İsa ne Tanrıydı ne de Tanrının oğlu.
O da bir Yahudiydi, hatta ırkçı bir Yahudi.
Matta/ 15.
22. O yöreden Kenanlı bir kadın İsa’ya gelip, “Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda” diye feryat etti.
23. İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, “Sal şunu, gitsin!” diye rica ettiler. “Arkamızdan bağırıp duruyor.”
24. İsa, “Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim” diye yanıtladı.
25. Kadın ise yaklaşıp, “Ya Rab, bana yardım et!” diyerek O’nun önünde yere kapandı.
26. İsa ona, “Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir” dedi.
27. Kadın, “Haklısın, ya Rab” dedi. “Ama köpekler de efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer.”
28. O zaman İsa ona şu karşılığı verdi: “Ey kadın, imanın büyük! Dilediğin gibi olsun.” Ve kadının kızı o saatte iyileşti.
Yahudi olmayan bir kadının yardım isteğine İsa’nın yanıtı ” Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim.” oluyor.
Bu yanıttan İsa’nın sadece Yahudileri muhatap aldığını anlıyoruz. Yani Yahudilerin çobanı.
İsa, “Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir.” yanıtıyla da Yahudi olmayanları köpek olarak niteliyor.
Kadının “Köpeklerde efendilerinin sofrasından düşen kırıntıları yer” demesi üzerine “İmanın büyük” diyor ve kızını iyileştiriyor. Eğer “Niye biz köpek oluyormuşuz” diye itiraz etseydi; demek ki hiç ilgilenmeyecekti.
YAHUDİLERE HİZMET EDİN
İsa, kendisinin Yahudilere gönderildiğini söylemekle yetinmiyor, havarilerine de bunu emrediyor.
Matta/ 10.
5. İsa Onikiler’i şu buyrukla halkın arasına gönderdi:
“Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler’in kentlerine de uğramayın.
6. *Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin.
Anlaşılan Havariler İsa’yı dinlememiş ve İsrail sınırlarını aşmışlar, Anadolu’ya, Roma’ya yayılmışlar.
İsrail’in kayıp koyunları yerine köpeklere hizmet etmişler.
YAHUDİ KRALI İSA
“Aslında tek bir Hıristiyan vardı, o da çarmıhta öldü” demiş Nietzsche.
Belki, İsa’dan sonra çok şeyin değiştiğini anlatmak istemiş ama doğrusu;
İsa, ancak Yahudilik ve tevrat bağlamında anlaşılabilir, çünkü o Hıristiyan değil bir Yahudi idi.
İsa yaşadıysa gerçekten, tanrı-kral mı olmak istemiştir acaba?
Vali Platus’un önünde iken, Platus ona sorar: “Sen Yahudilerin kralı mısın?”
İsa’nın cevabı “söylediğin gibidir” olur. (Matta 27: 11)
Dikenlerden bir taç örüp başına koydular, sağ eline de bir kamış tutturdular. Önünde diz çöküp, “Selam, ey Yahudiler`in Kralı!” diyerek O`nunla alay ettiler. (27: 29)
Başının üzerine, BU, YAHUDİLER`İN KRALI İSA`DIR diye yazan bir suç yaftası astılar. (27: 37)
KURTULUŞ YAHUDİ’LERDENDİR
İsa Samiriye’den geçerken Yakup’un kuyusu başında bir kadınla konuşmaya başlar.
Kadına hiçbir suyun susuzluğunu dindirmeyeceğini ama kendisinin vereceği suyu içenin bir daha hiç susamayacağını söyler. Kadının 5 koca değiştirdiğini ve nikahsız biri ile yaşadığını da bilince Kadın: Anladım, siz bir peygambersiniz. Ama bizim atalarımız hep bu dağlarda tapınırken siz Kudüs’te tapınılmasını söylersiniz.” der.
Yuhanna 4: 21-22. İsa ona şöyle dedi: “Kadın, bana inan, öyle bir saat geliyor ki, Baba`ya ne bu dağda, ne de Yeruşalim`de tapınacaksınız!
Siz bilmediğinize tapıyorsunuz, biz bildiğimize tapıyoruz. Çünkü kurtuluş Yahudiler`dendir.
Yuhanna 4. Bölümü okunduğunda bu sözün söylenmesine hiç gerek olmadığı görülecektir.
Yahudi ırkçıları çıkıp da “İncil’de bile kurtuluşun Yahudiler sayesinde olacağı yazıyor.” dese yeridir.
İsa’dan sonra Petrus ise Yahudi olmayanlara şöyle sesleniyordu:
Onlara şöyle dedi: “Bir Yahudi`nin başka ulustan biriyle ilişki kurmasının, onu ziyaret etmesinin töremize aykırı olduğunu bilirsiniz. Oysa Tanrı bana, hiç kimseye bayağı ya da murdar* dememem gerektiğini gösterdi. (Elçilerin İşleri, 10: 28)
Demek ki İsa Yahudi törelerine göre hareket etmiş.




Burada alıntı yaptıklarınıza kimler inanır bilemiyorum. Biz müslümanlar bu tahrifatın zaten farkındayız. Demem o ki bir peygamber asla ırkçılık yapmaz. Bu sözler İncil’e sonradan sokulmuş hezeyanlar.
Merhaba.Hz İsa hakkında Kurandan örnekler vermeniz gerekirken,bunu yapmıyorsunuz.Buda sizin olayları çarpıttığınızın açık bir kanıtı.Doğruyu öğrenmek isteyenler Kuran okusun.
Kitapta Meryem’i de an! Hani o ailesinden ayrılıp doğu tarafinda bir mekana çekilmişti.Onlarla arasına bir perde çekmişti.Bizde ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.Meryem demişti:”Ben senden Rahman’a sığnıyorum.Takva sahibi biriysen dikkatli ol.” Ruh dedi:”Ben sadece Rabbinin elçisiyim.Sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım.” Dedi:’Benim nasıl oğlum olur;bana herhangi bir insan dokunmadı.Ben bir kahpede değilim.’ Dedi:”İşte bôyle!Rabbin buyurdu ki:’O benim için çok kolaydır.Bôyle olması onu,insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir.Hûkme bağlanmış bir iştir bu.” Ona gebe kaldı.Ardından da onunla uzak bir mekana çekildi.(Meryem suresi 16-22) Yemin olsun ki’Musa’ya kitabı verdik.Ve arkasındanda resuller gönderdik.Meryem oğlu İsa’ya açık seçik deliller verdik ve kendisini Ruhulkudüs’le güçlendirdik.Bir resulün size,nefislernizin hoşlanmadığı bir şey getirdiği her seferin