KIBLELER UZAYA BAKIYOR

dunyaay

Bakara 144. Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnut olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.

Muhammed’in dünyanın yuvarlak olduğundan bilgisiz olduğunun bir kanıtı da kıbledir. Eğer dünyanın yuvarlak olduğunu bilseydi; Mekke’den uzak diyarlarda kıblenin söz konusu olamayacağını bilirdi. Örneğin Türkiye’deki camilerin tümünün kıblesi uzaya bakmaktadır.  Çünkü kıble doğrusal bir yöndür, dairesel değildir. Eğer dairesel olsaydı, ters yönde kıble sayılırdı. Ters yöne yani Türkiye’ye göre düşündüğümüzde kuzeye dönüldüğünde de dairesel olarak yön Kabe’ye uzanabilirdi.

Kabe’ye kuzeyden ve güneyden eşit mesafede olan bir yeri göz önüne alırsak, buradaki bir Müslüman kuzeye de dönse, güneye de dönse fark etmeyecektir. Aynı şekilde batı ve doğu için de böyledir.

İslam’da tuvaletlerin yönünün kıbleye bakmaması  gerektiği vurgulanır. Cenazeler baş kıbleye bakacak şekilde gömülür. Halbuki tersine de olsa yine kıbleye bakacaktır.

Doğru kıble için camilerin Mekke’den uzaklıklarına göre yere meyilli olarak yapılması gerekirdi. Yani, doğru kıble dünyanın üzerinden değil, içinden geçmektedir. Tabi bu durumda en arkadakiler yuvarlandığı takdirde cemaat ön tarafın üzerine yığılabilir. :)))

Not:

Kur’an’ın yer ve gök ayetlerindeki ifadelerinden yeri uçsuz bucaksız düz bir alan, göğü ise yerin üzerinde bir kubbe olarak düşündüğü net olarak anlaşılır. Örneğin “Cennetin genişliği göklerle yer kadardır” ifadesi, yerin bir gök cismi olmadığının sanıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Sanki bir uçta yer diğer uçta 7. gök varmış gibi düşünülmektedir. Ayrıca Fussilet suresinde yerin ayrı göğün ayrı yaratıldığı ifadeleri de bunu göstermektedir.

Bundan çok daha net olarak Şems suresi 6. ayetinde düzlenmiş olan yere yemin edilir. Ancak bu ayet mealciler tarafından tahrif edilerek yayılıp döşenmiş olarak çevrilmiştir.

Şems 6. Vel ardı ve mâ tahâhâ.  – Ve yere ve onu düzleyene.

taha düzlemek demektir, tahiv kökünden düzgün sözcüğünden gelir. Elmalılı tefsirinde belirtilmiştir. Haznevi tefsirinde de 6- Yer´e ve onu düzeltene, şeklinde çevrilmiştir.

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

22 Responses to KIBLELER UZAYA BAKIYOR

  1. ali dedi ki:

    ne kadar cahilsin ya uçaklarda o zaman rota çizince uzaya gider değilmi

  2. Yavuz Selim dedi ki:

    Kuran’da ki yüzünü Mescidi Haram’a çevir emri, bir misyon ve duruş belirlemedir. Kabe denek kıytırık taşla alakası yoktur. Zaten ayette,Salatında dön diye bir emir bulunmaz. Genel ve sürekli olması gereken bir dönüşten bahsedilir.

    Bu yazımı ateist arkadaşların eleştirmesine gerek yok, zaten benimle aynı dine Mensup olan Müslümanlar beni yeterince paylayacaklardır. Taaakii… meallerde şerefsizce ve kasıtlı yapılan çarpıtmaları anlayıp, Namaz diye bişeyin olmadığını ve Kabe’nin bir put olduğunu idrak edinceye kadar.

    • sevginin ışığı dedi ki:

      çok güzel bir yorum yazmışsınız… Tebrik ederim…

      • Yavuz Selim dedi ki:

        Bir ……… olarak tebrik ederim, deseydiniz daha anlaşılır olurdu sanırım. İnancınız nedir acaba? Selametle….

    • bilal dedi ki:

      Sayın Yavuz Selim ! Bana yönelik en son yazdığınız yazıyı bulamadığım için namazla ilgili
      yazıya buradan devam ediyorum !!! 1- سجد ” Secde ” kelimesi arapça dilinde hiç bir zaman
      kavramak ve anlamak anlamana gelmez ! Secdenin anlamı a) Alnı yere koymak, b) Derin
      saygı duymaktır.Fakat kavramak ve anlamak anlamında hiç bir şekilde gelmez.! Mademki,
      bu kelime arapçadır.Öyleyse,bunun ne anlama geldiğini kendi düşüncelerimizle değil,arap-
      ça lügatlarından öğrenmeliyiz,başka kaynaklardan değil.2-Bir arap öğretim görevlisi,öğren-
      cilerine,” ايهاالطلاب ! فاسجدوا دروسكم ” Eyyuhat tulab ! fescüdu duruseküm! ” yani bir arap
      öğretim görevlisi,öğrencilerinin derslerini kavramaları için böyle bir ifade kullanırsa,bütün öğrenciler galiba hocamız üşüttü diyerek gülmekten kendilerinden geçeceklerdir.!!! Çünkü
      arapçada ”secde ” kelimesi,hiç zaman kavramak ve anlmak anlamına gelmez..!!!
      2- NİSA-102.aytte, ” فا ذا سجدوا ” Bunlar secde ettiklerinde ..” demekle hz.peygamberin
      secdesinden söz edilmemiş ve yanındakiler için bu ifade kullanılmıştır? Bu nedenle bunun
      anlamı vahyi kavramaktır ..” demektesiniz. ! EVET,Neden ” فاذا سجدتم ” secdeye vardığınız
      da…” yani hz.peygamber de secdeye varanlarla gösterilmemiştir.? CEVAP: a)
      NİSA- 101.ayetten başlayalım: واذا ضربتم في الارض فليس عليكم ان تقصروا من الصلاة ان خفتم ان يفتنكم الذين
      كفروا ان الكافرين لكم عدوا مبينا ”Sefer esnasında kafirlerin size bir fenalık (saldırı) yapmalarından
      endişe ederseniz namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur.Gerçekten kafirler sizin besbelli olan düşmanlarınızdır.” Demekki Burada namzın kısaltılması ve iki rekate indiril-
      mesi söz konusudur.NİSA- 102: واذا كنت فيهم فاقمت لهم الصلاة الخ ” Resulüm! Sen onların içinde
      (cephede) olup da onlara namaz kıldıracak olursan,onlardan bir kısmı sana tabi olarak na-
      maza dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar.Bunlar secdeye vardıklarında,diğer kısım ar-kanızda beklesinler.Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin,sana tabi olarak na-
      maz kılsınlar……..” BU NAMAZ,PEYGAMBERİMİZİN ZATUR-RİKA GAZVASINDA KI-
      SALTARAK KILDIRMIŞ OLDUĞU NAMAZDIR.Neden ayette ”secdeye vardığınız ” değil
      de,” Onlar secdeye vardığında ” şeklindedir.??? CEPHEDE NAMAZ ŞEKLİ : ? Namaz
      kıldıran kişi,cemaati iki fırkaya ayırır.Bir fırka düşmana karşı durup,düşmanı takip eder.
      (hani düşman saldırıya geçebilir ya !) Diğer bir fırka namaz kıldıranın arkasında durup,
      cemaat ile imama iştirak ederek imamla bir rekat namazı kılarak diğer kalan rekati,imam-
      dan ayrı tek başına kılıp selam verirler ve cephede duranların yerlerine geçerler,imam da
      bu defa ikinci rekate kalkmış ve uzun sureleri okuyarak,cephedekilerin yetişmelerini bek-
      leyecek,bunlar gelip imama uyarak bir rekat imamla,imam da,oturuşunu uzatarak bunlar
      ikinci rekate kalkıp namazlarına devam ederler ve imam selam vermeden önce oturuşta
      imama yetişip imamla birlikte selam verirler.” İşte,Birinci fırka son rekatın secdesini tek
      başına yaptıkları için ” NİSA-102.ayette ” فا ذا سجدوا ” Onlar secdeye vardıklarında ” diye
      ifade kullanılmıştır.Çünkü burada,Hz.peygamber veya namaz kıldıran onlarla secdeye varmıyor,O,kıraatını uzatarak diğer fırkanın gelmesini ve cemaate iltihak etmesini bekli-
      yecektir. İnşaalah konu anlaşılmıştır. b) Tevatürle namzın bu şekli bize intikal ettiğine
      göre,artık kur’an’da namaz yoktur demenin hiç bir makul gerekçesi yoktur.!!! Selam.

      • Yavuz Selim dedi ki:

        b) Tevatürle namzın bu şekli bize intikal ettiğine göre…..

        Bu savunmanız, Kuran’da detaylı bir Namaz tarifi olmadığı içindir ve ben, Kuran dışında bir kaynaktan bilgi almıyorum, hadis sünnet ve mütevatir beni bağlamıyor, herkes kendi hesabını verecektir. Selametle…

    • ALLAHLA ALDATILMAK PEYGAMBER, POSTACI, DAHA, ÖNCEKİ, PAGANİST, KÜLTÜRLER, TEVRAT, ZEBUR, İNCİL, KOPYALADI, YAZDI, ŞUNA, BAKIN, KIBLE, KIBLELER, YANLIŞ, MEZAR, CAMİ, TÜRKİYEDEN, KIBLE, KABE, YERİNE, UZAYI, GÖSTERİR, YUVARLAK, DÜNYA, KIBLENİN, YÖNÜ, GÖK

      OLUR, KIBLESİ, YANLIŞLAR,, İNSANLARI, ALLAHLA, ALDATIYOR, ŞİMDİYE, KADAR, ŞEYTANIN, ALDATTIĞINI, GÖRMEDİK, ÖNCE, İNSANLARI, ÖLDÜREN, DİNLER, YOK, EDİLMELİ,KADINI, ZİNA, YAPTI, DİYE, TAŞLIYARAK, ÖLDÜRÜYORLAR,,SONRADA, DOKUZ, YAŞINDA, KIZ, COCUKLARLA, EVLENİYOR, SOYSUZ, SAPIKLAR, PEYGAMBER, KABİLE, ŞEFİ, POSTACI, İNSANLARI, ALLAHLA, ALDATTI, ,ARAPLARIN, UYDURMA, KİTABI, KURAN, MASAL, HİKAYESİ,, BU, SİTEYİ, İNCELEYİN, KURANDA, MANTIK, DIŞI YAZILAR, OKURSUNUZ, HADİSLER, ONLARDA, UYDURMA, FASÜLYE, YEMEK, HARAMMI, ÖZÜR, DİLERİM, BAKIN, OSSURUK, ARABA FASÜLYE, YEMEK, HARAM, DON DURMA, HARAM,,PEYGAMBER, ÖLÜP, ALLAHIN, YANINA, GİTTİĞİNDE,, ALLAH, ALLAH, OLDUĞUNU, PEYGAMBERE, İSPAT, ETMEK, İCİN, BALDIRINI, GÖSTERİYORMUŞ, BİLGİLERİNİZE, SAYGILARIMLA

    • bir kul dedi ki:

      Yavuz Selim dedi ki:
      16/04/2013, 19:37 BU TARİHLİYAZINA İSTİNADEN

      ZIRVA TEVİL GÖTÜRMEZ

      5:6 – Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.

      4:43 – Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

      4:102 – Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

      4:103 – O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah’ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

      5:55 – Sizin asıl dostunuz Allah’tır, O’nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.
      3:43 – Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku’ edenlerle beraber rüku’ et” demişlerdi.

      2:43 – Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

      2:125 – Biz ta o zaman bu Beyt’i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim’den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail’e şöyle ahid verdik: “Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!”

      38:24 – Davud dedi ki: “Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az.” Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah’a yöneldi.

      48:29 – Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.

      77:48 -Onlara: “Rüku edin” denildiği zaman etmezler.

      62:9 – Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah’ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

      62:10 – Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

      70:22 – Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.

      70:23 – Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.

      70:34 – Namazlarına devam ederler.

      17:110 – (Sen onlara) de ki: İster “Allah” deyin, ister “Rahmân” deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O’nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.

      İYİ DÜŞÜNCELER

  3. Abdullahabdal dedi ki:

    Ayetteki Söylenen ..ilk kıble Kudüstür..Muhammedin Kabilesi Kureyşin bakıcısı olduğu Al-Lat, Al-menat, Al-uza nın anneleri Al-lah (la İLAHE deki anne) kabededir. Muhammed kabilesinin yine Al-lah putuna dönmesini istemiş..
    Bu kıble olayı Kuranda Dünyanın Düz bilindiğinin anlaşılması açısından verilmiştir.
    Kuranda net açıktır bir çok ayette de, Müslümanların mecburen yalan söylemelerine karşılık tüm kanıtlar sunulmaktadır ki..,
    Müslüman Kuranda olmayan namazı dönemediği kıbleye dönmeye çalışarak zahmet etmesin:)

  4. sizi gidi kuzkerler sizi dedi ki:

    İslamda kıble farzdır, ya kıble bilinmiyorsa ne yapılır.. kişi kendi bilgisiyle gözlemleriyle olası gördüğü yöne döner.. niyet ederken “yöneldim kıbleye” der ve namazını kılar. bunda çıkacak sonuç şudur islamda kıbleye bedenen değil kalben yönelilir.. yoksa zaten kabeye nokta atışı dönüp namaz kılmanın imkansız olduğunu ve bunun sadece mekke ve çevresinde olası olabileceğini bütün müslümanlar bilir.. ateist deist her ne boksa artık işte bunların amacı yalnız yanmamak.. kendileri yiyip içecek sıçacaklar bu dünyada sonrasında yanarken yalnızlık çekmeme adına çırpınışlar başlar.. bu dünyada başlarlar yanmaya..

    • Tunc Tunc dedi ki:

      Ben ateizme inanmiyorum. Inanmiyorum diyenler kendilerine de inanmiyorlar. Bir SEYin var oldugunu biliyorlar. Ama adi ustunde kafir/inkarci/ hakikatin ustunu orten. Elini yuzune kapatip GUNES YOKTUR diyenler.

  5. Tunc Tunc dedi ki:

    Ateist olarak yasamak zor olsa gerek. Daima icinizde bir savas olsa gerek. Melakeleriniz daima seytaninizla savasmakta ve sizin nefsinize kolay geldiginden seytaninizin tarafini secmis vaziyette ama melakeleriniz sizi terketmemis durumdasiniz. O yuzden kendinizi tatmin ve digerlerini sizin bulundugunuz duruma sokmak icin daima ve surekli ALLAH ile catisma halindesiniz. Allahi inkar etme geregi duymaniz, bu savastaki taraf seciminizden dolayidir. Lakin, sizde Allaha iman ediyorsunuz ve belkide namazli niyazli bir cok kisiden daha cok iman ediyorsunuzdur. Onun icin Islama ve muslumanlara fiili ve sozlu dusmanlik yapiyorsaniz Allah en kisa zamanda belanizi verisn diyorum. yok eger sadece arayis icindeyseniz veya sadece fikrinizi savunmaktasaniz, Allah sizi islah edip hidayet edip kurtulusa yonlendirsin.

  6. Tunc Tunc dedi ki:

    Kabe konusu: kasitli cahil ve dusmanmisiniz, yoksa kasitli dusman ve cahilmisiniz?
    Kabe illa ki olmasi sartdir, birlik beraberlik icin kargasa olmamasi icin, soru isaretleri olmamasi icin, Namazlarin hep bir yone ve yilda 1 muslumanlarin bulusmalari icin bir mekan bir yön olmazsa olmazdir. YOk siz uzaya yoneliyorsunuz demeniz gercekten cok cocukca ve ahmakca. Yani bunu savunmak bile asiri gereksiz. Sizin baska isiniz gucunu yokmu Allah askina veya sizin kozmoz askina?? Nicin bu kadar Islam dusmanligi geregi duyuyorsunuz? Haa tabi seytaniniz rahat durmuyor ondan olabilirmi acaba? Muslumanlar teblig icin islami anlatirlar, ateizmi anlatmazlar, ateizm yanlistir vs diye. Siz ateistler ateistligi teblig etmek icin ateizmi anlatmiyorsunuz Yaratilisa dusman kesiliyorsunuz. Once Allahin var olmadigini ispatlayin, sonra Kuran hakkinda konusun. Eger Allah varsa, elbet Kuranda var. Kuran yok veya hasa yanlistir deyip Allahin olmadigini ispatliyamazsiniz, zaten yorumladiginiz ayetleri kasitli yanlis yorumluyorsunuz. Sems 6 da dunyanin DUZ oldugunu tefsir ediyorsunuz. Gulelim mi… DUZ kelimisi nerden cikariyorsunuz? Diyanet mealinden tutun fizilali kurana kadar her mealda TAHA HA onu yayip doseyene manasi veriliyor. Siz ateistler DUZ diyorsunuz. Bu sizin iftiraci sahtekar ve yalanci ve dusman oldugunuzun kanitidir. Cehenneme kadar yolunuz var.

  7. ecma dedi ki:

    arladaşım ateist olmana mani yok bu yolda devam et ki sonun belli zaten cehennem sanırım onada inanmazsın ya. kıble yada yön tayini nedir peki kısaca gemiler elindeki pusula yardımı ile yol alır değil mi pusulanın ununu sen bul bakalım nereyi işaret ediyor bulabildin mi sanmam o kadar ne ilmin yeter nede aklın lakin gemiler pusula yardımı ile yol alıyor pusulaları da mı elipsel bir şekle vermeyi düşünüyorsun yoksa lakin kep kuzeyi gösteriyor işte kıble yada bizim kıbleye dönmemiz inananlar için söylüyorum budur nasıl ki bir pusula şaşırımadan kuzeyi doğrular ise bizlerde ibadetimizi kabe ye yüzümüzü çeviriyoruz sizler insanların akıllarına yanlış bilgilerle dolduruyorsunuz kendiniz inanın şunu da biliyorum ki insanlar menfaat para güzel yaşama mal sevdası dünya sevdası gibi sebeplerden dolayı inandık iman ettik demelerine rağmen sizin yaptıklarınızı geçenleri de gördüm

    • sarp mustafa dedi ki:

      Boş insan seni…
      Pusula manyetik alan kuvvetiyle evet dairesel çalışır. Çünkü manyetik alan çizgileri daireseldir. Siz kabeyi bulmak için manyetik alanla arıyorsanız o ayrı bir mesele. Ama kuranda manyetik alan çizgileriyle dairesel olarak kabenin yöynünü tayin edin demiyor.

  8. kuantum-agnostik dedi ki:

    video konuyla alakalı olmasada kurandaki dünya şeklini iyi irdelemiş. sonunda söylediği sözlerde ders verici. ayette bahsedilen dünyanın -beşik- oluşuna da ayrı değinselerdi ilginçliği artardı..

    • elcin dedi ki:

      kuranda dunyanin besik seklinde oldugunu soylenmiyor.Mecazi anlamda kullanilmis bir kelime

  9. ali yılymaz dedi ki:

    biz aleviler cemlerimizde kıble aramayız.çünkü bizim kıblemiz insandır.zira cemde halka namazı kılarız.şöyleizah edeyim kabede namaz kılanları düşünün kabeyikaldırın insanlar halka halinde yani yüzyüze namaz kılarlar.bizim ibadetlerimizde yüzyüzedir.

  10. halil dedi ki:

    İleride onlara âyetlerimizi hem birçok ufuklarda, hem de kendi NEFİSLERİNDE göstereceğiz. Tâ ki, O’nun (Kur’ân’ın) hakk olduğu meydana çıkıp onlara açıklanmış olsun.. Rabbının her şeye şâhid olması yetmez mi ? FUSSİLET SURESİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s