İnsanlık tarihinin en eski yasak ilişkilerinden olan zina, kocanın karısı üzerindeki egemenlik hakkına, tanrıya, topluma, evlilik kurumuna ve aileye karşı işlenmiş büyük bir suç olarak görülmüş ve genelde de ölümle cezalandırılmıştır. Evrimi itibarıyla önce kocanın, daha sonra ailenin, sonrasında aşiretin-klanın ve en sonunda da devletin cezalandırdığı bir suç olarak günümüze kadar gelmiştir. Kimi toplumlarda sadece evliler arasındaki zina suç sayılırken, kimi toplumlarda evli-bekar herkesi kapsar. İslam’da olduğu gibi kimi toplumlarda sadece penis-vagina birleşmesi olarak tanımlanırsa da, kiminde öpüşme dahi zina sayılır. Kimi toplumda cezası ölüm iken, kiminde kırbaç, sopa ve para cezası vardır. Kabul görmeyen yasak evlilikler de zina kapsamında değerlendirilerek cezalandırılmıştır.
Demokrasinin beşiği sayılan Fransa’da bile zina suç olmaktan ancak 1975 tarihinde çıkarılabilmişti.
Tarihte ünlü zinalar:
Roma imparatoru Neron, heteroseksüel karısı Oktavia’yı halka açık düğünde iki erkekle birden evlenerek zina suçu işlediği gerekçesiyle öldürtmüştür.
1536’da İngiltere kralı 8. Henry, 2. Eşi Anna Boley’i zinadan dolayı ölüm cezasına mahkum ettirmiştir.
Kral Davud’un komutanının karısıyla zinası, Lut’un kızlarının soylarını devam ettirebilme maksadıyla sarhoşken babalarıyla cinsel ilişkide bulunmaları, Yakup’un oğlu Yahuda’nın fahişe sanarak oğlunun karısıyla yatması ve gelininden ikiz çocuğu olması, Davud’un oğlu Amnon’un üvey kızkardeşi Tamar’a tecavüz etmesi Tevrat’taki ilginç zinalardır.
Hammurabi Kanunlarında Zina:
” 129. Eğer bir adamın kansı bir başka bir erkekle yatarken yakalanırsa onları bağlayıp suya atacaklar. Eğer kadının kocası yaşatırsa, kral da yaşatacak.
“130. Eğer bir adam başka bir adamın babasının evinde oturan karısını zor kullanıp koynunda yatırırken yakalanırsa, o adam öldürülecek, kadın özgür.”
Sumer, Babil, Asur Kanunları, s.198: (Ana Britannica; c:14, s:385)
Sumer’de bekâret konusu önemli görünüyor. Sumer kanunlarının yazılı olduğu tabletler kırık ve okunamayan yerleri çok. Okunabilen iki madde bunu kanıtlıyor: Bunlardan birinde, bir kölenin zorla bikrini bozan 5 şekel (tahminen 40 gram) gümüş vermek zorunda. Diğerinde dul olarak evlenen bir kadın, kocasından boşandığında kız olarak evlenen kadının alacağı tazminatın yarısını alabiliyor.
(Prof. Dr. Mebrure Tosun, Doç. Dr. Kadriye Yalvaç, Sumer, Babil ve Asur Kanunları ve Ammi Saduqa Fermanı, Ankara, 1975, s.40, madde 5-7.)
Eski Türklerde Zina:
Araştırmacılar eski Türklerde fuhuş ve zinanın pek bulunmadığında ittifak ediyorlar. Çünkü töreye göre, zina en büyük suçlar arasındaydı ve ölüm cezası uygulanırdı. Sadece Uygurlar devrinde zina suçuna ölüm cezası yerine üçyüz sopa ve bir de para cezası uygulanmıştı. Bu da o sırada Uygur Türkleri arasında Budizm’in yayılmasına bağlanıyordu.
Göktürklerde, zina eden erkek ve kadın yakılırken, Hunlarda evli bir kadına tecavüz eden kişi ölüme mahkûm edilirdi. Genç bir kızı iğfal edenden ise büyük bir fidye alınır ve o kızla evlendirilirdi. Takyular’da tecavüz eden kişi iğdiş edilir. Bütün bu kavimlerde düşmanlara aynı hareketi yapmak suç sayılmazdı.
Eski Mısır, Yunan ve Roma’da Zina:
Eski Mısır’da da zina affedilmeyen bir suç. Öyle ki kadın, suçunu reddetse bile suya atılıyor. Eğer boğulmadan sudan çıkmayı başarabiliyorsa zina yapmadığına inanılıyormuş.
Eski Yunan’da zinanın değerlendirilişi, eski Mısır ve Asur uygarlıklarında karşılaşılandan (kadının suda boğulmasından) pek farklı değilmiş: Kocaya sadakat ödevi yüklemeyen Eski Yunan’ın birçok sitesinde zina yapan kadının cezası (eğer kocası maddi bir tazminat istemez ise) ölümmüş. Roma’da farklı değil; koca isterse kadının öldürülmesi yine yasalmış.
Tevrat’ta zinanın cezası:
Levililer: 20
10. “Biri başka birinin karısıyla, yani komşusunun karısıyla zina ederse, hem kendisi, hem de zina ettiği kadın kesinlikle öldürülecektir.
11. Babasının karısıyla yatan, babasının namusuna leke sürmüş olur. İkisi de kesinlikle öldürülecektir. Ölümü hak etmişlerdir.
12. Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.
13. Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur. Kesinlikle öldürülecekler. Ölümü hak etmişlerdir.
14. Bir adam hem bir kızla, hem de kızın anasıyla evlenirse, alçaklık etmiş olur. Aranızda böyle alçaklıklar olmasın diye üçü de yakılacaktır.
15. Bir hayvanla cinsel ilişki kuran adam kesinlikle öldürülecek, hayvansa kesilecektir.
16. Bir kadın cinsel ilişki kurmak amacıyla bir hayvana yaklaşırsa, kadını da hayvanı da kesinlikle öldüreceksiniz. Ölümü hak etmişlerdir.
17. Bir adam anne ya da baba tarafından üvey olan kızkardeşiyle evlenir, cinsel ilişki kurarsa, utançtır. Açıkça aşağılanıp halkın arasından atılacaklardır. Adam kızkardeşiyle ilişki kurduğu için suçunun cezasını çekecektir.
18. Âdet gören bir kadınla yatıp cinsel ilişki kuran adam kadının akıntılı yerini açığa çıkarmış, kadın da buna katılmış olur. İkisi de halkın arasından atılacaktır.
19. Teyzenle ya da halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü yakın akrabanın namusudur. İkiniz de suçunuzun cezasını çekeceksiniz.
20. “Amcasının karısıyla cinsel ilişki kuran adam, amcasının namusuna leke sürmüş olur. İkisi de günahlarının bedelini ödeyecek ve çocuk sahibi olmadan öleceklerdir.
21. Kardeşinin karısıyla evlenen adam rezillik etmiş olur. Kardeşinin namusunu lekelemiştir. Çocuk sahibi olmayacaklardır.
Tesniye; 22:
13. “Bir adam bir kadın alır, yattıktan sonra ondan hoşlanmazsa,
14. ona suç yükler, adını kötüler, `Bu kadınla evlendim ama onunla yatınca erden olmadığını gördüm` derse,
15. kadının annesiyle babası kızlarının erden olduğuna ilişkin kanıtı alıp kapıda görevli kent ileri gelenlerine getirecekler.
16-17. Kadının babası ileri gelenlere, `Kızımı bu adamla evlendirdim ama o kızımdan hoşlanmıyor` diyecek, `Şimdi kızımı suçluyor, onun erden olmadığını söylüyor. İşte kızımın erden olduğunun kanıtı!` Sonra anne-baba kızlarının erden olduğunu kanıtlayan yatak çarşafını ileri gelenlerin önüne serip gösterecekler.
18. Kent ileri gelenleri de adamı cezalandıracaklar.
19. Ceza olarak ondan yüz gümüş alıp kadının babasına verecekler. Çünkü adam İsrailli bir erden kızın adını kötülemiştir. Kadın adamın karısı kalacak ve adam yaşamı boyunca onu boşayamayacaktır.
20. “Ancak bu sav doğruysa, kızın erden olduğuna ilişkin bir kanıt bulunamazsa,
21. kızı baba evinin kapısına çıkaracaklar. Kent halkı taşlayarak kızı öldürecek. Babasının evindeyken fuhuş yapmakla İsrail`de iğrençlik yapmıştır. Aranızdaki kötülüğü içinizden atacaksınız.
22. “Eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. İsrail`den kötülüğü atacaksınız.
23. “Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,
24. ikisini de kentin kapısına götürecek, taşlayarak öldüreceksiniz. Çünkü kız kentte olduğu halde yardım istemek için bağırmadı; adam da komşusunun karısıyla ilişki kurdu. Aranızdaki kötülüğü içinizden atacaksınız.
25. “Eğer bir adam kırda nişanlı bir kızla karşılaşır, onu yakalayıp tecavüz ederse, yalnız tecavüz eden adam öldürülecek.
26. Kıza hiçbir şey yapmayacaksınız. Çünkü kızın ölümü hak edecek bir günahı yoktur. Bu, komşusuna saldırıp onu öldüren adamın davasına benzer.
27. Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.
28. “Eğer bir adam nişanlı olmayan erden bir kızla karşılaşır, tutup onunla yatarsa ve bu ortaya çıkarsa,
29. kızla yatan adam kızın babasına elli gümüş verecek. Kıza tecavüz ettiği için onu karı olarak alacak ve yaşamı boyunca onu boşayamayacaktır.
30. “Kimse babasının karısını almayacak, babasının evlilik yatağına leke sürmeyecektir.”
İncil’de zinanın cezası:
Matta: 5
27. Zina etmeyeceksin` dendiğini duydunuz.
28. Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur.
29. Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.
30. Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.
31. Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin` denmiştir.
32. Ama ben size diyorum ki, karısını fuhuş dışında bir nedenle boşayan onu zinaya itmiş olur. Boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur.”
Yuhanna; 8/1-11:
İsa ise Zeytin dağına gitti. 2Ertesi sabah erkenden yine tapınağa döndü. Bütün halk O`nun yanına geliyordu. O da oturup onlara ders vermeye başladı.
Din bilginleri ve Ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler. Kadını orta yere çıkararak İsa`ya, «Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı» dediler.
«Musa, Yasa`da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?»
Bunları İsa`yı sınamak amacıyla söylüyorlardı; O`nu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı.
İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.
Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, «Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın!» dedi.
Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya koyuldu. Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp İsa`yı yalnız bıraktılar. Kadın ise orta yerde duruyordu.
İsa doğrulup ona, «Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?» diye sordu.
Kadın, «Hiçbiri, efendim» dedi. İsa, «Ben de seni yargılamıyorum» dedi. «Git, artık bundan sonra günah işleme!»
İslam’da zinanın cezası:
Nur- 2. Zina eden kadın ve zina eden erkekten herbirine yüz değnek vurun; eğer Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, Allah’ın dinini uygulamada bunlara bir acıyacağınız tutmasın! Ayrıca mü’minlerden bir grup cezalandırılmalarına şahit olsun!
Nur-3. Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır.
Eşcinsel erkeklerin cezası:
Nisa-16. Sizlerden (erkeklerden) fuhuş yapanların, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.
Görüldüğü gibi, eşcinsel ilişkide bulunan erkeklere verilecek ceza olarak belirtilen eziyetin niteliği ayette açıklanmamıştır. Bu nedenle ağırlıklı olarak dil ve el eziyeti olarak düşünülür. İslam hukukçuları bu konuda birçok görüş üretmişlerdir. Ayetteki “uslanırlarsa” ifadesi, bu eziyetin pişmanlık verecek ve uslanmaya teşvik edecek ölçüde olmasını öngörmektedir.
Eşcinsel kadınların cezası:
Nisa; 15. Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.
Kimi İslam Hukukçuları; Kur’an’da yer alan zina edenlere 100 sopa vurulmasıyla ilgili ayetin bekarların zinasıyla ilgili olduğu söylerken; evlilerin cezasının taşlanarak öldürülmek (recm) olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu konuda Kur’an’da herhangi bir ayet yoktur ama bazıları Kur’an’da recm ayetinin bulunmasına rağmen lafzının kaldırıldığı ancak hükmünün baki kaldığı gibi, bazıları Kur’an iki kapak arasına alınmadan önce recm ayetini olduğu sayfayı bir keçinin yediği gibi iddialarda bulunmuşlardır. Hadislerde recm mevcuttur ve İran’da uygulanır.
Zinanın İspatı:
Nur-4. Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar fâsık kimselerdir.
Nur/ 6-7. Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir.
İlave olarak hadislerde bir ilişkinin zina sayılabilmesi için 4 şahit tarafından ve kesin olarak erkeğin cinsel uzvunun kadının cinsel uzvuna girdiği görülmüş olmalıdır.
Tecavüz:
Sumer’de tecavüz de fena sayılmış. “Hür bir adamın kızı yolda tecavüze uğrarsa; anne, babası onun sokakta olduğunu bilmemişlerse, kız onlara ‘tecavüze uğradım’ derse, anne, baba onu zorla erkeğe karı olarak verecekler.” (The Ancient Near East, Supplementary Texts and pictures Relating to old Testament, Editted by James B. Pritchard, Princton, 1969, s.89, 90.)
Tecavüz, Sumer efsanesine bile konu olmuş. Tanrı Enlil, Tanrılann başı olduğu halde, evlenmeden önce karısını aldatarak zorla tecavüz ettiği için Tanrılar meclisince yeraltı dünyasına sürülmüş.
Bu efsaneye ait bazı satırlar şöyle: Nippur’un güzel kızı Tanrıça Ninlil annesinin önerisi üzerine kendisini Tanrı Enlil’e göstermek üzere suya giriyor.
Saf suda kız yıkandı/Ninlil Nunbirdu kanalının kenannda yürüdü./Büyük dağ baba Enlil gördü onu/Bey kıza “gel yatalım” dedi, kız istemedi/”Benim dölyolum çok ufak birleşmeyi bilemez /Dudaklanm çok küçük öpmeyi bilemez.”
Bunun üzenne Enlil, vezirine bir tekne getirtir. Kızla teknede gezerken ona tecavüz.eder. Bu olaya kızan Tanrılar meclisi Enlil’i yakalayaıak şöyle derler: “Enlil ahlaksızın biri, defol şehirden.”
Böylece Enlil yeraltı dünyasına gönderilir. Ninlil de arkasından gider. O arada Ay Tanrısına gebe kalır. Birçok olaydan sonra ancak yeryüzüne çıkarlar. (Tarih Sumer’de Başlar, s.70-72.)
Aynı olay Tevrat’ta (Tesniye, 22:28, 29) şöyle geçer:
“Eğer bir adam kız olan nişanlanmamış bir genç kadınla yatarsa ve onları bulurlarsa, adam genç kadının babasına 50 şekel (şekel Sumerlilerden Akadcaya geçen bir ağırlık ölçüsü birimi) gümüş verecek ve kadın onun karısı olacak.”
Eğer adam, nişanlı bir kızla şehirde yatarsa her ikisi de taşlanarak öldürülüyor.
Yasa’nın Tekrarı: 22;25‘de ise tecavüze şöyle değinilir:
Eğer bir adam kırda nişanlı bir kızla karşılaşır, onu yakalayıp tecavüz ederse, yalnız tecavüz eden adam öldürülecek.
Kur’an’da ve hadislerde ise tecavüze yer verilmemiştir.
Serdar Kaangil




BİR BÜYÜK UYDURMA: RECM (TAŞLAYARAK ÖLDÜRME)
Bu bölümde mezhepçi İslam’ın en haddi aşan uydurmalarından birini göreceğiz. Bu uydurma ile Kuran’ın ayeti iptal edilmeye çalışılmış ve dine taşlayarak öldürme gibi bir ilave yapılmıştır. Fakat asıl dehşetli olan şudur ki; gelenekçiler sırf recmi, yani zina edeni taşlayarak öldürmeyi haklı çıkartmak için, Kuran’ın eksik olduğunu, aslında recm ayetinin var olup, bu ayetin keçi tarafından yenilip yok edildiğini söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir.
Bu bölümü okurken lütfen şunu bir kez daha hatırlayın: Kuran’a ilave olan recmi tüm mezhepler savunur. Yani midye ve karidesi yemenin haramlığını, altın ve ipek giymenin kötülüğünü, başörtüsü ve peçe takmanın farziyetini, müzik dinlemenin ve resim yapmanın yasaklığını, namazlarda ve hacda Kuran’da olmayan detaylar olduğunu savunan Ehli Sünnet mezhepler; Hanefiler, Şafiiler, Malikiler, Hanbeliler ile Şii mezhepler aynı zamanda recmi, hem de istisnasız hepsi savunurlar. Eğer recmin yanlışlığı ve uydurma hadislerin dinin kaynağı olamayacağı iyice anlaşılırsa, o zaman tüm bu mezheplerin hatalı yolda oldukları da iyice ortaya çıkar. Eğer bu mezheplerin hatası iyice anlaşılırsa; o zaman Kuran’da olmayan ipeğin, altının, başörtüsünün, peçenin, haremlik-selamlık ve diğerlerinin de dinde olmadığı daha iyi anlaşılır. Çünkü Kuran’da olmayan bu ilave farzlar ve haramlar hep mezhepler yoluyla dinimize girmiştir. Recm konusu ise hem mezheplerin hatalı olduğunu, hem de hadis kitaplarının saçma olduğunu en güzel şekilde gösterir. Çünkü Buhari, Müslim, Ebu Davut, Hanbel, İbni Mace gibi bütün meşhur kitaplar recmi savunurlar. Üstelik bunu savunurken recmi haklı çıkartmak için Kuran’ın eksik olup, recmin aslında Kuran’da olduğunu (keçi Kuran ayetini yemeden önce) bile söyleyebilmişlerdir. Her şeyden önce Kuran-ı Kerim’de zinanın cezası belirtilmiştir. Kuran’da belirtilen bir konuda Kuran’ın hükmü ile çelişen bir hüküm ortaya atmak gelenekçi İslam’ın, mantık ve Kuran’a bağlılık seviyesini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin ciltlerine yüz vuruş vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.
24-Nur Suresi 2
Ayette zinanın cezası yüz celde olarak geçer. Arapça’da “celde” kelimesi deriyi incitecek bir değnek manasındadır. Bu ceza için Arapça’da “asa, minsee” (sopa, değnek) kelimelerinin geçmemesi, ayette bir grubun bu cezaya şahitlik etmesinin istenmesi, suçlunun canını acıtmaktan çok toplum önünde teşhir edilerek cezalandırılmasının hedeflendiğini gösterir. Kuran’a göre zinanın ispatı için dört şahit gerekir. İslam’da özel mülkiyetin dokunulmazlığının olduğunu düşünürsek, aslında gizlice zina yapanları dört kişinin cinsel ilişki anında görmesi çok zordur. Fakat bu ceza alenen zinayı, genelevler şeklinde yapılanmaları yok edecek bir uygulamadır. Allah bu uygulama için bile “sizi Allah’ın dinini uygulama konusunda acıma duygusu yakalamasın” demektedir. Peki nasıl olur da, taşlayarak öldürme gibi çok şiddetli bir ceza, hem de bu konunun hükmü Kuran’da açıkça belirtilmişken gerçek olabilir? Üstelik bu ayetten bir önceki 24- Nur suresi 1. ayette bu surenin ayetlerinin farz ve apaçık olduğu söylenir. Bu; kelime sıkıntısı çekmeyen (31-Lokman suresi-27), en iyi yasa koyucu (5-Maide suresi-50), unutkan olmayan (19-Meryem suresi-64), Kuran’ı detaylı bir şekilde indiren (11-Hud suresi-1) Allah’ın yasasıdır. Gelin şimdi de uyduruk İslam’ın türeticisi mezhepçi İslamcıların (aslında İslam tahripçilerinin demek daha doğru olabilir) hadislerle uydurdukları dindeki recm uygulamasını inceleyelim.
KEÇİ KURAN AYETİNİ YOK EDİYOR
Recmi topluma kabul ettirmeye çalışan recm savunucuları yalanlarını halka kabul ettirmek için bir hikaye de uydurdular. Bu hikayeye göre recm ile ilgili Kuran ayetleri sayfalara yazılı şekilde Hz. Aişe’nin evindeydi. Peygamber’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi bu ayetleri yemiştir. Böylece keçi bu ayetleri neshetmiştir, yani hükmünü kaldırmıştır. (Nasih-Mensuh rezaletini bir önceki bölümde işledik. Bu konu, o bölüm için çok önemli bir delildir.) Bu hikayeyi İbni Mace Nikah 36,1944 veya Hanbel 5/131,132,183 ve 6/269’da bulabilirsiniz. Peygamber’in vefatından sonra hem tamamlanmış, hem ezbere bilinen Kuran’ın bir ayeti hem de keçinin yemesi suretiyle nasıl ortadan kalkar? Geleneksel İslam’a göre büyük alim olan İbni Kuteybe, konuya şu cümlesiyle giriş yaparak açıklık getirir: “Keçi mübarek bir hayvandır.” Devamında ise bu büyük(!) alim keçinin faziletlerini açıklar ki konu iyice anlaşılsın. Sonra da şu ilginç cümlesiyle konuyu açıklar: “Ad ve Semud kavimlerini ortadan kaldıran Allah, bir ayetini keçiye yedirerek kaldıramaz mı?” Allah’ı inkar eden bu iki kavmi Kuran ayetlerine benzeten İbni Kuteybe böylece geleneksel, hadisçi, mezhepçi İslamcıların tutarsız yaklaşımlarına iyi bir örnek oluşturmaktadır. Türkçe’ye “Hadis Müdafası” diye çevrilen orjinal ismi “Tevilu Muhteliful Hadis” olan İbni Kuteybe’nin kitabını okumanızı tavsiye ediyoruz. Okuyun ki Kuran’ın yeterliliğini, geleneksel İslamcıların çap ve kimliklerini daha iyi anlayın. Hadis kitaplarının bizim kanaatimize göre Hz. Ömer’e iftira olan bir hadisiyse şöyledir:
İleride bazı kişiler çıkacak ve recm cezasını Kuran’da bulmuyoruz diye recmi inkar edeceklerdir. İşte bu kişiler okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Eğer halkın “Ömer Kuran’a ilave ediyor.” demesinden korkmasam bu recm ayetini Kuran’a yazardım.
Buhari 93/21, Müslim Hudud 8/1431, Ebu Davut 41/1
Bizce bu hadis bile tek başına Buhari, Müslim ve Ebu Davut’un güvenilmeyecek kitaplar olduğunun anlaşılması için yeterlidir. Böylece en sahihleri, en doğruları böyle olan hadis kitapları bile bir kenara atılıyorsa diğer hadis kitapları ve hadislere dayanan tefsir, ilmihal kitabı gibi kitapların da tereddütsüz bir kenara atılmaları gerektiği anlaşılır. Görüldüğü gibi bu recm hadisleri hem dine, hem Peygamber’e, hem Ömer’e iftiralardır. Bu hadislerin mantığına göre Hz. Ömer Allah’tan çok halktan korkuyordu. Demek Hz. Ömer halktan değil de Allah’tan korkmuş olsaydı keçinin yiyerek yok ettiği recm ayeti, hadis kitapları yerine Kuran’da olacaktı! (Lütfen 11. Bölüm’ü bir daha okuyun ve Hz. Ömer’in Ebu Hureyre ve diğer uyduruculara karşı tavrını, Kuran’a sahip çıkışını bir daha gözden geçirip Hz. Ömer’e yapılan bu iftiranın yalanlığını kavrayın.)
ZİNA YAPAN MAYMUNLARIN TAŞLANMASI
Bu uydurmalarla yetinmeyenler maymunların da zina eden bir maymunu yakalayarak taşladıklarını ve sahabelerden birisinin de maymunu recm etme olayına katılarak maymunu öldürdüğünü anlatırlar. Sözde recmin ne kadar mantıklı olduğunu, maymunların bile bunu anladığının, fakat bazı insanların anlayamadığının mesajını veren bu çok değerli (!) hadisi bilin bakalım hangi alim rivayet etmiştir? Evet, bu, süperlerin süperi diye takdim edilen, bir hadisini bile inkar edenin kafir olacağı söylenen en doğru hadis kitabının yazarı olan (diğerlerini siz düşünün) Buhari’nin 63/27’de geçen hadisidir.
Kurtubi’nin bir izahında ise Ahzab suresinin sonunda recm ayetinin eksik olduğu, Hz. Osman’ın döneminde bunların yazılmadığı söylenir. Bu izahta da Kuran’da mevcut olmayan recm geleneğine dayanak yaratma endişesinin, nasıl Kuran’a iftiralar atmaya kadar uzanmış olduğunu gözlemliyoruz.
MEZHEPÇİLER LÜTFEN BUNU DÜŞÜNSÜNLER
Görüldüğü gibi bir sürü çelişkili, mantıksız izah, sırf recm geleneğinin yerleşmesi için uydurulmuş ve Kuran’ın açık hükmü olan 24- Nur suresi 2. ayetin de hükmü kaldırılmaya (neshedilmeye) çalışılmıştır. Bir rivayete göre Hz. Ömer döneminde Kuran’da recm yoktu, öbür rivayette Hz. Osman döneminde yazılmadı denir. Başka bir rivayette ayet keçi yüzünden ortadan kalkar. Diğer yandan maymunların recminden ve sahabelerin buna katıldığı komedisinden bahsedilir. Üstelik Kuran’daki açık hüküm yok sayılır. Neresine el atılırsa mantıksızlık ve çelişki olan bu konu geleneksel İslam’ın uydurucularının sıkışınca nasıl Kuran-ı Kerim’e iftiralar attıklarını da göstermektedir. Oysa birçok gelenekçi hem Kuran’ın, hem hadislerin doğruluğunu, hem de buralarda yazanları kelimesi kelimesine kabul ettiklerini söylemektedirler. Bu kabulü yapan gelenekçilerin çoğunun ne yazık ki kendi gelenek ve inançlarından habersiz oluşları büyük bir sorundur. Kuran’a göre Kuran yeterlidir ve dinin tek kaynağıdır. En sahih hadis kitaplarına ve mezheplere göreyse Kuran eksiktir. Aç ve mübarek bir keçi (!) Kuran’ı yiyip eksiltmiştir! Lütfen aldatılan mezhepçi arkadaşlar bu konuyu iyice araştırın. Çünkü ilmihal kitapları bu konuyu örtbas etmekte, şeyhler, hocalar milletin kafası karışır diye bu konuya hiç girmemektedirler. Mezhepçi arkadaşlar eğer bu konuyu araştırırsanız çok güvendiğiniz mezhebinizin, hadis kitaplarınızın nasıl kendilerini haklı çıkartmak için Kuran’ı eksik saymaktan geri durmadıklarını ve tüm bu zırvaları uydurduklarını göreceksiniz. Mezhebi kabulle hiç bilmeden bu izahları da kabul etmiş oluyorsunuz. Çünkü bu izahlar mezheplerin, en doğru (!) hadis kitaplarının bir parçasıdır. Oysa Kuran apaçık bir şekilde din adına tüm detayları veriyor. Bizi, “Fırkalara bölünmeyin” diye mezhepçilikten alıkoyuyor. Mezheplerse “Recm nohut büyüklüğünde çakıl taşları ile olur. Kadın bir çukura gömülür, erkek ayakta taşlanır. (Dört Mezhebin Fıkıh Kitabı 7/97)” tipi dehşetli açıklamalarla vahşeti, yavaş yavaş öldürmeyi, Kuran’la çelişkiyi telkin etmektedirler.
KURAN’I BOHÇADAN ÇIKARALIM
Ne yazık ki yıllarca mezhepçilik övüldü. Mezheplere karşı çıkmak sapıklık olarak gösterildi. Mezhepsiz kelimesi dilimize bir hakaret unsuru olarak girdi. Kuran evimizde bohçalar içinde, yüksek bir yerde asılı olarak bulundu. Kuran ölülerin arkasından okundu ama, dirilerin hayatına yön vermesine izin verilmedi. Buna izni vermeyen mezhepçiler; dini ancak üç-beş kişinin anladığını, bizimse, onlardan ve onların kitaplarından dini öğrenmemiz gerektiğini söylediler. Allah kitabından dini anlamak gibi büyük bir cürete kalkışırsak çarpılacağımız anlatıldı. Bu çabaya ne gerek vardı ki! Mezhep imamları dini anlatmıştı. Bu mantıkla ne mühendisler, ne profesörler bile uyutuldu. Çünkü bu anlatımda akıl yok, taklit vardı. Aslolan taklit olunca profesörle, mühendisle, en cahil bir oldu. Çünkü akıl, ilim hiç kullanılmayacaktı ki! Onu, kullanması gerekli olan mezhep imamları, hadis imamları kullanmıştı. İnşallah onların akıllarını ne kadar kullandıkları ve sadece Kuran’a sarılmanın önemi bu recm örneği ile anlaşılmıştır.
Allah pisliği aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
10- Yunus Suresi 100
Andolsun size, içinde öğüt bulunan bir Kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?
21- Enbiya Suresi 10
Yaw diğer tarafta yazmıştım işte anlasanız inanacaksınız inansanız cennete gideceniz
) cehenneme gidebilin yoksa cehenneme kim gider…
Allaha karşı mücadele edeceniz ki ölünce(hadi ölümüde saçma deyin inanmadeyin birazda güleyim
Şey diyorum ölünce ne oluyo insan
ne bekliyor ölümde insanı
yok olmak nasıl bişiy
ya ölüm yoksa…………
Nasih-Mensuh
komik Allah değiştiririm diyo kuranında
ama kuranı okumuyanlar yok diyo değiştirmez
Allah dönekmi diyorlar
ozaman sizin zayıflığınızı bildi derken dah önceden bilmiyormuydu
da düşman sayısını azalttı yok bunuda keçi yazmıştır..yiyo ya yazarda
öncelikle Allah cümlemize aklı selim ihsan eylesin ve bizleri akleden kalpleriyle düşünen fakihlerden kılsın. yukarıdaki yazıyı beyeni ve takdirle okudum. yazıya şunları ilave etmekte büyük yarar buluyorum: elmanın içi pis diye çöpe atılamayacağını, harhangi bir şeyin kirlendi veya bozuldu idiasıyla çöpe atılamayacağını hepimiz biliyoruz aynen bunun gibi kitaplarda içlerinde doğru ve yanlış bilgiyi beraber barındırırlar baştan sona doğru güzel ve kusursuz tek kitap kuran-ı kerim dir. kusursuz tek kişide Allahu teala dır. hadislerdede yanlışlıklar bulunabilir ve sahte hadisler uydurulabilir fakat sahte hadisler var diye hadislerimizi kesinlikle yok sayamayız bize düşen allahın kitabını okurken euzu besmele çekmek yani şeytansı düşüncelerden allaha sığınmak, aklını en doğru şekilde kullanmak. allah yukarıdaki yazının sahibinin daima yanında bulunsun