MUHAMMED’İN HAZİN CENAZE TÖRENİ

Cemaat liderlerinin, Tarikat şeyhlerinin şaşaalı cenaze namazları hepimizin dikkatini çekmiştir. İran’ın dini lideri Humeyni’nin cenaze töreni unutulmayacak bir kalabalık ve ilginç görüntüler içeriyordu. Ülkemizdeki tarikat şeyhlerinin, cemaat liderlerinin törenleri de aynı şekilde görkemli.

Peki ya siz hiç müslümanların gözünde kainatın efendisi Muhammed Mustafa’nın cenazesinden bahsedildiğini duydunuz mu?


Tv’lerde gözyaşlarıyla menkıbeler anlatan, naatlar düzenler peygamberin cenazesinden hiç söz etmezler. Neden acaba?

Yoksa o cenazeyi kainatın efendisine yakıştırmıyorlar mı?
O döneme göre milyonlar diyemesek de yaklaşık 140 bin olduğu belirtilen müslüman toplumda on binlerin katıldığı bir tören olmalıydı değil mi? Sadece 16 kişi ile cenaze namazı kılınmıştır. Doğumuna mucizeler üretilen peygamberin ölümü ve cenazesi işte bu yüzden konu edilmemeye çalışılır. Cenazesine meleklerin katıldığı uydurmasıyla durum kurtarılmaya çalışılır.
Peki nankörlük mü edilmiştir?
Öldü-bitti hesabı mı yapılmıştır?
Devletin başına, İslam’ın başına kimin geçeceği pazarlıkları, mücadelesi peşinde mi olunmuştur?

Peygamberlerinin cenazesine Ömer ve Ebubekir  katılmamıştır

Muhammed hazretlerinin hicretin 11. yılında Rebiülevvel’in 12’sinde pazartesi günü, miladi takvime göre 8 Haziran 632 tarihinde akşam üzeri vefat ettiği rivayet edilir. Günlerce süren hastalığının ne olduğu kesin olarak bilinmez. Kimilerine göre hummadır, kimilerine göre sırtındaki urdur, kimilerine göre yüksek tansiyondur, kimileri ise yıllar öncesi ağzına atıp çıkardığı kuvvetli bir zehire sahip koyun etinin etkisidir. En çok humma üzerinde durulur. Uzun süredir hasta olmasına rağmen bu beklenen bir ölüm değildi müslümanlar arasında. Nitekim ölüm haberini duyan Ömer’in buna inanmayıp kılıcını çekerek “Kim Muhammed öldü derse başını vururum” diye haykırdığı söylenir. Ama haberin doğruluğu ortaya çıkınca sinirler gevşer, sakinleşilir. Bu sakinleşmede Ebubekir’in “Her kim Muhammed’e tapıyorsa, bilsin ki Muhammed ölmüştür. Her kim Allah’a tapınıyorsa bilsin ki Allah ölümsüzdür ve ebedidir. Her nefis ölümün tadını tadacaktır. Muhammed de bir insan olarak ölmüştür. Bunu kabul edelim ve sakin olalım” anlamında yaptığı konuşmanın etkili olduğu rivayet edilir.

Muhammed, Ayşe’nin odasında ölmüştür ve defin hazırlıkları da orada yapılmaya başlar.

“İslamiyetle daha çok bütünleşmiş olanlardan bir bölümü (daha saf görünenler, Ali, Abbas, Evs, Usame gibileri) Peygamberin cenazesi ile meşgulken diğer bir bölümü (Ebu Bekir, Ömer, Sad b. Ubade, Ebu Ubeyde, Abdurrahman b. Avf, ibni Hişam gibileri) ise cesedi bırakıp Saide oğullarının çardağında (Sakiyfe) yeni halifenin kim olacağına ilişkin tartışma ve pazarlık içindeydiler”

Ünlü İslam tarihçisi Taberi böyle aktarıyor.

Evde cenaze hazırlıkları yapılırken, dışarıda bekleşen müslümanlara bir haber gelir. Ensar’ın ileri gelenleri Beni Saide gölgeliği denilen çardakta toplanmışlardır ve diğer müslümanları da oraya çağırmaktadır. Başta Ebubekir, Ömer  ve Osman olmak üzere herkes toplantıya koşar. Sadece Ali, Abbas, evs ve Usame cenazeyi terketmez. Toplantının konusu, Muhammed öldüğüne göre yerine kimin geçeceğidir.

Üstüne toz kondurulmayan, övgülerle göklere çıkarılan Ömer ve Ebubekir’in cenaze töreninin bitmesine dahi sabredemeden taht hesabına girmeleri ne kadar düşündürücü.
Bunlar şimdi dünya hesabı mıydı yoksa ahiret hesabı mı?
Peygamber mi önemli halife olmak mı?
Bundan daha büyük bir vefasızlık olur mu?

Ebubekir’in cennetteki köşkünün hudutları yıllarca yüz melek kanadıyla uçulsa bile bitirilemezmiş..
Nihat Hatipoğlu anlatıyor ağlayarak tv’de.
Bu vefasızlığa bu armağan.

Nerden nasıl haber alıyorlar? Köşklerinin ölçüsünü bile biliyorlar…

Konu ile ilgili hadisler ise şöyle:

Resulü Ekrem (sav) Ali ibni Ebu Talib,Hz Abbas ve oğulları Fazl ve Kusem ve Peygamberimizin kölesi şükran tarafından defnedildiler.
Kenz’ul Ummal c4 s34,60

Usame’ninde bulunduğu rivayet edilmiştir. Ebu Bekir b. Ebu Kuhafe ve Ömer ibni Hattab Peygamber efendimizin defninde bulunmamışlardı.
Kenz’ul Ummal c3 s140

Aişe derki: ”Biz Hz Resulullah’ın defninden Çarşamba gecesi, kürek seslerini duyarak haberdar olduk.”
İbni Hişam c4 s342, Tabari c2 s452,485, ibni Kesir c5 s270

Üsd’ül Gabe c1 s34’de diğer bir rivayet olarak kazma ve kürek seslerinin Salı gecesi duyulduğunu zikreder.

Tabaakat’ta , Tarih’ul Hamis ve Zehebi’dede rivayet böyledir.

Fakat kanımızca doğrusu Ahmed b. Hanbel’in Müsned’dindeki gibi Çarşamba gecesi sabaha karşıdır. (c4 s62) Aişe’den gelen diğer bir rivayette “Biz Resulullah’ın nereye defnedildiğinden haberdar değildik. Ancak kürek seslerini duyunca defnedilmekte olduğunu anladık” demektedir.
Ahmed b.Hanbel Müsned’de c6 s242 ve 274

Ebubekir halife seçildikten sonra biat ve miras çekişmeleri başlar. Çok büyük geliri olan Fedek hurmalığı arazisinden pay isteyen Fatma’nın talebi reddedilir. Daha sonra biat vermemiş olan Ali üzerinde baskı kurulur.     Ebu Bekir halktan biat aldıktan sonra Ali ibni Ebu Talib ve yandaşlarındandan biat almak istemiş fakat Ali ibni Ebu Talib biat etmemiştir. Bu yüzdende Ebu Bekir Ömer’le birlikte bir gurup sahabeyi Ali ibni Ebu Talib’den biat almaları için evine göndermiştir. Bu grubun içinde Ömer, Kunfuz, Halid b.Velid, Ebu Ubeyde b.Cerrah vardır. Oraya vardıklarında Ömer şöyle seslendi:

”Dışarı çıkın! Çıkmadığınız taktirde evinizi yakacağım.”

Sonra da Fatıma-tüz Zehra’nın evinin kapısının önüne odun yığmaya başlamıştır. (Evi ateşe vermeden önce) Fatıma-tüz Zehra Ömer’i ve yanındakileri evden uzaklaştırmak için kapının arkasına geldiğinde , Ömer bir omuz darbesiyle kapıyı açmış ve Fatıma-tüz Zehra’yı kapıyla duvar arasına sıkıştırmış, tam bu esnada 6 aylık yavrusu ve Peygamber’imizin ismini koyduğu Muhsin adlı bebeğini düşürmüş ve kapının arkasındaki çivi gövdesine saplanmıştır. Fatıma-tüz Zehra ise acı dolu bir sesle haykırmış:

”Ey Allah’ın Peygamber’i! Ey babam! Gör ki senden sonra ibni Hattap ile ibni Kuhafe başımıza neler getirdiler” demiştir.

Bu olayı birçok Ehl-i Sünnet alimi uzun kısa farklılıklarla anlatmışlardır. Şerh-i Nehcül Belağa İbni Ebil Hadid c2,Tarihi Yakubi c2 c1 el ikd’ul Ferid c2 Tarihi Taberi c3,Tarihi Ebu’l Fida c1,E’lem’un Nisa c3,Kenz’ul Ummal c3 s129,Tarih-i ibni Esir c23 s124.

Bu olayların Alevi-Sünni bölünmesinin başlangıcı olduğu söylenebilir.

Bu arada unutmadan belirtelim.
Ebubekir ve Ömer hazretleri peygamberin cenazesine katılmamıştır ama peygamberle aynı mezarı paylaşmışlardır. Aynı yerde yattıkları ileri sürülür.
“Siz misiniz cenazeme bile katılmayıp makam peşinde koşan!”
diye hesabını soruyordur herhalde Fahri Alem. :)

Serdar Kaangil

About these ads
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

MUHAMMED’İN HAZİN CENAZE TÖRENİ için 25 cevap

  1. Tarık Taşpınar dedi ki:

    Hadis (Arapça: الحديث), İslam dininde, Muhammed(S.A.S.)’in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, Kur’an’ın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği iddia edilen sözler bütünüdür.
    Yukarıda hadis in tanımı veriliyor.Bu blümdeki yazıda ise şöyle bir kısım geçiyor:
    “Konu ile ilgili hadisler ise şöyle:

    Resulü Ekrem (sav) Ali ibni Ebu Talib,Hz Abbas ve oğulları Fazl ve Kusem ve Peygamberimizin kölesi şükran tarafından defnedildiler.”
    Şimdi yukarıda verilen hadis tanımyla bu yazıları yazan şahsın bu sözleri incelendiğinde şöyle bir sonuç çıkıyor:Hz.Muhammed kendisi öldükten sonra kendisinin kimler tarafından defnedildiğini söylüyor.
    Hadisin tanımı konusunda bile bu kadar “dandik” bilgiye sahip bir kişinin Kuran hakkında anlattıklarına ve mucizeler konusundaki eleştirilerine nasıl inanabilir ki..

    • blackacidevil dedi ki:

      Yukarda yazılan öyle değil aslında anladığın kadar varsın demekki.
      Kenz’ul Ummal c4 s34,60 burdada kaynağı var demk istiyor. Peygamberin öteden gelipte nasıl söylesin kimin onu gömdüğünü? Hadis sadece muhammedin değil ebubekirin ömerin osmanin alinin ve onlardan sonrada gelen imamlarin söyledikleri aktardiklari hikayelerdir. Okumak yetmiyor demekki sizin için. Kuranıda böyle okuyup anladıysanız yeriniz cennettir kesin. :)

    • muammer dedi ki:

      HADİSLERİN TAMAMI PEYGAMBERİN ÖLÜMÜNDEN 250 YIL SONRA TOPLANMAYA BAŞLANILMIŞTIR. SİZİN MANTIĞINIZA GÖRE PEYGAMBER ÖLÜMÜNDEN 250 YIL SONRA CANLANIP DAMI HADİSLERİ KONUŞMUŞ ANLATMIŞ YANİ.. VALLA SENİN DÜŞÜNCEN DAHADA DANDİK..

  2. kaancan dedi ki:

    bu kaynak verielerek emek harcanarak yapılmış ciddi bir çalışmaya bu kadar saçma bir eleştiri getiren garibana acımaktan baska bişey gelmez elden…yazık..zavallı musluman

    • Tarık Taşpınar dedi ki:

      kaancan,
      peki bu zavallı müslümanın getirdiği eleştiriye neden akıllı ve mantıklı bir cevap veremiyorsun..
      “Hayır ,yazıda öyle söylenmiyor ya da hadisin tanımı öyle değil,böyledir” diyemiyorsun.Şimdi asıl zavallı sen misin ben miyim..?

    • katmercioglu dedi ki:

      zavalli nin kimler oldugu acik!!!!!

  3. hassan dedi ki:

    Peygamber’in vefat ettiği pazartesi günü, Ebûbekir halife seçildikten sonra salı günü Peygamber’in teçhiz ve defnine başlandı. Peygamber’in ev halkı sayılan damadı Ali ibn Ebîtâlib, amcası Abbâs, amcası oğlu Fadl ibn Abbâs, Kuşem ibn Abbâs, Üsâme ibn Zeyd ve Allah Elçisi’nin mevlası Şükran, Peygamber’in evinden ayrılmamışlardı. Bunlar onu yıkadılar. Peygamber’in giysisi üstünden çıkarılmadı. Hz. Ali, Peygamber’in naaşını göğsüne dayadı. Abbâs, Fadl ve Kuşem naaşı sağa sola çevirirken Üsâme ve Şükran su döktüler. M, dökülen suyla Peygamber’i, giysisinin altında ovuyor, su Allah Elcisi’nin vücuduna değdikçe Ali, “Oh, sağlığında da ölümünde de ne güzel kokuyorsun” diyordu.

    Allah’ın Elcisi üç kumaşa sarılarak kefenlendikten sonra, nereye defnedileceği konusu gündeme geldi. Ebûbekir, “Ben, Allah Elçisi’nin, ‘Her peygamber, öldüğü yere def-nedilmiştir’ dediğini işittim” deyince Peygamber’in yatmakta olduğu yatak kaldırılıp altı eşildi. Daha sonra halk, grup grup içeri girerek herkes ayrı ayrı Peygamber’e namaz kıldı. Allah’ın Elçisi karşısında biri imam olup namaz kıldıramadı. Erkeklerden sonra kadınlar ve çocuklar da girip namaz kıldılar.

    Bunun ardından Peygamber, salıyı çarşambaya bağlayan gecenin ortasında, hastayken yattığı yatağın altında eşilmiş olan kabre defnedildi. Hz. Peygamber’i, Ali, Fadl, Kuşem ve Şükran kabre indirdiler. Peygamber’in naaşına en son eli değen, mevlası Şukrân’dır. Şükran, Hz. Peygamber’in giymekte olduğu kadifeyi onun naaşının üstüne örtüp, “Senden sonra bunu kimse giyemez” dedi.
    süleyman ateş
    ……..
    Efendimiz’in (sas) vefatı ve defni İslamseli.Com Efendimiz’in (sas) vefatı ve defni

    Efendimiz’in (sas) vefatı ve defni

    Efendimiz’in vefatı ve sonrasında yaşananlar ashab için yeni bir imtihan olmuştu. Hz. Ömer (ra) ölümü bir türlü kabul edemezken Hz. Ebû Bekir ise her zamanki soğukkanlılığıyla onu ve diğer ashabı sakinleştiriyordu.
    Rasûlullah’ın (sas) vefât haberi ashâb üzerinde büyük bir hüzün meydana getirdi. Daha sabahleyin ayağa kalkmış halde görmüşler iyileşiyor diye sevinmişlerdi. Acı haber herkesi şaşkına çevirdi. Münâfıklar ise “Hak peygamber olsaydı ölmezdi…” gibi küstahça sözler söylemişler ortalığı bulandırmışlardı. Bu duruma sinirlenen Hz. Ömer kılıcını çekerek “Rasûlullah (sas) ölmemiş bayılmıştır. Kim Muhammed öldü derse boynunu vururum.” diyordu. Böyle bir hengâmede metânetini muhâfaza edebilen sâdece Hz. Ebû Bekir oldu:
    -Sizden her kim Muhammed’e (sas) tapıyorsa iyi bilsin ki O (sas) öldü. Her kim Allah’a kulluk ediyorsa iyi bilsin ki Allah bâkîdir asla ölmez.” dedi ve şu anlamdaki âyetleri okudu:
    “Muhammed ancak bir peygamberdir. O’ndan önce de nice peygamberler geçti. Eğer o ölür veya öldürülürse geri mi döneceksiniz. Her kim geri dönerse Allah’a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükâfatını verecektir.” (Âl-i İmrân Sûresi 144) Hz. Ebû Bekir’in sözlerini ve âyetleri dinleyince herkes kendine geldi. Aynı gün Benî Saide sofasında toplandılar. Hz. Ebû Bekir’i halife seçtiler. (1 Rabiulevvel 11 H./ 27 Mayıs 632 M.)
    Rasûlullah’ın (sas) cenâzesi halîfe seçimi yapıldıktan sonra salı günü yıkanıp hazırlandı. Son hizmetinde bulunabilmek isteyen herkes Hz. Âişe’nin odası önünde toplanmıştı. Bu yüzden Hz. Ali odanın kapısını kapattı içeriye kimseyi almadı. Yalnızca Ensar adına Bedir mücâhidlerinden Havlî oğlu Evs içeri alındı.
    Rasûl-i Ekrem’in (sas) mübârek vücûdu bir sedir üzerine konuldu. Dış elbisesi soyuldu. Yıkama işini bizzat Hz. Ali yaptı. Amcası Abbâs ile oğulları Abdullah Fazl ve Kusem cesedin çevrilmesine yardımcı oldular. Üsâme ile azadlı kölesi su döktüler. İç gömleği çıkarılmayıp vücûdu üzerinden ovulduğu için Hz. Ali’nin eli Rasûlullah (sas)’in mübârek vücûduna dokunmamıştır.
    Cenâzelerde genellikle görülen koku ve nahoş şeylerden hiçbiri O’nda yoktu. Bu yüzden Hz. Ali “Hayâtında da pâksın ölümünde de pâksın.” diyerek yıkadı. Üç parça beyaz pamuk bezi ile kefenlenip odanın kapısı açıldı. Mübârek naaş sedirin üzerine konmuştu. Önce erkekler sonra kadınlar en sonra da çocuklar ayrı ayrı namazını kıldılar Rasûlullah (sas) hayâtında olduğu gibi ölümünden sonra da herkesin imâmı olduğu için O’nun cenâze namazında kimse imâm olmadı. Hz. Âişe’nin odası küçüktü. Bu yüzden namaz gece yarısına kadar devâm etti. Efendimiz (sas) “Cenâb-ı Hak peygamberlerin ruhunu onların defnedilmesini istediği yerde kabzeder.” buyurmuştu. Bu sebeple Rasûlullah (sas)’ın kabri Hz. Âişe’nin odasında üzerinde son nefesini verdiği döşeğin serildiği yerde Ensâr’dan Ebû Talha tarafından kazıldı. Salıyı çarşambaya bağlayan gece yarısı defnedildi. (2/3 Rabiulevvel 11 H-28/29 Mayıs 632 M.) Mübârek cesedini kabri saâdete Hz. Ali Fazl Üsâme ve Avf oğlu Abdurrahman indirdiler. Hz. Âişe “Biz Rasûlullah (sas)’in defnedildiğini çarşamba gecesi gece yarısı duyduğumuz kürek seslerinden anladık.” demiştir.

    SALİM AYDIN
    …………
    toplu namaz kılınmadıgı kesin,uzun süre bekletildigi de tüm kaynaklarda ortak,yıkayanlarda hz ali ve diger sahabe,bu esnada digerleri ne iş yapıyordunun cevabı da açık…ölmeyeceksin,öldün mü iş biter lafzı da dogru ne yazık:D

  4. s dedi ki:

    bunlarin hepsi sahabe dusmanlari mi ne? hz ebubekir hakkinda kim kotu konusursa onun imanindan suphe edilir.

    • Uygar Sarial dedi ki:

      Zaten sorunda senin o iman dedigin sey. Akil süzgecinden gecirmeden inanmak!

  5. Emre Koc dedi ki:

    o ebubekir sonrada hz.fatımaya saldıracaktı

    • semih dedi ki:

      alevisin anladık, ancak ali değil safevi şiasısın. islam tarihini ve o dönemin olaylarını kendi dönemi içinde değerlendirin. roma ve sasani gibi iki tehlike karşısında ayakta kalmaya çalışan genç bir din var ve bu din kendi toplumunda blünmüşlüklere yol açmış. şimdi 30 yaşındaki ali mi devleti toparlayacak yoksa cahiliyeden bu yana kabilelerde sözü geçen ebu bekir mi? hiç kafa yok siz de.

      ayrıca fatıma’ya saldırıldığı hikayesi ise tamamen mitoloji, safevilern biharul envar kanalıyla ortaya attıkları bir palavradır.
      ayrıca müslüman falan değilim, gerilmeyin. ancak sizin gibi cahillere bir şeyler anlatma amacı olan biriyim.

      • geçerken dedi ki:

        Oku! emriyle başlayan bir kitabı, iniş sırasına ve tarihi olaylar silsilesine göre okumazsan, sadece diyanet eliyle dayatılan sünni bakış açısı ve darlığı ile islama takılırsan, “tastamam indim, açık ve eksiksiz” diyen bir kitabı kenara itip; cemaatlerin içinde ruhunu şeytana satar, şeyhlerin, şıhların, hocaların elinde madara olursan, olacağı budur.

        Hz. Muhammed’in ölümünden ort. 200 yıl sonra kulaktan dolma adı üstünde rivayetlerle oluşturulmuş herbiri birbirini çürüten saçma sapan söylemlerle insan elinden insan hayatını erk’e göre kolaylaştırmak için yazılmış hadislere inanırsın. Kaldı ki o hadisler tek taraflı değil iki taraflı önüne konur, var olan hadislere de inanmazsın.

        E Allah’a inanıyorsan niye Peygamberini putlaştırıyorsun?
        Peygambere inanıyorsan neden cenazesinin ortada kalmasını, üç gün beklemesini, o üç gün içinde E.Bekirin, Osman, Ömer ve Süfyan gibi isimlerin hilafet derdinde olduklarını kabullenemiyorsun?
        Muhammed’e inanmıyorsan neden Türkiye Cumhuriyetinin 23Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını, 19 mayıs gençlik ve spor bayramını gölgelemek için kurgulanmış KUTLU DOĞUM HAFTASINI kutluyorsun?

        Kendine şu soruları sor?
        1. Türk müsün Arap mı?
        2. Gerçekten neye inanıyorsun?
        3.Allah’a inanıyorsan kitabı ve farzları dururken neden hadislere ve sünnetlere sarılıyorsun?
        4.Muhammed’e inanıyorsan neden doğduğuna inanıyorsun da sefil ve gariban ve ihtişamına yakışmayan bir şekilde öldüğüne ve cenazesinin ortada kaldığına inanmıyorsun?

        Kaldı ki bugün en yoksul en kimsesiz kişi öldüğünde dahi belediye cenazeyi bekletmeden kaldırıyor.

        Dine korkmadan yaklaşın. Anlayarak ve iniş sırasına göre ayetleri okuyun. İslam tarihini de gözden kaçırmayın. Zaten ayetlerin altında olan olayların açıklamaları yazılıdır. İnsanlar arası ilişkileri kendiniz göreceksiniz.

        Tahrim’den başlayabilirsiniz. Zira Ayşe ile Hafsa’nın balşerbeti nedeniyle Muhammed ile dalga geçmeleri, bunun üzerine Allah’ın izni olmadan Muhammed’in kendi kendine sevdiği şeyi kendine haram etmesi, sonra bu yemini Allah’ın izniyle bozması, sonra bu iki peygamber eşinin korkutulması (boşanma/peygambere dul ve bakire eş verilmesi) şeklinde gider….

        Bu arada en bomba rivayet şudur: Muhammed eceliyle ölmemiştir. Ayşe ve Hafsa elinden zehirlenmiştir.Doğru olabilir mi? Kuranı okuyun, sonra üstüne hadisleri tarayın, hem de nasıl politik bir zemin, oyun, kıyamet var görün!

        Araplar… Tanrı Araplaştırılmamak için direnen bir avuç özbeöz Türkü korusun! Zira bu ülkenin helak olması yakındır. Sayenizde… Çok inanan ama içinde bulunudğu felaketin farkında olmayan, uyuşturulmuş beyinleriniz sayesinde…

        Arapları bırakın da artık ülkenize bakın. Oyunu bozun. Uyanın!
        (hadis notları düşmedim zira konu çok kapsamlı. ancak hadis ezbercisi arkadaşlar zaten biliyorlardır. onlara tavsiyem muhammed mezhepsiz öldü. onun ölümünden sonra sünni ve şia olmak üzere arap topluluğu ikiye ayrıldı. zira onların ayırşmaları tarih boyunca olan şeydi. aileler ve sürekli güç kavgası. fakat sadece sünni (diyanet dayatması) kaynaklara, hadislere, olaylara, karakterlere bakarak, önünüze ne konursa “acaba doğru mu” diye sormadan bu işlerin içinden çıkamazsınız. bu insanlar eğer ki tümü efsane, mit değilse, gerçek ise ki gerçek varsayıyoruz aynı dönemlerde yaşadılar ve haşimoğulları ve ümeyyeoğulları kavgası ve rekabetinden başka şey değil yaşananlar.

        Önce Hz. Ali’ye düşmanlık gütmeden önce şunları hatırlayın gerçek müslümanım iddiasındaysanız, zira Hz. Ali’yi var kabul etmeden olamazsınız.

        -Hz. Ali Muhammed’in amca oğlu ve soyunu devam ettiren tek çocuğu kızının kocasıdır. Torunlarının babasıdır. (Kutlu doğum haftası kutlanan Muhammed’in yani…)
        -Hz. Fatıma , Hz. Ali’nin eşidir, Muhammed’in kızıdır, torunlarının anasıdır.
        -Hz. Hasan, Hüseyin torunlarıdır.
        Bu insanların ölümlerini araştırın. Hiçbiri normal ölmemiş, hilafet kavgası nedeniyle hasımları tarafından öldürülmüşlerdir. Suçları ise Muhammed’in Ehli Beyti olmak ona koşulsuz, şartsız, makamsız, ünvansız biat etmektir.

        Eğer birileri cehenneme gitti ise…. kimlerin gittiği ortadadır. Sizlere mucizeler, efsaneler vs. eşliğinde anlatılan dini bir kenara koyup, 2014 yılında internet elinizin altında, Mars ve bütün gezegenler, hatta tüm galaksi google earth yoluyla dimağınızda iken, yani bir nevi tüm dünya ve evrende sanal tur yapıyorken, artık hurafeleri silip yerine gerçekleri koyarak, ve daha çok Türk Milleti olduğumuzu hatırlayarak, dini tıpkı o günlerdeki gibi alet edip insanları cennet ve cehennemle ödül-ceza sopası gösterip, trilyonları, hanları, hamamları, yani dünyalık ne varsa yedi secerelerine kadar dolduranlara kafa tutmanız, uyanığız, bizleri aldatamazsınız demeniz.

        Dememeye devam edip, din uyuşturucusu ile (inanmak ibadet etmek ayrı hayatın merkezine dini ve hurafeleri koyup, şeyhlerin peşinde mundar olmak ayrı-hele ki öz unutuluyor ve genetik bozuluyorsa) EFENDİLERİN KÖLESİ OLMAYA SON VEREBİLİRSİNİZ.

        ZİRA TÜM YAŞADIKLARIMIZDAN BENİM GÖRDÜĞÜM; EĞER DÜNYANIN BİR PLANI VARSA BU PLANDA TÜRKLER YOK. ARAPLAR VAR AMA TÜRKLER YOK!

        YA YAŞAYARAK GÖRÜR VE “TÜH”DERSİNİZ
        YA DA GÖRDÜK DEYİP BUGÜNDEN TEPKİ VE TAVRI KOYARSINIZ.

        VATANIN YOKSA DİNİN OLSA KİME NE?
        BAK İSRAİL’E? ADAMLARIN ÖMRÜ SÜRÜNMEKLE GEÇMİŞ. ORADAN ORAYA SAVRULMUŞLER. ARAPLAR KATLETMİŞ, ALMANLAR KATLETMİŞ VS. DERKEN… HİLEYDİ, ŞUYDU BUYDU DERKEN ADAMLAR HATALARINI GÖRÜP TARİHTEN DERS ALIP KİNLERİNİ DE TAZELEYİP KUTSAL TOPRAKLARIN YERLEŞTİLER. ŞİMDİ DE GERİ KALAN AŞAĞI MİLLETLERİ (ONLARA GÖRE BAŞTA BİZ) YOLA GETİRİYORLAR.

        ŞU AN HIRİSTİYANLIĞIN BİR KOLU, MEZHEBİ GİBİ İSLAM PAZARLANIYOR. TÜRKLER BUNU HALA FARK EDEMEDİ. ARAP ÜLKELERİNİN YÖNETİCİLERİ YAHUDİ KÖKENLİ BUNU DA TÜRKLER HALA FARK EDEMEDİ.

        ÜSTELİK TÜRKLERİN İÇERDE BİR DE PKK BELASI VAR. O DA AÇILIM AYAĞINA ALGI YANILGISI YARATTI AMA ÇOK DEĞİL BİR AYA KADAR BU ÜLKEDE MİKSERİN DÜĞMESİNE BASILACAK.

        HADİ BAKALIM. İSLAMİYET TÜRKLERİ KURTARACAK MI?
        MERAKLA SONUCU BEKLİYORUZ.

      • geçerken dedi ki:

        :) Ömrünü Muhammed’in yanında geçirmiş, her an yanında olmuş her savaşa katılmış Hz. Ali gencecik yaşında onca düşmana kafa tutuyor, onca galibiyete kılıcıyla vesile oluyor da, 30 lu yaşlarında ülke mi yönetemeyecek? Bu mudur mantığınız? Ha Yezid olur tabii halife 30 lu yaşlarında hatta Muhammed’in ehli beytinin kanına susar. Müslüman olmayan birinin rahatsızlığı da ayrıca tartışma konusu!

      • Uygar Sarial dedi ki:

        Amcalari dururken Fatih 14 yasinda Padisah olunca onunla övünürsünüz. Cok riyakarsiniz

  6. MT dedi ki:

    Evet daha başka kaynaklardan da okudum Peygamber Efendimiz vefat ettiğinde naasını İmam Ali ve yukarıda da ismi geçen muhterem zatlar defin etmişlerdir. Ömer, Ebubekir ve Osman ise çoktan halifelik seçimlerine girişmişler ve Ömerin desteğiylede Ebubekir halife seçilmiştir ( Peygember Efendimizin ısrarla Kuran ve Ehlibeytten ayrılmayın, Alinin Şiasından ayrılmayın demesine rağmen.)
    Dahası sonra Ömer Efendimiz (S.A.V) ‘in naaşını tekrar çıkarıp gömelim biz olmadan nasıl gömersiniz diye İmam Ali’nin karşısına çıkar. İmam Ali ise kılıcını tutar ve bir adım daha atarsan basını keserim der ve Ömeri oradan uzaklaştırır.

  7. Mehmet dedi ki:

    Yıllar sonra Peygamberimizin (SAV) cenaze namazı hakkında sizlerin birbirinize düşmeniz gibi, o günkü insanlarda sahabe olsalar da insanlardı. unutmayın sahih bir anlatılan olayda ” hz. Ebubekir namaz kılarken dünyalık işlerinin aklına gelmesinden ötürü imanından şüphe etmekteymiş, bir kaç sahabeyle konuştuğunda onlarda da aynı durumun olduğunu görür. Peygamberimiz, Hz. Muhammet Mustafa (SAV) huzuruna gelip anlattıklarında , Peygamberimiz; ” Eğer dünyalık işleriniz aklınıza gelmese melek olurdunuz..!” buyurmaktadır.” Ama beşerler, bugün ölecekmiş gibi ahirete ve hiç ölmeyecek gibi de dünyaya çalışmaları gerekiyor.

    Birlikte ve mutlu günler içerisinde esenlikler dilerim…

  8. tekin dedi ki:

    Yaziklar olsun bu aciklamalari yapana

  9. 19741974 dedi ki:

    şehide diyorumki…1.medinede hz. fatma nın avi mescidi nebevinin içinde. 2. kapı yoktu perdydi.3hz.fatma fedek arazisi meselesiyse kurai kerimde miras hukukuyla ilgiliydi anemiz haklıydı .hz .ebubekir haksızdı çünkü ömer ibni abdulaziz peygamberin torunlarına gericvermiştir.4.şiilik hz. osmanın şehit olmasıyla başlamış,5.hz. ebubekirin oğlu muhamed alinin yanında

  10. 19741974 dedi ki:

    şehide diyorumki…1.medinede hz. fatma nın avi mescidi nebevinin içinde. 2. kapı yoktu perdydi.3hz.fatma fedek arazisi meselesiyse kurani kerimde miras hukukuyla ilgiliydi anemiz haklıydı .hz .ebubekir haksızdı çünkü ömer ibni abdulaziz peygamberin torunlarına gericvermiştir.4.şiilik hz. osmanın şehit olmasıyla başlamış,5.hz. ebubekirin oğlu muhamed alinin yanında .mescidi nebevi mahşer günüydü tıka basaydı hz. aişe kürek seslerinden anladık ki gümüyorlar dediyi ise mahremdi onlar yaklaşamıyorlardı ziyaret içinde sevenlerinin ziyaret için akın ediyorlardı…imam humeyni defin edilene kadar neler çekildi ..bunu gözlerimizle gürdük ..büyük insanları defin işleri çokzordur ve dikat edilirse wefat edilen yerde defin ediliyor özelikle güvenliyi çok önemli

    bunların çoğu yahudi veya yahudileşmişlerin oyunu ….yılardır biz kürtleri öldüren devlet e karşı kiminiz ne süylediniz fatmayı ,ali yi seviyorsanız onların amaçlarını gerçekleştirin …yoksamı siz iki yüzlü şer güçlerine çalışansınız…

  11. bora çalış dedi ki:

    Şundan rivayet olunur ki diye başlayan ve sayısı milyonlara ulaşan bir sürü yalan,saçma sölere Hadis deyip inanmak, bunun üniversitelerde bilimini yapmak, bu sözler üzerine yaşam kurmayı kabul edemem. Benim edip etmemem önemli değil, müslümanların 1400 yıldır halleri ortada!

    • geçerken dedi ki:

      Bir hadis vardır gerçekliğini takip ederim… Araplarla Türkler üç kere karşılaşacaklarmış. İlkinde Türkler Arapları püskürtecekmiş, ikincisinde Türkler yarı geri çekilecekmiş, üçüncüsünde ise Türkler helak olacakmış. Ha tuttu ha tutacak! Hükümet de veriyor gazı, veriyor ödünü… Olmayacak iş değil. Bütün dünyada Türklerin, Türkmenlerin acı çekiyor olması, sahipsiz bırakılması, şuradan Filistin’e Suriye’ye (Araplara) ulaşılırken, Türkmenlere mesela Çin’e ulaşılamaması sizce tesadüf mü? Sizce Çin’deki Türk piramitlerine ülkemizin kayıtsızlığı ve ülkenin koyduğu yasaklar tesadüf mü? Mısır piramitleri metinlerinin Türkçeleştirilmemesi tesadüf mü? Sümer tabletlerinin çoğunun götürüldüğü Avrupa’da hala bir kısmının gizlenmesi tesadüf mü? Bu bir güçler savaşı ise sizece Türkiye tam olarak neresinde? Ha unutmadan ordumuz lağvedilmiş, komutan ve askerlerimiz dağılmış, askerlik sistemimiz kökten değişmiş, teröristler baş, başlar terörist (muamelesi görür) olmuş, mühimmatlar Suriye’ye tırlarla taşınmış, ülkenin kasası boşaltılmış, her yanı işgal altındayken özetle bu gaflet ve delaletin sebebi islam olmamalı! Ayıp! Bilge Kaanlara, Ertuğrul Gazilere ayıp… Mustafa Kemal ve onunla birlikte şehit ve gazi olarak bitmiş yok olmak üzere olan bir milleti yeniden var edenlere yazık! GEÇMİŞİNİ BİLMEYENİN GELECEĞİ OLMAZ! ARAP TARİHİNİ VE DİNİNİ BİLDİĞİMİZ KADAR TÜRK TARİHİNİ VE KÜLTÜRÜNÜ BİLİYOR MUYUZ? KENDİNİZE HİÇ BU SORUYU SORDUNUZ MU?

  12. whynot dedi ki:

    Güzel bir araştırma ateistlere yakışır bi şekilde hazırlanmış hz ebubekirinde konuşması bilerek sert dille yazılmış ayrıca bidaha baştan sona incelemekte fayda var çarpıtılan bilgilerle dolu ve peygamberi deli yerine koyup şimdiki mükemmellik din kavramını sadece bir insanın kendi kafasından yazdığını anlatan bir yazı teşekkürler.haklısınız tabi insan görmediği şeye yok der oysaki sen kalbini vicdanını görmediğin halde kullansanda demekki bu yetmiyor.

  13. bülent Oktay dedi ki:

    Rebiülevvel ayının on üçü, salı günü öğleye doğru Resûl-i Kibriyâ Efendimizin (asm) yıkanma ve kefene sarılma işi tamamlandı.

    Hücre-i Saadetinde sedirinin üzerine konuldu. Bundan sonra Hâne-i Saadetlerinin kapısını açtılar. İnsanlar takım takım girerek, imamsız olarak kendi başlarına Peygamberimiz Aleyhissalatü vesselamın üzerine namaz kıldıktan sonra çıkıyorlardı.

    Böylece önce erkekler, sonra kadınlar, daha sonra da çocuklar Fahr-i Alem Efendimize karşı bu son vazifelerini (cenaze namazını) huşû ve hüzün içinde ifâ ettiler. Çevre kabilelerden de insanlar gelerek Resulullah (asm)’ın cenaze namazını kıldırlar. (İbn Sa’d, 2/292)

    Bu nedenlerden dolayı Peygamberimizin (asm) defni uzun sürmüştür.
    Selam ve dua ile…
    Sorularla İslamiyet

  14. Seymur dedi ki:

    sayin Serdar Kangil bey yazdiginiz mekaleleri seve-seve okuyorum.Paralel olarak ünlü yönetmen Aaron Russonun ,Rokfeller ailesi hakda verdiyi aciklamalardan sonra öldürüldüyü düsünülen belgesel filmleri ve öylecede Jacque Fresconun Venus projesi ile yakindan ilgileniyorum.Bu proje tum dünya insanlari ,yani hepimiz icin cok önemli.Progede ne kadar para sistemi mevcutsa biz. insanlar kul gibi yasamaya devam edeceyiz diyor.Proje tüm dünya insanlarini birlesmeye davet ediyor.Prezidentsiz ,Basbakansiz ,Senatsiz,Kongresmensiz bir dünyayi tercih ediyor.Evet sayin Serdar bey ve saygideyer site okuyuculari cok rica ediyorum,Jacque Fresconun Venus projesi ile Yootubede tanisin ve destek olun .Buna tüm insanligin ihtiyaci var ,mesela bu projeyle bagli güzel bir mekale yazarsaniz eyer cok yardim etmis olursunuz.Kisacasi evet ne kadar Prezidentlik ,basbakanliq, konqresmenlik senatorluk dünyasinda yasarsak ,birak Suriye ve Iraki tüm dünyada hep kanlar durmadan akicak.Buna bir dur demenin ,son vermenin tam zamani geldi artik.Rusiya ,Fransa ,Avstriya ülkeleri artik yeteri kadar bu projeyi desteklemekteler.Sunu bizlerde yapa biliriz .Cok rica ediyorum insanliga katkida bulunalim.Tesekkürler .

  15. YELLİCE dedi ki:

    Alexi KAREL,”İNSANLAR YOK OLAMAYA RAZI OLMAYINCA , ÖBÜR ALEMİ YARATTILAR”DİYOR…..DİNLER VE İDEOLOJİLER İNSANLIĞIN KANI İLE YER YÜZÜNÜ SULAMIŞTIR.YUNUS GİBİ TANRIYI İÇİMİZDEKİ GÜÇ OLARAK ALGILARSAK…KARINCAYA ULU BİR NAZARLA BAKARSAKSAK…..İNANÇIMIZ KAN DÖKÜÇÜ HALE GELMEZ.YORUM VE TARİHİ BELGELERDEN ANLIYORUZKİ,İNSANLAR YAŞAMAK İÇİN DİN VE İDEOLOJİ YARATIP, BİRBİRLERİNİ EZİYOR. BİRBİRLERİNİN KANINI DÖKÜYOR.AKLIN HAKİMİYETİ ÖNEMLİ………

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s