ÇELİŞKİLER-5

KİTAPLARARASI TUTARSIZLIKLAR

İslam’a göre Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an Allah tarafından gönderildiğine göre; aralarında birbiriyle zıtlıklar, tutarsızlıklar olmaması gerekir. Hepsi Allah’ın sözü ise eğer; hepsinde benzer konularda aynı hükümlerin, aynı bilgilerin verilmiş olması ve bir konu hakkında bir kitabında söylediğini sonraki kitabında değiştirmemesi, değiştiriyorsa; bunun sebebini açıklaması gerekir. Eğer Tevrat’ta anlatılan bir konu, Kur’an’da farklı bilgilerle verilmişse, Kur’an’da verilen bir emir Tevrat’ta verilen emre ters ise ikisinin de tanrı sözü olduğu düşünülebilir mi?

Toplumsal özelliklerden dolayı yüzeysel değişikliklerin ve ibadetlerdeki şekilsel farklılıkların olması normal karşılanabilir. Ya da aradan geçen uzun zaman sonucunda değişen şartlardan dolayı küçük farklılıklar da olası görülebilir. Ama durum pek de öyle basit değildir.

Birbiriyle bağdaşmayan çok sayıda zıtlık, bu kitapların aynı kaynaktan olmadığını kanıtlamaktadır. Bu nedenle de zorunlu kalınarak İslam’da Tevrat, İncil ve Zebur’un tahrif edildiği öne sürülür. Bir yandan bu kitaplara iman edilir, ama diğer yandan içerdiği bilgiler reddedilir.

Tüm tutarsızlıkları tahrifat iddiasıyla izah etmeye çabalamanın doğru olmadığını başka bir yazımızda ele alacağız. Bu yazımızda kutsal olduğuna inanılan kitaplar arasındaki önemli çelişkileri görelim:

1- Vahiy Farkı

Tevrat, İncil ve Zebur’da hitap edenler; kitabın yazarlarıdır. Kur’an’ın ise birkaç gaf dışında genelde Allah’ın hitabı şeklinde yazıldığını görürüz. Önceki kitaplarında hitaplar 3. kişilere ait iken, son kitabında direk Allah konuşur. Bu durumda Müslümanların ya önceki kitapların Allah’tan olmadığını öne sürmeleri ya da Allah’ın kitap göndermede yöntem değiştirdiğini kabul etmeleri gerekir.
Ama sadece önceki kitapların tahrif edildiği iddiasıyla yetinilir.

2- İnsan Allah’ın sureti mi?

Tevrat ve incil’e göre Tanrı insanı kendi suretinde yaratmıştır.

Tanrı, “İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.”
Yaratılış 1:26

Kur’an’a ve İslam’a göre ise Allah’ın eşi, benzeri yoktur.

3- Tevrat’ta İbrahim peygamberin babasının adı Terah, Kur’an’da ise Azer:

Yetmiş yaşından sonra Terah`ın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.
Yaratılış 11:26

Enam-74. Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

İbrahim, üç dinde de önemi büyük bir peygamber iken babasının adının farklı belirtilmiş olması ciddi bir çelişkidir. Bu konuda Azer’in İbrahim’in amcası olduğu, Arap örfünde amcaya baba da dendiği gibi ikna edici olmayan bir yorum getirilmektedir. Tanrı, tüm insanların anlayacağı şekilde yazmak yerine neden Arap örfüne göre yazmış olsun? Arap örfüne göre yazılmış olması, Kur’an’ın insan ürünü olduğunu ortaya koymaz mı?

4- İbrahim’in kurbanlık oğlu; Tevrat’a göre İshak, Kur’an’a göre İsmail.

Hepimiz İbrahim’in oğlu İsmail’i rüyasında aldığı emir gereği kurban etmeye kalkıştığını biliriz. Çünkü Kur’an’da böyle yazıldığı anlatılmıştır. Kur’an’da İsmail ya da İshak olduğu belirtilmez ama tefsircilere göre tariflenen İsmail’dir. Bu yüzden meallerde parantez içinde İsmail’i belirtirler. Halbuki Tevrat’ta kurban edilmek istenen oğul’un İshak olduğu açıkça anlatılır.

Tanrı, “İshak`ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi, “Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun.”
Yaratılış 22:2

Allah, bir kitabında İsmail derken, diğer kitabında neden İshak desin?
Belli ki İshak ismi ya bilinçli olarak İsmail’le değiştirilmiş ya da isimler karıştırılmıştır.

5- Lut, İsmail, Davud, Süleyman Tevrat’a göre peygamber değil, Kur’an’a göre peygamber.

Kur’an’da peygamber olarak geçen Lut, Tevrat’ta sadece aziz bir kişi olarak belirtiliyor. Benzer şekilde İsmail peygamber değil, sadece İbrahim’in cariyesinden olan oğlu. Davud ve Süleyman ise İsrail’in büyük kralları. Allah, bir kitabında peygamberlik vermediği bir insanı, bir başka kitabında peygamber olarak tanıtır mı? Tahrif edilmiş olsa neden edilsin? Davud gibi, Süleyman gibi övündükleri kralları neden peygamberlikten düşürmüş olsunlar?

6- Ateşe atılan İbrahim mi?

Enbiya / 68-70. Onlar: «Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin» dediler.
Biz: «Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve zararsız ol» dedik.

Kur’an’daki bu ayetlere dayanarak zalim hükümdar Nemrut’un İbrahim peygamberi ateşe attığına, ateşin İbrahim’i yakmadığına inanılır. Ama Tevrat İbrahim’in ateşe atılmasından bahsetmez. Ateşe atılma olayı üç Yahudi ile ilgili bir hikayedir. Üstelik Tevrat’a göre İbrahim’le Nemrut aynı tarihlerde yaşamamış ve birbirlerini görmemişlerdir. Aralarında 300 yıl fark vardır. İbrahim’in ateşe atılma hikayesi Tevrat’ın yanlış yorumlandığı Musevi kitaplarından olan Midraş metinlerinde geçer. Tevrat’taki bir ayetin Midraş’taki yanlış çevirisinden kaynaklanan hatanın aynen Kur’an’da da yer alması ilginçtir. Bu, Kur’an’daki bilgilerin sadece Tevrat’tan değil, Yahudilerin diğer din kitaplarından ve sözlü anlatımlarından da edinildiğini göstermektedir.

7- Hangi Meryem?

Kur’an’a göre İsa’nın annesi Meryem, Harun’la kardeş. İncil’e göre ise arada 1500 sene fark var.

Meryem-28. Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

Tevrat’ta Musa’nın 2 kardeşi vardır, Harun ve Miryam. Babaları da Amram’dır.
Ali İmran suresinde İsa’nın annesi Meryem’in doğumundan bahsederken babasının adını İmran olarak verir. Aynı şekilde Tahrim suresinde de.

Ali İmran-35. Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti.

Tahrim-12. Bir de İmran kızı Meryem ki, iffetini korumuş, biz de ona ruhumuzdan üflemiştik. O Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etmişti ve Allah’a gönülden itaat eden kimselerdendi.

“Ortada bir tesadüf mü var acaba? Musa’nın babasıyla, İsa’nın dedesinin isimleri aynı olabilir mi?” diye düşünsek de; Hristiyanlar Meryem’in babasının adının İmran olduğunu reddediyorlar. Hristiyanlara göre Meryem’in babasının adı Joachim.
“Ey Harun’un kızkardeşi!”hitabından da anlaşılan odur ki Muhammed hazretleri herhalde Meryem’leri karıştırmıştır. İsa’dan 1500 yıl önce yaşamış olan Musa ve Harun’u İsa’nın dayısı sanmış olabilir.

8- İsa Çarmıha gerilmedi mi?

İncil’e göre İsa çarmıha gerilerek öldürülmüştür. Kur’an ise çarmıha gerilenin İsa olmadığını yazar.

Nisa-157. Ve: «Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük.» demeleri yüzünden. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat kendilerine bir benzetme yapıldı. Onda anlaşmazlığa düşenler bundan dolayı şüphe içindedirler, o hususta tahmin peşinde gitmekten başka hiç bir bilgileri yoktur. Kesin olarak O’nu öldürmediler.

9- Farklı teslis

Hristiyanlıkta teslis, baba-oğul ve kutsal ruh’tur.
Ama Kur’an, Hristiyanların baba-oğul ve Meryem’e taptıklarını yazar.

Maide-73. Andolsun ki «Allah, üçün üçüncüsüdür» diyenler de kâfir olmuşlardır. (…)

Maide-116. Allah, kıyamet günü şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah’ı bırakarak beni ve anamı iki ilâh edinin, dedin?” (…)

Bilinçsizce Meryem’i de teslise dahil zannedenlerin olması doğaldır. Ya da o dönemde Hristiyanlar içinde küçük bir grup Meryem’e de tanrı diye inanmış olabilir. Ancak evrensel olduğu iddia edilen bir kitabın genel inanış yerine küçük bir grubu dikkate alarak tüm Hristiyanları böyle nitelemesi doğru mudur? Bu, Ali’yi tanrı gibi gören küçük bir mezhebi tüm İslam’a maletmekten farksızdır.

10- Haman, Firavun’un adamı mı, Babil Kralı’nın Yardımcısı mı?

Kur’an’da Firavun’la birlikte adı geçen kişilerden biri “Haman”dır. Haman, Kur’an’ın 6 ayrı ayetinde, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna karşılık Tevrat’ta Musa’nın hayatını anlatan bölümde değil, Musa’dan yaklaşık 1100 sene sonra yaşamış ve Yahudilere zulmetmiş bir Babil kralının yardımcısı olarak geçer.

Bu olaylardan sonra Kral Ahaşveroş, Agaklı Hammedata`nın oğlu Haman`ı yüksek bir göreve atayıp onurlandırdı. Onu bütün önderlerden daha yetkili kıldı.
Ester 3:1

Ankebut-39. Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.

Sonuç:

Verdiğimiz tutarsızlık örnekleri çoğaltılabilir. Kur’an’da İsa’nın bebekken dile gelip konuştuğunu yazması gibi. İncil ise tamamen İsa’nın yaşamını anlattığı halde bundan bahsetmez. İncil’de İsa için tanrının oğlu denir, Kur’an reddeder. Kur’an, İncil’de Ahmed adında bir peygamber geleceğini yazar ama İncil’de paraklet’in yani kutsal ruh’un geleceği yazılıdır. Ve Hristiyanlara göre İsa’dan hemen sonra kutsal ruh gelmiştir. Tevrat, tufanın tüm dünyadaki canlıları yok ettiğini yazar ama Kur’an’a ve İslam’a göre bölgeseldir. Nuh’un gemisinin Tevrat’ta Ararat dağına konduğu yazılıdır, kur’an’da ise Cudi dağına. Savaşa giderken, dizlerinin üzerine çökerek su içen askerlerin komutanı Tevrat’a göre Gideon, Kur’an’a göre Talut’tur. Kur’an’da Yahudilerin Üzeyr’e (Ezra) tanrının oğlu dediklerini yazar ama Yahudiler hiçbir dönemde böyle bir inanca sahip olmamışlardır. Şeytan, İncil’e göre melek, Kur’an’a göre cindir. Şeytan, İncil’e göre Tanrı ile aynı mertebeye ulaşmak istediği için, Kur’an’a göre ise Adem’e secde etmediği için lanetlenmiştir. İncil’e göre iyilikler tanrıdan kötülük şeytandan, Kur’an’a göre hayır da, şer de Allah’tandır. Deve eti Tevrat’ta haram, Kur’an’da helaldir. Şarap ise Kur’an’da haramken, İncil ve Tevrat’ta helaldir. Tevrat’ta cennet ve cehennem yoktur. İncil’e göre İsa’ya inanmayanlar, Kur’an’a göre ise Muhammed’e inanmayanlar ebedi cehennemliktir.

Adem-Havva hikayesiyle başlayan farklılıklar ve tutarsızlıklar, Nuh Tufanıyla, diğer peygamber hikayeleriyle devam etmiş, isimleri yanlış yazmaya, inançları hatalı sunmaya, haramları-helalleri karıştırmaya kadar varmıştır. Tanrı isminde bile bir tutarlılık yoktur. Tevrat’ta hem Elohim hem de YHWH geçerken, İncil’den sonra teslisle adına İsa da eklenmiş, Kur’an’da ise Allah olmuştur.

Bunlar gibi birçok farklı ve birbiriyle çelişen bilgiler karşısında bu kitapların kutsallığına inanmak mümkün mü? Tanrı, bir kitapla yetinmeyip birkaç tane gönderiyorsa bu kitapların birbirini tamamlayıcı olması gerekmez miydi? Ama bırakın birbirini tamamlamayı, her sonraki kitap öncekine göre daha fazla çelişki ve tutarsızlık sergilemiş, soru işaretlerini yoketmek yerine arttırmış, ayrı din ve inançtan olanları birleştirmek yerine aralarındaki uçurumu büyütmüştür. Bunun sonucu da savaşlar, katliamlar, zulüm ve vahşet olmuştur.

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to ÇELİŞKİLER-5

  1. Emre Koc dedi ki:

    eskı ahit kısmı olmasa sadece yeni ahit barışçıl bir kitap aslında

  2. Göksel dedi ki:

    merhaba pante,

    tevrat’ta kurban edilen kişinin ishak, kuran’da ise ismail diye geçmesinin nedenini şöyle açıklayabiliriz;

    ibrahim’in sara adında bir karısı vardı ve sara kısır olduğundan çocukları olmuyordu. daha sonra sara yanında çalışan hacer adlı cariyeye kocasıyla birlikte olmasını teklif etti. hacer de bunu kabul edip ibrahim ile birlikte oldu ve hamile kaldı. hamile kaldıktan sonra hacer sara’yı küçümsemeye başladı. bu duruma çok üzülen sara ise tanrıya dua ederek ona bir evlat bahşetmesini istedi. ardından ishak dünyaya geldi. ancak yahudilerde ilk erkek evlat çok önemli olduğundan ibrahim ismail’i daha çok seviyordu. gene de rab’den “antlaşmanın ismail soyundan değil, ishak soyundan devam edeceği” bilgisi geldi.

    yahudiler bu durumu hacer’in köle olmasına yorarlar, tanrı ise antlaşmasını asla köle soyundan olan biriyle devam ettiremez. bu nedenle ismail’e doğunun bereketli toprakları vaadedilmiş ve ona yoksulluğun dokunmayacağı rab tarafından bildirilmiştir. bugün ismail’in soyunun araplar olduğu, ishak’ın soyunun da yahudiler olduğu kabul edilir. bu iki ırkın dil ve kültürlerinin bu derece yakın olmasını da bu şekilde açıklayabiliriz.

    muhammed’in peygamberliğini iddaa ettiği dönemde mekke’ye onu görmeye gelen yahudiler, onun ismail’in soyundan olduğunu anladıkları an muhammed’in peygamberliğini tanımamışlardır. çünkü tevrat’ta açıkça antlaşmanın ishak üzerinden devam ettirildiği yazmaktadır.

    yazılarınızı ilgiyle okumaktayım, başarılar dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s