GAYBI BİLEN İNSAN

Gayb, İslam’a göre duyularla anlaşılamayan, bilinemeyen, görülemeyen, Allah’tan başkasının bilmesi olanaksız olan demektir.

“De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı bilmez.” (27/65)

“De ki: Gayb Allah’a mahsustur…” (10/20)

“Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. O’ndan başkası bilmez.” (6/59)

Onlar: Bizim bilgimiz yok, derler, gayb’leri bilen yalnız sensin, sen.” (5/109)

“De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem.” (6/50)

Bu ve benzeri gayb’la ilgili ayetler incelendiğinde görülecektir ki;

- Gayb’ı Allah’tan başkası bilemez.

- Gayb’ı peygamberler de bilemez.

- Gayb hakkında, Allah ne bildirmişse o bilinir.

Muhammed’e peygamberliğini ilan etmesinden sonra zaman zaman deneme amacıyla gaybten sorular sorulmuş, “Mademki peygambersin, bunları bilmen lazım” diye sıkıştırılmıştır. Bunlar karşısında gaybı bilmediğini, gaybten haber alıp vermenin hiç kimseye mümkün olmadığını söylemiştir. Buna rağmen hadislerde birçok uydurma ile peygamber mucizelerine ve gaybten bilgilere yer verilmiştir. Muhammed’in gayb haberleri ve mucizeleri üzerine kitaplar yazılmış, böylelikle açtıkları yoldan kendileri de gaybten haber aldıklarını söyleyerek gizli ilimlere ve bilgilere vakıf olduklarını iddia etmişlerdir.

Ebced ve cifir hesaplarıyla Kur’an’daki kelimelerden, ayetlerden başka manalar çıkartarak, Mesih’in, Mehdi’nin, Deccal’ın ne zaman geleceği, kıyametin ne zaman kopacağı vb. konularda ahkam kesmiş, insanları aldatmışlardır. Bu soytarılar bununla da yetinmemiş bazı ayetlerin kendilerinden bahsettiğini, bazı ayetlerin yazdıkları kitapları teyid ettiğini ileri sürecek derecede rezilleşmişlerdir. Bunların başında Said Nursi gelmektedir. Günümüzün soytarıları içinde ise başı Ömer Çelakıl çekmekte, sözde Kur’an’da bulduğunu iddia ettiği şifrelerle kehanetlere bile yeltenebilmektedir. Aşağıdaki ayet bu soytarılara da bir yanıt sayılır herhalde:

Necm-35. Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?

Dinci yobazlar bu soytarılıklarla uğraşıp halkı aldatırken ve şarlatanlık yaparak gizli ilimlere sahip olduklarını iddia ederken, insanoğlu bilimsel çalışmalarının neticesini almakta, gayb diye bildirilen birçok bilgiye bilim yoluyla sahip olabilmektedir.

Muğayyabat-ı hamse – 5 Bilinmeyen

Lokman 34. Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

1. Kıyametin ne zaman kopacağı
2. Yağmurun ne zaman yağacağı
3. Dişiye mi erkeğe mi gebe olunduğu
4. Yarınki kazancının ne olduğu
5. Nerede öleceği

Bu 5 madde İslam’da Muğayyabat-ı hamse olarak bilinir. Ve Gaybın anahtarı 5′tir denerek bu 5 madde sayılır.
Bunları Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği, ancak Allah bildirirse meleklerin ve peygamberlerin bilebileceği söylenir.

Öyleyse bu 5 maddeden 1 tanesi bile bilinebilir ise, Kur’an ilahi değil, insan ürünü demektir.

Bu ayete hadislerde yer verilmiş ve bu 5 madde “Gaybın anahtarı” olarak nitelenmiştir. Kütübü Sitte’den bir örnek verelim:

Hadis No: 735

Resulullah (sav), “Gayb`ın anahtarı beştir” dedi ve şu mealdeki ayeti okudu: “O saatin (kıyametin) ilmi şüphesiz ki Allah`ın nezdindedir. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) bilendir. Her şeyden haberdardır” (Lokman 34)

Yalnızca Allah’ın bilebileceği ve gaybın anahtarı olarak ifade edilen bu 5 bilinmeyen 2 maddesi kesin olarak bilinebiliyor artık.

Ultrason sayesinde bebeğin cinsiyeti tespit ediliyor.

Meteroloji sayesinde yağmurun ne zaman yağacağını haber alabiliyoruz.

Gayb olarak nitelenen diğer 2 madde de büyük ölçüde biliniyor:

Güneşin kırmızı dev’e dönüşmesi dünyanın sonunu getirecek.

İnsanların çoğu artık yarınki kazançlarını bilmekle de kalmıyor, aylık-yıllık kazançlarını bile tahmin edebiliyorlar. Zaten çoğu maaşla çalışıyor ve eline geçecek olan ücret belli.

Geriye kalan 1 madde nerede öleceğini bilmemek ki bu da zaten çok doğal. Ama kısmen de olsa ilerleyen tıp sayesinde aylar öncesinden öleceğini bilen insanlar var ve genellikle de bunlar tedavi oldukları hastanede yaşamlarının sona ereceğinin farkında oluyorlar.

Görülüyor ki son maddeyi hariç tutarsak, Kur’anın bilinmeyen olarak bildirdiği 5 maddeden 4′ü bilim sayesinde artık insanlar tarafından bilinmektedir. Yani, bir anlamda bilim, dinlerin doğru olmadığını, tanrıdan geldiğine inanılan kitapların insanlar üzerinde egemenlik kurmak isteyenlerin ürünü olduğunu kanıtlamıştır.

This entry was posted in Din and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

17 Responses to GAYBI BİLEN İNSAN

  1. hakan says:

    Sn. Pante yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum,araştırmalarınızın devamını diliyorum.

  2. Can says:

    Sevgili Pante,
    Tam anlamıyla bilgi akıyor :) Bazen düşünüyorum insan nasıl bu kadar farklı konuda bu denli bilgiye hakim olabilir diye..
    Ellerinize sağlık
    Sevgiler

  3. Naturelist says:

    Sayin Pante burda yalniz bir seyi unutmussun galiba, disiye mi erkege mi gebe olundugu, evet buda biliniyor, Sperm hücrelerinde X ve Y kromozomu vardir. yumurta hücrelerinde ise her zaman X
    Yani bebegin cinsiyetini belirleyen her zaman erkegin sperminde bulunan X ve Y kromozomdur. Ciftler daha bebek dogmadan önce bebegin kiz’mi yada erkek’mi olmasini da kendileri belirleyebilirler, tabii bilimin sayesinde, yani Tanri’nin elinde olan bir sey degildir.

    Saygilar

  4. Yorumcu says:

    birazdan bir dinci çıkar, şeytan girmiş sizin beyinlerinize der :)

  5. emre says:

    ya sızin yazılarınıza şimdi mutabık oldum. evet yazılanların içeriğine bakınca ALLAH dan bahsediyosunuz o yüce kitaptan alıntılar yaparak insanların beydninde bilginizin enginliğini teyit ettiriyosunuz ama onları bende söylemek isterdim ama sizden herhangi bir yenilik göremediğim için alıntıların arkasına saklanarak inasanları kandırmaya çalışmanızda bu konuda bilgisi kıt olan insanların sürükleneceği bir olaydır. ikinci konuya gelince ömer çelakıl la üstad bediüzzaman hazretlerini aynı kefeye koymanızda sızın sığ görüşlülüğünüzden olsa gerek bir gün o kitapları açıp baktınızmıdaki o kitapların hakkınmda ylan yanlış şeyler yazıyosunuz sız dini tama anlamıyla çözememişsinizki topluluğa alıntılar eşliğinde sesleniyosunuz efendiler efendisine muhammet diye hitap ediyosunuz ama bendekide saçmalık ki dini islamı sadece insanların beynini yıkamak için uğraşan size bu kouda bir şeyler anlatıyorum…

    • onur says:

      hala bedüzzaman hazretleri diyorsun ulan daha kaç defa söyleyecez adam daha ayet sayısını bilmiyor ve 6666 ilan ediyor.

      bana o zaman ayet sayısının 6666 oldupunu kanıtla bende belki hürmet ederim o adama

  6. dobay says:

    PANTE GERÇEK İSMİN VE SOYADIN NE ACABA YADA TELEFONUNU VER SENLE ÖZEL BİR KONU KONUŞÇAKTIMDA.SAKIN YANLIŞ ANLAMA YANİ ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUDA AMA ÖZEL OLDUĞUNDAN ŞİMDİ SÖYLEMİYORUM.BANA GERİ DÖNERSEN SEVİNİRİM.

    • pante says:

      Dobay, hiç yanlış anlar mıyım yahu.
      Sen benim senelerdir tanıdığım ve güvendiğim tertemiz bir insansın. :)
      Ama biliyorsundur mail kutuları güvenli değil. Sen foruma gel. Ö.M atıp telefonunu yaz. Ben seni ararım.

  7. Dr.ViRuS says:

    ‘Bilmek’ nedir? Bilmek ile tahmin etmek arasındaki fark nedir?Bir şeyi biliyorsanız biliyorsunuzdur.Elinizdeki bilgileri kullanarak parametreleri göz önünde bulundurarak, neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde bir yargıya varmak nedir?…Gelecek tahmin edilebilir ama bilinemez.Şimdi bu çerçevede şu 5 gayb meselesine gelelim SADECE bir düşünceye bağlı kalarak kavramların ne olduğunu ve okunulan şeyde neden bahsedilmek istediğini bilmeden toptancı bir anlayışla ben ‘farkındalık’ yaratıyorum demek tıpkı konuştuğu kavramlar gibi bazı şeylerin farkında olmamaktır :
    1)Kıyametin ne zaman kopacağını söyle bana. ‘zaman’ istiyorum, güneş anakol evresinden ayrılacak kırmızı dev evresine geçecek hikayesinden bahsetme..Bu teoriler gerçekleşebilir belki de gerçekleşecek de ama dedeiğim gibi ben ‘zaman’ istiyorum.
    2)’Günlük hava tahminleri’ adından anlaşılacağı gibi bir tahmin, beklenti….
    3)Sen döllenme sonrasında oluşacak zigotun geliştikten sonra dişi mi yoksa erkek olacağını bilebilir misin?40-41. günden sonra tıbben,hukuken ve dinen birey sayılan ve bazı hakları doğan(kürtaj meselesi gibi) birinin cinsiyetini ultrasound ile ‘öğreniyorsun’.Durum bundan ibaret. Yorumlardan birinde bahsedilen cinsiyet tayini, konuyu farklı bir boyuta taşır çünkü bu insanların doğal bir şeye müdahalesidir.Tabii bir süreçte bunlar tahmin edilemez.Ama müdahele ayrı bir olaydır.En basitinden ben bir insanı öldüreceksem ne zaman öleceğini bilebilirim ya da telefonumun alarmını yarına çalacak şekilde kurarsam telefondaki mekanizma işlevini sürdürürse yarın telefon çalacaktır ve ben yarın telefonun çalacağını bilirim…
    4)Sonraki gün kazanacağı miktarı bilen birini tanıyorsan Allah aşkına beni onunla tanıştır beraber çalışmak isitiyorum onunla :) ..Burda yine tahmin konusunu bu meseleyle ayırt edememenin sonucu var.
    5)Nerde öleceğimi bilmek için tedavi olacağım hastanede ölmeyi beklememe gerek yok gider kendimi oldukça yüksek bi yerden atarım böylece nerde öleceğiimi bilirim…Bu daha önce bahsettiğim müdahale vs. konusuna girer…Netice de Kur’an da bu ve benzeri ayetlerde neden bahsettiğini görmek gerekir.Konuyu sağa sola bükmeye gerek yok.Burda önemli olan nokta mesajı almaktır.Burda Kur’an falcı, kain gibi soytarılarını engellemiş oluyor
    Son olarak Kur’an da ‘bilmek’ ve ‘düşünmek’ kavramlarına sıkça değinilir.İslam bilimle çatışma halinde değildir aksine bilmeyi teşvik eder.Çevremize, varlıklara ve kainata bakmamızı, bilmemizi ister çünkü evreni bildiğimizde eğer ‘düşünen’ bir kavim isek(felsefeye de önem verildiği gözlenebilir) onun varlığını birliğini görürüz..Bilim İslam’ı doğrular ve daha bir çok konu da doğrulacaktır.Mesela evren BÜYÜK BİR PATLAMAYLA(Bigbang) oluştu ve o patlamadan sonra GENİŞLEMEYE(karanlık güç teorisi) devam ediyor. 7. yy da inen Kelamullah : ( Zariyat Suresı,47
    Allah mucizelerini açıkça vermez, verseydi; bizi eşrefül mahlukat yapan ve bizi sonsuz mutluluğa taşıyan akıl ve onun sonucu olan iradenin bir anlamı olmazdı diye düşünüyorum.Bu sadece nicelerinden bir örnek.Kelamullah’ın kendi ifadesiyle ‘düşünen bir kavim için’ bu ve bunun benzeri nice örnekte ne çok ibret vardır.Bu örneklere bile gerek yok diye düşünüyorum; ‘düşünüyorum’ ve etrafıma; müthiş deha tecellilerine bakıyorum ve diyorum ki : Düşünüyorum, öyleyse O var.Düşünüyorum, öyleyse sonsuzluk için YARATILMIŞIM….
    ‘Düşünebil​meniz’ dileklerimle.

    • Dr.ViRuS says:

      Biz göğü ‘BÜYÜK BİR KUDRETLE’ bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) GENİŞLETİCİYİZ.
      Zariyat Suresı,47

  8. Dr.ViRuS says:

    Zariyat Suresı,47
    Ayeti yazmayı unutmuşum.

  9. fizyoterapist says:

    ilmi geçinen yobazlara
    1400 yıl önce güneşin ve ayın bir yörüngesi olduğundan bahseden Kur’an mı bilimsel sen mi?
    1400 yıl önce iki denizin karışmadığını,arasındaki seti bildiren Kur’an mı bilimsel sen mi?
    1400 yıl önce insanın zigottan oluşan aşamalarını sırasıyla bildiren Kur’an mı bilimsel sen mi?
    ARTIK İNANMAYACAKMISINIZ?

  10. Dr.ViRuS says:

    İlmi geçinen ‘dogmatiklere’,
    Cevaplamak yerine sadece inandığın ve kabuğunu kıramayan bildiğin şeyleri söylemekten öteye gitmesen de işte üç sorunun da cevabı :
    Bildiren; Kur’an. İdrak eden; Normal, doğal, zorlama olmayan yani insani fıtratta düşünebilen ve “ilmi düşünüp dogmatizme saplanma” gibi bir paradoksa düşmeyen ben.
    Farz misal ilimin bir kitabı incelemesi; onu sayfalarına ayırıp, inceleyip, sınıflayıp mikroskop altında muhteviyatına bakıp sayfalarındaki selüloz liflerini görüp tanımlamasından mı ibarettir? Daha geniş düşünmenin vakti gelmedi mi?
    Şu aşamada beni en son ‘inanma’ya çağıracak kişiler sizlersiniz.İnancınıza hayranım!
    Görebilmeniz dileklerimle…(Dr.ViRuS)

  11. Dr.ViRuS says:

    “Fizyoterapist” kardeş SÖYLEDİKLERİM SANA DEĞİL.Senin yorumun benim yoruma cevap gibi bir hitap içerdiğinden ve ben de burdaki dogmalardan cevap beklediğimden(bugün bakayım dedim nerdeyese 2 ay olmuş hala tık yok) senin cevabının benim anlayışıma ima gönderdiğini sandığım. Sanki ben öyle bakmak istediğimden Kur’an’ı öyle anlıyormuşum iması içinde bulunduğunu sandım.(Ki genelde bu tür insanlar verecek iyi cevapları olmadığından bu mihvalde şeyler söylerler.).Bir de zaman sıkıntımdan dolayı cevabımı hemen doğaçlama olarak düzenli bir şekilde aktarmaya çalıştığımdan böyle bu durum söz konusu oldu…Söylediklerin güzel örnekler.Ama bunlar, bu örneklere, dediğim gibi(senin de yaptığını sandığım gibi) zorlama kulplar buluyorlar.Sağlıcakla kal kardeş…

  12. seyfi nur says:

    selam arkadaşlar
    Ben Bandırmadan Seyfinur bir sorunum var.
    Sorunum şu insan vücudunda 5 tane kapı var.
    Bunlar kuralların kapıları ben bu kuralları duymuyorum , görmüyorum.
    Bu kapıları kapatıp açıcak birinı arıyorum.
    İçinizde bana bu konudan anlayan bana yardım edecek arkadaş
    varsa yazsın şimdiden çok teşekkür ederim.
    Yardımlarınızı bekliyorum… İyi günler

  13. fizyoterapist says:

    Naturelist isimli kişi bak şimdi;
    sen herhalde sadece anne karnındaki çocuğun cisiyetinin tahmin edilmesi ile (tahmin çünki yanılma payı dahi vardır) bu ayeti inkar ediyosun ya;
    şu anda anne karnındaki çocuğun down sendromlu(trisomi 21),trisomi 18 ve nöral tüp defekti olma olasılığı için bile gebelikte en az 4 ayın geçmesi beklenmelidir.yoksa sonuç alamassın.o zamandan sonra yapılan tahmin bile sana % şu olasılıkla diye söylenir.Ayetin ilgili kısmı diyorki;”…rahimlerde ne olduğunu O bilir…”
    Yani rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olduğunu şeklinde geçmiyorki ayetin fadesi.”ne olduğunu ” diyor.
    ne olduğunun tam anlamıyla bilinebilmesi mümkün değildir.ve bu bilgiyi teyid edecek şekilde Hz.Kuran’da çocuğun anne rahminde geçirdiği evreler ultrasound’dan 100 lerce sene önce haber verildi.Yani rahimlerde ne olduğunu Hz.ALLAH biliyormuş değil mi?
    HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR ey insanlar .Aklınızı başınıza alın.Bu mükemmel insan, ” hiç “olamaz.ARTIK DÜŞÜNMEYECEK MİSİNİZ?

  14. ALLAH'ın kulu says:

    Maddeci bakınca maddeci düşünülür tabiki:
    adam diyor ki ;kişi yarın ne kazanacağını biliyormuş,hatta yıllık gelirini de tahmin ediyormuş.
    Adamın ne kazanacağından anladığı “para”.
    Şu örneklere bak bakalım;
    Gelecek tarihte kazanacağın sınavı
    gelecek tarihte kazanacağın ikramiyeyi
    gelecek tarihte vücudunun kazanacağı hastalığı
    gelecek tarihte kazanacağın bir yarışmayı…
    ………………………………….
    ……………………………………

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s