ÇELİŞKİLER-2

HÜKÜMSÜZ AYETLER

Bir iktidar düşünelim;
Bir dediği diğerini tutmayan, dün söylediğini bugün değiştiren, yarın ne diyeceği belirsiz olan, uygulamaya aldığı birçok projeyi yarıda bırakıp farklı uygulamalara geçen…
Böyle bir iktidara güven duyulabilir mi? Tutarlı, istikrarlı olduğu söylenebilir mi?
Aldığı kararların, çıkardığı kanunların her çağda geçerli olabileceği düşünülebilir mi?
Savaş ve ekonomik kriz gibi olağanüstü durumlar haricinde elbette bu tutarsızlıkları normal karşılanamaz.
Peki ya Allah’ın gönderdiği öne sürülen ayetlerdeki hüküm değişiklikleri?
İktidarlar, neticede insanlardan oluşuyor ve hata yapabilirler ama tanrıya hata yakıştırmak mümkün müdür?
Önceki kitaplarda yazılanlarla çelişen ayetlere itiraz edilmesi üzerine, şu ayetle itirazcılara yanıt verilir:

Bakara/ 106. Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?

Kur’an, ayetlerin değiştirilebileceğini söylüyor. Peki değiştirilmiş midir?
Hem de bol miktarda. Aşağıdaki ayet bunu doğruluyor zaten;

Nahl/ 101. Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: “Sen, ancak bir iftiracısın” dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.

Ayetler değiştirilmiş ki Muhammed hazretlerine itiraz ediyor ve “Bunları sen uyduruyorsun” diyorlar.
Kur’an gökten zembille inmiş değil. Bir seferde yazılmış bir kitap da değil. Muhammed hazretlerinin peygamberliğini ilan etmesinden ölümüne kadar olan 23 yıl boyunca gelişen olaylara göre yazılmış ve duruma göre kimi ayetleri daha sonra değiştirilmiş bir kitap. Şimdi hükümleri kaldırılan ayetlere birkaç örnek verelim:

1- Bir Müslüman kaç kafire bedeldir?

Enfal-65. Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Sizden yirmi sabırlı kişi olsa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden yüz kişi de kâfirlerden bin kişiye üstün gelir; çünkü onlar anlayıştan yoksun bir güruhtur.

Bu ayeti okuduğunuzda geçerli olduğunu düşünmeyin. Çünkü değişmiştir. Bu ayeti hükümsüz kılan ayet:

Enfal-66. Şimdi ise Allah sizde bir zaaf bulunduğunu bildiği için, yükünüzü hafifletti. Bu durumda, sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden bin kişi de Allah’ın izniyle iki bin kişiyi mağlûp eder. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

2- Soru sormanın bedeli sadaka takdimi olursa:

Mücadele-12. Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman özel görüşme sadakası takdim ediniz. Bu sizin için daha hayırlı ve temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, artık Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

Ayetteki sadaka şartından dolayı kimse soru sormaya gitmeyince, aşağıdaki ayetle bu şart kaldırılmıştır:

Mücadele-13. Özel konuşmadan önce sadaka vermekten korktunuz da mı bunu yapmadınız? Yine de Allah sizi bağışladı. Siz de namazı dosdoğru kılmaya bakın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Zira Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

3- İslam’ın amentüsü doğru mu?

Nisa-78. Kendilerine bir iyilik dokunsa “Bu Allah’tan” derler; başlarına bir kötülük gelince de “Bu senden” derler. “Hepsi Allah’tandır” de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!

Ayette iyiliğin de kötülüğün de Allah’tan olduğu söyleniyorsa da yanılmayın, çünkü değiştirilmiştir:

Nisa/ 79. Sana gelen her iyilik Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir.

4- Peki Müslüman olmayıp, tek tanrıya ve ölümden sonra yaşama inananların durumu ne olacak dersiniz?

Bakara-62. Şüphe yok ki, iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabîler, bunlardan her kim Allah’a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rableri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir.

Bu ayete bakarak başka dinden olsa bile iyi insanların cennete gideceğini düşündüyseniz yanılıyorsunuz:

Ali İmran-85. Kim İslam’dan başka bir din ararsa bilsin ki; (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır.

5- Kur’an’a göre miras paylaşımında vasiyetin geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bakara-180. Sizden birisine ölüm yaklaştığında, eğer ardında mal bırakacaksa, vasiyet etmek farz kılındı. Bu vasiyetin anne ve baba ile akrabaya uygun şekilde yapılması gerekir. Bu, takvâ sahipleri üzerine bir borçtur.

Bu ayete göre vasiyetin farz olduğunu ve bir Müslüman öldüğünde bıraktığı vasiyetin geçerli olduğunu düşünüyorsanız aldanırsınız. Ne vasiyet ederseniz edin hükmü yoktur. Miras paylaşımı aşağıdaki ayetlere göre yapılır:

Nisa/ 11-12. Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır…. (diye devam ediyor)

Bazı hadislere göre ise mirasın 1/3’ü vasiyet kapsamına alınabilir. Yani, hadisler de ayetleri neshetmektedir.

6- Sizce ilk Müslüman kimdir?

Enam-163. O’nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.”

Yukarıdaki ayet, Muhammed hazretlerinin ilk müslüman olduğunu belirtir ama hükümsüzdür.

Araf-143. “Sen sübhansın”, “tevbe ettim, sana döndüm ve ben müminlerin ilkiyim,” dedi.

Yukarıdaki ayet de Musa‘nın ilk müslüman olduğunu belirten ayettir ve o da hükümsüzdür.

Her iki ayeti de hükümsüz kılan ayet:

Ali İmran- 67. İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyandı. Fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi.

İbrahim, Muhammed’den de, Musa’dan da önce yaşadığına göre müslümanlığı onlardan öncedir. Adem, İdris, Nuh gibi İbrahim’den önce yaşamış olan peygamberlerin Müslümanlık sırasının ise hesaba katılmadığını görüyoruz.

7- Ganimetler kimin?

Enfal-1. Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah’ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah’tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin.

Ama Araplar savaş ganimetinin tadını almışlardır bir kere. Özellikle Bedeviler ganimet olmadan savaşmaya yanaşmazlar. İslam peygamberini bu konuda sıkıştırırlar ve sonuca da ulaşırlar:

Enfal-41. Eğer Allah’a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, Peygamber’in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir’dir.

8- Cennetin genişliği ne kadar?

Ali İmran-133. Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah’tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!

Cennetin genişliğini “göklerle yer kadar” şeklinde ifade eden bu ve benzeri ayetleri düzelten ayet:

Hadid-21. Rabbinizden bir mağfirete; Allah’a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yer kadar olan cennete koşuşun.

Demek ki cennetin genişliği göklerden yere kadar değil, gökten yere kadarmış.
“Gökle yer arası”nın ne demek olduğu ise ayrı bir makale konusu.

9- Dünya mı önce yaratıldı yoksa evren mi?

Bakara-29. O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

Ama “Nasıl olur da evrenden önce dünya yaratılmış olabilir?” demeyin. Bu ayetin artık hükmü kalmamış, düzeltilmiştir. Yerine geçen ayet:

Naziat/ 27-30. Sizi yaratmak mı daha zor, göğü mü? Allah onu bina etti. Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü çıkardı. Bundan sonra da yeryüzünü döşedi.

10- Allah’tan başka şefaatçi olacak mı?

Kur’an’ın birçok ayetinde “Allah’tan başka şefaatçi olmadığı” ifadesine rastlayabilirsiniz. Örneğin;
Enam-51. Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar.

Ama bu ayetler sizi yanıltmasın. Allah’tan başka şefaatçi vardır. Doğrusu aşağıdaki ayettir:

Meryem-87. Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.

SONUÇ:

Kur’an, incelendiğinde görülecektir ki bu verdiğimiz örneklere benzer nitelikte çok sayıda ayet vardır. Bilhassa Mekke dönemi ayetleri ile Medine dönemi ayetlerinde bu fark bariz olarak görülür. Bu çelişki ve tutarsızlıkların nedenini Tanrı’ya-Allah’a bağlamak mümkün değildir. Kur’an’daki çelişkilerin nedenlerini Tanrı’da değil, Kur’an’ı hazırlayanlarda, Muhammed hazretlerinin düşünce ve davranışlarında, mantığında ve değişen yaşam koşullarında aramak gerekir. 23 yıl boyunca devam eden Kur’an yazımında, her insanın 15-20 sene önceki farklı ortam ve olayda ne yazdığını hatırlaması mümkün değildir. Daha önce yazdıklarını kontrol etmesi de mümkün olmayabilir. Ya da daha önce böyle yazmış olsa bile gelişmeler, olaylar o yazdığını değiştirmek zorunda bırakabilir. Ayetleri incelerken, yazılma sebepleri ve yaşanan olaylar ile birlikte incelenirse görülecektir ki; bir kısım çelişkiler onun günlük siyasetinin gereksinimlerini kendi içinde bulunduğu koşullara uydurmaya çalışmasından, bir kısım çelişkiler güçsüz durumdan güçlü duruma geçmiş olmasından, bir kısım çelişkiler unutkanlığından, bir kısım çelişkiler uğradığı başarısızlıkların sorumluluğundan kurtulma çabasından, bir kısım çelişkiler bilgi eksikliği veya yanlışlığından, bir kısım çelişkiler de başka kaynaklardan duyup öğrendiklerini birbirine karıştırmasından ya da kendince değiştirerek aktarmış olmasından doğmuştur.

Kur’an’daki bu tutarsızlıklar mezheplere de yansımış, ayetleri kendilerine göre yorumlamış, hükümlerde değişiklik yapmaya kadar ileri gitmişlerdir. Örneğin; Kur’an’da zinanın cezası 100 sopa iken, Şiiler zinanın cezasının recm olduğunu, Kur’an kitap haline getirilmeden önce, recm ile ilgili ayeti bir keçinin yediğini öne sürerler. Bu yüzden Nur-2 zina ayetini uygulamak yerine, recm hadisleriyle hükmeder ve zina yapanı taşlayarak öldürürler.
Bir başka konuda ise tersi bir tutum içindedirler. Sünniler, Kur’an’da Mut’a nikahını ifade eden ayetin hadisle hükümsüz kılındığını ileri sürerler. Şiiler ise ayetin geçerli olduğuna inanarak mut’a nikahını caiz görürler.

Nisa-24. (Savaşta tutsak olarak) ellerinize geçen câriyeler dışında, evli kadınlarla evlenmeniz de harâmdır. Bunlar size Allâh’ın yazdığı yasaklardır. Bunlardan ötesini, iffetli yaşamak, zinâ etmemek şartıyle mallarınızla istemeniz, size helâl kılındı. O halde onlardan yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin. Hakkın kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda üzerinize bir günâh yoktur. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Bu ayette anlatılan geçici evlilik türü, hadislerde Mut’a nikahı olarak geçer. 1 saatlik de olabilir, 1 günlük ya da daha fazlası da. Bir avuç hurma karşılığında birkaç gün bir kadınla beraber olunduğuna dair hadisler vardır. Bu ayeti hükümsüz kılan bir başka ayet yoktur. Ama ayetin hadisle hükmünün kaldırıldığı öne sürülür. Öyle ki “Mut’a nikahı leş, kan ve domuz eti yemek kadar haramdır.” denilerek Kur’an ayetine atıfta bulunulur. Yani, Allah’ın gönderdiğine inanılan ayet, kul sözüyle hükümsüz bırakılır.

Bazı ayetler aradan yıllar geçtikten sonra değiştirilmişken, bazı ayetlerin aynı yıl içinde, ya da bir olayın hemen ardından birkaç gün zarfında değiştirildiği görülür. Örneğin Enfal-65 ayeti, Uhud Savaşından önce yazılmış olup, savaşta bozguna uğranılması üzerine, yerine Enfal-66 ayeti gönderilmiştir. Değiştirilme nedeni olarak da müslümanların zaafı gösterilmiştir. Çünkü Uhud Savaşında müslüman okçular Kureyşli kadınların hilesine kanmış, savaşmayı bırakarak eteklerini kaldırıp tepeye doğru kaçışan kadınları ganimet olarak kapma hevesine kapılmışlardı. Bu hile ile Kureyşliler savaşı kendi lehlerine çevirmiş ve kazanmışlardı. Bu ayetlerde Allah, geleceği bilmeyen, insanlardaki zaafı göremeyen bir tanrı konumuna düşürülmüştür.

Ama öyle ayet de vardır ki hükmü kaldırılmasa da, yazıldıktan hemen sonra değişikliğe uğramıştır. Abese suresinde peygamberin yüzünü ekşittiği gözleri görmeyen âmâ ile ilgili bir ayet daha var. Nisa-95 ayetinin “mazereti olanlar müstesna” kısmı bu âmâ sebebiyle ilave olunmuştur. Bakın nasıl:

Peygamber evinde birkaç kişi ile otururken vahiy gelir. Nisa-95′ dir gelen ayet ve savaşa gitmeyen, savaştan kaçanlar hakkındadır.
”Mü’minlerden,oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir.”
diye başlayan ayeti vahiy katibine yazdırır.
O sırada âmâ Abdullah Ümmü Mektüm gelir ve ayeti duyunca; ” Benim de gözlerim görseydi ben de savaşa katılırdım ya resulallah, benim gibi mazereti olanların durumu ne olacak?” diye sorar. Bunun üzerine Muhammed hazretleri vahiy katibine “Ayete bunu da ilave et” der: “Mazereti olanlar müstesna”

(Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, İmara: 17)

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

17 Responses to ÇELİŞKİLER-2

  1. YuceEgo dedi ki:

    Neredeyse bu sitedeki bütün paylaşımlarını okudum. Çok değerli bir kütüphane oluşturmuşsun. Bunların hepsini arşivimde saklayacağım. Emeğine hayran kaldım.

  2. Geri bildirim: Hükümsüz Ayetler | Ateist Cevap

  3. muradcan dedi ki:

    Yukarıdaki yorumlar zırvalıktan öte birşey değildir.Merak ediyorum ALLAH İNANCINDAN YOKSUN Tanrı inancına sahip şahsı uhterem Hangi dine hizmet ediyorsunuz.?. Hayatı boyunca türlü cefalar çekmiş Allahın Resülüne dil uzatma cesaretini kimden buluyorsun!… . İnsanın başı boş yaratıldığınımı sanıyorsun.?…
    Kur-an’ı Kerim insanlığın bir hayat kitabıdır. İnsanoğlunun mevcut alışkanlıklarını keskin emirlerle değiştirmek kolaymıdır.(insan açısından yazıyorum tabiki Allah dileseydi elbette keskin emirler verip insanıda emirlere uyacak şekilde yaratırdı.Hatta Allah dileseydi İnsanı hatasız yaratırdı da kitap ve peygamber göndermnesine de gerek kalmazdı.Demekki özellikle böyle yaratıldık.) İnsanın davranışlarını aşama aşama kendi özgür iradesiyle değiştirme ve iyileştirme amaçlanmıştır.

  4. ceyhun dedi ki:

    Hakikaten cok güzel yazmissiniz, umarum su yazdiklarinizla ,ben cok sayida Azerbaycanli arkadaslarimi aydinlaticam .Dinlerin ,insan zekasinin uydurmasi oldugu ,bi daha ap-acik ortada.Cok cok tesekkurler Serdar bey . Hakikatan cennet varsa ,yeriniz 100% cennetdir. Saka tabi saka .Bi daha candan tesekkürler.

    • Gencer dedi ki:

      Dikkat et kardeşim kim vurduya gitme.Bir Müslümanın ne zaman ne yapacağını bilemezsin.Cennette 72 Huri bekliyor deyip en yakınını bile katledebilirler.Bak Kuran’da ne diyor.Ayetlerimden sapanlar Baban ve Kardeşin bile olsa Düşman belle.
      Sen yinede çok temkinli ol derim.
      Azerbaycan’a ve aklı başında olan tüm insanlara selamlar.

      • bilal dedi ki:

        Siz,önce kur’an’ın ne dediğini doğru öğrenin. Kur’an’ı anlamadan kafadan yorum yapıyorsunuz..! 1- 72.huri ne kur’an da,ne de sahih bir hadiste var.. Bunlar masal ve uyduruklardır.2-Konumları ne olursa olsun Kur’an,hiç kimseye anne,baba ve.yakın akrabanıza düşman olun demiyor. Kur’an’a atfen ‘’ baban ve kardeşin bile olsa düşman belle ‘’ demenizle siz kur’an’a iftira ediyorsunuz..!!! Düşman ifadesinin karşılığı ‘’عدو ‘’ adüvv ‘’dur. Böyle bir ifade söz konusu ayetlerde hiç yoktur.Bu ifadeyi siz uyduruyorsunuz…!!! Bakınız bu ayetler neye vurgu yapıyor.? Kim olursa olsun sevgi ve bağlılık konusunda Allah’tan ve onun emirlerinden daha önemli ve üstün tutulmayacaktır..Allah’a ve gönderdiği hükümlere karşı olan sevgimiz her şeyin sevgisinden daha önemli ve üstün olması gerekir..deniliyor…Bu nedemek.? Yani,babamız,annemiz veya kardeşlerimiz,bizi küfre sevk etmeye veya yüce Allah’ın emirlerine karşı gelmeye çalışırlarsa bu konuda onlara uymamamız lazım..Bununla bir- likte yine onlardan alakamızı,maddi ve manevi desteğimizi kesmemeliyiz,her zaman onlarla ilişiğimizi sürdürmek durumundayız.Bu durum,LOKMAN- 14-15.ayetlerde çok güzel ve net bir şekilde anlatılıyor. LOKMAN-14: ووصينا الانسان بوالديه الح ‘’ ..Biz insana, annesine,babasına her konuda iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmet lerle karnında taşımıştır.Onun sütten kesilmesi de iki sene içindedir…Ona buyurduk ki: ‘’ Hem bana,hem de annene babana şükret,unutma ki,sonunda dönüş banadır…LOKMAN-15:.وان جاهدا ك علي ان تشرك بي ما ليس لك به علم فلا تطعهما وصاحبهما في الدنيا معروفا الخ ‘’ Eğer onlar senin bilmediğin bir konuda bana ortak koşman için uğraşırlarsa (bu konuda) onlara itaat etme, ama o durumda da dünyada kendileriyle iyi geçin,makul bir tarzda onlara sahip çık.! ‘’ deniliyor. a) Bu ayetlere göre anne ve babanın konumu ne olursa olsun (ister müşrik,ister müslüman olsun ) hiç fark etmez,onlara şükredilmelidir.. Allah’a şükürden sonra onların şükrü geliyor.. b) Anne babamız bizi kendileri gibi müşrik yapmak için Allah’a ortak koşmaya çalışırlarsa bile,her konuda onlara iyi davranmamız,onlara sahip çıkıp yardım etmemiz emredilmektedir.Sadece Allah’a şirk koşma ve emirlerine karşı gelme konusunda onlara itaat etmeyiz.Ama bütün bunlara rağmen yine her konuda onlara şükre dip,iyi davranmamız emrediliyor.. Peki, kur’an’ın ‘’ Onları düşman belle ‘’ diye şekilndeki ifadesi nerede geçiyor.??? Sizin işiniz gücünüz kur’an’ı kerime hep iftirada bulunmaktır… saygılar..

  5. Uğur dedi ki:

    Hükmün değişmesinden kasıt eskinin tamamen atılıp ona tamtersi bir hüküm koyması değil, üzerine yeni halinin eklenmesidir. İnsanlık geliştikçe emirler de buna göre yenilenegelmiştir.

    • Gencer dedi ki:

      O zaman şu kanıya varabilirmiyiz 1400 yıl önce İnsanlık Gelişti ve Emirler bitti.
      Sence de İnsanlık 1400 yıl önceki haliyle mi kaldı.Eğer kalmadıysa neden bir daha emir gelmedi.Neden Müslümanlar öldürülürken Irak’ta Mısır’da Suriye’de Cebrail yetişmedi.
      Yoksa Cebrail’in görevi Muhammed’le birlikte sonamı erdi?Cebrail Emekliyemi ayrıldı?
      Hey Cebrail duyuyporsan beni bi el at Dünyaya.Kan gövdeyi götürüyor.

  6. karaca dedi ki:

    eğer kuranı kerim Peygamberin vefatından sonra toplanıp bir araya getirilmişse muhtemelen sorabilecekleri kimse de olmadığı için kendi aralarında tartışmışlardır.muhtemelen o günkü siyasi
    ortam da aktarılmış olabilir.
    aslında olması gereken peygamber in vefatından önce bir araya getirilerek toplanması idi fakat bunun böyle olmadığı kendisinden sonra gelen sahıslar tarafından bir araya toplanmış olduğu görülüyor. olabilir yanlış anlamalar veya birbirleriyle ilgili ayetlerin birbirlerinden bağlantılarının kopartılması gibi insan hatasından kaynaklanan problemler olabilir.

    • ekrem dedi ki:

      yani bu bile, insan yapımı ve ilahi olmadığını ortaya koymuyor mu? şayet yanlışlık tek bir ayette varsa, tümünün manası ve geçerliliğini kaybeder değil mi?

  7. omer dedi ki:

    Kuranda Nasih Mensuh için
    http://www.kurandakidin.com/25-dini-oyuncaga-cevirme-nasih-mensuh/

    Kuranda çelişkili ve yürürlülükten kaldırılmış ayetler var mı?

    Diğer Çelişkilere cevap için:
    http://kurandaceliskiyoktur.com/
    http://sorgulayanmüslüman.com/
    http://idrakislam.blogspot.com.tr/
    https://www.youtube.com/user/0Hakikat0

    Çelişilere cevap için ÜCRETSİZ PDF KİTAP :
    http://kurandaceliskiyoktur.com/kurandaceliskiyoktur.rar

  8. ekrem dedi ki:

    sn omer !
    siz ve sizin gibi az düşünürler her şeyi kendi inançlarınızın yararına yorumluyor, gerçekler den kopuyorsunuz ne zaman ki her şeye tarafsız ve olaylara objektif olarak baksanız size uyuşturucu etkisi yapan büyülenmiş kuruntulardan, masalardan ve hikayelerden kurutulursunuz.

    • omer dedi ki:

      Tarafsız ve objektif bir bakış açısı beni ancak “teist” bir inanca götürüyor 🙂

      Bugün ateizm eskisinden daha da ZAYIF bir durumdadır.
      Ateizmin yüzyıllarca savunduğu “ezeli evren” modeli bigbang teorisi ile ÇÖKTÜ.
      Allaha,kendi yarattığı maddeyi şirk koşanların ümitleri bigbang ile tükendi.
      Bigbang ile zamanın ve mekanın YOKTAN var edildiği ortaya çıktı.[ Gerçi şimdi -bilim dışı- parelel evrenlerle Allah’a şirk koşmaya başladılar 🙂 ]
      Termodinamik yasasınca evrenin birgün son bulacağıda kaçınılmaz artık!

      Bigbang Teorisi ile HAKPEREST ateist bilim adamları[ Antony Flew,Fred Hoyle vs.] Tanrının varlığını kabul etti.

      Günümüzün DOGMA ateistler “dünyaya hayatı UZAYLILAR ekti”, ” Evren HİÇLİKTEN çıktı” diyecek kadar bilimden uzaklaştılar hatta SAÇMALADILAR.
      [Richard ve Lawrance!]

      Ateizm bir dogma/ideoloji haline geldi. Dünyadan daha fazla zevk almak için hedonist/hazcı bir yaklaşımla “bilimi ateizm için” araçsallaştırıyorlar.
      [MİLİTAN ATEİZM! ]

      Allahın/Tanrının varlığına dair bilimsel argümanlar günümüzde hiç olmadığı kadar çok fazla.
      Kutsal kitapları[Tevrat,incil,Kuranı] okuduğunda Kuran’ın Allahtan geldiğinin farkına varmamak/varamamak KÖRLÜKTÜR.

      Ben Allaha ve İslama bilimin verileri ile İMAN ediyorum. Dogmatik bir görüşü zaten Allah istemiyor. Atalarımızın dogmalarını/hurafelerini her zaman AKIL süzgecinden geçirmemizi söyler.
      Allah Kuranda her zaman şunu söyler: ” Sizler Allahın sanatı olan evreni,doğayı,yaşamı araştırırsanız İMANINIZ daha çok artacaktır!”

      Ünlü bir teist şöyle der “Ateist Olmaya Yetecek Kadar İmanım Yok!” [ anlayana 🙂 ]
      TARAFSIZ olursan Allahın varlığına ve İslamın HAK olduğuna dair çok argüman/kanıt bulursun.

      [Ücretsiz PDF]
      http://istanbulyayinevi.net/portfolio/allah-felsefe-bilim-enis-doko-caner-taslaman/
      http://istanbulyayinevi.net/portfolio/kurandakimucizelerkitap/

      Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, AKLINI iyi kullananlar için dersler vardır.Onlar ki ayakta dururken, otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah’ı anar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye DÜŞÜNÜRLER ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiç birini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!” (Ali İmran 190-191!)

      Acaba onlar, hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır? (Tur 35)

      Esselamü aleyküm.

  9. inkar politikasi dedi ki:

    Sizde her delile gozleriniziyumuyorsunuz. Allah olmasin bana karismasin istediginiz bu. Kainat nasil oldu. Siz her delili görüyor ulaşiyorsunuz. Biliyorsunuzda. Sadece inkar. Bin delil varsa inkar et. Onbinse inkar et- ne olursa olsun inkar et. Gevsersen kaybedersin inkar edersen kazanirsin.
    Yada kendini kandirirsin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s