MARİFETNAME mi REZALETNAME mi?

Şeyh Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri (!) ‘nin 1984  yılında  basılan  Marifetname adlı eserinin  2.  sayfasında  İstanbul  Müftüsü  Selahattin  Kaya’nın  takdimi  şöyledir.  “Yazıldığı  asırlara  ışık  tutan,  günümüze  kadar  değerinden  bir  şey  kaybetmeksizin  dini  eserler  arasında  müstesna  bir  yer  işgal  eden  Marifetname’nin  tekrar  irfan  hayatımızda  yer  alması  sevindirici  bir  olaydır.”

Şimdi  bu  kitaptan  bazı  ilginç  alıntılar  yapalım. Sıkı  durun..

YEDİ GÖK

Hak Teâlâ yüksek cennetlerin altında güneş ışığından yetmişbin perde icat etmiştir. Onların altında ay ışığından yetmişbin perde ortaya çıkarmıştır. Onların altında karanlıktan yetmişbin perde yaratmıştır. Bütün bu perdeler çeşitli meleklerden ibarettir. Onların altında taksim edilmiş rızıklar denizi vardır. Onun altında nimetler denizi vardır. Onun altında su denizi vardır. Onun altında hayat denizi vardır. Bütün bu denizler, Hak’kın nimetlerinden kinayedir.

Bu denizlerin altında yedi gök vardır. Bu, çiçekli nurdandır. Bir rivayette, kırmızı yakuttandır. Bunun izmi ariba’dır. Meleklerle doludur. Buradaki melekler adam suretindedir. Tesbihleri daima: “Sübhanallah ve bi hamdihi adade halkihi ve zineti arşihi ve midadi kelimatihi” dir. Onlar Hak Teâlâ’dan gayri kimseyi bilmezler. Birbirlerine dahi bakmazlar. Allah korkusundan ayakta durup, kıyamete kadar ağlarlar. Bunlara mukarrabin melekler, ruhaniyyin melekler, derler. Onların reislerinin ismi: Rakyail’dir. Bu, yedi göğün bekçisidir. Bunların altında altıncı gök vardır. Taze incidendir. Buranın ismi: Raka’dır. Buradaki melekler oğlan suretinde, yüzleri gülden tazedir. Hepsi Allah korkusundan rükûa gitmişlerdir. “Sübhane Rabbi külli şeyin” tesbihini dillerine vird etmişlerdir. Reislerinin adı: Kemhail’dir. Bu, altıncı göğün bekçisidir. Bunun altında beşinci gök vardır. Kırmızı altındandır. Bunun ismi:

Dineka’dır. Buranın melekleri huri suretindedir. Bunların hepsi Allah korkusundan oturup kalmışlardır. Tesbihleri: “Sübhane hâlikunnur ve bi hamdihi” olmuştur. Reislerinin ismi: Semhail’dir. Bu, beşinci göğün bekçisidir. Bunun altında dördüncü gök vardır ki, beyaz gümüştendir. İsmi: Erkalun’dur. Buranın melekleri at suretindedir. Tesbihleri: “Sübhane melikil kuddüsi Rabbena ve Rabbil melaiketi ver ruh” olmuştur. Reislerinin ismi: Kakail’dir. Bu dördüncü göğün bekçisidir. Bunun altında üçüncü gök vardır ki, sarı yakuttandır. İsmi: Mâun’dur. Bunun melekleri kartal suretindedir. Tesbihleri: Sübhane’l-melik’el-hayyi’llezi ve lâ yemût” kelimesidir. Reislerinin ismi: Safdail’dir Bu, üçüncü göğün bekçisidir. Bunun altında ikinci gök vardıry ki, kırmızı yakuttandır. ismi: Kaydum’dur. Buranın melekleri deve suretindedir. Tesbihleri: “Sübhane zil izzeti vel ceberut” olmuştur. Reislerinin ismi: Mihail’dir. Bu, ikinci göğün bekçisidir. Bunun altında birici gök vardır ki, yeşil zebercettendir. İsmi: Berkia’dır. Buranın melekleri öküz suretindedir. Tesbihleri: “Sübhane zil mülki vel melekut” olmuştur. Buradakilerin reisinin ismi: İsmail’dir. Dünya göğünün bekçisidir. Bu, büyük ve güzel bir melektir ki, Mikail’in vekilidir. Yağmuru her yere taksim eden odur. Yağmur damlaları onun hesabıyle iner ve bulutlar onun sevkeylediği yere gider.

Hak Taâlâ, yedi göğün her birisini, balıklar gibi binlerce çeşit yaratıkla dopdolu etmiştir.
Yedi göğün duvarı olan kaf dağının ötesinde bir büyük yılan yaratmıştır.
Yılan, büyük dağı halka gibi kuşatıp, başını kuyruğu üzerine koymuştur. Kıyamete dek Hak Taâlâ’ya yüksek savtıyle tesbih eder.
Bu denizler ortasında yedi yer, bir gemi gibi hareketli ve huzursuz iken, Hak Taâlâ bir büyük melek tayin etmiştir ki, yerlerin etrafını kavrayıp bir omuzu üzerinde sâki kılmıştı.

Sonra Hak Taâlâ, o meleğin ayağı sağlam dursun için yeşil yakuttan bir büyük kare biçiminde kaya yaratmıştır ki; onun en üst düzeyinde bin vâdi yaratıp, her birini bir deniz ile ve her denizi binlerce çeşit yaratıkla doldurmuştur.
Daha sonra Hak Taâlâ, o kayayı sabit tutmak içi bir büyük kırmızı öküz yaratmıştır ki, onun kırkbin başı, kırkbin boynuzu, kırkbin ayağı vardır.
Her iki ayağı arası bir yıllık yoldur.
Kayayı, boynuzları ve sırtı üzerine yüklenmiştir. Bu öküzün adı: Liyunan’dır.

Sonra Hak Taâlâ, onun ayaklarını sabitleştirmek için bir büyük balık yaratmıştır ki, yedi deniz onun ağzında bir damla gibidir.

 

Sonra Hak Taâlâ, o balığın altında bir büyük deniz yaratmıştır ki, büyük alık, bu büyük denizde sükûn ve karar etmiştir.
Sonra Hak Taâlâ, o denizi altıda, yedi tabaka cehennem yaratmıştır.
O büyük deniz, cehennem üzerinde sâkin olmuştur.

Sonra Hak Taâlâ, yedi cehennemin altında sert rüzgâr yaratmıştır ki, sair ve sakar (cehennemin iki tabakası) onun üzerinde karar kılmıştır.
Daha sonra Hak Taâlâ, o rüzgârın altında karanlık ve onun altında pere yaratmıştır.
Yaratıkların ilmi o perdeye dek yetmiştir. Mülkünü ve mülkünde olanları Allah daha iyi bilir.

YEDİ YER

Hak Taâlâ, kudretiyle yerleri birbirinin altında yedi tabaka yaratmıştır.
Her yerin genişliği ve her iki yerin ara mesafesini beşyüz yıllık yol edip, hava ile dolu eylemiştir.

İlk tabakanın nâmı: Dimka’dır. Kısır rüzgâr gibi havası nâhoştur. Onda bi çeşit yaratık vardır ki, Berşem nâmıyle meşhurdur. onlara hem hesap, hem azap vardır.

İkinci tabakanın adı: Celde’dir. Onda cehennemlikler için azabın he türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas’ıdr. Birbirlerini yerler.

Üçüncü tabakanın adı: Celde’dir. Onda cehennemlikler için azabın her türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas’dır. Birbirlerini yerler. Üçüncü tabakanın ismi: Arka’dır. Onda katır gibi akrepler vardır ki, kuyrukları mızraklar benzeridir. Her birinin kuyruğunda üçyüz boğum vardır ki, öldürücü zehir ile dolmuştur. Onun sakinleri bir hasis taifedir ki onlara: Kabes derler. Onların yiyeceği toprak, içeceği rutubettir.

Dördüncü tabakanın adı: Harba’dır. Onda dağlar gibi ejderhalar vardır ki, kuyrukları uzun hurma ağacı gibidir. eğer birinin zehiri bahr-i muhite karışsa, denizdeki yaratıkların cümlesi helak olurlardı. Onun sâkinlerine: Cülhan deler. Onların ne gözleri, ne ayakları vardır, ancak iki kanatları vardır ki, uçarlar.

Beşinci tabakanın adı: melsa’dır. kavminin adı: Muhtat’dır. Sayıları hesaba gelmez. Biribirlerini yerler. Orada kükürtten dağlar gibi taşlar vardır ki, kâfirlerin boyunlarına bağlayıp, cehenneme bırakırlar.

Altıncı tabakanın adı: Siccin’dir. Cehennemliklerin amel defterleri oradadır. Sakinlerine: Kutata derler. Cümlesi kuş şeklindedir. Lâkin elleri adam eli gibi, kulakları öküz kulağı gibi, ayakları koyun ayağı gibidir. Onlar, melekle gibidir; yemezler, içmezler, uyumazlar ve cinsî ilişkide bulunmazlar. Daima Hak Taâlâ’ya ibadet ederler. Bir rivayette, ateşliklerin ruhları, kıyamete kadar orada hapsolmuşlardır.

Yedinci tabakanın adı: Ucba’dır. Kavminin adı: Cüsum’dur. Cümlesi kısa boylu, siyah habeşli gibidir. Elleri ve ayakları, yırtıcı hayvan pençesi gibidir. Ye’cüc ve Me’cüc’ü onlar helak etseler gerektir. Halen, lânetlenmiş İblis, taraftarlarıyla onda sâkindir. Kendisi bir taht üzerinde oturur. Yandaşları etrafında saf saf durup, her biri yeryüzünde insanoğlunu sapıtmakla ettikleri fesat ve fitneleri, İblis’e arz ederler. Onlardan her kimin şer ve fesadı çok ve büyük ise; İblis onu yanına alıp, sahte övgüler düzüp, iltifat ederek yakınlarından sayar. Hak Taâlâ, Ümmet-i Muhammed’i onların şerlerinden korusun. Amin.

MELEKLERİ  KORKUTAN  YAKUT  GÖZLÜ  YILAN

Bütün  bu  saf  saf  olan  meleklerin  ötesinde  bir  büyük  yılan  vardır.  Arşı  azamı  başı  kuyruğunun  üzerine  gelmek  üzere  çevrelemiştir.  Başı  beyaz  inciden,  bedeni  sarı  altından  ve  gözleri  kırmızı  yakuttan  yaratılmıştır.  Her  bir  tüyünün  dibinde  bir  meleğin  tespih  ettiği  yüz  bin  kanadı  vardır.  Bu  sarı  yılanın  tespihinin  sesi  diğer  bütün  meleklerin  tespih  seslerini  bastırarak  onlara  korku  verir.  Ağznı  açtığı  zaman  gökleri  ve  yeri  bir  lokma  etmesi  mümkündür.  Eğer  o  büyük  yılana  ilham  olunmasa  idi,  onun  sesinin  heybetinden  bütün  mahluklar  helak  olurdu.

ALTI  YÜZ  KANATLI,  ALTMIŞ  BİN  TELEKLİ  MELEK

Birisi  Cebrail  aleyhisselamdır  ki  altı  yüz  kanadı  vardır.  Her  birinin  yüz  teleği  vardır  ki  her  teleğin  uzunluğu  Batı  ile  Doğu’nun  arası  kadardır.  Tüm  kanatları  renkli  nurlarla  olmakla  beraber,  büyük  cüssesi  kardan  beyazdır.  Ayakları  yerin  altına  kadar  uzanır.  Kanadının  bir  tüyü  ile  dağları  devirecek  kadar  kuvvetlidir.

KULPLU  GÜNEŞ  VE  KILIFLI  AY  ARABALARI


Allah  sözü  edilen  derya  içinde  Güneş  için  üç  yüz  altmış  kulplu  elmastan  bir  araba  yaratıp,  üzerine  Güneş  koymuştur.  Güneş’i  arabası  ile  doğudan  batıya  doğru  çekip  götürmeleri  için  her  kulpundan  tutacak  bir  melek  tayin  etmiştir.  Ay  içinde  Hak  Teala  üç  yüz  kulplu  sarı  yakuttan  bir  araba  yaratarak,  üzerine  Ay’ı  yerleştirmiştir.  Ay’ı  arabası  ile  doğudan  batıya  çekip  götürmeleri  için  her  kulpu  tutacak  bir  melek  tayin  edilmiştir.  Ayrıca  Ay  için  cevherden  altmış  kulplu  bir  kılıf  yaratmış,  her  kulptan  tutacak  altmış  melek  tayin

etmiştir.  Ay’ın  arabasını  götüren  melekler  onu  her  gün  Güneş’ten  uzaklaştırdıkça,  kılıfını  tutan  melekler  de  kılıfı  her  gün  Ay’dan  biraz  daha  sıyırarak  Güneş  ile  Ay  karşı  karşıya  geldiğinde  kılıfından  tamamen  çıkıp  dolunay  halinde  görülür.  Sonra  Ay’ı  Güneş’e  melekler  yavaş  yavaş  yaklaştırdıkça  kılıfını  da  diğer  taraftan  her  gün  biraz  daha  yaklaştırıp  Ay  Güneş’e  iyice  yaklaştığında  kılıfını  Ay’a  tamamen  giydirirler.  Kıyamete  kadar  bu  şekilde  devam  eder.  Bu  sebepten  Ay  bazen  hilal,  bazen  yarım  ay,  bazen  dolunay  şeklinde  görülür.

1984  yılında  basımı  yapan  Bedir  Yayınevi  bakın kitap hakkında ne  diyor;

“Bu  kitabın  müellifi  Erzurumlu  İbrahim  Hakkı  hazretleri  zahir  batın  ilimlerinde  son  derece  yüksek  bir  mevkiye  sahip  olup,  hem  ulemai  amilinden,  hem  de  meşayihi  kiramdan  bir  zatı  celilül  kadirdir.  Kendisini  rahmetle  anar,  onun  ve  diğer  piranın  ruhaniyetlerinin  bizimle  beraber  olmasını  Hak  Teala’dan  niyaz  ederiz.  Müellif  hazretleri  Ehli  Sünnet  Vel  Cemaat  mezhebindedir.  Zaten  hem  itikad  ve  hem  amelde  tek  yol  Sünniliktir.  Zamanımızda  İslâm  dünyasında  ve  bu  arada  memleketimizde  türeyen  bazı  gafil  ve  cahiller  Ehli  Sünnet  yolundan  saparak  yüce  dinimizin  safiyetini  bozmak  istemektedirler.  Reformcular,  Vehhabiler,  Selefiye  cereyanı  salikleri,  mezhepleri  inkar  edenler,  mezhepleri  birbirine  karıştırmak  isteyenler,  İran  Rafizilerinin  peşine  düşenler,  din  perdesi  altında  hizipçilik,  anarşi  ve  terör  kundakçılığı  yapanlar  ortalığı  ifsad  etmektedirler.  Tüm  mü’min  kardeşlerimizin  bu  zararlı  bidat  cereyanlarına  karşı  son  derece  uyanık  bulunmaları,  onların  aldatıcı  propagandalarına  kanmamaları  ve  Ehli  Sünnet  mezhebine  sımsıkı  sarılmaları  lazımdır.  Ta  ki  dinimiz  yücelsin,  ümmetimiz  selamet  bulsun.  Marifetname’nin  bu  baskısı  büyük emeklerle  hazırlanmış  gerektiği  zaman  selahiyet  sahiplerine  danışılmış  ve  elden  geldiği  kadar  eksiksiz  bir  eser  vermek  için  gayret  sarf  edilmiştir.  Türkiye’mizin  yetiştirmiş  olduğu  büyük  İslâm  alimi  ve  arifi  olan  Şeyh  İbrahim  Hakkı  Erzurumi  hazretlerinin  Marifetname’si  eski  tabirle  bir  muhital  maariftir  yani  bir  ilim  ve  irfan  okyanusudur.  Baştan  sona  kadar  inceliklerle,  hikmetlerle  dolu  bir  hazinedir.  Böyle  bir  eseri  milletimize  sunmaktan  bahtiyarlık  duyuyoruz  ve  bizi  buna  muvaffak  kıldığı  için  Halkımıza  hamdu  senalar  ediyoruz.”

Bu kitapları okuyan halkımızın ne kadar bilimsel düşünebileceğine siz karar verin..

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

27 Responses to MARİFETNAME mi REZALETNAME mi?

  1. dogan kacak dedi ki:

    herşeyi bilimle çözemezsn.bu zatın kalp gozu açık senın göremedgnı gorur,bılemedıgnı bılır.bu kıtabı halkmz okuyr,sen de oku…

    • Hayri UÇAR dedi ki:

      Peygamber s.a.v.den iyi mi gördü? Birde sahih hadisler falan, bunlar efsane ve şahsın kurguları. Ancak kuran ve hadise uyan da var. O da abartılı. Müfessirler ve muhaddisler ittifak ve icma etmişler gibi sözler doğru değil. Hangi müfessir ve muhaddis?

      • ALLAH cc Peygamberleri vasıtası ile Vahyi haber göndermiştir. Peygamberler insanların en mükemel eğitilmiş ve ALLAH cc tarafından tam bilgi ile (Rabbi) tarafından edeplenilen ahlaklanan yetiştirilen ve ilmi yanlışsız karışımsız ve kendi nefislerine uyarak hiç bir söz söylemeyecek bir şekilde yaratılmış ve ALLAH cc dima tevecüü, halinde sadece ALLAH’tan aldıkları Vahyi insanlara tebli ile görevli Kullarıdır. Peygambere verilen ilim normal insanlar üstü İbrahim Hakkı bu yazdıklarını yavudi hiristiyanlardan bile böyle biri çıkmamaış bu yazılanlar tamamen iftira içeren sözler, ve İslama büyük zarar verdiği açık, işte Kur’an ve shih Hadislerin dışına çıkan insanların durumu sonuç hüsran. Bu bir MARİFETNAME DEĞİL FELAKETNAME .

    • Cengiz Han dedi ki:

      hay sıçıyım onun kalb gözüne ulan şu zırvalığa bak yahu?! Allah sözü edilen derya içinde Güneş için üç yüz altmış kulplu elmastan bir araba yaratıp, üzerine Güneş koymuştur. Güneş’i arabası ile doğudan batıya doğru çekip götürmeleri için her kulpundan tutacak bir melek tayin etmiştir. Ay içinde Hak Teala üç yüz kulplu sarı yakuttan bir araba yaratarak, üzerine Ay’ı yerleştirmiştir. Ay’ı arabası ile doğudan batıya çekip götürmeleri için her kulpu tutacak bir melek tayin edilmiştir. Ayrıca Ay için cevherden altmış kulplu bir kılıf yaratmış, her kulptan tutacak altmış melek tayin

      etmiştir. Ay’ın arabasını götüren melekler onu her gün Güneş’ten uzaklaştırdıkça, kılıfını tutan melekler de kılıfı her gün Ay’dan biraz daha sıyırarak Güneş ile Ay karşı karşıya geldiğinde kılıfından tamamen çıkıp dolunay halinde görülür. Sonra Ay’ı Güneş’e melekler yavaş yavaş yaklaştırdıkça kılıfını da diğer taraftan her gün biraz daha yaklaştırıp Ay Güneş’e iyice yaklaştığında kılıfını Ay’a tamamen giydirirler. Kıyamete kadar bu şekilde devam eder. Bu sebepten Ay bazen hilal, bazen yarım ay, bazen dolunay şeklinde görülür. ulan dünyadan hacim olarak 1 milyon üç yüz bin kat daha büyük güneşi elmas bir tepsiye koyuyor ve 360 kulp takıyor ve melekler o koca güneşi dünyanın doğusundan alıp batısına doğru çekerek götürüyorlar. bu deli zırvası resmen. bir defa dünya diğer güneşin etrafında dönen 8 gezegenden biridir ve güneş dünyanın göğünde hareket etmez gerizekalı. dünya diğer gezegenler ve gök cisimleriyle beraber güneşin etrafında döner. bu adam güneşin elmas tepsi içinde dünya göğünde melekler tarafından elmas tepsiyle taşındığını söylüyor siz ahmaklarda hala yok kalp gözü yok bilmem ne. ulan sizin gibi aptallarla aynı dinden olmadığım için şükrediyorum.

      • ayşe dedi ki:

        Düşünmeden konuşan cahil, araba dediyse araba mı hayal ediyorsun zavallıcık. Adam günler için 360 demiş 5 günlük bir farkla bilmiş sonuçta.

  2. selim dedi ki:

    Sana ne zararı var o zatıtn yazdıklarının ve hatta sen yazdıklarını bilimsel bulmayabilirsin ama bunu sadece yorumla değil her hangi bir meziyetin varsa bilimsel yollarla yap / en basiti marifetnamedeki seğirmeleri hayatında gözlemlemeye çalış bakalım hata bulabilecekmisin :))))

    • murat özbey dedi ki:

      sen bunu yazdığına göre senin hayatta olman hata. ulan şu zırvalıkların neyini bilimsel yollarla inceleyeceğiz gerizekalı arap bedevisi; Allah sözü edilen derya içinde Güneş için üç yüz altmış kulplu elmastan bir araba yaratıp, üzerine Güneş koymuştur. Güneş’i arabası ile doğudan batıya doğru çekip götürmeleri için her kulpundan tutacak bir melek tayin etmiştir. Ay içinde Hak Teala üç yüz kulplu sarı yakuttan bir araba yaratarak, üzerine Ay’ı yerleştirmiştir. Ay’ı arabası ile doğudan batıya çekip götürmeleri için her kulpu tutacak bir melek tayin edilmiştir. Ayrıca Ay için cevherden altmış kulplu bir kılıf yaratmış, her kulptan tutacak altmış melek tayin
      etmiştir. Ay’ın arabasını götüren melekler onu her gün Güneş’ten uzaklaştırdıkça, kılıfını tutan melekler de kılıfı her gün Ay’dan biraz daha sıyırarak Güneş ile Ay karşı karşıya geldiğinde kılıfından tamamen çıkıp dolunay halinde görülür. Sonra Ay’ı Güneş’e melekler yavaş yavaş yaklaştırdıkça kılıfını da diğer taraftan her gün biraz daha yaklaştırıp Ay Güneş’e iyice yaklaştığında kılıfını Ay’a tamamen giydirirler. Kıyamete kadar bu şekilde devam eder. Bu sebepten Ay bazen hilal, bazen yarım ay, bazen dolunay şeklinde görülür.

  3. ALLAH cc gayp olan bu kadar olmadık alaylar içern yorumlar, hanği bilimden bahsedi-lebilir Ayet Hadis,mi? sizin böyle söylemeniz kader okuma gibi kaderiyeciler-den farkınız nedir, hatta daha da ötesi ALLAH cc bilbirmediği ve sorumlu tutmayacağı bir hatta, haşa siz biliyorsunuz demek o kişi kurdu bu düzeni demek mi istiyorsunuz şaşılacak birisisiniz.

  4. sinan dedi ki:

    TAM BİR REZALETNAME OLMUŞ 🙂

  5. Yavuz Selim dedi ki:

    Ben bir Müslüman’ım, Marifetnameye inanan adamın, İmanına ‘da aklınada, kişiliğinede şaşarım. Aklını kaçırmış bir manyağın hayal ürünü düşleridir Marifetname. Allah’ın bildirmediği şeyleri bildiğini iddia eden bir manyaktır yazanda.

    • cahit dedi ki:

      marifet name tamamen yüce rabbimizin eseridir salak olmassanız bunu okuyan insanin bilim ve hikmetten pay almış insanlar anlar zaten ibrahim hakkı hz de bunu kitapta belirtmiş bilim ve hik metten pay almamış bir insan bu kitabı okusada anlayamaz…

      • murat özbey dedi ki:

        şu zırvalığa bakılırsa yüce rabbin değilde senin gibi aptal bir arap bedevisinin eseri gibi duruyor: Allah sözü edilen derya içinde Güneş için üç yüz altmış kulplu elmastan bir araba yaratıp, üzerine Güneş koymuştur. Güneş’i arabası ile doğudan batıya doğru çekip götürmeleri için her kulpundan tutacak bir melek tayin etmiştir. Ay içinde Hak Teala üç yüz kulplu sarı yakuttan bir araba yaratarak, üzerine Ay’ı yerleştirmiştir. Ay’ı arabası ile doğudan batıya çekip götürmeleri için her kulpu tutacak bir melek tayin edilmiştir. Ayrıca Ay için cevherden altmış kulplu bir kılıf yaratmış, her kulptan tutacak altmış melek tayin

  6. cahit dedi ki:

    ben şahsım adına marifetname kitabını okudum ve okurken o kitabın içinde kendimi buldum çok değerli bir eser herkeze tavsiye ederim ibrahim hakkı hz retlerini tanımayan insan ne cüretle eserlerine dil uzatıyor hala anlamış deyilim lütfen saygılı olalım allah ibrahim hakkı hz den razı olsun nur içinde yat deyerli erzurumlu ibrahim hakkı hz .cahit günzüt eyer bukitabı okusanız sevinirim.

    • murat dedi ki:

      günümüzde uzayda bizimki de dahil binlerce uydu dolaşıyor ve bilimsel gerçeklere göre dünya küre şeklindedir. hem kendi hem güneşin etrafında döner. güneşe gelince dünyaya göre sabit bir noktadadır. dünyadan 1.300.000 kat daha büyüktür. güneş dünyanın değil dünya güneşin etrafında döner. güneş güneş sistemi ile beraber samanyolu galaksisinin etrafında döner. oysa ibrahim delisine göre güneşi elmas tepsi içinde 360 melek dünyanın etrafında doğudan alıp batıya doğru götürüyorlar. Allah sözü edilen derya içinde Güneş için üç yüz altmış kulplu elmastan bir araba yaratıp, üzerine Güneş koymuştur. Güneş’i arabası ile doğudan batıya doğru çekip götürmeleri için her kulpundan tutacak bir melek tayin etmiştir. Ay içinde Hak Teala üç yüz kulplu sarı yakuttan bir araba yaratarak, üzerine Ay’ı yerleştirmiştir. Ay’ı arabası ile doğudan batıya çekip götürmeleri için her kulpu tutacak bir melek tayin edilmiştir. Ayrıca Ay için cevherden altmış kulplu bir kılıf yaratmış, her kulptan tutacak altmış melek tayin
      etmiştir. Ay’ın arabasını götüren melekler onu her gün Güneş’ten uzaklaştırdıkça, kılıfını tutan melekler de kılıfı her gün Ay’dan biraz daha sıyırarak Güneş ile Ay karşı karşıya geldiğinde kılıfından tamamen çıkıp dolunay halinde görülür. Sonra Ay’ı Güneş’e melekler yavaş yavaş yaklaştırdıkça kılıfını da diğer taraftan her gün biraz daha yaklaştırıp Ay Güneş’e iyice yaklaştığında kılıfını Ay’a tamamen giydirirler. Kıyamete kadar bu şekilde devam eder. Bu sebepten Ay bazen hilal, bazen yarım ay, bazen dolunay şeklinde görülür. buna beyin taşıyan herkes zırvalık der. ve bu adama din alimi demek islama bir hakarettir.

  7. ali yılmaz dedi ki:

    incilin yuhannaya vahiy bölümünü okuyunca ürpermiştim,fakat yukarıda yazılanları görünce gerçekmi,masalmı yada hayal ürünümü dersin.bana göre tanı korkusu öyleabartılmışki sevgisi,şefkati,affından hiç söz edilmemiştir.ben sonsuz allah sevgisine inan biriyim yukarıda yazılanlar bir hayal ürünüdür bence.

  8. nurullah dedi ki:

    Allahın 99 ismini bile tam ezbere bilmeyen insanlar, kaderi tarif edemeyen insanlar, Allahın sıfatları ile yarıtılan melekleri ve peygamberlerini tanımayan insanlar, piyasada okadar incil dağıtılıp, din adına karalama kampanyaları yapılırken bunlara nasıl önlem bulabiliriz çaresine bakmadan İbrahim Hakkı Hazretlerinin yazmış olduğu kitaba yorum yapacak kadarmı erdiniz. cidden bazen böyle yorumlar insanı güldürüyor size gülmek isterdim ama sadece tebessüm edebiliyorum benim sizin yorumlarınızda espiri anlayışım bukadar biraz daha mantıklı yorumlar yapın koca adamlarsınız. her gördüğünüzü birde çevrimi yapılmadan kendiniz araştırın. o kitap türkçe yazımmaşı herhalde osmanlıca yazılmış sonradan çevrilmiş acaba ne kadar çevrilmiş neler kesilmiş tam kitapmı diye bir araştırın sonra yorum yapın.

  9. ayhan dedi ki:

    ÜsTADIN BİRİ sİZİN TAPTIĞINIZ BENİM AYAKLARIMIN ALTINDADIR DEMİŞ.KELLEsİNİ ALMIŞLAR.İLMİ OLMAYAN CAHİLLER.ELEŞTİRİ YAPMADAN ÖNCE Bİ BAK AYAKLARININ ALTINDA NE VAR.ALTIN ÇIKMIŞ VE YILLAR sONRA ANLAMIŞLAR BÜYÜK BİR ZAT OLDUĞU.BUNLAR NE ANLAR MARİFETTEN ALİMLERDEN VELİLERDEN.NAMAZLARINI BİLE ŞEKİLDEN İBARET sAYARLAR.ANCAK ELEŞTİRİRLER.MEVLANA HZ LERİ HERŞEYİN DÖNDÜĞÜNÜ BİLİMDEN ÖNCE KEŞFETMİŞ.BİLİMDE ATOM DÜNYAsINDA HERŞEYİN DÖNDÜĞÜ IsPATLANINCA HANİ ELEŞTİRİ YAPAN AKILLARI ALMAYAN GERİZEKALILAR NOLDU DA HEMEN sUsTUNUZ.BAKIYORUM DA HALA BU GERİZEKALILAR BU DÖNEMDEDE VARLAR VE ELEŞTİRİ YAPIYORLAR.ALLAH selamet versin size.siz bildiğiniz gibi yaşayın..Cehennem sadece lavdan ibaret he.3-5 şeyde küçük akrep yılan vardır.Herşeye kadir olan Allah ım de sonra bu alemlerin olmasına HAŞA yaratmasına kadir değil de veya akıl güç yetireme.Bari susunda kendinize güldürmeyin.ALLAH AZABIDA ŞANINA YAKIŞIR ŞEKİLDE BÜYÜK OLUR.HER DAİM AYETLERDE UYARIYOR.ÇETİN BİR AZAB VARDIR ONLAR İÇİN.ANLAMINI OTURDA BİRAZ TEFEKKÜR ET EY CAHİL.

  10. Durmus Yayla dedi ki:

    valla bu yazılanların daha başında birkaç satır okudum ve okumayıda bıraktım maalesef biraz saçma yok öküzün başı kırkbin yok balığın ağzında deniz erzurumlu ibraam yazdıysa bunu ya aklından geçen hayelleri yazdı yada adam sıyırmış bence ama genede ALLAH BİLİR BİZE HELE O PROGRAMLARDA BAHSEDİLEN ERZURUMLU İBRAAM HAKKI BUYSA NEYSE DEDİMYA EN İYİ ALLAH BİLİR.

  11. mesira dedi ki:

    Sen inanılmaz derece de zavallı birisin, kendi zavallılığından kaçarken islama toslamışsın ve o aynada asıl çehreni görünce canavar sanıp saldırmaya başlamışsın. Çaren var mı Allah bilir beyin fukarası ama yaradan seni yaratmış ya o sebepten Allah hak ettiğini versin deyip dua ediyorum sana :))

  12. murat dedi ki:

    asıl islama saldıran böyle delilere din alimi diyen seni gibi embesillerdir. günümüzde uzayda bizimki de dahil binlerce uydu dolaşıyor ve bilimsel gerçeklere göre dünya küre şeklindedir. hem kendi hem güneşin etrafında döner. güneşe gelince dünyaya göre sabit bir noktadadır. dünyadan 1.300.000 kat daha büyüktür. güneş dünyanın değil dünya güneşin etrafında döner. güneş güneş sistemi ile beraber samanyolu galaksisinin etrafında döner. oysa ibrahim delisine göre güneşi elmas tepsi içinde 360 melek dünyanın etrafında doğudan alıp batıya doğru götürüyorlar. Allah sözü edilen derya içinde Güneş için üç yüz altmış kulplu elmastan bir araba yaratıp, üzerine Güneş koymuştur. Güneş’i arabası ile doğudan batıya doğru çekip götürmeleri için her kulpundan tutacak bir melek tayin etmiştir. Ay içinde Hak Teala üç yüz kulplu sarı yakuttan bir araba yaratarak, üzerine Ay’ı yerleştirmiştir. Ay’ı arabası ile doğudan batıya çekip götürmeleri için her kulpu tutacak bir melek tayin edilmiştir. Ayrıca Ay için cevherden altmış kulplu bir kılıf yaratmış, her kulptan tutacak altmış melek tayin
    etmiştir. Ay’ın arabasını götüren melekler onu her gün Güneş’ten uzaklaştırdıkça, kılıfını tutan melekler de kılıfı her gün Ay’dan biraz daha sıyırarak Güneş ile Ay karşı karşıya geldiğinde kılıfından tamamen çıkıp dolunay halinde görülür. Sonra Ay’ı Güneş’e melekler yavaş yavaş yaklaştırdıkça kılıfını da diğer taraftan her gün biraz daha yaklaştırıp Ay Güneş’e iyice yaklaştığında kılıfını Ay’a tamamen giydirirler. Kıyamete kadar bu şekilde devam eder. Bu sebepten Ay bazen hilal, bazen yarım ay, bazen dolunay şeklinde görülür. buna beyin taşıyan herkes zırvalık der. ve bu adama din alimi demek islama bir hakarettir.

    • Ozan dedi ki:

      Unutma kı, alim ve evliyaların çoğuna zamanında senin gibi deli denmiş hatta islam düşmanı ilan edilmiştir. Halbu ki tek suçları Allah’a yakın olmak, ve Allah hakkı için ilimini paylaşmasıdır yoksa senin gibilerden azar ve şikayet yiyip etiketlenmek istediğine değil, benim gibi aciz olan kardeşim Allah’a ve ahirete inanan ya hayır konuşur ya da asla konuşmaz. 🙂

      • xebat turna dedi ki:

        hay sen bin yaşa ozan kardeş ne yazıkki enbiyalarında evliyaların münkirleri olmuş ama en acıklısı enbiyaların düşmaları kafir iken evliyaların düşmaları gürünürde müsülman olanlardır

  13. uğur dedi ki:

    tartışmayı bile beceremiyoruz herkes birbirine hakaret ederek kendini haklı olduğunu ikna etmeye çalışıyor ayıptır böyle yapmak insana yakışmaz heleki Müslümana hiç yakışmaz.Allah inanmak ve inanmamak konusunda tercihi biz kullarına bırakmıştır .18.yy bilim adamları daha gezegenleri güneş sistemini tam anlamıyla keşfedemezken bu mübarek zaatın gezenlerin birbirine uzaklığını özelliklerini bildirmesi günümüz modern astronomisinden bahsetmesi insan vucundaki mucizeler v.s. ben bunları bir mucize olarak görüyorum ve Allahın biz kullarının aklına hayalinde idrak edemeyecek kadar değişik farklı alemleri yarattığına da inanıyorum.hazretlerinin bu kitapta anlatmak istediği Allahın azametinin kudretinin ve ilminin ne kadar büyük ve sonsuz olduğudur.Allahın selamı üzerinize olsun…

  14. MaMaLi dedi ki:

    İslam günde beş defa hötünü gök yüzüne dikenler dini))islam,hayvan boğazlayıp,etini,mangal yapanlar dini))islam,akraba kadın kızlarının becerildiği din))islam,küçük kız çocuklarının ırzına geçildiği din))islam,çöllerde kervanların soyulup,ve diğer toplulukların,yaşadıkları yerler basılıp malının mülkünün ırzının gasp edilip allah’ın emridir denilen din))islam,ele geçen ganimeti 1/5 peygamberin allah’ın dır deyip iç edilen din))islam,kadını köpekden aşşağı gören,(namazı bozan,kadın,köpek,eşşek domuz)sınıfına koyan din))islam,kadını dövün emrini veren din))islam kadını mirasdan yoksun eden din))islam,Alfred hitchcock filimlerine rahmet okutan din))güle güle kullanın)))

  15. temmuz dedi ki:

    İnanmak yada inanmamak ayrı bir durum.Ama olumlu yada olumsuz
    bu ”muhteşem esere” fikir beyan etmek tartışmak çok ilginç bence.

  16. Cengiz Han dedi ki:

    yazan zırvalıkları okuyup daha hala muhteşem eser deyip savunmaları görünce harbiden dünyanın en aptal toplumunda yaşıyoruz. yemin billah araplar bile biz türklerin yanında filozof kalır. gerçi türkiyenin zeka ortalaması 88 miş. 90 ve altı gerizekalı grubuna girer. dünyanın en güzel masallarını araplar uydururmuş, farisiler anlatırmış türkler de inanırmış. dünyadaki arap nüfüsun dörtte biri müslüman değilmiş, dünya türklerinin 200 de biri müslüman değilmiş. demek ki araplar türklerden daha zeki bir millet. sübyancı muhonun yalanlarına onlar bile inanmıyor daha çok salak türkler inanıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s