SEÇİM YALANLARI

PES DEDİRTEN VAATLER

Türkiye çok partili sisteme geçişinden bu yana onlarca seçim yaşadı. Her seçimde siyasi partilerden çeşitli vaatler duydu ama bunların büyük çoğunluğu yerine getirilmedi. Zaten bazıları da yerine getirilmeyecek türden yalan vaatlerdi. Yıllarca “Benim işçim, benim köylüm, benim memurum!” diyerek seçmenleri aldattılar. Aldatmada o denli ileri gidenler oldu ki bunların bazıları hala hatırlardadır. Her aileye çift anahtar yani hem ev hem araba yalanı, her aileye iki inek yalanı Tansu Çiller denince akla gelen yalan vaatlerdir. Erbakan’ın sahte temelleri de seçim yatırımıydı ve hiçbiri gerçekleşmedi. Demirel’in “Onlar ne verirse ben daha fazlasını vereceğim” sözü de ilginç vaatler arasında yerini almıştı. Cem Uzan’ın “Mazot’un litresi 1 lira olacak” ve “Emekliye 2 maaş ikramiye” vaatleri de unutulmazlar arasında yerini aldı.

AKP iktidara gelirken birçok vaatle gelmişti. Bunların başında AB’ye girmek vardı. Aday üye olmayı sanki girmişiz gibi bayram yaparak kutlayanlar şimdi AB’yi ağızlarına almaz oldular. 3Y olarak bilinen Yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları kaldıracakları vaadi de gerçekleşmeyenler arasında. Hatta bunların daha da arttığı iddialarında doğruluk payı var.

Şimdi yeni bir seçime gidiyoruz ve yine yalan vaatler gündemde:

“SSK’yı Kılıçdaroğlu batırdı” Yalanı

http://www.zararlicemiyet.com/2011/04/secim-yalanlar-ssky-klcdaroglu-mu-batrd.html

Çanak-çömlek yüzünden 4 yıl Marmaray’ı geciktirdiler” Yalanı

http://www.zararlicemiyet.com/2011/04/secim-yalanlar-canak-comlek-ckt.html

Çılgın Proje Yalanı

http://www.haberinadresi.org/yazar-8220Cilgin-proje8221–kuyruklu-bir-yalandir-317/

Hilal Kart Yalanı

http://www.kizilbayrak.net/makaleler-yazarlar/haber/arsiv/2011/05/21/artikel/170/irkci-fasist-mh.html

“İstanbul’a 2 yeni şehir kuracağız” Yalanı

http://www.bluemirrow.com/showthread.php?p=30266

“Ormanları genişlettik, daha da büyüteceğiz” Yalanı

http://basincini.com/akpnin-secim-beyannamesinde-orman-yalanlari.htm#axzz1Nm4kFh2G

“100 milyar dolar kaynak bulup milletin cebine koyacağız”

http://www.bugun.com.tr/haber-detay/154825-erbakan-dan-akillara-ziyan-vaat-haberi.aspx

“Çiftçiye mazot 1,5 Lira olacak” Yalanı

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1134302&title=chpli-kalkavan-ciftcinin-kullandigi-mazotun-litresini-15-lira-yapacagiz

“Yoksullara aile yardımı” Yalanı

http://www.uludagsozluk.com/k/chp-nin-aile-sigortas%C4%B1-yalan%C4%B1/

Peki kime oy verelim? Oy vermeyelim mi?

Bunu her seçmen kendi algılarına, duygularına, kaygılarına ya da umutlarına göre belirleyecektir. Parti taraftarı olanlar zaten kendi tuttukları partilerinden pek vazgeçmez. Farklı partiye oy verebilecek olanların ise kimisi AKP’nin artık şımardığını, yasaklara yöneldiğini düşünerek muhalefeti destekleyecek, kimisi ise istikrarı önemseyerek iktidarı desteklemeye devam edecek.

Bu yalanlardan bıkıp da siyasi partilere kesinlikle oy vermemeyi düşünenler için iki yol var. Ya oy kullanmayıp seçimi boykot etmek ya da bölgesindeki bağımsız adaylardan birine oy kullanmak. Bağımsız adayların çoğu iki blok halinde seçime giriyor. Biri İşçi Partisi’nin desteklediği Cumhuriyet Güç Birliği, diğeri BDP’nin desteklediği Emek, Özgürlük ve Demokrasi bloğu. Örneğin Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin propaganda videolarından biri oldukça ilginç:

Bu da Emek, Özgürlük, Demokrasi Bloğunun tanıtım klibi:

Reklamlar
Bu yazı Politika içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

SEÇİM YALANLARI için 15 cevap

  1. onur dedi ki:

    AKP gücünü emperyalizmden aldığı için son vaadler gerçekleşebilir. Günümüzdeki süreç, önceki dönemlere pek benzemiyor çünkü. Yani söz ve vaad olarak öncekiler bu tür iddiaları hep yaptılar, ama amaçları oydan ibaretti. AKP bunu sanki gerçekten yapabileceği için söylüyor gibime geldi. Yaparlarsa yapsınlar, bu niye bazı çevreleri geriyor ki. Sonuç olarak kötü bir sonucu olduğunu sanmıyorum. Yalnız şu tünel açma meselesi bana da biraz uçuk geldi. Hızlandırılmış tren faciası gibi bir sonla hüsrana uğramasında.. 🙂

  2. ugur dedi ki:

    selam, özellikle twitter da paylaşmak için bir button olsaydı süper olurdu. muhtemelen bunu ilk benden duymuyorsun. fakat sosyal medyada insanların mutlaka okuması gereken yazı ve görüşlerinin olduğu düşüncesindeyim… öyle ki henüz sadece 3 tane rastgele makale okudum…
    saygılar
    ugur

  3. onur dedi ki:

    seçimlerle beraber, türkiye’de herhangi bir dönüşüm gerçekleşmediği ortaya çıktı. türkiye, o hep bildiğimiz türkiye.

  4. Bursa evden eve dedi ki:

    Güzel bir paylaşım teşekürler.

  5. onur dedi ki:

    güzel, gerçekten AKP ifşaatlarının haddi hesabı yok.

  6. onur dedi ki:

    böyle iddialar artık nedense hiç ortalıkta görünmüyor 🙂

  7. onur dedi ki:

    adamlar kıtaların oluşumu ve şekillenmesini teknoloji ile aşacaklarını düşünmüşler. çok zeki bu arkadaşlar 🙂 ama bakıyoruz bu yazı mayıs 2011’de yazılmış. yani bildiğin postmodern dönemde. şimdi nasılda komik görünüyor.

  8. elevation dedi ki:

    Vay anasını sayın seyirciler
    ikinci boğaz köprüsü.

  9. onur dedi ki:

    Vay anasını sayın seyirciler
    ikinci boğaz köprüsü…

  10. flexbilisim dedi ki:

    verilen bilgi için tesekkürler

  11. ikoll tekstil dedi ki:

    Süleyman Demirel’in “Ne verirlerse benden 5 fazlası” sözü bile havada kalıyor. Vaatler ikiye ayrılır; biri, aklıselim sahibi her kişinin kolayca inandığı, gerçekleşmesi muhtemel olanlar, diğeri söylendiğinde güldürmekten öteye geçmeyen, hayal gücünün parlak örnekleri… Siyasi gelenekten midir bilinmez, seçimler öncesi liderlerin/adayların en çok başvurduğu tür ikincisi oluyor. Vaat türlerini ve ayrımını kavrayabilmiş Türk halkı, hep sabırla dinlemiş siyasetçisini. Öyle olmasa, politikacı zihninin ürettiği bu siyasi manevra 1946’dan beri kuşaktan kuşağa aktarılmazdı herhâlde.

    Son yıllarda vaat geleneği biraz sekteye uğrasa da, 29 Mart yerel seçimi ile ihya edileceğe benziyor. Adayların birbirinden ilginç ‘söz’leri var. Bunlar arasında en çok gündeme gelen, CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Murat Karayalçın’ın “Bilmem kaçıncı Murat içkiyi yasaklamış, ben de yoksulluğu yasaklıyorum.” demesi ve ‘hemşehrilik maaşı’ adı altında 90 bin aileye 600 TL maaş bağlama sözü. Bir diğeri yine CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan: “400 bin kişiye maaş vereceğiz.”

  12. havacı dedi ki:

    KILIÇDAROĞLU’nun emekliye dini bayramlarda çift maaş yalanını da ekleyin. Sözüm ona hesap uzmanıymış, para kaynağı sorulunca benim adım Kemal ben bulurum diyor. Önce notere damga vergisi borcunu yatırsın görelim.
    SSK’yı KK batırmadı diyorsun PANTE. Senin yaşın küçük galiba olanları hatırlamıyorsun. 28 Şubat iddianamesinde SSK’yı nasıl batırdığını Batı Çalışma Grubu açık açık anlatmış.

  13. flex servis dedi ki:

    millet uzaya bayrak dikiyor bizimkiler hala parti peşinde uyuyunn ey güzel ülkemin insanları uyanında bir çevrenize bakın suriye bakın filistine bakın bizim sonumuz bu olmayacak merak etmeyin 100 yıllardır bizimdi bizim kalacak bırakın partileri

  14. ada dantel dedi ki:

    Mevcut veriler pek değişmediği, gidişatın yönünü değiştirecek büyük ve beklenmedik bir gelişme olmadığı takdirde AKP’nin yine çoğunluğu ve tek başına iktidar konumunu koruyacağının neredeyse belli olduğu; ama onun dikta rejiminden pek de farkı olmayacağı şimdiden belli bir “başkanlık rejimi” kurmasına yetecek bir oy ve milletvekili oranı tutturup tutturamayacağını göreceğimiz Haziran 2015 seçim kampanyası Mart ayında fiilen başlamış olacak.

    Muhalefetteki parti ve akımların tümünün karşı olduğu bu Başkanlık projesini geriletebilmek, yenilgiye uğratmak için ilk akla gelen propaganda temaları dışında neler yapacakları henüz meçhul. Buna mukabil AKP’nin Recep Tayyip Erdoğan yönetim ve yönlendirmesiyle nasıl bir kampanya yürüteceğinin işaretleri şimdiden verilmeye başlandı.

    Daha önceki AKP kampanyalarından esaslı –ve önemle üzerinde durulması gerekli– bir farkı olacağı anlaşılıyor bu yeni kampanya stratejisinin. Özetle ifade edecek olursak daha önceki AKP kampanyaları seçmenleri etrafında toparlayacağı hesaplanan –demokrasi, “vesayetten kurtulma”, “milli irade egemenliği” vb.– siyasal temaların ve –“duble yollar”, “sağlık düzeni”, köprüler gibi bir kısmı da “çılgın”– projelerin reklamı üzerine kuruluyor iken; bu kez toparlanmış seçmeni konsolide etmeye yönelik bir “algısal kuşatma” stratejisi yürürlüğe konuluyor.

    İkisi arasındaki ayrım çizgisi gayet nettir. İlkinde, yani siyasal temalardan, ekonomik, toplumsal hizmet projelerinden bahsettiğinizde seçmen kitlesinin siyasal hafızasındaki olguları, deneyim ve sonuçları canlandırmaya çalışırsınız. Hizmet projeleriyle yine zihinde ve gerçeklikte fayda ve çıkarın somut karşılıkları olan iş ve eylemleri parlatırsınız. Oysa az sonra örnekleriyle anlatacağımız algısal kuşatma stratejisinin olgunun, müktesebatın bizatihi kendisiyle ilgisi, hatta ilişkisi olması gerekmez. Tam tersine olguyla, onun nesnel ve mantıkî bağlantılar ile ilgi ve ilişkisinin karartılmasına, kesilmesine yönelik ve stratejidir bu. Dahası ortada stratejinin ona dair kullandığı “kuşatma” malzemesinin tam zıddı özellikleri olan bir olgu dahi olabilir; hatta herhangi bir olgu da yoktur. Düpedüz bir yalan, uydurma üzerinden de bu malzeme devreye sokulabilir.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s