İSA EGEMEN OLSAYDI

Yahudilerin Kralı olduğunu kabullenen İsa, gerçekten kral olsaydı, hem de dünyaya hükmeden bir kral, ne yapardı dersiniz?
Günümüz için düşünecek olursak; satıcılara saldırıp sehpalarını devirdiği gibi, tüm fabrikaları yakıp-yıkar, tüm işyerlerini kapatırdı herhalde. Belki de bütün teknolojiyi ortadan kaldırırdı. Neden mi?

Hıristiyanlık, yeni bir din kılığı altında eski Yunan’ın stoa felsefesini dile getiriyordu.
Doğal yaşayışa dönülmeliydi. İsa şöyle sesleniyordu:

“Gökteki kuşlara bakınız; ne ekerler ne biçerler, ne kilerleri ne ambarları vardır, oysa Baba onları yeterince beslemektedir. Kırdaki çiçeklere bakınız; ne çalışırlar, ne iplik eğirirler, oysa Baba onları yeterince giydirmektedir. Vay şimdi tok olanların haline, çünkü aç kalacaklardır. Vay şimdi gülenlerin haline, çünkü ağlayacaklardır.” (Matta-6)

Gerekli olan, toplum sınıflarını altüst edecek yeni bir düzendi. Musa’nın yarar ölçüsüne karşılık İsa, bu düzeni sağlamak üzere, yoksulluk ölçüsünü getiriyordu. Gerçek erdem yoksulluktaydı. Tanrı katına ancak yoksullar ulaşabileceklerdi. Zenginin ki ise devenin iğne deliğinden geçmesi kadar imkansızdı ona göre.
Kendisine inanmış olan zengin bir adama malını, mülkünü herşeyini yoksullara dağıtmasını ve yoksul kalmasını söyleyince adam şaşırmış, üzülerek yanından ayrılmıştı. (Matta-19)

Neydi İsa?
Deli mi?
Komünist mi?

Yoksa bir filozof mu?

“Zengin bir adamın toprakları bol ürün vermiş. Adam kendi kendine, ‘Ne yapmalıyım? Ürünlerimi koyacak yerim yok’ diye düşünmüş. Sonra, ‘Şöyle yapacağım’ demiş. ‘Ambarlarımı yıkıp daha büyüklerini yapacağım, bütün tahıllarımı ve mallarımı oraya yığacağım. Ve kendime, ey canım, yıllarca yetecek kadar birikmiş bol malın var. Rahatına bak, ye, iç, yaşamın tadını çıkar diyeceğim.’

Ama Tanrı ona, ‘Behey akılsız!’ demiş. ‘Bu gece canın senden istenecek. Hazırladığın bu şeyler kime kalacak?’ Kendisi için servet biriktiren, ama Tanrı katında zengin olmayan kişinin sonu böyle olur.” (Luka 12:15-21)

Görülüyor ki İsa, mülkiyete karşıdır. Çalışmama konusundaki sözlerini mecazi kabul etsek dahi, mülkiyete karşı olduğu açıktır. Mal-mülk edinmek, stok yapmak, para-altın biriktirmek, zengin olmak İsa’nın gözünde çok kötüdür.

Acaba bir ahırda doğacak yerde bir sarayda doğsaydı farklı mı düşünürdü?
Sarayda büyüyen Musa zengini de fakiri de aynı kefeye koymuştu:

Canlarınızın bedeli olarak bu armağanı verdiğinizde, zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden eksik vermeyecek. (Mısır’dan Çıkış-30/ 15

İsa ve öğrencileri komün hayatı yaşıyor, komün hayatını yaşatmak istiyorlardı.

“Hem Tanrıya hem de Mamon’a (servet anlamında kullanılan zenginlik tanrısı) hizmet etmek olanaksızdır’ demişti. ”Çömezleri de Tanrıya hizmet etmek için Mamon’dan yüz çevirmişlerdi. Dolayısıyla ilk Hıristiyan toplulukları da bir çeşit komünist hayat yaşamaya başladılar ya da bu ideale ellerinden geldiğince yaklaşmaya çalıştılar” (M. Beer)

Başlangıçta “Size barışı değil savaşı getirdim” diye yola çıkan İsa, zamanla pasifist bir yol izlemiş, kendisinden sonrakiler ise düzene karşı tamamen teslimiyetçi bir zihniyette hareket etmişlerdir.

Aşağıdaki sözler herhalde Hristiyanlığın kurucusu Pavlus’a ait: Romalılar:13

1. Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı`dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur.

2. Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır.

3. İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın.

4. Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı`ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı`nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı`ya hizmet ediyor.

5. Bunun için, yalnız Tanrı`nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir.

6. Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı`nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır.

7. Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin.

”Roma sistemine protesto olarak büyümüş ve yaygınlaşmış (olan …) Hıristiyanlık, İmparator Konstantin’in (311-337) Hıristiyanlığı benimsemesiyle Roma İmparatorluğu’nu ele geçirmiş, bir bakıma da Hıristiyanlık İmparatorluğun eline geçmiştir” (Bernard Lewis)

Komün hayatından imparatorluk dinine.
Bugün de öyle değil mi? Kiliselerin görkemine, papanın, papazların ihtişamına bakın.
Komünü savunmuş ama Kapitalistlerin -emperyalistlerin sömürü mekanizmalarına araç olmuş bir din.

Musa’lar, İsa’lar, Muhammed’ler Akhenaton’un havarileriydiler.
Asıl peygamber Akhenaton’du. Aten’in peygamberi.
Kadim Mısır’ın 18. hanedanın firavunlarından Akhenaton, M.Ö. 1350-1335 yılları arasında bir din devrimi yaptı. Tarihin belki de ilk dinsel devrimiydi.
Çok tanrıcı dini devirip Aton dinini kurdu. Eski dincileri, rahipleri sindirdi. Tapınaklardan tanrıların isimlerini sildirdi. Büyük bir temizlik yaptı.

Ancak kurduğu dini sağlam temellere oturtamadı. Ölümünden sonra karşı devrim patladı. Çok tanrıcılar Akhenaton’a ve Aton dinine dair ne varsa yakıp yıktılar. Tanrılarını geri getirdiler. Rahipler yine işbaşı yaptılar. Akhenaton lanetlenmiş ilan edildi.

Karşı devrimi kabullenmeyen Musa, Mısır’dan umudunu kesti. İnanırlarıyla birlikte Mısır’ı terketti. Ve kendi devletini kurdu.
Yüzyıllar sonra Roma İmparatorluğu işgal ettiği Musa’nın ülkesinde tek tanrıcı dinle tanıştı. Akhenaton’un laneti, İsa’nın kanıyla Roma’ya da bulaştı.

“Size diyorum: Ne yiyeceksiniz, yahut ne içeceksiniz diye hayatınız için, ne giyeceksiniz diye bedeniniz için kaygı çekmeyin ”

Sufi felsefesinin temeli İsa’nın bu sözlerine dayanır.
“Bir lokma bir hırka” anlayışı ve Mevlana’nın “Rızkımın peşinde koşmam” sözü, İsa’nın yaşam ilkeleriyle aynıdır. İncillere göre Tanrı’nın egemenliğine girebilmenin, Tasavvufa göre kamil insan olabilmenin önündeki engeldir zenginlik peşinde koşmak.
İsa insanlara: “Yer yüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin ki, orada güve ve pas yeyip bozar ve orada hırsızlar delip girerler ve çalarlar. Fakat kendinize gökte hazineler biriktirin ki, orada ne güve, ne de pas yeyip bozar ve hırsızlar orada ne deler ve ne de çalarlar”. Bu sözlerin anlamı açıkça “mal-mülk edinmeyin, hazinelerinizi, kiler ve ambarlarınızı doldurmayın, dünya için çalışmayın” demek değil midir?

Öyleyse Hristiyan kapitalistler, hem dini hem de kapitalizmi savunanlar nasıl izah edecekler bu ayetleri?
Örnek ortada. Zengin adama “Herşeyini sat, peşime düş!” diyor İsa.
Hangi kapitalist tüm varlığını yoksullara dağıtıp, o da bir yoksul gibi yaşar?

Bazı Hristiyan araştırmacılara göre Kudüs’teki ilk Hristiyan Kilisesi, zorunlu olarak komünist prensipleri uygulamıştır.
Bazı araştırmacılar ise, verdiğimiz İncil ayetlerine dayanarak, Hristiyanlığın başlangıcında özel mülkiyetin olmadığını, İsa’nın etrafında toplanan ilk cemaatte ve ondan sonra Kudüs’de meydana gelen Hristiyan cemaatinde özel mülkiyet yerine, bir tür komünist sistemin uygulandığı ve ortak mülkiyet esasına dayanan bir yapının var olduğunu söylemektedirler.

İsa bir Yahudiydi ve başlangıçta bir Yahudi mezhebi gibi ortaya çıkmıştı.
Zamanla mesihliği “Öyle diyorsanız öyledir” diyerek kabullendi.
Birçok Yahudi peygamberinden çok daha etkili olmasına rağmen Yahudilere kendisini kabul ettirememesinin nedeni söylemleriydi.
Ama söylemlerindeki “Tanrının oğlu” olduğu sözlerinden ziyade mülkiyete karşı, zenginlere karşı tavrıydı. Din, mülkiyete karşı değil, mülkiyeti koruyan olmalıydı.
Nitekim, Pavlus sayesinde  öyle de oldu.

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İSA EGEMEN OLSAYDI için 6 cevap

  1. Saçma sapan görüşler.

  2. dr.Osman Erten dedi ki:

    bilgiye ulaşmadan tabuların üstesinden gelemeyiz.çabanız için teşekkürler.

  3. gürak gayretli dedi ki:

    Kur’an’da şöyle der: Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır. Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını mı sanıyor? Hayır; andolsun o, hutame’ye atılacaktır.Hutame’nin ne olduğunu sana bildiren nedir? Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.(Hümeze 2–6) Ayrıca :Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz. (Cuma 10) Kur’an’nın bir çok yerinde -zekat’tan ayrı ve daha önemli bir ibadet olarak- infak etmekten bahsedilir. Yani her zaman sadece maldan mülkten değil, bir güzel sözden-gönül almadan ibaret olan elde ettiğin nimetlerden paylaşmak dağıtmak ile yapılan ibadet. Ne anlamalıyız? Mal mülk yığacağım diye, nimetlerin asıl sahibini gücendirecek işlerden yani yoksulu doyurmaktan, giyindirmekten, iş vermekten, garibi sevindirmekten geri kalmayalım, aç kalacak kadar tembel olmayalım, çoluk çocuğumuzu aç açık bırakmayalım, geçimimizi sağlayalım, eşlerimizi hoş tutalım. Para kazan, esiri olma, insanlara faydan olsun.

  4. sevginin ışığı dedi ki:

    Bu yazınızı bilgilerin karıştırılması sebebiyle biraz yavan buldum… İzninizle bazı noktaları açığa çıkarayım:
    ***İsa’nın sözlerinin değiştirilmemiş, kilise tarafından biraz törpülenmemiş halini Buda’nın sözlerinde bulabilirsiniz… Elçilerin işlerindeki Pavlus’un sözlerinde değil… Bugünki kilisenin temellerini atmaya başlayan Pavlus, tam eşitilikten yana değildi, çünkü bazı mektuplarında kadınların kocalarında karşı itaatlerini buyuruyor… İsa’nın Hindistan’a gitmesiyle ilgili sağlam kanıtlar var ortada. Orada mezarı bile var kendisinin… Ama bana göre sırf Buda’nın sözleri ile kendisinin sözlerini yan yana koymak yeterli…
    *** İsa, işkence edilip önüne getirildiği, kendisine ”Sen gerçekten de Yahudi’lerin kralı mısın?” diye, idamına karar vermek için İsa’ya sorular soran Romalı valiye ”Benim krallığım asla bu dünyada değildir” demiş. Eh bu da yazınıza bir cevap olmuştur diye umuyorum…

  5. bildirici dedi ki:

    Mesih’i tanımayan kıt imanlılar onun havarisiymiş, yanı başındalarmış gibi konuşuyor ve İsa’nın sözleri bunlar değildi diyorlar. İsa’ya inananlar kafirlerden üstün tutulacaklardır. Onun karşı geldiği hırsla para yığanlaradır.

  6. Yazı yanlış temele oturtulmuış.
    İsa , yeni ahitte yasa olarak isimlendirilen eski ahit Tevrat’ı red etmediği için insancıl, eşitçi değildir.
    İncilde insan onurunu zedeleyen, kendileri gibi olmayanlara yaşam hakkı tanımayan bolca ayet vardır.

    İsa kendisini boşu boşuna işkenceyle öldüren Tevratın tanrısı Yahve’nin önceden getirdiği kurallara doğal olarak Oğlu olduğu için tam uyuyordu. Eski ahit hiç bozulmamıştı, Baba’nın getirdiği kuralları Oğlu yürürlükten kaldıramazdı.
    Matta5. “17 Kutsal Yasa’yı, ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.18 Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak. 19 Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği’nde büyük sayılacak.”

    İsa komüncü, yani eşitçi, fakirden, mazlumdan yana falan degildir. O Tevratı onaylayan, Tevrat yasalarının bir noktasının bile değistirelemeyeceğini söyleyen,Tevrat, Sürgün(Mısırdan çıkış) 22.18“Büyücü kadını yaşatmayacaksınız diyen, yeni ahit korontiler 11’de kadının erkekten asağıda kirli bir varlık olduğu için başlarının kapanmasını emreden bir kadın düşmanıdır

    Luka:19
    27‘Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!’ ”
    28 İsa, bu sözleri söyledikten sonra önden yürüyerek Yeruşalim’e doğru ilerledi.

    İsa krallığını tanımayan, eski ve yeni ahit kurallarına inanmayanların kılıçtan geçirilmesini isteyen bir zalimdir.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s