BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

1- Atatürk’ün Tanrı’ya inandığını ama hiçbir dine inanmadığını,

2- Atatürk’ün de, Muhammed’in de cenaze namazının camide-mescitte kılınmadığını,

3- Atatürk’ün bir Mevlana hayranı olduğunu,

4- Papa 1.Leo’nun Büyük Türk imparatoru Attila önünde diz çöküp barış için yalvardığını,

5- Mısır’da 300 yıl egemen olan Memlük Devletini Arapların esiri olan Türk kölelerin isyan ederek kurduğunu, Yavuz tarafından yıkıldığını,

6- 16 milyon kişiyle soyu dünyada en çok devam eden insanın Cengiz Han olduğunu,

7- Osmanlı İmparatorluğunda padişah analarının tamamına yakınının Türk olmadığını,

8- Osmanlı padişahlarının hiç birinin Hacca gitmediğini,

9- Fethullah Gülen’in ve Said Nursi’nin hiç evlenmediğini ve hiç sakal bırakmadığını,

10- Said Nursi’nin ilk adının Said Kürdi olduğunu, soyadının Okur olduğunu, (Said Okur)

11- Said Nursi’nin Abdülhamit tarafından tımarhaneye atıldığını,

12- Said Nursi’nin hacca ve cuma namazlarına gitmediğini,

13- Muhammed’in annesinin, babasının, amcasının tek tanrıya inanmadığını, Kur’an’a göre kafir sayıldığını ve ebedi cehennemliklerden olduğunu,

14- Türklerin tarihte en büyük vahşet ve katliamı Araplardan gördüğünü,
Emevi Arapların Türkleri kılıç zoruyla Müslüman yapmak için 70 yıl boyunca savaştığını,
100.000’in üzerinde Türk’ün kesilerek ağaçlara asıldığını, onbinlerce kız çocuğun cariye, erkek çocuğun köle yapıldığını,

15- İbrahim peygamberin Hintlerin kutsalı Brahman olduğuna dair güçlü ipuçları olduğunu,

16- Tevrat’ta İbrahim’in kurban etmek istediği evladının İshak olduğunu,

17- Tevrat’ta İsmail’in, Davud’un, Süleyman’ın, Lut’un peygamber olarak geçmediğini,

18- İbrahim’in babasının adının Tevrat’ta Tarah iken, Kur’an’da Azer olarak geçtiğini,

19- Namaz, oruç, abdest, hac, zekat, kurban, sünnet, cennet, cehennem, ahiret, Sırat köprüsü, cin, şeytan vb. inanışların İslam’dan önce de varolan putperest adet ve ibadetleri olduğunu,

20- Allah isminin putperestlerin inandığı en büyük tanrı olan El-İlah’tan geldiğini,

21- Uhud savaşında Hamza’nın ciğerini söküp çiğneyen Hind’in halife Muaviye’nin annesi olduğunu,

22- Muhammed’in 52 yaşındayken 6 yaşındaki Ayşe ile evlendiğini, Ayşe’nin 9 yaşında iken sokakta oyun oynarken alınıp peygamberle gerdeğe sokulduğunu,

23- Muhammed’in evlatlığı Zeyd’in eşi Zeynep’ten hoşlandığını, Zeyd’den boşanan Zeynep’i de eşleri arasına kattığını,

24- Muhammed’in cariyeleriyle birlikte eş sayısının tam olarak bilinemediği ama aynı anda 9 kadınla evli olduğunu,

25- Tebbet suresinde beddua edilen Ebu leheb’in asıl adının Abdüluzza olduğunu ve Muhammed’in hem amcası hem de 2 kızının kayınpederi yani dünürü olduğunu,

26- Her namazda okunan Salli ve Barik dualarıyla Allah’tan, yaşamadıkları halde peygamber ve ailesine salat etmesini ve İbrahim peygamber zenginliği vermesinin istendiğini,

27- Putperestlerin de İslam öncesi Hacda tavaf, Arafat’a çıkma, Safa ve Merve arasında 7 kez gidip-gelme, Hacerül Esved taşını öpme ve şeytan taşlama yaptığını,

28- Kur’an’da ezan, sünnet, Kabir azabı, Sırat köprüsü, Ramazan ve Kurban bayramı, teravih ve bayram namazı, mehdi ve deccalin yazılı olmadığını,

29- İnsanın çamurdan yaratılış hikayesinin ve tufan efsanesinin Eski uygarlıklarda Sümer, Mısır ve Roma yazıtlarında da geçtiğini,

30- Kur’an’da, güneşin kara bir balçığa battığı, yıldızların şeytanları taşlamak için ateş tanesi olduğu, Allah tutmasa gökteki yıldızların dünyaya düşeceği, meninin bel ve göğüs arasından geldiği, tatlı suda mercan yetiştiği vb. onlarca bilimdışı ayet olduğunu,

31- Fatih Sultan Mehmet’in yazdığı gazelde Hristiyan olduğunu açıkladığını,

32- Muhammed’in de, Fatih’in de cenazesinin iktidar kavgası nedeniyle 3 gün ortada kaldığını ve cesetlerinin kokuştuğunu,

33- Muhammed’in gençliğinde kan dökülmesi günah sayılan haram aylarda kabileler arası Ficar Savaşlarına katıldığını ve Berâ Mula’ib el- Esinne’yi yaralayarak kan döktüğünü,

34- Vahiy katiplerinden ikisinin “Ayetleri Muhammed uyduruyor” diyerek dinden döndüğünü,

35- İslam’ın dört halifesinden üçünün öldürüldüğünü,

36- Yezid döneminde Mekke ve Medine’ye saldırıldığını, Harra katliamında Medine’de onbine yakın müslümanın öldürüldüğünü, kadınlara tecavüz edildiğini, sahabenin kökünün kurutulduğunu,

37- Kabe’nin Emevi döneminde 2 kez saldırıya uğradığını, yakılıp yıkıldığını, yeniden yapıldığını,

38- Korunduğu söylenen Kabe’nin 929 yılında Karmatilerce basıldığını, tavaf edenlerin katledildiğini ve Hacerülesved taşının sökülüp götürüldüğünü, 22 yıl sonra iade edildiğini, Kabe’nin birçok kez sel ve yangın gibi afetlere maruz kaldığını,

39- Cuma gününün İslam öncesi dönemde Ka’b ibn Lu’ey tarafından haftalık ibadet günü seçildiğini ve buna Yevmu’l Arûba (Araplık günü ya da Açıklama günü) denildiğini,

40- Ahzap suresi 56. ayetinde Allah ve meleklerinin peygambere salat edip salavat getirdiğini yazdığını,

41- Nisa suresi 10-12. ayetlerindeki miras paylaşımı oran hesaplarında matematik hatası olduğunu, bu hatayı giderebilmek için Halife Ömer döneminde Avl hesabı denen bir yöntem uydurulduğunu, viewtopic.php?f=10&t=17

42- Ahzap suresi 50. ayetinde peygambere kendisiyle birlikte göç eden amca kızları, hala kızları, teyze kızları, dayı kızlarının, kendisini hibe eden tüm kadınların, mehirini vermek suretiyle hoşlanıp da aldıklarının, savaşlarda ganimet olarak elde ettiği cariyelerin helal kılındığını,

43- Hac’da tekrarlanan;

“Lebbeyk! Allahümme lebbeyk!
Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk!
İnne’l-hamde ve’n-ni’mete!
leke ve’lmülke lâ şerike leke”

telbiyesinin putperestlerden kalma olduğunu, onların da;
Lebbeyk allahümme lebbeyk.
La şerike leke illa şerikun huve lek.
Temlikuhu ve ma-melek
dediğini,

44- Allah’ın selamı diye dayatılan “Selamünaleyküm” ün Yahudi selamı olduğunu, İbranice ” Şalomaleyhim” ( Shalom Aleihem ) olarak 2300 senedir kullanıldığını,

45- Muhammed ve 4 halifenin yaşamı hakkında İslam tarihi dışında hiçbir tarihi kanıt olmadığını, Muhammed’in mektupları ve kutsal emanetler diye sergilenenlerin sahte olduğunu,

46- Kutsal kitap olarak inanılan Kur’an, İncil, Tevrat ve Zebur’un hiçbirinin orijinalinin olmadığını,

47- Tahrif edildiği iddia edilen İncil ve Tevrat’ın Kur’an’da ve hadislerde tasdiklendiğini, Tahrifat iddalarının erken dönem müslümanlarına ait olmadığı, sonraki dönemlerde ortaya atıldığını,

48- Muhammed’i büyüten, bakan, onu putperestlerden koruyan, Mekke’nin en saygın insanlarından olan amcası ve Ali’nin babası Ebu Talip’in müslüman olmadığını, ölüm döşeğindeyken bile müslümanlık teklifini reddettiğini,

49- Sünnilerce fuhuştan farksız görülen ve hadisle neshedildiği öne sürülen; kısa süreli (saatlik, günlük, haftalık) evlilik olan mut’a nikahının Kur’an’da olduğunu ve günümüzde İran’da uygulandığını,

50- Şiilerce, zinanın cezası olarak uygulanan recmin (taşlayarak öldürme) Muhammed zamanında da uygulandığının ve Kur’an’da recm ayetinin olduğunun ama keçi tarafından ayetin yendiğinin iddia edildiğini,

51- Fransız İhtilalinden hemen sonra hükümetin yasa çıkararak isyan eden Vendee halkını kadın-çocuk demeden katlettiğini ve yaklaşık 117.000 kişinin öldürüldüğünü,

52- Osmanlı’da kardeş katlinde rekorun 3. Mehmet’te olduğunu ve tahta çıktığı gün 19 kardeşini boğdurttuğunu,

53- İstanbul’un fethi için “Hilal’in Haç’a zaferi” dendiğini, halbuki hilal’in Bizans’ın da simgesi olduğunu ve islam’dan önce bu simgeye sahip olduğunu,

54- Hilal simgesinin Sümerlere kadar dayandığını, İslam öncesi Türklerin de simgesi olduğunu, Göktürk sikkelerinde ay-yıldızın yer aldığını,

55- İstanbul’un fethinin sembollerinden Ulubatlı Hasan’ın uydurma olduğunu,

56- Gemilerin karadan yüzdürülerek Haliç’e sokulduğu efsanesinin hiçbir kanıtının olmadığını,

57- Osmanlı padişahları içinde içki içmeyen padişahın bilinmediğini,

58- Lozan antlaşmasından sonra mübadele sonucu Yunanistan’a gönderilen 193.000 Karaman’lı Hristiyanın hiç Rumca bilmediğini ve Türk olduğunu,

59- Yavuz Selim’in Şah ismail tehlikesinden dolayı görevlendirdiği Kürt lideri idris Bitlisi eliyle büyük bir Alevi Türkmen kıyımı yaparak Doğuyu sünnileştirdiği, İdris Bitlisi’nin Selimname adlı kitabında 40.000’den fazla Kızılbaşı katlettiklerini yazdığını,

60- Köleliğin 3 büyük dinde de meşru olduğunu, Tevrat, İncil ve Kur’an’da geçtiğini ama hiçbirinde kaldırılmasından söz edilmediğini biliyor muydunuz?

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

59 Responses to BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

  1. Geri bildirim: Bunları Biliyor musunuz? | Ateist Cevap

  2. Naturelist dedi ki:

    Yarisini biliyordum, Cok Tesekkürler bilgileriniz icin.

    Saygilar

    • bilal dedi ki:

      Yukarıdaki serdar Kaangil’in bazı iddialerine cevap: İddia 13:” Muhammed’in annesinin, babasının…tek tanrıya inanmadığını,kur’an’a göre kafir sayıldığını ve ebedi cehennem-
      likler olduğunun”bilgisi kur’an’ın neresinde geçiyor? Kur’an’da buna diar bir bilgi var mı?
      Bilakis Kur’an’da bu iddianın tam tersi var.! İSRA-15:وما كنا معذبين حتي نبعث رسولا” Biz,tebliğ
      yapan elçiyi göndermediğimiz hiç bir halka azap verecek değiliz” Demekki,”fetret” döne-
      minde (peygambersiz ve tebliğsiz kalan dönemde) ,Allah’a inanmayanlar dahil,yaşayan
      bütün insanlar kurtulacaklardır.Çünkü bilfiil hakkıyla tebliğ almayanlara azap yoktur.
      Hz.İsa ile hz.Muhammed arasındaki dönem ” FETRET ” dönemidir. Hz.Muhammed’in
      annesi,babası ve bu dönemde yaşayanların tümü kurtulacaklardır.Hz.peygamberin dedesi olan A.Mttalip,annesi ve babasının inançları da hz.İbrahim’in tek tanrı olan tevhid inacı idi. Yukarıdaki iddia,kur’an’a değil,yalan ve uyduruk bir rivayete dayalıdır. Bu uyduruk rivayet, kur’an’a tamamen aykırıdır.Yukarıdaki iddianin kur’an’la hiç bir ala-
      kası yoktur.! Böyle bir iddia kur’an’a iftiradır.
      ==================================================================
      İddia 18: İbrahim’in babasının adının Tevrat’ta Tarah iken,kur’an’da Azer geçtiğiğinin
      iddiasi.” Bu ise,söz konusu kur’an ayetinin ufak bir yorum hatasından kaynaklanmiştir. . EN’AM-74: واذ قال ابراهيم لابيه ازر أ تتخذ اصناما الهة الخ ” Vaktiyle İbrahim babası Azer’e,putları kendine tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de,halkını da besbelli bir sapıklık
      içinde görüyorum”demişti. a) Dikkat edilirse,” babası Azer ” ifadesinden başka bir baba-
      nın varlılığı da söz konusu olabilir. Bu ne demektir? Bazı tefsirlerde de geçtiği gibi hz.İb-
      rahim’in öz babasının ismi Tarah’tır.Tarah vefat edince Azer,henüz çucuk olan hz.İbra-
      him’i himayesine alıp ona babalık yapıyor.Yani hz.İbrahim’i öz evladı gibi yetiştirip büyü-
      ten Azer’dir.Bu nedenle kur’an’da geçen ifadenin” babasına ”şeklinde değil, de ” babası
      Azar’e ” şeklindedir. Zaten hz.ibrahim’in mücadelesi öz babasıyla değil,ona babalık ya-
      pan ve baba konumunda bulunan Azer’ledir.Hz.İbrahim de ona babacığım,diye hitap ediyordu. b) Mukatil,Su’lebi,İbni İshak el-Kuşeyri,Süleyman et-Teyyimi,Mu’temer bin Süleyman,Dahhak ve Ferra’ gibi alimler ise,Azer,hz.İbrahim’in babasının özel ismi değil ,onun lakabidir.” diyorlar. Kaynak : 1-Meanil Kur’an, 2 / 24 // Kaynak-2: El Camiu li Ahkamil kur’an, C / 4 / 23 // , Fir’avn,nasıl özel bir isim değilse,Azer’de öyle-dir. Özetle,Tevrat’ta geçen Tarah hz.İbrahim’in öz babasının ismi,Kur’an da geçen Azer
      ise,Tarahîn vefat etmesi üzerine,hz.İbrahim’i evlatlık edinen ve ona babalık görevini
      yapan kişinin ismidir.Ya da öz babasının lakabidir.Yani bu konuda kur’an ile Tevrat ara-
      sında da bir tezatlık söz konusu değildir.! ” الله اعلم ”
      =================================================================
      İddia-22: Hz. Aişe evlendiğinde onun yaşı en az 18 idi. Hz.Aişe, Bi’setten 4 sene önce
      yani 606 yılnda dünyaya gelmiştir.Hz.Muhammed’ ise,Medine’ye 622 tarihinde hicretet-
      miş ve hz.Aişe ile 624 yılında evlenmiştir. // , 624- 606= 18 eder. Yani hz.Aişe evlendi- iğinde yaşı en az 18.idi. !!
      =================================================================
      İddia -23: Zeynep,hz.peygamberin öz halasının kızı idi, Hz.peygamber bizzat onu kendi
      eliyle Zeyd ile evlendiriyor.İsteseydi henüz kız iken onunla evlenebilirdi.Ama Zeynep ve
      ailesinin istememelerine rağmen onları ikna ederek halasının kızını zeyd ile evlendiriyor.
      Zeyd’in evlatlık iddiasi de bir kuruntu idi,Onun için kur’an,konu ile ilgili”تبني ” Kelimesi yerine,” ادغياء ” Evlatlığı iddia edilen…”kelimesini kullanmıştır. Hz.peygamber ve hz.Zeyd
      neredeyse yaşıt sayılırlardı.Nasıl onun evlatlığı olur.? Zeyd,eşini boşamak isteyince her
      defasında hz.peygamber onu tersleyerek امسك عليك زوحك واتق الله ” Eşini tut,sakın boşama!
      Bu konuda Allah’tan kork ! ” diyerek sürekli onun bu isteğini geri çevirmiştir. Ailece bir-
      likte yaşadığı halasının kızını yeni mi tanıdı.? Daha önce onu görmemiş midi.? Neden
      onu israrla zeyd ile evlendiriyor.? Eşler arasında geçimsizlik olunca da neden sürekli
      Zeyd’i uyarıyor ve asla boşamamasını emrediyor ??? ” Ondan hoşlandığını vs…” diye
      iddia tmek hz.peygambere en büyük,iftira,yalan ve uydurmadır.!
      ===============================================================
      İddia-30:1- GÜNEŞİN KARA BALÇIĞI BATTIĞI İDDİASİ :KEHF-86: حتي اذا بلغ مغرب الشمس
      وجدها تعرب في عين حمئة ”Nihayet (Zülkarneyn) güneşin battığı tarafa (okyanus sahiline ) va-
      rınca onu kara bir balçıkta batar gibi buldu.” Ayet,,güneşin kara bir balçıkta battığını
      demiyor.Peki bunun anlamı nedir.? Olay şöyledir. Zülkarneyn,batıda Atlas okyanusuna
      kadar gitti.Okyanus sahilinde güneşin okyanus ufkunda batışını (bu ilginç doğa manza-
      sını ) seyretti.Ancak koca kainat içinde bu okyanus kendisne bir su gözesi gibi küçük
      geldi.Güneş sislerle kaplı deniz ufkunda,sanki balçıklı bir su gözesine gömülür gibi batı-
      yordu.Yani kur’an,Zülkarneyn’in bu tabiat manzarası karşısında kapıldığı his,duygu ve
      ruh haletini anlatıyor.Biz deniz sahilinde güneşin batışını seyrettiğimiz zaman,sanki
      güneş denizin içine batar gibi görür ve hissederiz.İşte Kur’an,Zülkarneyn’in okyanus
      sahilinde ilk defa güneşin batışını seyrederken,bu tabiat manzarası ona öyle görünü-
      yor.Bizden herhangi birisi de deniz sahilinde güneşin batışını seyerderken aynı man-
      zarayla karşılaşrız.Onun için kur’an, وجدها تغرب ” Onu batar gibi buldu ”demektedir.Ora-
      da battığını söyelmiyor.Zülkarneyn’in ve hatta her insanın gözünde öyle bir manzara
      görünüyor.İşte kur’an,onun bu duygusunu bize anlatıyor.” Bunun neresi bilimdışıdır.? Bir önce kur’an’ın ne dediğini analaylım.!!!
      2-YILDIZLAR, şeytanları taşlamak için ateş taneleri mi ? SAFFAT-7-8: انا زينا السماء الدنيا
      بزينة الكواكب وحفظا من كل شيطان مارد ” Biz dünya semasını gezegenlerle donattık.Ve onu
      itaat dışına çıkan her inatçı şeytandan koruduk ” şeytanları kovan ve englleyen melek-
      lerdir.CİN SURESİ 8 ve 9.ayetler buna işaret ediyor.Orada onları gözetleyen ve bek-
      çilik görevini yapan meleklerin olduğu belirtiliyor. Yani şeytanları kovan yıldızlar değil-
      dir.yıldızlar ateş teneleri değil. Konu ile ilgili MÜLK SURESİ-5. ayette bakalım nediyor.?
      Burada bir meal ve yorum hatası söz konsudur. ولقد زينا السماء الدنيا بمصابيح وجعلناها رجوما
      للشياطين ” Biz dünya semasını mesabihlerle (dünyadan kandil gibi görünen gezegenlerle)
      donattık.Orayı şeytanların kovulma yerini kıldık. (Yani şeytanlar dünya semasından )
      kovulmaktadırlar.Onları kovan meleklerdir.Melekler ve şeytanlar metafizik varlıklar ol-
      dukları için şeytanlara atılan ateş taneleri de metafziktir. Yıldız vs.hiç olamaz. Ayette
      geçen ” وجعلناها ” ٍVe cealnaha ” Biz dünya semasını kıldık.” رجوما للشيلطين = اي مراجم ”
      şeytanların kovulma yeri ” Esas arapçada ”Recm ” kovulma anlamındadır.Hani ne-
      diyoruz.? ” اعوذ بالله من الشيطان الرجيم ” Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.
      Recmin genel ve açık anlamı kovmaktır.İllaki taş atma anlmına gelmez.Öyleyse,ayet-
      lerin doğru anlamının özeti;Şeytanlar dünya semasında melekler tarafından sürekli ko-
      vulmaktadırlar.Yıldızlar asla ve asla ateş taneleri değildir.Cin suersinde de belirtildiği
      gibi şeytanlar melekler tarafından kovulmaktadırlar.Bunun yıldızlarla hiç bir alakası yok-
      tur. ” الله اعلم ” kur’an’ın ayetleri bilimdışıdır,diye iddia etmek,kur’an’ı anlamamak.Kur’an’ın
      mesajını bilmemektir.Bu nedenle kur’an’ın hiç bir ayeti bilimle çelişmez.Çelişir gibi görü-
      nen hatalı meal ve yorumlardır. 3- GÖĞÜN YERE DÜŞMESİ İDDİASİ : ويمسك السماء
      ان تقع علي الارض ” O,semanın (herhangi bir gök cisminin) arza düşmesini veya onunla çar-
      pışmasını önlemektedir. Söz konusu ayette dikkat edilirse,” السماء ” Sema ” kelimesi,
      tekil olarak gelmiştir.Çoğul olan ” السماوات ” Semavat ” şekilnde gelmemiştir.Neden ço-
      ğul değil de,tekil ifadesi gelmiştir.? Çünkü kastedilen herhangi bir gök cismi veya gök
      taşıdır,gökler değil.Gök taşları düşmez mi? Ayetin devamı ” الا باذنه ” Ancak onun izniyle
      nadiren de olsa düşebilir.Ayetin özeti ” الله اعلم ” şöyledir. Yaşadığımız arzın genelde gök cisimlerinden,gök taşlarından korunmaktadır.! Bunun da neresi bilimdışıdır ? 4- MENİ-
      NİN BEL VE GÖĞÜS ARASINDAN GELDİĞİNİN İDDİASİ:TARIK-5-6-7:فلينظر الانسان
      مم خلق ” İnsan neden yaratıldığına bir baksın. خلق من ماء دافق.” O atılan bir sudan (meniden)
      yaratılmıştır. يخرج من بين الصلب والترائب ” O, ( insan,cenin) bel ile göğüs arasından ( anara-
      himden ) çıkmaktadır.” Surenin ana taması insanın yaratılışı olduğu için ” يخرج ” daki o
      zamiri insana raci’tir.Meniye değil. O insan (cenin) söz konusu yerden çıkıyor. Yani doğ-
      ru meale göre ” yağrucu ” fiilindeki zamir insana raci’tir,meniye değil. Bu nedenle,her
      ayetin olduğu gibi bu ayetin de bilimle çeliştiği yoktur. ÖZETLE,bilimle çelişen hiç bir
      ayet yoktur.Çelişir gibi görülen ayete yapılan hatalı meal ve yorumlardır.Bütün sorunlar,
      bu hatalı meal ve yorumlardan kaynaklanmaktadır,kur’an’dan değil. Şimdilik bu kadar.İ
      KUR’AN,EVRENİ YARATAN YÜCE ALLAH’IN SON KİTABIDIR !!! Saygılarımla..

      • AVNİ dedi ki:

        Sn bilal..

        Enam süresi 74 .ayette “li ebî-hi âzere” babası azer, meryem süresi 42. yaet ve devam eden ayetlerde ibrahim babasıyla konuşurken geçen ifadeler ” li ebî-hi – babasına” , ” ebeti- babacığım” şeklinde devam etmektedir .Bu ifadelerden azer’in ibrahimin babası değilde amcası olduğunu çıkarabiliyorsak, o zaman yusuf süresinde 4 .ayet , yusufun babası ve kardeşlerini rüyada görmesini anlatan ayetlerde geçen “li ebî-hi-babasına , yâ ebeti – ey babacığım” o zaman babası değil amcası, kardeşi değil amcaoğulları olarak anlamamız gerekmektedir. Secde eden yusufun gerçek babası olduğundan , o zaman azerde ibrahimin gerçek babasıdır. Azer neden ibrahimin gerçek babası olmasına karşı çıkılıyor, çünkü peygamberler temiz ve inançlı soydan gelmek zorundadır, peygamberlerin babası ve annesi müşrik ve putperest olamaz.
        Ayrıca peygamberin ailesinin putperest olmadığını ne ye göre iddia ediyorsunuz, İsa ile muhammet arası nasıl fetret dönemi olabilir, isanın dini var üstelik o zaman, varaka b. neffal hiristiyandır ve haticeninde akrabasıdır. Hanif, ibrahimin dinine inanmak insanı nasıl kurtarabilir , bu isa’yi inkar etmekte değilmidir, Ayrıca peygamberin anne ve babasının putperest olduğuda bazı hadislerde geçmektedir. Ama klasik islam kaynaklarına bakarsanız peygamberin peygamberliği daha doğduğunda bellidir, çoçukluğunda bulut takip ediyor, geldiği yerde bolluk bereket vs. Annesi koynuna ay girdiğini görüyor, annesi bile biliyor peygamber olacağını. Ama gel görki peygambere ilk vahiy geldiğinde şaşırıyor, hatta korkuyor, bazı kaynaklarda vahyin kesildiği arada intihara bile girişmeye kalktığı söyleniyor.
        Son olarak benim bildiğim fetret dediğin dönem amazon kabilesi, aborjinler için geçerli olmalıdır.
        Yoksa hiristiyanlık, yahudilik, sabiilik, haniflik gibi dinlerin cirit attığı coğrafyada fetret’den bahsetmek gereksizdir.

      • ezgi zarda dedi ki:

        çok doğru bir düşünce hz. muhammed(sav)in ismini nasıl yalnız okuyabilir ve diğer maddeler

  3. Naturelist dedi ki:

    Nasil olur yüce olan Tanri, Muhammed’e salavat (namaz kılar) getirir?
    tanidigim cogu müslüman kardeslere bu soru yönelttigimde böyle bir sey asla olamaz , görünen gercek sudur ki cogunun haberi yok, Müslüman’lik nedir neyin nesi nerden geliyor?.

    Kulaktan dolma bilgilerle Müslüman’iz derler? Kur’ani okuyup Mitoloji kitaplarini inceleyip biraz’cik zamanlarini harcasalar sanirim cogu da dinden cikar.
    Zaten problem de burada, dinden cikacagi icin korkup ta kitap okumazlar, yada Tembellik te ileri gelir. Okuma arastirma hevesleri yoktur, cogu hala Muhammed’in Kabri Kabe’nin icinde oldugunu biliyorlar.

    Türkiye de 100 kisiden yalniz 4-5 kisi kitap okuyor.
    Japonya’da kisi basina düsen kitap sayisi yilda 25, Fransa 7. Türkiye de ise 12 bin 89 dokuz kisiye yalniz 1 kitap düsüyor, gercekten icler acisi yazik Ülkeme. Hal böyle olurken sonucu da elbette böyle olur. (Bakiniz:http://www.kalbim.gen.tr/forum/index.php?topic=32493.0)

    AKP Hükümdarligi iste bunlarin yüzünden ayakta duruyor.

    Saygilar

    • sevginin ışığı dedi ki:

      Yazdıklarınıza katılıyorum… Mitoloji kitapları bir yana,
      Kuran-ı bizzat okuduktan sonra(karşılaştırmalı mealleri ile), içimde hiç bir şüphe kalmadı şu iki şıktan birinin gerçekliğine dair:
      -Ya çok değiştirmişler bu kitabı (Muhammed’in saçını, dişini, tasını sakladığını iddia edenler, ortaya bir tane orijinal Kuran koyamıyorlar)
      – Ya da eğer olduğu haliyle bir bütün ise, sadece söylendiği şartlar için geçerli olan, günümüze dair hiçbir evrenselliği olmayan ayetler var ortada. Bu da zaten Muhammed’in zamanında neden bir kitap haline getirilmediğini, hatta hadis yazımının yasaklandığını açıklıyor… Yani bu kitap haline getirilen ayetler asla bir kitapta toplanması için ortaya çıkmadı… Hatta zamanında yapraklara, kemik derisine vs. yazıldıkları bile rivayet…

      Bence her şeye rağmen kitabı eline alıp, karşılaştırmalı meallerinden okuyanlar çoğalıyor… Müslümanlığın ömrü en fazla 300 senedir… Karanlık çağlardan çıktık artık arkadaşlar, yörüngesinin hareketi içindeki dünyamızın etrafında döndüğü güneş, evrenin merkezine doğru tekrardan yoluna başladı. Hayırlı uğurlu olsun 🙂 Gerçek olmayan her şey yavaş yavaş kaybolup gidecek… Sevgilerimle

      • kudret dedi ki:

        sevginin ısıgı,sana katılıyorum ama 300 yılda boyle giderse islamiyetin zirvesi olacak,baksana muslumanlık tarihin hiç olmadıgı kadar zirve yaptı ve halkları kor yapıp,okumalarına engel olrak,cahil kalmalarını saglayarak onumuze,bilime,ışıga ne kadar engel varsa cıkartıyorlar,beni biraz da nostramusun yazdıkları korkutuyor,inanın gelecek nesillerimiz adına korkuyorum,inş yanılırım,ışıklar içinde kalın…

  4. demircan dedi ki:

    salat rahmet okuma anlamında yazılmıştır. elbetteki Allah namaz kılmaz siz kafanızda ne düşünür ne görmek ne duymak ne anlamak isterseniz onu anlarsınız ama notr olarak bakarsanız baktığınız şeyi apaçık görürsünüz çok araştırmışsınız okumuşsunuz belli ancak bir tarafa yönlendiği ve taraflı olduğu okadar belli ki yazıların. taraflı olan kişiseldir ve doğruyu yansıtmaz

    • darkness dedi ki:

      taraf olunca insanlar böyle şeyler yapabilirler. tabiki kıyamet ahiret vs . gibi şeylerinde olmadıgını idda ederler. çünkü yaptıkları sadece inkar ve insanları inkara telkin. salat ın ne oldugunu bile bilmeyenler burda kuranı kerimi yorumlayıp yanlış diyorlar rabbim ıslah etsin. hidayet versin

  5. ehhtiyar dedi ki:

    Yalan yanlış yazılar yazıyorsunuz.Yazdıgın birçok madde cok rahat çürütülüyor.Ayrıca bir konu hakkında yazmak için bilgi sahibi olmak lazım. Çetin Altan adlı bir gazetecinin ortaya attıgı bir lafı yüzde yüz dogruymuş gibi yansıtmak hoş bir davranış degil.Bu olay zaten bir cok tanınmış tarih konusunda uzman kişi tarafından yalanlandı.

    31- Fatih Sultan Mehmet’in yazdığı gazelde Hristiyan olduğunu açıkladığını
    İŞTE BU YAZININ GERCEGİ

    ::::::ANKARA – Prof. Dr. İnalcık, en son yaptığı tetkik hakkında bilgiler verirken “Fatih’in İstanbul Tarihi”nin 2’nci cildi için çalıştığını söyledi.
    İnalcık, etraflıca bir incelemenin yer aldığı kitapta Papa 2’nci Pius’un Fatih Sultan Mehmet’e hitaben yazdığı mektupla ilgili çok önemli bilgilere yer vereceğini açıkladı.
    Papa’nın bu mektupta Fatih Sultan Mehmet’e kendisini Roma İmparatoru olarak tanıyabileceğini ifade ettiğini söyleyen İnalcık, ancak Papa’nın bir şart öne sürdüğünü açıkladı. İnalcık’ın çalışmasına göre Papa 2’nci Pius, Fatih Sultan Mehmet’ten Hıristiyan olmasını istedi. Bu konuyla ilgili Türk ve yabancı ilim insanları tarafından bunun üzerinde birçok tetkikler yapıldığını ifade eden İnalcık kendisinin de inceleme yaptığını söyledi.
    Bazı çevrelerin “Mektup gönderilmemiş” dediğini anlatan İnalcık, “Ben o mektubun gönderildiği kanaatindeyim. Mektubun gittiğini fakat Fatih Sultan Mehmet’in mektubu nazarı itibara almadığını, hiç önem vermediğini göstermeye çalışıyorum. İleride de bunu yayınlayacağım” diye konuştu.
    Çetin Altan’ın iddiası
    Daha önce de gazeteci-yazar Çetin Altan, Fatih Sultan Mehmet’in Avniya mahlasıyla yazdığı bir beyite dayanarak Osmanlı’nın efsane padişahının Hıristiyan olduğunu öne sürmüştü.
    Altan’ın bahsettiği beyit şöyleydi:
    “Bir frengi kâfir olduğun bilürdi Avniya (Avniya -Fatih’in mahlası- bilirdi senin bir kafir Hıristiyan olduğunu)
    Belde zünnarını boynunda çelipayı gören
    Prof. Dr. İskender Pala, Altan’ın yazdığı beyitin doğru olmadığını, aslının aşağıdaki gibi olduğunu söyleyerek, iddiayı reddetmişti.
    “Bir frengi kâfir olduğun bilürdi Avniya
    Belün ü boynunda zünnâr u çelîpâyı gören”:::::

    :::::Çetin Altan’ın bir süre önce Fatih Sultan Mehmet’in hristiyan olduğuna dair iddialarına İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. İskender Pala cevap verdi. Pala, Radikal Kitap Eki için kaleme aldığı “Silindir şapkalı Fatih” yazısında, Divan şiirinin inceliklerini bilmeden böyle bir iddiaya kalkışmanın yanlış olabileceğini savundu:
    – Sayın Çetin Altan’ın pek çok kitabını okudum. Öğrenciyken köşe yazılarını da takip eder, özellikle tarihle ilgili anlattıklarına ilgi duyardım. Osmanlı şiiri üzerine akademik çalışmalara başlayınca onun tarih diye anlattıklarından pek çoğunu yeniden araştırmam gerekti. Okuyucularının dikkatinden kaçmamıştır; sayın Altan, padişahları konu edindiği yazıların hemen hepsinde eleştirel cümlelere yer verir, söz gelimi kardeş katli meselesini temcit pilavı gibi kendi hazırladığı mönü ile ısıtıp her fırsatta servis yapar. Nitekim geçtiğimiz günlerde yayımlanan ‘Başörtülı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet…’ başlıklı yazısında da (Milliyet, 24 Şubat 2005) Fatih’in Hıristiyanlığını öne sürüverdi.
    Çarpıtmanın yararı ne?
    Ben, fıkra muharriri olarak anılan kişilerin doğruları araştırarak yazmak gibi bir sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir muharrir, asla okuyucusunu yanıltmak istemez çünkü. Hele divan şiiri gibi özel ilgi ve uzmanlık isteyen alanlarda kalem oynatacaksa, daha da duyarlı olur. Zira bu edebiyatta şarap her zaman üzümün kızı olarak karşımıza çıkmayabilir; sarhoşluk da biri iki gösteren esriklik yerine ikiyi bir gösteren mestlik (vahdet) cinsinden olabilir.
    Sayın Altan’ın söz konusu yazısında konumuzla ilgili söyledikleri şunlar: “Örneğin Fatih Sultan Mehmet’in Hıristiyan olduğunu açıklayan ünlü gazelindeki son beyiti bir kez daha hatırlatalım:
    Bir frengi kâfir olduğun bilürdi Avniya (Avniya -Fatih’in mahlası- bilirdi senin bir kafir Hıristiyan olduğunu)
    Belde zünnarını boynunda çelipayı gören
    (Belinde keşiş kuşağını, boynunda haçını gören)::::::

    Aşagıdaki gazeli kaleme alan bir kişinin Hristiyan oldugunu söylemek düpedüz iftiradır.İftira dünyadaki en büyük günahlardan biridir.
    Fatih Sultan Mehmed’in Yazdığı Gazellerden Bir Örnek

    ” İmtisal-i Cahidü fi’llah olubdur niyyetüm Din-i İslam’un Mücerred Gayretidür Gayretüm

    Fazl-ı Hakk u Himmet-i Cünd-i Ricaullah İle Ehl-i Küfri Serteser Kahreylemekdür Niyyetüm

    Enbiya Vü Evliyaya İstinadum Var Benüm Lütf-i Hakk’dandur Heman Ümmid-i Feth ü Nusretüm

    Nefs ü Mal İle N’ola Kılsam Cihanda İctihad Hamdülillah Var Gazaya Sadhezaran Rağbetüm

    Ey Muhammed Mücizat-ı Ahmed-i Muhtar İle Umarum Galib Ola A’da-yı Dine Devletüm ”

    Gazelin Günümüz Türkçesine Çevrilmiş Şekli :

    ” ALLAH Yolunda Şavaşmaktır Niyetim İslam Dininin Yanlızca Yücelmesidir Gayretim

    ALLAH’ın ve Evliya Ordusunun Yardımıyla Küfür Ehlini Baştan Başa Kahreylemek Niyetim

    Peygamberlere ve Velilere Dayanmışlığım Var Benim ALLAH’ın Lütfundandır Fetih Ümidim ve Kuvvetim

    Benliğimi ve Malımı Dünyada Feda Etsem Ne Olur ? ALLAH’a Hamd Olsun, Var ALLAH Yolunda Savaşmaya Yüzbin Rağbetim

    Ey Mehmed ! Ahmed-i Muhtar’ın Mucizeleriyle Umarım Galip Olur Din Düşmanlarına Devletim ”

    Fatih Sultan Mehmet gibi bir iman her insana nasip olmaz.

  6. yusuf dedi ki:

    kardeşim zahmet edip te ayetleri diyanetten bakarsanız görürsünüz. Bazı yerlerde diyanet dipnot da vermiş bi zahmet onlara da bakın mitoloji kitaplarını karıştırdığınız kadar.

    • sevginin ışığı dedi ki:

      Diyanet meallerinde, dipnotlarda kaynak göstermeden hadislerden yararlanılmıştır. Hadis yazımını dört halife de peygamber de kesin olarak yasaklamışlardır.

      Hadis nedir? HADİS=SÖZ demektir. Geleneksel İslam’da hadis, peygamber sözleri olarak bilinir. Hâlbuki bunların çoğu aşırmadır. Samimi bir müminin Kuran’daki Allah sözleri dururken kul sözlerine itibar etmesi ve bununla yetinmeyip bunları dininde kaynak edinmesi, inancında samimi olduğunu mu gösterir? Hadisler peygamber hayatta iken derlenmemiş de, peygamberin ölümünden 50-200 yıl sonra derlenmiştir.
      Kuranda hadis=Allah sözleri (ayetler) olarak geçer. Fakat aynı zamanda Kuranda elçiye atfen “ey Muhammed de ki, ey resulüm de ki… ” şeklinde başlayan ayetler de aynı zamanda birer gerçek hadistirler.
      Madem okunduğumuzda bizler Kuran’ı anlayamayız, neden okuyalım Kuran’ı? Yazılan hadisleri okuyup işi garantiye almak varken, yanlış anlama riskine neden girelim? Fakat sırf hadislerin kendisinde yazar Muhammed’in hadis yazımını yasakladığı … Durum buyken, hadis’lerin olmazsa olmazlığını savunanların niyetlerini şu aşağıdaki ayetler güzelce açıklamaz mı?

      Kamer 17 ve 22: Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

      Nisa 174: Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.

      İsra 89: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.

      Tur 34: Haydi onun gibi bir söz(Hadis) getirsinler, eğer doğru iseler!

      Casiye 6: İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze( hadis’e) inanacaklar?

      Bunların işaretinde, yukarıdaki yazarın hadislere dayanarak yazdıkları ne kadar doğru ise sizin iddialarınız da o kadar doğru oluyor :)…

      Diyanet dipnotlarında ayetleri günümüze uyarlamaya çalışmaktan başka çok bir şey yapmıyor. Bu yazıma cevap yazar isen sana ispatlarını da sunarım…

      Dilerim Kuran’ı değişik meallerinden de okursun… Ben bir örnek vereyim, mesela Nisa 34:

      (Abdulbaki Gölpınarlı) Nisa 34: Erkekler, kadınlardan üstündür, çünkü Allah onları birçok şeylerde kadınlardan üstün etmiştir, çünkü onlar, kadınları, mallarıyla geçindirirler, doyururlar; iyi kadınlar da itaatli olurlar ve Allah, onların hakkını nasıl korumuşsa onlar da, kocaları yanlarında olmasa bile, iffetlerini korurlar. Kadınlarınızın serkeşliğinden korkunca onlara öğüt verin, onları yatakta yalnız bırakın, dövün onları. Fakat itaat ettikleri takdirde de aleyhlerine bir sebep araştırmayın, şüphe yok ki Allah çok yüce ve büyüktür.

      Diyanetin mealine bakarsan, dövün kısmına ve üstün etmiştir kısmına, ayetin uzunluğundan daha çok, anlamı çarpıtmaya yönelik dipnotlar eklendiğini görebilirsin…
      Kalbinizdeki sevginin uyanmasını ümit ederim
      Sevgilerimle…

  7. =tuğba= dedi ki:

    ZAHMET EDİPTE OKURSANIZ İYİ OLUR…….

    Hicretin 5. senesi, Zilkâde ayı.
    Hz. Zeynep binti Cahş, Resûl-i Ekrem Efendimizin halası Ümeyme binti Abdülmuttalib`in kızı idi. Daha önce Peygamber Efendimizin evladlık edindiği Hz. Zeyd bin Hârise ile evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmıştı.62
    Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi.
    Hz. Zeyd, izzetli zevcesi Hz. Zeynep`i kendisine mânen küfüv (denk) bulmuyordu. Bu durum mânevî imtizaçsızlığa sebep oluyordu. Nitekim evliliklerinin birinci yılı henüz bitmişken, Hz. Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek, “Yâ Resûlallah! Ben, âilemden ayrılmak istiyorum” dedi.
    Peygamberimizin cevaben, “Zevceni tut boşama! Allah`tan kork” buyurdu.63
    Fakat Hz. Zeyd, ferasetiyle Hz. Zeynep`in yüksek bir ahlâkta yaratılmış olduğunu ve bir peygamber hanımı olacak fıtratta bulunduğunu hissetmişti. Kendisini de ona zevc olacak fıtratta mânen küfüv bulmadığı için boşadı.
    Peygamber Efendimiz, mânevî geçimsizlik sebebiyle Hz. Zeyd ve Hz. Zeynep arasındaki evliliğin son bulmasından son derece üzüldü. Çünkü, bu evliliği kendisi arzu etmişti. Durumun düzeltilmesi, mahzun Zeynep (r.a.) ile hâdiseden dolayı üzülen akrabalarının gönlünün alınması gerekiyordu.
    Hz. Zeynep`in iddeti (boşandıktan sonra beklemesi gereken müddet) dolmuştu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz birgün Hz. Âişe Validemizle oturmuş sohbet ediyordu. Bu esnada kendisine vahiy geldi. İnen âyetlerde Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyordu:
    “Zeyd o hanımla alâkasını kesince Biz onu sana nikâhladıktâ ki evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmenin mü`minler için günah olmayacağı anlaşılsın. Allah`ın emri işte böylece yerine getirilmiştir.
    “Allah`ın kendisi için takdir ettiği şeyi yerine getirmesinde Peygamber için bir vebâl yoktur. Daha önce geçen peygamberler hakkında da Allah`ın kanunu böyledir. Allah`ın emri, tâyin edilmiş ve değişmez bir hükümdür.”64
    Vahiy hali sona erince, Kâinatın Efendisi Peygamber Efendimiz (a.s.m.) gülümsedi, “Allah`ın, onu bana gökte nikâhladığını, Zeynep`e, kim gidip müjdeler?” buyurdu.
    Âyet-i kerimelerden açıkça anlaşılacağı gibi, Cenâb-ı Hak, Hz. Zeynep`i zevceliğe alması için Peygamberimize emir vermiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz de bu emre uyarak Hz. Zeynep`i zevceliğe almıştır. Âyet-i kerimedeki “Biz onu sana zevce yaptık” beyanı bu nikâhın bir akdi semavi olduğuna açıkça delâlet ediyor. Demek ki, bu nikâh, harikulâde, örf ve zahiri muâmelelerin üstünde sırf Allah`ın emriyledir ki, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Allah`ın emrine boyun eğmiştir. Nefsî arzularla hiçbir ilgisi yoktur.

    • candost dedi ki:

      tuğba bu bilgiyi nereden buldun bize kanıt sun öyle mideden salla olmaz yani kırıcı olmak istemem ama siz kendi kendinizle çelişiyorsunuz sen yazmışsın Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi.Ne demektir bu bana izah et öyle bir saçmalığı kabul ediyormusun sen evlilik işleri ısrarlamı oluyor artık sırf haklı olmak için sürekli yalan konuşuyorsunuz biraz üzerinizdeki korkuyu atın bazı şeyleri sorgulayın

    • MaMaLi dedi ki:

      Arkadaşım!allah,muhabbet tellalımı?nikah.memurumu?)minik aişe nin dedği gibi”muhammed senin tanrın zekerinin hevası için koşuşturup duruyor”nasıl bir tanrı bu?

  8. =tuğba= dedi ki:

    Hz. Aişe: Peygamberimizin dul olmayan tek eşidir. Peygamberimiz genç yaşta olan (17-18 yaşlarında : Hz. Aişe’nin ablası Esma hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Aişe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması gerekir. Ayrıca Hz. Aişe peygamberimizden önce Cübeyr’le nişanlanmış, daha sonra dini nedenlerle ayrılmışlardı. Demek ki evlenecek çağda bir kızdı, nişanlanmış, nişan bozulmuş sonra peygamberimizle evlenmiştir-) Hz. Aişe ile evlenir.

    • karmakan dedi ki:

      muhammed 53 ayşe dediğin gibi 17 olsun (aslı 9’dur) yine de bu bir sapıklık değil mi ? torunu yaşındaki bir kızla evlenmek. sen olsan evlenir misin? neler sallayacaksın çok merak ediyorum.

    • MaMaLi dedi ki:

      Tuğba!sen 17 yaşındaki kızını 60 yaşındaki bir adama nikahlarmısın?senin dediğin gibi,olduğunu düşün,elini vicdanına koy ve cevap ver?

  9. objektif olun dedi ki:

    islam öncesinde putperestler hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz gelmiş burda yok onlar da tavaf ediyolardı yok kurban kesiyolardır fln diyorsunuz..o putperestler kendilerini müslüman zannediyolardı ve hiç biri ben putperestim demiyordu tabi ki.Kabenin tanrısının Allah olduğunu biliyolardı ve o Allah a gece gündüz ibadet de ediyolardı..Ta ki biri çıktı siz Allah a eş koşuyorsunuz dedi ve başlarından aşağı kaynar sular inmiş gibi oldular,inanamadılar onun doğru söylediğine.Buna örnek olarak tarikat şeyhlerini yücelten,tanrılaştıran,fakat tanrılaştırdığının farkına bile varmayan insanları örnek verebiliriz..Sonuç olarak onların hac için yaptıklarını şu an bizim de yapmamız hiç de anormal değil.Farkımız Allah a yakınlaştıracak umuduyla ne bir puta tapıyoruz ne de bir şeyhe himmet ediyoruz..

  10. d dedi ki:

    bunu yazan kesin sia olan birisidir, hic sureyi keci yermi, e hadi yedi peki yenisini allah indirmezmi?resul ekrem onu ezbere bilmezmi, lutfen dikkat edelim

  11. lennox dedi ki:

    ayşe de hürrem i geçti.bu kadar popüler olacağını tahmin bile edemezdi.bu konunun açıklığa kavuşması imkansız olmasının yanında aynı zamanda da gereksiz…benim önerim herkes annesine inansın , böylece hem yaratan ortada hem de yaratılan.hem ayşe de biraz dinlenmiş olur.

  12. O dedi ki:

    Gençler inanmayın bunlara peygamberimizin bu kadar çok evlilik yapmasının sebebi ıslamiyeti yaymak bazılarını sefaletten kurtarmak bazılarının ise namuslarını korumaktır.uydurmuşsun putperestler soyle yapıyordu böyle yapıyordu

    • sebnem dedi ki:

      birini sefaletten kurtarmak ya da namusunu korumak icin onu yatagina mi almasi gerekiyordu?

  13. Melis dedi ki:

    Yalan yanlış şeylerle insanları kandımaya utanmıyorsanız bile en azından kendinize biraz saygınız olsun.Gerçi dikkat çekmek için yapılmış acemice bir şey de olabilir bu yaptığınız.Kim bilir o zeka fişkıran beyinlerinizi(!) kim böyle boş fikirlerle doldurdu…

  14. sevginin ışığı dedi ki:

    30: Buyur bir de buradan yak 🙂 http://www.mubin.net/mercan_konusu.htm
    41: Kuran’ın evrenselliğiyle(!) ilgili bir kitap yazıyorum.. Bu madde için kaynak gösterebilir misin?6o: Bu madde yanlış. İsa’nın köleliği onaylayan hiçbir cümlesi yeni ahit’te yer almaz..

  15. Ahmet Dursun dedi ki:

    KUR’ANDAKİ AYRAÇ (PARANTEZ) İMANCILARI

    Kur’an da sık sık ayraçlarla anlatılmaya çalışılan bir anlatım bütünlüğümü var yoksa bizlere TANRI ROLÜ oynamaya çalışan parantez içi imancıları bazı işgüzarlar mı var?

    http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=304.0

  16. sadettin efe dedi ki:

    şimdi siz bu yazdıklarınız ile ne ispatlamaya çalışıyorsunuz pek anlamadım.hz.muhammedşin yalancı olduğu, peygamber olmadığı,kurr,anı kerimin gerçek olmadığınımı düşünüyorsunuz.bence yanlış işler ile uğraşıyorsunuz kusuruma bakmayın ama önce bu akp gibi dini kullanıp halkımızı kandıran insanlara karşı milletimizi nasıl aydınlatabiliiriz ona kafa yorun böyle diyorum çünkü yazdıklarınız herkesin kolay ulaşabileceği şeyler değil belliki akademik çalışmaya önem veren bir insansınız lütfen başka şeyler yazın dinden kimseye zarar gelmez yalanda olsa! halkımızın yüzde 99 islam dinine inanıyor ama sadece inanıyor dinin gereklerini yerine getiren çok az zaten.o yüzden insanların kafaları daha fazla kurcalanırsa hepten dinden uzaklaşacaklar..lütfen yapmayın.

    • pante dedi ki:

      Sadettin hissi düşünüyorsun.
      Hem yazdıklarımın kolay ulaşılır olmadığını söylüyorsun ki doğru. Birkaç bin kişiden öteye gitmez.
      Hem de fazla kurcaladığımızda milletin dinden uzaklaşacağını yazıyorsun. O birkaç bin kişi ile mi
      din zarar görecek? %99’u %98’e bile indirmeyecek bir değişimden neden çekiniyorsunuz? Keşke %50’ye 60’a
      düşse, işte o zaman toplumda hoşgörü, anlayış olacak, zorunlu kalarak farklı inanç ve fikirlere tahammül
      edilecektir. Ama bu olanaksız. Dine daha asırlarca hiç bir şey olmaz merak etme. Ve torunlarımızın torunları
      bile dinle aldatılmayı, gericiliğin etkisiyle yönetilmeyi yaşarlar. Senin söylediğin sadece politikayı yapan çok insan
      ve site var. Bizimkisi hem felsefeyi, hem dini hem de siyaseti kapsıyor. Ve merak etme, bu konuları tartışmaktan
      haz alanlar dışında kimseyi etkilemiyor. Bir bakışta, 1-2 konuyu okuyuşta kimse dinden çıkmaz.

  17. süvari dedi ki:

    selam dostlar birazda ben ekleyim dedim.
    1.firavun akheneton veya tahta geçmeden önce amonhotep adıyla bilinir.hayat hikayesi nasılda hz.ibrahimin hayatına benziyor.firavununda oğlu olmaz şi nefertitinin izniyle cariyesiyle evlenir doğan oğluna taht vermek üzereyken esas eşinden orens ay doğar.hz.ismail ve hz.ishak olayı.
    2.yine firavun amonhotepin yaptırdığı güneş tapınağında m.ö 1350 yılları kil tablette yazılı ihlas suresi olduğu bu şiir akhenetonun şiiri olarak bilinmektedir.ayrıca amonhotep tek tanrılı din savunucusu olup kendinden önceki tüm putları yıktırmıştır.
    3.kehf suresinde 13 ayet ile övülmüş kulun – zülkarneyn-hayatının büyük iskenderinkine nasıl uyduğunu.umarım öyle değildir o zaman nur topu gibi eşcinsel bir övülmüş kul var demektir.
    şimdilik bukadar.selamlar.tarihin süvarisi

    • elevation dedi ki:

      İbrahim’in Mısır mitolojisi ile ilgisi yoktur. Bu hem ateist hem teist açıdan öyle. Çünkü İbrahim ya da İbrani adıyla Abraham (Abram) Sümer medeniyeti altında yaşamıştır. Ur’lu bir tüccar olarak bilinir. Ur kenti ise aşağı mezopotamya’da bulunan Sümer teokratik devletinin başkentidir. Daha sonra bu din Sümerlerden onlara yakın coğrafya da yaşayan Semitik topluluklara sıçramıştır. Bunlardan bilinen ikisi Araplar ve Yahudiler (İbraniler)dir. Önce Mezmurlar, Süleymanın Özdeyişleri gibi Yahuda Krallığının lideri olan Davud (Mezmurlar) onun oğlu Süleyman (Süleyman’ın Özdeyişleri) daha sonra da Bu Krallık ile İsrail Krallığının Babilliler (Nebukadnezzar) tarafından istila edilmesi sonucu Babil’e sürülen, en sonunda Mısır’da Firavun’un kölesi haline gelen Yahudilere öncülük eden Musa (Tora, Tanah ilk 5 kitap) Roma döneminde onu izleyen bir başka yahudi olan İsa (4 incil ve Yeni Ahid’in geri kalanı) yazılmıştır. İslam tüm bunlardan sonra İbrani olmayan ama onlarla Akraba olan Arapların içinde doğar. Netice de bu da semitik sayılabilir. Ama İbrani dinleri kadar tutmamış ve Ortadoğu coğrafyası içinde sınırlanmıştır.

      4.Amenhotep ya da Akhenaton’un tek tanrıcı inanç sistemine sahip olduğu doğrudur. Tanrısının adı da Aton diye geçiyor. Ancak bu tamamen rastlantı. İbrahimi dinlerin doğduğu medeniyet Sümerlerdir. Sümerlerde, sami- türk, aryan vs. değildir. İzole bir ulus olarak kabul edilirler. Dine dayalı teokratik yönetim kurmuşlardır.

    • yılmaz akbulut dedi ki:

      1)AMONHOTEP HZ YUSUF ZAMANINDA YAŞAMIŞTIR YANİ İBRAHİMDEN YÜZYILLAR SONRA 2) O TABLETİ BANA GÖSTERİRMİSİN?? 3) BUNDAN 3.000 YIL ÖNCE YAŞAMIŞ BİR İNSANIN EŞCİNSEL OLDUĞUNU NERDEN BİLİYORSUN YOKSA????

  18. süvari dedi ki:

    SAYIN ELOVATION BILGILER DOĞRU AMA ANLAŞILMAZ OLAN HZ.IBRAHIM GIBI KITLELERI PESINDEN SURUKLEYEN BOYLESI ONEMLI BIR ZAT NEDEN HIC GERIDE ESER BIRAKMAMIŞ.ÖRNEĞIN AKHENETON BIRAKMIS.YANI HZ.IBRAHIM FIRAVUN AKHENETON KADAR DAMI GUCLU DEĞİLDİ.BU KONUDA DİĞER PEYGAMBERLER DE HİÇ YAŞAMAMIŞ GİBİ SADECE İLAHİ KİTAP BIRAKIP GİTMİŞLER.BEN TARİHTE PEYGAMBERLER KADAR ÖNEMLİ KİŞİLERİN MUTLAKA ARKEOLOJİK FİZİKİ DELİL BIRAKMIŞ OLMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.HELE TEVRAT OKUYUNCA ÇOK NET ANLAŞILIYOR Kİ TÜM ADI BİLİNEN PEYGAMBERLERİN KRAL OLDUĞU GÖRÜLÜYOR.BENCE İYİ KRALLAR PEYGAMBER KÖTÜ OLANLAR NEMRUT-FRAVUN ŞEKLİNDE ADLANDIRILMIŞ.ZATEN BUNLAR SIFAT İSİM DEĞİL.KANAATİMCE TARİHTEKİ ÖNEMLİ KARAKTERLERİN ÇOĞUNDA İLAHİ LİDERLİKTE VAR.TOPLUMU İYİYE SEVK EDENLERİN PEYGAMBERLER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.SAYGILAR

    • elevation dedi ki:

      Yanılıyorsun sayın Süvari,

      IV.Amenhotep Mısır firavunuydu. Döneminde gücü sınırsızdı. Üstelik Mısırlılar hiyeroglif yazıyıda bulmuşlardı. Bu nedenle kendi ile ilgili mitolojik ve siyasi izler bıraktı Firavunlar.
      Oysa Abram, sadece basit bir Tüccardı. Ne bir Kral ne bir Siyasi liderdi. Bu nedenle kendi ile ilgili bir şey bırakamadı. Ama soyundan gelenler (İshak’ın) İsrail Krallığı ve Yahuda Krallığı kurduğu , bu devletlerin başına geçebildikleri için tıpkı Firavunlar gibi Zeburu bıraktılar. Bu Zebur denen kitap Davud’un (David) mezmurları ve Süleyman’ın Özdeyişlerinden meydana gelir.

      Bu tarihsel kişilikler İslam dinine göre peygamberdir. Museviliğe ve Hristiyanlığa göre din büyüleridirler. Biz ateistlere göre ise sadece Kraldırlar. Zaten Zebur ve Tevrat okunduğunda hiç birisinin tanrıdan gelmediğini, insan elinden çıktığını rahatça anlayabiliyoruz. Ya bu Krallar uydurdular, ya da onların izleyicileri. 4 incil ve yeni ahid’in geri kalan kısmı ise zaten matta, markos, luka ve yuhanna adındanki azizler tarafından yazılmıştır. İsa denen bir adamın hikayesini anlatır durur.

      • MaMaLi dedi ki:

        Mısırın eski başkenti luxsor da ünlü luxsor tapınaklarını gidince görürüsünüz,isa nında,musa nın da,eski,medeniyetlerde yaşamış kralların hikayelerinden,alıntı yapıldığını,tavsiye olunur mutlaka gidip görün,ankara,ıstanbula seyahatten,daha ucuz mısıra gitmek,dinlerin,peygamberlerin çakmalığını gözlerinizle görüp okuyacaksınız.

  19. süvari dedi ki:

    SAYIN ELEVATION BEN BİR PANTEISTIM TÜM DİN VE İLAHİ KİTAPLARIN TOPLUM LİDERLERİNİN YADA TAKİPÇİLERİNİN HAZIRLADIĞINI BİLİYORUM.PİR UÇMAZ MÜRİD UÇURUR.HERKES KENDİ PENCERESİNDEN YARATANINI GÖRMÜŞ VE KENDİ DİLİ VE HİSLERİ İLE ANLATMIŞ EĞER ANLATAN KİŞİ LİDERSE PEYGAMBER OLMUŞ.AMA AKHENETON KONUSUNDA ISRARCIYIM.İBRAHİM İLE BU KADAR BENZEŞEN BİR HAYAT HİKAYESİ ANCAK İKİ KARAKTERDEN BİRİNİN YALAN OLMASI İLE GERÇEK OLUR.YANİ HOCANIN DEDİĞİ GİBİ CİĞER BUYSA KEDİ NERDE.YAŞADIĞI YER VE ZAMAN KONUSUNDA BİR SÜRÜ ŞÜPHE OLAN İSA GİBİ TARİHTE BİR SÜRÜ İSA OLMASIDA SANIRIM BUNDAN BİRBİRİNDEN ÇALINMIŞ HAYATLAR VAR.BEN SADE BİR TÜCCAR İBRAHİMİN ARAP YARIMADASI İLE GÜNEYDOĞU ANADOLU ARASINDA NERDEYSE KRAL DÜZEYİNDE BİR HAKİMİYET KURAMIYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM.DİN KİTAPLARINI YAZANLAR BÖYLE DÜŞÜNMEMİZİ İSTİYORLARDI.BİR HIRKA BİR HURMA İLE MUHAMMED PEYGAMBERİ DE 40 ERKEK GÜCÜNDE İLAN ETTİLER.
    KANUN KOYMA GÜCÜ OLMAYAN HİÇ KİMSE PEYGAMBERLİK YAPAMAZ.MÜMKÜN DEĞİL MUTLAKA SİYASİ BİR İRADE HATTA HANEDAN GÜCÜ GEREK DİYE DÜŞÜNÜYORUM.KISACA ÇOBANDAN PEYGAMBER OLMASI İMKANSIZ OLSAD KİTLELERİ HAREKETE GEÇİREMEZ.BİZE SUNULAN İLAHİ KARAKTERLERİN HEPSİ ASLINDA KRAL VE HİÇBİRİ ZAVALLI İİNSANLAR DEĞİL.GÜÇ VE PARA SAHİBİ.SAĞLIKLA KALIN

    • elevation dedi ki:

      Akhenaton adındaki Mısır firavunu Sümer medeniyetinden sonra yaşamış bir kişidir.

      http://tr.wikipedia.org/wiki/Sümerler

      http://tr.wikipedia.org/wiki/Akhenaton

      Sümerlerin tarihi M.Ö 2000 ile 4000 arası iken, Akhenaton MÖ 1330larda yaşamıştır. Yani burada etkilenen, etkileyen ilişkisi sözkonusu ise Sümerler etken durumundadır.

      Bense panteist, panenteist, deist, agnostik ya da teist değilim. Çünkü Yaratıcıya inanmıyorum, evreni ve içindekileri oluşturan bir akıllı güce inanmadığım için ateist ve materyalistim. realist, rasyonalist ve devrimciyim.

      “YAŞADIĞI YER VE ZAMAN KONUSUNDA BİR SÜRÜ ŞÜPHE OLAN İSA GİBİ TARİHTE BİR SÜRÜ İSA OLMASIDA SANIRIM BUNDAN BİRBİRİNDEN ÇALINMIŞ HAYATLAR VAR.BEN SADE BİR TÜCCAR İBRAHİMİN ARAP YARIMADASI İLE GÜNEYDOĞU ANADOLU ARASINDA NERDEYSE KRAL DÜZEYİNDE BİR HAKİMİYET KURAMIYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

      İbrahim zaten dinini yaygınlaştıramadı. Sümer Kralı Nimrod (Kommagene-Adıyaman Kralı Nemrutla karıştırılmamalı) ile çekişmiştir muhtemelen, akıbeti ise belirsiz. Onun tektanrıcı dinini yaygınlaştıran soyundan gelen İshak ve onun çocukları, Davud, Süleyman, Musa, İsa olmuştur. İsmail’in soyundan gelen Muhammed’de extrem bir din olan İslamı kurmuştur.

      Bu kişilerin yaşadığını sanıyorum. Ama islamda tasvir edildiği şekliyle değil elbette. Kendi kutsal kitapları tarafından tasvir edilen biçimde kişilerdir.

      “KANUN KOYMA GÜCÜ OLMAYAN HİÇ KİMSE PEYGAMBERLİK YAPAMAZ.MÜMKÜN DEĞİL MUTLAKA SİYASİ BİR İRADE HATTA HANEDAN GÜCÜ GEREK DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

      Muhammed başlangıçta herhangi bir güce sahip değildi. Ama zamanla güç kazandı. Otorite dinin nedeni değildir, sonucudur.

  20. ali dedi ki:

    Salaklik Ve acziyet

  21. abdullahabdal dedi ki:

    İnsanların insanca yaşamalarını engelleyen tek şey Din olmuştur.
    Din varsa kötülük vardır.
    İslam varsa talak-4..Azhab-37 vardır

  22. abdullahabdal dedi ki:

    Ekleme yapayım,
    Muhammedin babası Abdullahın Kabede ki putlardan kendi kabilesi olan putun bakıcısı olduğunu..
    Abdullahın= Al-lah a bakan anlamına geldiğini..
    Al-lah ın Al-lat , Al-menat ve Al-uza nın Annesi olduğunu,

    Allahın kadın olduğunu,
    ve Müslümanların Allahın kadın olduğunu söylediklerini,
    la İLAHE illallah diyerek,,
    İlahe…..kadın tanrı..

    Peki birileri anlatmasa bu cahiller bunu kendileri çözebilirler mi?

    • yasir dedi ki:

      Ten tanrı inancı kuran-incil ve tevrattan öncede var idi…Lakin insanlar bu inancının yanına her dönemde ortaklar kaştular veya inkar ettiler bu yüzden helak oldular…
      ALLAH sözçüğü ilk insandan beri var idi mesela Sami diilerinde Aramca veya başka lehcelerde ALOHA İbranicede ELOHİM vs gibi farklılıklar arzeder…
      Senin anlatığın Arap mitolojisinden bir hikayedirki işte bu sebebten ALLAH’a senin anlattığın bu tarz hikayer gibi şirk koşmuşlardır…Peygamberlerde bu şirkleri ortadak kaldırmaya gelmiştir…İbrahim peygamber ve oğlu İsmail peygamber Kabe’yi inşa ettikten sonra Arap yarımadasında tek inanca dönülmüş ve bu günkü ritüellerin bir çoğu yapılıyor imiş lakin ilerleyen yüzyıllarda her kabile kendi kabile din adamlarını öldüktn sonra putlaştırp kabenin etrafını putlarla doldurmuşlar edilen tavaf kesilen kurbanlar o putların aracılığı ile ALLAH’a ulaşacağı ve o putların ALLAH ile onların arasında şefaatçi olacağı inancı var imiş…Taki ALLAH’ın resülü Mahammet peygamber gelene kadar,,, sonra bunların hepsi yıkılıp temizlenmiştir…Yosa ALLAH Resülü döneminde ve daha öncede ALLAH inancı var idi ama ALLAH’a hep ortaklar koşuyor idiler,,, peygamberimizn babasının ismi ABDULLAH idi bu isimin anlamı ALLAH kulu demektir…Araplar RESÜLALLAH öncesi kabeyi tavaf ederkende şimdiki zikre çok yakın LEKBEYK zikrini okuyor idiler lakin zikrin sonunda mülk senindir senin tek ortağın vardır oda sendendir diyorlar idi,,, günümüzde ise tamamen mül senin hamd senindir senin hiçbir ortağın yoktur deniliyor…

  23. yasir dedi ki:

    ((((((44- Allah’ın selamı diye dayatılan “Selamünaleyküm” ün Yahudi selamı olduğunu, İbranice ” Şalomaleyhim” ( Shalom Aleihem ) olarak 2300 senedir kullanıldığını,—–DİYORSUN))))))))
    Kuran’da selamla ilğili bir çok ayet var İbrahim peygamberden beri Müslümanların selamı budur İbranice ve Arapça akraba sami dil gurubundan olduğu için çok benzer kelimelere rastlayabiliriz…Bu çok doğal ve normaldir…İbrahim peygamberden beri dünyada İsrail oğluları Müslüman toplum olduğundan(günümüzdekileri bilmem) bu selamlamayı kullanmaları çok doğal…

    58 / MUCADELE – 8
    E lem tere ilellezîne nuhû aninnecvâ summe yeûdûne li mâ nuhû anhu ve yetenâcevne bil ismi vel udvâni ve ma’siyetir resûl(resûli), ve izâ câûke hayyevke bi mâ lem yuhayyike bihillâhu, ve yekûlûne fî enfusihim lev lâ yuazzibunâllâhu bi mâ nekûl(nekûlu), hasbuhum cehennem(cehennemu), yaslevnehâ, febi’sel masîr(masîru).
    Gizli konuşmaktan nehyedilenleri (men edilenleri) görmedin mi? Sonra nehyedildikleri şeye dönüyorlar. Aralarında günah, düşmanlık ve resûle isyan konularında gizli gizli konuşuyorlar. Ve sana geldikleri zaman, Allah’ın selâmlamadığı bir şekilde seni selâmladılar. Ve kendi aralarında: “Öyle ise (o gerçekten peygamber ise) Allah, söylediklerimizden dolayı bize azap etmeli değil mi?” diyorlar. Onlara cehennem yeter. Ona yaslanacaklar (atılacaklar). İşte o varılacak yer ne kötü.

    15 / HİCR – 52
    İz dehalû aleyhi fe kâlû selâmâ(selâmen), kâle innâ minkum vecilûn(vecilûne).
    Onun yanına girdikleri zaman: “Selâm (olsun)” dediler. (İbrâhîm A.S) şöyle dedi: “Gerçekten biz sizden korkuyoruz.”

  24. abdullahabdal dedi ki:

    Yasir Besmelenin kuranda ne işi var peki..
    Allah kelamı olduğuna eminmisin?
    Bu kuranın saçma olduğuna yetmnezmi:)
    Besmele kabedeki put tan kalma ..
    hani Muhammedin Kudüs olan kıbleyi kabe yapma nedeni..

    • yasir dedi ki:

      27 / NEML – 30
      İnnehu min suleymâne ve innehu bismillâhir rahmânir rahîm(rahîmi).
      Muhakkak ki o Süleyman (A.S)’dan. Ve gerçekten o, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı’yla (başlıyor).

      Ayetin arapca ve Türkçe açıklaması yukarda… Besmale Kuranda olmayacaksa nerde olacak… ALLAH’ın RAHMAN ve RAHİM isimleri ile başlarım bu kelime’ninde miladı çok eskidir lakin Kuranda Süleyman peygamberin bu kelimeyi kullandığı geçmekte tabiî ki ya aramice yada İbranice formunda Süleyman peygamber Aramicemi Süyanicemi yoksa İbranicemi bilemiyorum lakin RAHMAN ve RAHİM isimlerinin karşılığı İbranicedeki ALLAH’ın 72 sıfatında geçmektedir…
      Ayrıca çok amatörsün bu saldırgan üslübunu bırak şu anki benimsediğin yolda dahi bu tutumunla bir yere varamasın saldırmadan medeni bir uslupla yazı yaz ve bir konuyu açıyorsan devamını getir besmele hanği puttan gelemtemiş??? BİSMİLLAH kelimesi ALLAH’ın ismiyle demek bu yani başka bir şey değil…

      11 / HUD – 41
      Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm(rahîmun).
      Ve ona binin. Onun yüzmesi ve demir atması (durması) Allah’ın adıyladır. Muhakkak ki benim Rabbim mutlaka Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen).

      BİSMİLLAH kelimesini Nuh Peygamberde kullanmıştır…Yukardaki ayette okuyabilirsin…

      96 / ALAK – 1
      Ikra’bismi rabbikellezî halak(halaka).
      Yaratan Rabbinin İsmi ile oku.
      96 / ALAK – 2
      Halakal insâne min alak(alakın).
      İnsanı bir alaktan (embriyodan) yarattı.
      96 / ALAK – 3
      Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).
      Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir.
      96 / ALAK – 4
      Ellezî alleme bil kalem(kalemi).
      Ki O, kalem ile öğretti.
      96 / ALAK – 5
      Allemel insâne mâ lem ya’lem.
      İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

  25. yusuf dedi ki:

    ARKADAŞ
    biliyormuydunuz diye yazdığınız herşey doğru değil bazılarıda doğru olsa bile şaşılacak şeyler değil mesela muaviyenin annesi hint olsa ne değişir olmasa ne değişir imanımızdanmı vazgeçirir bir insan kötüyse çocuğuda mı kötü olur ?ayrıca burdaki bilgilerin çoğu gerçek dışı uydurmadır kimse kanmaz bu numaralara
    mekke islamdan öncede Allah a inanıyordu zaten bunu bilmeyen müslüman yok bazı ibadetler ve inançlar zaten vardı bu Hz Muhammed sav in bunları onlardan öğrendiğini ve ALLAH tan gelmediğini ıspatlamaz boşuna kendinizi kandırmayın

    • candost dedi ki:

      yusuf kardeş sen olsa ne olur olmasa ne olur ağızlarını bırak bu kadar insana neden zulmetti bu hintin çocuğu sen onu anlat bize

      • candost dedi ki:

        bunlarda allah korkusu yokmuydu

      • bunk dedi ki:

        bilmemle bilmemem arasında fark olacaktır tabii.Ancak farkı yaratacak olan kısım belli değil.:)

  26. candost dedi ki:

    yeri gelince bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir diyorsunuz bunları anlatın bize öğrenelim islamın en önemli değerlerinden biri diyorsunuz oku emri nasıl oluyorda senin halifelerinden biri dünyanın en büyük kütüphanelerinden birini yakıyor benden kaynak isteme kendin araştır niçin yakıyor öğren anlat bize

  27. ahmetcan dedi ki:

    Vahdettin Hacca gitti diye biliyorum

  28. azat dedi ki:

    13- Muhammed’in annesinin, babasının, amcasının tek tanrıya inanmadığını, Kur’an’a göre kafir sayıldığını ve ebedi cehennemliklerden olduğunu,
    Bu kesinlikle yalşan bir bilgidir Hz.Muhammed in ailesi Hanif dinine inanıyorlardı yani Hz. İbrahimin tek tanrılı dinine zaten İslam dini Hanif dininin devamı niteliğindedir bu yüzden insanları kandırıp onları ateizme çekmeyi bırakın.

  29. HAYDAR dedi ki:

    SEVR İMZA ATAN İHANET ŞEBEKELERİNİ GAYRİ MÜSLİMLERE PAŞALIK VEREN SAVAŞA KAPI ACAN ADAMLARLA DOLU YENİLMESİ KACINILMAZ 4 YIL SÜREN SAVAŞ 10 MİLYON İNSANIN ÖLÜMÜNE SEBEB OLAN HACCA GİTMEMELERİ ŞAŞIRTMADI EN BÜYÜK DİN İSLAM DİNİ MÜSLÜMANIM ELHAMDULİLLAH SİZİN GİBİ İNANÇSIZLARI CİDDİYE ALMYORUM KİMBİLİR HANGİ AJANLARIN SİTELERİ BUNLAR TÜRKİYEYE FAYDASI YOK

    • MaMaLi dedi ki:

      HAYDAR!!ne bağırıyorsun krdş?))ne güzel bak müslümanım demişsin,düşünceni,fikrini,beyan etmişsin)büyük yazı yazmak,acizlik,,cahillik,hoş görüsüzlükdür)küçük yazınca da okunuyor,dikkate,bir şekilde alınırsın ,örnek ben mesela))bende senin aksin düşüncesinde olan bir insanım,ama hiç bir, şekilde!benim gibi,düşünmeyenlere,HAYDAR(Rüzgar)yapmıyorum!anlaşılır olmanın tek,bir,şekli vardır,oda bilgi,sahibi,olmakdır,bende,elmamdülillah müslüman değilm.saygılarımla.

  30. MaMaLi dedi ki:

    Vahdettin hacca gitdide ters tarafa gitti(malta)ya))))))

  31. Ahmet dedi ki:

    22. İddaa nız çok çirkin

  32. Pelin dedi ki:

    Allah sizi ıslah etsin en kısa zamanda Hakk yolunu bulmanız için size dua edeceğim.

  33. Cenk dedi ki:

    Din bir virüstür ve ciddi derecede bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. İnsanların olmayan şeyleri varmış gibi sanmaları bunların belirtileridir.

    Din hastalığını tedavi etmenin çok fazla ilacı olmasına rağmen, hastalıklı insanların bir arada bulunmaları bunlara engel olmaktadır.

    İnsanların kafalarının içinde bir tanrı yaratması veya taştan put yapıp buna inanmaları arasında hiç bir fark yoktur.

    İnsanı yöneten korku ve üzüntüdür. Bu iki duyguyu kontrol ederek bu kişileri yönlendirmek çok kolaydır.

    Bir kişiyi hüzünlü bir hikaye ile bir olaya inandırabilirsiniz. Burada yaptığınız inandırma dışında o kişiye bir hastalık yüklemenizdir. Bu kişi artık bu hastalığı yayıcı ve taşıyıcı kişidir. Bu hikaye ile çevresinden destek gördüğü sürece içindeki hastalık dahada büyüyecektir.

    Dinleri, tanrıyı, mitolojileri ve tarihi araştırmanın yanında, insan sinir sistemini ve psikiyatriyi çok iyi araştırmak gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s