FAHRİ ALEMİN ZEVCELERİ ve CARİYELERİ

Kimisi der ki “Eşlerinin ve cariyelerinin sayısı tam olarak bilinememektedir.” Kimisi Eş ve cariye sayısının 50’nin üzerinde olduğunu yazar. 100’ün üzerinde olduğunu dahi iddia edenler vardır, ama o kadar da değil artık. O rekor Süleyman Peygamberin. 700 karısı ve 300 cariyesi olduğunu yazar Tevrat.

Süleyman`ın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.
1. Krallar 11:3

Torunu Hasan’ın dedesine benzediğini söylerler. Ama Hasan’ın kadın düşkünlüğünün ve evlenip boşanma alışkanlığının benzersiz olduğu rivayet edilir. 100′den fazla eş değiştirdiği, 200-300 cariyeye sahip olduğu öne sürülür.

(İbn-i Şehrub, Menakıbu Ali bin Ebi Talib, Necef 1965, III, 141- 205;)

Hadislerde peygamberin bu kadar kadını nasıl idare ettiğinin cevabı olarak onun 40 erkek gücünde olduğu yazılıdır. Davud’u, Süleyman’ı örnek aldığı, onlar kadar çok kadına sahip olmaya çalıştığı iddia edilir. Bu durumda tüm çok kadınlılar, harem kuranlar 40 erkek gücünde midir acaba? Bu inandırıcı bir iddia değil. Belki iştahlarının, şehvetlerinin 40 erkek gücünde olduğu kastedilmek istenmiştir.

Gerek seks gücü konusunda, gerekse eş ve cariye sayısında abartılar olduğu muhtemeldir. Halbuki bilinen eş ve cariyeleri topu topu aşağıdaki liste kadardır.

Bu kadarı da kainatın efendisine azdır bile.

Muhammed’in Eşleri:

1.  Hatice  (40)

2. Sevde Binti Zem’an  (50)

3. Ebubekir kızı Ayşe  (9)

4. Ömer kızı Hafsa  (22)

5. Huzeyme kızı Zeynep  (30)

6. Ümmü Seleme (Hine)  (32)

7. Haris kızı Cuveyriye  (21)

8. Zeyd kızı Reyhane  (? -25-30)

9. Zeynep Binti Cahş   – ( 36)

10. Ebu Süfyan kızı “Ümmü Habibe” (Remle)   -(38)

11. Huvey kızı Safiye   – (16)

12. Haris kızı Meymune  – (36)

13. Sem’un kızı Marya Kıbti  – (20)

14- Dahhak kızı Fadime

15- Zabyan kızı Aliye

16- Kab kızı Mileyke

17- Numan kızı Esma

18- Kays kızı Kuteyle

19- Esma veya Seba (Sena) Binti Salt

20- Necdet kızı Selma

21- Huzeyl kızı Havle

22- Seraf binti Halife

23- Yezit kızı Amre El-Gifariye

24- Yezit kızı Hind El-Kitabıye

25- Davud kızı Mileyke

26- Rufaa kızı Nesatlsat

27- Kab kızı Esma

28- Haris kızı (Saire) Kuteyle

29- Amr kzı Senba/Seyba/Sabiye

30- Cündüp bin Dimre Cind-i’nin kızı

31- Serahil kızı İmeyme (Binti Cevn)

32- Muaviye kızı Amre

33- Süfyan kızı Seba (Sena)

34- Ümmül Haram

35- Hakim kızı Leyla

36-   Ümmü Serik

Bu evlendiği kadınlardan  17-35 arasındakilerden gerdeğe girmeden ayrılmıştır.

14, 15, 16’dakiler ise boşandığı kadınlardır.

Muhammed’in cariyeleri:

1. Nefise
2. Cemile

Bu eşlerinden aynı anda evli olduklarının sayısı kimi hadislere göre 9, kimisine göre 11 olarak belirtilmektedir.

Hatice ile evliyken başka eş almamış-alamamış olup en uzun evliliği onunla yapmıştır. Yaklaşık 25 yıl.

50-63 yaş arası boşanmadan evli olduğu eşleri 2-13 olarak belirtilenlerdir.

Bu listede sözlü olduğu ve evlenmek isteyip de muhtelif nedenlerle evlenemediği 11 kadına ve ev işlerine bakan 16 cariyesine önemi olmadığı için yer verilmemiştir.

Bu açıdan listeyi azalttığımız, eksiltme yaptığımız düşünülmesin.

Serdar Kaangil

About these ads
Bu yazı Din içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

FAHRİ ALEMİN ZEVCELERİ ve CARİYELERİ için 39 cevap

  1. zinike dedi ki:

    vay yavrum vay erkek dedigin böyle olur sizde erkekmisiniz kendimide kataraktan yuh bize biz bir karıyı idare edemiyoruz .hem maddi hem manevi.birde her gece hurmadan başka yiyecegi olmayan bu adam bu kadar eşi nasıl idare etti.iman gücü herhal bi bizde yok bu iman .

  2. toprak2012 dedi ki:

    eee .. cinsellik değil demekki anlamaya çalış

  3. istavrit dedi ki:

    Kuranin ayetlerine kadar girmistir muhammedin kadinlara olan duskunlugu.
    Ebu zeyd’in karisi (muhammedin halasinin kizi) zeynep’i allah muhammede es secmis, muhammedin esleri ile yatma duzenini bile yapmistir.
    hadislere konu olmus cinsel gucu..

    Butun bunlar ilk karisi Hatice oldukten sonra oluyor..Burada dikkatimi ceken sey, cok esliligi seven 40 erkek gucundeki muhammed neden hatice zamaninda ikinci bir es ve cariye almadi..Cok evlilikten amac islami yaymak ise, hatice islami yaymasina engel mi oluyordu…tabiki degil..

    Muhammedin peygamberlik sirri hatice’de idi..Bolgenin en saygin kadinlarindan olan hatice muhammetteki hitabet ve belagati gorup peygamberlik fikrini ortaya atip, muhammedi peygamber ilan etmisti.Vahiy geldigini ilk goren ve bunu soyleyen hatice’dir…ilk inaniri da (sozum ona) hatice oldu..

    Muhammed, hatice zamaninda bir baska kadinla evlense hatice muhammedin peygamberlik yalanini ifsa edecekti..Haticenin olumunden sonra ise muhammed amiyane tabirle ucana kacana atmaya basladi.

    Kaynak nedir diye soracak olursaniz mantigimdir..iki kisi arasinda kurgulanmis bir yalanin kaynagi olabilir mi..?

    Basarilar diliyorum pante

    • sevginin ışığı dedi ki:

      Yorumunuz muhteşem… Çok güldüm… Teşekkürler

    • Amd dedi ki:

      Olayı bitirmişsin sen dostum ya :)

    • Gencer dedi ki:

      Tek kelime ile süpersin yazını hemen bilgisyarıma kaydediyorum.Çok önemli bir tespit bence.İşte Yüce Yaratnın yarattığı üstün zeka budur.Safsatalar manzumesi yazanlar veya zırvalayanlar değil.

  4. necdet polat dedi ki:

    vay be mübarek islamı anlatacam diye düşünenşuğraşan nasıl zaman bulmşta kadınlarınan bu kadar aşna fişne yapmış acaba o zamanın kadınlarında hiç gururu yokmuş herhalde ya da başka erkek yoktu saçmalık

    • SalladınThoth dedi ki:

      necdet günümüzde akp kadınlarının ne kadar gururu var ki sen o zamanlar araplarda üstelik gurur arıyorsun…

  5. deniz dedi ki:

    Ben bunun sebebini “orta yaş sendromu”na yani “andropoz” a bağlıyorum… Erkekler bu dönemde cinselliklerinin ve gençliklerinin ellerinden gittiğini farkeder ve geçmişte yapmadıklarından büyük pişmanlık duyar ve telaşa kapılırlar. Bu dönemdeki erkeklerin ruh hali, mart kedilerinden hiç farkı olmaz.

  6. nafize dedi ki:

    harikasınız siz yaw bir bayan olarak gözlerim yaşardı demekki devrimin hatunları siz erkeklerin gözünü baya korkutmuş helal bize bu arada peygamberin mucizelerini unutmayın bu işte mucizeleri arasında allah beline kuvvet vermiş. birde iman gücü nerde muhammet devrimin erkekleri:):):)

  7. halil699 dedi ki:

    sizler günah yapmayi aliskanlik haline getirmisiniz valla billa, yazacak cok sey var ama buna cevaplamak icin ömrüm yetmez beniz, bu atilan iftiralari ALLAH görüyor, son nefesinde tövbe etsende tövben kabul olmuycaktir. bu benim yorumum

    • sevginin ışığı dedi ki:

      Halil dostum, Kuran’daki peygamberin eşleriyle olan münasabetlerini konu alan ayetleri ve söz konusu hadisleri yazan kitapları okusan, yukarıdaki yorumu yazmazdın kanaatindeyim… Lütfen islamı sadece hacılardan hocalardan, Mevlana’dan Yunus’dan öğrenmeyelim..

    • Gencer dedi ki:

      HUD 35 i okumanı ve gerçekten anlamanı tavsiye ederim.Burada yorum yapanlar bu ayetleri Diyanet veya her hangi bir Kuran kaynağından inan ki teyit ediyor.Bende daima karşılaştırıyorum.
      HUD 35 i Lütfen oku.
      Saygılar Yüce Yaratanın akıl vermiş olduğu Dostum.

    • Gencer dedi ki:

      Sonsuz Galaksiyi bir düşünün Güneş Sistemini düşünün Dünyamızın büyüklüğünü ve yörüngesinden milyarlarca yıl sapmadan döndüğünü düşünün sonra bu sonsuz Galaksiyi ve bizleri aynı zamanda tüm canlıları yaratan mutlak güç ve bu canlılara inanılmaz yetenekler vermiş İnsana beyin ve akıl vermiş ve en önemlisi RUH vermiş Sonsuz güç bir kaç kitap yazıp insanlara kendisine inanması için neredeyse yalvaracak seviyeye gelir mi?Bu kadar ayette yarattığı bir insanın yatak odasına hangi kadınların gireceğini düşünür mü?Evin de fazla oturmayın o rahatsız oluyor ama söylemeye utanıyor der mi,?Nikah Memuru olurmu?Bu yarattığı Galaksideki yıldızlara şeytanlara atılan taşlar ve kandil dermi?Spermin bel ve kaburganın arasından çıktığını söylermi?İnsanlara savaşmayı emredermi?Bir inananın önce 10 inanmayana bedel olduğunu sonra yükü hafifletip vazgeçip 1e 2 olduğu hatasını yaparmı?Ganimetlerin önce tamamını isteyip sonra 5′te 1 ine düşermi?Ganimetleri ne yapar bu mutlak güç?İblise bir ayette Melek deyip diğer bir ayette Cin dermi?Kafirler bir ayete göre Cehennemde darı küspesi yerken diğer bir ayette zakkum yerken diğer bir ayette Kanlı irin yer çelişkisini yaparmı?İlk Müslüman Muhammed olduğu bir ayette belirtilirken başka bir ayette 4800 yıl önce yaşamış İbrahimi Müslüman yaparmı?Meryemin abisini Meryemden 1300 yıl önce yaşamış olan Musanın abisi Harun yaparmı?Meryemi Harunun kardeşi zannedip Sure ismini Harunun ve Musanın Babası olan İmran suresi yaparmı?Savaşa teşvik edermi?Bir peygambere esir almanın yakışmayacağını tümünün öldürülmesi gerektiği caniliğini yaparmı bu Mutlak Güç?Bu Mutlak Güç bir kitap yazacaksa bir insanın ağzından çıkar gibi yazarmı?Her ayetinin altına aynı notları düşermi?Gökten Koç İner mi?Kadın bir insanın Kaburga kemiğinden yaratılır mı? ? ,? ? ?
      İlk ayetlerde bu kitap Allah’ın kelamı bu kitapta çelişki olmaz deyipte yukarıdaki kadar ve daha yüzlerce örnek bulunabilecek hatalar soru işaretleri ortaya çıkmasına mani olamazmı?Kainatı kusursuz yaratan Mutlak Yaratıcı 3 tane kitap yazıp 3′ündede başarısızlığa uğrarmı?Yazıları getiren Cebrail yazılar değiştirilirken müdahale etmezmi?
      Biraz akıl biraz hizan lütfen .Sorgulanamaz diye bir şey yoktur.
      Saygılar.

      • navajo dedi ki:

        harika tbrklr.. soru var cevap yok bilenler mantıklı cevaplar versin ama bütün cevaplarda sorunun içinde :)))))

  8. Koraya dedi ki:

    Bu çağda bırakın artık bu gerici yobaz düşünceleri. Gerçekler ortada insanları yüzlerce yıl kandırmışlar acımasızca kan döktürmüşler, insanlar sürüler halinde bunlara inanmış ama bugün ne kadar yalancı oldukları ortaya çıkmış. Namussuzca birbirinize saldıracağınıza gerçekleri görün. Dünyada 6 günde falan değil, 5 milyar yılda oluştu. Büyük patlamada evren yoktan var olmadı. Olağanüstü ölçüde yoğunlaşmış maddenin patlamasıyla oluştu. Yerçekiminin etkisiyle önümüzdeki dönemde aynı madde yoğunlaşarak tekrar büyük patlama olabilir. Bu böyle sonsuza kadar devam eder.
    Durum böyle iken geçmişdeki ilkel kabilelerin yaşamını örnek alarak yol belirlemeye çalışmak, yobazlıktır, gericiliktir, ahlaksızlıktır.

  9. C dedi ki:

    Konunun incelenme metodu nazarından bakarsak;
    ismi Bilisel Felsefe olan bir sitenin karşılaştırmalı bir bilgi vermesi ve karşıt görüşlerin de bilgisini vermesi gerekmez miydi ? Sadece kendisinin ulaşmak istediği bir mantığa uygun sözde bir kaynak bularak bunu doğru gibi sunmak zaten bilimselikten uzak bir yaklaşım olur.
    Ayrıca gösterilen kaynağın genel kabul görmüş bir kaynak olmadığı da az çok bilgisi olan, araştıran bir kişinin gözünden kaçmayacaktır.

    • sevginin ışığı dedi ki:

      Size şu iki ayet ile cevap vereyim:

      **Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Azhab 50)

      **Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
      Bundan sonra, ***güzellikleri hoşuna gitse bile*** başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir. (Azhab 51, 52)

      Azhab 52’de ‘’güzellikleri hoşuna gitse bile’’ deniyor Muhammed için. Nefsi konusunda Muhammed yeterince arınmış mıdır? Elinin altında bulunan bütün kadınlar, akrabalarının kızları ve cariyeleri ile evlenebiliyor olduğu halde, başka kadınların güzelliklerinin hoşuna gidebileceği, diğer kadınlara cinsi münasebetin gözleriyle bakabildiğini görüyoruz…

      *Ayrıca Azhab 37′nin anlamını da biraz sorgulayın bakalım altından ne çıkıyor…

      *Ama siz sevgili C, muhtemelen Kuran’ı hacıdan hocadan dinleyerek öğrenenlerdensiniz… Belki de daha annenizin karnındayken bile dua okunmaya başlanmıştır size de…

  10. mervece.com dedi ki:

    “Öksüz, hem yetim olarak büyüyen bir peygamberdi o…
    Önce kendisini kollayan amcasını, hemen ardından malıyla canıyla ona eş olmuş Hatice validemizin ölümüyle kimsesizliği artmıştı…
    Yerinden yurdundan ayrılmak zorunda bırakılan,
    Taif’te, çocukların bile taşladığı mahsun bir peygamber aynı zamanda…
    Evet savaştı da…
    Onunla savaşanlarla O, Allah için savaştı…
    Cephe de en sevdiği amcası hz Hamzanın, 70 parçaya ayrılmış bedenini gördü… Dehşeti yaşadı… ve daha bir çok yakının, arkadaşının savaşlarda şehid oluşuna şahit oldu…
    Hiçbir anne babanın yaşamak istemeyeceği acıyı, evlatlarınınn ölüm acısını yaşadı… Onları toprağa bizzat kendisi verdi…
    El insaf;
    Bunca acıyla yoğrulan bir peygamberin yaşamında, hayata dair “nefsi” bir şey kalabilir mi?”

    Ahzab 50. ayet ve efendimizin çok eşliliğini anlattığım yazının sonunu paylaştım sizlerle… “ola ki düşünürsünüz..”.

    • Gencer dedi ki:

      Siz Muhammed’in yanındamıydınız?Sanki bizzat şahit olmuş gibi yazmışsınız.O kadar büyük bir tesir altında kalmışsınız ki.Gerçekleri ancak ölünce anlayacaksınız gibi bir haliniz var.Umarım bu dünyada gerçekleri anlama şansına sahip olursunuz.
      HUD 35 ayeti her şeyi ortaya koymakta lütfen okuduktan sonra yorumunuzu yazın merka ediyorum.
      Saygılarımla.

  11. ertuğrul dedi ki:

    bu yazıyı yazanların delil diye sundukları sadece deli saçması ve bu yazıyı yazan kafir için iyi ki cehennem varr… safınızı belli edin edin ki cehenneme girdiğiniz için sevinelim. hoş bu dünyada size cehennem. vehimleriniz size bu dünyayı zindan ediyor.. kendinizi mutlu sanın olmadığınızı en iyi siz biliyorsunuz… Allah bize yweter..

    • nizami dedi ki:

      Iste muslumanlarla dinsizlerin farki budur.Siz hep aci cehennem istiyorsunuz.Birisine bakarken hep nifretle bakiyorsunuz ki bu cehennemde ne guzel yanacak.Hep onun hayaliyle yashiyorsunuz.Kotuluk peshinde.Ama dinsizler , ateistler ve digerleri boyle dushunmez.Yeterin artik .Gozunuzu kin burumush sizin.

    • sevgi dedi ki:

      Bu siteyi achana kafir diyorsun, yazik. Halbuki o bu kadar emek harcayarak sizlerin gerchekleri gormenizi istiyor, sizleri cahiliyyetden kurtarmaya chalishiyor. Pante benim hep hayal ettigim ama yapamadigim sheyi yapmish, hem de mukemmel shekilde. Bu siteye hayranim. Bir insan bu kadar emekge karshilik olarak nasil kafir diye hakaret edebilir? Kimsenin kimseye kafir demeye hakki yoktur. Hatta musluman olsa bile kimin iyi kimin kotu oldugunun kararini tanrinin verecegini bilmesi gerekir. Saygilarimla.

    • rammsteinn dedi ki:

      Diyanet Vakfı
      AHZAB 50. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

      eğer bu yukarıda yazılanlar kuranda değilde bir hadiste olsaydı şöyle söylenecekti.
      “bunlar uydurmadır yalandır iftiradır.islamı karalamak isteyenlerin oyunudur.”
      ama yukarıda apaçık yazıyor. bu ayetle ilgili ne yazarsam yazayım peygambere hakaret olarak algılayacaksınız.

    • Gencer dedi ki:

      Arkadaşım bu senin ve senin gibi düşünenler için güzel bir durum değilmi.Bak biz nelerden vaz geçiyoruz.Tomurcuk Memeli Bakirelerden vazgeçiyoruz,Şarap akan Irmaklardan vazgeçiyoruz,Muzlardan,Gilman’lardan vazgeçiyoruz.Cehennemde İrin veya Zakkum otu veya Darı küspesi yiyeceğiz buna bile karar verememiş Muahmmed.İşte bunların hepsi siizn oluyor daha istiyorsunuz.Ama unutmayınki Yüce Yaratan (Ben artık böyle söylüyorum)Senin inandığın hurafelerden çok çok daha büyüktür.

      • bilal dedi ki:

        Sayın Gencer !
        CEHENNEMDE KİMİN NEYİ YİYECEĞİNE KUR’AN’DA KARAR VERİLMİŞTİR.! Verilen mesajı doğru algıladığımızda bunu anlarız.. a) DUHAN-43-44: ان شجرة الرقوم طعام الاثيم الخ ‘’ Doğrusu zakkum ağacı günahkarların ( ahiret hayatına inanmayanların) yiceğidir..’’ Bu ayetten önceki ve sonraki ayetlere baktığımızda görüyoruz ki bu yiyecek türü ahiret hayatına inanmayan ve günaha dalan mucrimler içindir…الاثيم ‘’ İfadesinden de ahiret hayatına ve hesabına inanmayıp,dünya da her türlü kötülüğe dalan mucrimler olduğu anlaşılmaktadır.Bir ayeti değerlendirirken önceki ve sonraki ayetlere de bakmamız lazım..yoksa mesajı verilen yanlış anlarız..Yanı cımbızlama gibi bir durum söz konusu oluyor,böyle bir durumda da verilen mesaj yanlış anlaşılıyor . b) GAŞİYE : 1-2-3-4-5-6: هل أتيك حديث العاشية == الي == ليس لهم طعام الا من ضريع الخ ‘’ Dehşetiyle her şeyi bürüyüp kuşatacak olan (kıyametın) haberi sana geldi mi ? O gün bir takım yüzler eğilmiş zillete düşmüştür.Dünyada çalışmış,fakat boşuna yorulmuştur.’’ (.Çünkü yaptığı işler inanarak ve samimiytle Allah için değil,riya,gösteriş vs,için yapmıştır.Yani münafıkça davranarak riyakar olmuştur..) Ayet.6: ليس لهم طعام الا من ضريع الخ ‘’ Onların dari’y den başka yiyecekleri yoktur….’’ Bu ayetle de dünyada iken Allah için değil, münafıkça hareket ederek riya ve gösteriş için amel yapanların yiyecek türü belirtilmiştir.Bunlara sadece dari’y dikeni vardır deniliyor.! c) HAKKA: 33-34-35-36-37: انه كا ن لايؤمن بالله العظيم ولا يحض علي طعام المسكين =ا ‘’ Çünkü o,yüce Allah’a inanmazdı,yoksula yardım edip doyurmayı teşvik etmezdi.(aç,yok-sul ve fakirlere yardım etmezdi…) Bu gün artık burada (ahirette ) ona yadım edecek bir yakını yoktur.İrinden başka yiyeceği de yoktur..Onu büyük şirk suçunu işleyenlerden başkası yemez.’’ Burada da yüce Allah’a inanmayan,yoksulu,fakiri doyurup yardım etmeyen ve şirk koşanların yiyecek türüne vurgu yapılmıştır….!!! Dikkat edilirse cehennemde şu veya bu yiyecekten başkası yoktur denilmiyor..!!! Bu ayetlerde suçları farklı olanların yiyeceklerinin de farklı olduğuna dair vurgu yapılmıştır….Çünkü suçlulara göre cehennemin derceleri farklıdır.. ‘’ النار دركا ت فمنهم من طعا مه الزقوم ومنهم الغسلين ومنهم من طعامه الضريع الخ’’ Suça göre cehennemin dereceleri farklıdır.Herkes suçuna göre daha hafif veya şiddetli yerde cezasını çeker.İşte dereceleri farklı olan cehennemin yiyecekleri de farklıdır.Suçlunun bulunduğu dereceye göre yiyeceği sadece zakkum veya dari’y ya da irin olur…’’ İşte söz konusu ayetler bunları anlatıyor….Ayetlerde zerre kadar çelişki yoktur ve kimin ne yiyeceğine de karar verilmiştir…Kur’an’da hiç bir sorun yoktur.Sorunu üreten bizleriz… Özellikle en büyük sorunu üretenler hatalı meal ve yorum yapanlardır……….. Kur’an,bir beşer sözü değil,evreni yaratan ve her şeyi ilmiyle kuşatan yüce Allah’ın sözüdur ……Saygılarımla….

  12. sevgi dedi ki:

    47 yashindayken 6 yashli bir kiz cocuguyla nisanlanmish ve 50 yashindayken onunla ( 9 yas ) evlenmish olan birini takdir ediyorsunuz. Peki siz kendi kizinizi bu yasda evlendirir miydiniz? Buradan tum muslumanlara sesleniyorum. Gercekden bunu yaparmiydiniz?

    • Gencer dedi ki:

      Birde ALLAH’ı Nikah memuru yapmış.Yani biz 9 yaşında bir kızla evlenirsek ALLAH bile Nikah Şahidimiz ve ya Memurumuz olabilir.Muhammed herkesten saklamak istediği şeyler için kimsenin görmediği Allah’ı şahit yapmış.Enfal 1 de Ganimetleri önce hepsini ALLAH’la beraber paylaşmış ENfal 41 de pazarlıklar sonucu 5 te 1 e düşmüş.Yani ALLAH’ın payını %20 ye düşürmüş.Ganimetleride ALLAH’la beraber herhalde gayrimenkule yatırmıştır.

      • bilal dedi ki:

        Sayın Gencer !
        1-Dinin tek kaynağı olan kur’an’ın neresinde haşa Allah nikah memuru yapmıştır…? 2- 9 yaşındaki kızla evlenilebilir diye kur’an’ın neresinde yazılıyor.? 3-Dinin temel kaynağı sadece kur’an olduğunu bilmiyor musunuz ? Lütfen mesnetsiz bir şey söylemeyin…Dinin temel kaynağı kur’an olduğuna göre bir iddianız varsa bunu sadece kur’an’ın arapça metninden bize göstermelisiniz..!!! Uyduruk,yalan ve saçma sapan rivayetleri bize göstermeyin. Bunlar din değil,uydurulmuş masal ve hurafelerdir. Din sadece Kur’an dır…
        Ganimetler konusundaki iddianız da tamamen yanlış ve anlamsızdır.Nasip ise diğer konularda olduğu gibi burada da nasıl yanıldığınızı size gösterceğim.. !!! Saygılar…

      • bilal dedi ki:

        GANİMETLER KONUSUNDA DA HİÇ BİR ÇELİŞKİ YOKTUR….!!! Çünkü,,,
        a) ENFAL-1: يسألونك عن الانفال ” Sana ganimetlerin taksimini soruyorlar…!.
        . قل الانفال لله والرسول ” De ki, ” Onun taksimi Allah ve Resulüne aittir.” Yani taksi-
        matın yetkisi Allah ve Resulüne aittir.” b) ENFAL- 41: واعلموا انما غنمتم من شئ فان لله خمسه الخ
        ” Biliniz ki,ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri,Allah’a,(onun yoluna,)
        peygambere,ona yakınlığı olanlara,yetimlere,(kimsesizlere) yoksullara ve yolda kalmış- laradır. NOT: 1.ayette ” ENFAL” ,yani sulh yoluyla elde edilenler, 47.ayette ise savunma savaşından sonra ( savaştan sonra ) elde edilen mal söz konusudur.İkisi ayrı şeylerdir..
        Özetle; a) ENFAL-1.ayette ganimetlerin taksimat yetkisinin kimde olduğunun hükmü var. .
        b) ENFAL- 41.ayette ise ganimetlerin kimlere tevzi edileceğinin hükümü bulunmkatadır.
        Yani her iki ayetin içerdiği hüküm birbirinden ayrıdır. Bu nedenle,ayetler arasında zerre
        kadar çelişki söz konusu değildir… Kur’an da asla çelişki yoktur..Çelişkiler yanlış meal ve yorumlardan kaynaklanıyor.Lütfen Kur’an’ın verdiği mesajı anlamadan anlamsız bir şey söylemeyelim…..! Saygılar…

  13. sevgi dedi ki:

    “”eşini yanında tut ve allah’tan sakın” diyordun; insanlardan çekinerek allah’ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa allah, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. artık zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü’minler üzerine bir güçlük olmasın. allah’ın emri yerine getirilmiştir. (ahzÂb -37)
    Bu da mi yalan? Kendi geliniyle evlene bilmek ichin ve bunun sonucunda halkin ona karshi dedikodu yapmamasi ichin bu ayeti yazmish.
    AHZAB 50. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
    Butun kadinlari bir tek kendine helal kilmish bu ayetde de. Hani ben de sizin gibi bir insanim, benim sizden farkim yokdur, bir tek Allah farklidir sadece ona itaat edin diyordu? Soz konusu kadinlar olunca nasil da fark meydana geliyor ))) Kuranin Muhammed tarafindan yazildigi chok belli bence

    • Alex dedi ki:

      aynen katiliyorum suraya da bakin lütfen özellikle de madde 84′e https://eksisozluk.com/bir-muslumanin-aklina-takilan-91-soru–3933333

    • bilal dedi ki:

      ZEYD,HZ.PEYGAMBERİN EVLATLIĞI MIDI ??? Konuyu yanlış yorum ve uyduruk rivayetlerden okuyorsunuız.!!! 1-Zeyd’in hz.peygambere olan evlatlık iddiası sadece bir kuruntu idi.Ne hukuki,ne dini,ne de örfi bir evlatlığı söz konusdur.Böyle bir
      evlatlık için hiç bir koşul ortada yoktur.Bu iddia sadece bir kuruntudan ibarettir. a) Zeyd,gerçekten hz.peygamberin evlatlığı mıdı ? b ) Evlatlık olabilmenin koşulları yerinde midi ? c) Hz.peygamber ile Zeyd arasındaki yaş buna müsait midi.??????
      d) Zeyd,hz peygamberin kucağında mı büyüdü.? Bu sorulara doğru yanıt verildiği za-
      man görülecektir ki,Zeyd’in hz.peygambere olan evlatlık iddiasi sadece bir kuruntuydu.
      Bu Konunun izahını yapalım: 1 – Hz.Zeyd,islamiyeten önce köle olarak hz.Hatice’nin
      eline geçiyor.Dul ve kırk yaşında olan hz.Hatice 25 yaşında olan hz.Muhammed’le
      evleniyor.O zaman köle olan Zeyd’in yaşı da 21.idi.Yani hz.Muhammed Zeyd’le tanış-
      tığı zaman Zeyd’in yaşı 21,hz.Muhammed’in yaşı da 25 idi.Buna göre Zeyd çocukluk
      dönemini hz.peygamberle hiç geçirmemiş ve onun evinde de büyümemiştir. Peki,25
      yaşındaki bir adam,21 yaşındaki bir adamı nasıl evlatlık edinir.? İkisi de neredeyse
      yaşıt sayılırlar.Böyle evlatlığın hukuki,ahlaki ve dini bir izahı var mı ? Evlatlık edinmek
      küçük yaştan başlıyor.21.yaşından sonra nasıl evlatlık olur.??? Bir çocuğun birine
      evlatlık olabilmesi için küçük yaştan beri onun himayesinde yetişip büyümesi gerekir. Zeyd için böyle bir durum söz konusu değildir.2-Hz.Muhammed’in doğum tarihi 571,
      Zeyd’in d.t.ise,575 miladı.Peki bu yaştan sonra nasıl bir evlatlık olur.? 21 yaşında olan
      Zeyd bir bebek veya çucuk muydu.? Hz.peygamber ona süt mü emzirtmiş.? Onu kendi
      evinde mi büyütmüş ki evlatlığı olsun.? Bunların hiç biri gerçekleşmiş değildir.Kur’an da
      da ifade edildiği gibi bu iddia sadece bir kuruntu idi. Bu nedenle kur’an buna ”ادعياء ”
      ed’iya ” evlatlığı iddia edilen ”diye şeklinde bir ifade kullanmıştır. ”تبني ” Tebenni, ” yani
      gerçek anlamdaki bir evlatlıktan ” kur’an söz etmemiştir. AHZAB-37 : في ازواج ادعيائهم الخ ” Zeyd o kadınla ilişiğini kestiğinde (boşandığında ) Biz onu seninle
      evlendirdik ki,evlatlığı iddia edilenlerin boşanmış ve dul kalmış eşleriyle (evlenmede ) mü’minlere bir darlık olmasın… ” Evet bu evlatlık kuru bir iddiaden ibarettir.Bu evlatlık için hiç bir koşul gerçekleşmiş değildir.!!! AHZAB-4.
      ayetin doğru meali, وما جعل ادعيائكم ابنا ئكم الخ ” Evlatlıklarını iddia ettiklerinizi,oğullarınız kıl-
      mamıştır” diye şeklindedir.Öysa, ayetlerin meal ve yorumlarında geçen ” ادعياء ” ed’iya ” evlatlığı iddia edilen’ ‘şeklindeki doğru meal ve yorum verilmemiştir.Demek ki,bu iddia
      sadece bir kuruntu idi.Bu nedenle hz.peygamberin dul kalan halasının kızı Zeynep’le evlenmesinde hiç bir örf ve geleneğe aykırılığı söz konusu değildir.!!! Çünkü,Zeyd’in evlatlığı sadece kuru bir iddiadan ibaretti .Gerçek bir evlatlık söz konusu olmamıştır.
      Öyleyse bunun yadırganacak hiç bir yönü yoktur. ,Medeni saydığınız ABD ve Avrupa
      ülkelerinde evlatlıklarla evlilik hem hukuki,hem de gayet normal karşılanmaktadır.Fakat
      hz.peygambere gelince Zeyd’in ona evlatlığı söz konusu olmadığı halde (tamamen bir iddia kuruntsu yüzünden) onun bu evliliğini yadırgıyorsunuz.!!! AHZAB-40: ما كان محمد ابا احد من رجالكم ولكن رسول ا لله
      وخاتم النبين ” Muhammed,sizin erkeklerinizin ( Zeyd vs.) hiç birinizin babası değildir.
      (dinen,hukuken ve örfen hiç birinizin babası değildir) O,ancak Allah’ın elçisi ve peygam-
      berlerin sonuncusudur. ” ifadesiyle onun hiç bir kimsenin babası olmadığının vurgusu yapılmıştır.Zeyd,hz.peygamberin yanında kaldığı için,böyle bir iddia yapılıyordu. İşte
      kur’an,buna ”تبني ” Tebenni ” yani oğul edinme,evlatlık edinme ” değil.de ” ادعياء ” ed’iya ”
      yani evlatlığı iddia edilen ” şeklindeki ifadeyi kullanmıştır. Bu da söz konusu iddianin
      bir kuruntu olduğunu,gerçek anlamda bir evlatlığın söz konusu olmadığını göstermekte-
      dir.Bu nedenle bu evliliğin yadırganacak hiç bir yönü yoktur.!!! Gayet doğal bir olaydır.
      Saygılar…

      • bilal dedi ki:

        ‘’ ALLAH’IN AÇIĞA ÇIKARACAĞI VE HZ .PEYGAMBERİN KİMSENİN DUYMASINI İSTEMEDİĞİ ŞEY NE İDİ ??? ‘’ الله اعلم ‘’ Hz.peygamber Zeyd ve Zeynep arasındaki geçimsizliğin ve Zeyd’in boşama isteğini hiç kimsenin duymasını istemiyordu.Bu durumu içinde gizliyordu.Onun tek arzusu,Zeyd ile Zeyneb’in boşanmamalarıdı.Eğer olay yayılıp duyulsaydı,bunu hızlandırmak ve gerçekleştirmek için münafıklar devreye gireceklerdi.Yani hz.peygemberin kendi eliyle kurmuş olduğu bu aile yuvasını yıkmaya çalışacaklardı.Bu yuva yıkıldığı zaman münafıklar ve müşrikler bunu hz.peygamberin aleyhine bir propaganda malzemesini yapıp şöyle diyeceklerdi,bakınız,Muhammed kendi eliyle kurduğu aile mutlu olamadı ve neticede onun kurduğu yuva dağıldı vs..) İşte Zeyd,eşi ile kendi arasındaki bu geçimsizliği ve boşanma isteğini sadece hz. peygambere açıyordu.Hz.peygamber de bu durumu kimsenin duymasını istemiyor ve içinde saklıyordu.. ‘ ‘ الله اعلم ‘’ ayet buna işaret ediyor… AHZAB-37 : .Sen kendi içinde,Allah’ın ortaya çıkaracağı şeyi ( Zeyd ile zeynep arasındaki geçimsizliği ve Zeyd’in boşanma isteğini ) insanlardan gizliyordun,İnsanları sayıyordun. Oysa (her konuda) Allah,kendisini saymana daha lıyıktır…’’Yani hz.peygamberin içinde gizlediği ve duyulmasını istemediği şey,bu geçimsizlik ve Zeyd’in bşanma isteği idi.Bu geçim-sizliği münafıklar daha da alevlendirmesinler diye,bu olayı hz.peygamber gizli tutuyo-rdu… Onun içinde gizli tutuğu şey kesinlikle Zeyneb’in boşanıp kendisiyle evleneceği değildi..ÇÜNKÜ,AHZAB-37:واذ تقول للذي انعم الله عليه الخ ‘’ Kendisine hem Allah’ın ikramda bulunduğu,hem de senin ikramda bulunduğun kimsye şöyle dediğini hatırla………….’’ a) Bu ayet geçmişi anlatıyor..’’…. O zamanın olayını hatırla ‘’ diyor..Yani bu ayet indiği zaman boşanma çoktan gerçekleşmişti.Çünkü ayet geleceği değil,geçmişi anlatıyor.. b) Hiç bir ayette de Zeyd onu boşuyacak ve Zeyneb’i seninle evlendireceğiz,,’’ diye geleceğe yönelik hiç bir bilgi hz.peygambere verilmemiştir…Peki yüce Allah ona vahiyle bildirmemişse,bunu nasıl bilecek.? Zaten فلما قضي زيد منها وطرا الخ ‘’ Zeyd onunla ilişiğini kesince,(ve iddeti bitikten sonra) onu seninle evlendirdik ki, evlatlıklerı iddia edilenler eşleriyle ilişkiyi kestiklerinde (boşanmış) eşleriyle evlenmede mü’minlere bir darlık olmasın…’’ şeklindeki bu ayet tamamen boşanma olayından sonra inmiştir…Yani boşanma olayı olmadan hz peygamber bu durumu hiç bilmezdi.. Boşanıp iddeti bittikten sonra Zeyneb’in ailesinin israrı üzerine ve evlatlıkları iddia edilenlerin boşanmış eşleriyle evlilikte mü’minlere bir darlık çıkmasın diye yüce Allah bunu gerçekleştiriyor… Öztele, 1- Zeyd,hz.peygamberin evlatlığı değildi.Bu evlatlık iddiası sadece bir kuruntu idi.Ne hukuki,ne dini,ne de örfi bir evletlığı söz konusu idi. bunun bütün gerekçeleri bundan önceki yazıda gösterilmiştir..!!! 2- Hz.peygamberin içinde gizlediği şey ‘‘الله اعلم ‘’ Bu, geçimsizlik olayının duyulmaması idi.Çünkü duyulup yayılsaydı münafıkllar,müşrikler bunu daha da alevlendirip,boşanmalarını hızlandırma-ya çalışacaklardı,sonra da bakınız,Muhammed kendi eliyle evlendirdiği eşler mutlu olamadılar ve aile yuvası da yıklıdı,diye hz.peygamberin aleyhine bunu propagan- da malzemesini yaparlardı..İşte böyle bir durumun olmaması için hz.peygamber bu geçimsizlik olayını içinde gizliyordu… Yani hz.peygamberin,bu evliliği,ne dine,ne hukuka,ne de bir örfe aykırılığı vardır.! Çünkü,Zeyd onun evlatlığı değildi.Önceki yazı-da gösterilen gerekçelerle Zeyd’in hz.peygambere evlatlığı söz konusu bile olamaz..! Bu evlatlık iddiası gerçekle hiç bir alakası yoktur….!!! Saygılarımla…

    • bilal dedi ki:

      Sevgi hanım !
      Maalesef,AHZAB-50.ayetin verdiği mesajıi çok yanlış algılıyorsunuz.!!! Ayet hz. peygambere hitab ederek onun şahsında kimin kiminle evliliği helal olduğuna dair ge- nel bir hükme vurgu yapmaktadır..Yani,amca,hala,dayı ve teyze kızlarıyla evlenilebilir. bu derecedki akrabalık evlilğe engel değildir diyor.Ayet,bunlarla evlen demiyor,bunlarla evliliğin caiz olduğunun hükmünü belirtiyor.Daha sonra gelen 52.ayette de,mevcurt eşler dışında hz.peygambere de evlilik yolu tamaman kapatılıyor…Yani mevcut eşler boşan-madan başka biriyle evliliği de yasaklanıyor… لايحل لك النسا ء من بعد الخ ‘’ Bundan sonra (mevcut eşler dışında) artık başka bir kadınla nikahlanman vs…. helal değildir….’’ deniliyor.. Yani,hiç bir surette hz.peygamber mevcut eşlerinin üzerine yeni bir eş getiremezdi.52.ayetle bu ona tamamen yasaklanıyor. Özetle,bu ayet,burada ismi ge- çenlerle evliliği emretmiyor,bilakis,kimlerle evlilik helal olduğunun hükmüne vurgu yapıyor…Yani amca,hala,dayı ve teyze çocuklarının birbiriyle evlilikleri helaldır,haram değildir diyor….Ama,görüyorum ki ayetin verdiği mesajı anlamış değilsiniz. Ayet ne anlatıyor,siz ne anlıyorsunuz…??? Lütfen,bir şey anlamıyorsak ,kafamıza göre uydur-mayalım…Saygılarımla….

  14. Gencer dedi ki:

    Alıntı.
    Muhammed, Oglu Zeyd ve Gelini Zeynep’in Buruk Hikayesi

    Nisan 20, 2013JanosYorum yapınYorumlara git

    Simdi size cok ilginc bir masal anlatacagim sevgili Meraklinin Guncesi okurlari… Muslumanlar’in efendisi, ugruna kainatlar yaratilan Muhammed, Muhammed’in 7. karisi Zeynep ve yine Muhammed’in evlatlik edinip sonra da olume gonderdigi zavalli oglu Zeyd uzerine…

    Hikayemiz Muhammed’in kendisinden 15 yas buyuk karisi Hatice’yle evlendigi gun baslar. Henuz 25 yasinda bir delikanlidir Muhammed. Patronunun kalbini calmistir ve evlenme teklifi almistir bu saygin is kadinindan. Hani Muslumanlarin inandirildiklari o unlu Cahiliye devrinde gecer, bu kadindan gelen evlilik teklifi. Hem de cok zengin bir is kadinindan, altinda calisan, gelecegiyse pek bir parlak delikanliya. Hani guya kizlarini dogar dogmaz canli canli gomerlermis de, Muhammed gelmis kurtarmis ya bu cahil Araplari… Iste Hatice demek gomulmeyenlerdenmis… Neyse.. Genc Muhammed, dugun heyecaniyla o zamanki tek kolesini azat eder ve kolesiz kalir. Mutlu ve zengin gelin de genc kocasini sevindirmek ister ve ona genc bir oglan kole hediye eder. Zeyd’dir bu kolenin ismi ve Kuran’da ismi gecen “sansli” azinliktandir. Ama hayati pek de herkesin yasamak isteyecegi tarzda bir hayat degildir bence…

    Zeyd aslinda bir ailesi olan, pek de onemsiz sayilmayacak bir isme sahipken bir sekilde kacirilir ve kole olarak satilir pazarda. Muslumanlarin anasi Hatice, neyse parasi verir ve alir bu kole cocugu. Cocugun ana babasi cok arar ogullarini, ama yillarca izini bulamazlar. Cocuk, Muhammed’in kolesi olduktan sonra da hayatindan pek memnundur. Yillar sonra bir gun ailesi bulacaktir Zeyd’i. Ama Zeyd, Muhammed’le kalacagini soyleyerek oz anne babasini saskinlik ve gozyaslari icerisinde birakir. Muhammed de pek keyiflenir bu duruma. Sonra o tarihlerdeki usulle (tebenni), halka seslenir ve Zeyd bundan boyle benim oglumdur der. Evlatlik almak boyle yapilirmis o tarihlerde… Ilginc.. Artik o bir kole degil, Zeyd ibn Muhammed’dir. Ne karizma… Zamaninin en korkulan, ve kendi taraftarlari arasinda en saygi ve sevgi duyulan lideri, artik onun sahibi degil, uvey de olsa babasidir. Ugruna oz babasina sirtini doner Zeyd. Bilemeyiz tabii cocuklugundan itibaren bir mal gibi alinip satinlan bir insanin psikolojisini…

    Hatice’nin olumuyle cok uzulen Muhammed, cozumu seri evliliklerde arar. Artik o bir peygamberdir. Her kadin onun karisi olmak istemektedir. Allah da bu durumu ozetleyen guzel bir ayet indiriverir hemencecik:

    - Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Ahzab – 50)

    Bu kadinlardan bir tanesi de Zeynep’tir. Halasinin kizidir Zeynep ve guzelligiyle nam salmistir. Muhammed Zeynep’in evine gittiginde beklenti, Zeynep’in Muhammed’le evlenmesidir. Ama buyuk bir supriz yapar Muhammed. Zeynep’i “oglu” Zeyd’e ister. Zeynep asildir, zengindir, guzeldir. Zeyd ise alti ustu bir koledir ozunde. Zeynep cok bozulur bu duruma. Yine de evlenir Zeyd’le. Emir buyuk yerden neticesinde… Kimbilir Zeyd ne dusunur, bilemeyiz. Ama hos duygular olmasa gerek. Evlendigin kadin aslinda babanla evlenmek istiyor, korkunc… Eh, boyle bir evliligin cok uzun surmesi beklenemez elbette; nihayetinde bosanirlar. Film iste bu noktadan sonra kopacaktir. Zeynep Muhammed’i hala ister, ve hali hazirda 6 tane karisi olan Muhammed de pek bos degildir Zeynep’e… Ama nasil olur? O, evlatliginin, oglunun eski karisidir. Hem de daha yeni bosanmislardir. Hem kulturde yoktur boyle bir sey, hem yasada… Yasaktir acikcasi, insanin birinci derecede akrabasinin eski esini almasi. Kahrolur Muhammed. Eh boylesine guzel ve cekici bir kadin da nasil bir etki yapmistir, kimbilir…

    Ama insan peygamber olunca olaylar filmlerde oldugundan daha farkli gelisebilir elbette… Allah imdada yetisir ve Ahzab suresinin o muhtesem ayetlerine bir yenisi ekleniverir:

    - Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir. (Ahzab – 37)

    Muhammed’in icinde gizledigi buyuk arzu, Allah’in da dikkatinden kacmaz ve ugruna kainat yarattigi bu insanin arzusu ugruna hemen anayasada bir degisiklik yapiverir. Bundan boyle evlatliklarin bosadiklari esle evlenmek yasaldir der, is biter. Biter dedik de, tam olarak bitmez. Dugun gecesi misafirler yerler, icerler ve o gunu uzun suredir sabirsizlikla bekleyen Muhammed, bir turlu yeni karisiyla basbasa kalamaz. Saatler gecip gitmez. Sonra yeni bir mucize olur ve hem de dugun sofrasinda, misafirlerin yaninda bir ayet daha iniverir Muhammed’e.. O da aynen soyledir sevgili okurlar:

    - Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır. (Ahzab – 53)

    Epey gergin bir ayet gibi geliyor benim kulagima…

    Artik evlatliklar ve oz cocuklar arasindaki ayirim Allah tarafindan konmustur. Zeyd’in kalan cok kisa omru de yine Muhammed’in ilginc bir savas stratejisiyle sonlanacak, ve evlatlik edindigi, azat ettigi kolesini, Bizans sinirina adeta bir intihar saldirisina gonderdigi bir bolugun basina komutan olarak atayacaktir. Islami kaynaklara gore 3000 kisilik bir ordu, ya 100,000 ya da 200,000 kisinin karsisina cikacaktir. Mute savasi diye gecen bu savasta, Zeyd ile birlikte diger 2 kumandan da olecektir. Zeyd oldugunde 41 yasindadir.

    Hani Muslumanlar galeyana gelip birbirlerini oldurmese, Musluman olmayan insanlarin arasina intihar komandolari gonderip cennet’te 72 bakire huriyi garantilemese, eminim bu hikaye coktan bir Hollywood filmi olmustu. Ben sahsen izlerdim. Pek severim tarih filmlerini… Sanki Roma zamanlarindaki gibi.. Karin cok buyuk iktidar ve karizma sahibi uvey babani arzuluyor ve sen bunu bile bile evleniyorsun bu kadinla… Sonra bastan kaybettigin bu evlilik bitince de eski karin yasak olmasina ragmen uvey babanla evleniyor. Sonra da ugruna oz anne babani reddettigin uvey baban once senin evlatlik oldugunu ve asla bir oz ogul gibi sayilmayacagini kutsal kitapla bildiriyor, sonra da seni goz gore gore olume gonderiyor. Ne aci, ne aci…

    Not: Ayetler diyanet sitesinden kopyalandi.

    Kaynaklar:

    - http://en.wikipedia.org/wiki/Zayd_ibn_Harithah

    - http://en.wikipedia.org/wiki/Muhammad’s_wives#Khadija_bint_Khuwaylid

    - http://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Mu%27tah

    - http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#33

  15. sevgi dedi ki:

    Ben gurcistanda yasiyorum. Bir bucuk yil once burada მუჰამედის ცოლები yani Muhammedin zevceleri diye bir kitap cikdi. Gurcu komsularim ve arkadaslarim kisaca kitabi okuyan her kes dehsete kapiliyor. 9 yasli cocukla evlenen pedofil birine, hatta geliniyle evlenen birine nasil peygamber diye biliyorsunuz diyorlar. Peygamber temiz, pak , hic evlenmemis olmali diyorlar Isa gibi. Sayisiz evlilik yapmis birisi halka nasil ornek olabilir, peygamber oyle olursa halk nasil olmali diyorlar. Hakli degiller mi? Onlara ne cevap vermeliyim?

  16. Alex dedi ki:

    sevgi hanim peygamberimiz onlari hakli cikarmak icin elinden geleni yapmis. bu yuzden onlara cevap veremezsiniz, bence sadece susun :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s