UĞUR MUMCU’LAR NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

ugurmumcuDağ gibi karayağız birer delikanlıydık, 
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. 
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken 
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı 
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, 
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. 
Ecelsiz öldürüldük Dövüldük, vurulduk, asıldık… 
Vurulduk ey halkım, unutma bizi.

Türkiye 1990’lı yıllarda yoğunlaşan faili meçhul cinayetlerle sarsıldı. 10 yıl içinde Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Onat Kutlar, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu terörün kurbanı oldular. Bu alçakça cinayetlerin izleri köktendinci örgütleri işaret ediyordu ve katledilenlerin tümü Atatürkçüydü, yurtsever aydındı. Cumhuriyetin ve devrimlerin ödünsüz savunucusu Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde aracına yerleştirilen bombanın patlaması ile yaşamını yitirdi. Araştırmacı gazetecilikte bir numara olan ve karanlıkların üzerine korkusuzca giden bu değerli aydın karanlık güçlerin hedefindeydi. Uğur Mumcu dahil katledilen tüm Kemalist aydınların katilleri ve ardındaki örgüt ya da güç bugüne kadar aydınlatılamadı.

70′lerin bir kısım solcuları 12 Eylül döneminde Özal’a destek verip liberal takılmaya başladıklarında, o baskıcı ortamda cesur kalemini konuşturmayı sürdüren Uğur Mumcu, bu eski solcuları “dönek liboşlar”, “erkek papatyalar”, “liberal tosuncuklar” diye eleştiriyordu Cumhuriyet’teki köşesinden. Parayı görüp palazlanan ve gömlek değiştiren Mehmet Barlas, Cengiz Çandar, M.Ali Birand ve Çetin Altan ile oğullarını küresel emperyalizmin ajanları olarak nitelendiriyordu. Savundukları düzene de “Alaturka kapitalizm” ve “Arabesk liberalizm” adını vermişti.

O dönemin 12 Eylül yalakalığı yapan, son dönemde ise tertipçilerin tetikçiliğini üstlenip yurtseverlere saldıran Altan’lara şöyle diyordu Uğur Mumcu: “Cuntacı, holding soytarısı liberal tosunlar”

Evet, Uğur Mumcu Kemalist bir devrimci ve yurtsever bir sosyalistti. Oğlu Özgür Mumcu, o dönemde ulusalcılık kavramının olmadığını söyledi. Doğrudur, o dönemde ulusalcılık kavramı olmadığından o kendisini Türk sosyalisti, Kemalist devrimci şeklinde ifade ediyordu. Bugün yaşasaydı elbette ulusalcılarla omuz omuza olurdu. “Ne şeriat ne darbe” diyenlerin, “Bağımsız Türkiye” diye haykıranların başında gelirdi. Ve hoşa gitsin gitmesin ama yine sosyalizmi savunurdu. Uğur Mumcu aynı zamanda sapına kadar demokrattı. Düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmayanları “gizli faşist” olarak niteleyen Mumcu, İzmir konuşmasında şöyle diyordu:

“Arkadaşlar, demokrasinin olduğu yerde siyasal suçlardan ceza davası olmaz. Herkes silahsız ve saldırısız örgütlenme hakkına sahiptir ama herkes! Dinci partilerden Marksist partilere kadar. Türkiye’de böyle bir düzen kurulmadıkça, demokrasimiz arabesktir, arabesk! Eksiktir demokrasi! Demokrasi değildir bu, sahtesidir demokrasinin! Türkiye’de demokrasiyi savunan insanın önce bir amentüsü olacak, düşünce suçlarına karşı çıkacak. Efendim, bizden yana olanın düşünce suçuna karşı çıkmayacak sadece. Bütün düşünce suçlarına karşı çıkacak.”

Son 20-25 yılda gördük ki; Kürtçülük kuyruğuna takılmış sözde sosyalistlerimizin çoğunun ortak saldırısı Kemalizm’e idi. Neredeyse tüm sorunların sebebi olarak Kemalistleri görmekteydiler. O yüzden de üçlü şer ittifakına destek vermekteydiler. Dinci-kürtçü-Liboş ittifakının ortak hedefi öncelikle Kemalizmin tasfiyesi idi. Halbuki Kemalizm demek, bağımsızlık demekti. Kemalizm demek, yurduna, halkına sahip çıkmak demekti. Kemalizm demek, antiemperyalistlik demekti. Kemalistler bunu pratikte kanıtlamışlardı. Ama pratiği olmayan, lafta emperyalizme-faşizme karşı olanların bir kısmı dönüverdiler. Emperyalizmi, kapitalizmi savunmaya başladılar. “Bu çağda Bağımsızlık neymiş?” dediler. Kitaplarında “Ben bu vatanı bir kiraz ağacının gölgesine ve bir çift kadın memesine satarım.” diyebildiler. Bir kısmı ise yine anti-emperyalist geçinmeyi sürdürdüler ama emperyalizm yerine Kemalizm’e karşı mücadele etmeye kalktılar. “Yetmez ama evet” diyerek işbirlikçi iktidarı desteklediler. Kemalistleri Kürt kimliğini yok saymakla suçladılar. Halbuki bir çoğundan önce Uğur Mumcu 1992’de Berlin’deki konuşmasında bakın ne diyordu:

“Terör bir insanlık suçudur. Bu terör kim tarafından yapılırsa yapılsın, devlet tarafından da yapılırsa yapılsın, PKK gibi, dev-sol gibi, ya da ülkücü gruplar gibi, ya da İslamcı gruplar gibi. Terörün bir tanesine hoşgörü ile bakmak ya da bu olayları suskunlukla geçirmek bir insanlık suçudur. (…) Kara kuvvetleri taahhütnamelerinde, kitaplarda ve üniversite öğretim üyeleri tarafından yazılan kitaplarda Kürt tanımı şöyle yer alır, biz bunları gazete köşelerimizde yazdık. Der ki; ‘Kürt diye bir kavram yoktur. karın üstünde, dağların üstünde yürürsünüz, kar güneşle sıkışmıştır, kart kurt eder, Kürt buradan gelmiştir.’ (Gülüşmeler) Şimdi bu yasaklar ve bu ayıplar geride kaldı.”

Özgürlük ve demokrasi savaşçısı Uğur Mumcu’yu ve diğer Kemalist aydınları 90’larda katlettiren gücün, son dönemde Mustafa Balbay’ı, Tuncay Özkan’ı, Doğu Perinçek’i, Mehmet Haberal’ı ve diğer yurtsever aydınları-askerleri tutsak eden güçle bir ilgisi, ilişkisi var mı? ABD, CİA-MOSSAD veya Gladyo-derin devlet bu karanlık işin neresinde?

Bugün yaşananları doğru tahlil edebilirsek, dün yaşananların sebebini daha iyi anlayabiliriz. Dün yaşananları çözebilirsek; bugünkü amaçlarını çıkarabiliriz. Uğur Mumcu’lar öldürülmeseydi, medyada bu kadar kalitesiz, bu denli şarlatan yazarlar gözümüze baka baka aşağılık yalanlarını konuşabilirler miydi? Bu tezgahlar, bu alçak komplolar bu kadar kolay kurulabilir miydi? Boşuna öldürülmediler. Bir anlık öfkenin değil, 70 yıllık niyet ve emellerin bir aşamasıydı. Ve o aşama ABD’nin ve İsrail’in planlarıyla kesişti. Niyet ve planları, soğuk savaş döneminin kapanması ve ABD’nin yeni dünya düzeni projesiyle ve o projenin Ortadoğu ayağı olan BOP’la örtüştü. Ortadoğu planlarının önündeki en büyük engel Kemalistlerdi. Nitekim Uğur Mumcu’nun öldürülmeden önceki son yazılarından biri bu hain plana ışık tutuyordu. 7 Ocak 1993’te kaleme aldığı “MOSSAD ve Barzani” başlıklı yazısında Barzani ile MoSSAD ve CİA arasındaki ilişkileri ortaya koyuyordu. Ve yazısını şu sözlerle tamamlıyordu:

“Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında? Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”

Belli ki Uğur Mumcu ipin ucunu yakalamıştı ve bu izi sürdürdüğünde çorap söküğü gibi ardındaki sırları çözebilecekti. PKK’nın kimler tarafından kurdurulduğunu ve kimler tarafından ne amaçla kullanıldığını ortaya serecekti.

Ve ne ilginçtir ki günümüzün işbirlikçileri, geçmişte Uğur Mumcu’yu ajanlıkla suçlayacak kadar alçalanlar ve katledilişinden sonra onu demokrasi şehidi saymayacak kadar densizleşenlerdir. Uğur Mumcu yaşasaydı; Ergenekon tertibinin ilk kurbanlarından olurdu muhtemelen. Ama bu tertipte yer alanların ipliğini pazara çıkarır, hukuk adına yapılan kepazelikleri dünyaya duyururdu.

Bugün gelinen nokta; Gericilerin ve bölücülerin zafer naraları atacakları bayramlarının arefesidir. Ama arefe daha bitmedi! Çünkü çökerttiklerini sandıkları Kemalistler, susturduklarını zannettikleri yurtseverler yeniden ayağa kalktı, uyuyan dev uyanmaya başladı. Bu uyanışın karşı devrimcilerin arefesini uzatacağı kesin. Arefenin sonunun ise kime bayram olacağı şu an meçhul. Umudumuz halkın bu uyanışının durdurulamayacak coşkun bir sele dönüşmesi ve karşı devrimcilerin, tertipçilerin bu coşkun selin önünde yıkılıp gitmeleridir.

Katledilişinin 20. yıldönümünde yiğidimiz aslanımız Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz.

Serdar Kaan Korkmazgil

 http://www.kemalistler.net/yazarlar/serdar-kaan-korkmazgil/1745-ugur-mumcular-neden-oelduerueldue.html

Reklamlar
Bu yazı Politika içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s