İsa ve Muhammed’in hayatlarını genel olarak biliyoruz. Bazı hatırlatmalar yaparak konuya giriş yapalım.
İsa’nın hayatı İncillerde anlatılır. Matta ve Luka hem Hz.İsa’nın soy kütüğünü verirler, hem de doğum öncesi olayları ve doğumunu anlatırlar, çocukluğundan bahsederler. Markos ile Yuhanna da ise İsa’nın şeceresi yoktur, doğumundan ve çocukluğundan bahsedilmez.
İsa’nın gençlik yılları ile ilgili hiçbir bilgiye de yer verilmez.
Benzer durumu Muhammed’in hayatında görsek de, az da olsa gençlik yılları ile ilgili bilgiye rastlayabiliriz. Çocukluk yıllarında bolca mucizelerden bahsedilirken gençlik yılları sade anlatımlıdır. İsa’nın ise hemen hemen tüm hayatı mucizelerle dolu anlatılır.
Hem İncillerde hem de Kur’an’da İsa’nın annesi Meryem’in hiçbir erkekle ilişki kurmaksızın bakire iken Allah tarafından melek vasıtasıyla döllendirilerek İsa’ya hamile kaldığı ifade edilir.
Muhammed’e cinsel yönden sıkıntıya düşmemesi için ayetle evlilik serbestisi getirilmişken, İncillerde İsa’nın cinsel hayatı ile ilgili olarak hiçbir ifadeye rastlanmamaktadır.
Muhammed’in 15-16 eşi ve cariyeleri bilinirken, 6 kızı ve küçük yaşta ölen oğulları hakkında bilgi mevcutken, İsa’nın evliliği ve çocuğu olup olmadığı hakkında bilgi mevcut değildir.
İsa’nın gerçekten yaşayıp yaşamadığı dahi tartışmalıdır. Yaşamı ile ilgili tek kaynak İncillerdir.
Muhammed’in yaşadığı ile ilgili olarak ise dönemin Hristiyan kayıtlarında bilgi bulunmaktadır.
Kur’an ve Muhammed İsa’yı doğruladığına göre, yani İslam’a göre İsa’yı da Muhammed’i de elçi olarak gönderen aynı Allah olduğuna göre yaşam tarzlarındaki bu uçurumun nedeni nedir?
Neden Muhammed çok eşli bir yaşam sürmüşken, İsa hiç evlenmemiştir?
İsa hiç evlenmemişse, yaşamı boyunca cinsel ilişkide bulunmamış mıdır?
Cinsel ihtiyacı olmamış mıdır? Yoksa iradesiz midir?
İsa 33 yıl yaşar. Sahneye çıkışı ise takriben 30 yaşındadır.
20′li yaşlarda İsa ne yapmıştır?
30 yaşında iken “Hadi başla!” emri mi almıştır da bayrak açmıştır?
Bunlar İncillerde belirtilmez.
Muhammed’e vahiy ise Kur’an ve hadislerde belirtilmiştir.
Ama efsanevi anlatımlarda benzerlik vardır.
Muhammed’in annesi Amine’ye de, İsa’nın annesi Meryem’e de müjde verilmiştir.
Her ikisinin de doğumlarında mucizevi olaylar öne sürülür.
Fakat belli bir yaşa kadar ikisi de ortaya çıkmaz.
İsa 30′unda, Muhammed de 40′ında çağrıya başlar.
İsa’nın cinsellikten uzak oluşunun etkisi Hristiyan din adamlarına da yansımış ve onlar da İsa gibi cinsellikten ve evlilikten el çekmişlerdir.
Bu ne derece doğrudur?
Mesele dünya zevklerinden kaçınmaksa Muhammed neden tersini yapmıştır?
İsa gerçekten cinsel yaşamdan ve kadınlardan kopuk muydu?
İsa kadınlardan pek kopuk değildir aslında.
Örneğin İncillerde Mecdelli Meryem olarak anlatılan günahkar fahişe kadın için İsa ile evli olduğu, ondan hamile kaldığına dair kurgular da vardır. Bir başka Meryem’in İsa’nın ayaklarını yıkadığı, saçlarıyla kurladığı, öpüp okşadığı yazılıdır. Daha sonra bu kadın İsa’nın öğrencileri arasına katılır.
Luka/ 7. 36-39
Ferisiler’den biri İsa’yı yemeğe çağırdı. O da Ferisi’nin evine gidip sofraya oturdu.
O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsa’nın, Ferisi’nin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsa’nın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla O’nun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.
İsa’yı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, “Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı” dedi.
İncillerde İsa’nın dirildikten sonra Mecdelli Meryem’e göründüğü yazılır.
Bu kadın Da Vinci’nin kurgusundaki Maria Magdalena’dır ve İsa’dan Sarah isminde bir kız çocuğu doğurur. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra çocuğunu korumak amacıyla Fransa’ya kaçar ve oradaki yahudilere sığınır.
Fransa’da 22 temmuz Meryem günü olarak kutlanır ve ilk olarak onun manastırında yapıldığına inanılan Madeleine çörekleri o gün kutsal bir yiyecekmiş gibi tüketilir.
Yuhanna 11-2
Meryem, Rab’be güzel kokulu yağ sürüp saçlarıyla O’nun ayaklarını silen kadındı. Hasta Lazar ise Meryem’in kardeşiydi.
Bu kadınla İsa’nın dostluğu daha sonra ilerledi öyle ki başbaşa kalacak kadar:
Luka 10
39. Marta’nın Meryem adındaki kızkardeşi, Rab’bin ayakları dibine oturmuş O’nun konuşmasını dinliyordu.
40. Marta ise işlerinin çokluğundan ötürü telaş içindeydi. İsa’nın yanına gelerek, “Ya Rab” dedi, “Kardeşimin beni hizmet işlerinde yalnız bırakmasına aldırmıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin.”
41. Rab ona şu karşılığı verdi: “Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.
42. Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.”
Bu noktada İsa’nın bu kadar çok kadına ayaklarını yıkatmış, okşatmış olması düşündürücü gelebilir.
İsa ile Maria Magdalena’nın evliliğinin kurgu olarak ileri sürüldüğünü yazmıştım.
İncil’de Mecdelli Meryem olarak geçen Magdalena fuhuş suçu nedeniyle recmedilirken İsa tarafından kurtarılan kadın olarak sunulur.
Buna karşın bu kadının ezoterik bir tarikat üyesi olduğu öne sürülür.
Şimdi gelelim karşılaştırmaya. Siz karar verin İsa ile Muhammed’in tanrısı aynı olabilir mi?
6 Asırda Bu Ne Değişiklik:
İsa Diyor ki: ( Tanrıdan esinlendiği rivayetiyle)
Matta 5/ 39:
Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.
Muhammed diyor ki: (vahiy rivayetiyle)
Bakara/ 178. Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.
Merhamet Farkı
İsa, Yahudilerin recmetmek istedikleri bir kadını taşlanarak öldürülmekten kurtarır.
Muhammed ise, aralarındaki zina yapan kadın ve erkeğe dayak cezası vermek isteyen Yahudilere recmi emreder ve taşlattırarak öldürtür.
İsa’nın Recmi Önlemesi:
Yuhanna – 8
3. Din bilginleri ve Ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler.
4. Kadını orta yere çıkararak İsa’ya, “Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı” dediler.
5. “Musa, Yasa’da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?”
6. Bunları İsa’yı denemek amacıyla söylüyorlardı; O’nu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı. İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.
7. Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, “İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!” dedi.
8. Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya başladı.
9. Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp İsa’yı yalnız bıraktılar.
Muhammed’in Recme Zorlaması:
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: “Yahûdilerden bir kadınla bir erkek zinâ yaptılar. Birbirlerine: ‘Bizi şu peygambere götürün. Çünkü *bir kısım hafifletmeler getiren bir peygamberdir. Bize recm dışında fetvâlar verirse kabul eder, Allah indinde O’nun hükmünü kendimize delil kılarız ve: ‘Peygamberlerinden bir peygamberin bize verdiği fetvâlar(la amel ettik, hevâmıza uymadık) deriz’ dediler. Mescidde ashâbıyla birlikte oturmakta olan Hz. Peygamber (s.a.s.)’e gelerek: ‘Ey Ebû’l-Kasım, zinâ yapan kadın ve erkek hakkında kanaatin nedir?’ dediler. O, onlara tek kelime söylemeden Beyt-i *Midrâslarına geldi. Kapıda durarak: “Hz. Mûsâ (a.s.)’ya Kitabı indiren Allah aşkına söyleyin, muhsan olan birisi zinâ yapacak olursa bunun Tevrat’taki hükmü nedir?” diye sordu. “Yüzü siyaha boyanır, eşek üzerine ters *bindirilir ve dayak atılır.” -Hadiste geçen tecbiye: Zânileri, enseleri birbirine bakacak şekilde bir eşeğe bindirilip, bu halde sokaklarda *dolaştırılmasıdır- Râvi devamla der ki: “Yahudilerden bir genç (bu cevaba katılmayap) susmuştu. Rasûlullah (s.a.s.) onun suskunluğunu görünce sualinde ısrar etti. Bunun üzerine genç: “Madem ki sen bize Allah’ın adına yemin veriyorsun (gerçeği söyleyeceğim): “Biz Tevrat’ta recm emrini görüyoruz” *dedi. Rasûlullah (s.a.s.): “Allah’ın emrini hafifletmenizin başlangıcı nasıl oldu?” diye sordu. (Genç) şu cevabı verdi: ‘Krallarımızdan birinin bir yakın akrabası zinâ yaptı. Kralımız, recmi ona tatbik etmedi. Sonra halka mensup bir aileden bir erkek zinâ yaptı. Bunu recmetmek istedi. Ancak adamın kavmi buna mâni olup: ‘Sen yakınını getirip recmetmedikçe biz de adamımızın recmedilmesine müsâade etmeyeceğiz!’ dediler. Bunun üzerine, aralarında şimdiki cezâyı vermek üzere anlaşıp sulh yaptılar.’ (Bu açıklama üzerine) Rasûlullah (s.a.s.): “Ben Tevrat’taki âyetle hükmediyorum!” dedi ve onların recmedilmelerini emretti ve recmedildiler. *
(Ebû Dâvud, Hudûd 26, h. no: 4450, 4451)
Hümanist İsa’ya karşın Savaşçı Muhammed
Muhammed, müslüman olmayanların yurtlarını, mallarını yağmayı, onlara karşı savaşı, cihatı, fethi emretmiş, teslim olmayanların öldürülmesini istemiştir.
Ahzap/ 27. Allah sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Saff/ 11. Allah’a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur.
Fetih/ 1. Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.
Tevbe/ 5. Haram aylar çıkınca putperestlerin gelip geçecekleri bütün yolları tutun, onları kuşatın, bulduğunuz yerde öldürün, yakalayın hapsedin. Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse bırakın onları, şüphe yok ki Allah suçları örter, rahimdir.
İsa’nın ise şiddetten uzak durduğu, savaş, cihat, fetih çağrısı yapmadığı, yayılmacı bir din anlayışında olmadığı görülür.
Buna karşın “Ben barış değil, kılıç getirdim”, *” Abanızı satın, kılıç alın” dediği gibi,
“Kılıç kullanan kılıçtan geçirilir” sözleri mecazi anlamları itibarıyla tartışmalıdır.
Bir genelleme yapacak olursak İsa’nın daha barışçı ve hümanist,
Muhammed’in ise daha savaşçı ve daha katı olduğunu söyleyebiliriz.
Muhammed Çalışmayı Öğütlerken İsa Tersini Söylüyor
Muhammed, ayet ve hadislerde boş durmamayı, çalışmayı, ticareti öğütlemiştir.
İsa’nın ise çalışma, üretme konusunda bir teşviki olmadığı gibi tersini ima eden söylemleri vardır.
Necm/ 39-40. İnsan ancak çalıştığını elde eder, şüphesiz karşılığını da görecektir.
“Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et.”
“Çalışmak ibadetin yarısıdır.”
“Çalışanın hakkını alın teri kurumadan verin.” *
“Ticaret yapın! Çünkü rızkın onda dokuzu ticarettedir.”
Hadislerde çalışma ve ticaretle ilgili başka örnekler de çoktur.
İncil’lerde ise İsa kaygılanmamayı öğütleyerek şöyle der:
Matta 6
25. Bu nedenle size şunu söylüyorum: `Ne yiyip ne içeceğiz?` diye canınız için, `Ne giyeceğiz?` diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi?
26. Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?
İsa Komüncü, Muhammed Sadakacıydı
İsa, Muhammed’e göre dünya nimetlerine, zenginliğe, ganimete, mala-mülke düşkün değildi.
İsa, insanların tasarruf etmesine, mal ve para biriktirmesine kesinlikle karşıydı.
Bu mülkiyet karşıtı dünya görüşüyle onu bir komünist olarak tanımlayamasak da o döneme göre dinsel bir komün yaşamını savunan biri olarak görebiliriz. Zaten içinde yetiştiği Esseniler bu yapıdaydı.
Söylemlerinden bazı örnekler:
Markos 10
21. İsa ona, “Eğer eksiksiz olmak istiyorsan, git, varını yoğunu sat, parasını yoksullara ver; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle” dedi.
25. Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği`ne girmesinden daha kolaydır.”
Muhammed ise müslüman olmayanlara karşı yayılmacı, müslümanlar için de sosyal adaletçiydi. Sadaka ve zekatı, yoksulların doyurulmasını, komşusu açken tok olunmamasını müslümanlığın şartları arasına koymuştu.
Ama zenginlere, zenginliğe karşı değildir. Der ki “Allah zengindir, dilediği kullarına da zenginlik verir.” Muhammed, Halil İbrahim zenginliğine erişmek ister ve bunun için müslümanlardan kendisi için salavat ister. Hala müslümanlar bunun için dua eder, salavat getirirler.
Serdar Kaangil



onemli olan ortak noktayi yakalamak
aslında benim düşünceme göre muhammedin yaşantısı da isa gibiydi ama emeviler onu farklı göstererek kendi yaptıklarına dayanak oluşturdular.muhammedin on karısı olsaydı ve onlarla ilişkiye girseydi çocukları olurdu ama hiçbiri doğurmadı.herhalde hepsi de kısır değildi.muhammedin yaptığı iddia edilen şeyler bırakın bir peyamberi gerçek bir filozofa bile yakışmaz.yani emeviler döneminde yazılan hadis ve tarih kitapları iftiralarla dolu…
al birini vur ötekine.
Yalnız ortada şöyle bir durum var,Hz.İsa hakkında bakılan kaynaklar (çeşitli incil versiyonları) malesef sağlam kaynaklar değildir.Belki de Hz.İsa çalışmayın dememiş,tersini söylemiş ama birileri onu değiştirmiş olabilir.Bununla birlikte Hz.Muhammed ile ilgili rivayetler de malesef uydurma ve iftiralarla dolu bir durumdur.O zaman elimizdeki tek sağlam kaynak (tabi inanlar için geçerli bu) Kur’an-ı Kerim olduğundan ve orada da bu konularda fazla detaylı bilgi olmadığından. Diyebiliriz ki bizi ilgilendiren peygamberlerin özel hayatları değildir.Bu detayları öğrenmek için ne kadar çaba sarfedersek sarfedelim doğru bilgiye hiç bir zaman ulaşamayız.Son olarak sakın Hz.Muhammed ile ilgili söylentilere fazla itibar etmeyin (kesin belgeli olanlar hariç) Hadislerin bile bir çoğu şaibelidir.O halde eldeki tek sağlam kaynak,Kur’an-ı Kerim’dir.Ondaki bilgiler de yeterlidir.
Sevgi ve saygılarımla
Sitenizi çok beğendiğimi içtenlikle belirtmek isterim. Sitenizi takip listeme alıyorum.
Teşekkür ederim.
Serhat Çilingir
skype: cilingir4,129636E+09
peygamber torunlarını öldürenler medinede on bin insanı katledenler kabeyı yıkan emevıler kurana dokunmamış olabilir mi ? ki tersşne rivayet çok…
Hz. Muhammedle ilgili anlatılanların yada kuranda eşleriyle ilgili yazanların yüzde biri bile doğruysa bu kişi peygamber olmamaz.. savaş ganimeti, sübyan kızlarla evlilik, köle ve cariye sahibi olmak, kadınları cahiliye devrinden bile daha kötü duruma düşürmek, bir olayda deve hırsılarına çaprazlama el kol keserek işkence yaparak öldürtmek, insanların kendisine ibatet etmesini istemek hatta meleklerin ve allahın kendisine salavat etdiğini bile idda etmek, var oğlu var sadece şöyle bir düşünüce aklıma gelenleri yazdım..
Hilmi Bey ! Bu sitede sadece ”İSLAM,KUR’AN VE Hz.MUHAMMED” aleyhine yazılan ifti-
ra,yalana dayanan uyduruk hadis rivayetlerini ve yanlış ayet yorumlarınını okumuş ve önyargılı davranmışsın. Yani objektif değilsin. (editlendi-panteidar)
İnsan bir iddiaya bakarsa,lehte ve aleyhte yazılan ve çizilenleri okur,her iki tarafı öbjektif
bir şekilde dinler ve sonunda yine araştırıp doğru ve yanlış tarafı tesbit ettikten sonra ka-
rarını verir. Ama bakıyorum ki,tek taraflı davranmış ve kararını vermişsin. ”…..Bunlar doğ-
ru ise Muhammed peygamber olamaz ” demişsin. Hz.Muhammed’i gerçek yönüyle anla-
tan yazıları okudun mu ?. Burada,İslam,kur’an ve hz.Muhammed aleyhinde yazılanların
tümü yalan,iftira ve uydurma rivayetlerdir. Bu rivayetler hangi kaynakta geçerse geçsin,
hepsi yalan ve iftiradır. Bugün hadis adı altında yazılanların çoğu uyduruktur,yalandır.
Hz. Muhammed zamanında tek bir hadis yazılıp kaydedilmemişken ( ki zaten kendisi ha-
dislerin yazılmasına müsaade etmiyordu.) Nasıl olurda vefatından 250-300 sene sonra
onun adına birşeyler yazılabiliyor.? Bu ne derece sağlıklı olabilir.? Bugün hadis kaynaklı
kitaplarda geçen rivayetlerin bir çoğu sahih ve doğru değildir. Asırlar sonra sadece kulak-
tan duyma rivayetler yazılmıştır.Bunlar da kaydedilmedikleri için bu kadar süre sağlıklı
bir şekilde korunması mümkün değildir. EBU HANİFE ve İMAM MALİK gibi büyük alimler,
” Buhari,Müslim ve Kütübü Sitteler” de geçen bir çok rivayetle amel etmemişlerdir.
.Çünkü buralarda geçen bir çok rivayet,hem kur’an’la ,hem de Hz.Muhammed’in sünne-
tiyle (yaşam tarzı ile) çelişmektedir. Ve bunlar ”Hadis Kriterlerine ” uymamaktadır.Ve hatta
EBU HANİFE HZ, Sıkka ( güvenilir ve mutavatir ) hadislerin sayısı 17 taneyi geçmemekte-
dir diyor. تاريخ الاسلام دكتور ابراهيم حسن ” C,2 / S, 330/ Bu mutevatir hadislerde ibadetle
ilgildir. (Namaz,oruç,hac,zekat vb.) İşte saldıranların getirdikleri bütün rivayetler,bu uy-
durma rivayetledir. – 1- Hz.Muhammed hiç bir sıbyanla evlenmemiştir. Hz.Aişe ile evle-
nirken onun yaşı bütün sahih kaynaklara göre 16-18 yaş arasında idi. Buna sıbyan mı
denir ? : 1 – HIRSIZA VERİLEN CEZA 2- Hz.Muhammed’in evliliği ile ilgili konular. ” Hz.MUHAMMED’E TANINAN AYRICALIK,” 3- Kölelikle ilgili ” KÖLELİK EVRENSEL Mİ ” ? 4- ”ALLAH VE RESULÜNE SAVAŞ AÇMAK ” 5- KALPLERİN
MÜHÜRLENMESİ ” gibi konular hakkında ” Kur’an daki Çelişkiler ve Kur’an daki Man-
tıksal hatalar ” bölümlerinde,” Ve GANİMETLER’ hakkındaki yazılarıda,”Allah ile aldat-
mak ” bölümünde bulup okumanı tavsiye ederim. Sadece yazılarımı değil,diğer kar-
deşlerimin yazılarını da bulup okuduktan sonra kararını ver. Objektiften uzak ve çok
aceleci davranmışsın. Bir konuda karar verceksen,bütün sayfayı araştırıp lehte ve
aleyhte yazılanların tümünü oku. Ondan sonra vicdanınla hareket edebilirsin.
Saygılar.