KİŞİLİK KÜLTLERİ

2012-07-30-ataturk-siluetiATA KÜLTÜ – LİDER KÜLTÜ

Kült, Fransızca kökenli bir sözcük olup din anlamına gelen culte kelimesinden Türkçe’ye geçmiştir. Kelimenin asıl kökeni ise  tapınma karşılığına gelen Latince cultus sözcüğüdür. Köken anlamı din ve tapınma olsa da sosyolojide tapınma derecesinde aşırı saygı ve tutku içinde olan topluluklar için de kullanılır. Kült tanımlamasında dinsel öğelerin olması şart görülmez. Yeni oluşan dini akımlar için kullanıldığı gibi  aynı dine bağlı olduğu halde farklı kültürlere sahip toplumların dinsel ve geleneksel uygulamaları da kült olarak adlandırılabilir. Dolayısıyla kült sözcüğünü birebir din olarak anlamak doğru değildir.  Nitekim İslam ya da Hristiyanlık için kült sözcüğü kullanılmaz. Kült sözcüğü dini çevrelerde din sözcüğüne göre olumsuz algılanır. Bir sapkınlık ve şirk olarak görülür. Kült insanlara yönelik olduğu gibi bir nesneye ya da bir hayvana karşı da oluşabilir. Örneğin Hinduların dini Hinduizmdir ama ineğe duydukları saygı “İnek Kültü” olarak adlandırılır.

“Kişilik Kültü” tabiri Fransız ve Alman literatüründe 19. Yüzyılın ortalarında ortaya çıkmıştır. 20. Yüzyılın ilk yarısında ise siyasette Lenin, Stalin, Hitler ve Mussolini ile doruğa ulaşmıştır. Ancak “Atalar Kültü” binlerce yıl öncesinden ve ilkel dinlerden itibaren vardır. Soylarından olan saygı duydukları ölmüş büyüklerinin ruhlarından duyulan korku ve o ruhlara tapınma atalar kültü’nün temelini oluşturur.

ATALAR KÜLTÜ

Ataerkil toplum yapısının doğal sonucu olarak görülür. Ondan önce ise ana tanrıça kültü mevcuttu. Tarihte, Akdeniz çevresinde, Asya’da ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir ana tanrıça kültürü ile karşılaşmak mümkündür. Anadolu’da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün MÖ 6500 – 7000’lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça Kybele (Kibele) Anadolu’nun bilinen en eski ana tanrıçasıdır. Kibele figürünün öncüsü ise Hitit ve Hurrilerin taptığı Kubaba’dır.

Atalar kültünün en yoğun görüldüğü Türkler, hayatın ölümden sonra da devam ettiğine inanırlardı. Bu nedenle ölen atalarını unutmazlar, onların kendilerini izlediğini, kötü bir şey yaptıklarında ruhlarının kendilerini cezalandıracağını düşünür, sıkıntılı zamanlarda ise yardımcı olacaklarına inanırlardı. Onları belirli dönemlerde anar ve onlar için çeşitli büyüsel ayinler yaparlardı.

Türklerin kült edindiği ilk ataları Oğuz Kaan’dır.  Türk halklarını asırlar boyunca etkilemiş, ondan geldiği öne sürülen töreler tabulaştırılmıştır.

“Ey oğullar köp men aştım,

Uruşgular köp men kördüm,

Cıda birle köp ok attım,

Aygır birle çok yürüdüm.

Düşmanlarımı ığladurdum,

Dostlarımı men küldürdüm.

Kök tengride men ödedim,

Senlerge biremen yurdum.”

-Oğullarım ben çok yaşadım, çok savaşlar gördüm, çok ok attım, çok at sürdüm, düşmanlarını ağlattım, dostlarımı güldürdüm, tanrıya borcumu ödedim, sizlere yurdumu veriyorum.-

KİŞİ-LİDER KÜLTÜ

Kişi, lider kültü Atalar kültünün modern toplumlardaki uzantısıdır. Özellikle siyasi alanda kendini gösterir ama dinsel olanları da vardır. Said Nursi kişi kültünün dinsel örneklerinin başında gelir. “Kişilik kültü” tabiri yeni olsa da, bilhassa dinler içinde putlaştırılan kişilere de rastlanır. Bunlar bir peygamber ya da veli olarak yüceltilmiş, kutsallaştırılmışlardır. İslam’da kişi kültü olmadığı iddia edilse de İslam peygamberi Muhammed gerek kendisine atfedilen hadislerle gerekse çeşitli mezhep ve tarikatların uydurmalarıyla putlaştırılmıştır. Uygulamadaki örnekleri sela ve mevlitte bariz olarak görülür. Benzer şekilde Ali de Alevilerin kişi kültüdür. Bir savunma refleksi olarak dinsel figürlerin kişi kültüne dahil edilemeyeceğini öne sürenler vardır. Halbuki o figürler ne tanrıdır ne de melek. Ya kendi söylemleriyle ya da ölümlerinden sonra inanırlarının yüceltmeleriyle putlaştırılmışlardır. Putun illa heykel ve resminin yaygın olması şart değildir, ismine ve sözlerine olan aşırı saygı ve hakkındaki gerçek dışı efsaneler, mucizeler de putlaştırıldığının göstergesidir. Kişi kültünde kişinin gerçekten yaşamış olması da şart değildir. Yaşadığına inanılan uydurma kişiler için de kült oluşabilir. Hızır’ı buna örnek gösterebiliriz. Bunun yanında özellikle savaşlarda ortaya çıkıp yardımcı olduğuna inanılan ak sakallı veliler de hayali dinsel kişi kültlerinin örneği olarak görebilir.

Siyasi kült ilk olarak sosyalistlerde oluşmuş ve Karl Marks’ın yazdıkları neredeyse tüm sosyalistler arasında mutlak doğru olarak görülmüştür. Sonrasında Lenin ve Stalin lider kültü içinde yerlerini almışlardır. Öyle ki sosyalist fraksiyonlar arasındaki tartışmalarda bir konuda bu liderlerden birinin sözü konuya referans gösterildiğinde, sözün doğruluğu tartışılmaz, örneğin Lenin tarafından söylenmiş olması yeterli görülür ve mutlak doğru kabul edilirdi ki genelde halen böyledir.

Faşizmin ünlü iki lideri Hitler ve Mussolini de lider kültünün başlıca örneklerindendir. Başta oldukları dönemde söylem ve emirlerine tapılırcasına itaat görürlerdi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra değerleri hızla düştü ve hemen hemen sıfırlandı.

ATATÜRK LİDER KÜLTÜ’NE DAHİL MİDİR?

Evet, Atatürk’e rağmen Atatürkçülerin bir kesimi arasında bu kült mevcuttur.  Neden Atatürk’e rağmen? Şu sözlerini örnek verelim:

Ölülerden yardım istemek uygar bir topluluk için utanç vericidir.”

 “Eğer bir gün sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.”

  “Eğer hala ülkeyi kurtaracak büyük bir lider bekliyorsanız, ben size hiçbir şey öğretememişim demektir.”

Atatürk’ün sağlığı zamanında start alan bu kült, ölümünden sonra yoğunlaşmıştır. Elbette Atatürk kendisine gösterilen sevgi ve saygının fazlasına layıktı. Ancak bu konuda sınır tanımayıp yüceltenler ve kutsallaştıranlar yüzünden bir kült haline geldi. Maalesef bunların içinde ünlü edebiyatçılar da vardır. Behçet kemal Çağlar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Kemalettin Kamu gibi Türk edebiyatının en tanınmış kalemleri bile bu kültün öncüleri olmuşlardır. Atatürk’ü Allah’la benzeştirenler mi ararsınız, peygamber  sayanlar mı? Sapkınlığa uzanan bu yüceltmeler en başta gerçek Atatürkçüleri üzdüğü gibi, din hassasiyeti olan insanları da rahatsız etmekle kalmamış, gericilerin eline silah olmuş ve Atatürk’ü itibarsızlaştırmanın malzemesi sağlanmıştır.  Birkaç örnek:

Ne örümcek, ne yosun

Ne mûcize, ne füsun…

Kâbe Arab’ın olsun

Çankaya bize yeter… (Kemalettin Kamu)

 

Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil

Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun

Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil

Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!  (Faruk Nafiz Çamlıbel)

 

Her zaman ırkıma büyük Baş Atam

Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!  (Yusuf Ziya Ortaç)

Bu konuda daha fazla örnek için:

https://panteidar.wordpress.com/2010/03/05/sapkin-kemalistlik/

Demokrat Parti zamanında 1951 yılında Atatürk’ü koruma kanunu çıkarılır. CHP karşı çıksa da kanun uygulamaya konur ve kültü güçlendirici bir faktör olur. CHP döneminde sayısı  birkaç tane olan Atatürk heykeli sayısı ise binlere ulaşır. İlk Atatürk heykellerinin Atatürk’ün sağlığı zamanında yaptırılmış olması, bu kültün temellerinin bizzat kendisi tarafından atıldığı iddialarına sebep olsa da kesin olarak bunu doğrulamaz. Çünkü heykel yapımındaki sanatsal yan göz ardı edilmiş olur. Fatih’in kendi portresini yaptırmış olmasını nasıl ki kült oluşturma olarak göremezsek, Atatürk’ün heykel yaptırımını da göremeyiz. Benzer şekilde padişah Abdülaziz’in atlı heykelini yaptırıp Beylerbeyi Sarayına dikmesinin de kültle ilgisi yoktur. Bu haksız bir suçlama olur. Ne koruma kanunundan, ne Anıtkabir defterine yazılan şikayetlerden, ne de ders kitaplarına bile girmiş sapkın şiirlerden Atatürk sorumlu tutulamaz. Köprülere, okullara adının verilmiş olması kült olarak değerlendirilmesi ise doğru değildir. Sıradan bir devlet adamının, bir edebiyatçının adı bile verilirken Atatürk’ün adı mı verilmeyecekti? Kaldı ki örneğin Atatürk adı hiçbir şehre verilmiş değildir ama Washington şehri ABD başkanının adıdır ve Washington kültü yoktur.

Özetlersek, Atatürk heykelleri, resimleri, ders kitaplarındaki konular veya baraja, köprüye, caddeye adının verilmiş olması Atatürk kültü değildir. Tarihte iz bırakmış büyük insanlar için bunlar gayet normaldir ve her ülkede mevcuttur. Ki Atatürk tarihteki en değerli liderlerden, en büyük devlet adamlarından biridir ve buna fazlasıyla layıktır. Ancak haddinden fazla yüceltip putlaştırmak ve eleştirilemez hale getirmek Atatürk’ü kültleştirmiştir. Atatürk soyadını “Atası Türk” değil de “Türk’ün atası” olarak anlayan zihniyet, ümmetçilikten ve bağnazlıktan sıyrılamamış bir toplumda gerici dinci çevrelere malzeme sağlamış, dini hassasiyeti olan kesimin gözünde Atatürk’ü itibarsızlaştırmanın önünü açmıştır. Tabi Atatürk’ün itibarsızlaştırılması demek, cumhuriyetin, devrimlerin ve laikliğin halkın gözünden düşürülmesi, “Erdoğan’ın g.t’ünün kılıyım” diyenlerin artması, Tayyip Erdoğan kültünün yaygınlaşması demektir. “Dinci-gerici Tayyip kültü olacağına, ilerici-devrimci Atatürk kültü olsun” diye düşünenler olabilir. Ancak doğrusu hiçbir kültün olmaması, hiç kimsenin yüceltilmemesidir. Kalkınmak, gelişmek, ilerlemek için buna ihtiyacımız yok..


 

Reklamlar
Bu yazı Politika içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to KİŞİLİK KÜLTLERİ

  1. Gökhan Kocabaş dedi ki:

    Makalenizin son kismina kadar her sey cok mantikli ve keyifli gidiyordu. Fakat olay Ataturk’e gelince bastan beri yaptiginiz butun tanimlari hice sayar bir bicimde yorumlariniz duygusallasti. Hakkinda bu kadar cok kahramanlik oykusu uydurulan, cagdaslari Lenin, Hitler, Mussolini gibi figurlere benzerligi dunya tarihcileri tarafindan defalarca vurgulanan, siyasi hayati boyunca hic bir zaman halkin cogunlugunun destegini alamamasina ragmen halkin sevgilisiymis gibi lanse edilen, bu lansmanin ilkokul kitaplarina, hatta universite kitaplarina kadar girebildigi bu adam her nasilsa sizin kult mertebenize erisemedi. Demek ki sizin zayif noktaniz da Ataturkmus. Savunmaniz da Islam savunucularina benzedi; aslinda Ataturkculuk cok iyiydi de hurafeler ve uydurmalar bu guzelligi bozdu. Calismalarinizda basarilar.

    • müjde dural dedi ki:

      Sen zavallısın, Atatürk halkın nasıl sevgilisi görmek istiyorsan 10 Kasım’da Atatürk’ün kabrine git, gözünle gör oradaki milyonlara yakın insanı. Aralarında engellisi var, 80 yaşında olanı var, ta Anadolu’nun bilmem hangi köyünden geleni var. Dünyada ölümünden 76 yıl sonra hangi devlet adamının mezarına milyonlar gidiyor? Bu insanlar oraya zorla gitmiyorlar. Sırtımıza silah dayamıyorlar, kasımın buz gibi Ankara ayazında gitmemiz için. Atatürk’e olan sevgimizi kıskanıp, çatlayıp, kuduruyorsunuz.

    • dogan özcan dedi ki:

      her seye ragmen ne Lenine, Hitlere, Mussoliniye dua eden yok lanet cok….Damarlarinda asil kan tasiyan sever yetmez Tapar !!!!!!!!! Ama yanliza Türkler degil insn olan herkes. Mecbur olmadigi müdetce Savas bir katliamdir der; yurta baris cihanda baris ona ait….

  2. sebnem dedi ki:

    bence oldukca güzel bir yazi olmus.. Atatürk’ü putlastiranlar yüzünden ondan uzaklasmaya basladigimda acip nutuk’u tekrar okudum ve aynen bir önceki yorumda kinaye ile söylenmis yorumu yaptim. evet Atatürkcülük iyidir, onu bozan da bunu sapkinliga vardiranlardir, her yerde heykelini görmek ve kutsallastirilmasi acikcasi hala sinirimi bozuyor.

  3. kemal karaca dedi ki:

    Kişi sevilebilir ama kullanılmamalıdır. Atatürk herkesçe kullanılıyor. Fotoğraf Ardahan’da her sene geçen doğal bir etkinlikten.

  4. özgür dedi ki:

    yazınızı çok beğendim.bir konu hariç hepsine katılıyorum.katılmadığım; Atatürk heykellerinin sanatsal bir yanı yada değeri olabilir fakat bu kadar yaygın olmasına mazeret olamaz.bu uygulama yani bu şekliyle heykellerin bu kadar yaygın olması, tamda sizin bahsettiğiniz ”ata kültü” tabirinin kapsamında olmasının delili bence..

  5. Barış dedi ki:

    Yazınız güzel, ancak Ata Kültünü kötü birşey olarak gösteriyorsunuz.Ata kültü bizim (Türk olduğunuzu varsayarak) kültürümüzden gelmektedir, hangi İslam ülkesinde bu kadar çok türbe var? Olanların çoğunu kim yaptırmış? Ben söylim %80 kadarı Türklerce yaptırılmıştır. Türkler İslam’a çok şey katmıştır, türbeler, çaput bağlamalar, yüksek yerlerin Allah’a yakın olması inancı, Anadoluda sık sık söz edilen “Allah baba” lafı (ki islama göre bu kesinlikle yanlıştır), gökteki yüce mevlam söylemi, dua ederken göğe bakma bunların hepsi birer Türk kültürüdür, aynı şekilde Ata kültü de Türk kültürünün birparçasıdır ve asla dışlanmamalıdır.
    İnternettedolaşırken çok görmüşsünüzdür”Abdülhamithan” nickleri heryerde ki bunları kullananların çoğu Atatürk düşmanı, Atatürkün putlaştırıldığı söylenmektedir ki bu putlaştırma değil Ata Kültüdür, Abdülhamit nickini kullanmaka bir AtaKültü örneğidir. Bir çoğumuz ismimizi dedemizden almışız,bunun sebebide Ata Kültüdür… Bu bir günah değildir bu bir yanlış değildir bu bir gelenektir, kültüre sahipçıkmadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s