ÇİNGENELER

ROMAN KÜLTÜ   

çingeneDünyaya Hindistan’dan yayıldıklarına kesin gözüyle bakılıyor.
Göçebe bir halk. Ama yüzyılımızda belki de sınırların kapatılması, pasaport-vize zorunlulukları onları yerleşik toplum olmaya yöneltmiştir.

Çingenelerin dininin olmadığı ileri sürüldüğü gibi, bulundukları ülkenin dinine uydukları da söyleniyor. İslam ülkesinde müslüman olan çingeneler, Hristiyan bir ülkeye göç ettiklerinde bu defa Hristiyan olıuyorlarmış. Ama dindar değil, dine lakayt olarak sahip olurlarmış. Bu da dini baskılardan korunmak amacıyla zorunlu kalarak münafıklığı seçtiklerini gösteriyor. Bunun yanında özellikle yerleşik olanlardan gönülden dine bağlı olup ibadetlerini yapanlar da çok.

romanlar2Çingeneye; “Tanrı seni niye çingene olarak yarattı” diye sorulduğunda;
“Yemek, içmek, dans etmek ve uyumak için” cevabını verirmiş.

Hinduizmle irtibatlı olduğu düşünülen inançları da var:
Yüce Tanrı Baro Devel ve düşmanı “o bengh”. O Beng, insanları kandıran, yoldan çıkaran şeytana eşdeğer olarak düşünülebilir. Pis olarak nitelenir. Pislik ve temizlik çingenelerde büyük önem arzediyor. Çingene olmayanlar pistir. Adet gören, doğum yapan kadınlar da. Hatta kadınların belden aşağısı pis olarak kabul edilir. Çingene erkekleri “gaco” dedikleri yabancı erkeklerin girdiği göl ya da akarsuda yıkanmazlar. Kadınların girdiği suda da.

Gaco ile evlenen bir çingene kızı da pis olarak nitelenir. Bu yüzden kabile içi ve akraba evliliği yaparlar.

“Desleskri-Day” dedikleri ana tanrıçaya inanırlar. Ana tanrıçanın yanında Hinduizmle benzer şekilde diğer tanrıçalara da inanırlar. Tanrıçaların merkezinde dünyanın yaratıcısı, koruyucusu ve yokedicisi olan “Durga” adlı tanrıça bulunmaktadır.
Ruhlara ve cinlere de inandıkları için geceleri dışarı çıkmazlar. Bilhassa mezarlıklardan uzak dururlar.

Cehenneme inanırlar ve kötü insanların 1,5 ay boyunca yakılarak terbiye edileceğine inanırlar.

Geçimlerini kalaycılık, sepetçilik vs. zanaatlerle, falcılık, hurdacılık, çöp toplama, çalgıcılık vb. işlerle sağlarlar.
Dünyadaki ortak özellikleri zanaatçiliktir. Hırsızlıkla, yankesicilikle gelir sağlayanları da çoktur.

Hindistan’dan göçlerinin sebebi olarak müslümanların seferleri ve köle olmaktan kaçmaları gösterilirse de tartışmalıdır.
Dünyada ençok aşağılanan, ezilen ve katledilen toplum olarak görülürler. Naziler tarafından Yahudilerden sonra en fazla katledilen toplumdurlar.

Şarap sanki kutsal bir içki gibi çingenelerde.
Cenaze törenleri de ilginç. Cenaze evi düğün evi gibi süslenirmiş.

Macar Çingenelerinin Kralı’nın cenazesi ile ilgili bir yazı:

http://www.bbc.co.uk/turkish/fooc/st…_hungary.shtml

Çingene dili Hint-Avrupa dil ailesine mensup olup, Çingeneler Hindistan kökenli olduğu için Hint dilleriyle yakından akraba imiş. Dünyadaki tüm çingenelerin bölge bölge farklılıklar olsa da ortak diliymiş.

Birkaç örnek:

But baxt thaj sastipe!….. Bol şans ve Sağlık dilerim.
Me mangav tuke baxt!…. bol şans dilerim
Baxtalo drom!…. Şanslı yollar! (bir iyi dilek)
Me voliv tu!…. seni seviyorum.
baxt, sastimus!…. sağlık ve başarılar

Nais tuke vas lache nevi pena!…. bu güzel haber için teşekkür ederim.

Si e kerdo!… bu tamamdır

Familia!…. aile
Phral!….. baba
Phen!…… kızkardeş
Mishto avilan!…… hoşgeldin
Lacho deves!….. iyi günler
Lachi rat! … iyi geceler
Miro anav!….. benim adım…
San tu Rom?…. çingene misin?
Sar mai san?….. nasılsın?
Mishto sim!… Ben iyiyim
Ha tuke! ….. ya sen?

Me kamav te khelav!…. dans etmek istiyorum.

So nevo? ….. hangisi yeni?

Shai to gilabav thaj te khelav!…. şarkı söyleyelim ve dans edelim
Shai te hav thaj te piav!…. yiyelim ve içelim.

Londra’da 1971’de düzenlenen Birinci Dünya Çingeneler Kongresi’nde Çakra (Chakra) Çingenelerin sembolü, Gelem Gelem (ya da Djelem Djelem) adlı şarkı da ulusal marşları olarak kabul edilmiştir. Artık bir bayrakları da var.

Çingenelerde başkasının saçını okşama durumunda, okşanandaki gücün okşayana geçeceğine inanılıyor.
O yüzden çocuklar başları okşanmak istendiğinde başını çekiyor.
Çingenenin birine ayakkabıyla vurulması en büyük hakaret olarak algılanıyor.
Sabah sol ayağı ile yataktan kalkan kişinin kavga etmeyeceğine, gece aynaya bakan genç kızın gurbete gelin gideceğine de inanılıyor.

Çingene mitolojisine göre esmer tenli yaratılışlarının nedeni ise şöyle:

“Tanrı yeryüzünde yaşayacak olan insan mahlukunu yaratma işini bitirdiğinde, biraz da cennet balçığı alıp biçimlendirerek, kızartmaya karar verdi.
Fakat Tanrı, kendi eserini fırından biraz erken çıkarmıştı.
Pişirme tonu kabaydı ve netice beyaz adamdı.
Tanrı Devel, daha iyisini yapabilme umuduyla ikinci kez bir deneme yaptı. Fakat, bu defa da balçığı fırında uzun süre bıraktı ve netice siyah adamdı. Nihayet Tanrı Devel, üçüncü denemede istediğine ulaştı.
Uzun bekleyişten sonra esmer adam “Rom” un yaratılışı gerçekleşti.

Çingene bayramları mayısta kutladıkları “Kakava Bayramı” ve 14 Mart’ta kutladıkları Humbara Bayramı.
Nevruz’u da kutlarlar diye düşünüyordum ama hayret yokmuş.

Çingene kadınların başta gelen mesleğinin falcılık olduğunu biliyoruz.
Fal gibi büyücülüğün de çingenelerin önemli özelliklerinden birisi olduğu, pek çok hayvan ve organından büyü yaptıkları kaydediliyor..

Rivayete göre;
“Nemrut İbrahim’i ateşe atmak istediği zaman ateş yanmaz. Etrafındakiler odunların yanması için iki kardeşin ilişki kurması gerektiğini söyler. Çin ile Gane adlı iki kardeş bu işi yapar ve Çingeneler de onların soyundan gelir.”
Dilden dile anlatılarak gelen aslı olmayan bu hikaye yüzünden çingeneler hakkında olumsuz dini düşünceler fazladır. Müslüman olamayacakları, sünnet olmadıkları, nikahsız oldukları ve evliliklerinin kabul görmeyeceği düşünülür.
Çingelerin cenaze namazı kılınmaz, Çingene ile evlenilmezmiş. Çingene ile cinsel ilişkide bulunulduğu takdirde, cünüplüğün temizlenmesi için, 40 adet kiremit veya tuğlanın erimesine kadar ısıtılacak su ile yıkanılması gerekirmiş.

Baskılar nedeniyle Çingeneler de kimliklerini gizlemek zorunda kalıyorlar.
Yerleşik çingeneler kendi imkanlarıyla cami yapıyor, namaz kılıyor, oruç tutuyor, hatta hacca gidiyor. Buna rağmen müslüman kabul edilmiyorlar.
“Abe biz de Müslümanız be ya…!” deseler de sorunlarına eğilen yok.

20 yıldır müftülüklere, Diyanete başvuran Çingeneler, haklarındaki olumsuz düşünceleri azaltacak bir açıklama istiyorlar diyanetten. Ama nafile.
Diyanet kapı duvar. tık yok.
Çingene dernekleri gerekirse Diyanete tazminat davası açacaklarını ve İnsan hakları mahkemesine başvuracaklarını söylüyorlar.
2. şikayetçi oldukları kurum da MEB.
MEB’i de mahkemeye vereceklerini söylüyorlar.

Aralarından bakan, başbakan, çok sayıda milletvekili çıktığını, sanatçıların dahi kimliklerini açıklayamadığını ifade ediyorlar.
Örneğin en meşhurları Kibariye bile “Roman mısınız?” sorusuna “Allah bilir!” diyormuş. Dışişleri bakanı Turan güneş, başbakan Nihat Erim’in kökeni çingeneymiş.

Türkiye’deki çingene sayısı tartışmalı. 400-750 bin arasında sanılıyor.
Göçebeliği sürdürenler ise 20-30 bin civarında.
Sayıları birkaç milyon olsaydı herhalde dikkate alınırlar, önemsenirlerdi.

Çingenelerin, kökenlerindeki asıl dinlerini ve mitolojilerini unuttuklarını düşünüyorum. Belki bilenleri vardır ama sayıları çok azdır herhalde.

Dünyanın Yaratılışı, İnsanoğlunun Yaratılışı ve İlk Günah

“Transilvanya’daki Çingeneler şunu anlatır: Günlerden bir gün Tanrı, büyük suyun içine bir değnek atar. Değnek büyür ve koca bir ağaç oluverir. Bu ağacın altında oturan şeytan ise, Tanrı’yı selamlar. Birlikte dokuz gün boyunca suyun üstünde dolaştıktan sonra, Tanrı dünyayı yaratabilmek için şeytandan, denize dalıp dipten kum getirmesini ister. Tanrı ona, adını söylemek suretiyle bunu başarabileceğini söylediğinden, şeytan kendi adını söyler.

Fakat kum ısınır ve onu yakar. Bu şekilde dokuz gün boyunca kum çıkarmaya çalışır ve bu arada öylesine yanar ki, kapkara olur. Nihayet kendi adını söylemeden denizin dibinden kum çıkarır ve Tanrı bu kumdan dünyayı yaratır. Şeytan, ağacın altında yaşamak istediğinden Tanrı’yı kovmaya çalışır, fakat büyük bir boğa gelir ve onu beraberinde alıp götürür. Ağaçtan yere et parçaları düşer ve yaprakların içinden insanlar fırlar. Yer ve Gök daha sonra ancak birbirinden ayrılmıştır.

Tanrı, bir vakit şeytanla birlikte deniz kenarına iner. Şeytan, suyun derinliğini öğrenmek üzere öne atılır, dibe dalar ve pençelerinde toprakla tekrar yukarı çıkar. Tanrı ona, bundan iki figür yani erkek ve kadını yapmasını emreder. Şeytan bunu da başarır ve Tanrı ondan bu figürleri konuşturmasını ister. Ancak bu kez şeytan onun emrini yerine getiremez ve yenilgiyi kabul etmek zorunda kalır.

Tanrı, asasını figürlere doğru uzatır ve o anda yerden iki ağaç bitiverir. Bunlar, dallarıyla figürlere arkadan sarılır. Bunun üzerine figürler canlanır. Bunlar, Damo ve Yehwa adını taşıyan ilk insanoğullarıdır. Tanrı asasını tekrar kımıldatır ve bu kez ağaçlardan birinde elma ve diğerinde armut biter. Erkeğe armutları ve kadına elmaları yedirtir. Yılan, kadının elmaları yemesini engellemek ister (!). Kadını zaptedebilmek için, Tanrı bunu yılana ifade eder. Fakat sonra Tanrı Yılan’ı kovar ve kadın elmalardan yer. Meyveler, biçimlerinden dolayı her ikisinde, diğer cinse karşı karşı bir istek uyandırır ve Tanrı onlara sevişmelerini buyurur. Kadın, birinci ve ikinci sevişmenin ardından her defasında ‘encore’ (daha çok) der. Tanrı bir üçüncüsüne daha müsaade eder.
Fakat kadının üçüncü sevişmeden sonra da ‘encore’ (daha çok) diye bağırması üzerine, Tanrı kızarak onu ebedi doyumsuzluğa mahkum eder.

About these ads
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

ÇİNGENELER için 11 cevap

  1. exhorder dedi ki:

    Çingeneler hintlilerle değilde, latinlerle akraba olabilirler. Çingenelerin anavatanı bence Romanya’dır. Dİllerinin rumence ile olan benzerliğide bunu gösteriyor olsa gerek. Latin halkları; İtalyanlar (Rumlar), Rumenler, Portekizliler ve İspanyollar ile bir de Fransızlardır. Gerçi tüm ari halkları hindistan kökenlidir, ama Çingeneler bence Romanya göçmenlerinin bir kolu gibi.

  2. sevginin ışığı dedi ki:

    “Abe biz de Müslümanız be ya…!” deseler de sorunlarına eğilen yok.” :) :)
    Müslümanlar zamanında, gece gündüz sevişip eğlendikleri cariyeleri, müslüman oldukları halde bile eşit insan olarak kabul etmemişken, nerede kaldı çingenelere hürmet :( :(

  3. exhorder dedi ki:

    göçebe topluluklardır. dravidlik vardır.

  4. kenzo dedi ki:

    Çingeneleri yaratan tanrı değildir,içinde yaşadığı toplumdur.Bazı insanlar onlar gibi yaşar ama tabulardan dolayı inkar eder,bana göre herkes önceleri çingene idi,sonra baskılar yüzünden çingene oldu.

  5. Sosyalist dedi ki:

    Çingenelik bir ırktan ziyade kültürel bir kimliktir. Nereye giderse gitsin milletiyle değil kültürüyle dikkat çeker

  6. kocaeli roman dedi ki:

    Hepimiz farklı doğarız.
    Asıl olan şey hepimizin “sadece eşit” olmasıdır.
    iyi ya da kötü, zengin ya da yoksul,roman çingene veya gaco akıllı ya da aptal, illa ki güzel ya da çirkin..
    saygı duymalı herkes herkese…
    ve birbirimizi zenginleştirmek için çaba göstermeliyiz.

  7. kocaeli roman dedi ki:

    ROMAN MÜZİSYENLER OLMASAYDI BİR İHTİMAL DAHA OLMAZDI SENEDE BİR GÜN BİLE
    DALGALANSAK DA DURUL SAK,YİNE BÜTÜN MEYHANELERİ DOLAŞIRDIK İSTANBULUN
    O TATLI HUZURU BULAMAZDIK KALAMIŞ TA
    BİR BEKLEYENİMİZ OLMAZDI MESELA ADA DA, BEYOĞLU NDA ,AGORA DA
    NE DENİZLE KONUŞABİLİRDİK ,NE MEHTAPLA,NE DE İSTANBUL SOKAKLARIYLA
    ELBET BİR GÜN KAVUŞACAĞIZ DESEK DE
    KAVUŞMAK HAYAL OLURDU DÖNÜMEZ AKŞAMIN UFUN DA

    romanların çingenelerin yüde doksanbeşinin müzisyen olduğunu biliyormusunuz

  8. kuantum-agnostik dedi ki:

    pkk lılardan üstün olan ırk. silahla çözüm aramamıştır haklarına hiç olmazsa. neşe kaynağı yaşam felsefelerine sahip çoğunluk.

  9. insanoğlu adem dedi ki:

    yukarıda yazılan ların çoğu kulaktan dolma bilgiler..çingene diye bir ırk yok …insanlar kendi yaptılarını güçsüz insanların üzerine atarak başlamış bu çingenelik…o suç atılanlar ise daha sonra kaderine razı olup o suç atanların istedikleri gibi yaşamaya başlamışlar…çoğalmışlar çoğalmışlar veeeeeee onlara çingene demeye başlamış kendi pisliklerini kapamak isteyen diğer insanlar….dışlamışlar hor görmüşler..canavar gitmiş çocuk kaçırmış tecavüz etmiş çingene yapmış demişler…adam devleti soymuş çingene yapıyor demiş…kadın kocasını aldatmış çingenelerin karıları orp demiş vesaire vesaire vesaire

  10. mustafa dedi ki:

    Çingene diye bir ırk yoktur. Çingene kimliği yapıştırılmıştır.. Çünkü toplum bunu aşığılamak hakir görmek için yapıştırmıştır. Zamanda böyle bir cümleye benzer cümle kullanılmış ve zamanla sanki ırkmış halini almış. Sırf toplum onları kötülemek hor görmek ötekileştirmek için…
    Araştırın internet üzerinden değil gerçek ve sağlam kaynaklara ulaşmaya çalışın.
    Azınlık bir toplum oldukları için her yerde çabucak tanınmış, göze gelmiş ve yemişler çingene damgasını.. Aslında “Çingene” liğin kelime anlamının ne olduğunuda tam olarak kimse bilmiyor. uydurmaya çalışıyorlar lütfen iyice araştırın ve öyle hüküm verin nitekim,
    “49/ EL-HUCURÂT -13- Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sâhib çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki ALLÂH’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda en ileri olandır. Muhakkak ki ALLÂH herşeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdârdır.” saygılar…

  11. Harun dedi ki:

    1-Çingeneler Pakistan’ın Karaçi şehrinden gelmişlerdir, onun için onlara Karaçi de denilir.
    2-Çingeneler: Müslüman’ların ve başka semavi dinlerin onları aşağılaması , onların bir sevgi kültüründen hoş örü ve mutluluk kültüründen gelmelerindendir, oysa müslimanlıkta savaş, şiddet ve gasp ganimet ön plana çıkmaktadır. Bundan dolayı bu kültürü kendilerine engel gördüler ve çok aşağıladılar , dikkat ederseniz müzisiyendirler, dansözdürler, har renk ve her çiçeği beraber taşırlar , çok çeşitli renklerde zevk alırlar, insan ayrımı memleket ayırımı, din ayırımı yapmazlar.zülüm yapmazlar, üretirler, ve isterler. Zor kullanmazlar , talan etmezler….ama bu kadar insani ruha hıtab eden ince kültür elbetteki aşağılanarak zorbalar Kültür’ünde ki o ZAMANIN feodal toplumlarda, iftiralar atılacak, bu yumuşak Barışık halk zorbalar Tarafından pis işlerde Kullanılacak, mazlumlaştıkçada hakaret müstahak görüldü,
    Aynen Alevilere yapılan hakaret ve iftiralar gibi, Aleviliğin kutsallığını, ne kadar Hümanist olduğunu, NEKADAR Allah a bağlı olduğunu, alevikte ne kadar Ermişler olduğunu, ve güçlü bir din olduğunu … bu veliler dininide zorbalar, ganimetçiler, Gaspçılar, ilgisi olmadığı halde ne kadar kötülüyorlar ne kadar aşağılıyorlar, oysa Aleviliği bilen bir müsliman hiç o iftiraları atarmi?..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s