VE ORİJİNALİ TAHRİF EDİLDİ Mİ?
Hicr-9: “Şüphesiz o zikri (Kuran’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz…”
Bu ayet İslamcılar için Kur’an’ın değiştirilemeyeceğine dair bir dayanaktır. Kur’an’da korunacağını yazmış olması, İslamcılar için yeterlidir ama konu İncil ve Tevrat olunca böyle düşünülmez. Tevrat’ın ve İncil’in tahrif edildiğini iddia edenler, içlerindeki Hicr-9 benzeri ayetleri görmezden gelir:
Yeşaya / 40-8: “Ot kurur, çiçek solar ama Tanrımızın sözü sonsuza dek durur.”
Matta / 5-18: “Size doğrusunu söyleyeyim: Yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden Kutsal Yasa`dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak!”
Markos / 13-31: “Yer ve gök ortadan kalkacak ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.”
Demek ki “değiştirilemez” diye yazmasının bir önemi yokmuş. Onu da insanlar yazabilirmiş.
Bugün piyasadaki ve internetteki Kur’an acaba başlangıçta yazılan orijinal Kur’an’la aynı mıdır? İslamcılara göre Kur’an’ın tek harfi bile değişmemiştir. Bunu iddia edebilmek için ilk orijinalin bilinmesi gerekir ki bir karşılaştırma yapılabilsin.
Ama ilk yazılan orijinali ortada olmadığı gibi, 2. ve 3. derleme ile yazılanlar da yoktur. Orijinali olmadığına göre bir karşılaştırma yapılamaz. Öyleyse “Bir harfi bile değiştirilmemiştir” diyenlerin bir dayanağı yok. Bunun İslami propaganda olarak söylendiği anlaşılıyor.
Peki orijinal Kur’an’a ve sonra derlenen nüshalarına ne oldu?
Çocuklar ve hatta bilinçsiz Müslümanlar Kur’an’ın bir kitap olarak gökten indiğini sanırlar. Hepimiz çocukken öyle sanırdık. Cebrail adlı meleğin kitabı peygambere getirdiğini zannederdik. Büyüklerimiz de ayrıntıları bilmediği için bir izahta bulunmazdı. Daha sonra öğrendik ki ayet ayet olayların akışına göre yazılan Kur’an 23 yılda tamamlanmış. Yani, Muhammed hazretlerinin peygamberliğini ilan ettiği tarihten ölümüne yakın zamana kadar yazılmış bir kitap. Günlük tutan insanlar gibi Muhammed hazretleri de olaylarla, gelişmelerle ilgili şiirimsi ayetler yazdırmış. Bu ayetlerin de vahiy olduğunu öne sürmüş. Eşleriyle yaşadığı sorunlarla ilgili olarak bile sure ve ayetler yazmış. Sözde okuma yazması olmadığından bunları vahiy katiplerine yazdırmış. O dönemde henüz kağıt icat edilmediğinden ve Kureyşte deri parşömen olmadığından ayetler taşlara, kemiklere, yapraklara, kumaş parçalarına yani ilkel malzemelere yazılmış. Bir rivayete göre Kur’an sayfalarının tümünün peygamberin evinde bir arada bulunduğu ve dağınıkken bir araya getirilip, içinden eksilen olmasın diye ortasından iple bağlanmış olduğu söylenir. Ayrıca surelerin kurra denilen hafızlarca ezberlenerek korunduğu belirtilir.
Kur’an’ı kaç hafız ezbere biliyordu?
Amr Îbnu’l-Ass anlatıyor: Peygamberin “Kur’an’ı dört kişiden alın; Abdullah İbn Mes’ud’dan, Salim’den, Muaz’dan ve Übeyy İbn Kab’den” dediğini işittim. (Buhari, Fadailu’l-Kur’an 8.)
“Muhammed öldüğü zaman Kur’an’ı bütünüyle ezberlemiş olan dört kişi vardı. Ebu’d-Derdâ, Mu-âz İbn Cebel, Zeyd ibn Sabit ve Ebû Zeyd.” (Buharı, e’s-Sahih, Kitabu Menakıbi’l Ensâr /17, s.229
Malik oğlu Enes’e; “Peygamber döneminde Kur’an’ı tümüyle ezberleyenler kimlerdir?” diye sordum. Şu karşılığı verdi:
‘Dört kişi. Tümü de Medineli. Übeyy İbn Ka’b, Muâz ibn Cebel, Zeyd ibn Sabit ve Ebu Zeyd (Buhari a.g.e, Müslim 2465. hadis.)
Bu 3 hadisten 7 isim ortaya çıkıyor. Abdullah, Ebu’d Derda, Übeyy, Muaz, Zeyd ibn Sabit, Salim ve Ebu Zeyd
1. Derleme
Muhammed’in ölümünden sonra dinden dönme hareketleri ve isyanlar başlar. Dinden dönenlerle ve İslam devletine isyan edenlerle savaşlar başlar. Bu savaşlar sırasında Ömer, halife Ebubekir’e gelip; “Kurra`nın da katılmış bulunduğu Yemame savaşları şiddetlendi. Ben her yerde kurraları tüketeceğinden, onlarla birlikte Kur`an`nın da çokça zayi olacağından korkuyorum. Bu sebeple Kur`an`ın cemedilmesini emretmeni uygun görüyorum!” der. Ebubekir de ona: “Resulullah`ın yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?” diye cevap verir. Ancak Ömer ‘in ısrarlarıyla ikna olur ve Zeyd İbn Sabit’e Kur’an’ı toplatma görevini verir.
Zeyd, kumaş parçaları, hurma yaprakları, düz taş parçaları ve ezberlemiş olanların hafızalarından Kur’an’ı toplamaya başlar. Bir ayetin geçerli olabilmesi için 2 tanık olması şartı ile hareket eder. Ama Tevbe süresinin son kısmını sadece Huzeyme`de bulduğunu ve tek tanıkla kabul ettiğini söyler. Bunu da Neticede 1yıl içinde toplanan kitap Ebubekir `e, o ölünce Ömer`e, o da ölünce Hafsa’ya emanet kalır. (Kütübü Sitte, hadis no: 944)
1.derlemenin Muhammed döneminde okunan Kur’an’a göre eksik olduğu itirazları yapılmıştır. Örneğin recm ayetinin olmaması itiraz edilen konulardan biridir.
Aişe(r.a.) der ki : Peygamber vefat edinceye kadar recm ayeti okunurdu.
Muslim c. 4. s. 167, Tirmizî, c.2, s.309
Aişe (r.ah) nakleder: “Recm ve büyüklerin on defa süt emzirmesi (nin süt kardeşliği oluşturacağı) hususundaki ayetler benim yatağımın altında bulunan bir sayfa üzerinde yazılı idi. Peygamber vefat edince Peygamber’in vefatıyla meşgul olduk da keçi gelip onları yedi.”
Dar-e Kutni, c.4, s.105, İbn-i Mâce, c.1, s.625
Übeyy b. Kab bana şöyle dedi: “Ey Zerr, Ahzap suresini kaç (ayet) olarak okuyorsun?” Ben de “Yetmiş üç” dedim. O zaman şöyle dedi: “Oysa Bakara suresine benziyordu; Ya da ondan da uzundu. Biz onda recm ayetini de okuyorduk.” Bir nakilde ise şöyle geçer: “O (Ahzap suresinin) sonunda şöyle diyordu: “Evli erkek ve evli kadın zina ettiklerinde, onları elbette recm edin! Allah’tan bir ceza olarak; ve Allah Aziz ve Hekim’dir!! Bu hesaba göre Ahzap suresinden 200′ü aşkın ayet eksilmiştir.
Kenz-ül Ummâl, c.2, s.567, Ed-Dürr-ül Mensûr (Suyûtî), c. 5, s180.
Ali’nin elinde nuzül sırasına göre düzenlenmiş Mushaf olduğu rivayet edilirken, bu eksikliklere müdahale etmemesi üzerinde düşünülmesi gereken husustur.
2. Derleme ve 1. Derleme Kur’an’ın Yakılışı:
Halife Osman döneminde eldeki Kur’an’ların farklı ve yanlış okunmasından şikayetler başlar. Birgün Huzeyfe, Osman’a gelip bu meseleye bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine Osman Hafsa’daki Kur’an suhuflarını tekrar iade etmek üzere ister. Hafsa da gönderir. Ve bu sayfalardan yeni nüsha Kur’an mushaflarının yazımını başlatır.
Yazıcıların başında yine Zeyd bin Sabit vardır. Osman, herhangi bir hususta ihtilafa düşüldüğü takdirde Kureyş lisanının dikkate alınmasını ve ona göre yazılmasını söyler. Kütübü Sitte, Hadis No : 945
Bu hadisdeki Zeyd bin Sabit’in şu sözleri önceki derlemede hata ve eksiklerin olduğunun bir örneğidir:
“Resulullah`dan işitmiş olduğum, Ahzab süresine ait bir ayet eksikti. Onu araştırdım. Sonunda Huzeyme İbnu Sabit el-Ensari`de çıktı. Resulullah onun şahitliğini iki kişinin şahitliğine denk tutmuştu. Bu ayet şu idi: “Mü`minlerden Allah`a verdiği ahdi yerine getiren kimseler vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir” (Ahzab 23)”
Hatırlarsak, İlk derlemede de komisyonun başında olan Zeyd bin Sabit’ten yine benzer bir iddia geçiyordu aktardığı hadisde. Tevbe suresinin son kısmını sadece Huzeyme’de bulduğunu söylüyordu.
İki derlemede de iki benzer olay ve iki aynı kişi, Huzeyme. İlginç, belki de olaylar karıştırılmış olabilir.
Osman’ın yazdırdığı Kur’an’ların sayısı 4 olarak kabul edilir. Birinin kendinde kaldığı, diğerlerinin Şam’a, Basra’ya ve Küfe’ye gönderildiği söylenir. Kimileri bu sayıyı 5-7 adet olarak öne sürer ve Mekke, Yemen ve Bahreyn’e de gönderildiğini söyler. Ayrıca Osman’ın bu Kur’an’ların aynısının kopyalanabileceğine izin verdiği de söylenir.
Ayrıca Osman bu Mushaflar haricinde elde bulunan tüm suhuf ve kitapların yakılmasını emreder ve kendisi de çevresindekileri yakar. (Suyutî, İtkan, I/134; Subhi Salih, el-Mebahis, s. 78-85.)
Hz. Osman, okuma farklarını ortadan kaldırıp müslümanları bir tek kıraatte birleştirmek amacıyla başka bütün mushafların ve Kur’ân parçalarının yakılmasını emretmiştir. (Beyhekî, es-Sunen, Kitabu’s-Salât, 2/42)
Osman’ın Mushafları yaktırması büyük tepki çekmiş, “Mushaflar yakıcısı” diye seslenilmiştir. Öldürülmesindeki sebeplerden biri de budur.
Rivayetlere göre ellerindeki farklı Mushafları yaktırmayanlar da vardır. Örneğin “Ali’nin Mushafı”, “Ayşe’nin Mushafı” Abdullah İbn Mesud’un, Abbas’ın Mushafı gibi. Bu Mushafların birbirinden farklı olduğu söylenir. Âlî Mushafının nuzül sırasına göre düzenlenmiş olduğu rivayet edilir. Bu özel mushaflar da kayıptır. Sadece bunların içerik listeleri yazılmıştır. Eldeki resmi nüshadan içerik yönünden farklı oldukları bu listelere bakınca hemen anlaşılıyor. Örneğin, İbn Mesud’un mushafında Fatiha suresi gibi çok temel bir sure yok. Felak ve Nas sureleri de yokmuş. Bu çok ilginç.
Suyuti kitabında bakara suresinin Ahzab suresi ile aynı uzunlukta olduğunu aktarıyor. (Suyuti, El İtkan, 2/32.) Mevcut Kur’an’da ise Bakara 286 ayet iken, Ahzab yalnızca 73 ayettir.
Ebûbekir ibn Dâvûd, özel sahâbî mushaflarındaki farkları Kitâbu’l-Mesâhif’inde toplamıştır. Buhârî’nin rivayetine göre Hz. Âişe, mushafını görmek üzere gelen bir Iraklıya, özel mushafını göstermiştir. (Buhârî, Fedâilu’l-Kur’ân, 5)
O dönemde Arap harflerinde nokta ve hareke yoktu. Muaviye devri Irak valisi Ziyad bin Ebih, Arapçayı bilmeyen Müslümanların, Kur’ân’ı yanlış okumasını önlemek için devrin âlimlerinden Ebu’l Esved Dueli’yi görevlendirmiş. O da kelimelerin sonuna harekeyi belirlemek için nokta koymuştu. Daha sonra Haccac, kâtiplerinden Nasr bin Asım ve Yahya bin Ya’mer’e harflere nokta koymalarını emreder. Harflere ve noktalara bugünkü şeklini veren, Halil bin Ahmet (M.718) olmuştur. Şimdi bütün bu tahrifler, eksiltmeler yanında bir de noktalama işaretleri konulurken olası yapılan yanlışları düşünün.
Bugün Osman’ın yazdırdığı Mushaflardan hiçbiri ortada yoktur. Topkapı’daki, Taşkent’teki ve Kahire’deki eski Kur’an’ın Osman’ın Kuran’ı olduğu iddia edilirdi. Öyle olmadığı ortaya çıktı.
Konunun araştırmacılarından Prof. Dr. Suphi es-Salih kitabında, “Peki, Osman döneminde hazırlanmış resmi nüsha şimdi nerededir?” sorusunu ortaya atar ve doyurucu cevap bulamadığını açıklar. Kahire Kütüphanesi’nde olduğu söylenen nüshanın, Osman döneminden kalmış olamayacağını belirtir. Çünkü bu kitapta bir takım işaret ve noktalar vardır, böyle işaret ve noktaların İslamiyet’in ilk yıllarında bulunmadığı bilinmektedir.
Neden Yakıldılar
Hz. Hafsa’ya iade edilmiş olan ana Mushaf da ölünceye dek onun yanında kalmış, Medine valisi olan Mervân ibn el-Hakem, yakmak üzere o nüshayı istemişse de Hz. Hafsa vermemiş, fakat bu mü’minler anasının vefatı üzerine Mervân o Mushafı alıp yakmıştır. (el-Fethu’r-Rabbânî, 18/34)
İlk derlenen Kur’an’ı ölümüne değin sandığında saklayan ve alınıp yakılmasını önleyen Hafsa idi. Hafsa ölünce, Mervan İbn Hakem, sandıktan aldırtıp yaktırmıştı. Mervan Kur’an’ı yaktırmasındaki gerekçesini şöyle açıklıyor:
“Bunu yaptım, çünkü onda yazılı olanlar, resmi mushaf’a yazılıp geçirilmiş ve korunmuştur. Korktum ki aradan uzun zaman geçtiğinde kuşkucu kimseler bu resmi mushaf hakkında kuşkuya düşerler.” (Dr. Subhi e’s_Salih, Mebahis fi ulumi’l-kuran, s.83. dayandığı kaynak: ıbn ebi davud, kitabu’l-mesahif, s.24.)
Halbuki tersine asıl kuşku, ilk derlemenin yakılmasından doğmuştur.
Hiç kaynak, kanıt yok edilir mi? Elindekinin doğruluğunu ne ile kanıtlayacaksın?
“Demek ki ilk derleme ile olan farkların görülmesi istenmiyordu. İlk derlemede görülmesi istenmeyen bilgiler mevcuttu ki görülmesi engellendi, yakıldı.” diye düşünülmesi gayet doğaldır. Deliller yok edilmiştir. Oysa, ilk derleme korunmuş olsaydı; arada küçük farklar olması önemsenmeyecekti. Ama bu durumda “belki de arada çok önemli farklar vardı” diye düşünülüyor.
Nitekim Muhammed dönemindeki Kur’an ile sonradan yazılanlar arasında fark olup olmadığı sorusuna verilen yanıtlar “çok büyük farklar olduğu” şeklindedir.
İbn Ömer diyor ki:
“Hiçbiriniz Kur’an’ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kur’an’ın çoğu yok olup gitmiştir. ’Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum’ desin yalnızca.” (Suyuti, El İtkan, 2/32.)
İbn Ömer’in bu sözü söylediği zaman çok önemlidir. Bu söz, Halife Osman dönemindeki derlemeden sonra söylenmiştir. Ki şu an o nüshalar bile ortada olmadığına göre varolanların farkını düşünün.
Serdar Kaangil



ya hu m allahtan korkun diyeceğim işe yaramayacak.siz ne kadar iftiracısınız böyle. Peki Kuranın aslı yakılmış diyorsun ya hodri meydan aynı lisanla aynı, kafiyelerle, aynı manaları ifade eden bir kitap yaz bakalım bir de senin kitabını okuyalım.Kargalafrı güldürecek çocuksu şeyler yapmayın lütfen, Kuranı okuyuın onda nasıl bir hayat öngörüldüğünü, nasıl bir hukuk sistemi ve adaletin kurulmsaının istenildiği, hiç kimseye kötülük yapılamayacağı, ve savaşlarında sadece savunma müdafaa savaşları olduğunu göreceksiniz. bırakın şu basitilkleri de lütfen rabbinizle barışın o affedicidir. size kızma, küsmez, yeteki onu tanıyın ,inanın.
cahillik dizboyu iftira demiş kestirip atmışsın sonrada kuran okuyun falan diyip zırvalamışsın herhalde bu kadar ayrıntılı kaynaklardan ve kurandan ayetlerle örnek veren yani bu konuyu yazan arkadaş kuranı en az bizim kadar biliyordur ama aminimki senden çok daha iyi biliyordur sizin en büyük cahilliğiniz zaten bu
çok kolay bir mantık bir insanın ateist olması için öncelikle senin gibi herşeyi kabullenmiş bir insandan çok daha bilgili olması gerekir yani senin gibi olmak çok basit çok ucuz bir durum nasıl olsa cennete gideceğim neden kafamı bunlarla yorayım neden şüphe duyayım dimi…
bizler zor olanı seçtik inceliyoruz şüphe duyuyoruz çünkü ortada yanlış birşeyler var yukarıdaki bilgi gibi …
sadece kuran değil diger kitaplarda en az kuran kadar ayrıntılıdır ama bu bizim kitapları incelemememiz gerektiği anlamına gelmiyor çünkü bizler insanız mantığımız zekamız beynimiz var..
efendim işte biz ateistler müslümanlara savaşın sevişin kötülük yapın yiyin birbirinizi demiyoruz o yazdığın doğrular sadece senin değil herkesin doğrusu ama bir soba yanıyorsa ona dokunduğunda elinin yanacağını ve acı çekeceğini bilirsin bu kuranda yazıyor o yüzden yapmayım demezsin çünkü sende insansan seninde bir mantığın zekan var…
sende biraz incelemelisin sadece kuranıda değil diger kitaplarıda sana inan yada inanma demiyorum sonuçta her insan kendi rotasını kendi çizer…
hepimizin doğrusu bu hayatı en doğru en iyi şekilde yaşayabilmek olsun dileğiyle…
Saygılar
Redshadow
From ateistforum
merto said kardeş allah kitap diyorsun onu putlaştırıyorsunuz hiç araştırmıyorsunuz her şeyi olduğu gibi kabulleniyorsunuz ve aynını yazında görelim diyorsun hiç kimse yeni bir kuran yazma gibi bir derdi yokki sadece buradaki yalnışları eksiklikleri araştırıyorlar aslı nerede diye amma bütün kaynaklar bırak aslını üçüncü veye beşinci derlemenin bile bulunamadığını görüyoruz sonra topkapı müzesindeki orjinal diyorsun kaçıncı baskının orjinali onu araştırdınmı ki hiç sanmam senin gibiler bu kitabın günah olmasın diye çevirisini bile okumadığını biliyorum okuyanların kaçı arpça anlamını biliyorki illaki arap milliyetçiliği yapıcaz diyorsanız o zaman sözüm yok birde inanmayan veya arştıran kesimi hemen cehnneme göderiyorsunuz tamamda bu ikilemin varlığından eminmisinki yani cennet ve cehennem yani oraya gidipte geri gelen birimi varki kitabın ilk ayeti ne diyor oku oku amma sana bilgi verecek senin ufkunu genişletecek sana doğru bilgi verecek şeyleri okuki bilgi birikimin arsın araştır bu günah deyipte uzak durma başımıza ne geliyorsa cahilliğimizden geliyor doğruya erişmek için araştırma yaomak gerek bir noktada saplanıp onu doğru dersek başka bilgi almaz beynın bu tabu değidir saygılarımla
serdar kaangil !Kur’anın orjinalı yakıldı diyorsunuz; Siz o islamı kaynakları çarpıtırarak ve cım-
bızlayarak yazıyorsunuz; İsalmı kaynaklarda geçen bu olayın özetini yazıyorum: 23 sene içinde
zaman ve zemin şartlarına uygun bir şekilde tedrici olarak kur’an inmeye başlıyor.Her gelen ayet
ve sureleri,hz.Muhammed,40 kişden oluşturduğu ”Vahiy Katiplerine” okutuyor,öğretiyor ve yazdı-
rıyordu.Vahiy’nin bitmesinden bir süre sonra hz.Muhammed vafat ediyor.Ardında hz.Ebu Bekir
halife seçiliyor.Riddet olayından sonra,kur’anı ezbere bilen bazı sahabilerin şehit olması üzerine
hz.Ömer,endişesini dile getirerek,kur’anın bir araya getirilmesini teklif ediyor.İlk etapta bu teklife
soğuk bakan hz.Ebu Bekir,daha sonra teklifi olumlu bularak,hemen ”Vahiy Katiplerinden” Zeyd
bin sabit başkanlığında bir komisyon oluşturuyor.O zaman kağıt pek bulunmadığından dolayı
dağınık ve değişik nesneler üzerinde yazılı olan bütün ayetler,toplatılır ve her katibin yanındaki
ayetler,diğerlerinkiyle şahitler huzurunda karşılaştırılır.Bir seneye aşkın devam eden bu derlema
ve tasnif işleri neticesinde,bütün ayetler,bibirinin aynısı çıkınca,komisyonda bütün ayetler bir
araya (bir kitap haline) getirilir.Daha sonra hz.Osman,halife seçilince,bir kitap halinde olan
kur’an-ı dört nushaya çoğaltıyor.Dağınık ve değişik nesneler üzerinde yazılı olanlara ihtiyaç kal-
madığından ve karışıklıklara meydan verilmemesi için,oluşturulan komisyon tarafından yakılıp
imha ediliyor.Bunda ne var? En doğrusunu yapmışlardır. Zaten kur’an,korunma altına alınmıştır.
Bugün bile resmi kurumlar,yıpranmış eski arşiv evraklarını,görevlendirilen komisyon tarafından
ayıklanması yapıldıktan sonra,tutanakla yakıp imha etmiyorlar mı? İşte kur’an da böyle olmuş-
tur.Kur’an’a ve hz.muhammed’e saldırmak amacıyla hangi kaynaktan olursa olsun ,(Buhari,
müslim,Kütübü Sitte vs.dahil) getirdığınız rivayetlerin tümü,zayıf ve uyduruk rivayetlerdir.Bu ki-
tapları hz.Muhammed yazdırmamış.Bilakis hadislerinin yazılmasına müsade etmezdi.Vefatından
300 sene sonra bu kitaplar yazıldı.Yazılmayan ve kayda geçirilmeyen hadislerin tümü,300 sene
sonra nasıl sağlıklı bir şekilde bize ulaşabilir? Bu getirdiğiniz rivayetlerin tümü,”Hadis İlmi Krıter-
leri” ne uymadıkları için,kabul edilemez.Bu nedenle; Ebu Hanife ve İmam Malik gibi büyük islam
alimleri,söz konusu kitaplarda geçen bir çok rivayetle amel etmemişlerdır.Ebu Hanife hz.SIKKA,
(senedi güvenilir) hadislerin 17 taneyi geçmediğini söyliyor.KAYNAK:تاريخ الاسلام دكتور ابراهم حسن
Size gelelim; Siz bir yandan Kur’an diye bir kitap hz.Muhammed’e inmediğini söyliyorsunuz,öbür
yandan,hz.Muhammed’e gelen kur’an-ın orjinalı yakılmış ve yok olmuştur,diyorsunuz.Bu tutumu-
nuz ne kadar çelişkidir ? Farkında mısınız? Saygılar.
Sayın Bilal,
Diyorsunuz ki; “karışıklıklara meydan verilmemesi için,oluşturulan komisyon tarafından yakılıp imha ediliyor.” Madem orjinali ile çoğaltılan nüshalar aynı, neden karışıklık çıksın? Karışıklık çıkma nedmek? Demek ki fark var ki karışıklık çıkmasın bahanesi ile ki saçma ve aptalca bir bahane, yaptıkları değişikliğin ortaya çıkmaması için yakmışlar. Sizde nasıl bir akıl, mantık var. Hiçmi insaf yok. Göz göre göre hakkı nasıl inkar ediyoyorsunuz. Kendi yazdıklarınızla kendinizi ele veriyorsunuz.
Sayın Sami! ”Madem ki orjinalı ile çoğaltılan nushalar aynı,neden karışklık çıksın”? diyorsun.
Evet;Konunun başına geçelim; Hz.Peygamber zamanında fazla kağıt bulunmadığından,inen
ayetler,tahta.bez,deri,hurma lifleri vb.nesneler üzerinde yazılıyordu.Bir Vahiy katibinin yanındaki
bir veya bir kaç ayet bazı nesneler üzerinde yazılı iken,aynı ayetler,diğerininkinden ayrı nesne-
ler üzerinde yazılı olabilirdi.Hz.Ebu Bekir,bütün bunları bir araya getirterek,bir nusha ( bir kitap)
oluşturuyor.Bu değişik ve dağınık halindekilere dokunmuyor.Yanında korunan tek nusha halin-
deki kur’anı vefatından sonra Hz.Ömer devralıyor.O da şehit olunca,halife olarak seçilen Hz.
Osman aynı nushayı devralır. İslam, diğer beldelere de yayılınca kur’an nushalarının çoğaltılma-
sına daha da ihtiyaç duyulur.İşte,hz.Osman da,devraldığı kur’an nushasına hiç dokunmadan
kurmuş olduğu komisyonda dört nushaya çoğaltıyor.Böylece kur’an daha da korunma altına alın-
mış olur.Bundan sonra,dağınık ve değişik nesneler üzerinde yazılı olanlara hiç ihtiyaç kalmıyor.
Yakılmanın 1.nedeni bu. 2.Neden ise,Şayet dağınık ve değişik nesneler üzerinde yazılı
olanlar imha edilmeseydi,zamanla ayetlerin üzerinde yazılı olan bez,tahta,hurma lifi ve hurma
yaprağı gibi nesneler kurur,ufalır veya kurtlar tarafından kemirilir, ayetlerin bir kısmı kayıp olur,
başka biri silinir,diğer bir kısmı okunamayacak durumda kalacaktı.Kağıt olmayan bu tür mater-
yalları da korumak mümkün değildi. Bunlar imha edilmeseydi,kim nerede bu değişik nesnelerden
birini eline geçirseydi,ki üzerinde yazılı olan ayetlerin bir kısmı kemirilmiş,diğer kısmı yok olmuş,
ayetin yarısı kalmış,yarısı silinmiş veya hiç te okunamaz durumda olabilirdi.İşte bu nesneleri bu-
lan kimseler,bakalım kitap halindeki kur’an ayetleri bunlarla örtüşüyormu. ? Aynısı mı? yoksa de-
şik mi? diye kargaşağı mutlaka çıkaracaklardı.Ki, o yıpranmış,bir kısmı yok olmuş,silinmiş ve
eksik kalan ayetler şu anki kur’an’la karışılaştırılsaydı,bir çok yerde örtüşmezdi. O zaman
büyük karışıklıklar ortaya çıkacaktı.İşte bu tür muhtemel sorunlara meydan vermemek için,yıp-
ranmaya,silinmeye,ufalmaya yüz tutacak olan bu materyalları yok etmek gerekirdi.Ve de öyle
yapıldı.Eğer bu konuda en ufak bir sorun olsaydı,Hz.Ali başta olmak üzere onbinlerce sahabi
hz.Osman’a karşı çıkarak onunla savaşırlardı.Halbu ki, hz.Ali ve hz.Osman arasında en ufak bir
anlaşmazlık olmadığı gibi,diğer sahabelerin itirazı ile de karşılaşmadı. Anlaşmazlık,hz.Ali ve
muaviye arasında olmuştur.Muaviye,halifeliği eline geçirmek ve taraftar kaznmak için,hz.Osman’
ın kanı üzerinde siyaset yapıyor.Ve böylece hz.Ebu Bekir’den süre gelen biat (seçme ve sçilme)
sistemini kaldırarak,islamın ruhuna aykırı olan monarşi rejimine geçiş yapıyor. Saygılarımla,
Sayın Bilal,
Öne sürdüğünüz birinci gerekçe; Yeniler yazılınca eskilere ihtiyaç kalmadı.Gerçekten enteresan bir mantık. Kusura bakmayın fakat tam bir laz fıkrası. Peygamberin kılını, tüyünü, kılıcını, ayakkabısını saklayacaksın, Kuranın peygamber tarafından yazılmış, veya yazdırılmış orjinal nüshalarını artık bunlara gerek kalmadı diye imha edeceksin. El insaaaf …
İkinci gerekçeniz daha enteresan. Diyorsunuz ki; “o yıpranmış,bir kısmı yok olmuş,silinmiş ve eksik kalan ayetler şu anki kur’an’la karışılaştırılsaydı,bir çok yerde örtüşmezdi.” Neden örtüşmezdi? Kurtların kemirdiği veya çürüyen kısımlar haricindeki kalan ayetler şuanki kur’anla neden örtüşmesin? Bilal bey, Sahabenin kuranı yakma sebebleride, sizin
burda savunma amaçlı öne sürdüğünüz gerekçelerde hem komik hemde malumun ilanıdır. Özellikle ” biz bunu yakmasaydık karışıklık çıkardı” demek, biz kuranı değiştirdik demenin diğer şeklidir, itiraf gibi bir bahanedir. Kayboldu, çalındı gibi bir yalan uydursalar bundan bin kat daha mantıklı bir yalan olurdu. Lütfen vicdanınızı ve aklınızı kullanarak bir defa daha düşünün. Taasub sizi ya kör etmiş, yada körü körüne gerçeği inkar ediyorsunuz. Şuan bir mucize olsa ve sizin elinize kur’anın orjinaleeri verilse, siz de aynı şekilde, nasıl olsa yeni baskılar ile aynı diyerek yakarmısınız?
Sayın Sami Bey! Ya yazdıklarımı bile bile çarptırıyorsunuz,ya da yalnış algılıyorsunuz ;
Bak,hz.Osman zamanında daki ”değişik nesneler üzerinde yazılı olanlar,yıpranmamış,eksilme-
miş ve bir kısmı yok olmamıştı.Bunlar,yazılan kur’an nushalarıyla tamamen örtüşüyordu.Çünkü
Kitap haline getirilen kur’an onların aynısı idi.Dikkat et;Bunlar,ağaç kabuğu,hurma lifi,hurma yap-
rağı gibi dayanaksız nesneler üzerinde yazılı olduğu için,ben ” ZAMANLA BUNLAR YIPRANIR,
SİLİNİR,EKSİLİR” demişim.Yani hz.Osmandan sonra bugünümüze kadar gelen zamanı kast et-
mişim.Fakat yazdıklarımı ya çarptırıyosunuz,ya da yalnış algılıyorsunz.Burada olduğu gibi ken-
dinize kaynak olarak da gösterdiklerinizi de aynen öyel ya çarptırıyosunuz.ya da yalnış algılı-
yorsunuz.Tekrar ediyorum ben,”BUNLAR ZAMANLA YIPRANIR”dediğim halde,sanki o zaman
yıpranmıştı diye,yazdığımı iddia ediyorsunuz. Hz.Peygamber,hırkamı,sakalımı,ayakkabı alın,ko-
ruyun dememiştir.O,Yüce Allah’tan aldığım kur’an-ı koruyun,uygulayın demştir.Bizi ilgilendiren
kur’an dır.Mübarek sakalı,hırkası vs.kayıp olsa ne olur,kayıp olmasa ne olur? Dini açıdan bunla-
rın hiç bir değeri yoktur.Bunların kayıp olmasıyla ve korunmasıyla din de ne bir eksilme,ne de
bir ilave olur. ÖZET OLARAK ŞUNLARI DÜŞÜNEREK OKUYUN; Hz.Osman,hz.Ebu Bekir’in
yazdırdığının dışında başka bir şey mi yazdırmış? Ona ilave mı yapmış ? Kendi ismini mi ona
yerleştirmiş? Kur’an’a kendi lehine bir şey mı katmış? Kur’an da, hz.Osman lehine ilave edilmiş
veya buna en ufak bir işaret var mı? Bir insan bile bile bir şeyi değiştirirse, onu mutlaka kendi le-
hine çevirir.Evet bütün bunların kur’an da olmadığına göre;hz.Osman, kur’an-ı değişik bir şekilde
yazdırmadığını,SADECE HZ:EBU BEKİR’DEN DEVRALDIĞI KUR’AN-IN AYNISINI ÇOĞALTA-
RAK DAHA DA KORUMA ALTINA ALMIŞTIR:Hepsi bu kadar.Hz.Osman,şayet kur’an-ı yazdırma
konusunda en ufak bir yalnışlık ( ki,böyle bir şey ondan beklenemezdi) yapsaydı,hz.Ali ve onbin-
lerce sahabeyi kaşısında bulacaktı.Halbuki onun yaptığı bu işlemler,tamamen icmai sahabe ile
olmuştur.Bu konuda hiç bir kimseden ne bir tepki,ne de bir itiraz almıştır. Bakınız;halifelik konu- sunda,
hz.Ali dışında, diğer üç halifeyi pek sevmeyen değişik şii ve alevi gruplar da,hz.osman’ın çoğal-
ttığı kur’an’a inanıyorlar ve bu konuda hiç bir itirazları yoktur. İran’da ki,kur’an ile dünyanın diğer
yerlerindeki kur’an lar arasında en ufak bir ayrılık yoktur.Bütün dünyada,farklı mezhep ve meş-
replerdeki kur’an-ın aynı olması,kur’an-ın ne kadar sağlıklı korunduğunu bize gösteriyor.
ŞUNUDA TEKRAR EDİYORUM; Gerek hz.Ebu Bekir,gerekse,hz.Osman zamanında, kur’an-ı ez-
bere bilen nice sahabe olduğu halde,Hz.Muhammed’e gelen kur’an-ı başka bir şekilde zaten hiç
bir kimse yazamazdı.Öyle bir şey olsaydı,hemen Hafızul-Kur’an’ların itirazlarıyla karşılaşırlardı.
O günden bu güne kadar, Kur’an-ı beleğinde hıfz eden onbinlerce insan olduğu halde,ne o za-
man,ne de bugün hiç bir kimse kur’an’a müdahale edememiştir.Kur’an-ın bütün nushalarını orta-
dan kaldırsanız da, yine,O Yüce Allah’ın son kitabı kayıp olmayacaktır..YİNE TEKRAR EDİYO-
RUM: Eğer,Kur ‘an-ın çoğaltma konusu, icmai ümmetle olmasaydı,hz.Ali,halife seçilince ,hz. Osman-ın çoğalttığı kur’an nushalarını geçersiz kılar ve yeniden yazdıracaktı.Çünkü,bütün yet-
kiler elindeydi.Demek ki,ne onun,ne de diğerlerinin en ufak bir itirazları yoktu.Çünkü çoğaltılan
kur’an nushaları, tamamen Hz.Muhammed’e indiği gibi,korunmuş ve yazılmıştır. Ya size gelince,
bir yandan kur’an diye bir kitap (haşa) Hz.Muhammed’e gelmemiştir diyosunuz,öbür yandan
Hz.Muhammed’e gelen kur’an yok olmuştur,diyorsunuz.Bu, büyük çelişki değilmi ? Her halde
farkında değilsiniz. Saygılar.
Lütfen gereksiz söz kalabalığı yapmadan kısa ve öz cümlerle yukarıdaki sorularıma cevap verirmisiniz. Sizin inandıklarınıza inanmayan birisine ” yapmazlardı, etmezlerdi, itiraz ederlerdi, Osman öyle şey yapmazdı, öyle bir şey beklenmezdi” gibi peşin hükümlerle cevap vermemelisiniz. Yukarıdaki özellikle son soruma cevap verin lütfen. Sizin ikna olmanızı veya burdaki anormalliği itiraf etmenizi beklemiyorum. Fakat en azından, azda olsa objektif bir anlayışla cevap vermenizi ümid ediyorum.
Ayrıca, ibret olsun diye firavunun cesedini , peygamberlerin, veli kulların cesedini çürümekten koruyan allahu teala hazretleri orjinal kuran nüshalarını çürümekten koruyamazmıydı? Neden allaha karşı bu kadar güvensizsiniz.Orjinal kuranı yakan kişiler acaba bu konuda allaha güvenemediler mi? Lütfen kısa ve net bir şekilde sorularıma cavap veriniz.
Bilal,bu insanlar meseleleri anlamak istedikleri gibi anlıyorlar.Kendini yorma ve değerli zamanını bu kabil insanlarla uğraşarak harcama.Mühür müdür,maaş mı,şeytan mı,yoksa hepside birden mi şuncağızları bu denli kör eden anlamadım?Ama Allah(c.c) ın rahmeti bu denli azgınlıklarına rağmen onları kuşatmamış olsa ne yaparlardı?Bırak bu mahlukları kendilerine verilen süreyi,nefesi,lokmayı tüketsinler..insaniyetten aldıkları haz bunlarla kısıtlıdır ve ömür adeta kum saatinden bile hızla akıp gitmektedirKalan vakitlerini diledikleri gibi zayi etsinler.Onları savunan samiler ,şamanlar hep vardı,sesleri, söylemleri ve eminim ki görünüşleri bile hep aynı kirlilikte.,Kendini karanlık kokuşmuş bir kabrin içinde yok olup gideceğini sanacak kadar değersiz bulan ve doğruya kulaklarını kapatıp,bitmeyecek mantıksız suçlama ve sorularla kendi çukurlarına bizi de çekmeye çalışan bu zalim, bu kör, insanlara denilecek ne var ki?Çelişkinin farkında mısınız diyorsun ya ,çelişki,karalama,demogoji buncağızların hayat damarları,nasıl farkında olmazlar?,Onlar gidecekleri yerin rezervasyonunu çoktan yaptırmışlar,istemeseler,inanmasalar da.
Sayın Sami! ELBETTE; Allah dileseydi,kur’an-ı Kerimi,bir kitap halinde ve hafızların beleğinde
koruduğu gibi,üzerinde dağınık şekilde yazılı olan nesneleri de koruyabilirdi.Fakat sen,o değişik
nesneler üzerinde yazılı olanlara da inanmazdın.Çünkü gayeniz gerçeği bulmak değildir.Allah,di-
leseydi zorla seni de imana getirirdi.Sana verdiği özgür iarde ve düşünme yeteneğini de alabilrdi.
Bizi iman etmeye zorlamak için,hepimizi kendi iradesine uygun olarak proğramlamış bir robot
olarak da yaratabilirdi.Ama öyle yapmadı.Bizi dünyaya getirmeden de,kim ona inancak ve kim
onu inkar edecekti,sonsuz ezeli ilmi ile hepsini biliyordu.Ahirete bize ona göre muamele ederdi.
Fakat o zaman sizin gibiler,ey Allah’ım! imtihana tabi tutturmak için bizi niye dünyaya getirme-
din ? Bizi,sınamak için ne den yaşatmadın.? Bu imkanatı bize niye sağlamadın ? diyerek maze-
retlerinzi ileri sürerdiniz.İşte; Bu nedenlerle,Yüce Allah,bizi imtihana tabi tutturmak üzere özgür
bir irade ve düşünme yeteneğiyle bizi dünyayaya getiriyor.MÜLK SURESİ AYET 2: الذي خلق الموت
والحياة ليبلوكم ايكم احسن عملا الخ O ki,hanginizin daha güzel (ve daha iyi) davranacağını sınamak için
ölümü ve hayatı yaratmıştır.(Yanı sizi imtihan için yaratmıştır.) Eğer bizi zorla imana getirir ve
bize verdiği özgür irademizi, senin düşündüğün mücizelerle alsaydı,imtihanın ne anlamı kalırdı ?
Bize gerekli akıl ve özgürce düşünme yeteneğini vererek,en büyük mücize olan eserini (evreni)
önümüze sermiştir.Artık düşünerek,araştırarak,bu evrenin bir rastlantı sonucu olarak meydana
gelemeyeceğinin bilincine varmalıyız.Bu evren mücizesine inanmayan sizin gibiler,1400 sene
önce,hurma yaprağı,hurma lifi,ağaç kabuğu vb.nesneler üzerine yazılı olanlara mı inanacaktı-
nız ? Hayır,onlar olsaydı da yine inanmazdınız; ALLAH,bizi, sizin düşündüğünüz mücizelerle
değil,aklımızı kullanarak,özgür düşüncemizle iman etmeye davet ediyor.EVRENİN VARLIĞI;
ibret olsun diye,Firavun’un cesedini korumaktan daha büyük bir mücize değil mi ? Sizin gayeniz
gerçeği bulmak olmadığından,ne evrenin mücizesine inanırsınz,ne de elimizde olsaydı da,o nes-
neler üzerine yazılanlara inanırdınız; Tekrar ediyorum,Yüce Allah,senin düşündüğün mücizeler-
le değil,aklımızı kulanarak,düşünüp,araştırarak bizi,kendisine ve mesajına (kur’an-ına) iman et-
meye davet ediyor. O dediğin nesneler,bugünümüze kadar korunmuş olsaydı da,sen onlara bir
mücize olarak mi bakacaktın ? hayır.Bunları kim yazmış ? diye belki alay da ederdin.Everenin
mücizesine inanmayan,başka mücizelere hiç de inanmaz. ÖZET OLARAK; Hz.Ebu Bekir zama-
nında bir araya getirilen kur’an ne ise,hz.Osman zamanında hiç ona dokunulmamış,sadece ay-
nısın nushası artırılmıştır.Her iki dönemde de kur’an-ın toplanmasında sahabelerin tümümnün
icmai vardır.Hiç tepki ve itiraz da olmamıştır. EY KUR’AN’a inanmayan! hz.Ali ve onbinlerce sa-
habenin itiraz etmedikleri bir konuya sen mi itiraz ediyorsun ? Hz.Ali ve bütün sahabeler,kur’an’
a karşı senden daha mı duyarsız idiler? Onlar,kur’an-ın tek bir harfının kayıp olmaması için ,
her an canlarını feda etmeye hazır idiler.Ya sen de kur’an için canını feda etmeye hazır mısın
ki,sana inanalım.? Bırakın saçmalıkları. EVET; Kur’an-ın aslı bizim elimizde,Hz.Muhamme
geldiği gibi, icmai ümmetle bugünümüze kadar eksiksiz ve ilavesiz korunmuş ve kayamete ka-
dar da korunmaya devam edecektir. Kulcan kardeşimin tavsiyesine uyara
Ah ah hep aynı sonuç. Sadece üç soru sordum.Dindar müslümanla tartışırsan eğer, sonuç nedense hep aynı. Dindar kişilik, ilk önce uzun uzun cümlelerle, tekrarlarla, peşin hükümlerle dolu bir laf salatasıyla cevap veriyormuş havası yaratmaya çalışıyor, Baktı ki olmuyor, bu sefer de lafı cehenmem, kabir, ölüm gibi konulara getirerek topu taca atıyor. ve sonunda karşısındaki insanı aşağılıyarak, hakaret ederek, tehdit ederek üste çıktığını zannediyor. Hep aynı, hep aynı! Lütfen mert olun ve cehennem, ölüm gibi konuların arkasına sığınarak kurtulmaya çalışmayın. Bu tartışma ahlakına sığmaz. Heleki karşı tarafa hakaret etmek, belki müslümanlığa sığar fakat insanlığa hiç sığmaz.
Sen korktugundan boyle konusuyorsun….Her yerde Allahtan KORKUN….YAZIYOR….Kendinize guvenmiyorsaniz…ikser 3 er 4 er alin oda omadi cariyeler alin diyor…kadini eve kilitleyin…v.s…dikkatli okursan sacmaliklari gorursun KORKARAK Degil…
Güzel yazı
Ama çok fazla şeye değinilmiş , bunlara gerek yok
Ben ateist biriyim nick’imden anlaşılacağı üzere
Kutsal kitapların varlığının saçmalığı yüzlerce yönden kanıtlanabilir , önemli olan bunların neden saçma olduğu değil ,ne kadar saçma olduğudur
Yakılmış yada yakılmamış , çok saçma şeyler içeriyor
Ayrıca diğer semavi kitaplarda ki ayetlerden habersizdim web aleminde kullanabilirim bunu
Pek araştırmacı müslüman kardeşlerim kızmaz umarım
Bu arada bay merto
Treu Furqan’ı araştırınız 7 yılda kuran ile aynı nitelikte yazılmış bir kitaptır , din alimlerince bile onaylanmıştır
allahın selamı hıdayete tabı olanlara olsun.. kardesım ılk yazılan kuran-ı kerımlerden biri topkapı sarayında mevcut ac bak aynısı .. sen neye ınanmak ıstıosan ona ınan son gönderılen kıtap kuranı kerımdir. son peygamber hz muhammet resulullah s.a.v dir , allahtan başka ilah yoktur. doğmamıs doğrulmamıstır.ınanan cennete ınanmayan ateşe girecektir. !!!
Ne kadar klasik laflar bunlar turgay bey


Sanki ezberletilmis gibi söylüyorsunuz
Hic yorumlama egiliminde bulunmuyorsunuz
Sen ilk kuranı biliyor musun ki eskisiyle aynı oldugunu soyluyorsun
Allahtan baska ilah olmamasina inanıyorsun , onun dogmamis ve dogurulmamis olduguna inaniyorsunda , onun nasil var oldugunu biliyor musun ?
Hic sorgulayabiliyor musun ,buna cesaretin var mi
Tamam tamam sen cennete gidiceksin , hurilerle koklasicaksin , biz yanicaz xD
ALLAH var. ey ataist kişi. senin aldığın her nefes emanet alırsın ve çok geçmez tekrar iyade edersin. kalp atışlarını dinle, seni adım adım gerçeği öğrenmeye yaklaştırıyor. var gücünü kullan, tutun dünya yaşantına, gerçekten eğer doğru ise ”senden hiç bir şey karşılık beklemeden haykıran ve kurtuluşa davet eden” VAR ise eğer…hiç şüphe yok.. herhani bir çiçeğe bak.. ama gönülden bak kalbinle bak, bir kuşa bak hareketini izle, bak ataist adam bak bir yunusa bak, aslana tavşana veya sivrisinğe bak… gökyüzüne veya yerde herşeye bak… görürsün ta gerçeği o muhteşem şaheserleri yaratanı….
Haşa karşı gelmek çözüm değil. az okumak ,kesin seversindir bilimi, oku ey isimsiz. ( dilim gitmiyor yakıştıramıyorum sana ataist veya dinsiz demeye ) dini bilimle oku. anla. neden secde, neden abdest. sadaka bilimsel nedir. allahın emri pegmberin kabriyle evlenmek neyi değitrir.. oku ey adam. misal gibi binlercesi var doğruyu bilmek isteyene. ey yolcu. sakın yolda kalma. böylece göç etme. hiç unutma, U-Y-A-R-I-L-D-I-N…
Aman ha sen cennete bizde cehenneme gidelim…Korkup asil dusuncelerini soyletemedigin icin sen sonunda KENDIN Olmadan OT olacaksin sonra Saman Sonra geri insan…..
lehçe şive farklarından dolayı arındırılmış resmi musafla aynı olmasını sağlamıştır hz osman bunun dışındakiler sizin gibi lerin uydurmaları peygamber efendimiz döneminde kaç kişinin gelen ayetleri ezberlediğini nasıl kayıt altına alındığını bilmeden veya ..bilmemekten gelerek alaha savaş açıyosunuz .baya cesur sunuz..yazık olmuş size
kuranı anlamadan bir kısmı ile yorumlamaya çalışanların vay haline…
Hepsi zaten MUTHIS Bir hikaye…sen de KURBANSIN Cevren deki KADINLAR KIZLAR DA inanmayanlar da Dusman ….
Hmm yazı ve yorumlar gerçekten çok ilginç. Arkadaslar ben bu yasıma kadar her ramazan oruclarımı kacırmadan tuttum geçen seneye kadar sabah namazına camiye giderdim ta ki bu akp liler başa gelene kadar, ama iyi de oldu gözüm açıldı sanki eğer din buysa ve ya bunlar dindarsa ben zıt kutubum dedim kendi kendime
))
)
Ve sorgulamaya mantık aramaya basladım, bunu insanlarla paylastıgımda hepsi bana ” boyle düsünme, günah sen anlayamazsın,” dedi hepsi cok sacma geliyo simdi bana, yok sag omuzda bir melek sol omuzda bi melek biri günahları biri sevapları yazıyor, yunan mitolojisine gülüyordum üniversitede ama hayatıma dısarıdan bi gözle bi baktımda bende islami mitolojik hikayelerle büyümüşüm…
büyüklerimiz onları anlatırken tüylerimiz diken diken olurdu ne sacma seyler geliyor smdi.
Anlamdaıgım ve ya degistirilmiş olması muhtemel kısım ise şu hac meselesi. Tamamen arap milliyetçiligi. Yaptıkları hesaba göre zengin olanlara farz kılınmış, para biriktiriyorsun, yeteri kadar biriktirince kalkıp Arabistana gidiyorsun para verip otelde,handa kalıyorsun, orada yiyip içiyorsun, alısveris yapıyorsun birde üstüne para verip hayvan satın alıp kurban ediyorsun bu kurbanında etini, postunu hiç tanımadıgın ARAP insanlara bagıslıyorsun
Bence Milliyetçi bi arabın uydurması cok muhtemel
Din ve vicdan özgürlügü vardır, eğer inanç varsa bence yaratıcı ile insan arasında kalpten yaşanır bunun icin kalkıp araplara para sacmaya gerek yok…
Ve duaların türkce edilmesi taraftarıyım arapca edilince anlamınıda anlamıyorsunuz ey cehalet, uyan öfkelenme, aydınlan! Matbaayı gavur icadi diyip yasaklatan zihniyeti devam ettirme!!! Arapça daha sevapmış
Sen doğru insan olduktan sonra hristiyan,musevi,musluman olmussun bir farkı yok ve ya bir ateist cevresine kötülük etmeyen biri bence eğer varsa bu üç kagıtcı, baskasını düsüncelerinden dolayı öldürmekten cekinmeye,cahil, görgüsüz, insanlıktan nasibini almamış cemaatçi tayfadan cok daha iyi şartlarda yaşar öteki dünya var ise.
Bu arada öteki dünyaya giderken yanınıza oboloslarınızı almayı unutmayın ey cemaati müslüm, kayıkcı charon sizi karşı kıyıya geçirmeyebilir
Bu kadar uzun yazmışın ama senin zihniyetini şu “Arkadaslar ben bu yasıma kadar her ramazan oruclarımı kacırmadan tuttum geçen seneye kadar sabah namazına camiye giderdim ta ki bu akp liler başa gelene kadar, ama iyi de oldu gözüm açıldı sanki eğer din buysa ve ya bunlar dindarsa ben zıt kutubum dedim kendi kendime
” paragraftan anlamak zor değil. Ramazanda oruçlarını kaçırmıyormuş(muş) şimdi sorguluyormuş(muş). Sen acaba gerçekten ramazanda orucunu tuttun mu? İnsanları kandırmak için yapmadığınız bir işlevi bile yapmış gibi lanse ediyorsunuz . Sanki biz orucu akp için tuttacağız. Ne kadar saçma bir anlayış! Hangi dinden olursa olsun tek RAB’a inan insanlara saygım sonsuz, onların dinine saygım sonsuz ama ateistlik gibi ruh bozukluklarına saygı duymuyorum. Ateist arkadaşlarım oldu ama çocukların ruhsal bozukları vardı, çoğu dünyasından bezmiş, hayatı sadece seks ve alkolden ibaret sanan zavallı insanlar anne ve babalarının gözleri önünde eriyip bitti. Kimisinin genç yaşında alkollü girdiği duşta ayağı kaydı öldü, kimisinin saçları döküldü kanser oldu akabinde acı çekerek öldü. Gözlerimle gördüm bu insanların başına gelenleri. Hep dedikleri bir şey vardı “Karıyı tattık,alkolü tattık ölümü tatmadık” … Hep ölümle ve yaratıcı ile dalga geçiyordular sonu ne oldu? Genç yaşta anlamsızca, tuhaf ölümler. Arkasında ana baba gözyaşı. Hak ettiler mi? Yaratıcı ben değilim ama gördüklerim sonucu yaptıklarının cezasını buldular. Belki RAB’ı görmedim ama varlığını her daim hissetmeme vesile olan olaylar yaşadım. Bir işaret, bir uyarı en çıkmaz anlarımda uyarı. Bir insanın gözünde perde yoksa bunları rahatlıkla görür.Şu an 5 vakit namaz kılmıyorum, hac’a gitmedim, bu yaşıma kadar oruçları bile düzenli tutmadım, camiiye gittiğim sayılıdır, dindar biride olduğum söylenemez ANCAK ALLAH’ın varlığını ve birliğini ASLA inkar etmedim, ETMEMDE. YARATICININ KATINA her suçtan çıkayım ama İNKARCILIK’tan çıkmayım. Sizleride ciddi anlamda ALLAH ISLAH ETSİN.
Pingback: Kur’anın Aslı Yakıldı ve Orjinali Tahrif Edildi mi? | Ateist Cevap
Güzel bir çalışma. Tebrik ediyorum. Müslümanların yorumlarını okuyunca gülmekten kendimi alamıyorum. Yazıya bir cevap yok. Çünkü bilgi yok. Eh, madem bilgi yok, onu edineyim demek de yok! Çünkü çok güzel bir vaad var. Cennete gidecek, orada onu kara gözlü, göğüsleri tomurcuklanmış huriler bekliyor. Bir iki ateistin sözünü dinleyipte bu kurduğu hayalden mahrum mu bırakacak kendini?
Tabii ki hayır. Ama güneş balçıkla sıvanmıyor. Paylaşım için teşekkürler Pante
sayın badem bıyıklı yazıdaki çelişkiyi görmezlikten geliyorsun. Baş tarafta hz.Peygamber’in ku’an’ı uydurduğundan dolaylı olarak bahsediyor. Sonra ise kur’an’dan delillerle inanan insanların aklını karıştırmaya çalışıyor. Çok tutarsız bir tez ve sizler de bunu savaş kazanmış kahraman edasıyla alkışlıyorsunuz
bu araştırmayı yapan acaba hiç düşünmedi mi?
şöyleki; yararlandığı kaynaklar kitabın geçirdiği badireleri anlatıyor ve sağlam kaynaklar olduğunu araştırmayı yapan baştan kabül etmiş oluyor, göremediği husus ise durumun bütünü; acaba yorum yapanlar bu kaynakları bir yahudi bir hiristiyan ya da inançsız insanların yazdığı easerler mi olduğunu zannederek yorum yapmışlar, çünkü eserlerin tamamı islam dinine hizmet eden eserlerdir ve yazarlarının böyle rivayetler nakil ettikten sonra başka eserlerinde kitabın tahrif edilmediğini söylemeleri saçma olmaz mı? (bknz hıcr-9 tefsir-i celaleyn suyuti)demek ki tahrif edilmemiş ve korunmuştur. eğer inançlarını gözlerini kör etmiştir ondandır bütün bunlar diye kaybnakların sahibine de dil uzatacak olursak o zaman neden bu rivayetlere kitaplarında yer versinler?
yazarın yararlandığı itgan’da geçen rivayetleri ve hadisleri henüz incelemedim inceler incelemez yazarları bu hususta ve hıcr-2 ‘de ayette geçenler arasında nasıl cevap vermişler onu da buradan paylaşırım.
KOYUN Desem hakaret olur…Cunku Eti sutu yogurdu v.s. var da var Senin gibiler bosuna iste dunyayi kirletmek icin var…
Bu yazdiklarin Bilgisizce yazilmis seylerdir. Incilde, Kutsal Yasa´dan hic birsey noksan olmaz denmesi, Incilin icindekilere isaret degildir, Levh-i Mahfuz´a isaret oldugu anlasiliyor, tabii Allah cc daha iyi bilir.
Ayrica, Kuran-i “tam” olarak ezberleyenlerden bahsediyorsun… Kuran´i tam olarak ezberleyenlerin sayisi, Peygamberimizin sav. Vefatinda belki azdir, cünkü henüz “cogaltilmis” mushaf pek fazla yoktu. Ama Mushaf, Mushaf ezberleyenler bir hayli coktu.
Zaten, Peygamberimizin sav. Vefatindan kisa zaman önce hala Vahy geliyordu. Vahy geldigi sürece Kuran nasil “tam” olsun?? Ki, Kuran´in “tamamini” bilen Hafizlar az sayida diye yaziyorsun??
Peygamberimizin sav. Vefatindan sonra Halifelerimizin gayretleri ile ve Zeyd bin Sabit r.a. Efendimizin Baskanliginda Mushaflari toplama ve Kuran´i Kitap haline getirme islemleri baslamistir.
Kitap haline geldikten ve her eve Kuran girdikten sonra Hafizlar cogalmistir.
Bir de Kuran´in Peygamberimizin sav. zamaninda uzun oldugu sonra kisaldigi ile ilgili Kaynaklar vermissin.
Islam dininde Bazi Ayet´lerin tilaveti mensuh olur, yani nesh edilir, bu durum Bakara Suresinin 106. Ayetinde bildirilmistir.
Burada bazi yorumcular, Müslüman Kardeslerimizin bilgisizce yorum yazdiklarini ifade ediyorlar…
Aslinda, bu yaziyi yazanlarin Islam hakkinda yeterince Bilgisi olmadigi ve yarim yamalak bilgiler ile yazi kaleme aldigi ortadadir.
Rab insanların gözüne nasıl bir perde indirdi ki? Bu insanların sayısının artacağı Kur’an-ı Kerim’de belirtildiğini biliyorum. Ahir Zaman!
evet orijinal kuran yakıldı.bu bütün islam tarihi kaynaklarında geçer.aksi iddia edilemez.
sevgili ateist kardeşlerim. anlayamayacağınız derinlikte konulara giriyor sonrada çok saçma bulduğunuzu ve güldüğünüzü falan yazıyorsunuz. inanın sizin halinize gülmek isterdim fakat üzülüyorum maalesef. bu konuyla alakalı bilgi seviyeniz o kadar düşük ki buraya yorum yazan arkadaşların sizlere cevap yazıp sizi ikna edebilmesi için 1 yıl gerekebilir bunun için kısa ve basit cümlelerle yanlıs yaptığınızı anlatmaya çalışıyorlar. islam bir yaşam biçimidir ve yorum yazan bir arkadaşın dediği gibi huri beklentisi falan değildir. o kadar aciz ki bu arkadaş huri derdi olan bu dünyada bulur huriyi gününü gün eder yarınını düşünmeden. basit bir kalıpçılık ezbercilik diyorsunuz. ezbercilik bütün hayvanlara da verilen tüm dürtülerin aktif olması mıdır sizin inandığınız şey. insanı hayvandan ayıran ayıran özellikler vardır. insan bunlarla insandır. bu hayvanı aşağılamak değildir . siz bilirmisiniz ki tüm hayvanlar zikir halindedir. yani sizden daha vefalıdırlar. belki benden de . ahhh yazık görmeyen gözlere yazık bizlere .
YAZIK Ki ne yazik….Sen kendin olmayi becer….Adam ne meshur bak sen ben hala konusuyoruz….Bir yerde bir kotuluk SAHTEKARLIK OLdugunda da susuyoruz…seytan ta tas atiyoruz…Allaha emanet ediyoruz isimize geldigi gibi dumen uyduruyoruz…CALAN cok ammaaaaaaa konusan yok…NASIL OLSA Allah bilir….
Yazıyı yazanla aynı mezhep aynı dindenmiyim bilemem ama yazının bazı yerler dogrudur kur-an 6666 ayetten oluşur ama bugunkü Kur-anda 6000 ayet var 666 ayet çıkarılmıştır ayrıca osmanın devrinde kuran yakılmış ve kendi lehine göre düzenlerek ayetler çıkarılmıştır
gerçek incilde barbados incilidir vatikanda papanın özel kütüphanesinde saklanmaktadır papa hariç kimse elleyemez ve okuyamaz
Ya Allah,Ya Muhammed,Ya Ali ” diyen Zat; Diyorsun ki kur’an,6666 ayetten oluşur.Ama bugünkü
kur’an’da 6000 ayet vardır,diyorsun. Allah’mı 6666 ayet gönderdim diyor ? Hz.Muhammed’mı
bu kadar ayet vardır diyor ? Yok öyle bir şey ; Kur’an dan hiç haberin olmadığı bellidir.
Ayetleri değerlendirirken farklı görüşler ortaya çıkmıştır.Ama ayetlerin tamamında veya kur’an-ın
umumunda hiç bir ihtilaf yoktur.Yani Kur’an da eksik tek bir ayet yoktur,bu konuda islam bilginle-
ri arasında hiç bir ihtilaf mevcut değildir.KONU şöyledir; 1- Kur’an-ı açtığımızda ayetlerin yerini
tayin eden yuvarlak işaretler vardır.İşte bazı alimlere göre,bu iki yuvarlak arasındaki ifadeler
ayettir.Fakat bazı alimlere göre,bu iki yuvarlakların aralarıdaki ifadelerin bazısı bir ayet değil,iki
veya daha fazla ayettir. 2-Bazı alimler,surelerin başındaki besmeleyi,sure ile bir bütün olarak
saydıkları halde,bazıları ise,besmeleyi ayrı bir ayet olarak saymışlardır.Kur’an ve sahih sünnete
ayetlerin sayısı belirtilmediğinden dolayı,ayetlerin sayısında değişik yorumlar olmuştur.Yoksa
kur’an-ın tamamında veya ayetlerin kendilerinde eksiklik,anlaşmazlık veya bir terslik söz konusu
değildir.Ayet;kur’anı Kerim’de geçen her bir cümlenin adıdır. Yani ayetlerin sayısını belirten
sadece yorumlardır.Hangi yorumu kabul ediyorsan et,fakat kur’an dan ayetler çıkarılmıştır,diye
iddia etmen, büyük bir gaflet ve cehalettir.Biz sizden daha fazla mevlamız Hz.Ali’yi seviyoruz.
O,Sevgili Peygamberimizin amcasının oğlu ve damadıdır.Onu sevmeyen bir müslümanı düşüne-
mem.O, Yüce Allah’tan başka hiç kimseden korkmayan bir islam kahramanıdır. İddia ettiğin gibi
şayet hz.Osman kur’an dan bir şey çıkarmış olsaydı.Hz.Ali,hemen karşısına çıkar ve onunla sa-
vaşırdı.Öyle yapmadı.Çünkü hz.Osman öyle bir şey yapamazdı.O da hz.Ali gibi,kur’an ve
sünnete sımsıkı bağlı idi.Onunla hz.Ali arasında en ufak bir anlaşmazlıkda yoktu.Anlaşmazlık,
Muaviye ve Mevlamız hz.Ali arasında olmuştur.Bunun sebebi de bugün olduğu gibi,o günde de
müslümanları birbirlerine düşüren münafıklar ve islam düşmanları olmuştur.Bu menfür olayda da
haklı olan yine mevlamız hz.Ali’dir.Biz müslümanlara düşen şey,uyanık olmak ve islam düşmanla-
larının oyunlarına gelmemektir.Yüca Allah’a,Kur’an’a ve Hz.muhammed’e inanan herkes, müslü-
mandır. Mezhebimiz ve meşrebimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz. Saygılar.
süyuti’nin itkan adlı eserinde geçen hadisler kuranın nasih ve mensuhu konusunda yer alıyor. bu konuda kısaca şundan bahseder. Allah insanlara kolaylık olsun diye, ve daha başka hikmetlerden ötürü bazı ayetleri değiştirir, hatta tamamen kaldırabilir, yani yukarıdaki araştırmayı yapan, bu hadisleri cımbızla çekmiş ve kendi görüşlerine delil olarak getirmiş oysa kaynak gösterdiği kitabın yazarı süyuti, bu hadisleri, kurandan bizzat Allahın emriyle yani hz muhammet(as.) hayattayken bazı lafızların örneğin recm ayetlerinin lafzan nesh edildiğine(bazı ayetlerin lafzının kuran sayılamayacağına) delil olarak getirir. yani hz osman veya kuranı kitap haline getiren heyet kurandan hiçbir şeyi çıkarmamışlar. sadece lafzan nesh edilen, iptal edilen ayetleri kurana almamışlar ve nesh edilen ayetlerin bulunduğu mushaflar da yakılmıştır ve bu gayet doğaldır olması gereken budur. Allahın kelamı dünyanın her yerinde aynıdır, eğer bu heyet ya da hz osman aykırı bir duruma imza atacak olsaydılar muhalefet çığ gibi büyür ve şimdi elimizde farklı farklı kuran olurdu halbuki böyle bir durum yoktur, öyleyse Allahın onun vasıtasıyla insanlara seslendiği kuran, olması gerektiği gibi aramızdadır.
yorumları okuyunca daha bi komik gelmeye başladı.
ilk defa bir yere yorum yapıyorum oda sart old için. birisi arastırmıs ve su sonuca varmıs kuran yakıldı degiştirildi… vb iddialar
1) iddia su yazılmıs olan kuran yanlıs
2) sen bu yanlısı nerden ortaya cıkardın
diyorsunki arastırdım internetten kitaplardan insanların yazdıklarından
ya adı üstünde birileri yazmıs inanmıssın işine gelene inanmıssın kısaca
biz mubarek kurana inanalım sizlerde insanların yazdıklarına işinize gelene
siz kabul etmeyın yaradanı yoksa hac var oruc var zekat var namaz var kim ugrasacak
fark ettinizmi gittikçe azalıyorsunuz müslumanlar gittikce artıyor
diyelim ki
2 ihtimallı bir olay 1 var 2 yok
eger varsa inananlar cennete inanmayanlar cehenneme
yoksa herkesin sonu ayn ızaten
simdi sırf 1. ihtimal bile sizi korkutmuyormu ya varsa kısacık bir dunya hayatına ebedi hayatı sattınz
yoksa biz ne kaybettik söyleyın içkimi içemedik kadınlarlamı yatamadık ne kaybettik kısacık bir ömur mu zaten yok oluyormusuz
sonuc olarak 2 de kimse kaybetmez ama 1 de inanmayanlar toptan kaybeder hemde sonsuzlugu
sonuc celişkini düsün
kuranı muhammed(sav) yazdı iddia bu. arastırdın. peki senın arastırmalarını kim yazdı. sence kim dogru söyluyor sonucta sende baskalarının yazdıklarına inanıyorsn.
ama işine gelenemi acaba iyi düsün
bir düşünün bakim dünyadaki bu canlılar nasıl oluştu ve kusursuz bir şekilde hayat devam ediyor sizce bunlar bir tesadüfmü insan doğa canlılar bu kusursuzluk tesadüfen mi oluştu ey düşüncesiz insanlar ve inanmayanlar
Değerli düşünürler, araştıran ve sorgulayan beyinler:
Hz. Muhammed peygamber olduğuna göre, bu kutsal metinleri, niçin bir araya getirtip kitap halinde korunmasını istememiş,hiç düşündük mü? İsteseydi bunu yapabilirdi. Ancak böyle bir emir gelmemiştir. Kur’an, Evreni, dünyayı ve hayatı anlama klavuzudur. Yoruma açıktır. Sabitlenmiş bir fikir ve bilgi olamaz. Dünya için söylenebilecek deneysel bulgular, başka bir gezegen için söylenemez. Işık hızını geçen bir şey yoktu derken, atomaltı parçacıklarının ışıktan hızlı olduğu ortaya çıktı. Kur’an, her devirde farklı yorumlanacak, bilimsel sonuçlar değiştikçe ve geliştikçe,yorumlar da farklılaşacaktır. Evren her saniye değişen bir yapıya sahip. Ancak insan ömrüne göre bu değişmeler, çok uzun zamanda gerçekleşir.
Dünyanın iki hareketi var; Biri kendi efrafındaki dönüşü, diğeri güneş etrafındaki dönüşü. Güneşe yaklaştığında, güneş yörüngesindeki hızını arttırır, ancak kendi etrafındaki dönüş hızı aynı kalır. Güneşten uzaklaştığında, güneş yörüngesindeki hızını bu defa tersine azaltır. Ama yine kendi etrafındaki hızında bir değişiklik yapmaz. Bunu bazı fizikçiler, merkezkaç kanunlarıyla açıklarlar.
Merkezkaç, dairesel bir yörünge için doğru olabilir. Ancak dünyanın yörüngesi elipstir.Üstelik dünya bunu hiç bozmadan milyarlarca yıl yapmaktadır. Kendi etrafındaki hızını ne azaltır ne de arttırır. Azaltırsa, gündüzler ve geceler uzar, gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok artar. Bu da dünyada bu günkü yaşam türlerini yok eder, başka türler ortaya çıkar. Kısacası bizim yaşam ortamımız pamuk ipliğinden de zayıf özelliklere sahiptir. Dünyada yaşamın var olması, bilhassa insan ırkının devamı milyonlarca koşulun bir arada olmasına bağlanmıştır. Bütün bunları bir arada tutan mutlak güç Tanrı’dır. O’na nasıl ulaşmak isterseniz isteyiniz, hangi yolu tercih ederseniz edin, O’nun koyduğu kanunların esiriyiz. Tanrı’yı, insan gibi düşünerek tanıyamayız. Çünkü Tanrı insan değildir.
Herkese merhaba, Kur-an’ın değiştirildiğine dair, orjinal olmadığına dair sağlam bir kaynak, bir kitap ismi verebilirmisiniz. İlgili bildiğiniz bütün kitap isimlerini yazarsanız sevinirim. Bu konuda araştırma yapıyorum. Elle tutulur kaynaklara ihtiyacım var. Şimdiden teşekkürler…
Kur-an’ın aslı yakılmış değiştirlmiş diyen arkadaşlara sorum şudurki bu sizi neden bu kadar çok ilgilendiriyor? madem kur-an’a inanmıyosunuz ve hiçbir inancınız yok vede ateistsiniz neden bunca uğraş? siz ateistlere göre bir din varda bizimmi haberimiz yok? size hangi cennet vaad edildide bu kadar uğraşıyosunuz inançlı müslümanlarla? kardeşim siz çok çelişkidesiniz ve kendinize inanmakta zorluk çekenlerdensiniz o zaman oturun kendi kitabınızı yazın mutlu olun dünya sizin kardeşim boş beleş uğraşmayın ateistlikte para ilahtır burda durcanıza gidin ilah olun kendi çapınızda,para kazanın bebeler:) yokmuş varmış bilmemne yahu mason misyoner yahudi hristiyan olsanız sizi ciddiye alır tartışırım,tartışırım çünkü onlar yanlış kitaba inanıyorlar derim doğru yolu göstermeye çalışır klavyemle cihat yaparım kendi çapımda çerçevemde ama yok yahu sizin gibilerle tartışmak içimden gelmiyor,inanırsın inanmazsın orası senin problemin sizler ne duamsınız nede bedduamsınız Allah(c.c) akıl fikir versin yazık la sizlere acıdım harbiden ha… sizinle tartışmaya asla girmem çünkü savunduğunuz hiç bir şeyiniz yok ama karşı olduğunuz çok… hadi iyi işler bol güneşler çebişler:)
Kur’an da 6666 ayet var diyen arkadaşlar… saydınız mı?
Ben üşenmedim, saydım. Tam 6236 ayet var.
Denemek isteyen denesin. Saysın. Her surede ayet numarası var zaten.
Toplarsanız en fazla yarım saatinizi alır.
Ayrıca, Kur’an orijinali yakılmış veya yok edilmiş olamaz mı?
Tarihte neler oldu, hangi alt üst oluşlar yaşandı… Bu mümkün değil mi?
Ayrıca, orijinali yok olsun veya olmasın ne fark eder? Bunun tartışılmasından
kime zarar var? Sokağa çıkın ve 1000 kişiye Kur’anda kaç sure olduğunu sorun.
Yüzde sekseni bilmez. Ama hepsi Müslümandır (bence bir mahsuru yok),
ama bu tür tartışmalar yapanları bir bardak suda boğmak isterler (mahsurlu olan bu).
İslam dini biçare insanları kendi nuruyla hemen
aydınlatıyor, onu kimse alt edemiyorsa bu tepki neden?
Nasılsa aykırı laf edenler de bir süre sonra sadece ağızlarının yorulduğunu görecekler, anlayacaklardır. İnançlı sevgili arkadaşların diliyle söylersek “bu daha hayırlı” değil mi?
Çünkü sokaktaki vatandaş gibi değil, aklını yorarak “gerçeğe” ulaşmıştır.
Neden rahat değilsiniz? Şunu neden anlamıyoruz : İnanan da inanmayan da birbirine
“uyuzluk” (argo deyimle söylersek) olsun diye öyle değiller ki. İnançlı kişinin inanma nedeni
inançsızlar değil. İnanmayanların nedeni inançsızlar olmadığı gibi.
Tam tersine, inançsızlar hiç bir yerde inançlıları asıp kesmekten söz etmiyorlar. Ama, kitaba
baktığımızda kafir denilen inançsızları konu alan dehşet sayıda ayet var. Bu durum onlara
bir söz hakkı vermez mi? Tartışmak niye kötü olsun? Ben buradaki eleştirel yazıları ve
yazılara karşı yapılan dindar yorumları zevkle okuyorum. Teşekkürler.
kuranı kerimin değişmiş olduğunu söylemeyi dinsiz imansızlıkla nasıl aynı tutarsınız anlayamıyorum. bu yobaz yaklaşımları bırakın bence. gerçekten değişmiş olsada özü aynı kalmıştır önemli olanda budur Allahtan gelmiştir İslam dini insanlara iyiyi güzeli öğretmek için gelmiştir okumak için yegane yardımcıdır değişmiş olsa ne çıkar. nefs teskiyesi ile ilgili kısımların eksik olduğunu düşünüyorum bende
Ya benim anlamadığım Kağıt yokmuşta her ne buldularsa onun üzerine yazdılar diyorsunuz dinciler ve din uzmanları ve savunucuları. Madem Kuran dünyanın sırrını tutuyor elinde madem bu kadar herşeye vakıf olan bir kitap madem ilim ve bilimi de içinde tutuyor madem bu kadar görkemli bir yaratıcıdan çıkıyor da muhammede ilk vahiy’den önce neden kağıt veya benzeri bir metaryel vermiyor ki kuranı yazdırsın veya yazsın ve sonrasında ayetindede dediği gibi korumasına yardımcı olsun??? Neden? O kadarını göremeyecek kadar kıtmı bu yaratıcı? Kelin ilacı olsa başına sürerdi. Insan mantığının almadığı fantazilerde boğulup gitmeyin ya. Muazzam yaratıcı büyük varlık olan Allah olsaydı eğer tüm bu olaylar böyle olmazdı. insan uydurması olduğu açık ve net şekilde ortada işte.