DİNİ KİTAPLARDA MÜSTEHCENLİK

BUNLAR MÜSTEHCENLİK GÖRMEMİŞ

Yunus Emre’nin “Aşkın aldı benden beni” şiirinin son dizesinin sansürünün ardından okullarda tavsiye kitap olarak okutturulan Şeker portakalı argo küfür ve müstehcen ifadeler, Fareler ve İnsanlar ise sakıncalı ifadeler nedeniyle yasaklandı. Orta okul düzeyi için bence de uygun değil, ama lise düzeyinde öğrenciler için hiçbir sakınca içermiyor. Bu kitaplara hassasiyet gösterenler acaba kutsal bildikleri kitaplarda neler yazdığını biliyorlar mı? Sadece 2-3 örnek vereceğiz, biri Mevlana’nın Mesnevi’sinden diğeri de Tevrat’tan ve Kur’an’dan..

MEB YAYINI MESNEVİ’DE EROTİK HİKAYELER

kendal_esek_2Hanımın zayıflayan eşeği

Bir halayık şehvetin çokluğundan, hırsının fazlalığından bir eşeği kendisine alıştırmıştı. O eşek, kendisine yakınlaşmayı adet edinmiş, insana yakın olmayı öğrenmişti. O hilebaz halayığın bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı, eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü, eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı, damarları da.
Eşek boyuna zayıflayıp durmaktaydı. Eşeğin sahibi olan kadın da neden bu eşek böyle zayıflıyor, neden böyle kıl gibi inceliyor deyip dururdu. Fakat işin ne olduğunu anlamakta acizdi. Nalbantlara illeti nedir, neden zayıflamakta diye gösterdiyse de, onda hiçbir illet görünmedi, kimse bunun iç yüzünü haber veremedi. Kadın bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Her an eşeğin haline dikkat etmekte, neden böyle zayıfladığını bulmaya çalışmaktaydı.

İnsanın adamakıllı çalışmaya kul olması gerekir. Çünkü her şeyi iyice arayan nihayet bulur. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O halayık eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı. Eşek erkekler kadınlara nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi halayığa yakınlaşmış, işini becermekteydi.

Kadın hasede düştü. Dedi ki, bu eşek, benim eşeğim, nasıl olur bu iş? Bu işin bana olması lazım ben işe daha ehlim. Eşek işi öğrenmiş, alışmış. Adeta sofra yayılmış, mum da yanmış. Görmezlikten gelip ahırın kapısını vurdu. A kız ne vakte dek ahırı süpürüp duracaksın? dedi. Bu sözü işi gizlemek için söylüyor, ben geldim kapıyı aç diyordu.

Sustu halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak dudaklarını oynatmaya başladı, güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı, develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın, dudak altından seni usta seni, dedi.

Yüzünü ekşittin, eline süpürgeyi aldın, iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış, öfkeli, aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede. Bunu dudağı altından söyledi, halayıktan gizledi. Onu suçsuz gibi ululadı,

Dedi ki: Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle, böyle yap, şöyle et. Neyse ben kadınların masallarını kısa kesiyorum. Maksat neyse sen onun özünü al. O işi görmezlikten gelen kadın onu yola vurunca, zaten şehvetten sarhoş olmuştu, hemen kapıyı kapadı, oh dedi.

Yalnız kaldım, bağıra, bağıra şükredeyim. Artık erkeklerin gah tam, gah yarım yamalak yakınlaşmalarından kurtuldum. Kadının keçileri, sanki bini bulmuştu, öyle neşelendi. Eşeğin şehvet ateşiyle kararsız bir hale düştü. Hatta ne keçisi? O yakınlaşma kadını keçi haline getirdi. Ahmağı keçi haline getirmeye, hor hakir bir hale sokmaya şaşılmaz ki!
(…)
Kadın kapıyı kapadı, sevine, sevine eşeği kendisine çekti, cezasını da tattı ya! Eşeği çeke, çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kahpe de muradına ermek üzere halayığın yattığını gördüğü sekiye yatmıştı. Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı, aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi.

Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı, damarları koptu birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu, kadın baş aşağı yıkıldı, öldü. Kötü bir ölüm, kadının canını aldı.

Kötü ölüm, yüzlerce rezillikle gelip çattı babacığım. Sen hiç eşeğin aletinden şehit olmuş insan gördün mü?

**********

lutTEVRAT’TA EROTİK HİKAYELER

Lut’un Kızlarıyla Yatması

“Ve Lût
Tsoar’dan çıkıp dağda oturdu, iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular. Ve büyük kızı küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır, bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için memlekette erkek yoktur, gel babamıza şarap içirelim ve babamızdan zürriyet
yaşatmak için onunla yatalım. O gece babalarına şarap içirdiler, büyük kızı girip babası ile yattı ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Ve vaki oldu ki, ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi: İşte dün gece babamla yattım, bu gece de ona şarap içirelim ve babamızdan zürriyet yaşatmak için gir, onunla yat. Ve o gece
de babalarına şarap içirdiler, küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Lût’un iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar. Ve büyük kız bir oğul doğurdu ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar Moablıların atasıdır. Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu, ve onun adını Ben-ammi
çağırdı; o bugüne kadar Ammon oğullarının atasıdır.” (Yaratılış, 19/30-38)

****

“Kaptın gönlümü kızkardeşim, yavuklum!
Gözlerinin bir bakışı ile, Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın.
Okşamaların ne güzel kızkardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların.
Itrının güzel kosusu da her çeşit baharattan! Ey yavuklum bal damlatır dudakların; Balla süt senin dilinin altındadır. Esvabının kokusu da sanki Libnan kokusu. Kızkardeşim, yavuklum, kapalı bir bahçedir. Kapalı bir kaynaktır,
mühürlenmiş pınardır.” (Neşideler Neşidesi, 4/9-12, s. 669)

“Keşke sen bana, Anamın memelerini
emmiş kardeş gibi olaydın.
Dışarıda seni bulunca, ben seni öperdim. Beni de kınamazlardı (…) Küçük bir kızkardeşimiz var. Ve onun daha memeleri yok. Onun için söz söyleneceği gün kızkardeşimiz için ne yapacağız (…) Ben duvarım, memelerin de kuleler gibi.” (Neşideler Neşidesi, 8/1, 8, 9, 10, s. 672)

“Çarıklar içinde ayakların ne güzel,
ey mir kızı! Toplu kalçaların sanki mücevherler, üstat ellerinin işi. Göbeğin yuvarlak bir tas. Onda karışık şarap eksik değil. Karnın buğday yığını, zambaklarla kuşanmış. İki memen sanki bir çift geyik yavrusu, ikiz ceylan yavrusu (…)Bu senin boyun hurma ağacına, memelerin de salkımlara benziyor.
Hurma ağacına çıkayım, dallarını tutayım dedim. Memelerinin üzüm sakımları gibi olsun. Soluğunun kokusu da elma gibi. Ve ağzın en iyi şarap gibi.” (Neşideler Neşidesi, 7/1-9, s. 671)

****

Bana göre bunlar +13’lük ifadeler. İktidarın zihniyetine göre +18
Öyleyse hadi sansürleyin Tevrat’ı ya da yasaklayın kolaysa..

Denebilir ki sansür okullara uygulanıyor. Tevrat ve Mesnevi okullarda okutulmuyor.

Peki ya Kur’an?

Sansürlenen Portakal Şekeri kitabından çok daha fazlası Kur’an’da var. Ve Kur’an okullarda okutuluyor.
“Çocuklar sorarsa ne yanıt vereceğiz” diyorlar, “Kadınlar sizin tarlanızdır, tarlanıza nerden isterseniz ordan gelin” gibi ifadeleri çocuklara nasıl izah edeceksiniz? Ya da zinayı, fuhuşu, peygamberin amca, dayı, hala, teyze kızlarını, hoşlandığı kadınlardan, kendisini hibe eden kadınlardan istediğini almasını, kadınlarını sıraya koymasını, evlatlığının eşiyle evlenmesini, Lut’un “işte kızlarım, onları yapın” sözünü (Hicr 71), şehveti, oruç gecelerinde kadınlarla ilişki kurulmasını, cariyeleri, cennetteki hurileri, memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızları izah edebilecek misiniz?!

Nebe 33. Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar. (Elmalılı Meali)

Bu durumda Kur’an’ı da sansürlemeyi düşünür müsünüz?!!

Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

DİNİ KİTAPLARDA MÜSTEHCENLİK için 5 cevap

  1. Turan Sır dedi ki:

    Kuran’la ilgili eleştirileriniz yerinde değil. Eleştiri konusu yaptığınız ayetlerde çocukları ya da büyükleri olumsuz etkileyecek bir durum yoktur. Yani cinsellik çağrıştıran her şey olumsuzmu. Cinsellik öğretilmeyecekmi. Sokaktanmı öğrenilecek. Kaynaklardan öğrenilmeyecekmi. Ne var bunda yadırganacak…

    • sarp mustafa dedi ki:

      Bir gün bir kız çoçuk sahibi olursan veya daha önce sahip olduysan orasını bilmemem, ama şunu düşün, 9 yaşında bir kızın var ve ona gidip;

      “Yavrum nerdeyse evlenme yaşın geldi çattı, islama göre evlenilebilir yaştasın, ilerde kocan olacak, arapça bilmediğin için şimdilik ben sana anlatacağım, erkeğin seni tarla gibi sürecek sana istediği yerden yanaşacak, sen buna hoş bakacaksın nerden isterse ordan yapacak seni, eğer erkeğine izin verirsen senin üstüne 2.’yi 3.’yü 4.’yü alacak ve sıra sıra sizi düzecek, ama düzerken herbirinizin hakkını vererek düzecek, aranızda hak geçmeyecek. Bu kısım seni ilgilendirmez pek ama cennette senin gibi memeleri yeni tomurcuklanmış hurilerde biz erkeklere verilecek, Öbür tarafta hem ananı hem huriyi düzecem. Dur bir dakika seni de ilgilendiriyormuş aslında. Şöyle ki; öbür tarafta kocan hem seni hem diğer 3 kumanı ve de öbür tarafta ona verilecek huriyi düzecek, İsterse grupta yapabilecek, çünkü öbür tarafta utanma ve kısıtlama olmayacak ” Bu cümleleri senin ağzından kızına anlatırken duymayı isterim. Ne de olsa senin için hiçbir mahsuru yok.

      • 1okuyucu dedi ki:

        sarp Mustafa;
        —Bir gün bir kız çoçuk sahibi olursan veya daha önce sahip olduysan orasını bilmemem, ama şunu düşün, 9 yaşında bir kızın var ve ona gidip; (senden alıntı)

        —Bu cümleleri senin ağzından kızına anlatırken duymayı isterim. Ne de olsa senin için hiçbir mahsuru yok. (senden alıntı)

        arkadaşa biraz haksızlık yapmışsın gibime geldi! bir baba kızına bahsettiğin Kuran ayetlerinden söz edemez?

        önce şunu söyleleyim, bir inanca sahip bir kişi, inancının temelini oluşturan kitabın önerdiği her şeyi kabullenmek zorundadır, itiraz etmesi diye bir şey düşünülemez, çünki itiraz etmesi o kitabı reddetmesi anlamına gelir,

        o nedenle, her ne kadar kendi inançlarının temelini oluşturan kitaplarda tarifini bulan ahlâk anlayışını! özümsemiş insanların böyle hikâyelerden! ahlâken rahatsız olmaları düşünülemezse de? çocuklarına o kitabı naklederlerken, eğer çocuk okumayı öğrenmemişse, bu durumda çocuk erkek ise babası, kız ise annesi nakleder, yani inanç konularını baba oğluyla, anne kızıyla konuşur?

        eğer çocuk okumayı öğrenmişse, Kuran okumasını annesi veya babası isteyebilir, bu durumda çocuk, söz konusu ayetleri Kurandan okuyarak mutlaka öğrenir, çünki annesi veya babası Kuran okumasını öğütlerken, eline sure isimleri ve ayet numaralarını gösteren bir liste vererek filanca ayetleri okuma diyemezler, derlerse sebebini izah etmek zorunda kalırlar???

        sonra Tevrattaki recm ayetini Muhammedden saklamaya çalışan ahlâksızlardan!!! bir farkları kalmaz.

        bu arada, Mevlevi tarikatına mensup olanların, çocuklarına mesneviyi okumalarını öğütlerken herhangi bir yaş sınırı koyup koymadıkları gerçekten merak konusu?

      • karaca dedi ki:

        kerhane edebiyatı yapmışsın insan bu kadarmı aşağılaşır.

    • MaMaLi dedi ki:

      Turan sır!Akraba kadınları ile,ilişkinin adı!ENSEST’likdir,yani,sapkınlık!Küçük kız çocukları ile olana ise!PEDOFİLİ,denir,sapkınlığın diğer bir kolu,eşlerine her yerden yaklaşmak!diğer bir arayış olan fantezi,başka boyutu olan sapıklıkdır”.Freud”,okumanı tavsiye edeceğim!bilimsel makalelerini,iyice oku öğren,sonra,kıyasla!sen bunları,çocuklarına,cinsellikdir diye öğrete biliyorsan,sorun yokdur,yolun açık olsun,islam da senin olsun,peygamber de kuran-ı kerimde))bana göre ben bunları,çocuklarıma anlatamam,ar haya duyarım!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s