DEVE OLAYI – CEMEL SAVAŞI

HALİFE OSMAN’IN ÖLDÜRÜLMESİ

Halife Osman döneminin ilk 6 yılı iyi geçtiyse de, son 6 yılı başta Küfe’liler olmak üzere Medine müslümanlarının dahi tepkisini çekecek siyasal yanlışlarla doluydu.
İlk 6 yılın iyi geçmesinin nedeni ise fetihlerin iç sorunları kamufle etmesiydi. Fetihler durunca sorunlar da gün yüzüne çıktı. Bu sorunların başında halifenin Emevi ailesine, kendi akrabalarına yanlı davranması, valilik ve önemli devlet görevlerini yakınlarına vermesiydi.
Sadece Ömer’in vasiyetiyle vali yaptığı 2 kişi haricinde tüm eyaletlere kendi akrabalarından vali tayin etmişti. Emevi olmayan eyalet valilerini ya istifaya zorluyor ya azlediyor, yerine Emevi bir vali atıyordu. En fazla eleştirilen tarafı ise başa getirdiklerinin genç ve tecrübesiz oluşlarıydı. Tayin ettiği valilerden ikisi henüz 25 yaşındaydı. Bunun yanında Şam valisi Muaviye’nin yetki sınırlarını alabildiğine genişletmesi de tepki gösterilen konular arasındaydı. Bu valilerin yanlı ve yanlış yönetimleri, haksız kararları, rüşvet ve yolsuzlukları şikayetleri arttırıyor ama halife bu şikayetleri dikkate almıyordu.
Devlet görevlileri arasındaki haksız maaş farkları, fetihlerin durmasıyla birlikte ekonomik sorunların artması, zenginlerle fakirler arasındaki uçurum oluşması krizin büyümesinin faktörlerindendi.
(Belâzürî, Futûh, s.564, 566, 570; a.mlf., Ensâbu’l-Eşrâf, VI, 139; Ya’kubî, II, 61; Taberî, I, 2830; İbnü’l-Esir, el-Kâmil, III, 99; Halife b. Hayyât, s.161; Zehebî, Nübelâ, II, 175.)

Osman’ın çeşitli bölgelerdeki Kur’an’lar arasındaki farklardan dolayı, Ömer’in kızı Hafsa’da bulunan ilk derleme Kur’an’ı alıp, yeni 4 nüsha yaptıktan sonra bu orijinal sayılacak Kur’an’ı yakarak ortadan kaldırması söylentilere neden olmuş, yeni nüshalarda değişiklikler yapıldığı iddia edilmiştir. Ayşe’nin Ahzap suresinin çok daha uzun olduğunu söylemesiyle ve Osman’ın Kur’an’ı bozduğu rivayetleriyle muhalefet daha da şiddetlenmiştir.

(Buhari, e’s- Sahih, Kitabu Fedaili’l-Kuran/3, Süyuti, el İtkan, 2/32)

Osman’ın tepki çeken atamalarına bir örnek verirsek Ömer’in vasiyeti ile Küfe valisi yapılan Sad bin Ebu Vakkas ı alıp yerine ana bir kardeşi Velid bin Ukbe’yi atamıştı. Velid’in içki içtiği, sarhoşken namaz kıldırdığı şikayetleri üzerine geri almak zorunda kaldı. Yerine yine akrabası Said bin el As’ı atadı.
Diğer bir örnek; Amr bin As Mısır valiliğinden alınıp yerine Abdullah bin Sad getirildi ki Hz.Osman’ın sütkardeşidir. Bu şahıs Medine’de vahiy kâtibi iken mürted olan ve peygamberin hakkında ölüm emri verdiği insandır. Hz.Osman o sıra onu evinde saklamıştı.

656 yılında muhalifler yazılı olarak şikâyetlerini Hz.Osman a ilettiler. Mektubu Hz.Osman a götüren Ammar bin Yasir Hz.Osman ve adamlarından dayak yedi.

Muhammed’in dostlarından ve sahabe tarafından çok sevilen Ebu Zer’in eleştiri ve şikayetleri Osman’a iletmesi, onun da dayak yemesine ve Şam’a ardından da Rebeze’ye sürülmesine neden olmuş, sürgünde ölmüştü.

656 yılında Kufe den 1000, Basra’dan 150, Mısırdan 2000 kişi hac bahanesiyle Medine’ye geldi. Ali’nin aracılığıyla yapılan görüşmelerde istekleri Osman tarafından kabul edildi. Mısır valiliğine Ebubekir’in oğlu Muhammed’in getirilmesi de onayları arasındaydı.

Tüm muhalifler memleketlerine doğru yola çıktılar. Mısır’a gidenler yanlarından geçen şüpheliyi durdurup sorgulayınca yanında Mısır Valisine yazılmış bir mektup buldular. Mektup Mısır’a dönenlerin öldürülmesini ve Muhammed bin Ebu Bekr’in vali atandığına dair emirnamenin geçersiz olduğunu yazıyordu. Altında da Osman’ın mührü vardı.
Mısırlılar Kufeliler ve Basralılar yarı yoldan dönüp mektubu Ali, Talha, Zubeyr ve Said bin Zeyd e gösterdiler. Bu olaydan sonra Medine’de Osman’a kamuoyu desteği sıfıra indi.

Müslümanların ileri gelenlerinden bir grup Ali ile birlikte mektup hakkında Osman’ı sorgulayınca mektubu Osman’ın genel sekreterliğini yapmakta olan amcaoğlu Mervan’ın yazdığı anlaşıldı.

Muhalifler, Mervan ı istediler ama Osman Mervan’ı vermedi.
İşler bu noktaya ulaşıldığında Talha, Zubeyr, Abdullah bin Avf ve Ali de dâhil Osman ı koruyacak kimse yoktu. Ayşe, Ali’nin tüm itirazına rağmen bu strese dayanamamaktan olsa gerek umreye gitti. Bazı önde gelenler de Filistin’e gittiler.
Muhalifler Osman’a yirmi gün süre verdiler. Bu süre sonunda düşünüp istifa etmesini söylediler. Bu yirmi gün sonlarına kadar sakin geçti. Osman’ın evinin çevresinde kendisine koruyan 500 adamı vardı.
Muhasaradan korkan Ali ve diğer önde gelenler oğullarını da kapıya bekçi koydular. Olayların sonuna kadar Ali’nin oğulları Hasan ve Hüseyin,
Zubeyr’in oğlu Abdullah ve Talha’nın oğlu Muhammed kapı da Osman’ı korumak için nöbetteydi.
Yirmi günün sonunda çatışmalar baş gösterdi. Kapısı muhaliflerce ateşe verildi. Muhalifleri durdurmaya çalışan Ali’nin oğlu Hasan bu çatışmalarda yaralandı.
Durum karışınca yapılan istişareler sonucunda Ebubekir’in oğlu Muhammed’le birkaç kişi Osman’ın evine girdi. Osman öldürüldü.
Osman’ı öldürenin Ebubekirin oğlu Muhammed olduğu bildirildi.
Ama bunu Osman’ı korumak isteyenler iftira olarak nitelerler. Halbuki Muhammed bin ebubekir, muhaliflerin lideri konumundadır.
Osman’ın cesedi kapı önüne atıldı. Gömülmesi için kimse girişimde bulunamadı. 3 gün öylece kalıp da kokuşmaya başlayınca 4-5 kişi cenazesini kaldırdı. Cenazenin Müslüman mezarlığına gömülmesine izin verilmedi. Yahudi mezarlığına gömüldü. Cenazeyi taşıyanların da taşlandığı rivayet edilir. Muaviye döneminde Müslüman mezarlığı genişletilerek Osman’ın mezarı da Baki mezarlığı sınırlarına dahil edildi.

(Taberi, Tarih, IV, 412)

CEMEL SAVAŞI:

Osman’ın öldürülmesinden 5 gün sonra Ali halife seçildi.
Bu defa Emeviler muhalefete başladı. İsyan sırasında sessiz kalanlar, Osman’ın öldürülmesinin hesabının sorulmasını istediler. “Kanı yerde kaldı, katiline kısas yapılsın.” Diye Ali’yi sıkıştırdılar. Katilin Ebubekir’in oğlu olduğunda ısrar ettiler. Ama hakkında şahit yoktu. Peygamberin kızı olan Osman’ın eşi de suikast sırasında yanındaydı. O da katili teşhis edememişti. Şehre isyancılar hakimdi ve “Osman’ı hepimiz öldürdük” diyen bir topluluk olduğundan kimseye ceza verilememişti.Hz.Osman muhasara edildiği günlerde Hz.Aişe Mekke’ye çıkıp gitmişti. Hac mevsimi bittikten sonra Medine’ye dönerken -Serif-denen yerde Benü Leys’ten,yani kendi dayılarından Ubeyd b. Selime adında birisiyle karşılaştılar.Bu şahıs Ümmü Külab’ın oğlu idi. Hz.Aişe “Neler oldu Medine’de?” diye sorunca Ubeyd; “Osman öldürüldü”diye cevap verdi. Hz.Ayşe; “peki ondan sonra ne yaptılar?” diye sorar. Ubeyd bu soruya; “Hz.Ali’ye bey’at etmek üzere birleştiler.”diye cevap verdi. Hz.Ayşe bunun üzerine:”Senin bu bahsettiğin adama bey’at edileceğine keşke gökyüzü yerin üzerine çöküp düşseydi. Beni geri çeviriniz, geri çeviriniz.”demiş ve Mekke’ye geri dönmüştü. Hz.Aişe şöyle diyordu; “Vallahi, Osman mazlum olarak katledildi ve ben onun kanını mutlaka arayacağım.”
Ubeyd ona; “Neden kanını arıyorsun? İlk defa Osman’ın yanlış uygulamalara giriştiğini ve yoldan inhiraf ettiğini söyleyen ve “Şu yaşlıyı öldürünüz, o küfretti” diyen sen değil miydin?” diye sorunca Hz.Ayşe; “Onlar Osman’ın tövbe etmesini istediler, o da tövbe etti; Fakat arkasından dönüp öldürdüler. Ben bunları söylemiştim, onlar da aynı şeyleri söylemişlerdi, ancak benim sonradan söylediğim sözlerim ilk defa söylediklerimden daha doğru ve hayırlıdır.” diye karşılık verdi. (İbni Esir – El Kamil Fit Tarih, Cilt 3, 210)Ali halife seçildiğinde ilk iş olarak Osman zamanında atanmış olan valileri görevden aldı. Görevden alınan ve çoğu Emevi sülalesinden olan valiler, yeni halifeye tepkilerini gösterdiler. Bunun üzerine Şam Valisi Muaviye isyan bayrağını açtı. Öldürülen halifenin kanlı gömleğini Şam halkını galeyana getirmek için camide teşhir etti. Mısır Valisi görevinden ayrılarak Muaviye’nin yanına Şam’a gitti. Yemen ve Basra valileri de görevlerinden ayrılarak Osman’ın kanını talep etmek üzere Mekke’ye Ayşe’nin yanına gittiler.

Ayşe, İfk Olayında aleyhinde yer alan Ali’ye karşı olan nefreti nedeniyle Ali’nin halifeliğini kabul edemiyordu. Kendi de Osman’a muhalefet etmesine rağmen Osman’ın katillerini yakalamakta yavaş davrandığı gerekçesiyle Ali’ye karşı oldu ve kan davası gütmeye başladı. Başlangıçta Ali’ye biat eden ama valilik alamadıkları için eleştirilere başlayan Talha ve Zübeyr’i de yanına aldı ve güçlerini toplayarak Ali’nin halifeliğine fazla memnun olmayan Basra şehrine gittiler.

Basra da Ali yanlısı olanları öldürdüler, şehre tamamen hakim olup, hazine ve emniyet kuvvetlerini ele geçirdiler. Basra valisini hapsedip işkence yaptılar.

“Aynı zamanda sahabelerden olan Basra valisi Osman b. Hunenf yakalanıp getirildiğinde Ayşe’ye durumu hakkında sorular sormuş ve istişare etmişlerdi. Ayşe; ‘Onu öldürün’ diye emir verince orada bulunan bir kadın şöyle demişti : ‘Hay Allah kahrını versin! Bu adamın Resulullah ile arkadaşlığı ve sohbeti vardır. Ne yapıyorsunuz?’ Bu kadının sözleri üzerine Ayşe; ‘O halde onu hapsedin!’ diye emir verdi. Mücaşi b. Mes’ud ise ‘Onu önce kırbaçlayın, saçını-sakalını, kaşlarını-kirpiklerini yolun’ demişti. Onlar da Osman’a kırk sopa vurmuş, saçını-sakalını, kaşlarını ve kirpiklerini yolarak hapsetmişler, sonra da serbest bırakmışlardı.” (İbni Esir; el-kamil Fit Tarih, cilt-3)

Bu isyana dair haber alan halife Ali, 656 senesi ekim ayı sonlarına doğru ordusuyla Basra’ya doğru yola çıktı. Cemel savaşı 8 aralık 656 günü Hurayba denilen yerde vukubuldu. Savaş önce şahıslar arasında cereyan etmişti. Bu ferdi savaşta, kardeş, amca, yeğen, hatta, baba-oğul karşı karşıya gelip, birbirlerini öldürdüler. Savaşın en şiddetli safhası Ayşe’nin devesi etrafında cereyan etti. 70 kişi Ayşe’yi korumakla görevliydi. Korumaları ile birlikte Ayşe’nin devesi de öldürüldü, Ayşe esir alındı. Devenin öldürülme emrinin savaşa son vermek amacıyla yapıldığı söylenir. Savaşa Cemel Savaşı denmesinin nedeni bu deve etrafında geçen çatışma safhası nedeniyledir.

Resim

Savaşı Ali kazanmış ama her iki taraf da büyük kayıp vermişti. Bazı kaynaklarda ölü sayısının 10.000′i bulduğu belirtilir. Kimi kaynaklarda ise Ayşe tarafından 13.000, Ali tarafından ise 5.000 müslümanın öldüğü öne sürülür. Zübeyr ve Talha da öldürülenler arasındaydı. Ayşe serbest bırakılıp kardeşiyle birlikte Medine’ye gönderildi.

Kaynaklar:

Sahih-i Buhari (M.810-869), c.12, sa.219, D.İ.B.Y.
Taberi, (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.173-187 E.O.Y.
İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.3, sa.209-267 B.Y.
İslam ansiklopedisi, Leyden tabı ma.Aişe M.E.B.Y.
Neşet Çağatay, Başlangıçtan Abbasilere Kadar İslam Tarihi,

Serdar Kaangil

This entry was posted in Din and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

17 Responses to DEVE OLAYI – CEMEL SAVAŞI

  1. musab bin umeyr says:

    kardeşim nerden uyduruyorsunuz böyle saçma şeyleri bi kere hz. ali hz. aişenin damadıdır hasan ve hüseyinin babalarıdır yani torunlarının babasıdır ona karşı çok büyük bir muhabbeti vardır nedir bu karalamalar ayıptır ya insanlara doğru bilgi vermek için çabalayın yanlış bilgiler vererek onların vebali altına girmeyin yazık hemde çok yazık

    • karmakan says:

      sen hangi dünya da yaşıyorsun ? bunlar senin inandığın kitabın hadislerinden altta verilen kaynakları iyi incele.

      • Hakan says:

        İnandığımız kitabın verdiği bilgilere hadis denmez. Onlara “Ayet” denir. Ayrıca Kuran-ı Kerim peygamberimizle gelmiştir ve O’nun vefatından sonra olan bu olaylarla ilgili zaten ayet de gelmemiştir ve gelemez. Burada Alevilerin tezlerini haklı göstermeye çzalışırcasına bir çalışma var. Kur’an-ı Kerimin aslının yok edilip düzmecesinin yazıldığını söyleyerek aklımızda ikilem mi oluşturulmak isteniyor?

  2. memet says:

    bismillahirramanirrahim

  3. ÖMERÖZEN says:

    islam ansiklopedisi diye bişey var artık bu ülkede,20-30 senedir madde made yazılıyo cilt cilt çıkıyor.DOĞRU YU arayan oraya müracaat eder.internette doğru arayan ÇU-VAL-LAR.
    nokta.

  4. TEBLİĞCİ says:

    Bazı Akıllı insanlar çıkıp yaşanan tuhaf şeyleri islam kaynaklarından ve kuran dan kaynak göstererek verince…..
    cahilliğin ve Dindarlığın özelliği olarak..
    önce isyan ve inkar edecekler..
    Kaynakları bile anlayamayacaklar.
    sonra tehdit ve hakaret edecekler..
    Çocukları onlardan akıllı doğacak..
    Kaynaklara söyle bir bakıp ..
    onlar sorgulamaya başlayınca..
    kaynakları ve kuranı inkar edecekler..
    En sonrada ..o gün ilerde olanlara..
    daha geride olan bişeyle muhalefet edecekler..

  5. diren says:

    benim adım diren aleviyim ve hakan denen şahısa seslenmek istiyorum ya sız niye herseyi anlamak istediginiz gibi anlıyorsunuz hiç düsündün mü peygamberimizin damadı ve amcasının oglu olan ali ye aişe niye biat etmiyo ebubekıre osmana omere isyan etmiyorda niye ilk muslumanlardan biri olan aliye peygamberimizin goz bebegim ,o benim bir parcam dedigi Hz.Ali ye isyan ediyor ne bu kin niye bu nefret.biyerlerde yazı gorursunuz işinize geliyosa dogrudur gelmiyosa safsata dersiniz ya daha soyleyecek binlerce şeyim var ama burda keseyim ben sanada tavsıyem olaylara biraz objektif bak kafanda kurmuş oldugun yargıları tabuları yık ve biraz araştır

  6. lokman hakim says:

    bu savaş münafıkların ortayı karıstırmasıyla olan bir savastır.ve bu munafıkların soyu hala bu günlere kadar devam etmiş anlasılan..tarihi adam gibi yazılan kaynaklardan arastırrısanız sizin için hayırlı olur

  7. mehdi says:

    Biz kafımızda canlandırdığımız peygambere inanıyoruz . Gerçekte hayatı hep şehvet ve hep arap kültürü putperestliği tek Tanrı inancına , uyarlayan Muhammed’e değil ..
    Ali peygamberin damadı ama Aişe’nin değil ,Ayşe’nin en çok kıskandığı hata Peygambere onu ne yapacaksın o yaşlı bir kadındı ve öldü giti dediği; HATİCE’nin damadı…
    Aişe ,Alinin karısı Fatma’yıda hiç sevmezdi hata bazı kaynaklarda fatma ile aişenin saç saça kavga etiği bile dile getirilir.
    Hal böyle iken Aişe’nin,Aliyi sevmemesi gayet normal …
    Benim tuhafıma giden ise biz hala bunları bilmiyoruz ve bilmediğimiz için her biri bizim gözümüzde birer nur gibi.. (ama bir birlerini hep asıp kesen arklarından dolap çeviren peygamberleri ölüm döşeğinde ike kağıt ve kalem bile vermeyen:) nurlar)
    Halbuki bizim yaşantımızı ve bizim ana babamız bunlardan kat kat üstün…

  8. gayb`a inanan says:

    Allah askina adamin örnek verdigi kaynaklara bakarmisin?..
    Birakin birbirleri ile arasindakini, kendi icerisinde bile celiskilerle dolu hadisler barindiran kitablar…

  9. yusuf says:

    allah hepinze akıl ve günüleriniz den degerlerimizin sevgilerini çıkarmasın

  10. serkan says:

    ÇOK DEGERLİ ALEWİ ARKADASLARIM,BİZ SİZİ HİÇ Bİ ZAMAN ANLAMAK İSTEMEDİK MALESEF.SİZ ÇOGU YERDE HEP DOGRUYU SÖYLEDİNİZ AMA BİZ SİZE HEP CAMUR ATTIK.DEGERLİ ARKADASLAR,OLAYIN TAMAMI BÖYLEDİR WEYA DEGİLDİR.AMA GERCEK ŞU Kİ ALLAHIN ARSLANI HZ ALİ BİR YANA,PEYGAMBER EŞİ HZ AİŞE BİR YANA.EGER TUTULMASI GEREKEN BİR SAF WARSA BEN HZ ALİ’NİN YANINDAYIM.BANA KALKIPTA BU SAVASTA MUAVİYEDEN BAHSETMEYİN.HEM BİR DÜSÜNÜN MUAVİYE VE OGLU KAHROLASI YEZİDİ.O DEGİL MİDİR PEYGAMBER TORUNU VE AİLESİNİ ŞEHİT EDEN BAŞINI KOPARIP,GÜNLERCE SUSUZ BIRAKAN..HELE Bİ DÜÜŞÜNÜN.VAR MI BUGUN COCUKLARINIZDA VE ARKADASLARINIZDA ADI YEZİD VEYA MUAVİYE OLAN.NEDENDİR DİYE Bİ SORDUNUZ MU.O ZAMANIN İKTİDARLARI MALESEF O GÜNÜN GERCEKLERİNİ SONRADAN KAPATTILAR.KİM GELMİŞ HZ ALİ’DEN SONRA Bİ DÜŞÜNÜN..MUAVİYE VE OGLU KAHROLASI YEZİD..İYİ DÜŞÜNÜN ARKADASLAR.OLA Kİ NE KADAR AZ DÜŞÜNÜRSÜNÜZ..

    Edit: İlk mesajınızda büyük harflere göz yumuldu. Ancak bundan sonraki mesajlarınızı küçük harfle yazmalısınız ki onaylansın…

  11. ahmet says:

    ehl-i sünnet yani alevilerin dışındakiler bu konularda (cemel savaşı,sıffin savaşı,kerbela olayı) grçekleri araştırıp ortaya koymaktan niye kaçınırlar? verecekleri cevapları mı yok,bu konulara Allah bilir demekle geçiştirmekten vazgeçsinler. kısacası bu konulardan haberleri ve bilgileri yok.yazılanları ve anlatılanları alevilerin söylencesi demek ne kadar abes.yüzyıllardan beri şu alevileri ve aleviliği anlamadık.anlatmadılar.düşmanlıktan öte geçemedik. yazık bize.ben sünni bir ortamda doğdum diye mi alevi olmadım acaba? oysa dünyayı onlara bizler dar etmişiz.

  12. yusuf says:

    Alevi, sunni ne farekeder hepimizde tek bir (ALLAH),a inanmıyormuyuz bu sadece elevi yada sunnilerin değil tam tersine hepimizin suçuAlevi kişilerinde neden hz. Aliyi sevdiklerini söyleyipte namzları camide kılmadıklarını neden Peygamberin sünnetinin terkeddiklerini Peygamberin benim sünnetimi terkedenler ahir zaman benden şefaat beklemesinler dediğini bilmezlermiki onlarda işine geldiği gibi davranıyorlar neden Peygamberimizin yasakladığı içkiyi hz. Ali,nin tek damla içkinin düştüğü ırmağın suladığı tarlaların yemişlerini yemem dediğini bilmezlermi ama yok herkez işine geldiği gibi davranıyor kim asabbım hakkında kötü konuşursa onun cennette yeri yoktur dediğini bilmezmilerki hz osman peygamberimimn kızını aldı ve eşi öldü Peygamberimiz ikinci kızını verdiler oda öldüler kainatın serveri dediki eğerki bir kızımdaha olsa onuda osmana verirdim dedi ondaki edep ondaki haya kimsede yoktur eğer benden sonra bir peygamber gelecek olsa bence bu osmandan başkası olamazdı derdi şimdi kalkıpta bu halife hakkında bu şekilde aşağılayıcı yazılar yazmak doğru değildir bu şekilde kimsede hz .Ali,yi sevdiğini ima etmesin kardeşim bizde hz .A li,yi seviyoruz ama kimseyide karalamıyoruz kalın sağlıcakla

    • gamalak odunu says:

      Yusuf Hoca 500 yil önce Osman ile birlikte içki sofrasinda yasamis gibi konusuyorsun:) Yukarda yazilanlarin kaynagini palavra zannediyorsun da senin 500 yil önceki yasananlari mülayim gibi bilmis olman senin Allah tarafindan özel bir kul olmani gerektiriyor sanirim:) Senin kaynagin varmi da Osman’i melek yaptin?.. Kaynagina inanmadigin yazilara yorum yaparken kaynagi olmayan yanitlarinla Osman’in can yoldasi gibi Ali’yi seviyoruz diye kendini kandirma! Tek bir gerçek var o da Sünniler bugün dahi ellerinde güç olsa dünyada bir tek Alevi birakmaz kör bicakla keserler, aynen 500 yillik tarihte oldugu gibi…

  13. divine rebel says:

    Yukarıdaki tüm yorumlara güldüm…Hiç İslam tarihini Batı kaynaklarından okuyanınız var mı içinizde?Burada anlatılanlar külliyen RİVAYETE dayalı uydurma tarih…

  14. mehmet says:

    kuran tekdir.. çeşidi oraya buraya çekilebilir bir yanı yoktur. mezhebi yoktur. daha sonraları iktidar mücadeleleri ve tarafların fikirleri mezhepleri doğurmuştur. farklı aşiretlerin ve değişik coğrafyaların kendine has din uluları türemiş kendi görüşlerini anlayışlarını tamponladıkları fetvalarıyla bunu sürdürmüşlerdir. ben ne alevi ne sünni ne bilmem ne tanımam.. mümin mümindi. islam tekdir öyle herkesin kafasına göre ortaya atabileceği bir şey değildir. görüyorumki hepinizin mezhebi kendine göre haklı.. bu anlatılanın gerçek olması bir yana (ki sizin şu an ki haliniz bile bu yüzyılda böyle iken o zamanın tasavvur etmeye dahi gerek kalmıyor) durupta yok efendim şu şöyle yok efendim aslında böyle, biz ılımlıyız siz kabasınız, onlar saldırgan,bunlar haklı diyeceğinize kendinize bir sorun ben müslüman mıyım diye.. yorumlarınızı okurken yukarıdaki anlatılanı sizlerin canlandırdığına şahit oldum.. felsefe müslümanları…. ayrılıkçı kimselersiniz. kafanıza göre aliciyim ayşeciyim bilmem neciyim. muhammetten başka hiç biri bir halt değildir.. son peygamberdir. öldü geriye kitabı kaldı.. kalan sağlar değil.. milleti ilahlaştırmışsınız.. hepsi hazret olmuş.. hepsini ayrı mezhebi olmuş.. tarih biliyorlarmışta müslümanlarmışta..

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s