İSLAM’DA CİHAD KAVRAMI

CİHAD ve SAVAŞ

TDK’ya göre cihad: Din uğrunda yapılan savaş.

Kur’an’da Cihad:

Nisa/ 95. Mü’minlerden, bir mazereti olmaksızın cihaddan geri kalanlar, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad edenlerle bir olmaz. Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, evlerinde oturanlardan mertebece daha üstün kılmıştır. Gerçi hepsine Allah Cenneti vaad etti; ama cihad edenleri, pek büyük bir ödülle, oturanlara üstün kıldı.

Tevbe/ 20. İman eden, hicret eden ve Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad edenler, Allah katında en yüksek mertebededirler. Muradına erenler de işte onlardır.

Arapçası cihad, “C-H-D” kökünden gelen bir kelime olup “zorluklara katlanma ve mücadele, güç-destek verme, gayret etme” şeklinde genelde zorlu bir çalışma ve gayreti gerektiren fiiller için kullanılır.

İslami bir terim olarak cihad:

İslamcılar arasında cihat, Allah’ın dinini yeryüzüne hakim kılmak, fitne ve zulmü ortadan kaldırmak için ortaya çıkan her türlü engel ve düşmana karşı meşru olan her yol ve vasıtayla elinden gelen mücadeleyi yapmak olarak tanımlanıyor. Bu mücadelenin yollarından birisi tebliğ, diğeri de savaş olarak sunuluyor.

Hadislerde Cihad:

Hadis No: 0094

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır.”

Hadis No: 0987

Tanım: Resulullah (sav) şöyle buyurdular: “Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihaddır.”

Hadis No: 1016

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin.”

Hadis No: 1162

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hacc ve umredir.”

Buraya cihad = savaş haricindeki hadislerden bazılarını aldım ki cihad sadece düşmanla savaşmak olarak algılanmasın diye..

Cihad müslümanlar için farz olarak açıklanıyor. Bu da Bakara-216 ayetine dayandırılıyor:

Hoşlanmasanız da, savaş size farz kılındı. Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Bu durumda da cihad, namaz gibi, oruç gibi farz olan ibadetlerle aynı görülüyor. 

İslam dışında Cihad:

Cihad, anlamı itibarıyla sadece müslümanlara özgü bir mücadele değildir.

Ülküsü, ideali, geleceğe yönelik emelleri olan her fikrin, her akımın bir cihad anlayışı vardır.

Örneğin bir profesyonel devrimcinin tüm yaşamını, günün 24 saatini devrim mücadelesi ile geçirmesi gerekir. Bu da bir cihaddır. Hristiyan misyonerlerinin çalışmaları da..

Savaşta olduğu gibi, barış zamanlarında da cihad vardır. Savaş sırasında, katılamayacak derecede özrü olmayanların haricinde, herkesin gönüllü olması beklenir. Düşmana karşı eli silah tutan herkesin güç ve destek vermesi istenir.

Bu İslam’da nasılsa, savaşan ülkelerin tümünde de öyledir. Ama dini ama milliyetçi duygularla insanlar ülkelerinin galip gelmesini amaçlar. Askerden kaçanlara, kendi devletlerini desteklemeyenlere iyi gözle bakılmaz.

Savaşta ölenlere cennet vaadi de sadece İslam’da değil, Hristiyanlık ve Musevilikte de vardır. Hristiyanın, Musevinin de şehiti vardır.

İncilde”savaşın, öldürün” emirleri yoktur ama Tevrat’ta  bu emirler, Kur’an’dan da fazladır.

İncil’de savaş emri yoksa da cihat anlayışı vardır. “Dini yaymak için kardeşin kardeşe, oğulun babaya-anneye düşman olacağı” sözleri cihattır. İncil’de olmasa dahi Hristiyanlarda “Kutsal savaş” inancı vardır ki bu da Hristiyan cihadının bir parçasıdır.

El Kaide’nin terör eylemleri bir cihat hareketi olduğu gibi, ABD’nin ve müttefiklerinin karşı harekatı da bir cihaddır. Nitekim Bush bu harekatı “Yeni Haçlı Seferi” olarak adlandırmıştır.

Cihadın olması-olmaması, doğru ya da yanlış olmasının tartışılması yanlıştır. Hedefin, idealin olduğu yerde cihad kaçınılmazdır. İslam’ın da, Hristiyanlığın da, Museviliğin de, Sosyalizmin de, Faşizmin de her akımın bir cihadı olacaktır.

Barıştan yana olanlar, savaş karşıtları, din karşıtları, hümanistler bu anlayışa karşı çıkar ve dünyada barışı hakim kılmak için mücadele ederler. Onların bu mücadelesi de cihaddır.

Cihadın Yanlışlığı:

Doğrusu, Cihad’ın olup olmamasının değil, uygulama yönteminin, stratejisinin tartışılmasıdır.

İslamın cihad stratejisinin ise ta başından itibaren yanlış olduğu ortadadır. Yanlıştır çünkü insanlık ve dünya esaslı olmayan tüm hedeflerin stratejisi başarısızlığa mahkumdur zaten. Geçici başarılar elde edilse bile bunlar yanıltıcıdır. Tutunamaz, uzun vadeli olamaz. Dini ideallerin tümü bu başarısızlığa mahkumdur. Teokrasi ve faşist idealler de.

Çünkü insanlığın tümünü kucaklamazlar. Bir dini ümmeti ya da ırkı öne çıkarır, diğer kesimleri düşman olarak görürler. Bu nedenle kitleleri ikna edemez, fikirlerini benimsetemezler.

Bu zihniyetlerle başarıları ancak katliam ve soykırım yapmalarına bağlıdır. Bu insanlık dışı yöntemlere de insanlar karşı durur, şiddetli tepki verir. Dolayısıyla sonuç elde edemezler.

İslam’da bu doğrultudadır. Dünya insanlarını dost ve düşman olarak kategorize eder. Hristiyan ve Yahudilerle dostluğu yasaklar. Hadislerinde Türkleri düşman olarak gösterir. Yecüc ve Mecücler ile Çinlileri, japonları akla getirir, müslümanları şartlandırır.

İslam’ın cihat stratejisinin ta başından yanlış olduğunu söyledim ama Hicret öncesi dönemi buna katmamak gerekir. Hicretten önce uygulanan strateji doğrudur.

Eğer, Muhammed de İsa gibi bu aşamada öldürülseydi, Kur’an sadece Mekki ayetlerden ibaret kalsaydı, İslam belki de bugün dünyayı kaplardı.

Çünkü ne Muhammed’in eleştirilecek cinsel yaşamı olurdu ne de savaşları, katliamları.

Putperestlik ise zaten can çekişiyordu, Muhammed’in öldürülmesi bir isyan kıvılcımı olur ve müslümanlar iktidarı alırlardı. Sonrası ise aynı İsa’da olduğu gibi efsane söylemlerle büyür giderdi. Bugün ne El kaide olurdu, ne Hizbullah. Ne israil-Filistin savaşı. Ne ABD’nin Irak işgali.

Herhalde dünya çok farklı olurdu.  Farklı olurdu derken iyi ya da kötü yönde bir anlam kastetmedim. 1400 yıl önceki bir erken ölüm, belki de dünyayı çok farklı şekillendirebilirdi.

Haçlı seferleri olmayabilirdi mesela. Hatta Hristiyan-müslüman karışımı bir din hakimiyeti ortaya çıkabilirdi. Dini vahşet ve katliamlar büyük ölçüde az yaşanırdı.

Dünyada İslam ve terör korkusu yaşanmazdı. Şeriat korkusu da.

Muhammed o sıra tek eşli olduğu için, çok evlilikler yaygınlaşmayacaktı. Örtünme emri olmayacağı için toplum türban sorunundan uzak olacak, kadınlar daha özgür olacaktı.

Ama belki de o dönemde Arapların yayılma savaşları olmayınca, onun yerini başka yayılmacılar dolduracak, tablo çok daha farklı olabilecekti.

Cihat bir fikir ve inanç mücadelesidir.
Bir propagandadır.
Bu propagandanın şekli mevcut ortam şartlarına göre değişir.
Ortam, barış içinde propagandaya müsaitse cihat, savaşsız, silahsız, kansız olur.
Güçlü olunan yerlerde İslam’ın egemenliği sağlanmaya çalışılır. Karşı konulması halinde savaşa, şiddete başvurulur. Engeller ezilir, sindirilir.
Güçsüz olunan yerlerde ise çoğalmaya, güçlenmeye çalışılır.

Cihadda İmaj-Vizyon:

Cihatın en önemli tarafı imajdır, vizyondur.
Tebliğlerin başarılı olabilmesi, olumlu netice vermesi İslam’ın iyi tanınmasına ve müslümanların beğenilmesine, takdir edilmesine bağlıdır.

İslam’ın bu konularda başarılı olamadığı açıktır.
Uygar dünyaya karşı, 1400 yıl öncesine ait kanun ve kuralların propagandasının başarı şansı yoktur.
Üstelik te bu propagandayı yapan müslümanların giyim-kuşamları, kültürleri, kendi ülkelerindeki rejim şekilleri ve demokrasi karşıtı olmaları, ilkel ve insanlık dışı görülen ceza uygulamaları, yaşam tarzları, çok evlilikleri başarı için en büyük engeldir.

İbadetlerin zorluğu ve şart olması, kadınların 2. sınıf olmaları ve müslüman olma koşulları da bu cazibesizliğe tuz biber olmaktadır.
Müslüman olma koşulları dahi tek başına çok kötü bir imajdır. Tamamen Arap milliyetçiliğinin ürünü olan bu koşullar;
– Arapça kelime-i şahadet getirmek,
– Kendi ismini bir Arap ismiyle değiştirmek,
– Sünnet olmak,

Bunlar giriş şartları, devamında namaz kılmak, oruç tutmak, hac ve zekat var. Girdikten sonra çıkmak diye birşey de yok. Aksi takdirde dinden çıkan mürted ilan ediliyor ve katli vacip görülüyor. Yani, İslam’a girerken insanın pipisini kesmek istiyorlar, çıkmaya kalkarsa kafasını…

Dolayısıyla bu açılardan kötü bir imaja sahip. İmaj ve vizyonun önemini en iyi anlamış olanlar Harun Yahya’cılar. Onlar da geçmişteki yanlışlarından kaybediyorlar.

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

12 Responses to İSLAM’DA CİHAD KAVRAMI

  1. Cihad sözcüğünü yerinde ve doğru anladığımız takdirde islami şiddette azalma olacaktır.

  2. Kello dedi ki:

    Bildiginiz gibi turkiyede dogdum ve musluman olarak buyutuldum ama muslumanligi kendi irademle secmedim haliyle pipimide kestiler artik ozgur irademle muslumanligi terk etmek istiyorum yinede kafam kesilecekmi

    • Seyyid dedi ki:

      Benim bildiğim pipiyi kesmezler sadece fazlalığı alırlar. Araştır bak avrupa da bu çok moda oldu. Doktorlar sünnet maksadında değil fakat sağlıki anlamda fazlalığı aldırmalarının iyi olacağını söylüyorlar millete. Tabi senin pipiyi kestilerse sana hak vermek lazım. Acın büyük olsa gerek kardeş.

      Bu arada müslümanlığı kendi iradenle seçmediysen zaten müslüman olmuş sayılmazsın. Müslüman kalpten inanmış kişiye denir.

      Müslüman öyle yeme ihtiyacı doğmuş diş oluşmuş, sıça ihtiyacı olmuş delik oluşmuş, ondan öncesinde muhteşem bi sindirim sistemi oluşmuşlarla filan uğraşmaz. Tüm herşeyin etrafımızdaki herşeyin bir tasarımcısı olduğu gibi belli bir süreç içerisinde fizik kurallarına uygun bir biçimde yaratıldığına inanır MÜSLÜMAN!

      • sevginin ışığı dedi ki:

        Arkadaşlar bir kere, sünnet olmak Kuran’da yazmıyor… Sadece bir adettir.. Seyyid bey, Avrupa’da sünnetin moda olması, sanırım buna yönelik yayın yapan kaynaklardan alınma bir bilgi…. Google’da iyice, etraflı ve her iki görüşe göre de, yani sünnet sağlıklı mı ve de daha sonra sünnet sağlıksız mı diye araştırırsanız, bir tarafta sağlıklı diyen , öbür tarafta da sağlıksız diyen bir sürü doktor bulacaksınız… Sonuç olarak ama, sağlığa yönelik kanıtlanmış hiç bir gerçekliği yoktur sünnet olmanın…

      • fakir-i pür taksir dedi ki:

        Seyyid arkadaş doğru söylüyor pante.Ama bazen hadım edip haremlerinin bekçisi yapabiliyorlar.

  3. sevginin ışığı dedi ki:

    Kendisini seven, ve etrafındakilere karşı içi sevgi hisleriyle dolu hiçbir kimse, Kuran’ı açıp okuduktan sonra müslüman kalamaz… Ama insanlar sevgiden korkuyorlar ve bu da inançlarının temelini oluşturuyor. Kuran, kitap, din vs hikaye….

    • bilal dedi ki:

      sevginin ışığı ! Diyorsunuz ki,” Kendisini seven………..kur’an’ı açıp okuduktan sonra müs-
      lüman kalamaz. ” Bu ifadenle ya kur’an’ı hiç okumamışsın,ya da okurken öbjektif davran-
      mamışsın.! Kur’an’ı öbjektif okuyan ve sağduyulu davranan her insan,en büyük sevgi kay-
      nağı olarak kur’an’ı Kerimi görecektir. Aşağıda bir kaç ayet ve hadis zikredeceğim,bu ayet
      ve hadislere baktıktan sonra birileri sizin gibi böyle bir iddiade bulunursa,onun öbjektif ola-
      rak davranmadığı kesin olarak anlaşılır.!
      1-BAKARA -195: ” واحسنوا ان الله يحب المحسنين الخ ” Her kese iyilik yapın.( insanlara iyi davranın)
      Zira Allah,insanlara iyilik yapanları sever. ” 2- BAKARA-83: وقولوا للناس حسنا ” Daima insan-
      lara iyi ve faydalı şeyler söyleyin. ” 3- EN’AM-160: من جاء بالحسنة فله عشر امثالها ” Kim insanlara
      iyilik yaparak ahirette gelirse,ona on kat iyilik ve mükafat vardır.” 4- FUSSİLET-34:
      ولا تستوي السنة ولا السئة ادفع بالتي هي احسن ”İnsanlara iyilik yapmakla kötülükleri yapmak bir ola-
      maz.Sen daime kötülkükleri en güzel şekilde savmaya çalış.” Yani sana kötülük yapana
      sen de kötülük yapma,! bu kötülüğü en güzel şekilde sav.! RA’D-22: وانفقوا مما رزقناهم سرا وعلانية وبدرؤن بالحسنة السئة الخ ” …….Sağduylu insanlar onlardır ki,kendilerine verdiğimiz dün-
      ya malından gerek gizli,gerek açık bir tarzda insanlara harcarlar ve başkalardan kendile-
      rine gelen kötülüğü iyilikle mukabele ederler.( kendilerine kötülük yapanlara karşılık ver-
      mez,bilakis onlara iyilik yaparlar.) 5- FURKAN-65: وعباد الرحمن الذين ىمشون في الارض هونا الخ
      ” Rahman olan Allah’ın has ve olgun kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde insanlara karşı
      tevazu ve alçak gönülle yürürler.Kendini bilmezler onlara kötü laf atarsa, ”selametle ” der
      geçerler. ( yani karşılık vermeyip, selam deyip geçerler.) 6- ALİ İMRAN-134: الذين ينفقون في السراء واضراء الخ ” O muttakiler ( Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ) ki,bollukta da,darlık-
      ta da,insanlara mallarını harcarlar.Kızdıklarında öfkelerini yutar,kendilerine karşı kötülük
      yapan insanları affederler. Allah’ da,insanlara karşı böyle iyi davrananları sever.”
      TEĞABUN-14: وان تعفوا وتصفحوا وتعفروا فان الله غفور رحيم ” …Eğer onlara ( kim olursa olsun size
      düşman olanlara ) musamaha eder,kusurlarına bakmaz ve onları affederseniz bu sizin
      için büyük bir fazilet ve erdemliktir.Çünkü Allah’ da,affeden,bağışlayan ve merhamet eden-
      dir.” 7- YUNUS-26: للذين احسنوا لخسني وزيادة الخ ” Her konuda insanlara iyilik yapanlara ahirette
      fazlasıyla mükafat vardır. 8-NAHK-28: ان الله مع الذين اتقوا والذين ههم يحسنون الخ ” Allah, kendisine
      karşı gelmekten sakınanlar ve bütün insanlara iyilk yapanlarla beraberdir. ”
      NOT: Fazla uzamasın diye,hadisleri yazmaktan vaz geçtim. ” EVET,kur’an’ın önerdiği ve
      emrettiği bütün bu işler,insanlara sevgi ve saygının pratik yönü değil midir.? Bu öyle
      bir şeydır ki,kuru bir sevgi değil,pratiğe dökülmüş bir sevgi ve saygıdır.Sevginin ulaştığı
      en yüksek nokta bunlar olsa gerek.Sevgi,dille söylenen bir olgu değildir.Pratiğe dökülmesi
      gerekir. NOT. Kur’an’daki,savaşla ilgili bütün ayatler,savunma savaşları içindir,Bunun
      dışında hiç bir şekilde savaş meşru değildir. Saygıyla.

      • Fikri dedi ki:

        Seytan kurani yazdirdigi zaman zaten icine bir kac güzel sey katmasi lazimdiki cahiller ona inansinlar diye zate önce seytan adem le havayi de böyle kandirdi önce allahtan bahsetti sonra kendi yalanlarini uyguladi aynen sizin kuran gibi.

  4. Fikret dedi ki:

    zaten seytan kurana iyi bir kac sey katmak zorundaydi yoksa böyle geri kafalilar nasil ikna olurlardi.

  5. rammsteinn dedi ki:

    kuranda şöyle yazsa ” bütün peygamberleri ben gönderdim. biribirinizle savaşırsanız sorgusuz sualsız cehenneme atarım sizi.”
    benim için olay biter. ama bunun tam tersi savaşın ölsenizde öldürsenizde cennettesiniz.
    müslümanın biri hayatı boyunca hertürlü pisliği yapacak,çok düzgün iyi kalpli bir ateisti sırf inanmadığı için öldürecek mükafat olarak hooop cennnete.
    Turan Dursun’un da katili şimdi cennetin biletini kapmış hergün cennetin hayaliyle ölmeyi bekliyor.
    muhammedin yaptığı tek hayırlı birşey varsa o da kendini son olarak ilan etmesidir. aksi takdirde her gözü dönen kendini peygamber ilan eder bikaçı kitleleri kendine inandırıp peşinden koşturur durum şimdikinden daha beter olurdu.

  6. İslam barış dini mi? dedi ki:
  7. CİHAT DENİLEN KANLI SAVAŞ!

    Şimdi örneklerini gördüğümüz ve adına Cihat denilen islamın kutsal savaşı, İslamın başından beri vardır. Bu savaşın bütün kural ve yöntemleri, islam ideolojisini yaratan Muhamet tarafından detaylı olarak işlenmiş ve uygulamaları bütün halifelerce takip edilmiştir.
    İslam dini ne yazık ki Cihat denilen inanç savaşı ile şiddet ve düşmanlık önermiştir. İslam resmen şiddet içermektedir.
    Cihat ve kutsal akınlar denilen soygunlar neticesinde büyük bir servet ve güç edinen Müslümanlar, 4 kıta üzerinden son hızla yayılarak, Muhamet ölene kadar 30 yıllık bir zaman diliminde 36 ülkeyi işgal edip, yerli haklara karşı bir kıyım ve geniş tehcir (yerlerinden sürme) uyguladılar. Bu halkların geriye kalan mallarına el koydular…
    Muhamet öldükten sonra da yerine geçen halifeler, talan ve soygunun çekiciliği, iştahı ile her yere saldırdılar, her yeri talan edip, haraca bağladılar. Kafkaslar, Orta Asya, Kuzey Afrika, Orta Afrika ve hatta İspanya’ya kadar olabildiğine genişlediler. Sınırsızca talan, mezalim ve katliamlar yaptılar. Uzanmadıkları yer yoktur,
    Girdikleri her yeri talan edip, İslam’i kılıç zoruyla kabul ettirdiler. Kabul edenler kurtulur, kabul etmeyenler katledilir. Sonraki nesillere amacın İslam’ı yaymak olduğu aktarılsa da, gercek amaç: talan, soygun, haraç, cariye ve vahşettir.
    Osmanlı ve Cihat.
    R.T. Erdoğan ve Cihat!
    Ak Saray’da yapılan caminin açılışını yapan Erdoğan, “İnşa edilen her cami bu topraklara vurduğumuz bir mühürdü. Her mühür bu coğrafyadaki tapu senetlerimizdir…”Günde beş vakit namaza işte o kubbelerin altında durulur. Camilerimin büyüklüğü iftar kaynağıdır.” dedi. Bunu söyleyen, İŞİD halifesi Al-Bagdadi değil, TC halifesi!!
    Başta Arap, Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler olmak üzere dünyanın her tarafına yayılan 100 milyonlarca beyni yıkanmış Cihatçı Müslüman, dünya egemenliği için zorunlu gördüğü kanlı savaşlarını devam ettiriyor!
    Bu Şeriatçılar coğrafyamızı yeniden kan gölüne çeviriyorlar…! Suriye, Afganistan,Pakistan, Mısır, Libya ve Irak ve şimdi Türkiye’de olanlar, Osmanlı2dan kalınan yerden devam edileceği sinyalini veriyor…
    Son TC hükümetlerince, her tarafa camiler, kuran kursları ve imam hatipler kurularak beyinleri yıkanan milyonlarca Türk, Osmanlı akıncı Cihatçıları haline gelerek genel Cihat çağrılarına yer almaya başladı! Ruhları islam adına esir alınan milyonlarca insanı kışkırtan ve post modern Osmanlıcılığı devlet politikası haline getiren AKP yönetiminden, bunu daha da yoğunlaştırmasından başka türlü bir hareket beklenemezdi.
    Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ve İslamın sponsorluğu sorunu!

    Bu ülke yönetimleri Arap ve İslam âleminde ne kadar radikal, ılımlı, yumuşak, sert ve karışık İslamcı parti, örgüt, cemaat, tarikat ve grup varsa hepsi ile dolaylı-dolaysız ilişki kurup silah ve para yardımı yapmaya, onlarca Selefi Cihatçı örgütü beslemeye devam ediyorlar…
    Dünyadaki İslami Cihat hareketlerin ideolojik beslenme kaynağı sadece Suudi Arabistan değil, artık buna şimdi Türkiye’ de eklendi.
    Hepsinin beslendiği kaynak Müslüman Kardeşler hareketidir.
    Yani sorun bir IŞİD, Kaide, Nusra ve benzeri radikal İslamcı örgütler sorunu değil. En büyük sorun bugün, Müslüman ülkelerde bu örgütler paralelinde düşünen milyonlarca insanın varlığıdır.

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

    ———————————————————————-
    Esin Duran,
    Selda Suner,
    N. Gök,
    Ferdi koçkar
    Yeliz seren
    Vedat Konak
    S. Aktaş
    Pelin Moda,
    Bedri Engin,
    Nazmi Dogan,
    Sevda Suner
    R. Adalı
    Sezer Aşkın,
    H. Datvan,
    Salih Demir,
    FERDİ KADER
    Erhan Vural
    Necmi Derinsu
    Ahmet Kaymaz
    Aslan IŞIK
    Nizamettin Duran
    A. Demir
    hasan kayısoğlu
    Melahat Baykara,
    ismail çekmez.
    Aydin Nizam
    Uğur Demir
    Ismail B. Cenk,
    Tekin Balkic
    Selma Altuntaş,
    Murat Koç
    Filiz Serin,
    Nedim Serin,
    Vedat Koçak,
    Salih Birdal,
    Erdal Cömert
    Ismail Bulak
    Ahmet Meriç
    Mustafa Gur,
    Hasan Zafer
    Bahar Ünsal
    Osman B.
    Ayse bahar
    Metin Maslak
    H. Maslak
    Dilek Solak
    zeynep içkaya
    Sevda maslak
    Sercan Gezmiş
    Aynur Balkaya
    İpek Doğan
    Nazım Doğan
    Murat Doğan
    esin erkan
    Beyhan erdem
    n. erdem
    İsmail Deniz
    Ayten BARAK
    Ugur Birdal
    Ahmet Tan
    İsmet Yelkenci
    Yıldırım Kongar
    Selma Kongar
    Birol Aytekin
    Hatice Gül
    Ibrahim Erkin
    Kemal erdem
    Rıza Akdemir
    Mehmet Coskun
    Hüseyin demir
    fethi killi
    Yeliz Ender
    Mustafa Ender
    Ugur Basak
    Kemal Dektaş
    Ayten Ilkdal
    Nuri Aktanır
    Metin Koc
    Sevgi Ender
    Burhan Kulakçı
    Oğuz Duran
    Burcu Kanter
    Aysel kanter
    Erol kanter
    Layla SOLGUN
    M. Oktay
    Kemal Aktas
    Yelda tekinoglu
    Orkun Keskin
    T. Vural
    Oğuz şen
    Nur Şen
    Ismail çaykara
    Burhan Orkal
    D. Kahan
    Seher Yıldız
    Esra akkaya
    Mehmet Uzan
    Yeliz IŞIK
    Murat Bakır
    O. Dem
    Salih Aktaş
    Seyhan İlknur
    Osman Çekiç
    esma yıldız
    Murat Çetindal
    Ali OkyarMusa Tekin
    Aslı Birdal
    Nazmi Doğan
    İnci Gür
    L. Okar
    Mustafa Karkaya
    Omer Aytac
    Mürsel Bozkır
    Zeynep Şengül
    Gülcan Iğsız
    Murat Nidar
    şemsi Kaya
    Ayten Ekşi,
    Eda leman
    nermin ışıl
    D. Polat
    Kadir Erdem
    Serdar OKTAY
    Mehmet Özdemir
    Mustafa Erkan
    Nuri AKTAS
    Emine AKTAS
    O. Kadir Ergun
    Metin Kurca
    Sedat Isiklar
    Filiz Bag
    Kadir Baskale
    Sevim Varlik
    Hasan Mesut Akkaya
    Necmi Guler
    Erhan Isguz
    Meral Okur
    Bilge Okyaz.
    Kemal Koç
    L. Mirakoğlu
    Oktay Kızılcık
    Mehmet Yavuzgil
    Erdal Polat
    Hüsnü oktay
    k. Sankay
    Ahmet tekin.
    Semra Kaya
    Mustafa Çiçek
    Kayhan Göçkaya
    Erdal Solgun
    Mehmet Solgun
    Esra Solgun
    N. Altik
    Oguz Karakış
    Leyla Mert
    Işık mert
    D. Öksüz
    Erdem Yılmaz
    Ayse Eltan
    S. Guner
    M. Deniz Ok
    Mehmet İnce
    Huseyin Cinar
    Meltem Cinar
    Berk Cinar
    L. Demirkaya
    Huseyin Çilek
    Ayten Irmak 
    D. Okdere
    Ali Uskan
    İrem Haloğlu
    Berdan Temiz.
    H. Baskale
    Murat Gülay
    Esra Gülay
    Mustafa Akyol
    A. jale Kol
    M. Kol
    Tamer Oktay
    Aslan Burukoglu
    I. Demir 
    Nurettin Akdal
    Uzan Kara
    ismail Igdır
    Ali Serin, Gül Akın, esra Serin
    Nuri Şen
    Hasan.Y. Balci
    Mehmet Yucel
    İsmet C. Koray
    salih Söğütlü
    Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
    Ali Dem. Sarahoğlu
    Ayten Karaman, Mehmet Azal
    L. Uzan, Harun Tabaklı
     Ertekin Sancak, mehmet değerli.
    Kemal Güler, Zeynep Güler
    B. Urak. 
    Ismail Duygu, Erdem Duygu
    Hasan Incedemir.
    N. kayıkçı.
    Bayram Akçak
    İsmail Dilpek.
    Kemal Uzunyayla
    Zeynep Olgun
    Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat.
    Oktay Baykuş. Ezra Seren.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s