ŞEYTANIN KÖKENİ VE CİNSİYETİ

Kur’an’da ve İslam’da Allah’ın cinsiyeti yoktur, meleklerin de.
Açıkça ifade edilmesine rağmen insanlar yine de dolaylı da olsa bir cinsiyet yakıştırırlar.

Tevrat’a göre Allah Adem’i kendi suretinde yaratmıştır.
Yani Allah kuşa, balığa, bitkiye, taşa benzemez, insana benzer.
Adem erkek olduğuna göre Allah da erkek olarak tahayyül edilmiştir.

Çocukların çoğunun kafasındaki imaj da Allah’ın erkek olduğudur.
Bu çocuğa öğretilmemiştir ama dolaylı olarak öyle algılatılmıştır.
“Allah baba” hitabı kesinlikle reddedilmesine rağmen tamamen sökülüp atılamamıştır.
Bugüne dek “Allah ana” diyene de rastlanmamıştır.

Hristiyan aleminde de kiliseden kabul görmese de Allah erkek olarak resmedilir.

Esmaül Hüsna’daki Allah’ın isimleri hep erkeklere verilir.

Aziz, Mümin, Melik, Rahim, halim, Kerim, Hafız, Latif, Hasib, Vahid, Macid, Kadir, Adil

Bu isimler kızlara verilirken -e eki alır. Azize gibi..

Zuhruf/ 19. Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.

Ayete rağmen toplumda meleklerin imajı kızdır.
“Melek” isim olarak sadece kızlara verilir.
Ama büyük meleklerin isimleri (Cebrail, İsrafil, Mikail) erkeklere verilir.

Allah’a, meleklere cinsiyet yakıştırması yapılır ama ilginçtir ki şeytan cinsiyetten münezzehtir.
Kimse şeytanı erkek ya da dişi olarak algılamaz.

Kur’an’da Şeytanın cinlerden olduğu yazılıdır.
Ama ne hikmetse meleklerle beraberdir, hatta meleklerin başıdır.
Allah’a isyan eder ve kovulur.

Şeytan melek olsaydı cinsiyeti olmayacaktı.
Madem ki şeytan cinlerden, cinlerin de erkeği dişisi olduğuna göre;
Şeytanın cinsiyeti nedir acaba?

Kadının erkeğin kaburgasından yaratılmış olmasını, erkeğin yarı haklarına sahip oluşunu, cehennemin çoğunluğunun kadınlardan oluşmasını, şeytanın Adem’e secde etmeyişinin arkasında feministlik aranmasını, “kadın şeytandır” sözünün yaygınlığını gözönüne aldığımızda şeytanın cinsiyetinin dişi olma ihtimali daha yüksek.

Mitolojide Şeytan Figürleri

Tek tanrıcı dinlerin kötülük figürü şeytan, Mitolojilerde, çok tanrılı dinlerde kötülük tanrısı olarak geçer. Tek tanrıcılığa geçildiğinde, çok tanrıcılıktaki ikincil tanrılar meleğe dönüştürülmüş, kötü tanrılar ise şeytan olarak isimlendirilmiştir.

Pan:

İnanışa göre Yunan tanrısı Hermes’in oğlu Pan, boynuzları ve çift toynaklı ayaklarıyla, aşırı kıllı vücuduyla yarı insan yarı keçi görünümüne sahipti. Kırlarda aniden insanların karşısına çıkıp görüntüsüyle insanları korkuttuğu için panik sözcüğüne de ilham kaynağı olmuştur. Birçok kaynakta Pan, çığlık atarak düşmanlarını kaçırma, panik ettirme yeteneğine sahip olarak tanımlanmıştır. Pan çoban kavalını sever, azgın tekeler gibi güzel nhymphaların peşine düşerdi. İnsanların, hayvanların uyuduğu kızgın, ıssız yaz öğlelerinde birdenbire, beklenmedik gürültüler koparır ve etrafında paniğe neden olurdu.

Set:

Mısır mitolojisinde Seth kötülük tanrısı, kardeşi Osiris ise iyilik tanrısıdır. Set, erkek kardeşi Osiris’i öldürmesi ile ünlüdür, mitolojiye göre insanlar ve tanrı‘lar Osiris’i severler. Koyduğu kuralları severek yerine getirirler. Kardeşi Seth onun bu başarısını kıskanır. Seth Osiris’ten kurtulmak için bir plan yapar.72 kişi Seth’e bu plan için yardımda bulunmuştur. Kardeşinin ölçülerine uygun bir tabut yaptırır ve tabutu çok pahalı elmaslarla süsler. Bir şölen düzenler ve Osiris’i de o şölene davet eder. Şölenin en sonunda önceden yaptırdığı tabutu çıkararak bu tabutun kime uyarsa ona verileceğini söyler. Herkes tabutu sırayla dener ve sıra Osiris’e geldiğinde Osiris tabutun içine girdiğinde Seth tabutu hızlıca kapayıp çiviler ve Tabutu Nil nehrine bırakır, aynı zamanda onun oğlu Horus‘u da öldürmeye teşebbüs etmiştir. Horus, yaşamış, babasının ölümünün intikamını almış ve Set’i sonsuza kadar çöle sürgüne yollamıştır. Set’in sürgüne gönderilme kararı Ra tarafından yönetilen tanrılar konseyinde alınmıştır. Tanrıların çoğu Horus ve onun annesi İsis’in Osiris’ten gelen Mısır tacının mirasçısının Horus olduğu iddiasını desteklerken, Ra bu fikre katılmamıştır. O, Horus‘un böyle güçlü bir pozisyon için çok genç olduğuna inanıyordu. Böylece, duruşma kimse yenişemeden uzun yıllar sürdü. İsis’in bir kurnazlığı davanın kapanmasına neden oldu.

Lilith:

Meleklerin başı olan şeytan konvulduktan sonra cinlerin başı olmuştur. Yahudi mitolojisinde adı Şamaeldir ve erkektir.
Yine bu mitolojiye göre Lilith, Adem’le birlikte yaratılan ilk kadındır ve Adem’in eşidir.
Ama Adem’le anlaşamaz, sürekli tartışır, çekişir. Aralarındaki en büyük sorun; sevişme sırasında Lilith’in altta olmaya karşı çıkmasıdır. “İkimiz de topraktan yaratıldık ve eşitiz” diyerek Adem’e tabi olmayı reddeder. Ve dünyaya kovulur. Cinlerin kralı şeytan Şamael’le tanışır. Onunla beraber olur. Ondan sayısız çocuklar doğurur.

Adem yalnız kalınca Lilith’e tekrar kavuşmak ister. Lilith’i davet etmek üzere 3 melek gönderilir ama Lilith daveti reddeder.
Melekler gelmediği hergün için 100 çocuğunun öldürüleceğini söylerler. Lilith bu tehdite de aldırmaz ama hergün 100 çocuğu öldürülür.
Lilith ikna edilemediği için tanrı, Adem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır. Kaburga kemiğinden yaratma sebebi, erkeğine bağlı kalıp karşı gelmemesi içindir.

Çocuklarının öldürülmesi üzerine Lilith, yeni doğan çocukları öldürmek için and içer ve nerede bir lohusa kadın bulursa çocuğunu öldürür.
Artık Lilith şeytanlaşmıştır ve adı “Dişi şeytan” olmuştur. Sadece yeni doğan çocukları öldürmekle kalmaz. Kadınları erkeklere karşı kışkırtır, erkekleri baştan çıkarır. Rüyalara girer ve insanları rüyasında kirletir. Hatta tohumlarını çalar ve bazılarından çocuk doğurur. Bunlardan biri de İlyas peygamberdir. Lilith İlyas’a “Senden çocuklarım var” der. İlyas, onunla beraber olmadığı için itiraz edip bunun mümkün olmadığını söyler. Lilith ise “Ama rüyalarına girdim. Seni kirlettim ve tohumlarını çaldım.” der. Lilith’in bir başka adı da “tohum hırsızı” olmuştur.

Lilith’in kökeni çok tanrıcı Mezopotamya uygarlıklarına kadar gider. Rüzgar tanrıçası Lilitu ile ilişkilendirildiği gibi Babil metinlerinde tanrı Baal’in eşi aşk tanrıçası İştar’ın tapınak fahişesi olarak da ilişkilendirilir.

Lucifer:

Talmud, Bava Batra Bölümü, Daf 16a ‘ya göre: Şeytan, kötü dürtüler ve Ölüm Meleği aynı varlıklardır. Eski Ahid’e göre şeytan güzeller güzeli, bilgeler bilgesidir.

Ezekiel 28:12–19: “..güzellerin ve bilgelerin en mükemmeliydin. Eden’de, Tanrı’nın bahçesindeydin. Giysilerin hep güzel taşlarla – yakut, zümrüt, aytaşı, beril, onix, safir, turkuazla – ve altın işlemelerle süslüydü. Bunlar sana sen yaratıldığın gün verildi. Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım. Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun. Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek. Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun. Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim. Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın. Seni içine hapsettiğim ateşle beraber Dünya’ya attım. Seni takip edenlerle beraber sonunuz ateşler içinde küle dönecek. Çok feci bir sona geldin.”

Tanrıya isyan ettiği için kovulan şeytan Şamael’in Hristiyanlıktaki adı Lucifer’dır. Adem ile Havva’yı aldatan yılan da Hristiyan ulemasınca şeytan olarak kabul görmüştür. Latincede Lucifer sabah yıldızı olarak anılan Venüs’ün ismidir. Ve ilginç olan aşk tanrıçası Afrodit’i simgeler.

Erkek şeytan olan cinlerin kralı Şamael’in Hristiyanlıktaki karşılığı Lucifer, aşk tanrıçası Afrodit simgesiyle dişi olarak karşımıza gelir. Ve kafalarımız tekrar karışır.

Bu çelişki bizi şeytan Şamael’in Lucifer olmadığı sonucuna götürür. Evet Lucifer düşen meleklerden biri olabilir ama tanrıya isyan eden başmelek ve kovulan şeytan değildir. Hristiyan uleması, pagan Roma mitolojisinden aldığı Lucifer figürünü şeytan Şamael’le eşleştirerek hata yapmıştır.

Ayrıca Lucifer’ın Hristiyanlıktaki bir başka adı “Şeytanın oğlu”dur. Bu durumda “Lucifer, Şamael’le Lilith’in oğlu mudur?”  diye düşünmemiz gerekir. Ama Roma mitolojisinde Lucifer, Tanrıça Aurora (Dawn) ve Tanrı Ceyx’in oğlu olarak geçer. Anlaşılan odur ki çoktanrıcı dinlerdeki kötü tanrılar, tek tanrıcı dinlere şeytan figürü olarak değişik şekillerde aktarılmıştır.

Bunu en bariz olarak Zerdüşt dini olan Mazdaizmde-Pers Mitolojisinde görürüz. Yaratıcı olan Ahura Mazda iyiliklerin tanrısıdır. Buna karşın ona düşman olan Ehrimen kötülüklerin tanrısıdır. Ehrimen’in cinsiyeti hakkında  bir bilgi olmamakla beraber delik delik bir vücuda sahip çift boynuzlu bir adam olarak tasvir edilir. Bu tipleme şeytanı andırır ve şeytan figürünün Ehrimen’den geldiği kanaatini güçlendirir. Pers mitolojisindeki bir başka figür parilerdir. Dilimize peri olarak geçen çok güzel ve iyilik dolu varlık, Pers mitolojisinde çirkin ve kötü bir kadın olarak nitelenir, yani şeytani varlık gibi görülür.

Bilgeler bilgesi şeytanın kökeni hakkında iddialar en eski din ve mitoloji olan Sümer’in sular ve bilgeler tanrısı Enki‘ye kadar uzanır. Hatta İslam’daki şeytan taşlamasının benzeri olarak Enki de taşlanmıştır. Ve Enki erkektir.

Görüldüğü gibi Mitolojide şeytan hayli karmaşıktır. Dişi mi yoksa erkek mi olduğu bile net değildir. İslam’da şeytanın cinlerden olduğu ve cinlerin de erkekli-dişili yaratıldığı söylenirken şeytanın ya da başşeytan olan İblis’in cinsiyeti bilinmez.

Serdar Kaangil

Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

ŞEYTANIN KÖKENİ VE CİNSİYETİ için 20 cevap

  1. Ferda Yamanoğlu dedi ki:

    Sizin siteye girince ,henüz keşfedilmemiş,madde evrenine paralel olduğu düşünülen ,antimadde evrenine girmiş gibi oluyorum.

  2. Ferda Yamanoğlu dedi ki:

    Enam-101 de yazan yoktan varolmanın gerçekleşmesi için herşeyin, big-bangtan sonra zıddıyla yaratılması gerekiyor.Yani temel formül 0=+1-1.Şeytanın yaratılması,günahlar ,ateistler, -1 in temsilcisi.Ama bir düzeni sağlıyorlar.Stephan Hawkinginde Evrenin enerjisinin sıfır olduğunu söylemesi bunun bir kanıtı.Bu durum fizikte süpersimetri olarak biliniyor.Paul Dirac bu konuda Nobel aldı.Ama Mevlana bu konulardan,o devirde mesnevide bahsetmiş.Bu konu Yasin -36.ayettede yazıyor.Saygılarımla.

  3. mehmet dedi ki:

    allah belanızı versin allahın cinsiyeti yoktur tevrata incilde binlercekezdeğiştirilmişti her duyduğunuza inanmayın

    • Ahmet Günay dedi ki:

      bela okuma len… ne biçim müslümansın sen? önce okuduğunu anla…. Arapça bilmiyorsan araştır, Allah’a hep erkek sıfatı verilir, “huve allah” gibi, anlamı: O (erkek) Allah demektir, dişi olsa “hiye allah” denirdi… bilmiyorsan anla, sığır gibi davranma!

  4. orion dedi ki:

    lilith güzelmiş..
    bir hatayı düzeltelim sayın editör yukarda allahın 99 ismi bilgisi yanlış sıfat ve fiili eylemler var esmaül hüsnada el melik yönetici <isim ama eskiden ülkeyi yönetenlerede melik denirdi er rahim bağışlayan <<fiil er rahman esirgeyen <<<fiil bundan sonrasıda hep buna benzer şeyler daraltan genişleten sıfat ile fiil iç içe kullanılmış cümle yapıları arapçası kısa ama türkçe anlamı dan çıkardıkları sonuçlar isim değil……http://www.mumsema.com/el-esmaul-husna-allahin-guzel-isimleri/2234-esma-ul-husna-ve-anlamlari.html :::::::: linktede görüleceği gibi ben isim göremiyorum allah dışında…..ama yine yukarda tutarsızlıkları iyi yakalamıssınız::::allah ademi kendi suretinde yarattı ise birşeye benzetilmiş sonuçta …tevrata göre adem topraktan ilk yaratılan ..müslamanlara göre ilk yaratılan ruh son peygamber…. alevilere göre tuttum aynayı yüzüme ali göründe gözüme…..ademe kendi ruhundan üfleyen allah suret ten kastı ben insanım diyor ama münezzehlik kavramı ile birşeye benzetilmek istemiyor..hatta çoğu müslümana göre ayı parmakla işaret etmeyin sakıncalı ama allah bir derken elini havaya kaldırabilirsin… ve şahit tuttuğu ve yerini göstermeye çalıştığı kişi allah…….ne yerde ne gökte hernereye baksanız onun tecellisi ayan beyan ortadadır …bir yığın kafa karışıklığı zaten incildede ayet başları bab bizimkilerde allah baba demekte sakınca görmemiş demekki….benim anladığım seytandan kasıt kötü tabiatlı insan …şeytan cinlerden değilmiydi cin tekil can çoğul ise kastedilen insan burda bir kişiye cin birden fazla kişiye can denir…can olan insan değilmi bazı kişiler bu detayları atlıyorlar ve direk bela okuma yöntemine başvuruyorlar…iblis şeytan lain kuranda hep aynı kişidir..ve kuran şunuda söyler iblis cinlerdendi atası candı der ama kuran cinlerdendi derken neden cini meallerde çoğul kullanmışlar bilemem..onuda düzeltelim iblis cindi atası candı bazı kesimlere göre ilk insan şeytandı ama bu hayali bir yaratık değil bize öle empoze etmişler…oda insandı tabiki ama kötü ruhlu bir insan şeytanın asıl yazılışı ile satan kelimesinden hangi dil grubuna ait olup seceresini araştırsakta bulunacağını sanmıyorum o bizim kafamızdaki cehennem zebanisi olarak kalsın en iyisi boşverin…..satan kelimesi satmak fiili ile muhakkak bağlantılı ibraniceden arapçaya ise şeytan olarak girmiş..diğer meleklerin evli olmayıp veya erkek dişi diye gruplara bölünmemesi ama şeytanın zürriyetinin insanlara ortaklık talep etmeside ayrı konu hatta masala göre iç içeyiz onlarla kanımızda damarlarımızda dolanıp vesvese verebiliyor bize oysa ..biz madde aleminde değilken yani bu dünyada adem topraktan yaratılmamışken yeryüzü sakinleri yine bizmişiz ama enerji boyutu halimizle yani ateşten olan kısmımızın toprak bulmamış hali şu cin can dedikleri şeyler eeeeeeeeeeeeee ibliste cinlerden değilmiydi …..öldüğün zaman bedenden ruh çıkmaz can çıkar ..ruh ile can aynı şey olamaz….

  5. sevginin ışığı dedi ki:

    Vakti zamanında bir kız arkaşım ile seviştikten sonra uzanmış yatıyorduk ”Tanrı’nın kadın olduğunu anladım” dedi birden. Ben de o zamanki kafamla ”Nereden anladın?” diye sordum. ”Herkes tanrı’yı erkek olarak tasvir edip duruyor. Oysa doğuran, hayatı devam ettiren hep dişidir. Öyleyse Tanrı’nın da dişi olması lazım” demişti…

    Şaka bir yana, cinsiyet sadece fiziki dünyaya mahsustur. Ruhun, enerjinin, atomun, ışığın, elektiriğin, eterin, auranın vs vs cinsiyeti olmanı düşünmek, kendimizi bu fiziki beden ile özdeşleştirmemizden doğuyor sadece… Eh, erkek egemen toplumda da tanrı genelde erkek oluyor tabiiki.. Ama işte sorun ayrı bir Tanrı, yaratıcı düşünüp durmaktan kaynaklanıyor. Tanrıyı kendimizden ayrı tasavvur etmez isek: ;Onu her şeyin oluştuğu ışığın kaynağı, kendimizi de ışıktan bir yaratık olarak idrak ettiğimizde, bu tanrıya cinsiyet bulma meselesi saçma sapanlıktan bir turna kuşu uçurmaya benziyor…
    Varolan, yaratılan dediğimiz her şey, sinema filminin oluşması gibi tek bir ışık kaynağından oluşur. Ama biz filmin kendisine kaptırmışız gidiyor. Filimden kopup geldiği kaynağa bakmak lazım, daha doğrusu bilincin o seviyeye yükselmesi lazım…. Bu filimde de şeytan dediğiniz vatandaş, hindistanlıların maya dedikleri, yani 5 duyu diye adlandırdığımız duyular ile hissediyoruz dediğimiz yanılsamalarla dolu bu filmde bizi tutan zihinden başkası değil… Ayrıca bu sebeple şeytanın da dışarıda bir yerde addedilmesi de çok komik. Şeytanı arayacaksan iki tane yerdedir kendisi: Zihinde ve kalpte… Zihindeki insanı körü körüne inançta tutar, sorgulama yaptırmaz, etrafında olup bitenleri kendi yapmıyor sanır, kendine kurban rolü biçtirtir, izlediğin filmi gerçek sandırır…..
    Kalpteki de insanları kafir, günahkar, iyi kötü, mümin, zındık diye ayırır durur. Oysa hepsi kalbin özü olan sevginin ışığının zıt yansımalarıdır…
    Çok fazla ağır yazmadığımı umarım… sevgiler🙂

  6. mümin dedi ki:

    bence şeytan erkek

  7. yagmur dedi ki:

    Büyük bir bilgi ile okudum.. Gerçekten ilgilendiğim şeylerin ilginç yanlarına değinmişsiniz, erkek veya kız olduğu hakkında tahminlerimiz dışında hareket edemeyiz ama şeytan olarak geçen isyan eden cin ile Lucifer olarak geçen düşen meleğin aynı olduğunu bende düşünmüyorum ki çoğu yerde aynı olarak gösterilmesi bence en büyük sorunların başında geliyor. Ayriyetten ‘Şeytanın oğlu’ tabirini de duymuştum ama hiç bu açıdan düşünmemiştim. Tekrardan bilgiler için teşekkürler..

  8. ilayda mutlu dedi ki:

    Bence şeytan erkektir kadın melektir Allah ise bir anne gerektiğinde babadır

    • şeytan erkek değildir. cinsiyeti yoktur. üreme organı yoktur yani ne kadın ne de erkektir. belden yukarısı erkektir ama. ne demek istediğimi umarım anlamışsındır. uykusuzluktan ancak bu kadar yazabildim.

      • Ahmet Günay dedi ki:

        islami inanışa göre ( tabi inanırsan ) şeytan cindir ve cinlerin cinsiyeti vardır. Uykum yok, azıcık alkollüyüm ama ne dediğimi biliyorum🙂

  9. 19921992 dedi ki:

    Benim bu sitede bunlarla ilgilenmemim sebebi budurki bir filme bakdim ordada ayni bu yazilarda oldugu gibi lilithin yeni dogmamis cocuklari oldurmesi samaelin ise bin cur hiyle ve qaddarliklar gosterildiyi gorulur. Burada ben daha cok bilgilere sahiplendim. Bu kadar

  10. Cengiz dedi ki:

    Ben birkac vatandasin yorumlarina reddiyemi ve itirazimi ifade edecegim. a- Orion’un insan olunce Ruh’u cikmaz Can’i cikar iddiasina derim ki; insan olunce Islam’da : Kendisi ile beraber dogan cin kardesi (bazilari enerjiden/atesten beden dediler) de onunla beraber olur-vefat eder…Evliya; dediler. b- sevginin isigi’nin sevgilisi-kizarkadasinin ‘Tanri’nin (Hasa) Kadin bayan’ oldugunu iddia etmesi dinen sakincalidir! Tevbe ediniz, Azamet, Kibriya ne demek dusunun, kilictan, savasharb acmaktan bahseden bir Allah c.c vardir! Malik olan Melik isminin sahibi tek Tanri vardir! fiziksel yapisi olmayan munezzehtir Tanri…c- Ilyada Mutlu adli vatandasin meleklerin disi-kadin olduklarini, seytan;in erkek oldugunu, Tanri’nin adeta (mother nature gibi tabiat….) eksik sifat isnad edip gerekirse hiristiyanlarin inanci gibi Baba oldugunu iddia etmistir. Biz O’nun c.c. zatini degil, yaratisini ve kudret ayetlerini, mahlukatini big bang-dunyayi nasil muallakta tutup gunes etrafinda dondurdugunu tefekkur edelim! Cennette yesil ucucular icinde Cevf (pilot kabini) var (adeta ucak/ufo/uzayaraci gibi tasitlar)bunlari tefekkur edelim. Bu websiteyi acan makaleleri yazan muelliften Allah c.c. razi olsun! Bazi bilgiler ogrendim. Cengiz

  11. karaca dedi ki:

    olay aslında dişilikten erkeklikten ne anladığımıza bağlı, bilmediğimiz varlıkların çoğalmasını dişilik erkeklik eksenine bağlamak hatalı olabilir. kimin nasıl çoğaldığını bizler insan ve hayvanları bitkileri bilebildiğimiz kadarı ile biliriz diğer varlıkların çoğalması bizlere kapalıdır. çünkü görmediğimiz ancak varlığına inanılan varlıkların coğalması dişi veya erkek oldukları veya cinsiyetsiz olduklarını bizler bilemiyoruz çünkü bunun insanlar tarafından ispatlanmış bir delili yok o sebebten bütün bilgiler
    şurdan burdan yorumlardan ilhamı nı alır işin aslını bizler bilemiyoruz. ama birden fazla oldukları kesin nasıl var olmuşlar hakikaten biz bilemeyiz

  12. procelian dedi ki:

    şeytan hermafrodittir…ayrıca cinsiyet organlarının ikisi de işlevseldir.öyle olmalı ki hem erkeği hem dişiyi etkileyebilsin ve onlarla ilişki kurabilsin…şeytan iki cinside yoldan çıkarmıyor mu????

  13. bir kul dedi ki:

    12 Mayıs 2009 İblisin Yoldan Çıkışı

    Secde Emri

    28-9. Rabbin meleklere: “Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın” demişti.

    (Hicr 15) 71-2. Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.” (Sad 38)

    İblis”in Cevabı

    “Allah, “Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?” dedi, “Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm” cevabını verdi.” (Araf 7/12)

    “Allah: “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?” dedi. O: “Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem” dedi.” (Hicr 15/32-33)

    “Allah: ” Ey İblis Kudretimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?” dedi.

    İblis: “Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın” dedi. Allah: “Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din gününe kadar lanetim senin üzerinedir” dedi.” (Sad 38/75-78)

    Aldığı Ceza

    “Ona, ” İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın tekisin” dedi. (Araf 7/13)

    “Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır” dedi.” (Hicr 15/34-35)

    “Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim.

    O gün Allah: “Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin” der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız.

    Suçlular ateşi görürler ve ona düşeceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar.” (Kehf 18/51-53)

    İblis”in İnandığı Şeyler

    a- Ahiret Inancı: “İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar beni ertele” dedi.

    Allah; “Sen erteye bırakılanlardansın” dedi.” (Araf 7/14-15)

    “Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele” dedi.

    Allah: “Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın” dedi.” (Hicr 15/36-38)

    “Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni ertele” dedi.

    Allah: “Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın” dedi.” (Sad 38/79-81)

    b- Doğru Yolu Bilmesi: “İblis: “Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım” dedi.

    Allah: “Doğrudur; işte ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım” dedi.” (Sad 38/82-85)

    “Allah, “Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, onları ve sizi, hepinizi cehenneme dolduracağım” dedi.” (Araf 7/18)

    “Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım” dedi.

    Allah şöyle dedi: “Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; “kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır.”

    Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir.” (Hicr 15/39-43)

    “Benden üstün kıldığını görüyor musun? Kıyamet gününe kadar beni ertelersen, and olsun ki, azı bir yana, onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım” demişti.

    Allah: “Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa bil ki, cehennem hepinizin cezası olur, hem de tam bir ceza” dedi.

    Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaatlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vadeder.

    Doğrusu Benim mümin kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter.” (Isra 17/62-65)

    Yemini

    “Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim” diye ikisine yemin etti.” (Araf 7/21)

    İlk iş Adem ile Havva”nın edep yerlerini açmak idi.

    “Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.” (Araf 7/20)

    Adem”in Cennete Yerleşmesi

    “Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz” dedik.” (Bakara 2/35)

    “Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın de ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.” (Taha 20/117-119)

    Cennetten Çıkarılması

    “Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara “Biribirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz” dedik. İnin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik. İnkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardır, onlar orada temelli kalacaklardır.” (Bakara 2/36-39)

    “Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz.”

    Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız” dedi.(Araf 7/24-25)

    “Onlara şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.rnrnBenim Kitabımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.” (Taha 20/123-124)

    Yasak Ağaçtan Yemesi

    “Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.” (Araf 7/19)

    Ebediyet veya Meleklik Arzusu

    “Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.” (Araf 7/20)

    “Ama şeytan ona vesvese verip: “Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi? dedi.

    Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvasından yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.” (Taha 20/120-121)

    Adem”in Cevabı

    “Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında kendilerine ayıp yerleri göründü, cennet yapraklarından oralarına örtmeğe koyuldular. Rableri onlara, “Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim? diye seslendi.

    Her ikisi, “Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz” dediler.” (Araf 7/22-23)

    Adem”in Peygamber Oluşu

    “Adem, Rabbi”nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabbi de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.” (Bakara 2/37)

    “Rabbi yine de onu seçip tevbesini kabul etti, ona doğru yolu gösterdi.” (Taha 20/122)

    Sonuç

    “Onlara: “Allah”ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?” denilir.

    Onlar, azgınlar ve Iblis”in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

    Orada putlarıyla çekişerek: “Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçımız, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak derler.

    Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.

    Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.” (Şuara 26/92-104)

    KONU İLE İLGİLİ BİR ÖRNEK

    Türkiye”de ve bazı Islam ülkelerinde müslüman kadının başını örtmesi istenmemektedir. Bunu istemeyenler genellikle dine ve gerçek dindarlara saygılı olduklarını söyler ve din dışılıkla suçlanmayı reddederler.

    Bir taraftan da müslümanlar dini hayatlarını Kur”an ışığında gözden geçirmeye başlamış­lardır. Kur”an”a yönelme ile birlikte hurafelere karşı da savaş açılmıştır. Artık iki türlü müslümanlıktan sözedilmekterdir; biri Kur”an müslümanlığı, diğeri Kur”an dışı müslümanlıktır. Kur”an dışı müslü­manlıkla kastedilen geleneksel müslümanlıktır. Dindarların büyük çoğunluğu, geleneksel an­lamda müslüman oldukları için Kur”an müslümanlığı başörtüsü yasakçılarının da ilgisini çekmek­tedir.

    Bu yazıda başörtüsü yasakçılarının durumu sırf Kur”an ayetleri ışığında ele alınmıştır. Okuyucuya kolaylık olması için karşılıklı sohbet havası içinde yazılan yazı ile sizi baş başa bırakıyorum.

    – Müslüman kadınların başlarını örtmelerine karşı çıkanlarla ilgili bir hüküm gerçekten Kur”an”da var mı?

    – Elbette var. Müslüman kadınların başını örtmesi Allah”ın bir emridir. Allah”ın bir tek emrini bile kabul etmeyenin durumu Kur”an”da açıklanmıştır. Her müslümanın bunu çok iyi bilmesi gerekir. Şimdi ben sorayım, Kur”anda sapmanın ve saptırmanın simgesi haline gelmiş varlık hangisidir?

    – Şeytan mı?

    – Evet.. Şeytan, diğer adı ile Iblis, meleklerle beraberken Allah ona ve bütün meleklere Adem için secdeye kapanma emri verdiğinde o bu emri kabul etmediği için kafir olmuştur. Konu ile ilgili ayetler şöyledir:

    Vaktin birinde Rabbin meleklere demişti ki: “Ben, kurumuş çamurdan, değişken kara balçık­tan bir insan yaratacağım.

    Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için secdeye kapanın.”

    Bütün melekler hemen topluca secde ettiler.

    İblis öyle yapmadı. O, secde edenlerle beraber olmamakta direndi.

    Allah buyurdu ki: “Ey Iblis! Senin neyin var ki, onlarla birlikte secde etmedin?”

    Dedi ki, “Kurumuş çamurdan, değişken kara balçıktan yarattığın insana secde edemem.”

    Allah buyurdu ki, “Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. (Hicr 15/28-34)

    Demek ki, İblis Allah”ın bir tek emrini kabul etmediği için kovulmuştur.

    – Bir de kibirlenmesi var. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “…Iblis direndi, büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.” (Bakara 2/34)

    – Şeytanın kibirlenmesi, aslında Hz. Adem”e karşı değil, Allah”ın emrine karşıdır. Yani Allah”ın, çamurdan yarattığı biri için secdeye kapanmasını istemesi İblis”in ağırına gitmiştir. Bundan dolayı Allah ona,”…İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, çık, sen alçağın te­kisin” demiştir. (Araf 7/13)

    – İblis bu haliyle Allah”ı inkar etmiş mi oluyor?

    – Burada İblis Allah”ın bir emrini tanımamış oluyor. Bu da onun kafir olması için yeterli sayıl­mıştır. Yoksa iblis, Allah”ın ne varlığını, ne birliğini, ne yaratıcılığını ne de kudretini reddetmiştir. Kur”an-ı Kerim İblis”in saptıktan sonra,”..Doğrusu ben Allah”tan korkarım, Allah”ın cezası pek ağırdır.” (Enfal 8/48) dediğini bildirmektedir. Allah”ın bazı emirlerini tanımamaya devam ettiği için bu sözü onu kafir olmaktan kurtaramamıştır.

    – Doğru, Allah”a “Rabbim” diye hitap ediyor. Nitekim bulunduğu makamdan Allah tarafından indirilince şöyle demişti: “Rabbim! Hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre tanı.” (Hicr 15/36)

    – Buradan onun ahirete inandığı da açıkça anlaşılmaktadır.

    – O zaman çok ilginç bir durum ortaya çıkıyor. İblis Allah”a inanıyor, meleklere inanıyor, çünkü zaten kendisi onların arasındaydı. Ahiret gününe inanıyor. Inanması gereken bir pey­gamber henüz yok, çünkü Hz. Adem daha peygamber olmamıştır. Indirilmiş bir kitap da yok. Bazıları böyle birini iyi bir müslüman sayabilir ama Bakara suresinin 34. ayeti onun kâfir oldu­ğunu açıkça ortaya koyuyor. Üstelik Kur”an”ın bütününe baktığınızda onun kâfirlikte en önde olduğu açıkça gözükür.

    -İşte Allah”ın bir tek emrini tanımaması onun bu hale gelmesi için yetmiştir. Onun kâfirliği böyle başlamış, sonra da günah yükünü habire çoğaltmıştır.

    -Dilden dile dolaşan bir söz var, deniyor ki, “Bir kimsenin kâfir olduğuna dair doksandokuz, müslüman olduğuna dair bir delil bulunsa müftünün o bir delil ile amel etmesi gerekir.”

    – Böyle bir şey kabul edilemez. O sözün doğrusu söyledir: “Bir tek konunun farklı yorumları olsa ve bu yorumlar kişinin kafir olmasını gerektirse ama bir yorumu da o kişinin kafir olma­dığı şeklinde olsa müftüye düşen kâfir olmayacağına dair olan yorumu dikkate almaktır. Eğer o kişinin niyeti bu ise zaten müslümandır. Ama eğer niyeti böyle değilse müftünün onu kâfir say­mamasının ona bir faydası yoktur.” ((M. Alauddin el-Haskefî (öl. 1088 h.) ed-Dürr”ül-muhtâr alâ Tenvîr”il-ebsâr, (Ibn Abidîn Haşiyesi ile birlikte), Mısır 1404/1984, c.IV, s. 249, Ridde bölümü.)) Yoksa ayette olduğu gibi, kafir olmayı gerektiren bir tek söz ve davranış bile kişiyi Allah yanında kâfir yapmaya yeter.

    – Başörtüsü konusunda, Alah Teâlâ”nın “Başörtülerinin bir kısmını yakalarının üstüne vur­sunlar….” (Nur 24/31) diye emri var; ama deniyor ki, ayette “başörtüleri” diye tercüme edilen ke­lime, humur kelimesidir. Bu himar”ın çoğuludur. Bu kelime örtü anlamına da gelir. Burada başör­tüsü yasakçıları lehine bir yorum yapılamaz mı?

    – Evet ayette geçen, himar kelimesinin kökü hamr”dir. Bunun anlamı bir şeyi örtmektir. Himar da örtü anlamında kullanılmıştır. Ama bu kelime Arap örfünde kadının başını örttüğü örtüye isim olmuştur. Bunun kadının başörtüsü anlamına geldiği eski Arapça sözlüklerde yazılı­dır. ((Bakınız, Ibn Manzûr, Muhammed b. Mükerrem (630-711 h.), Lisan”ul-Arab, Beyrut, 1410/1990, IV/257; Muhammed Murtaza ez-Zebîdî, Tâc”ul-Arûs, Mısır 10306, III/188.))

    Bu ayet indiği zaman Araplarda himar kelimesi kadının başörtüsü anlamındaydı. Içinde himar kelimesi geçen çok sayıda hadis vardır ve bunlar kadının başörtüsü anlamınadır. Bunlardan üç örnek verelim:

    1- Allah”ın Elçisi sallallahu aleyhi ve selleme ipekli kumaşlar getirilmişti. Ömer”e bir parça gön­derdi. Üsâme b. Zeyd”e bir parça gönderdi. Ali b. Ebî Talib”e bir parça verdi ve dedi ki; Onu ka­dınların arasında himar (başörtüsü) olarak parçalara ayır. (Müslim, Libas 7-2068)

    2- Alkame b. ebî Alkame annesinin şöyle dediğini naklediyor: “Abdurrahman”ın kızı Hafsa Allah”ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellemenin eşi Ayşe”nin yanına girdi Hafsa”nın üzerinde ince bir himar (başörtüsü) vardı. Ayşe onu parçaladı ve ona kalın bir himar (başörtüsü) giydirdi. (El-Muvatta, Libas, 4, hadis no 6)

    3- Hz. Ayşe Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle dediğini bildirmiştir. “Allah adet gören bir kadının namazını başı hımarlı (başörtülü) olmadan kabul etmez.” (Ebu Davud Salat 58, H. no 641)

    Bugüne kadar, müslüman kadının başını örtmesinin Allah”ın emri olmadığını söyleyen bir tek mezhep çıkmamıştır. Uygulama da hep böyle olmuştur.

    – Şu anda “Başörtüsünün serbest, türbanın yasak olduğu” noktasına gelinmiştir. Başörtüsü serbest dendiğine göre onlar lehinde bir yorum yapılamaz mı?

    – Türban kelimesi Fransızcadır ve sarık anlamınadır. ((Tahsin SARAÇ, Fransızca Türkçe Büyük Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 1976, c.II, s.1325)) Bu kelime Türkçemize de geçmiştir. Türkçe”de, sarık gibi kat kat olan, boyun kökünden alnın üstündeki tüy bitimine kadar saçları örten, kulağı, göğsü ve boynu açıkta bırakan ve kadınların kullandığı bir örtü anlamındadır. Yasaklanan türban bu ise başörtüsüne bu manada özgürlük tanıyanlar Kur”an açısından Allah”ın bir yasağına karşı çıkmış olmazlar.

    Ama son bir kaç yıldır bu kelime, ısrarla kadınların başörtüsü anlamında kullanılmaktadır. Bunlara göre türban, omuzları da örten başörtüsüdür. Ne gariptir ki, asırlardır müslüman Türk kadınının dışarda kullandığı başörtüsü omuzları da örter. Eğer türban bu ise neden şimdiye kadar bunu hiç bir sözlük yazmamıştır.

    – Herhalde olayı Kur”an”a göre değerlendirenler pek azdır.

    – Günümüzdeki müslümanlar henüz konuları Kur”an”a göre değerlendirme alışkanlığı kazanmış değillerdir. Allah Teâlâ Kur”an-i Kerim”de şöyle buyuruyor: “Insanların çoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdirler.” (Yunus 10/92) Yukarıdaki ayetleri yazmam da Allah”ın bir ayetine karşı çıkan bir müs­lümanı, Kur”an”ın nasıl değerlendirdiğini göstermek içindir.

    • toro dedi ki:

      Sayın bir kul,

      Yazıyı alıntıladığınız arkadaşa bir sorarmısınız inandığınız dinde ayet sansürlemek bir gelenekmidir? İstediği etkiyi yapsın diye (Yunus 10/92) ayetin ilk cümlesini yok sayıp ikinci cümleyle yazısını istediği yere götürmeye çalışmak doğrumudur?

      Bu arada şu yazıda etrafında dönüp dolaştığınız türban ya da baş örtüsü isalamın ya da imanın şartlarındanmıdır? Eğer değilse önce türban gibi görünüşte değilde asil olarak yapılması istenmeyen hırsızlık eyleminden biraz bahsetseniz, önce o bataklığı kurutsanız daha iyi olmazmı?

      Yoksa siz inansanız da yapılabilecek olan ile yapılamayacak olanın ne olduğunu bilerek mi hareket ediyorsunuz?

      Türban tak ile
      Hırsızlık yapma emirleri arasından yaptığınız tercihi belirleyen şey nedir?

      Nur suresi 30 u hallettinizde sıraya Nur 31 i mi aldınız?

      Nur 31 kadınları ilgilendiren bir ayet! Sizi ilgilendiren bir ayet olsa idi başında sizi ilgilendiren ayet olan Nur 30 da olduğu gibi ”Mü’min erkeklere söyle” yazardı ama ”Mü’min kadınlara da söyle” yazıyor!

      Arkadaşım eğer kendi cümlelerinizle konuşamıyorsanız bu forumda işiniz ne?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s