TÜRKLER ANADOLU’NUN KADİM HALKLARINDANDI

TÜRK KÜLTÜR BİRLİĞİ ve 1071 MAVALI

1345729585Tarihte Türk sözcüğü bir ırkın, bir milletin adı değil, bir kültür birliğinin adıdır. Bu kültür birliğine farklı dillere, farklı lehçelere, farklı dinlere ve farklı milletlere sahip toplumlar dahildir. Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Kıpçaklar, Peçenekler, Selçuklular, Osmanlılar bu kültür birliği içinde yer alan milletler ve devletlerdir.  Bu bağlamda Mete Han da, Attila da, Cengiz Han da,  Alpaslan da, Fatih de, Atatürk de Türk’tür ama ırki anlamda değil, kültürel anlamda Türktür. Elde olsa da bu tarihi kişiliklerin dna’larına sahip olsak; görülecektir ki hepsi farklı neticeler verecektir.  Ancak tümünün ortak noktası Türk kültür birliğinin üyeleri  olmalarıdır. Örneğin Cengiz Han’ın Moğol olduğu öne sürülür ama oğulları ve torunları için bunu söyleyemezler. Çünkü onların döneminde Türk Birliği net olarak görülmektedir. Belki Cengiz  döneminde vardı ama o dönem hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Ancak şunu bilmekteyiz ki ordusu çoğunlukla Türklerden ve Moğollardan oluşmaktaydı.  Aynı şekilde Hun orduları, Göktürk orduları da çeşitli milletlerden oluşmaktaydı. Bunlar ortak bir coğrafyaya, ortak bir tarihe ve ortak bir kültüre sahiplerdi. Birbirlerinden kız alıp kız vermekteydiler ve kesinlikle ırksal bir ayrım içinde değildiler.

İşte Atatürk de bu düşünceyle “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” demiştir. Türk, Kürt, Çerkes, Arnavut ayrımı yapmamıştır.  1924 Anayasasında da bu yer almış ve her yurttaşın Türk olduğu belirtilerek ırkçılık yasaklanmıştır. O dönemde Kürt kökenli yurttaşların Türk kültür birliğine mensup bir halk olduğu düşünülmekteydi.  Buna rağmen Kürtler içindeki bir azınlık kesimin isyanları göz önüne alınarak bu konu masaya yatırılmıştı. Atatürk bir konuşmasında Kürtlerin yoğun yaşadıkları bölgelerde muhtariyetler oluşturulabileceğini belirtmişti. Bu konudaki görüşlerini alıp bir karara varabilmek için Kürt temsilcileri meclise çağırmış ve onlarla toplantı yapmıştı. Kürt temsilcilerinin tümü ayrılığa gayrılığa karşı olduklarını belirttiler ve tek bayrak altında olmak istediler. Bugün bu konuda Atatürk’ün söz verdiği ama sözünü tutmadığı ileri sürülür. Bu doğru değildir. Eğer Kürtler farklı bir çatı altında olsalardı ayrımcılık ve eşitsizlik çok daha yüksek olabilirdi.

Atatürk Türk birliği konusunda şöyle demiştir:

“Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği’ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. “

Bu ve benzeri sözlerin özünü anlayamayıp ırkçılığa yorumlayanlar vardır. Halbuki bırakın ırkçılığı Atatürk bilinen milliyetçiliği bile kabul etmez ve farklı bir milliyetçilik tanımlar:

“Gerçi bize milliyetperver derler. Fakat biz öyle milliyetperverleriz ki, bizimle teşrik-i mesai eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların bütün milliyetlerin icabatını tanırız. Bizim milliyetperverligimiz herhalde hodbinane ve mağrurane bir milliyetperverlik değildir.”

Atatürk’ün milliyetçiliği, yurtseverlik ve halkçılıktır. Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmasını, gelişmiş milletler gibi her alanda başarılı olmasını, kendine yetmesini, bağımsız ve özgür olmasını amaçlar. Halkın refahı, huzuru, mutluluğu için halk egemenliğini savunur.  Bilinen milliyetçiler gibi başka ülkeler ve milletler üzerinde hakim olmayı asla düşünmez. Savaşları reddeder, savaşların bir cinayet olduğunu ve ancak vatan savunmasında gerekli olduğunu söyler. Ve bu düşüncelerini en açık şekilde “Yurtta sulh cihanda sulh” deyişiyle ortaya koyar.

Atatürk’ün Türk birliğinden amacı Turan değildir. Turancılığı açıkça reddetmiştir. Türk Birliğinden amaç dünyadaki diğer Türk toplulukların ve milletlerin de özgürlüğüne ve bağımsızlığına kavuşması ve birbiriyle dayanışma içinde olmasıdır. Yani, bir toprak bütünlüğü kastedilmez. Evet, Atatürk’ün Türkçü olduğunu söyleyebiliriz. Söylemlerinde sıkça Türkçü ifadeler yer alır. Bunun temel sebebi; asırlarca aşağılanmış, hor görülmüş “Türküm” demeye utanır-korkar hale sokulmuş ve ümmetçi yapılmış topluma ulus bilincini yerleştirmek ve soyuyla, ulusuyla utanmak yerine övünmeyi alıştırmaktır. “Ne mutlu Türküm diyene!” deyişindeki amaç da budur. “diyene” sözcüğünü “diyebilene” şeklinde düşünürsek maksadın ırkçılık olmadığını anlamak zor değildir..

1071 Mavalı

Atatürk’ün ölümünden sonra  ellerinde yeterli tarihi bilgi ve belge olmayan tarihçilerin bir kısmı Türk Tarih tezinden vazgeçip, batı tarihçilerinin de etkisiyle Türklerin Anadolu’ya 1071 tarihinde geldiklerinde karar kıldılar. Ve 1943’lü yıllardan itibaren tarih kitaplarında bu bilgiye yer verildi. Hepimiz Anadolu’ya 1071’de geldiğimize inandırıldık. Bu 1071 mavalı ortaya çıkan arkeolojik belgelerle çürütüldü.

1071 Malazgirt Meydan savaşı, Türklerin Anadolu’ya geliş değil; Anadolu’ya hakim oldukları tarihtir

Tarihçilerin tespitine göre Malazgirt Savaşında Bizans ordusunun savaşı kaybetmesindeki en önemli faktörlerden biri; Bizans Ordusundaki Türklerin, Kıpçak, Uz ve Peçeneklerin Selçuklu ordusu tarafına geçmesidir. Bu Türklerin paralı askerler olduğu ve sayılarının on bini geçtiği belirtilir. Peki bu Uzlar, Kıpçaklar ve Peçenekler Bizans Ordusuna nereden gelmişlerdir, Asya’dan mı? Hayır, bunlar Anadolu’da yaşamaktaydı zaten. Trakya’nın tamamı Uzların, Peçeneklerin elindeydi. Anadolu’nun çeşitli bölgelerine dağılmış ve yerleşmiş olan Türk topluluklar da vardı. Üstelik bu Türkler müslüman değildiler. Göktürklerin müslümanlığa geçiş tarihi 750 yılları olduğuna göre, bu Türkler 750 öncesinden  Anadolu’daydılar demektir. Büyük kısmı Hristiyan olan bu Türkler Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da Türk hakimiyetinin oluşmasıyla birlikte müslümanlaşmaya başladılar. Ancak içlerinde Hristiyan inancını sürdürenler de oldu. Karamanlı Türkler bunun en bilinen örneğidir. Ancak Türk denince aynı zamanda müslüman olarak anlayan zihniyet nedeniyle Kurtuluş Savaşından sonra mübadeleye tabi tutulmuş ve Yunanistan’a gönderilmişlerdir.

Arkeolojik buluntular ve bilgi- belgeler Anadolu’ya 1071 Malazgirt Zaferi’yle girilmediğini ortaya çıkardı. Anadolu’ya Malazgirt Zaferi’yle girildiği yanlışını düzeltmeye çalışan Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Memiş şöyle diyor:

“Anadolu Türkler’in ikinci yurdu değildir. Anadolu Türkler’in anayurdudur. Anadolu’da bundan 8 bin yıl önce de Türk devletinin varlığı belgelerle kendini gösteriyor. Bu yanlış öğrencilere öğretiliyor”.

Anadolu’ya Türklerin anayurdu demek olanaksızdır ama Türklerin binlerce yıldır Anadolu’da olduğu artık kesin bir gerçektir. Türkleri Rum ve Ermenilerin ortak çocuğu şeklinde lanse edenlerin amacı; Anadolu’nun asıl sahibi Rumlar ve Ermenilerdi, Türkler sonra gelip Anadolu’ya hakim oldu” tezini kabullendirmenin yanında Türk olduklarına inanan insanlara Türk olmadıklarını, soylarının Rum ve Ermeni olduğu yalanıyla kandırmaktır. Bu yalana Kürtçüler de ayrı koldan katılır ve Türklerden önce Anadolu’da yerleşik olduklarını öne sürerler. Kürtlerin Anadolu tarihine ait bir bir arkeolojik buluntu ve tarihi bir belge ya da bilgi yoktur ama Türklerin vardır. Bunu yazarken Türklük-Kürtlük gibi etnik düşünceyle değil, bilimsel tarih anlayışıyla konuya yaklaşıyoruz. Kürtlerin soyunu Med’lere, Ermenilerin soyunu Urartulara bağlamak tarihi tahminden öte bir şey değildir. Kesin bir kanıt olmadan ileri sürülmesi de tamamen siyasidir.

ÇİVİ YAZILI METİNDEKİ TÜRK KRALI

Hitit Arkeolojik kazılarında bulunan bir metinde M.Ö  2200’lere ait bir olay anlatılıyor. Akat Kralı Mezapotamya’dan gelmiş, Fırat nehrini aşarak Anadolu’ya geçmiş. Anadolu’da o zaman küçük küçük şehir devletleri var. Bu küçük şehir devletlerinden 17’si Hatti Kralı Pampa’nın önderliğinde bir araya gelmişler ve Akat Kralı’na karşı vatanlarını korumak için birleşip mücadele etmişler. Bu 17 kraldan biri de çivi yazılı metnin 15. satırında geçen Türki Kralı İlsu-Nail. Burada geçen Türki kelimesinin Türk olduğuna şüphe yok. 2 bin yıl da buradan koyduğumuzda 4 bin 250 yıl önce Anadolu’da Türk kavmi olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor. Bu tarih Hun tarihinden çok eski bir tarihtir ve eğer tablet doğruysa Türklerin Orta Asya’dan mı geldiği yoksa Orta Asya’ya da mı göçtüğü sorusunu belirsizleştirir. Bu Türki Krallığın Hurri kavmine dayandığı öne sürülüyor. Hurri Kavminin M.Ö 3000’li yıllarda yaşadığı, dilinin Türkçe’nin ait olduğu gruba yakın olduğu ve soyunun M.Ö 6000’li yıllara kadar dayandığı öne sürülüyor.  Tabletin tam metni için: http://www.academia.edu/834177/DOGU_ANADOLUDA_TURKLER_

DAMGALARIN GÖÇÜ

Türklerin Anadolu tarihine ışık tutan asıl kanıtlar kaya resimleri ve damgalar.                       Ankara dolaylarında birçok yerde bulunan kaya resimlerinde at ve kurt tasvirleri, Orta Asya Türklerinin tasvirleriyle büyük benzerlik taşıyor. Bundan da önemlisi Türklerin kullandığı çeşitli damgalar Anadolu’da bir çok yerde ortaya çıktı. Bu resimler ve damgalar tahmini olarak tarihlendiğinde MÖ. 3000’li yıllara kadar gidebileceği öne sürülüyor. TRT’de yayınlanan “Damgaların Göçü” belgeselinde bu buluntular yayımlandı. Aşağıdaki videolardan izlenebilir:

Reklamlar
Bu yazı Tarih içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

33 Responses to TÜRKLER ANADOLU’NUN KADİM HALKLARINDANDI

  1. OnurA (@OnurA0) dedi ki:

    bu çok zorlama bir yazı olmuş. türk diye bir ırk vardır ve moğol ırkları ile beraber mongoldurlar. bir de hint-avrupa’lı ırklar vardır ki bunlara aryan ırkı denilir. kürtler, rumlar, arnavutlar ve ermeniler bu aryan ırkına mensup halklardır. tabi kürtler türkiye’de bir ulus oluşturacak kabiliyettedir. diğerleri ancak ulusal topluluk meydana getiren azınlıklardır. yani ülkeleri başka topraklardadır. arnavutlar arnavutlukta, ermeniler ermenistan’da, rumlar italya ve yunanistan’da bulunur, ancak buraya göçmen olarak gelmiştirler. oysa kürtlerin ülkesi kürdistan yani türkiye ırak , suriye ve iran arasında bölüşülmüş olan bir yere denk düşer ve bu durum onları ulus haline getirir.

    dil ortaklığı olan halklar birbirine daha yakındır ve aynı ırktandır. türkçe, orta asya’da ki altay dilleri grubuna girer. bu da türkleri bildiğin moğol yapar. keza kürtçenin hint-avrupa dil ailesine girmesi ve avrupa’da ki cermenler, slavlar, iliryalılar, latinler ve yunanlılarla akraba yapması, pers halkları olan iranlılar tacikler ve afganlılarla aynı kapsama sokması gibi. yine buradan anlıyoruz ki, ırk gözümüzü kapattığımızda ortadan kaybolacak bir şey değildir. o yine kendinde-şey olarak varlığını sürdürür. kuzey kürdistan’da kürtlerin genelde sarı saçlı ve mavi gözlü olmaları işte bu indo-germanische kökenleri nedeniyledir.

    adolf hitler koyu ve bağnaz bir aryan ırkçısıydı. partisi nsdap’ın amblemindeki gamalı haç esasen hint svastikasıdır. bu hinduizm mitolojisine ve hindistan’da ki aryan köklere bir atıftır. gamalı haçın üstündeki kanatları açılmış yana bakan kartal ise pers-zerdüşt yani iran ve onunla bağlantılı halkların dinsel mitolojisine göndermedir. bu halklarda bilindiği gibi zerdüşt kökenli kürtler, tacikler, afganlar, osetler ve benzerleridir.

    mhp’li türk faşistlerinin ambleminin bozkurt ve üç hilal olması da buna benzer. ama karşıt yönden elbette. bozkurt orta asya’da ki türk pagan mitolojisine ait bir figürdür. üç hilal’de türklerin kurduğu osmanlı devletine göndermedir.

    • Sercan dedi ki:

      Türklere mongoldur dedi adam ya. Azcık tarih oku be kardeşim moğol ismi tarihte ilk kez ne zaman görülmeye başlamış ne zaman ortaya çıkmış önce bi onu öğren, sonra Hun adının kaynaklarda ilk kez görüldüğü tarihi al ikisini karşılaştır. bu senin tezini çürütmek için bile yeterlidir. Ayrıca cengiz han a kadar moğol diye bir kavmin dünyada var oldugunu doğru düzgün kimse bilmiyordu bile. Moğolların o kadar güçlenmesinin sebebi de hakim oğuz boyunun %80nin batıya göç etmesinden kaynaklanır. Göktürkler dönemin de moğollar Türklerin daha doğusunda yaşıyorlardı bildigim kadarıyla. Madem Türkler moğol neden kağanlar bütün Türk boylarını tek bayrak altında toplayıp devlet kurduklarında moğolları niye almamışlar. Hele ki Çin gibi çok kalabalık ve güçlü bir düşman varken. Bunları bir düşün sanmıyorum ama belki hak verirsin. Belli ki bazı şeyler zoruna gitmiş olsa gerek sonuçta bu toprakların sahibi biziz siz yokkken biz vardık tarzı acıtasyonlarınızı kaya resimleri ve damgalar bal gibi çürütüyor. Anadoludaki ve orta asyadaki kaya resimlerinin damgaları aynı çünkü. Arkeologlar gördükleri zaman Türk damgası bunlar diyorlar. Tabi senin bunlara inanmaman çok normal çünkü sen Arkeologlardan daha çok hakimsin bu tarz konulara 😉

    • Gencer dedi ki:

      Hadi oradan.

  2. geldeinan dedi ki:

    Benim bildiğim kadarı ile bu damgalar tarihlendirilemiyor. Damgalar taşlara kazınıyor çünkü. Taşı tarihlendirseniz milyon yıl ve üzeri çıkacaktır. Boya kullanılsa boyanın içindeki karbondan kolaylıkla tarihlendirilse de türk damgaları öyle değil, kazıma usulü.
    Oradaki bilgi güvenilir değil, tahmini bilgidir. Damgalardaki figürler üzerinde stil değişiklikleri göz önünde bulundurulup tahmini bir yaş belirleniyor.
    Selamlar.

  3. diyalektiko dedi ki:

    OnurA bence Türklere bir yandan faşist derken bir yandan da Kürtler sarışın,indo-germen,
    Ari deyip kendini faşist durumuna düşürme.Çünkü bizzat Hintliler kendine Ari diyen Avrupa-
    lılarla dalga geçiyor.Ari bu kültürde ahlaki bir yükümlülüğü belirten bir kelime ve onlar kendine
    Ari der.

    • Exhorder dedi ki:

      OnurA benim, twit hesabımı kapattığımdan Exhorder olarak yanıt vereceğim.

      Ari bir ırkı ifade eder. Ariler indo-aryen ve indo-european olarak iki kola ayrılır. indo-aryenler, hintliler ve onlarla bağlantılı urdu halkları, pakistanlılar, nepalliler, bangladeşliler vb. kapsar. Tamiller aryen değildir.

      Indo-european ise aryan göçleri ile (aryan migration) İran, Antik Anadolu ve Avrupa’ya göç eden gerçek arileri ifade eder. Bunlar indo-european language denen hint-avrupa dillerini konuşurlar. Kürtler, bunların Pers yani İran koluna mensup ari halklardan birisidir. (Diğer pers halkları, İranlılar, tacikler, afganlılar, osetler)

      Hintlilerle İranlıları, hint-iran grubu diye gerçek olmayan bir kategori altında toplamış olsalarda, hintlilerin konuştukları dil indo-aryen dillerine (sanskritçe, urduca, hintçe vb.), perslerinki ise iran dillerine (farsça, kürtçe, osetçe vb.) girer. Dolayısıyla ikisi birbirinden farklıdır. Indo-european’ın kolları,

      Cermenler, Baltık-Slavlar, Keltler, İliryalılar, Yunanlar, Romanlar, Persler’den ibarettir. Birde arkaik aryanlar hint-aryanlar vardır. Bunlar aryan göçleri sonrası göç etmeyip Hindistan’da kalanlara verilen ad.

  4. Exhorder dedi ki:

    http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dosya:T%C3%BCrk_Tarihi_M.%C3%96.3%27nc%C3%BCYY2.jpg&filetimestamp=20080221153542

    bu fotoğraftan Ural ve Altayların farklı oldukları halde neden dillerinde benzer seslerin varolduğunu açıklar nitelikte. Urallar daha batı da, altaylar daha doğudadır. Dolayısıyla Fin-Ugor kavimlerinin, Türk-Moğol kavimleri ile ilişkisi yoktur.

    türklerin geçmişi bilimsel olarak şöyledir. fantezi yapmanızın anlamı yok sayın pante,

    http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_tarihi

  5. exhorder dedi ki:

    bir ulusalcı masalı. 🙂 türklerin ırk ve dil benzerliklerine dayanarak bile orta asya kökenli oldukları sonucuna varılabilir.

  6. Exhorder dedi ki:

    Ulusalcılar nedense türkleri anadolulu yapmak isterler. Anadoluda ilk türk yerleşimleri milattan sonra binli yıllarda gözlenir. O esnada bizans halkının çoğu öldürülmüş ve sürülmüştür. Yani bildiğiniz Türk istilası gerçekleşmiştir anadoluda. Tarih kaynakları bunu tamamen doğrular. Dilediğiniz üniversiteden bulabilirsiniz. Yani türklerin ırk, dil ve kültür olarak anadolulu olmadığını söyleyebiliriz. Anadolunun ilk antik (hitit ve lidyalılar), binli yıllara kadar olan bölümünde Aryan ırkı hakimdir. Hitit ve Lidya dilleri hint-avrupa dillerindendir. Bizans’ta doğu romadan kalan yine aryan uluslarının kurduğu bir devlettir. Şimdiki Anadolu Türkleri Selçuklu ve Osmanlıların çocukları olsa gerek.

  7. exhorder dedi ki:

    bir de şunu eklemek lazım,

    “Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, Anadolu Türklerinin Orta Asya’daki Türk halkları ile genetik yönden benzerlik gösterdiği görülmektedir. Orta Asya Türk halklarının Y-Haplogroup DNA’sında sıklıkla bulunan R1a, R1b ve J kromozomları[8] benzer oranlarda Anadolu Türklerindeki oranlarla örtüşmektedir. [9] Nitekim Yao ve arkadaşları tarafından İpek Yolunda yapılan bir başka araştırmada Avrasya’ya özgü kabul edilen haplogroup sıklıklarının en çok Uygurlarda (%42.6), Özbeklerde (%41.4), Kazaklarda (%30.2) ve az miktarda da Moğollar (%14.3) ile Huilerde (%6.7) bulunduğu belirtilmiştir. [10] Bu araştırmalar, Türklerin Anadolu’ya gelmeden önce de genetik yönden zengin olduklarını ve bu bağlamda Anadolu gen havuzuna katkıda bulunduklarını göstermektedir.

    Urumçi’de yaşayan Uygur Türkleri üzerinde yapılan başka bir araştırmada Kafkaslar’da, Orta Doğu’da ve Avrupa’da sık görülen genler ölçülmüş ve Uygur Türklerinin %25.8 J, %22.6 R1a ve %19.4 R1b[11] Y-DNA haplogroup oranlarına sahip olduğu görülmüş; benzer şekilde Anadolu Türklerinin ise bu Y-DNA genlerine %24 J, %7.5 R1a ve %16 R1b[12] oranlarında sahip olduğu başka bir araştırmada belirtilmiştir. Her iki bulgu karşılaştırıldığında Türkler’in henüz Anadolu’ya gelmeden önce R1a, R1b ve J gibi Orta Asya Türk topluluklarında görülen Y-DNA kromozonlara sahip oldukları tahmin edilmektedir[13].

    2010 yılında, Kim ve arkadaşları tarafından Moğolistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik bir çalışmada, yaklaşık 2000 yıl öncesine ait Asya Hunlarının mezarlarına rastlanmıştır. Hunların seçkin sınıfına özgü olduğu belirtilen üç iskeletin de Y-DNA genetik testleri yapılarak, Hint-Avrupalı sayılan paternal R1a Y-kromozomunun yüksek oranda bulunduğu belirtildi. Bu bulguların, paternal R1a Y-kromozomunun Volga bozkırlarından yayıldığına kanıt olabileceği ve bu bağlamda Kurgan hipotezini destekleyeceği belirtilmektedir. Türklerin öncüsü sayılan Asya Hunlarının 2000 yıl önce bu gene sahip oldukları bu araştırmayla kesinleşmiştir.[14]

    Mergen ve arkadaşları tarafından yapılan genetik bir araştırmada, Anadolu’nun farklı bölgelerinden rastgele 75 birey seçilmiş, Genomik DNA D-loop bölgelerinin dizilimleri analiz edilerek Anadolu halkının, Orta Asya Türk toplulukları (Kazak, Uygur ve Kırgız) ve Avrupa toplulukları (İngiliz, Alman, Fransız, Yunan, Bulgar, Fin) ile karşılaştırması yapılmıştır. Segment HVS I mtDNA dizilişleri temel alınarak yapılan karşılaştırmada Anadolu nüfusunun, Avrupa halklarına oranla en çok Orta Asya Türk topluluklarına ve İngilizlere benzediği ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırma sonucunda Anadolu Türklerinin, mtDNA genetik yapısı bakımından Orta Asya Türk topluluklarına daha çok benzediği belirlenmiştir.[15]”

    Y-DNA ve mtDNA testlerine göre Orta Asyalısınız. Boşa Aryen egemenliğindeki antik anadoluyu kendinize mal etmeyin. Y-DNA Y kromozomundaki DNAnın nesiller boyunca geçirdiği değişiklikleri inceler. Orta Asya ve Anadolu Türkleri arasında Haplogrup benzerlikleri saptanmış görülebileceği gibi. Y kromozomu babadan direkt aktarıldığı için mutasyonlar izlenebilir. mtDNA ise Mitokondriyal (mt) DNA’nın kısaltılmışıdır. Bu da Anneden geçer. Çünkü vücudumuzdaki mitokondriler yumurta hücresinden bize miras kalır. Bu testte aynı sonucu vermiş.

    • MURŞİL dedi ki:

      yalancılık iyi bir şey değildir Anadolu Türklerinin Hitit,Lidya ve Frig gibi halkların torunları olduğu genetik olarak kesin olarak tespit edilmiştir.

  8. erkan dedi ki:

    Siz hala anlayamamissiniz konuyu herhalde .programlari Cok dikkatli izlerseniz anlarsiniz . Turk milleti avrasya bolgesinde yasayan yerli topluluklaridir balkamlardan tutun ta altay daglarina kadar uzanan bu bolgede yasamis insanlar bunlar . O donemlerde isimlerine ne derseniz deyin ama bugun ku turk lehcelerini konustuklari kesin . Selcukluda osmanlida bugunku turk cumhuruyetide oyle gokten inme degil . Zamanla binlerce yillarin olusturdugu devletcilik anlayisiyla olusmusturlar. Gecin bu hikayeleri yunanmis germanmis kurtmus falan filan . Hiç bur şey tesadüf degil malesef . Umarım bizim profosorler de biraz kiclarini kmildatir ve devlette destek verirse daha iyi kazılar yapılarak cok iyi sonuçlara ulaşılır umarım . Konuştuğumuz bu dil hep bu topraklarda vardı vede hep olucak ister begenin ister begenmeyin

  9. Karamanoğlu Mehmet Bey dedi ki:

    exhorder başlığı kirletiyorsun, cehaletinin farkında değilsin, uydurma yerlerden edindiğin bilgileri doğru sanıyorsun,,Bırak bu işleri,,

    Sevgili pante,
    Asyanın yarısını Türk deyip, diğerlerini başka millet symak kabuledilemez,
    Kısaca Türk kelimesini kaldırıp Asyalı diyelim olsun bitsin,,

    Avrupayı neden Alman saymıyoruz..hepsi çok benzerler..
    Katalanlar neden ispanyol değil..
    sevgili Pante,
    Bu konuda daha iyi gözlemler yapmak ve Mantıksal analizler yapmak zorundayız..
    Türklerin Anadoluda Milattan öncede olduğuna kanıt vardır.
    Lehçeymiş ,yok şuymuş buymuş bu zırvalamaları kabul etmemek gerekir

    Türkçe diye bir Dil var olduğuna göre;
    Sadece Anadoluda Türk denilen halk konuştuğuna göre;
    Türk vardır

    Moğollar Türk ise, Neden Türklerin yaşadığı Anadoluyu işgal ettiler:)
    Moğollar la Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz
    Uygurlar la Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz
    Özbekler le Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz
    Kırgızlarla Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz
    Tatarlar la Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz

    Diğer yandan
    Almanlar la Bir Türk tercüman olmadan anlaşamaz

    Arada ne fark var..lehçeymiş falanmış filanmış saçmalıktır.
    Biz Oğuz uz
    Göktürklerin azılı Düşmanıyız.
    Moğolların ve çinlilerinde,
    Uygurların ve Kırgızlarında düşmanıydık..

    Saygı Duyulacak bir halk olarak yerleşikliğin olmadığı zamanlarda herkesin yaşadığı bölgelere gittik, Anadoluda Rumlarla komşu olarak yaşamaya başladık..Bizans batıya yönünü cevirip 1502 yılına Karamanoğlu, Candaroğlu, Hamidoğlu ve Aydınoğlu vb olarak özgür yaşadık. 1500 den sonra Din değiştiren Bizans imparatorluğunun esaretinde kaldık..1923 te Kurtuluşa kadar Türkçemizi konuşamadık..1923 ten sonra Türkçeyi konuşabiliyoruz.

    Biz oğuz uz..Selçuklu Hakaret etmek için Türkmen…Osmanlı hakaret etmek için Yörük dedi bize,
    Dilimiz Türkçe
    Soyumuz Oğuz
    Konuştuğumuz ve kendi yarattığımız dil ile anılmak mantıklı olduğu için Türküz biz..
    Dünyada Kaç Millet Dil yaratabilmiştir..
    Orta asyada Tüm milletlerin kendi dili vardır..
    Moğolca
    Çince
    Japonca
    Kırgızca
    Özbekçe
    Uygurca
    Hintce
    Acemce

    Karadenizde Pontuslar vardı. Karadenizlilerin pontus dili üzerine türkçeyi konuşması ne kadar farklı olmuştur..
    Karslı Türkçeyi Düzgün konuşurken,
    Karadenizli Türkçeyi farklı komnuşur..Hani Türkçe konuşan alman ve ya ingiliz gibi..
    Bunda Rumcanın etkisi yokmudur?

    Mantık süzgecinden geçmeli herşey..
    Orta Asyada Türkçe konuşan Millet yoktur.
    Alpaslan Türk değilidir..İslam devletlerinin acem liderleridir..
    Türkler anadoluda dır ve Alparslanı Anadoluya sokmayan Türklerdir..

    Orhun Kitabelerini okuyun ki Oğuzların Düşmanının Göktürkler olduğunu görün..
    Göktürk te din devleti adıydı büyük olasılıkla,

  10. Karamanoğlu Mehmet Bey dedi ki:

    exhorder yazmış,
    “Türklerin öncüsü sayılan Asya Hunlarının 2000 yıl önce bu gene sahip oldukları bu araştırmayla kesinleşmiştir.”

    Türkleri salak olarak görenlere itiraz etmeliyiz..
    Hunlular Hangi Dili konuşuyordu?
    Dili Türkçe olmayan bir Topluluğu nasıl Türk olarak gömrebilirsiniz..
    Sizin gırtlağınıza Kızıldereliler Türk diye bir masalını bile soktular..

    Hunlular ve Kızılderililer Türk olsa Ana dili Türkçe olur..
    Hangi insan anadilini değiştirip soysuzlaşır? nasıl bir aşağılıllıktır bu..
    Bunlar Türkçeden UTANIYORLAR MIYMIŞ

    “Orta Asya Türk toplulukları (Kazak, Uygur ve Kırgız) ve Avrupa toplulukları (İngiliz, Alman, Fransız, Yunan, Bulgar, Fin) ile karşılaştırması yapılmıştır”

    Kazak ça, uygurca, kırgızca, bunların dili Türkçe değil..
    kendiniz ahmaksanız Türkleri Ahmak zannetmeyin arkadaşım..

    Türkün dili Türkçedir.
    Yüzbin yıldır Türkçe konuşur..
    Hatta
    Sel çuklu ve osmanlı
    Dilimizi konuşturmadığı ve yasakladığı halde unutmadık.
    Bu Türk dedikleriniz Türkçemizden Utanıyormuymuş?
    Türkçe konuşmayanları Türk sayma ahmaklığından kurtulunuz..

    • exhorder dedi ki:

      “Kazak ça, uygurca, kırgızca, bunların dili Türkçe değil..
      kendiniz ahmaksanız Türkleri Ahmak zannetmeyin arkadaşım..”

      🙂 Bunlar Türktürler, dilleride Türk dilleri ailesine girer. Farkları Anadoluda yaşamayan türklerdendir.

      Anadoludaki Türklere gelirsek, 1071 maval felan değildir ne yazık ki. Çünkü 1071 öncesinde Anadoluda Türk diye bir şey yoktur. Bizans imparatorluğu, Abbasi hanedanlığı vs. gibi devletler vardır. Ondan öncesinde de Türk unsuru yoktur Anadolu’da Bizans, öncesinde 1. Pers imparatorluğu vardır, Antik dönemde Hititler, Frigyalılar, Lidyalılar vs. vardır. Bu antik anadolu devletleri Hint-Avrupa dilleri konuşuyorlardı. Hititçe, Lidya dili, Frigya dili gibi diller Hint-Avrupa dillerinin Anadolu dilleri alt kategorisine girer ve günümüzde konuşan kimse kalmamıştır. Oysa Türkler Altay dili konuşurlar, bu dil grubuda Orta Asya kökenlidir, Moğollarda aynı dil ailesinden Moğol dillerini konuşurlar. Yani Türklerin orjini orta asyadır, göç yoluyla Anadolu’ya gelmiştirler. Önce Selçuklu devleti kurulur ve bir çok ve türkmen boyu ile Selçukların liderliğinde 1071’te Anadolu Türkler tarafından İstila edilir. Malazgirt savaşı adını verdiğiniz savaş Bizans ve Selçuklular arasında gerçekleşmiş, Barbar Selçuklu Türklerinin kazanmasıyla son bulmuştur. Savaş sonrasında Selçuklular Anadoluda’da Anadolu Selçuklu devletini kurmuş ve bununla birlikte 1. dönem türk ve türkmen beylikleride kurulmuştur. Daha sonra Moğol imparatorluğunun batı (anadolu) uzantısı olan ilhanlı devleti gelip Anadolu selçuklularına son veriyor. Ardından ikinci dönem anadolu beylikleri başlıyor ve Bizans Trakya yarım adasına geriliyor. Sonrası İstanbul’un Osmanlıların eline geçmesi, Osmanlı devlet ve imparatorluğu devri zaten, daha önce yazmıştım.

      Yani Anadoludakiler Oğuz Türkleridir. Üstte alıntılanan yerde bahsettiğin Türkler Oğuz Türklerinden değil, başka boylardan gelirler. Irk olarak hepsi aynıdır.

  11. cehalet paçandan akıyor..Cevabı sana vermiyorum..sen bişey öğrenemezsin..
    cevabım okuyucularadır..kirletilen tarihi temizleme çalışmamıza yardım edenler olur..

    İslam dini de islam Tarihi de yalandan oluşan..masaldır..
    Gerçek hiçbirşey yok..Tüm bilgileri yeniden öğrenmeniz gerekiyor..

    “Selçuklu-Moğol ordusu Dalaman Ovası’nda Türkmenleri bozguna uğrattıktan sonradır ki bölgede İlhanlı hakimiyeti ancak kurulabilmişti” (Cahen 2000:29; Turan 1998: 514-517).
    “Mevcut kuvvetlerin Karamanlılarla mücadele edememesi üzerine Selçuklu Sultanı Mesut (ilhanlı Sultanı)Geyhatu’ya Müracaat ederek yardım istedi. Türkiye’ye gelen Geyhatu bir kısım kuvvetleri Akşehir yönüne Menteşe iline sevk etti, kendisi de Karamanlıların üzerine yürüdü. Sonunda Karamanlı şehirleri ve Menteşe ili ağır bir şekilde tahrip ve yağma edildi. Tutsak alınan 7.000 Türkmen Konya’ya gönderildi. Böylece Türkmen direnişleri çok ağır bir şekilde bastırılmış ve pek çok Türk kanı akıtılmıştır.” “ Daha sonra kuzey Türkmenlerini de bertaraf ettikten sonra ele geçirdiği ganimetlerle İran’a döndü.(1292) (P.Dr. Y.Yücel – A. Sevim Türkiye Tarihi I-141)

    Yukardaki cümleler bile Selçuklu ve Osmanlının 1923 e kadar Türklere ne acı çektirdiklerini anlamaya yetecektir. Türklerin ataları ara vermeden mücadeleye devam ettiler. Karamanlı ve Eşrefoğlu Beyleri Gevele ve Kırkpınar Kalelerine Saldırdılar. Geyhatu 1295 yılında Hülagu tarafından öldürüldü.

    Egede kurulan güçlü Türk devleti 1080 yılında İzmir beyi Çaka bey tarafından kurulmuştur.

    O kadar güçlü bir devlettir ki; Bizans İmparatorluğu denizden, Selçuklu imparatorluğu Karadan sıkıştırarak işbirliği ile ancak yok edebilmişlerdir.
    Bu Türklerin Selçuklu Arap-Fars Sultanı Alp Arslan’la gelmediği apaçık ortadadır. Öncelikle 5 yılda Anadolunun batısında bu kadar güçlü bir Türk devleti oluşamTarihi belgelerde bulunan Batı Anadolu’da ilk Türk devleti Çakabey tarafından kurulmuştur.
    Kuruluş tarihi kesin bilinmese de, çok eski olduğu belli olan bu devlet,O kadar güçlü bir devlettir ki; Bizans İmparatorluğu denizden, Selçuklu imparatorluğu Karadan sıkıştırarak işbirliği ile ancak yok edebilmişlerdir.

    Türklere Anadolu’nun kapılarının 1071 de Malazgirt savaşıyla açıldığı söylenmiş olsa da bu yalandır. Çakabey Selçuklu Arap-fars orduları gelmeden önce Ege dedir. Selçuklular bu yıllarda Anadolu’nun doğusunda bulunan Türkler, Danişmentlileri bile aşamamıştır ki, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmış olsun. 1071 uydurmasına mantık açısından bakarsak 5 yılda Anadolu’nun batısında bu kadar güçlü bir Türk devleti oluşamaz. Yine mantıken Türklerin bu kadar kısa sürede denizciliği öğrenmeleri de mümkün değildir. Deniz koşullarını iyi bilenler bilir ki, Türklerin denizde yaşam koşullarına bu kadar çabuk alışabilmeleri de mümkün değildir. Askerlikte denizci askerleri kıyı kentlerden alma nedeni bu nedenledir. Çaka bey, Türklerin Anadolu’yu çok önceden yurt edindiklerinin çok açık mantıksal kanıtlarıdır.

    Selçuklu orduları Türkleri yerleştirmeye değil Roma imparatorluğuyla ortak sefer düzenleyip Türkleri yok etmek için Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu da bulunan Türk devletleri Çakabey Devletini, Danişmentlileri, mengüceklileri, Saltukluları ortadan kaldırmışlardır.

    Sonrasında Milleti farklı olan Alp Arslan’la Çakabey nasıl beraber Anadolu’ya gelmiş olabilirler. Türklere uydurulan tarihin mantığı eksiktir.

    **************************

    Türk dili ailesi,
    Peki Alman Fıransız yada rus dili ailesi yada Çin dili aileside varmı?
    Özbekçe
    Moğolca
    Kırgızca
    Çince
    Uygurca
    Bunlar tek başına ana dil değil mi?
    Cehaletinizle Türk ulusunun başına bela oldunuz..Milletin dikkatini saçma sapan işlere çeviriyorsunuz..
    VI. Kırgızca-Türkçe deneyi

    1. Men kün sayın erte turamın = Ben her gün erken kalkarım.

    2. Krovatımdı cıynaymın, cûnamın = Yatağımı toplarım (ve) yıkanırım.

    3. Siler çaşsıñar, ösösüñör, keleçektin êsi bolosuñar = Sizler genç- siniz, büyüyeceksiniz (ve) geleceğin sahip(ler)i olacaksınız.

    4. Ukpayt dep uşak aytpa, bilbeyt dep ûru kılba = İşitmez(ler) diye dedi-kodu yapma (harf “söyleme”) bilmez(ler) diye hırsızlık etme (harf “kılma”).

    5. Al ôru, mına oşonduktan iştebeyt = O, hasta; işte bu nedenle çalışmıyor.

    6. Men emdigiçe erteñ menenki tamaktı içe elekmin = Ben henüz (harf. “şimdiye değin”) kahvaltı etmedim.

    7. Erteden beri tamak ozana elekmin = Sabahtan beri ağzıma yemek koymadım.

    8. Anın oşondoyun men eçak ele bilçümün = Onun böyle olduğunu ben çoktan beri biliyordum.

    9. Aba ırayı özgördü = Hava (harf. “hava durumu”) değişti.

    10. Cerdin beti caykı caşıl ırañdan acırap,kubargan = Yeryüzü(harf.

    “yerin yüzü”) yazdaki yeşil rengini yitirip sarardı.

    Yukarıdaki Kırgızca cümleleri Türk dilbilimi öğrenimi görmemiş Türkiyeli bir Türk’ün anlaması olanaksızdır. Birinci cümledeki men “ben” ve kün “gün” sözleri anlaşılsa bile kün sayın “her gün”, erte “erken” ve turamın “kalkarım” söz ve söz grupları bilinemiyeceğinden cümle anlaşılmayacaktır. İkinci cümledeki Rusça asıllı krovat “yatak, karyola” sözü, büyük bir olasılıkla, Türkçedeki Fransızca asıllı kravat sözü ile karıştırılacak ve cümledeki öbür iki söz de anlaşılamıyacağından cümleye doğru anlam verilemiyecektir. Sözü uzatmak gereksiz. Kırgızca Türklerce anlaşılamıyacak kadar farklıdır. Kırgızlar da, özel olarak çalışıp öğrenmedikçe, Türkçeyi anlıyamazlar. Bu durumda, Kırgızca bir diyalekt değil, dildir diyebiliriz. Gerçek de budur.

    VII. Özbekçe-Türkçe Deneyi

    1. U kelgändä edi kinogä barär edik = O gelmiş olsaydı sinemaya giderdik.

    2. İşlägändä körä däm äliş yahşi = Dinlenmek çalışmaktan daha iyidir.

    3. Şudgår ådamlar bilän tolä edi: birisi häydäyåtir, birisi målä båsäyåtir, båskaläri ketmån çåpäyåtir = Tarla insanlarla dolu idi: birisi çift sürüyor, birisi (yeri) tırmıkla temizliyor, başkaları da çapa çapalıyor(lardı).

    4. Yer kuyåş ätråfidä äylänädi = Dünya güneş(in) etrafında döner.

    5. Åldin åwkatlängänlär stoldän turişä yatibdi = Önceden yemek yemiş olanlar masadan kalkıyorlardı.

    6. Papiros çekäsiz mi? = Sigara içer misiniz (harf. “çeker misiniz”)?

    7. İkki tåmåni teñ üçburçäk teñ yånli üçburçäk deb äytilädi = İki kenan eşit üçgen(e) eşkenar üçgen adı verilir.

    8. Ulär bir-biri bilän gäpirişmäydi = Onlar birbirleri ile konuşmuyorlar.

    9. Akämniñ balälärigä häm men karäymän = Ağabeyimin çocuklarına da ben bakıyorum.

    10. Åpäsiniñ yumuşlärigä karäşä başlädi = Ablasına yardım etmeğe başladı (harf. “Ablasının işlerine bakmağa başladı”).

    Özbekçe ile Türkçe arasındaki karşılıklı anlaşılabilirlik oranı sıfır değilse bile ona yakın derecede düşüktür.

    VIII. Uygurca-Türkçe deneyi

    1. Adättikigä kariganda bügün köpräk işliduk = Her zamankine göre bugün daha çok çalıştık.

    2. Uniñga kariganda bu ärzänräk ämäs mu? = Ona bakarak bu daha ucuz değil mi?

    3. Pulni poçta arkilik äwättim = Parayı posta aracılığı ile yolladım.

    4. Män här yäkşänbä küni teatrga baridiğanmän = Ben her pazar günü tiyatroya giderdim.

    5. Äjdiha ot çeçip şirgä karap umtuldi = Ejderha ateş saçarak arslana doğru saldırdı.

    6. Çivinlär yorukni räñni arälamdu? = Sinekler ışığı ve rengi fark eder mi?

    7. Bizniñ tehi ügünüşimiz keräk = Bizim daha öğrenmemiz gerek.

    8. Bu kommuna äzaliri mol hosul alimiz däp ciddiy işlävatidur = Bu komün(ün) üyeleri bol ürün almak için canla-başla çalışıyorlar.

    9. U çoñkur tinivaldi vä kätmäk üçün asta kozgaldi = O derin-derin esnedi ve gitmek için yavaşça (yerinden) kalktı.

    10. Siz bilän hoşlaşkini käldim = Sizinle vedalaşmağa geldim.

    İşte, Yeni Uygurca 10 cümle ve Türkçe karşılıkları! Bu cümlelerde biz Türklerin kolayca ayırt edebileceği adät “adet”, bügün “bugün”, bu, män “ben”, här “her”, keräk “gerek” vb. gibi Türkçe karşılıklarına çok yakın bazı sözler var. Ancak, daha önce de belirttiğim gibi, bir cümlede bir ya da birkaç sözün bilinmesi o cümlenin tam ve doğru olarak anlaşılmasına yetmez. Cümledeki bütün sözlerin ve morfemlerin bilinmesi gerekir. Bu da özel olarak çalışıp öğrenmekle olur. O halde, Yeni Uygurca da bir diyalekt değil, dildir diyebiliriz.

    Uygurca Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sin-kiang eyaleti ile SSCB’nin Kazak, Kırgız, Özbek Ve Türkmen Cumhuriyetlerinde konuşulur. Çin’deki Uygurların sayısı 3.900.000 kadardır. SSCB’nde ise, 1970 sayımlarına göre, 173.000 Uygur vardır.

    • exhorder dedi ki:

      “Türk dili ailesi,
      Peki Alman Fıransız yada rus dili ailesi yada Çin dili aileside varmı?”

      Yok ama, Cermen dil ailesi var, Roman-Latin dil ailesi var, Pers dilleri var, Hint-Aryan dilleri var. İzole Yunan ve Arnavut, Ermeni dilleri var. Slav-Baltık dilleri var.

      Türk derken sadece Anadolu’daki Oğuz türkleri değil, Anadolu dışındaki Kıpçak vb. boylardan gelen Türklerde kastediliyor. Cermen dilleri içinde Almanca ve İngilizce varsa, Türk dilleri içinde de Türkçe, Azerice, Kırgızca, Tatarca, Kazakça vb. diller var.

      “Özbekçe
      Moğolca
      Kırgızca
      Çince
      Uygurca
      Bunlar tek başına ana dil değil mi?”

      Bunlardan Çince ve Moğolca dışında kalanlar Türk dil ailesine girerler. Moğol dilleriyle Türk dilleride bir arada Altay dil ailesini meydana getirir.

      “Yukarıdaki Kırgızca cümleleri Türk dilbilimi öğrenimi görmemiş Türkiyeli bir Türk’ün anlaması olanaksızdır.”

      Herhalde yani gerizekalı. 🙂 Bir İngiliz sonradan öğrenmediği sürece Fransızca biliyor mu? Ya da bir Rus Portekizce konuşabiliyor mu? Ama bu dillerin hepsi Hint-Avrupa dil ailesine ait. Aralarında farklılaşma olmasa zaten aynı dil olur.

      Bunlar dil bilim üzerine yazdıkların içindi, bunun üstünde Selçuklular ve Anadolu’daki Türk istilası üzerine yazdıklarına değineceğim.

    • exhorder dedi ki:

      Bölüm II,

      Ortada kirletilen bir tarih sözkonsu değil. Senelerdir defalarca kanıtla doğrulanıp kanunlaştırılmış tarihsel verileri keyfi olarak düzenleme gayreti içindesin. Hepsi bundan ibaret.

      “İslam dini de islam Tarihi de yalandan oluşan..masaldır..
      Gerçek hiçbirşey yok..Tüm bilgileri yeniden öğrenmeniz gerekiyor..”

      Tabi canım 🙂 Ne demezsin.. Zaten İslam dinide öyle kendi kendine hiç insan eli değmeden bugünlere gelip bu yaygınlığı kazandı. Muhammed devri, 4 halife devri, Emeviler, Abbasiler hanedan devirleri hepsi yalan talan bunlar uydurma. Tarihçiler işkembeden sallıyorlar, bizim karamanoğlu gerçekleri açıklıyor. 🙂

      “Egede kurulan güçlü Türk devleti 1080 yılında İzmir beyi Çaka bey tarafından kurulmuştur.”

      Bu adamında başta Selçuklulardan olduğunu ancak Malazgirt savaşından sonra Selçuklularla arasının açıldığını bilmen gerekirdi.

      “Türklere Anadolu’nun kapılarının 1071 de Malazgirt savaşıyla açıldığı söylenmiş olsa da bu yalandır. Çakabey Selçuklu Arap-fars orduları gelmeden önce Ege dedir.Selçuklular bu yıllarda Anadolu’nun doğusunda bulunan Türkler, Danişmentlileri bile aşamamıştır ki, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmış olsun. 1071 uydurmasına mantık açısından bakarsak 5 yılda Anadolu’nun batısında bu kadar güçlü bir Türk devleti oluşamaz.”

      Yalanını sevsinler senin. Çakabey dediğin adam zaten Selçuklu komutanlarından birisi.

      http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87aka_Bey

      Ne diyor viki de,

      “1071’deki Malazgirt Meydan Muharebesi’nin hemen sonrasında Selçukluların Anadolu coğrafyasına yayıldıkları dönemde Smyrna (günümüzde İzmir) merkezli bağımsız bir beylik kuran ve yöneten 11. yüzyıl Selçuklu komutanı ve denizcisidir. Türk tarihinin ilk donanmasını oluşturduğundan tarihteki ilk Türk amirali olarak kabul edilmektedir.[1]”

      Demek ki bu işler öyle fantezi ile olmuyormuş. 🙂 Selçuklu hükümdarı ile arasının açılması savaştan ve Türk istilasından sonraymış.

      “Selçuklu orduları Türkleri yerleştirmeye değil Roma imparatorluğuyla ortak sefer düzenleyip Türkleri yok etmek için Anadolu’ya gelmiştir”

      Selçuklular bir yerden geldilerse demek ki Bizansla bir ilgileri yok. Bizans yüzlerce senedir oradaydı çünkü? O halde Selçuklular sana göre kim? Uzaydan dünyamızı ziyarete gelen UFO’ların insan kılığına girmiş bir hali felan mı? 🙂

      Selçuklular ve Türkmen beylikleri arasında Malazgirt savaşı sonrası iç çatışmalar olması doğaldır. Bu çatışmaların oluşu, Selçuklular ve sonrasında Osmanlıların Türk etnisitesine ait oldukları gerçeğini yadsımaz.

  12. “İzmir ve çevresinde Çaka ve Tanrıbermiş Bey’ler tarfından Selçukludan bağımsız iki Türk devleti kurulmuştur.”(1081) (Prof. Dr. Yaşar Yücel ve Prof. Dr. Ali Sevim Türkiye Tarihi I kitabı 82.nci sayfası)

    Çakabey güçlü bir donanma oluşturarak adalardan bazılarını da ele geçirdi. Türklerdeki bu yapılanmadan korkan Selçuklu Sultanı ve Bizans İmparatoru anlaşıp, Türklerden kurtulmak istediler.

    “Bizans İmparatoru Aleksios, ona karşı bir yandan Dalassenos komutasında bir Donanma sevk ederken, öbür yandan da Sultan Kılıç Arslan’a bir mektup yazıp onun Çaka Bey’e karşı harekete geçmesini sağladı. Sonunda da denizden ve karadan harekete geçen Bizans ve Selçuklu ordusu arasında kalan Çaka Bey, Kılıç Arslan tarafından öldürülmek suretiyle ortadan kaldırıldı.”(1091) ( Türkiye Tarihi I kitabı 84.ncü sayfası)

    Israrla Türk olan Çaka Beyi Selçuklu beyi Çaka bey yazarak Selçuklu ve Bizanslılar tarafından öldürüp yok edilen Türk Devletini saklamaya çalışan İslamcı yazarların bunu bilerek yaptıklarını biliyoruz. Ancak Çaka Bey’in Selçuklu olmadığını anlatmaya yukardaki yazı yeterli olmalıdır.

    • Borçalı dedi ki:

      sen neereden uydrudun ya bunları??
      “KAzak kırgız özbek uygur Türk değilmiş” sen kendi Türklüğünden şüphe et onların türklüğünden şüphe etme.
      Kazak,Kırgız,uygur Özbek Tatar bunlar Kıpçak Türk boyuna,
      Anadolu tükrçesi, azerice, ahıska tükrçesi ve Türkmence bunlar ise Oğuz türkçesidir. Tüm bu ırqlar zamanında aynı ırq millet olmuştur, zaman zaman kavimle batıya geldikçe doğal olarak dillerinde bir farklılaşma oluşmuştur. en batıya gelen anadolu tükçesidir ve doğal olarak en uzak türkçede eski türkçeye kıyasla anadolu türkçesidir. Yani senin onları anlamaman kiril harfi bilmediğin için okuyamıyorsun ve anlamıyorsun ve ek olarak orta syadaki diller daha eski ve az gelişmişler daha çok boğazdan çıkıyorlar.
      Ben Azeri Türküyüm, ben uygurun konuşmasını da özbeğin konuşmasınında en az 70-80% anlıyorum. aynı millet değilsek nasıl olurdu iki dilin 70-80 % aynı olur?? arada binlerce kilometre olduğu halde??

      Not. Türkler 1071 den önce gelmiş olabilir! ama asla bizler Anadolunun yerli halkları olmadık. Büyük selçuklu 1071 de Bizansı yeniyor yarı kısmı anadoluda kalıyor Anadolu selçukluyu kuruyor diğer taraf (şimdiki azeriler ve İrak suriye Türkmenleri) ger İrana, tebrize, dönüyorlar ve oradan devam ediyorlar yönetmeyi.

  13. Gencer dedi ki:

    Bu bilgiler ışığında insanların tümünün Adem Havva’dan geldiği masalı çürüyor hatta eriyip gidiyor.

  14. Faruk Ertunç dedi ki:

    Üniversiteler ilmi,bilimsel araştırmalar yapıp tarihi gerçekleri halkımıza sunmazlar ise; fikri kargaşalar tüm toplumumuzu kuşatır…Cehalette böylece tüm kötülüklerin anası oluverir…DNA çözümlerine dayanırsak,Tüm avrupa,Amerika halkları ”kızılderiler dahil”,Eskimolar,Avrupada olduğu için tüm Balkan Milletleri halkları kırk bin seneden beri Hint ve Çinlilerin yarısı ile ve Araplarla birlikte Orta Asya-Hind soyluyuz…..Onun için biz Türkler; dünyada istisnasız herhangi biri ben Türk’üm derse,orada akan sular durur. Artık o şahıs en az benim kadar Türk’tür…..İlmi büyük patlama oluşum teorisine göre düşünürsek,var olan herşey aynı potada eridi dağıldı,sonra nesneler varlıklar oluştu.Evin duvarına bile,şeni şekillendirdik ,duvar olarak sessiz sedasız onlarca sene bize hiç kızmadan ve gücenmeden soğuktan,sıcaktan korudun sakladın bizi,var olasın benim sevgili parçam deyip,elimizle sıvazlayıp,okşayıp saygı ve sevgimizi göstermeli iken(Türklerin kültüründe bu felsefe vardır) ki bu insani bir gerekliliktir.Birbirimize bozuk çalmadan,en iyisi bu konularda Üniversiteleri göreve çağıralım…..Faruk Ertunç

  15. Faruk Ertunç dedi ki:

    Kayalara kazınmış Türk Damgalarından,Anadoluda en çok bulunan yöre;Hakkari Yüksekova….İçinde halı,kilimde bulunan yaklaşık onbin yıllık ” Türk Mezarları ” da yine Hakkari sınırları içinde….1071 de Türkler geldiği zaman biz buradaydık diyen cahil ayrılıkçılara ve onlara sözüm ona ”İNKARCI POLİTİKALARI BIRAKTIK” diyerek, ”TARİHİ İNKAR ETTİKLERİNİN FARKINA BİLE VARAMAYAN” bir tavır ile destek vermeye kalkan politikacılara şunlar söylenebilir; 1071 de gelenlerin resmi dilleri(SELÇUKLULAR),orada buldukları halkın diliydi…Yani dil birliği vardı bu insanların en doğru olarak kökenlerini dayayabilecekleri kabile ve devletler; Kimmerler,İskitler,Medler,Persler,Asur(Güneydoğu Anadolu Türk ağırlıklı olmak üzere Arap-Türk devleti) gibi hepsi uzak ve Orta Asya kökenli Türklerdi.Kuzey ve Güney Amerikada birden fazla yerde geçen yöre adları ” HAVA-SU ” ifadesinde herkezin bildiği gibi Hava farsça,su Türkçedir.Yani tarih boyu Farsça ve Türkçe hep yanyanadır. İskitlerin bir bölümü İran yaylalarının bir bölümünde yaşadıkları için onlara tarihi ahkam kesip ”Hint-Avrupalı” diyebilen Jeoloji Profesörü de var.Ama Farsça’ya ”HİNT-TÜRK” dilidir diyen dil profesörüde…1071 den sonra zaten birbirine yakın olan gelenlerle,buldukları insanlar Kürtlükleri ve Türklükleri ile karıştılar…Türk Kürtleşmekten,Kürt Türkleşmeden hiç gocunmadı.Bu aklına bile gelmedi ve beraber kervanlar oluşturarak ,Bizans’tan büyük ölçüde boşalan Anadolunun her yerine ve en ücra köşelerine kadar gidip yerleştiler.Bir canlıyı (çok hücreli) ikiye bölüp yaşatamayacağımız için,Kürtlük elbisemiz,Türklük Obamız olsun.Aklımız iyice başımıza gelene kadar….
    Faruk Ertunç

  16. meltem dedi ki:

    Bence kimse herkesin gen haritası çıkmadan kesin söylemlerde bulunmasın. Bence; bu tarih bilgilerinizin yanında Haplogroupe ları araştırın. Mesela; ben bu araştırmalarda şu sonuçlara vardım. Tabi kesin değil. Ukraynalılar, Moldovyalılar .. neden güzel olabilir diye merak ettim. Gen haritasına baktım. R1a geni diğer Avrupa halklarına ve rusya halklarına göre daha fazla orana sahip. R1a geninin kökenine baktım. hazardenizi batısında Özbekistan, Afganistan, Kırgızistan civarlarından çıkmış. bu bölgelerin kızları güzel mi diye baktım. Ukraynalılara benziyormu diye. çünkü; R1a geni onlardada yüksek. pek benzemiyorlar. demekki avrupada aldıkları diğer genlerle birlikte daha güzel insanları olan bir ırk oluşmuş. İngilizler, germenler, .. hangi gene sahip diye merak ettim. onlarda R1b genine sahip. bu gende orta asyadan çıkmış. Anadolu da R1b ve R1 a genleri var. ancak oranları R1b %16, R1 a 7,5.. Birde avrupada I geni varki, buda en çok Norveç ve makedonya da var., Bulgaristan ve romanya taraflarında da çingene geni-hint geni falan diğer yerlere göre yüksek. Ve Avrupanın , akdenizin hemen her yerine yayılmış G=Kafkas geni var, Birde Anadolu, italya, Yunanistan gibi bölgelerde J2 geni var. Gelelim Kürtlere, kürtlerdeki hakiki türk geni olan Q geni diğer yerlerden daha fazla, ama aynı zamanda R1b, R1a, I genleride yüksek. Bu demektir ki, kürtler anadoludaki insanlardan daha fazla Avrupa ırkına yakın, Avrupa ırkında yüksek miktarda R1a, R1b bulunuyordu ki buda orta asya türk kavimlerine ait, yani kürtler , daha fazla türk, tabi 25000-30000 gibi seneler geriye gidince.. , bence genetiğimiz açıklanmadan kimse tartışmaya girmesin. Ayrıca bana göre ari ırk, kızıldereliler, Q genini taşıyanlar, bunlarda hakiki türkler, Q genide son araştırmalara göre maalesef türkiyede yok, bende de yok sanırım, ben olmasını isterdim. Ukraynalılar R1a genine sahip ve güzeller, , kürtlerdede R1a geni var, çok güzel insanlar var, bende R1 a geni fazla olduğunu düşünmüyorum, keşke olsaydı, daha güzel olurdum. Bence gerçekten ari ırk olanlar, A,B, C gibi genleri bulunduranlar, bunlarda afrikada var, A geni ilk insana ait ve afrikadan çıkmış.. Ben atalarımın yaşadığı topraklara dayanarak G,J2,J1, I, R1a, R1b,E.. gibi değişik genleri taşıdığıma inanıyorum, ve böyle olmasını ümit ediyorum, her milletten bir parçam olsun isterim. Artık bu ırk üstünlüğü kavgasına son verelim. Birbirimizi farklılıklarımızla sevelim.

    • meltem dedi ki:

      Birde bir tarih kitabında şunu okumuştum. İskender sefere çıktığında kürt yada ermeni civarı bölgeye Avrupalı askerler yerleştirmiş, oradaki insanlarla evlendirerek, bu bölgelerdeki hakimiyetini kuvvetlendirmek istemiş, yine Osmanlı zamanında da yugoslovya tarafından, yine son yüz yıllık süreç içinde de Yunanistan vs. gelen, göç eden insanlar var bu bölgelerde, belkide onun için bu gölgelerde, I,R1a, R1b genleri daha yüksek, onun için belkide kürtlerin dili hint-germen benziyor, bence Avrupa genleri pers geninden daha fazla, Ermenilerde de R1b geni var, .. bu yorumum kesin bilgiye dayanmıyor, bir iddiada da bulunmuyorum, sadece tahminlerim bu yönde, doğru bilgiyi zaman gösterecek,. Bence Allah çok büyük, taa 150000 sene önce afrikada Y kromozomlu ilk insan ademden başlayan insan hareketini, genlerimizde saklamış, dünyada hala ilk insanın geni A geni hala var, Afrikada böyle insanlar görebiliyorsunuz, ve sonra A,B,C,D,E,F,G,H,I,… gibi insanın göç etmesiyle değişen genleride saklamış, bugün rusyaya sürgüne gönderilen Kafkas insanlarını gen haritasıyla sibiryada bulabiliyorsunuz, kimsenin suçu gizli kalmaz, HİTLER Yahudileri katletti, ama kendisi de bir Yahudi geni taşıyormuş ortaya çıktı, biz ari ırkız diyen almanlar , İngiliz ve Fransızlara göere dada az alman çıktı, diğelim çocuğunu çalında, kaybolsa, yakın tarihte , onlarda çok çabuk bulunacak.. Darwin in görüşleri, bu bağlamda, dahada kabul görmeye başlıyor.. demekki, çevre, zaman,.. yaşam koşulları canlılarda mutasyona neden oluyor..

    • meltem dedi ki:

      Q genide son araştırmalara göre maalesef türkiyede yok, diye yanlış yazmışım oranı az diyecektim düzeltiyorum. belkide çoktur, sadece en sonki araştırmalara göre..

  17. deist dedi ki:

    Tarih yapılan çeşitli araştırmalara dayandığı ve her geçen gün yeni bulgular ortaya çıktığı için değişkendir. Bu nedenle tarihi bir bilginin kesin doğru olduğunu ya da fen ve matematik bilimlerinin ifadesiyle “kanun” olduğunu söylemek zordur. Bir de tarihi bilgiler kaynağı internetteki wiki gibi sözlükler olamayacak kadar derindir, detaylıdır. Zira tarih arkeoloji, antropoloji, coğrafya, biyoloji, kimya vb diğer bilim dallarının ortaya koyduğu bilgileri sentezleyerek ilerler. Bugün dünya yüzeyindeki tüm toplumlar için önemli olan ise ırk, dil, din, milliyet gibi bir toplumun huzurunu bozmak amacıyla çok fazla öne çıkarılan kavramlarla meşgul olmak yerine yaşanılan ülkenin değerini bilmek ve birlik içinde yaşamaktır.

    • ayten aydin dedi ki:

      Gunumuzdeki olanlara bakinca yasanilan ulkenin degerini bilip ortaligi gercekligini dogrulamanin ne mumkun ve ne de gerekli olmadigi cesitli tahminlerle karistrmanin hic bir anlami kalmadi. Bu bakimdan bu yoruma ve daha dogrusu oneriye katiacagim.

  18. Geri bildirim: TARİH : TÜRK KÜLTÜR BİRLİĞİ ve 1071 MAVALI | Derin Strateji

  19. Kavkazer dedi ki:

    Kurd bolge ismidir, ve Girmanco, Zazalarla alakasi yoktur. Zira simdi Kurdistan dedigin yerler eskiden Kafkas milletlerinin topragiydi, Khurriter denilen kafkas kralligi vardi. Sami irklari onlari kovunca Kafkas daglarina cekildiler. Kalanlar (senin sari sacli mavi gozluler) asimile olmus Kafkasyalilardir. Gurmanco, Zaza, Lor.. denilen Kurdler esmer tenli, siyah sacli kimselerdir, Apo sizin kavminizin en guzel temsilidir, neresi guzelse artik :))))) Çeçenler Dagistanlilar bu Kurdistan denilen topragin gercek sahibiydi, ama Asurlulara yenilip kafkaslara cekildiler. Khurri demek gunesin dogdugu yer demek. Kafkaslilar bolgeden cekilmis, Iranlilar, Ermeniler,Helenler,Romalilar vs kavimler bolgeye hakim oldukca o topraklara karisik kole nufus getirmisler, zamanla Gurmanc, Zaza, Loran, Soran.. vs yerel agalar olusmus, ve somuru duzeni oturmus. Kurd denilen kavimler topraksiz koylulerdi, yani asli iranli veya Ermeni agalarin marabasi. Kafkas Khurriter bolge adi, zamanla Gurmanc Zaza kavimlerine ortak isim oldu, Kurdler denmeye baslanmis, bu yanlistir. TC devleti hata yapiyor, Kurdler demesin, literaturden cikarsin. Kurd – Khurriter Dogu Anadolunun kadim kafkas ismidir, Khuriiter ismi, Gurmanco Zaza iran-hindistandan Anadoluya kacip gelmis adamlarin ismi degildir. TC devleti kendi ayagina demir atmasin, Kurdler demesin, dogu anadolulular desin. Yoksa devletiniz gidecek, Kafkaslilar nasil bu topragi kaybettiyse TC de kaybedecek. Enver Pasanin politikasi Balkanli yunan,sirp,bulgar.vs yi birlestirdi, Osmanli dagildi. TC simdi hergun Kurdler diyor, kendi sonunu yaziyor.

  20. MaMaLi dedi ki:

    Kısaca!önce insanız ve doğanın,sunduğu,hakları ve olanakları,diğer insanlarla,ortak,kullanma,haklarına eşit olarak sahibiz.Gerçek hep vardı yalan icad edilene kadar!

  21. 40 bin yıllık Anu/Karakum Göksuri uygarlığı.

    Sümerlerin göç ettikleri kadim Türk yurdu Anu’nun kalbinde, Türkmenistan devleti sınırları içinde bulunan karakumda meydana çıkarılan muhteşem Göksuri uygarlığı kentleri .
    Türkmenistanın Karakum çölünde kum içinde kaybolmuş bu kentler, Mö 4 bin yılları öncesinde kurulmuştu.
    Bu kentler 4 bin sene önce terkedilmiş bir uygarlığın kalıntılarıydı.
    Gözden uzak olan gönüldende ırak olurmuş. Toplumsal hafızamızın asırlarca süren zaman aşımına ugramasındandan dolayı bu kentler günümüze kadar hep gizli kalmışlardı.
    Türkmenlerin, karakum’un son kağanı ismini verdikleri Rus arkeolog Victor ivanovic sarianidi kominizm döneminde keşfettiği bu kentler hakkında zamanın kısıtlı imkansızlıklarından dolayı fazla bir bilgiye ulaşamamıştı.
    Sovyetler birliğinin dağılmasından sonra Italyan Ligabue vakfında görevli arkeolog Gabriele rossi osmida ile iletişime geçen ivanovic,Türkmenistan devletininde yardımlarıyla karakumda çalışmalara başlamışlardı.
    Arkeologlar mezarlığı oluşturan kalıntıları günyüzüne çıkarmaya başladılar.
    Kumların arasından günyüzüne çıkarılanların zerafetli oluşları heyecan vericiydi.
    Kimdi bu insanlar ?
    40 asırdan beri çöl ortasında nasıl yaşamıslardı ?
    Gelenekleri ve inançları nasıldı ?
    Arkeolog ve bilim adamlarının çalışmaları bu sorularımıza cevap verecek.
    Buluntular şimdiye kadar bildiklerimizi ve ilk uygarlık tanımlamalarımızı alt üst ediyordu.
    Devamını oku: http://kokler-ve-kanatlar.webnode.fr/products/a40-bin-y%c4%b1ll%c4%b1k-anu

  22. GİZLENEN TÜRK TARİHİ.
    Asırlardır Türklerin anadoluya 1071’de girdiklerinden sonra uygarlıkla karşılaşdıkları söylendi durdu.
    Dahada beteri buna biz bile inanarak sanki göçebeliği yenicenek bırakmış konar göçerler olarak cografyalar içinde savrulduğumuza inanmaya başladık.
    Buna birde sanki önceden şerefsizdikte İslamiyetle tanıştıktan sonra şereflendirdiler söylemide eklenince toplumsal hafızamız düsmanların söylemlerini savunurcasına önceleri yağmacı,barbar bir toplum olduğumuza inanmaya başladı.
    Oysa bu anlayışların gerçek tarihle hiç bir ilgisi yoktu.
    Bu anlayışlar çesitli dönemlerde Rus çarları gibi devlet adamlarıyla Arap ümmetciliği yapan tarikat ve mezhep liderlerinin tarihi süreçte yavaş yavaş toplumsal hafızamızı tahrip eden,beynimize soktukları hastalıklı anlayışlardı. Günümüzde Türkleri uygarlıkla en son tanışmış millet olarak gösteren Ermeni diasporası ve kürtçülerin avukatlığını yapan, diasporadan özür kampanyasını başlatan Ahmet insel, Baskın oran, Cengiz aktar ve Ali bayramoğlu gibi emperyalist çanaktan beslenen ermeni diasporasından özür dileyen sözde aydınların inkar edemiyecekleri, belgelenmiş tarihi gerçekler olmasına rağmen vicdanlarını satmış bu kişiler gerçeklere hala sırt çevirerek resmen yalan söylemekteler.
    Türklerin ön ataları Sümerlerden bile eski, Türmenistan Karakumda gelişmiş bir uygarlığın olması küresel sermayeye ruhlarını satmış bu aydın bozuntularını bayağı rahatsız ediyordu.
    Cia tarafından ne kadar gerçek olduğu zaten şüpheli, güya 500 kişi üzerinde yapılan gen araştırma sonucunda anadoluda Türklerin yüzde 30 civarında olduğu söylenmeye başlanmıştı. Bu tür aydınlarda Cia tarafından servis edilen bilgileri bilimsel gerçeklermiş gibi küresel sermayenin borazanı olmuş gazete köşelerinde ve tv ekranlarında bu yalanları paylaşarak Türklerin aslında Ermeni veya Rum dönmeleri olduğunu ima ettiler.
    Cia tarafından servis edilen rakamların bu ne ilki nede sonuncusuydu. Daha öncede Türklerin anadoluda yüzde 10/15 civarında olduğunu yine böyle gen araştırmasına atıfta bulunarak gazetelerde yazılmış çizilmişti. Hatta bazı aklı gücükler bu yüzdenin içine Afganları,Moğolları,Çinlileride koyarak Türklerin yüzde 4 falan olduğunu söyledi.
    Daha sonra anladıkki bunuda Cia servis etmiş.
    Çünkü bu haber servis edilmeden önce TRT’de “Karlı dağların arkasındaki sır” belgeseli anadoluda ve orta asyada birbirine benzer aynı uygarlık ürünü 100 bin kadar kayalar üzerine kazınmış yazıtlarla ilgili belgeselin ilk bölümleri yayınlanmaya başlanmıştı.
    Acel aceleye getirilerek Cia tarafından servis edilen saçma genetik araştırması bu belgeseldeki gerçeklerin üzerini örtmek için taşarlanmıştı.
    Çünkü bu belgesel Türklerin Adadoluya 10 bin yıl önce yerleşik hayata geçmiş olarak anadoluyu ta bu zamanlarda Türkleştirmeye başladığını gösteriyordu.
    8 bin yıl önce Hakkari gavaruk yaylasındaki kayalara çizilen Türk geleneğine ait simgeler ve gök Tengri damgaları,Türk ulusunun manevi duygularını kaybettirip sonra bölüp sömürmek ve köleleştirmek isteyen küresel sömürücü güçlerin tekerine çomak sokuyordu.
    Bu gerçeklerin üzerini örtmek için Cia tarafından siparişle Abd üniversitelerinde imalat edilen saçma araştırmalar ülkemizde aydın sıfatlı emperyalist çanaktan beslenen kişilerce bilimsel araştırmalarmış gibi tv ve gazetelerde konusu ediliyordu.
    Anadolu ve dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan kavim oluşumları daha taş devrini yaşarlarken Sümerlerin kurduğu muhteşem mezopotamya uygarlığına baştan övgüler dizen bu tür kişiler,Sümerlerin kökenleri ve konuştukları dil ile ilgili bilgilerin Sümerleri Türklerin ön ataları olabileceğini göstermesinden sonra,Sümer defterini bir daha açmamak üzere tamamen kapatıyorlardı.
    Türk ulusunu karalamak için alçakca iddialarda bulunan pkk taraftarı kürtçüler ve Ermeni diasporasının palavralarını bizlere gerçeklermiş gibi inandırmaya çalışan satılmış aydınların temel dayanakları Rus çarı 1’ci Petro zamanından kalan yazılardı. Namı diğer deli Petro tarafından yazdırılan bu palavraları yazmaları için tarihçilere ne denli baskı yapıldığını ve 1’ci Pedro’nun emirlerini yerine getirmeyen gerçek tarihi yazan tarihçilerin idam cezasına çarpıtıldığı tarih sayfalarında yerini alması bile bu tür yalan kampanyasını durduramıyordu.
    Altay kökenli İskitlerin ilk defa Türkler olduğunu Rus tarihçi Andrey Lizlov dile getirmişti.Fakat onun dile getirdiği bu gerçek saraya uygun gelmemesinden dolayı bilim adamı bu yüzden zarar görmüştü. Daha sonra yurt dışından bilim adamlarına paralar ödenerek İskitlerin Slav olduğu fikrini yaymaya başladılar.Türkleri ise uygarlık kuramamış göçebe olarak yaşayan vahşi,yağmacı bir halk olduğunu söylediler.Lakin bu yalanada kimse inanmadı. Yalan o kadar saçmaydıki,bozkırlarda oluşan eski uygarlık insanlarına Slav demişlerdi.Oysa Bozkırlarda hiç Slav yaşamamıştı,onlar ormanların sakinleriydiler.
    Bu saçmalıklarında dahada ileri gittiler, İskitleri Persçe konuşan millet olduğunu yaymaya başladılar,bu yalan batılıların işine geliyordu ve tuttuda. İskitlerin Persçe konuşan Hint-avrupa ailesinden insanlar olduğu yalanı yakın tarihe kadar kabul gördü.
    Günümüzde ise geçerliğini yitirmiş bu iftirayı delil gibi kullanan Ermeni diasporasıyla ortak hareket eden masa başı tarihçilerle ayrılıkçı kürtçüler,Türkleri aşağılamak için Rus çarı deli pedro’nun dayatmalarını hayasızca hala kullanmaktalar.
    İskitlerden kalma yazıtlarda ve İskit kurganlarında bulunan Türkçe runik yazılarla yazılmış yazılı belgeleri görmek istemeyenler,hala bu yalanlardan medet ummaktalar. Bu gerçekleri bilen tarafsız tarihçiler eserlerinde işledikleri belgeli gerçeklere rağmen bu insanları inandıramıyor,hiçbir söylemleri bu türleri ikna edemiyordu. İçimizde saygın tarihçiler olarak ün yapmış bazı sözde tarihçiler hala bu gerçekleri görmemezlikten geliyorlar ve hala riyakarlıkla tarihi saptırmaya çalışıyorlar.
    Demek ki,“herkes, görmek istediği şeyi görüyor” atasözü galiba bu tür kişiler için söylenmiş !!!

    Devamını oku: http://kokler-ve-kanatlar.webnode.fr/products/gizlenen-tarih-/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s