bildiriyor.. böylece her müslüman tüm benliğini ibrahimin dinine, allahın evine çevirmiş olacak.. ve mescidi haram.. müslümanlar için islamın ana merkezi, toplanma merkezi, islamın doğuş yeri, olacak.. tıpkı musa ve harunun edinmiş olduğu evler gibi… işte allahın dini bu temel üzerine kurulmuştur..

  5. MaMaLi dedi ki:

    Ölüm olmasaydı insalar ölümü de icad ederdi!!Bilin bakalım kim demiş))

  6. Gencer dedi ki:

    2000 Yıl önce DNA testi olsaydı Hıristiyanlık diye bir Din olmayacaktı.Meryem’in çocuğu kimden peydahladığı ortaya çıkacaktı.

  7. Sevgili Kadir.
    Hz İbrahim m.ö.2000’li yıllarda Sümer Ur kentinde yasamış olan bir sümeridir.
    Yani sümerce konuşuyor, sümer Tengri inancına inanıyordu.
    Bu dönemde israiloğulları ve arapların isimleri değil cisimleri bile olmadığı için henüz yahudilik inancından da söz edilemez.
    Biliyormusun tek Tanrı inancı ibrahim peygamberle, yahudilerle falan başlamadı, daha önceleride tek Tanrı’ya inanılıyordu.

    Örneğin Sümer’lerde Tengri’nin kadın kağanı olan, İbrahim peygamberden binlerce yıl önce yasamış İn Anna’nın kocası Dumuzi’ye evlenmeden önce söylediği deyiş.
    (Deyiş; Sümerce Tigi, Türkmence Dimek, Türkçe Demek. Biliyormusun sümerce Tigi sözcüğünden türetilen “söylemek anlamına gelen Sümerce Du-ga sözcüğünu biz Allah’a edilen Dua anlamında kullanıyoruz)
    “O, benimle karşı karşıya geldi, o benimle karşı karşıya geldi
    Koç yiğit “Kuli Anna” benimle karşı karşıya geldi
    Koç yiğit, elini belime koydu
    Uşumgal Anna, beni kollarına alarak kucakladı.”

    İn Anna’nın Dumuziyi kastederek “Kuli anna” tanımlamasının bire bir çevrisinden ” Tengri’nin Kulu” anlamı çıkmaktadır !!!
    Kuli sözcüğü çok az bir değişimle Türkçede kul, Tanrı’nın/Allah’ın kulu tanımlamasıyla aynı anlama gelmektedir.
    Sümerlerde ise “Kuli Anna” sözcüğü Tengri’nin dostu anlamına geliyordu.
    Uşumgal Anna: Tanrı’nın ejderhası.

    İbrahim peygamberin yaptığı iddia edilen “Kaba,Kabe”nin kök anlamıda sümercedir.
    Sümerce kapı anlamına gelen Kâba sözcüğününde ilk hecesi olan Ka tanımlamasından Sümercede türetilen sözcüklerin anlamları:
    Sümerce. Türkçe.
    Ka-ta, kapı-dan/kapı-da
    Ka-n-ı, Kapı-y-ı
    Ka-n-a, kapı-y-a
    Kâba sözcüğünün son hecesi “Ba”nın Sümerce anlamı diyeceğimiz benzerlik “Bar” sözcüğü Türkçede parlaklık ve taht anlamına geliyor.
    Bunun yanısıra Sümerce “ba-ra-e” cümlesi Türkçede öne gitmek, öne varmak, sürmek anlamına geliyor.
    “Ba ra du”: Türkmenistan Türkçesiyle “öne barmak”, Türkiye Türkcesinde
    “öne varmak” anlamına geliyor.
    “Ba ran dal”: öne uçmak, uçarak varmak.
    “Ba ra gub”: çıkıp gitmek, önceki durduğu yerinden, yurdundan ayrılmak anlamlarındadır.
    Bu bilgilerden Kabe/Kâba sözcügünün kök anlamının Tanrı’nın kapısına varmak, ulaşmak anlamına geliyor diyebiliriz.

    Biliyormusun Sümerler Tanrı’ya Dingir ve AN diyorlardı ve yazıtlarında bu isimleri yazarken tek Tanrı’ya vurgu olduğunu göstermek için yıldız simgesini kullanıyorlardı.
    Moğollar Tanrı’ya Dengere eski Türkler Tengri, biz ise Tanrı diyoruz aynı sümerler gibi.
    AN sözcüğünü ise günümüz türkçesinde Tanrı’ya edilen yemin olan ANT içme’de kullanıyoruz.
    Sonsuz mavilik, Sonsuz Mavi Gök anlamına gelen AN sözcüğünü Sümerler göğün ve yerin tek Tanrı’sı odur anlamında AN NU NA olarak kullanıyorlardı.
    Yunus Emre deyişlerinde AN’ı Tanrı anlamında kullanmıştır.
    Ali ile Hasan, Hüseyin “AN” da
    Sevdası gönüllerde muhabbet canda
    Yarın mahşer gününde hak divanında
    Ya Muhammet canım arzular seni

    Ünlü Türkmen şair Mahmutgulu’nun bir dörtlüğü.
    Ya Hızır İlyas ile Şah Süleyman “AN”dadur
    Ya Selim şah Mekke Hanı İbni Sultan “AN”dadur
    Bayazıt Sultan Uveys Harakani Migan “AN”dadur
    Dayanur Musa asası Mari gördüm sondadur

    şimdi ben Kuran ayetine uyup İbrahim Peygamberin’de inandığı sonsuz maviliğin tek Tanrı’sı AN’a yani Tengri’ye yönelmemde bir sakınca varmı ? Bana sorarsan ben Sümer kaynaklı Babil efsanelerini araklayarak kendi inançlarını biçimlendiren yahudilerin ve yahudilerin kısmi inanç, peygamber olgularını alarak kendi dinlerini yaratan Arapların Tanrı’sı yerine bu dinlere kaynak olmuş Tengri inancına inanmayı tercih ederim.

  8. Durmuş Altındaş dedi ki:

    İmam Gazali (ra) bu sözleri asla yazmamıştır… İhya’da böyle ibareler yok…. İftira atmayın!

    Bakın Gazali hemcinslerine ne tavsiye etmiş:

    Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.
    Dışarı çıkması kesin gereken kadın kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkmalı ve şu kurallara kesin uymalıdır:

    Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,
    Hiç çıkmamış gibi davrana,
    Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,
    Kalabalığa karışmaya,
    Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,
    Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,
    İşini bir an önce bitirip evine döne.

    Kadın sekiz sıfatlıdır:

    1- Giyim kuşam hevesinden maymun
    2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek
    3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan
    4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep
    5- Evden eşya sattığından fare
    6- Erkeklere hile kurduğundan tilki
    7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyun.
    8- En makbul kadın koyun olandır.

    (Gazali, Ihya)

  9. Cenk dedi ki:

    kutsal kitaplara göre veya eski yazılara göre kısaca tanrının cinsiyeti erkektir. İfadeler her seferinde bunu belirtmektedir.

    kutsal zannedilen kitapların kadınları ezmesi yok sayması aşağılaması zaten dinleri gerzek düşünceler durumuna sokmaktadır.

    Yaşadığımız toplumda kadın erkek ayrımı söz konusu değildir olması da mümkün değildir aksi insanlık dışı bir tavır olacaktır sebebi de kadında erkekte insandır.

    Kadını yatakta ve toplumda sex kölesi haline çeviren toplumlar, bu kadın anne olunca YANİ ARTIK BİR İŞE YARAMAYINCA bu eskimiş köle insana, o zaman bir isim takalım anne olsun he birde kutsal olsun ara sırada elini öpün ki yapılan eziyetleri unutsun.

    Evet hayalinizdeki tanrı böyle,

    Bunlar tanrı olayı filan değil resmen insan menfaatleri. ya bakıyorum tarih öncesi kiliselerde kadın sex köleleri islamda kadın sex köleleri ya bu nasıl bir azgınlık ne yiyorsunuz anlamıyorum ki? halada bir talep var bu eski geleneklere.

    Din tabuları, her zaman bilinmeyenler içinde kaybolmak zorundadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s