İlk incimiz Suudi Arabistanlı meşhur Şeyh Abdul Aziz Bin Baz’a ait.
Tarih: 1975
Kaynak: “Dünya’nın Sakin Güneş’in Hareketli Olduğuna ve Gezegenlere Çıkmanın İmkansızlığına Dair Akli ve Hissi Deliller”adlı kitabı
Fetva:
Kim dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederse küfür ve delalete düşmüş olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir. Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi takdirde kafir ve dinden dönmüş bir kişi olarak öldürülür ve malı da Müslümanlar’ın hazinesine katılır.
Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler, dağlar, ağaçlar, nehirler, denizler bir kararda kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi. Velhasıl bu iddia sayması uzun sürecek birçok nedenden dolayı batıldır.”
***
O kadar çok dinci var ki bunlardan yüzlerce-binlerce inci çıkarılabilir.
Gazali’ler, Erzurumlu’lar, Said Nursi’ler, Fetullah’lar, cübbeli’ler…
Sıradaki inci, Erzurumlu ibrahim Hakkı’nın Marifetname’sinden/ 4. Bölüm:
Hak Taâlâ, yedi göğün her birisini, balıklar gibi binlerce çeşit yaratıkla dopdolu etmiştir. Yedi göğün duvarı olan kaf dağının ötesinde bir büyük yılan yaratmıştır. Yılan, büyük dağı halkı gibi kuşatıp, başını kuyruğu üzerine koymuştur. Kıyamete dek Hak Taâlâ’ya yüksek savtıyle tesbih eder. Bu denizler ortasında yedi yer, bir gemi gibi hareketli ve huzursuz iken, Hak Taâlâ bir büyük melek tayin etmiştir ki, yerlerin etrafını kavrayıp, bir omuzu üzerinde sâki kılmıştı. Sonra Hak Taâlâ, o meleğin ayağı sağlam dursun için yeşil yakuttan bir büyük kare biçiminde kaya yaratmıştır ki; onun en üst düzeyinde bin vâdi yaratıp, her birini bir deniz ile ve her denizi binlerce çeşit yaratıkla doldurmuştur. Daha sonra Hak Taâlâ, o kayayı sabit tutmak içi bir büyük kırmızı öküz yaratmıştır ki, onun kırkbin başı, kırkbin boynuzu, kırkbin ayağı vardır. Her iki ayağı arası bir yıllık yoldur. Kayayı, boynuzları ve sırtı üzerine yüklenmiştir. Bu öküzün adı: Liyunan’dır. Sonra Hak Taâlâ, onun ayaklarını sabitleştirmek için bir büyük balık yaratmıştır ki, yedi deniz onun ağzında bir damla gibidir. Sonra Hak Taâlâ, o balığın altında bir büyük deniz yaratmıştır ki, büyük alık, bu büyük denizde sükûn ve karar etmiştir. Sonra Hak Taâlâ, o denizi altıda, yedi tabaka cehennem yaratmıştır. O büyük deniz, cehennem üzerinde sâkin olmuştur. Sonra Hak Taâlâ, yedi cehennemin altında sert rüzgâr yaratmıştır ki, sair ve sakar (cehennemin iki tabakası) onun üzerinde karar kılmıştır. Daha sonra Hak Taâlâ, o rüzgârın altında karanlık ve onun altında pere yaratmıştır. Yaratıkların ilmi o perdeye dek yetmiştir. Mülkünü ve mülkünde olanları Allah daha iyi bilir.
***
Şimdi yazacağımız inci, günümüzün modern dincisine ait.
Yaşar Nuri Öztürk diyor ki:
“Stephen Hawking’in bütün sözlerini Kuran-ı Kerim’de bulabiliriz. Benim kanaatime ve araştırmalarıma göre, Kuran-ı Kerim’de kıyametin habercisi olarak adlandırılan Dabbet-ül-arz Hawking’dir. Hatta bu konuda Hawking’e bir mektup da yazdım. Mektubumda sonuna kadar kendilerini destekleyeceğimi belirttim. Ancak Hawking’in neden Dabbet-ül-arz olduğuna dair inancımı daha sonra açıklayacağım.”
Neml-82. Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerimize kesin inanmadıklarını kendilerine söyler.
19. yüzyılın sonlarında treni gören dinciler “İşte dabbe budur!” demişlerdi. “Hem yer üzerinde hızla gidiyor hem de yerden besleniyor, kömür yiyor.”
Tren konuşmayınca, dabbe’nin konuşanını buldular.
***
“Dincilerden İnciler” Gazali’siz olursa eksik sayılır.
Bakın Gazali hemcinslerine ne tavsiye etmiş:
Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın, çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.
Dışarı çıkması kesin gereken kadın kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkmalı ve şu kurallara kesin uymalıdır:
Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,
Hiç çıkmamış gibi davrana,
Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,
Kalabalığa karışmaya,
Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,
Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,
İşini bir an önce bitirip evine döne.
Kadın sekiz sıfatlıdır:
1- Giyim kuşam hevesinden maymun
2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek
3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan
4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep
5- Evden eşya sattığından fare
6- Erkeklere hile kurduğundan tilki
7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyun.
8- En makbul kadın koyun olandır.
(Gazali, Ihya)
İbrahim Hakkı’da inci çok. Aşağıdaki liste de cima vakti ile ilgili:
* Meyve ağacı altında cima edenin veledi zalim olur.
* Cima sırasında konuşanın veledi dilsiz olur.
* Yorganın altına girmeyip yıldızların altında cima edenin veledi münafık olur.
* Başkalarının yanında cima edenin veledi hırsız olur.
*İster zorla, ister rızayla yapılsın, hamamda cima edenin veledi ahmak olur.
* Ayın ilk gününde, on beşinde veya son gününde cima edenin veledi deli olur. Ama ayın ilk günü sabaha yakın cima edenin veledi cömert olur.
* Öğleden evvel ve sonra cima edenin veledi şaşı olur.
* Ramazan bayramı gecesi cima edenin veledi anaya ve babaya ási olur.
* Kurban bayramı gecesi cima edenin veledi dört veya altı parmaklı olur.
* Şaban ayının tam ortasının gecesinde cima edenin veledi münafık olur. Erle avratın bundan sakınmak için üzerlerini örtmeleri şarttır.
* Güneşe karşı ve ayakta cima edenin veledi altına işeyici olur.
* Baldızını düşünüp cima edenin veledi hünsá yani çift cinsiyetli olur.
* Cimada kadının cinsel organına bakan erkeğin veledi ya orta malı olur, yahut kör olur.
* Cimada öpüşenin veledi sağır olur, ezan okunurken cima edenin veledi yalancı olur.
* Yolculuğa çıkılacak günün gecesinde cima edenin veledi malını-mülkünü asilik yolunda harcayıcı olur.
* Karnı aç iken cima edenin veledi zayıf, tok iken cima edeninki ise şişman olur.
* Hasta avratla cima edenin veledi de zayıf ve hasta olur.
* Boşalma sırasında hatıra ne gelirse, veled öyle yaratılır. Çirkin yüzler hayal edenin veledi çirkin ve ayıplı, güzelleri hatıra getirenin veledi ise güzel yüzlü olur.
* Pazartesi gecesi cima edenin veledi álim ve sofu olur.
* Salı gecesi cima edenin veledi cömert ve şefkatli olur.
* Çarşamba gecesi cima edenin veledi katil ve kavgacı olur.
* Perşembe günü öğleden evvel cima edenin veledi álim olur ve şeytan o çocuktan kaçar.
* Cuma namazından evvel cima edenin veledi ya cennete girer yahut şehid olur. Cuma gecesi cima edenin veledi ise ibadetine düşkün, içten ve samimi olur.
* Cumartesi gecesi cima edenin veledi şárib-i hamr (şarap içici, bugünkü anlamıyla alkolik) olur.
* Pazar gecesi cima edenin veledi eşkiya olup yol keser.
Serdar Kaangil



Sanki m.f.gülen, y.nuri, gazali,ibrhim hakkı gibilerin dinde ibibar ve muteber kaynaklarmış gibide burda o zavallı adamların sözlerini yazıp durmuşlar.
Dinde Kur-an ve onu açıklayıcı olan sünnetden başka kaynak yoktur.
bravo sana bi yanlışı başka bi yanlışla kapatmakta üstünüze yok.