YAHUDİ IRKÇISI İSA

İSRAİL HALKINA GÖNDERİLEN İSA

christ_canaanite_womanİsa ne Tanrıydı ne de Tanrının oğlu.
O da bir Yahudiydi, hatta ırkçı bir Yahudi.

Matta/ 15.

22. O yöreden Kenanlı bir kadın İsa’ya gelip, “Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda” diye feryat etti.

23. İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, “Sal şunu, gitsin!” diye rica ettiler. “Arkamızdan bağırıp duruyor.”

24. İsa, “Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim” diye yanıtladı.

25. Kadın ise yaklaşıp, “Ya Rab, bana yardım et!” diyerek O’nun önünde yere kapandı.

26. İsa ona, “Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir” dedi.

27. Kadın, “Haklısın, ya Rab” dedi. “Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.”

28. O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: “Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun.” Ve kadının kızı o saatte iyileşti.

Yahudi olmayan bir kadının yardım isteğine İsa’nın yanıtı ” Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim.” oluyor.
Bu yanıttan İsa’nın sadece Yahudileri muhatap aldığını anlıyoruz. Yani Yahudilerin çobanı.

İsa, “Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.” yanıtıyla da Yahudi olmayanları köpek olarak niteliyor.
Kadının “Köpeklerde efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer”  demesi üzerine “İmanın büyük” diyor ve kızını iyileştiriyor. Eğer “Niye biz köpek oluyormuşuz” diye itiraz etseydi; demek ki hiç ilgilenmeyecekti.

YAHUDİLERE HİZMET EDİN

İsa, kendisinin Yahudilere gönderildiğini söylemekle yetinmiyor, havarilerine de bunu emrediyor.

Matta/ 10.

5. İsa Onikiler’i şu buyrukla halkın arasına gönderdi:
“Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler’in kentlerine de uğramayın.

6. *Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin.

Anlaşılan Havariler İsa’yı dinlememiş ve İsrail sınırlarını aşmışlar, Anadolu’ya, Roma’ya yayılmışlar.
İsrail’in kayıp koyunları yerine köpeklere hizmet etmişler.

YAHUDİ KRALI İSA

“Aslında tek bir Hıristiyan vardı, o da çarmıhta öldü” demiş Nietzsche.

Belki, İsa’dan sonra çok şeyin değiştiğini anlatmak istemiş ama doğrusu;
İsa, ancak Yahudilik ve tevrat bağlamında anlaşılabilir, çünkü o Hıristiyan değil bir Yahudi idi.

İsa yaşadıysa gerçekten, tanrı-kral mı olmak istemiştir acaba?
Vali Platus’un önünde iken, Platus ona sorar: “Sen Yahudilerin kralı mısın?”
İsa’nın cevabı “söylediğin gibidir” olur. (Matta 27: 11)

Dikenlerden bir taç örüp başına koydular, sağ eline de bir kamış tutturdular. Önünde diz çöküp, “Selam, ey Yahudiler`in Kralı!” diyerek O`nunla alay ettiler. (27: 29)

Başının üzerine, BU, YAHUDİLER`İN KRALI İSA`DIR diye yazan bir suç yaftası astılar. (27: 37)

KURTULUŞ YAHUDİ’LERDENDİR

İsa Samiriye’den geçerken Yakup’un kuyusu başında bir kadınla konuşmaya başlar.

Kadına hiçbir suyun susuzluğunu dindirmeyeceğini ama kendisinin vereceği suyu içenin bir daha hiç susamayacağını söyler. Kadının 5 koca değiştirdiğini ve nikahsız biri ile yaşadığını da bilince Kadın: Anladım, siz bir peygambersiniz. Ama bizim atalarımız hep bu dağlarda tapınırken siz Kudüs’te tapınılmasını söylersiniz.” der.

Yuhanna 4: 21-22. İsa ona şöyle dedi: “Kadın, bana inan, öyle bir saat geliyor ki, Baba`ya ne bu dağda, ne de Yeruşalim`de tapınacaksınız!

Siz bilmediğinize tapıyorsunuz, biz bildiğimize tapıyoruz. Çünkü kurtuluş Yahudiler`dendir.

 

Yuhanna 4. Bölümü okunduğunda bu sözün söylenmesine hiç gerek olmadığı görülecektir.

Yahudi ırkçıları çıkıp da “İncil’de bile kurtuluşun Yahudiler sayesinde olacağı yazıyor.” dese yeridir.

İsa’dan sonra Petrus ise Yahudi olmayanlara şöyle sesleniyordu:

Onlara şöyle dedi: “Bir Yahudi`nin başka ulustan biriyle ilişki kurmasının, onu ziyaret etmesinin töremize aykırı olduğunu bilirsiniz. Oysa Tanrı bana, hiç kimseye bayağı ya da murdar* dememem gerektiğini gösterdi. (Elçilerin İşleri, 10: 28)

Demek ki İsa Yahudi törelerine göre hareket etmiş.

Şimdi İslamcı arkadaşlara soralım:

Bu yazıda anlatılanlar size göre malumdur ki “Tahrif edilmiş İncil’e aittir.” Çünkü artık biliyoruz ki İncil ve tevrat’ta ne zaman bir yanlışa, bir çelişkiye, Kur’an’la ilgili bir tutarsızlığa değinsek tek yanıtı “O kitaplar tahrif edilmiş” den başka yanıt alamıyoruz. Ama bu konuya tahrif gerekçesi hiç de inandırıcı olmayacaktır çünkü bu konu Hristiyanları da rahatsız eden bir konudur. İncil’i tahrif ettiği iddia edilenler Hristiyanlar olduğuna göre neden Hristiyanlar kendi aleyhlerine bir tahrifat yapsın, Yahudi ırkçısı ifadeleri İncil’e yerleştirmiş olsun ki. Böyle bir tahrifatı yapsa yapsa Yahudi ırkçıları yapabilir. Bu da kesinlikle mümkün değil. Kur’an’ı Hristiyanlar ya da Yahudiler nasıl tahrif edemezse, İncil’i de Yahudilerin tahrif etmesi olanaksız.

Sonuç olarak İncil’deki bu ırkçı söylemler aynı zamanda İslamcıların tahrifat iddialarını da boşa çıkarmaktadır. Tevrat ve İncil’in yanlışlığı, Kur’an’ı ve İslam’ı da bağlar çünkü o kitaplar üzerine kurulmuş, onların devamı olduğunu iddia etmiştir.

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

18 Responses to YAHUDİ IRKÇISI İSA

  1. Karaca Serin dedi ki:

    Burada alıntı yaptıklarınıza kimler inanır bilemiyorum. Biz müslümanlar bu tahrifatın zaten farkındayız. Demem o ki bir peygamber asla ırkçılık yapmaz. Bu sözler İncil’e sonradan sokulmuş hezeyanlar.

    • John dedi ki:

      St. Paul (Pavlus) denen adam bir yahudiydi, incil’i değiştiren kişi odur. Teslis inancını incil’e o soktu. Bir zamanlar hz. isa nın en büyük düşmanıyken, hz. isa öldükten sonra hz. muhammed (s.a.v.) ‘in incilde bahsedildiği ayetleri kendisine işaret ederek, isa’nın müjdelediği kişi benim dedi. hristiyanlar da bunu yedi. çünkü yahudiler peygamberimiz zamanında da münafıklık yaptılar, müslüman gözüküp fitne çıkarmaya çalıştılar. aynısını Pavlus denen adam, hristiyanlarda uygulamıştı ve başarılı oldu. http://www.wordproject.org/bibles/tr/43/14.htm#0

  2. Ferda Yamanoğlu dedi ki:

    Merhaba.Hz İsa hakkında Kurandan örnekler vermeniz gerekirken,bunu yapmıyorsunuz.Buda sizin olayları çarpıttığınızın açık bir kanıtı.Doğruyu öğrenmek isteyenler Kuran okusun.

  3. falanca dedi ki:

    Kitapta Meryem’i de an! Hani o ailesinden ayrılıp doğu tarafinda bir mekana çekilmişti.Onlarla arasına bir perde çekmişti.Bizde ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.Meryem demişti:”Ben senden Rahman’a sığnıyorum.Takva sahibi biriysen dikkatli ol.” Ruh dedi:”Ben sadece Rabbinin elçisiyim.Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım.” Dedi:’Benim nasıl oğlum olur;bana herhangi bir insan dokunmadı.Ben bir kahpede değilim.’ Dedi:”İşte bôyle!Rabbin buyurdu ki:’O benim için çok kolaydır.Bôyle olması onu,insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir.Hûkme bağlanmış bir iştir bu.” Ona gebe kaldı.Ardından da onunla uzak bir mekana çekildi.(Meryem suresi 16-22) Yemin olsun ki’Musa’ya kitabı verdik.Ve arkasındanda resuller gönderdik.Meryem oğlu İsa’ya açık seçik deliller verdik ve kendisini Ruhulkudüs’le güçlendirdik.Bir resulün size,nefislernizin hoşlanmadığı bir şey getirdiği her seferin

  4. ceyhun dedi ki:

    Sayin Sesdar Kangil ben Azerbaycanliyam .Eserlerinizi okuyorum ve cok beyeniyorum.Emeye sayqimi iletip tesekkürler diyorum.Bir sorum var .Cevablarsaniz cok sevinirim.Muhammed doneminde nerdeyse tum yahudiler katl edildi ve etkisiz hale getirildi.Neden o zaman hristiyanlar yardima kosmadilar.Islamiyeti durdurmak icin bi seyler yapmadilar.Bi daha candan tesekkürler.

    • pante dedi ki:

      Ceyhun teşekkür ederim.
      Medine’de Yahudiler çok, Hristiyanlar çok azdı. Mekke’de ise Hristiyanlar çok, Yahudiler çok azdı.
      Nitekim nuzül sıralamasındaki Mekki ayetler incelenirse Hristiyan etkisi görülür. Medeni ayetlerde ise Musevilik etkindir.
      Medine döneminin başlarında Yahudiler de aldandılar ve Müslümanları inanç olarak kendilerine yakın görüp putperest Kureyş’e tavır aldılar.
      Muhammed güçlendiğinde tehlikeyi gördüler ama iş işten geçmişti artık. Hristiyanlar da çok az ve zayıf oldukları için müdahale
      edemediler ve kayıtsız kaldılar.

      • ceyhun dedi ki:

        Tesekkürler Serdar bey.Ama ben hristiyanlar derken,musluman topraklarindakilari kast etmiyorum.Mesela avropali hristiyanlari diyorum.Neden yeni bir dinin yayilmasinin karsisini almadilar.O dönemde Roma imperiasi mudahele ede bilirdi.Bir sorum daha var. Ben sayin Arif Tekinin mekalelerinide okuyorum.Arif bey Muhammedin sui kastla öldürüldüyünü diyor,tabiki güvenilir belgelere esaslanarak bunu söylüyor.Bu yonde bilginiz varmi? Bide tüm okuduklarimdan bunu anladimki, dedesinin kendi uydurmasina inanarak yani bu islama.Hüseyin kendi akrabalariyla bosuna ölüme yürüdü.Kisacasi bi yalanin kurbani oldu. Öylemi ?

      • pante dedi ki:

        Ceyhun, o dönemde iletişim çok zayıf. Medine’deki olaylardan Roma’nın haberinin olması mümkün değil.
        Olsa bile buna bir müdahalesi olacağını düşünmek mümkün değil. Eğer Arap toprakları Romalıların hakimiyetinde
        olsaydı belki düşünülebilirdi. Ya da yıllar sonra müslümanların başlarına bela olacağını bilebilselerdi. Ama o dönemde
        Muhammed’in arası zaten Hristiyanlarla iyiydi. İsa’yı kabullenmesini Hristiyanlar iyi karşılamış ve bu yeni dini kendilerine
        yakın görmüşlerdi. Hatta daha sonra yapılan yorumlarda örneğin Şamlı Yuhannes yazdığı kitapta İslam’ın Hristiyanlığın bir mezhebi
        olarak başladığını, daha sonra ayrı bir dine dönüştürüldüğünü yazmıştı.

        Arif Tekin’in suikast dediği herhalde bir Yahudi tarafından verilen zehirli koyun eti olmalı. Benim “Muhammed zehirlendi mi?”
        başlıklı yazımda bahsi var. https://panteidar.wordpress.com/2009/10/30/muhammed-oldurulmus-muydu/

        Hüseyin’in ölüme yürüyüşü bana göre bir siyasi harekettir ama söz verenler destek vermeyip yalnız bıraktıklarından facia ile neticelenmiştir.
        O dönemde Ortadoğu’da egemenlikler ve siyasi hareketler din üzerinden yürütülmekteydi. Yahudilerde de öyleydi, Mısırlılarda da. Muhammed de
        Kureyş oligarşisini din’le yıktı ve eline geçirdi. Sonrasında Ali’nin, Muaviye’nin, Hüseyin’in savaşları, mücadeleleri de siyasi amaçlıdır.
        O yüzden boşunaydı diyemeyiz. Bir iktidar hedefi vardı ama tutmadı.

  5. ceyhun dedi ki:

    Hayir Serdar bey,yahidi tarafindan verilen ayri .Arif bey Muhammedin Ömer ve Ebubekir tarafindan zehirlenerek öldürüldüyünü söylüyor. Aise ve Hafsa eliyle zaman zaman zehir verilmis diyor.Ben nerdeyse sizin dinle bagli tüm eserlerinizi okudum.Muhammedin cenaze töreninide.Arif beyde sizin gibi veriyor olaylari. Ama orada olaylarin cereyani daha genis.Hepside kanitlarla yani güvenilir islam tarihcilerinin eserlerinden derlenerek Buhari, Taberi, Müslim ve baskalarindan.Yani ben ordada nerdeyse Alinin saf oldugunu göruyorum .Örnek Alinin ebubekirin halifeliyini kabul etmesi icin Ömer adamlari ile geliyor.Aliye sesleniyor cik disari ya bugün ebubekirin falifeliyini taniyicaksin diyor.Yada Allah hakem olsunki bunun bedelini caninla ödersin diyor.Kisa olarak sonda aliyi zorla suruyerek ebubekirin huzuruna götürüyorlar.Alinin ardindanda tabiki esi ve kucuk yasda cocuklari Hasan ve Huseyn korkmus halde aglayarak gider.Ali ebu bekire beni resulullahin kerdesini öldürücekmisin diyor falan olay cok uzun oldugu icin gecmek zorundayim .Sonda Ali kabul etmiyor halifeliyi öldürsen bile halifelik benim hakkim idi onuda caldiniz benden diyor.Orada onunla alay ederler benliyi ayaklar altina duser.Ama ebubekir cemaetin orada fazla oldugundan korkupda,aliye bir sey yapmaz.Sonda ordan dönunce ali muhammedin kabri basina gider.Feryat eder aglar,beni yalniz birakip nereye gitdin ey resulullah der.Serefim ayaklar altina düstü asagilandim bak arkadaslarin beni ne hale getirdi der.Kisacasi Serdar bey bence Ali hakikatan Muhammedin peygamberliyine inanmis saf biri,yoksa bi mezar basinda aglayarak kas benide kendinle götürseydin surda birakip gitmeseydin gibi sözler neden sarf etsinki? Umarim yazdiklarimi anlayacaksiniz. Biraz tütkcemizde fark oldugu icin söylüyorum.

    • pante dedi ki:

      Bu yazdıklarını biliyorum Ceyhun. Ama Arif Tekin’in Muhammed’in Ömer ve Ebubekir tarafından
      öldürüldüğü iddiasını okumadım. Muhtemelen bu konuda güçlü bir hadis yoktur. Eğer olsaydı,
      konu önem arzeder, üzerinde durulurdu.

      Şia’ya yakın hadislerde Ömer ve Ebubekir hep suçlanır ve buna karşın Ali övülür, peygambere yakın gösterilir.
      Muhakkak ki öyledir ama böyle ağlaması, ağıtlar yakması vs. o yakınlığı göstermek için hadis yazarlarının kafasından
      uydurdukları süslemelerdir bana göre.
      Ne hikmetse Ali’nin Muhammed zamanında yaptıkları, söyledikleri bilinir de, Ali’nin halifeliği zamanında ne konuştuğu,
      ne anlattığı bilinmez. Örneğin Ömer ve Ebubekir’in yaptıkları hakkında, Kur’an’ın derlenmesi hakkında, ezanın değiştirilmesi
      hakkında vs. Osman zamanında Kur’an tahrif edilmişse, Ali neden kendi Kur’an’ını çoğaltıp dağıtmadı gibi mesela.

      Arif Tekin bilgisi için teşekkürler.

  6. ceyhun dedi ki:

    Evet bildiyiniz gibi Azerbaycanda sia kismi cokdur aliyi övüyorlar.Ama ben alinin avukatligini yapmak amacinda diyilim.Olaylara daha dikkatli bakmak istiyorum.Yani bakin Serdar bey, benimde amcamin oglu bir din lideri olsaydi, bende ondan sonra liderliye kendimi hazirlardim.Yani acik konusuyorum. Arif bey muhammedin aisenin odasinda öldüyünün yalan oldugunu gösteriyor.hemde kanitlarla .Muhammed alinin kollarinda hayatini kayb etdi diyor . Bide en önemlisi o ki, sia din adamlari diyil,sünni tarihcilerin yazilarini sunuyor Arif bey.Muhammedin kendi zamaninda ömerden cok korktugunu,onun gönlünü almak icin kurana onun istekleri dogrultusunda ayetler indiriyor cebrail hazretleri vasitasiyla tabiki.Bunlarin hepsini ap-acik veriyor yazilarinda Arif bey.Muhammed daha ölmeden önce bir kere, Alinin kendinden sonra halife olmasini öneriyor,ama ömer ya muhammed bu kendi fikrinmi ya cebrailin getirdiyi vahiymi diyor.Yani muhammedin fikrine önem vermiyor.Sonra halife falan meselesi ortadan kalkiyor.Yani muhammet irelide böyuk iktidar kavqalari olacagini duyupta,bi daha bu konuya dokunmuyor.Aslinda ben bir tek sizin ve Arif beyin eserlerini diyil,bu yonde tüm yazarlarin eserini okuyorum.Kusura bakmayin ama kendim icin, bu yazilar arasinda tutarsizliklar varmi diye.Serdar bey ben daha 9ay önce her gün 5 vakit namazimi kilan birisi idim.Bi olay üzerine biraktim dini imani anladimki.yasadigim bu hayat hicde geceri diyil.Benim cennetimde,cehennemimde budur ve bu hayati insanca,özgürce yasamaliyim.Kimsenin yaxud hic bir dinin aleti olmamaliyim.Bunun icin cok okumam lazim Serdar bey.Kusura bakmayin ben tutdugum yolun,daha aydin bir yol oldugunu bilmek icin size sorular sorup rahatsiz ediyorum.Bu rahatsizlik icin sizden üzur diliyorum.Bi düsünün beni, su an ne kadar namaz kilan arkadas ve akrabalarim var.Onlarla mucadele asanmi saniyorsunuz.Onlara dini neden biraktim sebepleri neydi diye, öyle belgeler koymaliyim ki öne ,bana inansinlar.1400-1450 yildir bir hic ugruna sömürüldüyümüze inansinlar.Daha dogru bir yola bas koysunlar.Onlara allah 124000 peygamber yolladi da neyi deyisdi hayatimizda cümlesini ispat etmeliyim.Tamam Serdar bey sizide yordum.Tanismamiza cok memnunum,yarindan sorularim devam edicek.Yardiminiz icin önceden tesekkurler.Hayirli geceler Serdar bey.

    • pante dedi ki:

      Teşekkürler Ceyhun.
      Arif Tekin’in Muhammed’in öldürülmesiyle ilgili internette hiç bilgi var mı?
      İnternette yoksa hangi kitabında okumuştun? Turan Dursun’da yazıyordu bir ara ama bu konuya değinmemişti.

      Geç de olsa aydınlanmana sevindim. Ama tavsiyem ailene, çevrene, akrabalarına açılma. Seni anlayamayacaklardır.
      Boş yere kendini soyutlarsın. Dine inanmadığını söylemek yerine akıl dışılıklara, bilim dışılıklara, hurafelere katılma.
      Şüpheni belirt, “kafamın almadığı konular var” de sadece. Hele yaşlı, cahil insanların
      kafasını karıştırmaya hiç gerek yok bence.Tabi bu konulara ilgili, daha bilinçli insanlarla görüş paylaşımında sakınca yok.
      Örneğin ben tanrıya inandığımı ama gerisine hep şüpheyle baktığımı söylüyorum, örnekler vererek.
      İyi günler.

      • ceyhun dedi ki:

        Evet Serdar bey internetde bu hakda bilgi cok ve bende oradan arastiriyorum.Dün yazdigim gibi Muhammedin aise diyilde,Alinin kollarinda öldüyü bile surda var.Sununla alakali fikrinizi bilmek benim icin cok mühim.

      • pante dedi ki:

        Gönderdiğin metin eksik ama linki buldum:
        http://turandursunkutuphanesi.files.wordpress.com/2012/11/arif-tekin-bilinmeyen-yc3b6nleriyle-hz-muhammedin-c3b6lc3bcmc3bc.pdf

        Burada anlatılanların nerdeyse tamamını biliyoruz zaten.
        Arif Tekin sadece Muhammed’e Ayşe ile Hafsa’nın verdikleri ilacın zehirli olduğunu iddia etmiş.
        Doğruluğu muhtemel olmakla birlikte kanıtlanamayacak bir iddia.
        Ama o döneme ait hiçbir yazının, belgenin bırakılmamış olması, hepsinin yakılıp yokedilmiş olması insanı şüphelendiriyor.
        Fakat daha önce de yazdığım gibi Ali’nin iktidarı ele geçirdiği zaman bildiklerini anlatmaması, yazmaması da soru işareti.
        Bu durumda Emeviler döneminde büyük bir temizlik yapıldığı akla geliyor. Buna “Emevi Karşı Devrimi, Bir komplo teorisi” yazımda değinmiştim.

  7. ceyhun dedi ki:

    Serdar bey size,seker gibi tatli, masal gibi güzel bir yil diliyorum. Eserlerinizin devamini bekliyorum. Sayqilarla Ceyhun……

  8. sevginin ışığı dedi ki:

    Bütün yazılarını severek okuyorum ama bu yazın bence hiç olmamış. İsa’yı değerlendirirken sadece iki kanonik incilden yararlanmak ne derece doğru olmuş sence.?.. Kabul edeceksin ki, 4 kanonik incil’in üzerinde kilisenin bir sürü törpüsü olması lazım. Ben İsa’nın kim olduğunu anlamak istediğim de şu kaynakların hepsinden çıkan ortak İsa’ya baktım:
    *Yeni ahit’deki İsa
    *Thomas İncilindeki İsa(1945’de Mısır’da bulunan M.S. 1.yy’a ait İncil) (internette türkçesi var)
    *İsa Keşmir’de mi öldü? kitabındaki İsa
    ve Paramahansa Yogananda’nın * The second coming of Christ, kitabındaki İsa

    bütün bu kitapların ortaklığında bakıldığında kendisinin kim olduğu az çok belirebiliyor. Sadece bir tane kanonik incil’i alıp oradan yazmak bence eksik bilgilenmek demek. Ona bakarsanız, incillerden bir tanesinde çarmaha gerilme bile yoktur…

    Ayrıca bence İsa’nın bir çok deyişi Buda’nınkine benziyor. Hatta Buda’nınkiler çok daha açıklayıcı, çünkü kilisenin tornasından geçmemişler… Ayrıca Buda’nın bazı eski hint metinlerinde İsa’yı öngören sözleri var. Onlara da bakabilirsin, yazının kapsamlı bir araştırmanın sonucu olmasını istiyorsan
    Bu yukarıda yazdığım kitapların tamamına göre bir İsa’ya bakarsan sevinirim.. En azından şu kitaba göre şöyledir, buna göre böyledir diye yazabilirsin… Ama İsa’nın yahudiler’i aydınlatmaya yönelik çalıştığı konusuna itiraz edemem. Ama ırkçı olmadığı da kesin… sevgiler

  9. bildirici dedi ki:

    Kardeşlerim,
    İsa Yahudileri merkez alıp kutsal yasayı bozmadan, tamamlamak, bir takım hafiflikler sunmak üzere gönderildi. öncelikli amacı Yahudilerle yapılan eski antlaşmaya yeni hükümler getirmekti. Maalesef yahudiler Mesih’i yeterince kabullenemediler. Fakat ölüp tekrar havarilere gözüktüğünde onlardan yeni antlaşmayı (müjde) tüm uluslara anlatmasını istedi. Bununla ilgili benzetmeleri İncilde okuyun lütfen.
    Verilen örnekteki “köpek” zamanımızdaki gibi bir aşağılama, kendini üstün görme ile bağdaştırılmaz. İsa’nın öğretisinde kibirliler Tanrının egemenliğinde asla yer bulamayacaktır.
    Ben Allahın dinine teslim olanlardanım. Tahrif deyip Tanrının ayetlerini yalanlayanlardan olmayın. Birbirinizi suçlamayın, Bakara 113’e bakıp aradaki aykırılık gibi gözüken hususlarda Tanrının adaletini bekleyin ve asla Zikri yalanlamayın.
    Saygılarımla,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s