SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN YIKILDI?

Yaklaşık 70 yıllık bir sosyalizmin çöküş nedenlerinin sol içinde yeterince tartışılmadığı ve bundan dersler çıkarılmadığı açıkça görülüyor.

Yıkılmadan önce kimi sol gruplarca sosyal emperyalist ve sosyal faşist, kimi sol gruplarca revizyonist olarak eleştiriliyordu. Kimisi geri dönüşün yaşandığını, kimisi ise karşı devrimin çok daha önceden sinsice gerçekleştirildiğini öne sürüyordu.  Buna karşın Sovyetler Birliğinde her şeyin düzgün gittiğini savunan, iddiaların emperyalistlerin karalaması olduğunu öne süren gruplar da vardı.

Sonuç, geri dönüşün olduğunu ileri sürenleri haklı çıkardı. 1980′li yıllara gelindiğinde Sovyetler Birliği’nin batı bloku ile girdiği  amansız yarış ekonomisinde tamiri imkânsız büyük yaralar açmış ve birliğe bağlı ülkelerde huzursuzlukları ve kıpırdanmaları başlatmıştı. 1985 yılında başkan olan Mihail Gorbaçov, soruna çözüm için glasnost ve perestroyka yani açıklık ve yeniden yapılanma politikalarını hayata geçirdiyse de, bu politikalar çözümün tersine dağılma sürecini hızlandırdı. Glasnost ve perestroyka politikalarının sağladığı özgürlük ortamında liberal sesler yükseldi ve yayıldı. Bu duruma müdahalede bulunmak isteyen cılız bir askeri darbe girişimi, Boris Yeltsin’in tankların önüne geçmesiyle engellendi. Ve ardından 1991 aralık ayında Sovyetler Birliği fesh edildi ve Bağımsız Devletler Topluluğu kuruldu.

Peki neydi Sovyetler Birliği’ni yıkılma sürecine götüren sebepler? Onyıllarca Sovyetlere bağlı olan devletlerin bugün kalkınmakta olduğunu görüyoruz. Toplumların yaşamı da daha refah düzeye ulaşmış durumda. Daha önce tek partiye ve diktatörlüğe mahkum iken, bugün çok partili parlamenter sisteme sahipler ve sosyalist-komünist partiler serbest olduğu halde haktan yeterince destek almadıkları görülüyor. Eskiye özlem duyduklarını belirtenler de çok olmasına ve kimi yerde sosyalist partilerin oyları yükselmesine rağmen, yetersiz oldukları açıktır.

Neden bu insanlar yıllarca sosyalist düzeni yaşamalarına rağmen sosyalizm ve komünizmden umutlarını kestiler?

Yoksa baştan beri kurulan rejimin sosyalizmle ilgisi yok muydu?

Sosyalizm, kapitalizmin alternatifi olmaktan çıkmış mıdır? Doğrusu nedir?                Yazımızda bu sorulara yanıt aramaya çalışacağız. Önce bir devrimden çöküşe olan sürecin özetini çıkaralım:

Marksizmin teorisinde sosyalizmin, sanayileşmiş, güçlü bir proleteryaya sahip ileri düzeyde kalkınmış bir kapitalist ülkede kurulabileceği öngörülmüştü. Buna karşın devrimin yapıldığı Rusya’da sanayi yeterince gelişmiş değildi ve burjuvazi cılız, proleterya güçsüzdü.  Bundan da önemlisi devrimden sonra ne yapacakları konusunda deneyimsizdiler. Çünkü örnek alacakları bir tek 1871′deki Paris Komünü vardı ki ömrü sadece 70 gün sürmüştü. Emperyalistlerarası paylaşım savaşı ve iç savaşın ortasında yapılan devrim, ağır ekonomik koşullarla karşı karşıyaydı.

Nitekim devrimin lideri Lenin, ülkesinde sosyalizmi kuramadan öldü. Çünkü NEP-yeni ekonomik politika adı altında kapitalizmi sürdürmek ve hızla sanayileşmek, kalkınmak kararı almak zorunda kalmıştı. Dolayısıyla sosyalizmin inşaası Lenin’in ölümünden sonra Stalin’e kaldı. Stalin’i bu konuda başarısız görmek haksızlık olacağı gibi, kafalardaki, ideallerdeki sosyalizmi kurmayı başardığını söylemek de yanlış olur.  Araya giren 2. Dünya Savaşı ve milyonlarca insan kaybının yanında büyük yara alan ekonomisi, Stalin’in sosyalizm başarısını baltalayan en önemli faktördü.

Savaş psikolojisi ile Sovyetler Birliği emperyalist ülkelerle silahlanma yarışına girdi. Gerek savunma sanayine, gerekse uzay araştırmalarına ayrılan fonlar, büyümeden halkın yeterince pay alabilmesini engellemişti. Bunun yanında Stalin’in yönetimdeki katılığı ve acımasızlığı, savaş sonrası Nazilerden yana oldukları gerekçesiyle Kafkas ve Kırım halklarını sürgün etmesi, sürgün sırasında yaşanan toplu ölümler, Stalin’den doğan halkın hoşnutsuzluğunun sosyalist rejime yansıması, sosyalizmle halkı yeterince kucaklaştıramamıştı.

Stalin’in 1953′de ölümünden sonra yerine Kruşçev geçti. Kruşçev döneminde Stalin aleyhtarı bir kampanya yürütüldü. Stalin’in yanılmaz addedilen politikaları yerine farklı politikalar uygulandı. Yaşadığı sıra “Beni Stalin yarattı” diyen Nazım Hikmet bile Stalin aleyhinde şiir yazdı.

taştandı, tunçtandı, alçıdandı, kâattandı iki santimden yedi metreye kadar.
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik, şehrin bütün meydanlarında.
parklarda ağaçlarımızın üstündeydi; taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gölgesi,
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın
odalarımızda taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik.
yok oldu bir sabah!
yok oldu çizmesi meydanlardan,
gölgesi ağaçlarımızın üstünden,
çorbamızdan bıyığı,
odalarımızdan gözleri,
ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın”

Nükleer silahlanmanın tehlikesi nedeniyle iki süper güç arasındaki rekabetin ve soğuk savaşın yumuşaması amacıyla “Barış içinde birarada yaşama” ilkesi hayata geçirildi ve Brejnev döneminde de sürdürüldü. Bu arada sosyalizmin giderek yayılması ABD’yi komünizmle mücadele önlemleri almaya yöneltti ve çeşitli ülkelerde gladyolar oluşturuldu. Sosyalist parti ve örgütlerin güçlenmesi engellenmeye çalışıldı. Özellikle 68 hareketinden sonra CİA’nin provakasyon eylemleri yoğunlaştı. CİA ve KGB arasındaki casus savaşları kızıştı. Afganistan’da çıkan isyana müdahale etmesi ve mücahitlerle Sovyet kuvvetleri arasında çıkan savaş SSCB’yi bir hayli yıprattı. Diğer taraftan ABD ile sürdürdüğü yarışta geri kalmaya başladı ve ülkede ekonomik sıkıntılar giderek yükseldi. 1988′de Polonya’daki işçi hareketleri ve grevlerin ardından yönetim değişikliği Sovyetleri sarstı. Gorbaçov’un politikaları da fayda vermeyince yeniden yapılanmaya gidildi ve ardından birlik dağıldı.

Çöküşün Nedenleri:

Sovyetler Birliği’nin yıkılması, Doğu Bloğunu çöküşe götürdü ve diğer sosyalist ülkeleri de olumsuz etkiledi. Sosyalist olmayan ülkelerin sosyalistlerini de demoralize etti ve birçok ülkenin solunda bu durum şoka sebep oldu. Sağ partilere ve liberallere kayış oldu, Marksist-Leninist politikalar yerine revizyonist politikalar güç kazandı. Gerek kapitalistler, gerekse ML politikalarından farklı yol çizenler, örneğin Troçkistler “Biz demiştik” havasına girdi.

Sosyalizmin başarısızlığında tek bir sebep ortaya koymak mümkün değildir.  Böyle olursa doğru bir tahlil yerine, kestirmeden “Marks demişti zaten, en ileri kapitalist ülkede devrimin olması gerektiğini, o yüzden başarılamadı.” da denebilir, “Troçki haklı çıktı, sürekli devrim olmayınca ve Avrupa’dan büyük bir ülke sosyalist bloğa katılmayınca başarısız olundu.” da denebilir. Bunun yanında kapitalistlerin ağzıyla sosyalizmin başarısızlığa mahkum olduğu söylenebileceği gibi,  başarısızlık, dinsel eksikliklere bile bağlanabilir.

Sovyetler Birliği’nin yıkılışının birden çok sebepleri vardır. Başlıca sebep; sağlam temeller üzerine kurulamamış olmasıdır. Çünkü sosyalizme hazır olmayan bir ülkede devrim yapılmış ve yaklaşık 10 yıl boyunca kapitalist üretim ilişkileri sürdürülmeye devam edilmiştir. Bu durum, en başta devrimin önderleri ve ileri gelen devrimciler arasında sürtüşmelere ve çatışmalara sebep olmuştur. Devrimin 4 önderinden 2′si yani Troçki ve Sultan Galiyev önce tasfiye edilmiş ve daha sonra da öldürülmüşlerdir. Bir çok devrimci farklı düşüncelerinden ve eleştirilerinden dolayı cezalandırılmış, sürgün ya da idam edilmiştir. Sovyet halklarının bu yaşananlar karşısında sosyalizmle kucaklaşması ve destek vermesi mümkün olmamıştır. Zaten halkın küçük bir azınlığı ile yapılan devrimin, yaşanan iç savaşın ve yapılan zorunlu uygulamaların karşısında önemli bir kitle vardı. Bolşeviklere karşı olan bu büyük kitlenin kazanılması ancak onları uygulanan politikalarla hoşnut etmeye ve güvenlerini kazanmaya bağlıydı. Ancak tersine gelişmeler bu kitleyi daha da uzaklaştırdı ve proleterya diktatörlüğüne daima korkuyla baktılar, hiç ısınamadılar.

Devrimden sonra yapılması gerekenlerin başında eğitim geliyordu. Tabi eğitimin başında da sosyalizmin tanıtılması, sevdirilmesi, benimsetilmesi. Yani, insan faktörü çok önemliydi ve sosyalizme sahip çıkacak, destek verecek ve koruyacak eğitimli-bilinçli insanların yetiştirilmesi gerekiyordu. Bir nebze Stalin döneminde bu başarılmış olsa da 2. Dünya Savaşında Sovyetler 25 milyon insanını kaybettiler ve kayıplar önemli sayıda yetiştirilmiş, eğitilmiş insanlardan oluşmaktaydı. 2. Dünya Savaşından sonra bu kayıpların açığı kapatılamadı ve hoşnutsuz insan sayısı giderek arttı. Bunun nedenlerinin başında halkın refahının yükseltilmemesi ve sorunlarının çözülememesiydi. Çünkü asıl ağırlık ABD ile silahlanma yarışına verilmekteydi.

Uygulanan ekonomik sistem ise giderek devlet kapitalizmine dönüşmüştü. Ülkeye bürokratik oligarşi hakimdi ve bu durum halka yılgınlık vermekteydi. Diğer doğu bloku ülkelerinde durum daha içler acısıydı. Çünkü bu ülkeler savaştan sonra sosyalizme geçmişti ama hiçbirinin tarihinde sosyalizm örgütlenmesi, işçi sınıfı mücadelesi yoktu. Halkları eğitimsiz ve sosyalist bilinçten yoksundu. Buna ekonomik sorunlar eklenince çözülmeler kaçınılmaz olmuştu. Çözülmeler ve muhalif kitleler karşısında tek çare diktaydı ve bu devletler halkı üzerinde baskı uygulayarak ayakta kalmaya çalışmışlardı. Tabi Sovyetler yıkılınca, bu ülkelerden biri bile sosyalizmi sürdüremedi.

Asıl film ise Polonya’da kopmuştur. Empeyalist ülkeler Polonya üzerindeki planlarını bir örümcek ağı gibi örmüşlerdi. Polonya ile yapılan iş anlaşmaları, bu ülkeyi yabancı yatağı haline getirmişti. Gerek ekonomik zorlamalar, gerekse içerde cirit atan ajanların girişimleriyle 80′li yıllarda Polonya’da grev dalgaları başladı ve papanın bu ülkeden seçilmesi tuz biber oldu. Sosyalizmin sendika başkanı Lech walesa liderliğindeki işçi sınıfının hareketiyle yıkılması ibretlikti. Ve ardından Walesa’nın ve papa’nın girişimleriyle kapitalizme geçildi. Bu karşı devrim Sovyetlere vurulan en büyük darbeydi ve sosyalizme olan umutları dibe indirmişti. Nitekim birkaç sene sonra Sovyetler de yıkıldı.

Polonya örneği, proleterya diktatörlüğü teorisini yıkan örnek olmuştur. Sosyalizmin koruyucu olması gereken proleterya tarafından yıkılmış olması, teorinin yanlışlığını ve diktadan ziyade, halkı kazanmanın büyük önem arzettiği gerçeğini gözler önüne sermiştir. Nitekim hiçbir ülkede halk, rejime sahip çıkmamış, tersine bayram etmiştir. Yine Polonya örneği göstermektedir ki din konusu önemlidir ve verilen bir dinsel taviz, telafi edilemeyecek yanlışa sebebiyet verebilir. İnançları-ibadetleri kısıtlanmış ve manevi duygularını tatminden uzak kalmış halk, dini kurumlara verilen tavizle kolayca yoldan çıkabilir. Sonradan taviz vermek yerine, baştan dini konulara ilişmemenin çok daha doğru olduğu bu örnekle görülmüştür. Sovyetlerin dağılmasından sonra patlayan dini etkinlikler ve örgütlenmeler de bu konudaki açlığı ve özlemi kanıtlamıştır. Dolayısıyla yıkılışın ekonomik, ideolojik nedenleri arasında sosyal ve psikolojik nedenleri de vardır. İnsan faktörü, inanç faktörü, özgürlük ve moral motivasyon bunların başında gelmektedir.

Serdar Kaangil

About these ads
Bu yazı Politika içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN YIKILDI? için 38 cevap

  1. Kominizm yalnış yol olduğu için iflas etti ,zulüm bitti ve yıkıldı.Çürk binalar erken yıkılır.

    • emre dedi ki:

      Rusya’ya kapitalizm geldi diye zulüm mü bitti?

    • koval delmar dedi ki:

      Kominizm yalnış yol olduğu için iflas etti ,zulüm bitti ve yıkıldı.Çürk binalar erken yıkılır.”
      Kominizm değil, komünizm, yalnış değil yanlış, Çürk değil, çürük. Daha bunları bile yazmaktan acizken komünizm üzerine fikir beyan etmek ayıptan öte densizlik olmuyor mu Mehmet efendi?

      • medeni dedi ki:

        koval beye katılıyorum

      • nejat olgun dedi ki:

        Yahu bu mehmet efendi gibi kültürden,dünya görüşlerinden bihaber,günlük yaşayıp,günlük düşünen lümpenleri muhatap alıp cevap vermek için niye kendinizi zorunlu hissediyorsunuz?Bırakın bu tipleri kendikendilerine fotosentez yapsınlar

    • can yavuz dedi ki:

      komünizm yanlışdeğildi sscb’nin yıkılma sebebi revizyonistleşme ve emperyalist provagandanın birleşimi.

      • Nejat olgun dedi ki:

        Evet doğru,ama yıkılış sebeplerini revizyonist değişikliklere ve anti komunist propagandaya bağlamak doğrumudur.Bunlarda doğru yaklaşımlar fakat bana göre tek başlarına yeterli değil gibi görünüyor.Mesela Kuzey Kore ve Küba da hala uygulanabiliyorsa bu ülkeler neyi yapıyor veya Sovyetler neyi eksik yaptı.Lütfenbilen birileri beni de aydınlatsın.

      • toro dedi ki:

        Sayın Nejat Olgun,

        SSCB yi bitiren okyanusa inmek için işgal ettiği Afganistan yüzünden harcadığı paranın ekonomisini çökertmesidir! Planları orada o denli uzun savaşmak değildi! Sonuç itibariyle rakibi bu durumu değerlendirdi ve bu sayede SSCB nin parçalanmasını sağladı!

      • herkimsem dedi ki:

        sanayileşememiş çarlık rusyayı ele geçiren Bolşevikler belli bir yere kadar ekonomide kendilerini sosyalizm ile geliştirir fakat sonunda bu gelişim duracaktır çünkü insan fıtratı param olsun çalışmayayım mantığındadır.örnek olarak eskiden devlet işinde çalışan babam ve arkadaşlarının ttk da çalışmayıp para almasıdır.bırakın babam maddi olarak çalışsa bile arge düşüncesine sahip olacak sosyalistler olmayacaktır.arge demek aç köpek gibi bilime sarılıp çok para kazanmak demektir.kapitalizmle sosyalistler ancak insan gücünün kulanılmadıgı sadece makinalrın çalıştığı bir dünyada baş edebilir.

  2. serhat dedi ki:

    Mehmet abi, olayları böyle genel yargılarla açıklamaya çalışmak bizim halkımızın temel bir özelliği sanırım. arkadaş yukarıda uzun uzadıya bir çözümlemeye girişmiş. bunun üzerine böyle kısa ve önyargılı bir cümle çok yakışık olmamış bence

  3. koval delmar dedi ki:

    “Kominizm yalnış yol olduğu için iflas etti ,zulüm bitti ve yıkıldı.Çürk binalar erken yıkılır.”
    Kominizm değil, komünizm, yalnış değil yanlış, Çürk değil, çürük. Daha bunları bile yazmaktan acizken komünizm üzerine fikir beyan etmek ayıptan öte densizlik olmuyor mu Mehmet efendi?

  4. Umut Coşkun dedi ki:

    Tühh bee.. “Kominizm” yanlış yolmuş, hadi dönelim.

  5. Deniz dedi ki:

    Dünya değiştikçe sistemlerde değişip, ihtiyaçları karşılayacak şekilde gelişmelidir.Adalet kavramı sistemin temeli olmalı.

  6. Dev-Genç dedi ki:

    hiç bir oluşum maddi temelleri oluşmadan meydana gelemez ve tarihin ve ekonominin diyalektiği altında uzun ve zahmetli bir incelemeyle anlaşılabilecek olan revizyonizmin iflasını, sosyalizmin çöküşü diye dillendirmek bana hiç de doğru gelmiyor.

  7. an dedi ki:

    Marksizm çöktü demek, kundakçılar çok kurnaz itfaiyecilere gerek yok demek kadar saçma, dünyada nerde sömürü varsa, hatta kapitalizm ve çelişkileri var olduğu sürece marksizm yaşayacaktır, marksizm bir dogma-din değil diyalektiktir.

  8. Araştırmacı dedi ki:

    Eğer Lenin ticareti ve üretimi devlet tekeline almak yerine faizi yasaklasaydı bugün en süper güç Rusya olurdu.

    • pante dedi ki:

      Hangi cevap yahu?!
      Defalarca tekrarladın şu “Kur’an’da big bang yoktan varetmeyle açıklanmıştır” zırvanı.
      Bunun neresi yorum? Dayatma yapar gibi sürekli aynı şeyi yazmaktasın.
      Mükerrer yazılan her mesaj silinecektir.

  9. exhorder dedi ki:

    bunun nedeni açıkça ortada. uluslararası komünist hareketin liderliğini stalin’in alması ve troçki’nin SBKP(B)’den ihracı. sürekli devrim teorisi uygulama alanını rus devriminde bulamadığından rus devrimini siyasal alanda yozlaştıran stalinist bürokrasi, stalin sonrasında bürokratik diktatörlüklere evrilir. sovyet bürokrasisi rus ve bağlı halkların proletaryası üzerinde siyasal, iktisadi ve toplumsal hegemonya aracı haline gelince zamanla parçalanır ve günümüz devletleri ortaya çıkar.

    stalin yanlısı sosyalistler ise bu teze karşı çıkar ve tek ülkede sosyalizmin mümkün olduğunu savunurlar. sorun stalin sonrasında karşı-devrimci revizyonist parti kanadının SBKP’yi ele geçirmesi ve ülkede kapitalist restorasyonun gerçekleştirilmesi olarak açıklanır.

    burjuva-demokrat ve liberal çevreler ise sosyalizmin doğaya aykırı olduğu tezlerine sarılırlar.

    • Araştırmacı dedi ki:

      Şimdi Stalini günah keçisi yapmayın.Ticaretin ve üretimin devlet tekeline alınması komünizmin temel ilkesi.Eğer buna karşı çıkmak burjuvalıksa,ben burjuvayım.Zaten komünizimde bu sebeplerden yıkıldı.Tabi Küba ve Kuzey Koreyi saymazsak.Ama Fidele saygı duymuşumdur.Aynı zamanda kıskanmışımdır.Keşke Fidel gibi A.B.D’ye karşı çıkan bir kaç müslüman lider olsaydı.Vahşi kapitalizminde faiz ayağı yıkıldı.Şimdi ve geçmişte çıkan ekonomik krizler hep faizden çıktı.Bir ayet diyorki,ALLAH alışverişi(ticareti) helal,faizi haram kıldı.Ayetin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.

      • exhorder dedi ki:

        arkadaşım sen devlet kapitalizmi ile sosyalizmi karıştırıyorsun. sosyalizm, üretim araçlarının kamu mülkiyetine geçtiği, meta üretimi ve kapitalist değişim ilişkilerinin ortadan kaldırıldığı, proletarya ile burjuvazininde tasfiye edilip sınıfsız toplumun yaratıldığı yapıdır. sosyalizm, proleter devrimler sonucu ortaya çıkar. ancak kapitalizmin evrimi sonucu tekelci kapitalizme dönüşmesi, bunun sonucu olarak ortaya çıkan emperyalizm koşullarında proleter devrimin gerçekleşme şartlarıda değişmiştir. kapitalizmin ilk döneminde devrim avrupada yani sanayileşmenin ileri seviyede olduğu, proletarya ve burjuvazinin azalıp sermayenin bir kaç elde yoğunlaştığı, buna karşılık mülksüz proletaryanın ve yarı-proleterlerin sayısının her geçen gün arttığı ortamda doğacaktı. Ancak emperyalizm ve tekelci kapitalizm durumu değiştirdi. Kapitalizmin eşitsiz ve bileşik gelişimi, Emperyalist dönemde geri ülkelerdede proleter devrimlerin olacağını gösterdi. Bu Ekim Bolşevik Devrimi ile somutlanmış oldu. 1. Emperyalist Savaş (1.Dünya Savaşı) sırasında gerçekleşen çoğu Avrupa Devrimi (Alman Devrimi- Spartakistler, Avusturya-Macaristan Devrimleri vs.) başarısız olup ayakta duramaz iken, geri ve küçük-burjuvalar ülkesi olan, proletaryanın henüz tam olgunluğa ulaşmadığı Rusya’da Proletarya iktidarı ele geçirdi. Burada temel sorun devrimin Troçki’nin öne sürdüğü gibi geri ülkeden daha gelişmiş ülkelere sürekli olarak yayılıp yayılmayacağıydı. Troçki Savaş Komünizmini sürdürüp Sanayiyi Devletleştirmeyi savunuyor ve NEP’e ve ardından gelen Sosyalizmi tek ülkede inşaya karşı çıkarak, bu meselenin diğer ülkelerin devrimi sonrasında çözümleneceğini ve NEP’e gerek kalmayacağını savunuyordu. Bu nedenle Stalin ve triumvirası olan Kamanev-Zinovyev ikilisi ile beraber Sol muhalefeti partiden attırdı.

      • exhorder dedi ki:

        ne günlerdi lan :)

  10. omer dedi ki:

    Halkın desteğini almadan hiç bir sistemi uzun süre baskıyla, korkuyla,medya kontrolüyle sürdüremezsin.Şu anda kapitalizm de aynı süreçten geçiyor,artık kapitalizmin de sonu geliyor.Peki hangi sistem doğru? Belki ikisinin de doğru yönlerini alan, sosyal adaletin hakim olduğu, insanların mutluluğunu ve huzurunu hedef alan,yönetici sınıfının bir ayrıcalığının olmadığı bir sisteme gerek var.Şu anda İsveç’te buna yakın bir sistem var.Ekonomi büyük ölçüde özel sektörün elinde, fakat zenginlerden çok yüksek vergiler alıyorlar ve bu paralar sosyal harcamalara gidiyor.Yöneticiler de halkın arasında halk gibi yaşıyor,korumasız dolaşıyorlar,pek çok bakan veya milletvekili toplu ulaşım araçlarına biniyor.Mükemmel bir sistem imkansızdır, mutlaka eksiklikler olacaktır,fakat halkın büyük kısmını mutlu edebiliyorsan o sisteme iyi denilebilir .

  11. BaşkurT dedi ki:

    Bence ruslarda devlet kültürü zayıf ve zaten tarihte son 500 yıldır bize tehdit olabilmişler ruslar. masonların kurduğu devletlerdir. Osmanlı sayesinde kuruldu sovyetler; Türkiyenin küçük bir müdahalesiyle de yıkıldı

  12. exhorder dedi ki:

    çıkar sebebi ile elbette. stalin sonrası yöneticilerin sosyalizmi tasfiye edip yerine tekrar kapitalist ekonomiyi kurmaları, üstyapıda sosyalist öğelerin yerini liberal öğelerin almasına yol açtı: dağılma.

  13. medeni dedi ki:

    arkadaşların pek çoğu bir sebep ileri sürmüş..sebeplerden birisi silahlanma yarışına ayrılan büyük bütçe olması diye yazıldı..bu da sovyet yöneticilerinin kafalarının fazla çalışmadığını gösteriyor..sistemin ne kadar iyi olursa olsun başına bir aptalı verirsen o sistemi bozar veya başından sistemi bozuk yapar.neyse amerikayla nükleer sidik pardon silah yarışına girerek milyonlarca doları boşa harcayacağına amerikayı içten yıkacak casusluk savaşlarına girseydi daha başarılı olurlardı.ama kgb uyudu..bunları yapmadı..halbuki amerika 72buçuk milletten oluşuyordu ve parçalamak daha kolaydı..ama amerikayla düşman oldukları için böyle sidik yarışına girdikleri bana pek inandırıcı gelmiyor..nükleer silahlanmada amerika sidik yarışı yok,yahudi hayranlığı var..çünkü nükleer santrallerin yapılması konusundaki tüm sanayi mamüllerini yahudiler üretiyordu.onları zengin etme hastalığı sonucu oluştu bu büyük bütçe açıkları..rusları ruslar değil,yahudi hayranları yönetiyordu desek bence yanlış olmaz..israile haraç her yönden her sistemden akmıştır..israile haraç vermeyen sadece bir kaç ülke var küba,iran,brezilya,kuzey kore..bunun gibi birkaç devlet dışında hepsi de israile çok çeşitli yollardan haraç ödemekte..bu haracın boyutları büyümüş olmalıki avrupada da ekonomik krizler başgöstermeye başlamıştır.

  14. sevginin ışığı dedi ki:

    arkadaşlar, sistemlerle, dünyayı değiştirmeye uğraşmaları bir tarafa koymanızı, önce kendinizi değiştirmenizi tavsiye ederim. Yani kendinizi bulmanızı… İnsanlar o sistemle, şununla bununla değil, yavaş yavaş içten değişiyorlar… Komunizm kısa sürede eşitlikçi ve iyi bir şeylerin var olmasını ummuştu. İnsanlara eşitlik sistem ile gelmez, kalplerinde herkesin eşit olduğunu idrak etmeleriyle ortaya çıkar… bu yüzden de çöktü gitti… İnsanların bilinci şu anda aşırı bencillik seviyesinde atıyor, herkes kendine özel, ailesine özel refah istiyor, ona göre de kapitalizm dediğiniz sistemi oluşturuyorlar…. Ayrıca komunizm de çok adam kesmiş… İyilik kötülük ile yaratılır mı hiç?

    ”İnsanları ışığa doğru ittirmek de,
    Işıktan uzaklaştırmaya çalışmak da aynı şeydir.
    İkisi de diktatörlüktür…”

    Acelemiz yok. Kendimiz kendimize dürüst yaşayalım, yavaş yavaş her şey değişiyor… Mesela artık, onların istedikleri tanrıya tapmıyoruz diye kellemizi uçurup ateşe göndermiyorlar… (suikast yapmak hariç) :(

  15. mene man dedi ki:

    İdeolojik olan bir devletin yıkılmasını bir veya iki sebebe bağlayamayız. Osmanlı’yı Atatürk’ün tek başına yıkmaması gibi fakat en önemli 2 neden (acizane) şudur;
    A…………
    1-)İdeolojik devletin kesinlikle terk etmemesi gereken 3 unsur vardır. Bunlar;
    I-)Ülke sınırları içerisinde kendi akidesini korumak.(akide: İdeolojinin dayandığı temel fikirler, inançlar.)
    II-)Ülke içerisinde kendi akidesinden çıkan nizamları uygulamak.
    III-)Ülke dışarısında ideolojisini yaymak.(Elçiler, propoganda, basın, yayın, kitap, tank, tüfek…)
    2-)1961 senesinin Haziran ayında Khrushchev ve Kennedy bir toplantı yaptılar, bazı anlaşmalara vardılar.(Tavla oynamadıkları kesin.)
    3-)Bu anlaşmaların tahmini içeriğinin bir parçası:
    Herkes kendi mıntıkasında ideolojisini yayacak. Mesela ABD gelip Afganistan’da anti-sosyalist girişimlerde bulunmayacak. SSCB’de, ABD’nin çöplüğüne karışmayacak.
    Not:Bu sonuca ABD’nin ve SSCB’nin 1961 yılından sonraki dış siyasetindeki manevralara bakarak ve ABD’nin silahlanma ve rekabet konusunda biraz daha gevşek davranmasından vardım. Sanki herkes kendi çöplüğünde zaten anlayışı ile başka çakallıklarla uğraşır gibi bir hali var o yıllarda.
    Sonuç:Kendisini var eden ideolojiyi yayma görevini kısmi olarak terk etmsesi sonucunda o ideoloji artık SSCB için fikirsel bazda tam fakat pratikte yarım hale geldi. Yani ideolojiyi ayakta tutan 3 sütundan birini kırdı zayıflattı.
    B………..
    Khrushchev’in unuttuğu bir okta vardı ki o da kapitalizmin menfaatçidir ve yavşaktır. Zira, ABD sosyalizmin palazlandığı bölgelerde, sosyalist ideolojiyi benimsemiş grupların arasına kendi ajanlarını saldı ve şu fikri aşıladı: “Sosyalizm mi istiyorsun? Buyur gel kendi yasal siyasi partini kur, meclise gir, kendi fikirlerini özgürce beyan et.” 68 kuşağında Deniz ve tayfası ile anlaşamayan fakat daha sonraları aktif olarak bazı partilerde siyaset yapan insanlar ile samimi sosyalistlerin arasını bozan mesele bu olsa gerek. Meclise girmek demek sosyalizm ideolojisinden kopmak demektir zira çalışan bir makineye sonradan eklenen aksesuar o makinenin vakasını değiştiremez! O makinede küçük bir dişli olmak demek, harcanmaktır. Yani kerhaneye girip bakire kalmak gibi bir olay söz konusu değildir. Yavaş yavaş meclisi sosyalist yapamadılar ama meclis onları yavaş yavaş kapitalist yaptı.
    Sonuç: SSCB sınırları dışında gerçek sosyalizm fikri destek görmedi, çakma sosyalistler türedi.

    <>

  16. mmmto dedi ki:

    bügün de dünde sosyalizmin çökmesi solun bu kadar geride kalması yukarıdaki gibi bazı saçma sapan, işi her zaman teoriye bindirip gerçeği göremeyenlerin ve bunu da mücadele zannedip bu yolda ilerleyenlerdir. siz bir ülkede bir toplumda HALK için DEVRİM yapacaksınız sonrada HALKI bu işin dışında tutup değerlerini kültürünü yok sayacaksınız işte bir devrimin sonuçsuz kalmasının en büyük sebebidir.bu gibi solcular solculuğu çözüm üretmekten çıkarıp sadece kapitalizme karşı bir mücadele gibi yansıtır ve yıılarını bu uğursuzca kısır döngüde sürdürür ve göçerler…peki çözüm ne olmalı kanser gibi toplumların üzerine çökmüş din –değer yargıları-töre–vs–unsurları yok sayıp bu yolda olan halkı ikinci plana atıp cahil ilan edip sadece olması gerekenleri söyleyip köşeye çekilmek mi elbette hayır.. marksın dediği gibi komünizmde din yoktur doğru ama neden yoktur ..bunu böyle algılayıp dine inananları sosyalist hayatın dışına itmek en büyük yanlış…komünizmde din anlayışını yok saymakla değil halkın dine ihtiyaç duymamasını,o şartları ve yaşam koşullarını sağlamakla olur.devrimle beraber kıleseyi camiyi kaldırmakla değil bu ancak tepki toplar. o kurumları amaçsız ve sebepsiz bırakıp halkın o kurumları kaldırmasını sağlamakla olur vs bu gibi küçük örnekler çoğaltılabilir bizim burda anlamamız gereken halka üstten bakıp halkın anlamayacagı dili konuşup , marjinalleşip halkla bütünleşmeyerek bir mücadele değil halkı içine alan ve halkı yüceltecek bir mücadeledir. bu olmazsa kapitalizmin eğitimsiz halk üzerinde ki en büyük silahı PARA devereye girer ve mücadele kaybedilmiş olunur..kıssadan hisseye halk gerçeğine bir yorum….

  17. kirpi dedi ki:

    komünizm çökünce ülke çöker sandılar.ama bence komünist rusya şu anki rusya dan daha sefildi.komünizm çökünce daha da güçlendi.bence bizim ülkemizde de buna benzer bir düşünce hakim

  18. Sosyalist dedi ki:

    Sosyalizmi liderlerin ideolojisi olarak görmek de sosyalist toplumlar için bir hastalıktır. Reel sosyalizmde de bu mantık uygulandı Küba’da da uygulanıyor ve Castro gidince sosyalizm de ülkeden gidecek. Zaten sosyalizm yok; ama denemesi vardı. Sosyalizmi liderlerin ideolojisi olmaktan çıkartıp bilimsel sosyalizme yönelinmesi gerekiyor. Savaşa değil eğitime yönelinmelidir. Hugo Chavez ve Venezuellası buna örnektir. Uzun vadeli bilimsel sosyalizm ve geçiş dönemlerini benimsedi ve geçen gün sosyalizme geçişi kabul eden bir toplum referandumu sonuçlandı. Stalinist-Troçkist-Maoculuk gibi salt düşünceler sosyalizm için hastalıktır ve ömrü de liderleri kadardır. Tek yol bilimsel sosyalizmdir.

  19. ugur dedi ki:

    Sovyetler Birliği’nin yıkılışının birden çok sebepleri vardır. Başlıca sebep; sağlam temeller üzerine kurulamamış olmasıdır. Çünkü sosyalizme hazır olmayan bir ülkede devrim yapılmıştı.

    Yazıyı yazan arkadaş kafan mı güzel senin? Sosyalizme hazır olmak demekte nedir? İşçiler siz şimdi iyice bir s.kilin sonra mı sosyalizm gelecek diyeceğiz? Şuan amerika da devrim olupta sosyalizm gelse, senin deyişine göre kesinlikle yıkılmayacak değil mi? Sscb ideolojiden uzaklaştığı için yıkıldı bunu yaz aklına

    • nejat olgun dedi ki:

      Yahu sevgili kardeşim uğur bu fotosentezcilere niye cevap verme gereği duyuyorsunuz?İnanın anlamakta zorluk çekiyorum.Yahu bu sitede adamakıllı kişiler yorum yapıp bilmeyenleri aydınlatsın.Bilmeyenlerde 3 günlük seyisliği var ama 5 günlük at boku karştırıyor misali fikir beyan etmesin.Komünizmin ne olduğunu iyi bilen siyasal bilgiye sahip akademik kariyeri olanlar foruma katılıp bizi aydınlatsınlar.Yoksa bu lümpenler ile vakit kaybetmek istemiyoruz.

  20. sor söylesin tayyipin dedi ki:

    Neden o güzel akıllarınıza Sovyetler birliğinin kendi kendini tasviye ettiği gelmiyor. Belki de Rusya federasyonu diğer cumhuriyetlerin büyük bölümünü kendine yük gördü. Rus oligarşisi sbkpnin içindeydi belki de Rusya tekrar emperyalist milliyetçi ve tabiki de kapitalist bir ülke olmak istiyordu. Kapitalist blok Sovyetleri propogandayla natoyla her açıdan sıkıştırdı yalnızlığa mahkum etti komünizm öcüsü yaratarak Türkiyede dahil ülkeleri en gerici en bağnaz en halk düşmanı yönetimlere mahkum etti. Silahlanma yarışında agresif olan abdydi Sovyetler birliği hep savunmadaydı . Aslında abdye rakip olabilecek bir güç değildi Sovyetler birliği Sovyetler birliği de halkının da yoğun propogandası altında kaldığı tüketim mallarında geri kalmıştı bu ağır bir özenti yaratıyordu veeee Sovyetler birliği tamam dedi ben rusyayım kendinize başka düşman bulun dedi.Tabi karmaşık bir konu . Şuna yüzde yüz inanın ki polüt büro istese o ülkeyi 1 ayda bilemedin 5 ayda tekrar toparlardı. Sovyetlerin askeri gücü istese yeltsini gorbaçovu bitiremezdi sokaktaki halk ayaklanmalarını da bastıramazdı diye düşünenin aklından şüphe ederim. Yani toparlayacak olursak Sovyetler birliği kurduğu piramitin en tepesinden yıkıldı. Halk tarafından değil halk sonradan oluşturulan işin sosu orada Amerika da devreye girdi .

  21. sor söylesin tayyipin dedi ki:

    Ayrıca Rusyaya sefildi daha iyi old diyen arkadaş şunu bilmeni isterim ki rusyanın en sefil hali 20 tane türkiye eder.Din mevsuzuna gelince sosyalizm de din yasaklanacak diye bir şey yok. Sadece toplumdaki gücü azaltılacak . Adama sen artık tanrıya allaha goda neyse artık inanlmayacak diyemezsin en fazla dinsizlik propogandasını yaparsın. cami kilise de yerinde durur ama asıl amaçlarıyla ibadet yalnızca ibadet . sIKI DEVLET DENETİMİYLE DE GERİCİ İMAM PAPAZ TAYFASINI ATARSIN şu bu . Ah bunları yapmak yazmak kadar kolay olsaydı keşke. Bu arada bizim çılgın stalin kiliseleri müze yapmaya çalıştı da sonra bu fikirden dönüldü. Adam doğru mu düşünmüştü yoksa tek tanrı mı olmak istiyordu ilginç mevzular….

  22. yusuf dedi ki:

    Yahu anlamıyor musunuz? Mesele sistemle çözülecek bir şey değil. Siz sokakları değiştirebilirsiniz ama insanların evine giremezsiniz. İşte iranda şeriat rusyada komünizm. Ama insanlar refah ve mutlu mu? Veya ahlakli ve saygılı mı? Alakası yok..

  23. Yasin dedi ki:

    İlk kez bi siteye mesaj yazıyorum. Buradan memleketteki halama dayıma ve yeğenlerime almanyadaki kuzenim halil ibo ve kazıma sivastaki amcam osman ve yelgem hacere ve beni seven tüm dostlarıma ilk okuldaki ilk aşkım binbaşının kızı gizeme burnunu karıştırıp sümüğünü köfte yapıp defterimizin üzerine atan aliye hocama ve tüm akraba eş dost arkadaş herkese selam olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s