Namazda Salavat:
Her namazda okunan ve Salavat denen dualar vardır. Bilir misiniz anlamını?
“Allahümme salli ala Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kema salleyte ala ibrahime ve ala âli ibrahim. inneke hamidün mecid.”
“Allahumme barik ala Muhammedin ve ala âli Muhammedin, kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahim, inneke hamidun mecid.” (Buhari, Enbiya/10; Müslim, Salat/65,66.) * *
* Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesi üzerine, İbrahim’e ve İbrahim’in ailesi üzerine salat ettiğin gibi salat et: Şüphe yok ki, Sen hamidsin, mecidsin.
* Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesi üzerine, İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine bereket ihsan ettiğin gibi bereket ihsan eyle! Şüphesiz ki sen hamidsin, mecidsin.
Günde 5 vakit ve onlarca kez bunlar okunur. Peygambere salavat getirilir. Allah’tan ona İbrahim’e yaptığı gibi salat etmesi ve İbrahim bereketi ihsan eylemesi istenir. Sağlığında peygambere ve ailesine zenginlik, bereket için dua edilir de, öldükten sonra bunun anlamı, mantığı nedir? Buna ihtiyacı mı var bir ölünün? Böyle saçma sapan bir dua olur mu? İnsan ülkesi için, halkı için ya da kendi için ister de, ölmüş insanlara bu dua neyin nesi?
Hadi diyelim ki Allah’ın ve meleklerin peygambere salat etmesi ayetinde geçen “salat” secde-namaz anlamında değildir de, destek anlamındadır. İyi de artık bu desteği istemeye gerek var mı? Müslümanlara istenebilir belki de, neden Muhammed hazretlerine ve de ailesine?
Bunun mantıklı bir izahı olabilir mi?
Üstelik bunlarla da bitmiyor. Yüzlerce böyle naat ve salavat duaları var. “Şu salavatı okuyanın 80 yıllık günahları affolur.” “Bu salavatı okuyan cennetlik olur” diye..
Aklı, mantığı olan bir insan nasıl bu saçmalıklara inanabilir?
Kur’an’da Salat-salavat:
Kur’an’da sallu, salli, salat, salavat sözcükleri tam bir muammadır.
Bu sözcükleri doğru dürüst açıklayabilen bir İslamcıya rastlayamadım şimdiye kadar.
Salat kelimesi namaz ve dua ile anlamlandırılarak çevrilir. Namaz ile hiç ilgisi olmayan ayetler dahi sırf salat kelimesi geçtiği için namaz diye çevrilmiştir.
Salavat kelimesi ise salat’ın çoğuludur. Genelde Muhammed’e yapılan duâ mânâsında kullanılır.
Şimdi aşağıdaki ayete bir bakalım:
Kıyame/ 31-32.
Fe lâ saddeka ve lâ sallâ.
Ve lâkin kezzebe ve tevellâ.
Diyanet:
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.
Elmalılı:
Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı.
Fakat yalanladı ve döndü.
Yaşar Nuri:
Ne tasdik etti ne yakardı/ne sadaka verdi ne namaz kıldı.
Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.
Edip Yüksel:
O ne doğruladı, ne de destekledi;
Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.
Ayetlerdeki kelimeler:
Saddeka – salla
Kezzebe – tevella
Saddeka’yı sadaka vermek olarak çevirenler de var, tasdik etmek, doğrulamak olarak çevirenler de.
Emin olmak için aynı kelimenin geçtiği bir başka ayete bakalım:
Sebe-20. Ve lekad saddeka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mûminîn
Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.
Demek ki doğrulamak, tasdik etmek anlamı doğru.
Kezzebe kelimesi saddeka’nın tersi. Yalanlamak.
Yani ayette zıt kelimeler kullanılmış.
Saddeka’ya karşı Kezzebe, sallu’ya karşı tevella.
Bu durumda tevella dönmek olarak çevrildiğine göre, yani reddetti, uymadı, itaat etmeyip sırtını döndü anlamında kullanıldığına göre sallu’nun namaz kılmak olarak çevrilmesi yanlış.
Öyleyse doğru çeviri Edip yüksel’inkidir:
O ne doğruladı, ne de destekledi;
Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.
Eğer Kıyame-31′deki sallu kelimesini namaz kılmak olarak aldığımızda aşağıdaki ayette de Allah ve meleklerinin peygambere namaz kıldığı anlamı ortaya çıkar:
Ahzap-56. Âllâh ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey inananlar, siz de O’na salât edin ve teslimiyetle selam verin”
Sadece Ahzap-56 ile kalsa mesele değil.
Dersiniz ki; Muhammed, narsistliğinden Allah’a ve meleklere dahi secde ya da dua ettirtmiş.
Ne var ki, durum bundan ibaret değildir. Kur’an’da çeşitli salatlar vardır;
1- Peygamberin ve kulların Allah’a salatı,
2- Allah ve meleklerinin peygambere salatı,
3- Allah’ın kullarına salatı,
4- Peygamberin kullarına salatı,
5- Kulların peygambere salatı,
1- Peygamberin ve Kullarının Allah’a salatı:
Hepimizin bildiği İslam’ın şartı olan namaz ibadeti ve dua edilmesidir.
2- Allah ve meleklerinin peygambere salatı:
Ahzap-56. İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ (Cuma namazlarına gidenler bu ayeti iyi bilir. İmam mimbere çıkarken okunur.)
Meali: Âllâh ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey inananlar, siz de O’na salât edin ve teslimiyetle selam verin”
3- Allah’ın (ve meleklerinin) salih kullarına salatı:
Ahzap-43. Huvellezî yusallî aleykum ve melâiketuhu li yuhricekum minez zulumâti ilen nûr, ve kâne bil mu’minîne rahîmâ
O (Allah) ve melekleridir ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize salavat getirendir. İnananlara merhamet eden O’dur.
Bir örnek daha:
Bakara-157. Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn
İşte Rableri katından salavat ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.
4- Peygamberin kullarına salatı:
Tevbe-103. (Günah çıkartma ayeti) Huz min emvâlihim sadakaten tutahhiruhum ve tuzekkîhim bihâ ve salli aleyhim, inne salâteke sekenun lehum, vallâhu semîun alîm
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka al ve onlara salat et. Çünkü senin salatın onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5- Kulların peygambere salatı:
Ahzap-56 ayetindeki “Ey inananlar, siz de O’na salât edin ve teslimiyetle selam verin.” emri İslam’da farz kabul edilir ve her namazda salli ve barik duaları ile Muhammed’e salat edilir.
Ayrıca Muhammed adı duyulduğunda aşağıdaki hadis gereğince daima “Âllâhümme salli alâ Muhammed” diye salavat getirilir:
“Yanında benim adım anılıp da bana salât getirmeyen kişinin burnu sürtünsün, hakarete uğrasın ” buyurmuştur (et-Tâc, V, 145).
Salatla ilgili diğer ilginç ayetler:
Kur’an’da geçen secde ve rüku kelimeleri de salat kavramından yani namazdan farklı olarak kullanılmış. Örneğin aşağıdaki ayetlerde secde ve rüku sözcüğüne dikkat:
Şuara/ 217-219.
Ve tevekkel alel azîzir rahîm
Ellezî yerâke hîne tekûm
Ve tekallubeke fîs sâcidîn
Aziz ve rahman olana güven
Ki O, seni kıyam ettiğin zaman görür.
Ve secde edenlerin içinde dönmeni de.
Bu ayette secde ile kastedilen namaz olsa, Muhammed ne diye namaz kılanların arasında dönüp dursun?
Bakara-43. Ve ekîmûs salâte ve âtûz zekâte verkeû mear râkiîn
Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle beraber rükû edin.
Yine bu ayetteki salat kelimesi bildiğimiz şekilsel namaz olmuş olsa, neden araya zekatı koyduktan sonra rüku edin desin?
Peki ya şu ayet:
Bakara-58. Ve iz kulnedhulu hazihil karyete fe külu minha haysü şi’tüm rağadev vedhulül babe süccedev ve kulu hıttatün nağfirleküm hatayaküm* ve senezıdül muhsinın
Şöyle demiştik: “Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve ‘affet bizi’ deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını veririz.”
Herhalde “kapıdan girerken namaz kılın” demek istenmiyor?
Nisa-103. Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
Yan yatarak namaz kılmak ne ola ki?
Üstelik Kur’an’da salat kelimesi ile mescid kelimesinin birlikte hiç kullanılmamış olması da ilginç. Ha keza namazın bir parçası olan secde ve rüku da, salat içinde hiç bahse alınmış değil. Örneğin Kur’an abdesti uygulamadaki gibi anlatmasa da kısaca anlatıyor. Ama namazın bir anlatımı yok. At üstünde bile salat edilmesinden bahsediliyor. 5 vakit namaz da yok Kur’an’da. Vakit olarak sayılsa 3 çıkıyor. Zorlama ile kimileri 4 vakti, kimileri ayetleri çarpıtarak 5 vakti elde ediyor.
Sonuç olarak salat ve sallu sözcüklerinin dua anlamı dışında bağlılık, uyum, itaat, destek, biat, ittifak benzeri bir anlamda kullanıldığını söyleyebiliriz. Örneğin “ekımus salat-salat et” denilince; “bağlılığını, müttefikliğini göster” anlamı çıkar. Bu gösterme şekli bir ritueldir ve putperestler bu ritüele alkış ve ıslık katmaları nedeniyle eleştirilirler.
Serdar Kaangil



kaan bey bu eleştirdiğin konu dinin özü olmazsa olmazlarından biri değil ki , sen bu dinin gerçek mesajı nedir ne istiyor. ona bak ön yargılarından kurtulabilirsen , gherçekleri görörüsün dinin salat malat olmadığını anlarsın.Allahın istediği kısmen şudur. Kimse kimseyi sömürmesin, hakir görmesin, kimse kimsenin hakkını zerre kadar çiğnemesin. herkes ya da her inanan hep hukuk üzere kalsın. kapitalist duruşların tamamaı kalksın, insanların ekonomik durumları , insanca bir düzeye çekilsin. vs. siz iaslamı anlasaydınmız tövbe deder hayran kalır. söylediklerinizden hicap duyar belki günlerce ağlardınız. sevgiyle kalın….
Bu laflar boşuna, yüce Rab kuranda da buyurur. Allah kalbini mühürlediği kullarını dilediği zaman çözer… Kalbini mühürlemek ve ön yargılar. Keşke görebilenlerden olsalardı…
Merto isimli yorumcu ve onun gibi cahillerin tümü; Eğer mutlaka birşey yazacak iseniz bu adamın yazdığı gibi tek tek ve ayrıntıları ile açıklayarak karşıt görüşlerinizi yazın.
Allahın istediği diye başlayan cümlendeki fikirlere ve temennilere katılmamak elde değil, ancak yanlış olan şu;Yere göğe koyamadığınız kuran da yazanlar yada kuran ın ana felsefesi bu dediklerinden daha ziyade muhammedin 23 yıl boyunca yaptığı ve yapmayı istediği şeylerin dayanağını oluşturan anlatım ve ifadelerden başka bişey değil.
Senin allahın isteği kısmen şudur dediklerine, ben kuran da rastlayamadım, sana vahiyle mi geldi yoksa .
Bu laflar boşuna, yüce Rab kuranda da buyurur. Allah kalbini mühürlediği kullarını dilediği zaman çözer… Kalbini mühürlemek ve ön yargılar. KEŞKE GÖREBİLENLERDE OLSALARDI.Sabır gönlün gözünü açar. Asilerden olmayasınız
serdar bey .. salatı destekleme,motive etme yardım etme ,anlamında alırsanız sorun nee .yazdığınız ayetler de salat yerine destek ,yardım ,kabulu koyup yeniden okuyun tabii anlamak istiyosanız yok başka niyetiniz varsa .yasin suresinin 9, 10, 11 ayetlerini okuyun..
Merhabalar,
Bu konuyu ben de bir yerlerden okuyarak etkisi altında kalmıştım ve acaba gerçekten bu böyle değildi de yıllardır hep kandırıldık mı diye tereddüt etmedim desem yalan olur. Kur’an’da salat ve salavat konusunu hala inceliyorum. Bir taraftan bakıyorum 14 asırdır kılına gelen namaz ve içersinde okunan salavat, bir taraftan bakıyorum birileri bu konuyu araştırmış inceleyerek salavat okunmasına gerek olmadığını savunuyor. İşte bu bağlamda da bizim gibi bu konuda tam bilgisi olmayan insanların da kafası karışıyor. Namaz kılma konusunda bile vakit ve rekat sayıları ile namazda nelerin okunacağı konusunda yapılmış bir çok açıklamalar var. Bunları okuduktan sonra etkisi altında kalarak bir ara namazlarımda “sübhaneke” duasını, ilk ve son kade’lerde “ettehiyyatü” ve “salavat”ları terk ederek, bunların yerine Kur’an’dan dua ayetleri okumuştum. Şu anda yeniden eskiden kıldığım gibi, namaz hocası kitaplarında yazıldığı gibi namazlarımı kılmaya çalışıyorum. Elbette doğrusunu Allah bilir. Cenab-ı Allah, inanan ve samimi müslümanları yanlış yapmaktan ve yanlışlardan korusun ve emin eylesin.
merhaba okyanusum.com sitesinde ahmet huluside kavramlar diye bir bölüm var orada salavat ile ilgili bunlar yazılı belki faydası olur sorularınıza
saygılarımla
http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/salavat/index.htm