2. Sonra sürelerini doldurmaya yaklaştıklarında, onları güzellikle tutun veya güzellikle ayrılın ve içinizden adalet sahibi iki erkeği şahit tutun! Şahitliği de Allah için doğru yapın! Bu size söylenenleri duydunuz, bununla Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilir. Her kim de Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu sağlar.
Ayetlerden de anlaşılacağı üzere İslam’da erkek karısını boşayabilir. Ancak Kur’an’da kadının erkeği boşama hakkından bahsedilmez. İslam’daki uygulamada boşanmak isteyen kadın, kocasından kendisini boşamasını talep edebilir. Kadının boşanma isteği kınanan bir davranıştır ve kocası kabul ederse gerçekleşebilir. Erkek ise istediği anda karısını boşayabilir.
Üç Talak:
Şeriat, hadis ve sünnet üzerine kuruludur. Kur’an’ın yetersiz kaldığı, herşeyi açıklamadığı
düşüncesiyle hadislere başvurulur.
Hadislere göre bir erkek aynı kadını iki kez boşayabilir. Üçüncü boşanmadan sonra tekrar evlenebilmesi için, kadının bir başkasıyla evlenmesi gerekir. Ancak bu evlilik bir günlüğüne formalite de olsa cinsel ilişki gerektirir. Buna Hülle denir.
Hadis No: 5675
Tanım: Rifaa İbnu Simval, Resulullah (sav) zamanında, hanımını üç talakla boşadı. Ondan sonra kadın Abdurrahman İbnu’z-Zübeyr’le evlendi. Abdurrahman, kadına temaşa muktedir olmadığı için, ondan yüz çevirdi ve ayrıldılar. Kadını boşamış olan eski kocası Rifaa kadınla yeniden nikahlanmak istedi. Arzusunu Resulullah’a açtı. Aleyhissalatu vesselam Rifaa’ya onunla evlenmesini yasakladı. “Kadın balcığı tadıncaya kadar, sana helal olmaz!” buyurdu.
İşte bu noktada saçmalıklar başlar. İki şahitle evlenilmesi ve boşanılması gerekirken;
Erkeğin “Boş ol! Boş ol! Boş ol!” diye kızgınlık veya şaka ile üç kez tekrarlayarak kadına seslenmesi hülle gerektirir. Halbuki mantıken yüz kere de böyle hitap etse, arada tekrar evlenme olmadıktan sonra birden fazla boşanılmış sayılmamalıdır. Ancak şeriat mantık tanımıyor, rüyasında yaptığı üç talakı dahi ciddiye alabiliyor. Başka bir erkekle yatmasını şart koşuyor. İşte size şeriatin namus anlayışı!!
İslam’da öyle Feminizm falan sökmez.
Kadından peygamber olmayışıyla, kadından devlet yöneticisi olamıyacağıyla, kadının şahitliğinin yarım kabulüyle, kadının miras hakkının kısıtlı oluşuyla, kocasına 4 kadın hakkı verilişi ile, kadına cennet hakkının kocasına hizmetle orantılı olduğuyla, boşanma hakkının erkeğe ait olduğuyla…
Onun için boşuna çırpınmayın kadın-erkek eşitliği diye…
Bunun en güzel örneği, İslami kuralların henüz oturmadığı dönemlerde, Hz.Muhammed’in karısı Leyla binti Hüteym’in, ‘Aramızadaki akdi boz’ diyerek Muhammed’den boşanmasıdır. Aynı şekilde Gaziyye binti Cabir, ‘ Seninle evlenmem hususunda benim fikrim sorulmadı, seninle evlenmekten Tanrı’ya sığınırım’ diyerek Hz.Muhammed’i boşamıştır. Daha sonra İslam’ın gelişmesi ve kurallarının oluşmasıyla, boşama hakkı erkeğe verilmiştir. Kadının erkeği boşama hakkı tamamen kaldırılmıştır. Aşağıdaki hadiste Hz.Muhammed, ‘boşama yetkisi kocaya verilmiştir’ diyerek bunu açıkça belirtir.
6605 – İbnu Abbas radıyallahu anhuma anlatıyor: “Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Efendim beni köle kadını ile evlendirmişti. Şimdi de hanımla aramı ayırmak (boşandırmak) istiyor” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam minbere çıkarak şu hitabede bulundu: “Ey insanlar! Sizden birine ne oluyor ki, kölesini cariyesi ile evlendirip, sonra da aralarını ayırmak ister. Boşama yetkisi, şüphesiz kadının bacağını tutan kocaya aittir, (kölenin efendisine ait değildir).”
Yukarıdaki hadisten görebiliyoruz ki İslam kadınlara çok geniş (!) haklar getirdiği gibi,
kölelerin de hakları korunmuştur. Karısını boşamasını isteyen efendisinin isteği kabul edilmemiş, bu hakkın köleye ait olduğu bildirilmiştir.
Yalnız bu kölelerin talak hakkı üç değil ikidir. Yani bir köle erkek karısını iki talak ile boşadığında hülle şart olur. Kadın bir başkasıyla yatmadan kocasına tekrar dönemez.
Tanım: Nüfey’ Resulullah (sav)’ın zevce-i pakleri Ümmü Seleme’nin mükatebi idi veya, nikahında hür bir kadın olan bir köle idi. Nüfey’ bu kadını iki talakla boşadı. Sonra kadim geri almak istedi. Durumu Hz. Osman ve Zeyd İbnu Sabit (ra)’e sordu. Bunlar: “O artık sana haram oldu, o artık sana haram oldu!” dediler.Peki iki talaktan sonra hürriyetlerine kavuşan köleler tekrar evlenebilir mi?
Bakalım:
Hadis No: 4060
Tanım: İbnu Abbas (ra)’a dedim ki: “Bir köle, nikahı altında bulunan köle bir kadını iki talakla boşasa, sonra bunlar azad edilseler, onurda yeniden evlenmek istemesi caiz olur mu?” İbnu Abbas (ra) şöyle cevapladı: “Evet! Ona bir talak daha kalmıştır, Resulullah (sav) böyle hükmetti.”
Şeriat bu hakkı eski kölelere sağlıyor. İşte Şeriatin adaleti!!
İslam’a göre, boşanma durumunda çocuk babaya aittir ve kadının çocuk üzerinde hiç bir hakkı yoktur. Öyle ki, çocuğunu emziren anne, adeta kiralanmış durumdadır. Talak 6. ayetteki, “sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin” ifadesine dikkat edilmelidir. Ayrıca ücrette anlaşılamaması durumunda çocuğun bir başkası tarafından emzirileceği de bildirilerek anayla pazarlık konusu açık tutulmaktadır.
Talak-6. O kadınların, gücünüze göre oturduğunuz meskenin bir bölümünde oturmalarını sağlayın ve onlara baskı yapmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın! Eğer yüklü iseler, doğumlarını yapıncaya kadar nafakalarını verin! Sizin için çocuğu emzirirlerse ücretlerini verin ve aranızda güzelce anlaşın. Eğer zorlaşıyorsanız, bu durumda çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Çocuğu kadına bırakmıyor ama kadına nafaka verilmesini öngörüyor. Nafaka miktarının tayini ise erkeğin insafına kalmış!
Talak-7. İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Hülle şartı Kur’an’da var. Ama zorunlu kalınan boşanma sonrası olarak anlaşılıyor.
Bakara 230. Eğer erkek kadını (üçüncü defa) boşarsa, ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helâl olmaz. Eğer bu kişi de onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah’ın sınırlarını muhafaza edeceklerine inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde beis yoktur. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Allah bunları bilmek, öğrenmek isteyenler için açıklar.
Yani, kazara ağızdan çıkan üç talak hadislerden dine sokulmuş, tabi yukarıdaki ayete dayanılarak.
Karı ve koca aslında ayrılmak istemediklerinden, yeniden bunların birleşmesinin helal olabilmesi için, bir çeşit hile şer’iyeye başvuruluyor ve güvenilen bir üçüncü kişi ile anlaşılarak, kadın ile kısa bir süre için evlendiriliyor ve bu kişi evlendiği kadını sonradan boşuyordu. Böylece kadın eski kocasına tekrar helal oluyordu.
Görüldüğü gibi, kadının hiç bir söz hakkı da yoktur. Bu şartın, kocanın karısını üçüncü defa boşamadan önce çok iyi düşünmesi gerektiği esas alınarak konduğu söylenir. Her şeye rağmen, yapılan bir yanlışlık için böylesine bir uygulama ne derece doğrudur? Koca karısını boşarken bir yanlışlık yapıyorsa, cezasını kadın çekmektedir. Kadın bu durumda, istemese de bir erkekle evlenmek ve onunla cinsi münasebette bulunmak zorundadır. Böyle bir saçmalık Allah kelamı olabilir mi?
Böyle bir uygulamaya kalkışacak olanların ahlakını beğenmedikleri batı ülkelerinde gidecekleri yer tımarhanedir. Ancak, birçok İslam ülkesinde bu kural, Şeriat hukuku, yani Allah’ın koyduğu bir kural olarak uygulanmaktadır.
Kuran’a göre Müslümanların bunun dışında hareket etmeye yetki ve hakları yoktur. Aşağıdaki ayet de bunun açık göstergesidir.
Ahzab-36. Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Serdar Kaangil



senin gibiler cok geldi gecti .yola bildigin yoldan git kadinlarin gönlünü hos edmek isteyen it yoksa kadinlari bu sekildemi tuzaga dusuruyorsun sen kimsin islam kim iman getir kafir
dininin ne olduğunu bile bilmeyen bi müslüman daha.
o gunun sartlarina gore uyarlanmis seriat bu gunun sartlarini artik karsilamiyor
yanlış yoldasın allaha şirk koşuyosun farkında degilsin
Arkadaşlar burada yazan ların hemen hepsi aldatıcı aklı ve mantığı olan inanmaz. Mesela islamda 3 talakla boşama yada kadının yarım şahitliği diye bir şey yok. bilim biliyoruz diye bilgisiz ,yanlış yorum yapıp tefsir okumadan oluşturulmuş bir yazı.
Örneğin şahitlik konusunda, İslamda, konuya hangi taraf yani kadın mı erkek mi muttali(hakim) ona bakılır. Buna bir örnek verecek olursak emzirme doğum gibi konularda erkeğin bu konuyu anlaması zorlaştığı için erkeğin şahitliği geçersizdir. Ayete dayanarak söylenen bu yanlışların doğrusu şudur: Ayette erkeklerin daha muttali olduğu bir konuda 2 erkeğin şahit tutulması eğer bulunamıyorsa bir erkeğin ve biri unutursa diğerine hatırlatsın diye iki bayanın şahit tutulması gerekir. Aslında şahitlik yapan 1 kadındır ama o unutursa diğeri hatırlatsın diye 2. kadından bahseder. Sonuç olarak bu konuda bırakın erkeğe fazla hak verilmesini kadının daha fazla hakkı vardır. Bu cevabı daha da açabilirim çünkü aklınıa sorular gelebilir ayrıca diğre soruların daaçık ve tatmin edici cevabı var ama burada hepsini yazmam mümkün değil. Bence bu siteye bakıp bu konuların böyle olduğunu zanneden arkadaşlar daha iyi bir kaynaktan araştırsınlar. Çünkü emin olun 1400 yıl önce nasılsa aynı kurallar bugün de gayet kullanılabilir.
Tavsiye: Amacınızı bilmiyorum ama ya araştırın doğrusunu öğrenin 3 günlük dünya için sonsuz hayatınızı mahvetmeyin ya da susun neme lazımcı olun nene lazımcılıktan daha iyidir.
Ben bugune kadar erkeklerin her yonuyle kadinlardan daha ustun olduguna dair bir ayet okumadim kur’an,i kerimde.