İSA ve MUHAMMED

İsa ve Muhammed’in hayatlarını genel olarak biliyoruz. Bazı hatırlatmalar yaparak konuya giriş yapalım.

İsa’nın hayatı İncillerde anlatılır. Matta ve Luka hem Hz.İsa’nın soy kütüğünü verirler, hem de doğum öncesi olayları ve doğumunu anlatırlar, çocukluğundan bahsederler. Markos ile Yuhanna da ise İsa’nın şeceresi yoktur, doğumundan ve çocukluğundan bahsedilmez.
İsa’nın gençlik yılları ile ilgili hiçbir bilgiye de yer verilmez.

Benzer durumu Muhammed’in hayatında görsek de, az da olsa gençlik yılları ile ilgili bilgiye rastlayabiliriz. Çocukluk yıllarında bolca mucizelerden bahsedilirken gençlik yılları sade anlatımlıdır. İsa’nın ise hemen hemen tüm hayatı mucizelerle dolu anlatılır.

Hem İncillerde hem de Kur’an’da İsa’nın annesi Meryem’in hiçbir erkekle ilişki kurmaksızın bakire iken Allah tarafından melek vasıtasıyla döllendirilerek İsa’ya hamile kaldığı ifade edilir.

Muhammed’e cinsel yönden sıkıntıya düşmemesi için ayetle evlilik serbestisi getirilmişken, İncillerde İsa’nın cinsel hayatı ile ilgili olarak hiçbir ifadeye rastlanmamaktadır.

Muhammed’in 15-16 eşi ve cariyeleri bilinirken, 6 kızı ve küçük yaşta ölen oğulları hakkında bilgi mevcutken, İsa’nın evliliği ve çocuğu olup olmadığı hakkında bilgi mevcut değildir.

İsa’nın gerçekten yaşayıp yaşamadığı dahi tartışmalıdır. Yaşamı ile ilgili tek kaynak İncillerdir.
Muhammed’in yaşadığı ile ilgili olarak ise dönemin Hristiyan kayıtlarında bilgi bulunmaktadır.

Kur’an ve Muhammed İsa’yı doğruladığına göre, yani İslam’a göre İsa’yı da Muhammed’i de elçi olarak gönderen aynı Allah olduğuna göre yaşam tarzlarındaki bu uçurumun nedeni nedir?
Neden Muhammed çok eşli bir yaşam sürmüşken, İsa hiç evlenmemiştir?
İsa hiç evlenmemişse, yaşamı boyunca cinsel ilişkide bulunmamış mıdır?
Cinsel ihtiyacı olmamış mıdır? Yoksa iradesiz midir?

İsa 33 yıl yaşar. Sahneye çıkışı ise takriben 30 yaşındadır.
20’li yaşlarda İsa ne yapmıştır?
30 yaşında iken “Hadi başla!” emri mi almıştır da bayrak açmıştır?
Bunlar İncillerde belirtilmez.

Muhammed’e vahiy ise Kur’an ve hadislerde belirtilmiştir.

Ama efsanevi anlatımlarda benzerlik vardır.
Muhammed’in annesi Amine’ye de, İsa’nın annesi Meryem’e de müjde verilmiştir.
Her ikisinin de doğumlarında mucizevi olaylar öne sürülür.
Fakat belli bir yaşa kadar ikisi de ortaya çıkmaz.
İsa 30’unda, Muhammed de 40’ında çağrıya başlar.

İsa’nın cinsellikten uzak oluşunun etkisi Hristiyan din adamlarına da yansımış ve onlar da İsa gibi cinsellikten ve evlilikten el çekmişlerdir.
Bu ne derece doğrudur?
Mesele dünya zevklerinden kaçınmaksa Muhammed neden tersini yapmıştır?
İsa gerçekten cinsel yaşamdan ve kadınlardan kopuk muydu?

İsa kadınlardan pek kopuk değildir aslında.
Örneğin İncillerde Mecdelli Meryem olarak anlatılan günahkar fahişe kadın için İsa ile evli olduğu, ondan hamile kaldığına dair kurgular da vardır. Bir başka Meryem’in İsa’nın ayaklarını yıkadığı, saçlarıyla kurladığı, öpüp okşadığı yazılıdır. Daha sonra bu kadın İsa’nın öğrencileri arasına katılır.

Luka/ 7. 36-39

Ferisiler’den biri İsa’yı yemeğe çağırdı. O da Ferisi’nin evine gidip sofraya oturdu.

O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsa’nın, Ferisi’nin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsa’nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O’nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.

İsa’yı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, “Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı” dedi.
İncillerde İsa’nın dirildikten sonra Mecdelli Meryem’e göründüğü yazılır.
Bu kadın Da Vinci’nin kurgusundaki Maria Magdalena’dır ve İsa’dan Sarah isminde bir kız çocuğu doğurur. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra çocuğunu korumak amacıyla Fransa’ya kaçar ve oradaki yahudilere sığınır.
Fransa’da 22 temmuz Meryem günü olarak kutlanır ve ilk olarak onun manastırında yapıldığına inanılan Madeleine çörekleri o gün kutsal bir yiyecekmiş gibi tüketilir.

Yuhanna 11-2

Meryem, Rab’be güzel kokulu yağ sürüp saçlarıyla O’nun ayaklarını silen kadındı. Hasta Lazar ise Meryem’in kardeşiydi.

Bu kadınla İsa’nın dostluğu daha sonra ilerledi öyle ki başbaşa kalacak kadar:

Luka 10
39. Marta’nın Meryem adındaki kızkardeşi, Rab’bin ayakları dibine oturmuş O’nun konuşmasını dinliyordu.

40. Marta ise işlerinin çokluğundan ötürü telaş içindeydi. İsa’nın yanına gelerek, “Ya Rab” dedi, “Kardeşimin beni hizmet işlerinde yalnız bırakmasına aldırmıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin.”

41. Rab ona şu karşılığı verdi: “Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.

42. Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.”

Bu noktada İsa’nın bu kadar çok kadına ayaklarını yıkatmış, okşatmış olması düşündürücü gelebilir.

İsa ile Maria Magdalena’nın evliliğinin kurgu olarak ileri sürüldüğünü yazmıştım.
İncil’de Mecdelli Meryem olarak geçen Magdalena fuhuş suçu nedeniyle recmedilirken İsa tarafından kurtarılan kadın olarak sunulur.
Buna karşın bu kadının ezoterik bir tarikat üyesi olduğu öne sürülür.

Şimdi gelelim karşılaştırmaya. Siz karar verin İsa ile Muhammed’in tanrısı aynı olabilir mi?

6 Asırda Bu Ne Değişiklik:

İsa Diyor ki: ( Tanrıdan esinlendiği rivayetiyle)

Matta 5/ 39:

Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.

Muhammed diyor ki: (vahiy rivayetiyle)

Bakara/ 178. Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.

Merhamet Farkı

İsa, Yahudilerin recmetmek istedikleri bir kadını taşlanarak öldürülmekten kurtarır.

Muhammed ise, aralarındaki zina yapan kadın ve erkeğe dayak cezası vermek isteyen Yahudilere recmi emreder ve taşlattırarak öldürtür.

İsa’nın Recmi Önlemesi:

Yuhanna – 8
3. Din bilginleri ve Ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler.

4. Kadını orta yere çıkararak İsa’ya, “Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı” dediler.

5. “Musa, Yasa’da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?”

6. Bunları İsa’yı denemek amacıyla söylüyorlardı; O’nu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı. İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.

7. Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, “İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!” dedi.

8. Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya başladı.

9. Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp İsa’yı yalnız bıraktılar.

Muhammed’in Recme Zorlaması:

Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: “Yahûdilerden bir kadınla bir erkek zinâ yaptılar. Birbirlerine: ‘Bizi şu peygambere götürün. Çünkü *bir kısım hafifletmeler getiren bir peygamberdir. Bize recm dışında fetvâlar verirse kabul eder, Allah indinde O’nun hükmünü kendimize delil kılarız ve: ‘Peygamberlerinden bir peygamberin bize verdiği fetvâlar(la amel ettik, hevâmıza uymadık) deriz’ dediler. Mescidde ashâbıyla birlikte oturmakta olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’e gelerek: ‘Ey Ebû’l-Kasım, zinâ yapan kadın ve erkek hakkında kanaatin nedir?’ dediler. O, onlara tek kelime söylemeden Beyt-i *Midrâslarına geldi. Kapıda durarak: “Hz. Mûsâ (a.s.)’ya Kitabı indiren Allah aşkına söyleyin, muhsan olan birisi zinâ yapacak olursa bunun Tevrat’taki hükmü nedir?” diye sordu. “Yüzü siyaha boyanır, eşek üzerine ters *bindirilir ve dayak atılır.” -Hadiste geçen tecbiye: Zânileri, enseleri birbirine bakacak şekilde bir eşeğe bindirilip, bu halde sokaklarda *dolaştırılmasıdır- Râvi devamla der ki: “Yahudilerden bir genç (bu cevaba katılmayap) susmuştu. Rasûlullah (s.a.s.) onun suskunluğunu görünce sualinde ısrar etti. Bunun üzerine genç: “Madem ki sen bize Allah’ın adına yemin veriyorsun (gerçeği söyleyeceğim): “Biz Tevrat’ta recm emrini görüyoruz” *dedi. Rasûlullah (s.a.s.): “Allah’ın emrini hafifletmenizin başlangıcı nasıl oldu?” diye sordu. (Genç) şu cevabı verdi: ‘Krallarımızdan birinin bir yakın akrabası zinâ yaptı. Kralımız, recmi ona tatbik etmedi. Sonra halka mensup bir aileden bir erkek zinâ yaptı. Bunu recmetmek istedi. Ancak adamın kavmi buna mâni olup: ‘Sen yakınını getirip recmetmedikçe biz de adamımızın recmedilmesine müsâade etmeyeceğiz!’ dediler. Bunun üzerine, aralarında şimdiki cezâyı vermek üzere anlaşıp sulh yaptılar.’ (Bu açıklama üzerine) Rasûlullah (s.a.s.): “Ben Tevrat’taki âyetle hükmediyorum!” dedi ve onların recmedilmelerini emretti ve recmedildiler. *

(Ebû Dâvud, Hudûd 26, h. no: 4450, 4451)

Hümanist İsa’ya karşın Savaşçı Muhammed

Muhammed, müslüman olmayanların yurtlarını, mallarını yağmayı, onlara karşı savaşı, cihatı, fethi emretmiş, teslim olmayanların öldürülmesini istemiştir.

Ahzap/ 27. Allah sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Saff/ 11. Allah’a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur.

Fetih/ 1. Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.

Tevbe/ 5. Haram aylar çıkınca putperestlerin gelip geçecekleri bütün yolları tutun, onları kuşatın, bulduğunuz yerde öldürün, yakalayın hapsedin. Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse bırakın onları, şüphe yok ki Allah suçları örter, rahimdir.

İsa’nın ise şiddetten uzak durduğu, savaş, cihat, fetih çağrısı yapmadığı, yayılmacı bir din anlayışında olmadığı görülür.
Buna karşın “Ben barış değil, kılıç getirdim”, *” Abanızı satın, kılıç alın” dediği gibi,
“Kılıç kullanan kılıçtan geçirilir” sözleri mecazi anlamları itibarıyla tartışmalıdır.

Bir genelleme yapacak olursak İsa’nın daha barışçı ve hümanist,
Muhammed’in ise daha savaşçı ve daha katı olduğunu söyleyebiliriz.

Muhammed Çalışmayı Öğütlerken İsa Tersini Söylüyor

Muhammed, ayet ve hadislerde boş durmamayı, çalışmayı, ticareti öğütlemiştir.
İsa’nın ise çalışma, üretme konusunda bir teşviki olmadığı gibi tersini ima eden söylemleri vardır.

Necm/ 39-40. İnsan ancak çalıştığını elde eder, şüphesiz karşılığını da görecektir.

“Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et.”

“Çalışmak ibadetin yarısıdır.”

“Çalışanın hakkını alın teri kurumadan verin.” *

“Ticaret yapın! Çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir.”

Hadislerde çalışma ve ticaretle ilgili başka örnekler de çoktur.

İncil’lerde ise İsa kaygılanmamayı öğütleyerek şöyle der:

Matta 6

25. Bu nedenle size şunu söylüyorum: `Ne yiyip ne içeceğiz?` diye canınız için, `Ne giyeceğiz?` diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi?

26. Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?

İsa Komüncü, Muhammed Sadakacıydı

İsa, Muhammed’e göre dünya nimetlerine, zenginliğe, ganimete, mala-mülke düşkün değildi.
İsa, insanların tasarruf etmesine, mal ve para biriktirmesine kesinlikle karşıydı.
Bu mülkiyet karşıtı dünya görüşüyle onu bir komünist olarak tanımlayamasak da o döneme göre dinsel bir komün yaşamını savunan biri olarak görebiliriz. Zaten içinde yetiştiği Esseniler bu yapıdaydı.
Söylemlerinden bazı örnekler:

Markos 10
21. İsa ona, “Eğer eksiksiz olmak istiyorsan, git, varını yoğunu sat, parasını yoksullara ver; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle” dedi.

25. Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği`ne girmesinden daha kolaydır.”

Muhammed ise müslüman olmayanlara karşı yayılmacı, müslümanlar için de sosyal adaletçiydi. Sadaka ve zekatı, yoksulların doyurulmasını, komşusu açken tok olunmamasını müslümanlığın şartları arasına koymuştu.
Ama zenginlere, zenginliğe karşı değildir. Der ki “Allah zengindir, dilediği kullarına da zenginlik verir.” Muhammed, Halil İbrahim zenginliğine erişmek ister ve bunun için müslümanlardan kendisi için salavat ister. Hala müslümanlar bunun için dua eder, salavat getirirler.

Serdar Kaangil

Reklamlar
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

32 Responses to İSA ve MUHAMMED

  1. olaybu dedi ki:

    onemli olan ortak noktayi yakalamak

  2. yusuf bilge dedi ki:

    aslında benim düşünceme göre muhammedin yaşantısı da isa gibiydi ama emeviler onu farklı göstererek kendi yaptıklarına dayanak oluşturdular.muhammedin on karısı olsaydı ve onlarla ilişkiye girseydi çocukları olurdu ama hiçbiri doğurmadı.herhalde hepsi de kısır değildi.muhammedin yaptığı iddia edilen şeyler bırakın bir peyamberi gerçek bir filozofa bile yakışmaz.yani emeviler döneminde yazılan hadis ve tarih kitapları iftiralarla dolu…

  3. karmakan dedi ki:

    al birini vur ötekine.

  4. Murat Gerçek dedi ki:

    Yalnız ortada şöyle bir durum var,Hz.İsa hakkında bakılan kaynaklar (çeşitli incil versiyonları) malesef sağlam kaynaklar değildir.Belki de Hz.İsa çalışmayın dememiş,tersini söylemiş ama birileri onu değiştirmiş olabilir.Bununla birlikte Hz.Muhammed ile ilgili rivayetler de malesef uydurma ve iftiralarla dolu bir durumdur.O zaman elimizdeki tek sağlam kaynak (tabi inanlar için geçerli bu) Kur’an-ı Kerim olduğundan ve orada da bu konularda fazla detaylı bilgi olmadığından. Diyebiliriz ki bizi ilgilendiren peygamberlerin özel hayatları değildir.Bu detayları öğrenmek için ne kadar çaba sarfedersek sarfedelim doğru bilgiye hiç bir zaman ulaşamayız.Son olarak sakın Hz.Muhammed ile ilgili söylentilere fazla itibar etmeyin (kesin belgeli olanlar hariç) Hadislerin bile bir çoğu şaibelidir.O halde eldeki tek sağlam kaynak,Kur’an-ı Kerim’dir.Ondaki bilgiler de yeterlidir.
    Sevgi ve saygılarımla

  5. çilingir dedi ki:

    Sitenizi çok beğendiğimi içtenlikle belirtmek isterim. Sitenizi takip listeme alıyorum.

    Teşekkür ederim.

    Serhat Çilingir
    skype: cilingir4,129636E+09

  6. Emre Koc dedi ki:

    peygamber torunlarını öldürenler medinede on bin insanı katledenler kabeyı yıkan emevıler kurana dokunmamış olabilir mi ? ki tersşne rivayet çok…

    • erdem dedi ki:

      Kuran i kerimi araştır biraz nasıl bir simetri ve mucize vi 19 sayısına göre oluşturulduğunu anlarsın tek harfine dokunilsaydi simetri ve 19 sayısının katları yla olusturulan sistem bozulur di hicbiseyi arastirmadan yazıyorsunuz

      • pante dedi ki:

        Bir kitapta simetri gibi, matematiksel uyum gibi nitelikler varsa bil ki bu insan işidir. Tanrı’nın ne işi olur böyle numaralarla?!
        Kaldı ki Kur’an’da 19 iddiası da, simetri de doğru değildir. İşine gelen kelimeleri al, sayıyı tutturabilmek için; yok tekildi, yok çoğuldu numaralarına yat, sonra mucize. 1925 Kahire yazmasına değil, en eski Kur’an yazmalarına baksınlar bakalım, tutuyor mu?!

  7. Hilmi dedi ki:

    Hz. Muhammedle ilgili anlatılanların yada kuranda eşleriyle ilgili yazanların yüzde biri bile doğruysa bu kişi peygamber olmamaz.. savaş ganimeti, sübyan kızlarla evlilik, köle ve cariye sahibi olmak, kadınları cahiliye devrinden bile daha kötü duruma düşürmek, bir olayda deve hırsılarına çaprazlama el kol keserek işkence yaparak öldürtmek, insanların kendisine ibatet etmesini istemek hatta meleklerin ve allahın kendisine salavat etdiğini bile idda etmek, var oğlu var sadece şöyle bir düşünüce aklıma gelenleri yazdım..

    • bilal dedi ki:

      Hilmi Bey ! Bu sitede sadece ”İSLAM,KUR’AN VE Hz.MUHAMMED” aleyhine yazılan ifti-
      ra,yalana dayanan uyduruk hadis rivayetlerini ve yanlış ayet yorumlarınını okumuş ve önyargılı davranmışsın. Yani objektif değilsin. (editlendi-panteidar)

      İnsan bir iddiaya bakarsa,lehte ve aleyhte yazılan ve çizilenleri okur,her iki tarafı öbjektif
      bir şekilde dinler ve sonunda yine araştırıp doğru ve yanlış tarafı tesbit ettikten sonra ka-
      rarını verir. Ama bakıyorum ki,tek taraflı davranmış ve kararını vermişsin. ”…..Bunlar doğ-
      ru ise Muhammed peygamber olamaz ” demişsin. Hz.Muhammed’i gerçek yönüyle anla-
      tan yazıları okudun mu ?. Burada,İslam,kur’an ve hz.Muhammed aleyhinde yazılanların
      tümü yalan,iftira ve uydurma rivayetlerdir. Bu rivayetler hangi kaynakta geçerse geçsin,
      hepsi yalan ve iftiradır. Bugün hadis adı altında yazılanların çoğu uyduruktur,yalandır.
      Hz. Muhammed zamanında tek bir hadis yazılıp kaydedilmemişken ( ki zaten kendisi ha-
      dislerin yazılmasına müsaade etmiyordu.) Nasıl olurda vefatından 250-300 sene sonra
      onun adına birşeyler yazılabiliyor.? Bu ne derece sağlıklı olabilir.? Bugün hadis kaynaklı
      kitaplarda geçen rivayetlerin bir çoğu sahih ve doğru değildir. Asırlar sonra sadece kulak-
      tan duyma rivayetler yazılmıştır.Bunlar da kaydedilmedikleri için bu kadar süre sağlıklı
      bir şekilde korunması mümkün değildir. EBU HANİFE ve İMAM MALİK gibi büyük alimler,
      ” Buhari,Müslim ve Kütübü Sitteler” de geçen bir çok rivayetle amel etmemişlerdir.
      .Çünkü buralarda geçen bir çok rivayet,hem kur’an’la ,hem de Hz.Muhammed’in sünne-
      tiyle (yaşam tarzı ile) çelişmektedir. Ve bunlar ”Hadis Kriterlerine ” uymamaktadır.Ve hatta
      EBU HANİFE HZ, Sıkka ( güvenilir ve mutavatir ) hadislerin sayısı 17 taneyi geçmemekte-
      dir diyor. تاريخ الاسلام دكتور ابراهيم حسن ” C,2 / S, 330/ Bu mutevatir hadislerde ibadetle
      ilgildir. (Namaz,oruç,hac,zekat vb.) İşte saldıranların getirdikleri bütün rivayetler,bu uy-
      durma rivayetledir. – 1- Hz.Muhammed hiç bir sıbyanla evlenmemiştir. Hz.Aişe ile evle-
      nirken onun yaşı bütün sahih kaynaklara göre 16-18 yaş arasında idi. Buna sıbyan mı
      denir ? : 1 – HIRSIZA VERİLEN CEZA 2- Hz.Muhammed’in evliliği ile ilgili konular. ” Hz.MUHAMMED’E TANINAN AYRICALIK,” 3- Kölelikle ilgili ” KÖLELİK EVRENSEL Mİ ” ? 4- ”ALLAH VE RESULÜNE SAVAŞ AÇMAK ” 5- KALPLERİN
      MÜHÜRLENMESİ ” gibi konular hakkında ” Kur’an daki Çelişkiler ve Kur’an daki Man-
      tıksal hatalar ” bölümlerinde,” Ve GANİMETLER’ hakkındaki yazılarıda,”Allah ile aldat-
      mak ” bölümünde bulup okumanı tavsiye ederim. Sadece yazılarımı değil,diğer kar-
      deşlerimin yazılarını da bulup okuduktan sonra kararını ver. Objektiften uzak ve çok
      aceleci davranmışsın. Bir konuda karar verceksen,bütün sayfayı araştırıp lehte ve
      aleyhte yazılanların tümünü oku. Ondan sonra vicdanınla hareket edebilirsin.
      Saygılar.

      • darkness dedi ki:

        kaan beyin yazdıklarına onay verenlerin çogu ya ateist düşünceye sahip yada islam adına hiçbir kaynağı okumamış hep darwinizm yanlısı kişiler . lütfen okuyalım başkalarının penceresinden bakarak bu hayat geçmez.
        bu yazıları okudukça 4 halienin , baheddin buhari hazretlerinin ,abdulkadir geylani hazretlerinin ve ismini anmaya sayfaların yetmeyecegi binlerce alimin kemiklerinin sızladığına eminim. öyle bir gençlik yetişiyorki kim ne söylerse acaba dogrumudur diye şüpheye düşüyor. nasıldır diye okuyup anlamak yok . rabbim ıslah eylesin

      • sevginin ışığı dedi ki:

        Bilal bey hadis yazımı konusunda size tamamen katılıyorum. Arapların her şeyi işlerine göre değiştirmediğini kim bilebilir?..
        Yalnız bence şu iki karşılaştırma yapıldığında durum biraz daha net gözükebilir diye herkese tavsiye ediyorum bir bakmalarını:
        *** Tevrat’da yazılanlar ve Kuran’da yazılanlar’ın benzerliği
        *** İsa’nın söyledikleri ile Buda’nın söylediklerinin benzerliği…

        Google’da İsa Keşmir’de mi Öldü? Siegfried Obermeier yazanlar yada,
        Youtube’da, inglizce bilenler için ”Jesus in İndia” diye yazın belgeseller var… Yani yukarıdaki yazıdaki İsa’nın 30larında bu dünyayı terk ettiği gerçeğinin temelleri de sarsılmış bulunuyor…

        Bence Kuran’ın her yerinde kısasa kısasın olması şans değil. Muhammed ve ağzından çıkanlar İsa’nınkilere benzer güzellikte olsalardı, aradan geçen 550 sene zarfında Araplar mutlaka kendilerine coğrafi olarak çok da uzak olmayan bir yerde çarmaha gerilmiş olan İsa’nın öğretilerini sahiplenmiş olmazlar mıydı?… Muhammed, İsa ile aynı bilinçten olmuş olsaydı neden tutup ayrı gayrı bir kitaba gerek olurdu. Bence yaşandıkları zamanın şartlarına göre ayet ayet yazılmış olan, ve sonradan tek bir kitap diye lanse edilmiş olan Kuran, sadece o zamanki arapları kapsıyordu. Ama kendileri vahşiliklerinden ödün vermeyerek, İslamı yayacağız diye kelle üstüne kelle götürdüler.. yoksa güzelim tengriciliği niye terketsindi türkler? 😦

  8. Ahmet dedi ki:

    1.si Bunlar Hz Muhammed (S.a.v) e karşı yalanlardır.2.si Kur’an’da 1 tane bile çok şükür çatlak yokken, İncilde 333 tane çelişki kanıtlandı… Buna ne diyeceksiniz??? Kur’an-ı Kerim Mucizeleri Bir bir gerçekleşmeyle kalmayıp, Evren ile ilgili bilgileri tamamiyle doğrudur. Dünya Elhamdülillah Müslüman oluyor. Siz hala yalandan yazılar yazın…. İncil – Tesniye 18 : ‘Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. İncil – Tesniye 19 : ‘Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.’
    …. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir ve gözlerinin üzerinde de gerçekleri görmeye engel bir perde vardır; böylelikle gerçeği görmezler, en büyük azap onlara hazırlanmıştır. Bakara Suresi, 7.Ayet !

    • pante dedi ki:

      İncilleri tek tek inceledim. Birkaç büyük çelişkinin yanında çok basit çelişkiler var.
      O nedenle bloğumda o basit çelişkilere yer vermedim. Ama basit çelişkileri bile gözlerinde
      büyütüp 333’e kadar ulaştıranlar nedense Kur’an’daki onlarca büyük çelişkiyi görmezden
      geliyor ve hatta “Kuranda çelişki yoktur” diyecek kadar komikleşiyorlar.

      https://panteidar.wordpress.com/2009/10/27/kurandaki-celiskiler/

      Eğer basit çelişkileri de katsaydım, Kur’an’da yüzlerce çelişki olurdu.
      Benzer çelişkileri ayrı ayrı saysaydım herhalde 999 çelişkiye ulaşırdım.
      Müslümanlar İncil’e, Tevrat’a bakabildikleri gibi, Kur’an’ı da sorgulayabilseler
      aramızda hiç fark olmaz. Ama beyinleri mühürlenmiş. 🙂

    • elevation dedi ki:

      ” İncil – Tesniye 18 : ‘Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. İncil – Tesniye 19 : ‘Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni ben cezalandıracağım.’”

      İncil’de ki Yasanın tekrarı (Tesniye) Musa’nn sözlerini ele almaktadır. İsa’nın değil. Buyrun ilgili link,

      http://tr.wikipedia.org/wiki/Tesniye_(Tevrat)

      Görüldüğü üzere Musa’nın sözlerinden oluşuyormuş. Zaten bu nedenle adı “Yasa’nın tekrarı” diye geçiyor. İsa ve yanlıları kendi peygamberliklerini tescillemek için Musa’nın böyle bir şey söylediğini iddia ediyorlar. Siz cahil müslümanlarda daha olayın aslını astarını araştırmadan Muhammed’i haber verdiğini sanıyorsunuz. 🙂

      • elevation dedi ki:

        Tatmin olmadıysanız. Buyrun, Yasanın tekrarı (Tesniye) kitabının Musa sözlerini içerdiğine dair bir kaynak daha.

        http://www.kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?mc=1&sc=161

        Zaten “Aranızdan bir peygamber çıkacak” diyor. Yani yahudilerin arasından, Musa sonrasında bir peygamber olduğunu iddia ediyor. Bu da İsa’nın kendisi zaten,

  9. elevation dedi ki:

    Yasanın Tekrarı zaten, Eski Ahid’in Tevratın beşinci kitabıymış. Bende İncil diye yanıt veriyorum 🙂 Dolayısıyla doğrudan Musa’nın sözüdür. Bölüm adınıda 10 emirin ve benzeri musevi yasaların tekrarını içermesinden alıyor. Üstteki Müslüman, İncil-Tesniye diye geçmiş, bende dalgınlıkla dikkat etmedim. 🙂 Oysa bu incilden önceyi içeren Eski Ahid’e ait bir metindir. Haliyle bahsedilen peygamber İsa’dan başkası değildir. 🙂 Belki o ayeti hristiyanlar eklemişte olabilir. Orjinal Tanah ile Kitab-ı Mukaddes birbirinden fark içeriyor olabilir.

    • bilal dedi ki:

      YUHANNA İNCİL’İNDE MÜJDELENEN SON PEYGAMBER ? : Yuhanna İncil’inde,Yahu-
      diler,Yahya’ya sen kimsin ? Mesih misin ? diye sordular.Yahya,ben mesih değilim diye ik-
      rar etti.Onlar da,öyleyse sen İlya mısın ? ve Yahya ben değilim dedi. Sen o peygamber
      misin ? sorusuna Yahya,hayır diye cevap verdi. Yuhanna 1/ 19-21
      Burada mesih (isa ) ve ilya’dan başka geleceği bahsedilen o peygamber olacak kimdi.???
      Bunun cevabını yine Yuhanna İncil’inde Hz.İsa’dan dinleyelim: Babadan size gönderece-
      ğim tesellici,Babadan çıkacak hakikat ruhu,size geldiği zaman benim için şehadet edecek-
      tir.” YUHANNA: 15/26
      Bir başka yerde, ” Bununla beraber ben size hakikatı söylüyorum.Benim gitmem sizin için
      hayırlıdır.Çünkü ben gitmezsem o tesellici size gelmez.” YUHANNA:16/7
      Yine” Size söyleyecek daha çok şeylerim var.Fakat şimdi dayanamazsınız….Fakat,o haki-
      kat ruhu gelince size her hakikata yol gösterecek,zira O kendiliğinden bir şey söylemeye-
      cektir.Fakat her ne işittirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir.”
      YUHANNA: 16/ 12-13:
      YUKARIDA BELİRTİLEN ZAT,HZ:MUHAMMED’EN BAŞKASI OLAMAZ.ÇÜNKÜ HZ:İSA’
      DAN SONRA SADECE PEYGAMBER OLARAK O GELMİŞTİR:

      • elevation dedi ki:

        Orada bahsedilen Kutsal Ruh’tur. Hristiyanlar Baba, Oğul, Kutsal Ruh üçlemesine inanırlar. İsa ‘da Babadan gelen tesellici olarak onu betimlemiştir. Yani Muhammed’den bahsettiği felan yok. Muhammed’den bahseden Havari “Barnabas”a atfedilen Barnabas incili, bu da 12.yüzyıl civarında Hristiyanlıktan dönen bir Müslüman tarafından kaleme alınmıştır. Barnabas tarafından değil.

        http://incil.info/kitap/Yuhanna/16

        sayfada görüldüğü gibi kutsal ruhun işleyişi başlığı altında ele alnıyor Hristiyanlar tarafından.

        “13Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. 14O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek. 15Baba’nın nesi varsa benimdir. ‘Benim olandan alıp size bildirecek’ dememin nedeni budur.”

        Gerçeğin ruhu ifadeside Muhammed olamayacağını gösteriyor zaten.

      • bilal dedi ki:

        ” Ben gitmezsem tesellici size gelmez.” YUHANNA: 16/ 7 : Fakat, o hakikat ruhu gelince
        size her hakikata yol gösterecek…” YUHANNA:16/ 12-13: Bu ifadelerle Hz.İsa,kendini
        kastedemez. Çünkü,kullandığı ifadeler başkasını gösteriyor.Kendisini değeil. Tabiiki söy-
        lediğiniz gibi,hıristiyanlar yorum yapıyorlar.Öyle bir tevile gitmeseler,Hz.Muhammed’e inan-
        mak zorunda kalırlar.Bunu önlemek için, tevil cihetine gidiyorlar. Ama Hz.İsa’ya isnad edi-len bu sözler,onların bu yorum ve tevillerini geçersiz kılmaktadır. ” Ben gitmezsem o size gelmez.” ifadesi,net ve açık bir şekilde gelecek olan Hz.İsa değil,başka birisidir. Evet,yaz-
        dığınız şey doğrudur,onlar öyle zorlama bir tevil cihetine gitmektedirler.Ama,İsa,şöyle
        diyebilirdi, ” Ben şu an gitmek zorundayım,ama hakikat yolunu size göstermek için yine
        tekrar size geleceğim. ” Neden böyle bir ifade kullanmamıştır ? Çünkü gelecek olan kendi-
        si değildir. Tekrar gelişi de bir saçmalıktır.Buna ait rivayetlerin hiç biri de,sahih ve doğru
        değildir.Hepsi uyduruk rivayetlerdir. Diyorsunuz ki,
        ” Gerçeğin ruhu ifadesi de Muhammed olamayacağını gösteriyor zaten ” Tıpkı hıristiyan-
        ların tevil ve yorumlarını yazmışsın. ! Size soruyorum,Bedensiz bir ruh nasıl gelir de,in-
        sanlara hakikatı anlatabilecek.? Demek ki,Allah’tan hakikatleri getirecek olan bir beşerdir.
        Hz.İsa’nın sözlerinde hep ” O ” ifadesi kullanıldığına göre,gelecek olan kendisi olamaz.
        Öyleyse,kendisinden sonra başka bir peygamberin geleceğini müjdeliyor.Ondan sonra da
        Hz.Muhammed’en başka bir peygamber gelmediğine göre,bu müjdelenen zat,ancak Hz.
        Muhammed olabilir.

      • elevation dedi ki:

        Tamam işte, İsa değil, Kutsal Ruh sözkonusu oluyor. İsa diyor ki; “Ben gittikten sonra, benim ilhamlarımı Kutsal Ruh’tan alacaksınız.” İslamda da bu var, Ruhul Küdüs felan deniyor. Ne ilgisi var Muhammed’le 🙂 Daha detaylı bilgi için Hristiyanlıkta Kutsal Ruh kavramını öğrenebilirsiniz.

  10. elevation dedi ki:

    ek olarak Barnabas İncili hakkındaki Hristiyan kaynaklı bir görüş için,

    http://www.hristiyan.net/kutsalkitabindegismezligi/tahrif23.htm

    düzeltme: 12 değil 15.yüzyılda yazılmış, bir de Barnabas havari değilmiş.

    • bilal dedi ki:

      1- Barnabas incili,15.yüzyılda değil,dğer incillerin yazıldığı dönemde yazılmıştır.
      2- Bu incil’in yazarı Hz.İsa’nin bir havarisidir. 3- Bu incil,diğer incillerden kur’an’a daha
      çok yakındır.Burada Hıristiyanlıktaki teslis inancı red edilmektedir. 4-Hiç bir müslüman,
      bu incilin Allah’ın göndrediği incil olduğunu iddia etmiyor,sadece bu incil,diğer incillere
      göre içerikleri daha doğrudur.demektedirler.Bu nedenle bu incil,yasaklı bir incil olmuştur
      5- Tabiiki,hıristiyan kaynakları, Bernabas incil’inin doğru olmadığını yazacaklardır.
      Barnabas İncil’i hakkında tarafsız bilgi için Google de, ” BARNABAS İNCİLİ-VİKİPEDİ ”
      yazarak girebilirsiniz.!!! Burada ve diğer nice kaynaklarda,bu incilin yazarı bir havari olduğu yazılmaktadır.

      • elevation dedi ki:

        Barnabas incili elbette, 14-15.yüzyılda yazılmıştır. Türkçe değilde, İngilizce Wikipedia sayfasını okursanız daha detaylı araştırma bilgileri vardır,

        http://en.wikipedia.org/wiki/Gospel_of_Barnabas

        “The underlying dialect however, is Tuscan; and shows a number of characteristic late medieval (14th-15th century) forms. The linguistic experts consulted by the Raggs concluded that the Vienna manuscript was most likely the work of an older Venetian scribe, copying a Tuscan original, and writing in the second half of the 16th century.”

        Görüldüğü gibi İtalya ve İspanya’da yazılmış bunlar. 14-15. yüzyılda İtalya’da ortaya çıktığı düşünülüyor.

      • MaMaLi dedi ki:

        Billal!yahu bırakın şu cahli edebiyetını kulakdan dolma,dogma,düşünceleri!isa nın 12 havarisi vardı,bu havarilerin yazdığı kitaplarıda toparlayan ve hristiyanlığın,genişlemesini,sağlayan”pavlus”vardı ve tarihci idi,barnabas incili,çok,daha sonra hayata geçirildi,17 yz da bu incilden bahseden john tolan adlı araştırmacı,yazardır 1718 de basılan bir eserinde toland 1709 yılında amsterdam da keşfettiği yeni bir incilden söz eder!ve ekler”bu bir müslüman incilidir”barnabas incili,ispanyolca ve italyanca,yazılıdır,ispanyolca olanı,kayıp dır bazı bölümleri,günümüze ulaşmışdır;barnabas incilinde,hz muhammed den bahseder doğru!müslümanları yanıltanda budur zaten;oysa yazarısözde yaşadığı coğraf yadan haberi yokdur))Bakın ne der”İSA CELİLE GÖLÜNE GİTTİ VE ORADAN KENTİ NASIRA’YA GİTMEK ÜZERE TEKNEYE BİNDİ.O SIRADA DENİZ^DE ÖYLE BİR FIRTINA PATLAK VERDİKİ TEKNE AZ KALDIN BATACAKDI”nasır’a herkezin bildiği üzere celile’de yüksek bir tepenin üzerinde bulunan bir şehirdir oysa yazar,nasıra’nın bir sahil kenti olduğunu yazıyor”sadece bu küçük,yalanı yazdım oysa barnabas,tahmin ve süslenmiş,iftira ve yalanlarla doludur.saygılar

      • bilal dedi ki:

        Sn.MaMali,

        Aslında şu cahli edebiyetını kulakdan dolma bilgileri ve tarihi gerçekleri çarpıtma işinizi siz bırakın.
        Bakınız Barnabas incili hakkında vikipedi ne diyor?
        bugün elde mevcut olan en eski Barnabas İncili nüshası, 1709 yılında Prusya Kralı’nın sarayında danışman olarak çalışan Krimer’in elinde bulunmuş olup İtalyanca olarak yazılmıştır.

        İsa’nın anadili olduğuna inanılan Aramice kullanılmış olması Barnabas İncili’nin en önemli özelliğidir. Vatikan tarafından “apokrif” incil olarak tanımlanmaktadır; yani varlığı kabul edilen ancak içeriği Vatikan tarafından kabul edilmeyen inciller sınıfındadır.
        Kaynak: Vikipedi.

        Burada ” bugün elde mevcut olan en eski Barnabas İncil’inin 1709 yılında Prusya Kralı’nın sarayında danışman olarak çalışan Krimer’in elinde bulunmuş olup İtalyanca olarak yazılmıştır. ” şeklindeki ifadeyi yanlış algılıyorsunuz.Burada en eski Barnabas incili 1709 yılında yazılmıştır denilmiyor,bu tarihte İtalyanca yazılmış olan ve ”Krimer’in elinde bulunmuş ” olan en eski İtalyanca nüshasından söz edliyor.

        Halbu ki diğer prağrafta ” İsa’nın anadili olduğuna inanılan Aramice kullanılmış olması Barnabas İncili’nin en önemli özelliğidir. ” şeklindeki Vikipedi’nin ifadesiyle,Barnabas incili ilk defa 1709 yılında bulunan İtalyanca inciline değil,Hz.İsa’nın anadiliyle yazılmış olan ilk Aramice Barnabas inciline vurgu yapılmaktadır.Yani İlk Barnabas incili hz.İsa’nın anadili olan Aramice yazılmıştır,ama İtalyancaya yazılan nüsha 1907 yılında Krimer’in elinde bulunmuştur deniliyor.Siz hz.İsa’nin havarisi olan Barnabas’ın yazdığı İncili değil,daha sonra İtalyanca yazılmış olan nüshasına vurgu yapmışsınız.Bu nedenle okuduklarınızı anlamadan ve farkında olmadan hep yanlış bilgiler veriyorsunuz.
        Özetle,Vikipedi; a) İlk defa İtalyanca yazılmış olan Barnabas İncil’inin 1709 tarihinde Krimer’in elinde bulunmuş oluduğunu anlatıyor,ama okuduklarınızı ya anlayamıyorsunuz,ya da bilerek tarihi gerçekleri çarpıtıyorsunuz.
        b) İkinci prağrafta ise VİKİPEDİ; ” İsa’nın anadili olduğuna inanılan Aramice kullanılmış olması Barnabas İncili’nin en önemli özelliğidir. ” şeklindeki ifadesiyle de 1709 tarihinde Krimer’in yanında bulunan Barnabas’ın İtalyanca nüshası ile ilk defa hz.İsa’nın anadiliyle Aramice yazılmış olan nüshasının ayrı olduğuna vurgu yapmıştır,ama anlama güçlüğünü çekiyorsanız, buna bdiyecek bir şeyim yok.!!!

        Biz de hz.İsa’nın anadili olan Aramice yazılmış olan ilk nüshaya vurgu yapmışız,daha sonra İtalyanca yazılmış olan ve Krimer’in elinde bulunan İtalyanca nüshasına değil. Galiba Siz okuduklarınızı anlamadan konuyu karıştırıyorsunuz.

        Saygılarımla.

      • bilal dedi ki:

        MaMali,
        ”oysa yazarı sözde yaşadığı coğraf yadan haberi yokdur))Bakın ne der”İSA CELİLE GÖLÜNE GİTTİ VE ORADAN KENTİ NASIRA’YA GİTMEK ÜZERE TEKNEYE BİNDİ.O SIRADA DENİZ^DE ÖYLE BİR FIRTINA PATLAK VERDİKİ TEKNE AZ KALDIN BATACAKDI”nasır’a herkezin bildiği üzere celile’de yüksek bir tepenin üzerinde bulunan bir şehirdir oysa yazar,nasıra’nın bir sahil kenti olduğunu yazıyor”sadece bu küçük,yalanı yazdım oysa barnabas,tahmin ve süslenmiş,iftira ve yalanlarla doludur.saygılar ” sizden alıntı”

        Cevap: Yazarın ”İSA CELİLE GÖLÜNE GİTTİ VE ORADAN KENTİ NASIRA’YA GİTMEK ÜZERE TEKNEYE BİNDİ…O SIRADA DENİZ^DE ÖYLE BİR FIRTINA PATLAK VERDİKİ TEKNE AZ KALDIN BATACAKDI” şeklindeki ifadesiyle yine halkın diliyle ”CELİLE GÖLÜ ”kast edilmiştir.Çünkü bir çok dilde suyu çok olan göllere de deniz ifadesi kullanılmaktadır Mesela Vanlılar,Van gölüne Van denizi diyorlar,ayrıca arapçada da suyu çok olan göllere de halk dilinde yine”Bahr” yani deniz ifadesi kullanılmaktadır. Buna göre bu göl üzerinden hz.İsa Nasıra tarafına yolculuk yapmıştır.Hepsi bu kadar !
        Demek ki,yazar coğrafyayı biliyormuş,ama halkın kullandıkları dili siz bilmiyormuşsunuz.! Yani sorun sizdendir,yazardan değil.

        Saygılarımla

  11. Alaettin Sayan dedi ki:

    DİN, EHLİ OLMAYANLARIN ELİNE GEÇTİĞİNDE ÖYLESİNE KORKUNÇ BİR SİLAH HALİNE GELİRKİ EN BÜYÜK CİNAYETLER ONUN ADINA İŞLENİR EN BÜYÜK YALANLAR ONUN ADINA SÖYLENİR EN BÜYÜK YAĞMA VE TECAVÜZLER ONUN ADINA YAPILIR..ARTIK DİN ALLAH ADINA VE FAKAT ALLAHA KARŞI BİR FENOMEN HALİNE GELMİŞTİR…………………………..

  12. Aydın dedi ki:

    Allah neden dünyanın çeşitli bölgelerine farklı dinler kitaplar gönderip onlara farklı ibadet ettirip sonrada taa arabistan yarım adasına bir kitap indirip tüm dünyayı ona inanmayı emretsin ve şartlarından birinede hacca gitmeyi emretsin belki dünyanın öbür ucundaki adamın gitmeye imkanı yok

    • bilal dedi ki:

      Sayın Aydın ! 1-Allah’ın gönderdiği bütün dinlerin özü bir olup,birbirlerinin devamıdır. dinin ve kitabın tebliğcisi olan peygamberler vefat edince zamanla söz konusu dinin ilkeleri ve
      ve ilahi kitabın asıl nüshaları kaybolup içlerine hurafeler ve batıl inançlar karışıyordu.İşte
      bu nedenle yeni kitap ve dinlerin gelmsine ihtiyaç duyuluyordu.Bu din ve kitaplar son ve
      evrensel olmadıklarından korunması gerekmezdi. .Ancak İslam ve onun kitabı olan
      kur’an son ilahi evrensel mesajı olduğundan korunup bozulmaması gerekirdi. Bu nedenle
      kur’an korundu.Korunmamış olsaydı,yeni bir din ve kitaba ihtiyaç duyulacaktı. Yüce Allah,
      son kitab olan kur’an’ın korunmasını vaad etmiştir.HİCR-9: انا نحن نزلنا الذكر وانا له لحافظون ” Hiç
      şüphe yok ki,bu zikri ( kur’an’ı ) biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz. ” diye buyurul-
      muştur.2-İslam evrensel ve son din olduğu için elbette onun kitabı olan kur’an’ı Kerimin de
      evrensel son ve tek kitap olması gerekirdi.Tek kitap evrensel olabilir.Kur’an tek bir kitap ol-
      duğu için inanç ve ibadet esaslarında bütün müslümanları tek bir ümmet yapmıştır.Kur’an’
      tek değil,başka kitaplar da olsaydı müslümamanların bir olması mümkün olmazdı.Her ırk,
      her millet benim kitabım ve benim dinim haktır diyerek başkaların elindeki ilahi kitabı ka-
      bul etmeyebilirdı.Araplar benim dinim ve kitabım,Türkler,benim dinim ve kitabım,kürtler
      benim dinim ve kitabım,Farisler,ingilizler vs.herkes benim kitabım diyerek sadece ken-
      di kitabına inanırdı. İşte ilahi kitabın ne evrenselliği kalırdı,ne de bütün müslümanlar bir
      ümmet olabilirdi.Bu nedenle evrensel bir din ve tek kitab gerekirdi.Tek olan bu kitap da
      dünya dillerinden sadece bir dille ve dünyanın bir bölgesinde olacaktı. Ona da Hicaz böl- gesi uygun görülmüştür.Amerika kıtası olsaydı,yine bu defa da ” taa Amarikan kıtasına bir kitap indirip tüm dünyayı ona inanmayı emretsin vs…” diyecektin !
      Zaten kendisine kur’an ve Islam tebliği yapılmamış ve islamla tanışmamış olan her kimse,,
      Allah’ı,islamı ve kur’an’ı inkar etmiş olsa bile yüce Allah katında mesul olmayacaktır.Ve
      onun engin merhametiyle yine cennetliktir.İslam ve kur’an tebliğini almamış olan hangi din
      ve inanca mensup olursa olsun yine kurtulacaktır.Yüce Allah, engin merhametiyle tibliğ
      almayan hiç bir kimsye azap vermez.Özellikle” FETRET ” devrinde yaşayan ve ilahi mesa-
      jın tebliğini almayan herkes kurtulacaktır. İSRA-15: وما كنا معذبين حتي نبعث رسولا ” Biz tebliğmi-
      zi yapan bir elçi göndermediğimiz hiç bir halkı cezalandırmayız’.’Bir toplum veya herhangi
      bir kimse ilahi mesajın tebliğini almamışsa ahirette ona azap yoktur.O yine cennetlik olur,
      3-Hacca gidemeyecek durumda olanlara hac yapmak farz değildir. ALİ İMRAN-97: ولله علي
      الناس حج البيت من استطاع اليه سبيلا ” ….Yolculuğuna gücü yetenlerin Beytullahi ziyaret etmesi,
      Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.” buyurulmaktadır. İşte hac etmek sadece gücü
      yetenler ve durumu müsait olanlara farzdır.Herkese değil. Gitmeye imkanı olmayanlara hac etmek farz değildir. Saygıyla….

  13. Cenk dedi ki:

    Peygamberler hakkında bilinen bilgiler vs. aslında çok bir şey ifade etmemektedir.

    Tümü aynı soydan gelmektedir. Tüm dinler mezopotamya bölgesinden çıkmış ve yayılmıştır. Bunlar tek toplumdur aslında. Bu efsanevi olayın tek bir kolu mısıra uzanır ki, bu konu derince araştırılırsa ibrahimin firavun athenaton olduğu bile varsayıma girebilir.

    Hayatın kendisi varsayım olduğu gibi, tüm dinler ve peygamberleri ile ilgili olaylar bir varsayımdan türeyerek bu zamana kadar gelmiştir. İsayı oduna çakan toplum ve dahası yani 2.2 milyar insan şu anda hıristiyandır! ve islam peygamberini istemeyen toplumda şu anda müslümandır?

    Arabistanın 2’ye bölünmemesi tesadüftür, 200-300 eli iyi kılıç tutmayan adam yüzünden mi 1.4 milyar insan müslüman oldu? yada isayı zorla peygamberliğe sürükleyen yanındaki kişiler yüzünden mi şu anda 2.2 milyar insan hıristiyan?

    Bu konular ve varoluş bu zamana kadar ispatlanamamıştır. Öte yandan mantıklı bir açıklama sunulamamıştır. Çok şiddetli bir bilinmeyen ve büyük bir kaosdur.

    • esmer dedi ki:

      Neden dinler kanla yayılmıştır neden savaşlar olmuştur ALLAHIN varlığını kabul etmek için neden kan dökme gereği duyulmuştur Bu onun isteğimi yoksa biz cennetten kovulan insanlar ALLAH A ihanete devam edip onun yarattığı varlıklara zulm edip işkence edip lanetlenmeye devam mı edeceğiz peygamber lerde öldürmeye emrettigi için günahkar sayilmazlarmi biz bedenimizden gelen evlatlara bir tokat atıldığı anda tepkimiz şiddetli ise YÜCE ALLAH YARATTIKLARININ öldürülmesi hoşuna gitmez diye düşünüyorum gazabı şiddetli olur diyeceksinizki inanmadilar oyüzden bende size sorarım zaten ölümü ve eceli ALLAH VERMIS bukadar katliamlar niye insanoğlu yaratıcısının hiçbir zaman anlayamadı ve anlamayacak ta

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s