CENNET ve CEHENNEM

Gerek kutsal kitaplarda gerekse insanların kafasında farklı cennet, cehennem, ahiret bilgileri, inanışları var. İnanmayanların yanında, acaba diyenler, inananlar içinde ise yanlış bilgilerle donatılmış ve yaşamlarını cennet hesabı ile düzenleyenler var. Önce Ömer Hayyam’dan başlayalım:

NEDİR O CENNET CEHENNEM


Sen sofusun, hep dinden dem vurursun;
Bana da sapık, dinsiz der durursun.
Peki, ben ne görünüyorsam oyum;
Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?

Molla fahişeye demiş ki: -Utanmaz kadın;
Her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın.
Doğru demiş fahişe, ben öyleyim; ya sen?
Sen bakalım şu göründüğün adam mısın?

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tesbih, post, seccade güzel ama;
Tanrı kanar mı hiç bunlara?

Seni kuru softaların softası seni!
Seni cehenneme komür olası seni!
Sen mi Hak’tan akıl dileyeceksin bana?
Hak’ka akıl öğretmek senin haddine mi?

Ben kadehten çekmem artık elimi;
Tutmam senin kitabını, minberini.
Sen kuru bir softasın, ben yaş bir sapık;
Cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi?

Toprak olup gitmişlere sorarsan
Ha gavur olmuşsun ha müslüman.
Kimler bu dünyada eğlenmemişse
Otekinde yalnız onlar pişman.

Kim gormüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş , haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye korkulmaya değer mi?

Bir elde kadeh bir elde Kuran
Bir helaldir işimiz bir haram
Şu yarım yamalak dünyada
Ne tam kâfiriz ne tam müslüman

“Göklerde öküz yıldızı Ülker vardır,
Bir başka öküz de altta derler vardır…
Gerçekleri aklın ile gör etrafta,
Alt üst arasında çok eşekler vardır!..”
“Koydun yemi, kurdun tuzak ey yaradan!
Tuttun avı, verdin ona bir ad: insan!
Her hayrı ve her şerri düzenler, sonra
Herkeste bulursun yine sen bir noksan!…”

Madem ki elinde yok açık bir gerçek,
Boştur bir ömur şüphe edip beklemek…
Keyfince iç, olmuyor gidişten haberin!
Sarhoş ol, ayık ol, o da farketmez pek…

Hep böyleyim işte! sarhoşum çok zaman
Alnım apaçık, bende temizdir vicdan!
Sarhoş edebilseydi diğer haramlar,
Kalmazdı cihanda bir tek ayık insan…

Kadeh alırım bir ele, bir elde Kuran,
Bir yanda haramdayım, helal bir yandan!
Gök kubbenin altında geçer ömrümüz,
Kafir değiliz biz, ne de tam müslüman..

Dilberleri Rabbim bize hem gönderdin
Hem onlara bakmanız günahtır dedin!
Uymaz yasağın emrine, dersin bana:
“Ters tut onu sen dökülmesin kadehin”!

Mezhep ile din peşindeler bir halk var,
Bir halk da kesinle şüpheden gördü zarar,
Birden bire seslendi gelip bir tellal!
“Heyhat! ne odur yol ne bu, ey şaşkınlar…”

Dostum, çaresizsen gamı koy bir yana!
Boş şeylere takma sen kıyılmaz cana…
Gel dünyada bir hoşça geçir ömrünü,
Alem yaratıldığında kim sordu sana?

“Hayyam! günahım çok diyerek gamlanma!
Yoktur sana bir faydası, tek gamlanma!
Gelmezdi bağış eğer günah olmasa,
Af var gunahın sonunda pek gamlanma…”

Zerdüşt şarabından içiverdim, kime ne!
Kafir ya mecusi, putperestim, kime ne?
Benden yana bir şüphesi var herkesin,
Benim bana sahip, karışan kim? Kime ne? “

Kurdun bana yüzlerce tuzak, olmaz bu!
Daldım gama attıkça ayak, olmaz bu!
Hem dünyada her zerreye hükmün geçsin,
Hem sonra “asisin” de bırak, olmaz bu!…”

Et, denmede gündüz gece mutlak tövbe,
Yok kadehi artik ele almak, tövbe!…
Gül mevsimi geldi, gam keder yok şimdi,
Rabbim ederim tövbeye ancak tövbe!…”

Onlar diyor ki hurili cennet sana hoştur
Yok yok derim, üzüm suyu içmek bana hoştur
Sen bak peşin gelen şeye boşver o hayale
Zira davul uzakta çalarken daha hoştur

Beni özene bezene yaratan kim?
Sen!..
Yolumu da çizmişsin önceden
Madem bana günah ileten de sen
Öyleyse nedir o cennet cehennem?..”

Ünlü bilgin Ömer Hayyam’ın “Öyleyse nedir o cennet cehennem” sorusuna geçmeden önce “Ahiret” konusundan başlayalım..
Cennet-cehennem ve ahiret konularına Kitab-ı Mukaddes yeterince değinmediği için Kur’an ve hadislerden yola çıkarak konuları irdeleyeceğiz..

İSLAM’DA AHİRET

Ahiret, kıyametin kopmasıyla başlayacak olan ve sonsuza kadar devam edecek olan âlemin-hayatın ismidir. Dünya, nasıl Yüce Allah’ın kudretiyle kurulmuş ve hazırlanmış bir alemse ahiret de öyledir. Yüce Allah ahireti de kudretiyle yaratmış ve içinde farklı bir hayat hazırlamıştır.Kıyametin kopması, sûra üfürülmesi, ölülerin diriltilmesi, amel defterlerinin dağıtılması, mizanın kurulması, kulların allah huzurunda, dünyadaki yaptıklarından hesap vermesi, şefaat, Sırat, Cennet, Cehennem vardır, haktır ve ahiret gününde olacaktır.Ahiretten önce kıyamet alametleri, kabîr hayatı ve suâli vardır.
Kabir hayatından Kur’an’da açıkça söz edilmese de aşağıdaki ayet delil gösterilir:

Mümin-46. Onlar sabah akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı gün de, Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!

Kabir azabı hakkında en güçlü hadislerden biri de şudur:

“Ölü kabre konduktan sonra, Münker ve Nekir adında iki melek gelip peygamber efendimizi kastederek ‘Bu adam hakkında ne düşünüyorsunuz?’ diye sorarlar. Mümin kimse daha önce/dünyada iken dediği gibi der: ‘O Allah’ın kulu ve resulüdür. Ben şahadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahadet ederim ki, Muhammed Allah’ın kulu ve resulüdür.’ Melekler; ‘Senin böyle diyeceğini biliyorduk’ derler ve kabrini genişletip aydınlatırlar. Münafık-ve kâfir- kimse ise, bu soruya ‘Bilmiyorum’ diye cevap verir. Melekler ona da ‘Senin böyle diyeceğini biliyorduk’ derler. Yere denilir, o da adamın kaburgalarını iç içe geçirecek şekilde onu sıkar ve kıyamete kadar orada azap çeker” (Buharî, Cenaiz, 87; Tirmizî, Cenaiz, 70;)

Kıyametin kopma zamanı gelince İsrafil adlı melek Allah’ın emriyle Sûra üfleyecek bütün bu âlemin düzeni bozulacak, her şey alt üst olup taş üstünde taş kalmayacak ve bu dünya hayatı son bulacaktır.
İsrafil’in Sûra ikinci defa üflemesiyle bütün ölüler dirilecek ve yeni bir âlem kurulacaktır.

O gün, insanların kabirlerinden çıkıp alemlerin Rabbinin huzuruna doğru sevk edildikleri gündür.

Kamer-7. Gözleri zillet ve dehşetten düşmüş olarak, sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.

İbrahim/ 42-43. Allah’ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir. Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalpleri bomboştur.

Mearic-3. Şimdi inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını sana uzatıp koşuyorlar. Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde. Onlardan her biri, nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi umuyor ?

O gün, herkesin dünyada yaptıklarının karşılığını eksiksiz bulduğu gündür.

O gün, iyilerin kötülerden ayrıldığı; iyilerin cennete, kafir ve münafıkların cehenneme sevk edileceği gündür.

O gün, bütün çekişmelerin ve ihtilafların çözüldüğü gündür.

Nebe-3. Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman’ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da) Doğruyu söyleyecektir.

Kuran’da bildirildiğine göre Allah ahirette kullarına en yüce makamda azametini gösterecektir. O gün Allah’ın arşını sekiz melek taşır:

Hakka-1. Melekler ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır. Siz o gün arz olunursunuz; sizden yana hiçbir gizli (şey), gizli kalmaz.

O gün, Allahu Teala’nın bütün müjdelerinin görüldüğü ve tehditlerinin gerçekleştiği gündür.

O gün, bütün peygamberlerin ve onlara tabi olan müminlerin haklı çıkacağı, sevineceği, rahmete ereceği ve cennete gireceği gündür.

O gün, kafirlerin, münafıkların, zalim ve günaha dalıp tövbe etmeyenlerin âh-vâh çekeceği ve gözyaşı dökeceği gündür. O gün, dehşetinden çocukların ihtiyarlayacağı gündür.

O gün, herkesin kendi derdine düşeceği; babanın evladından, kocanın hanımından, dostun dosttan kaçacağı gündür.

O gün, dünya malının ve saltanatının hiçbir işe yaramayacağı, sadece temiz kalbin ve güzel amelin fayda vereceği bir gündür.

Ahiret, gerçek hayatın başladığı gündür.

İslami kesimde sadece Kur’an’ı referans alan, kur’an dışındaki hadis,icma, kıyas gibi ilimleri reddeden çok küçük bir grup var. Ama İslam’a hakim olanlar, Ehli Sünnet ve Şia kabir sorgusuna ve kabir azabına inanıyor. Biz de burada Kur’an’la birlikte hadisleri ve hakim olan inanışları irdeleyeceğiz.
Şimdi buraya kadar olan kısımda akla gelen ve sıkça sorulan soruları görelim:

1- Madem hesap günü var. Bu hesap görülmeden önce verilen kabir azabı cezası neden?
Bu durumda ilk hesap gününün kabire konulduğu gün olduğunu söylemek gerekir. Yani ilk yargıçlar Münkir ve Nekir. Ya da bu bir hesap günü değilse, yargısız infaz değil midir?

2- “Kıyametten sonra, sur’a üflenince insanlar kabirlerinden çıkarlar” deniyor. Kabri olmayanlar, yani denizde boğulmuş, vahşi hayvanlar tarafından parçalanıp yenmiş, yanmış ya da Hindularda olduğu gibi yakılmış, kemikleri kayıp ya da olmayan ölüler nereden çıkacaklar?

3- “Çağrıldıkları hedefe doğru, başları dik şekilde koşarak gelirler”
Bu hedef dünyada mıdır ki koşarak geliyorlar?
Amerika’dakiler nereye, Çin’dekiler, Avustralya’dakiler nereye koşacak?
Toplanılacak yer koşmakla varılabilecek yakınlıkta mı? Yoksa bu sözler mecazi mi ?

4- Hesap yeri, mahşer dünya üzerinde bir yer mi? Sırat köprüsü Kur’an’da geçmemesine rağmen herkesin dilinde. Cehennem üzerine kurulmuş bu kıldan ince, kılıçtan keskin köprüden geçemeyenlerin cehenneme düşeceği söyleniyor. Bu sorgudan sonra mı olacak? Sorguya rağmen köprüyü geçme şansı mı veriliyor?

CENNET

Ne Dilersen Anında:

“Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.” (Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 431-14Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. (Fussilet Suresi, 31)… Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
(Enbiya Suresi, 102)

Uçabileceksin:

Eğer nasip olur da cennete girersen, “Kızıl yakuttan bir beygire bineyim” dersen binersin. “Uçayım dersen uçarsın.” Ramuz el-Ehadis-1, s. 149/5

Yediğin Yeniden Canlanacak:

Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır. Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123

kuşun etinden yemek o kimsenin hatırına gelir ve bunun üzerine hemen çeşitli et yemekleri halinde onun önüne varır. Cennet ehli ondan istediği kadar yer. Doyduğu zaman, kuşun kemikleri toplanır. Sonra uçar, dilediği gibi cennette otlamaya başlar. Tezkire-i Kurtubi-1, s. 58

İsteyene İş:

Bir adam (cennette) ziraat yapmak için Rabbinden izin isteyecek. Rabbi ona diyecek ki: “Sen arzuladığın hal üzerine değil misin? O da şöyle diyecek: “Evet. Fakat ben ziraati seviyorum.” diyecek. Ona izin verilecek, hemen tohum ekecek bir anda ekin verecek, büyüyecek, harmanı yapılıp, dağlar gibi mahsul yığılacak… Buhari, Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 413-10119

İstediğin Çehreye Girebileceksin – (kadın-erkek-sarışın-kumral ):

Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın suretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer. Tirmizi, Kütüb-i Sitte-14, s. 434/17

Anında Çocuk:

Mümin cennette çocuk arzu ettiği zaman; onun hamli, doğması, yaşı bir anda olur. Tezkire-i Kurtubi-1, s. 55

Gece Yok – Uyku Yok:

Cennette gece yoktur. O, ışık ve nurdan ibarettir…
Ramuz el-Ehadis-2, s. 366/4

“Uyku, ölümün kardeşidir. Cennet ehli uyumazlar.”
Büyük Hadis Külliyatı-5, s.414/10125

Kavga – Anlaşmazlık yok:

Kalpleri, tek bir kimsenin kalbi gibidir. Aralarında ihtilaf, husumet yoktur… Kütüb-i Sitte-14, s. 449/3

Dert Yok – Derman Yok:

Orada hiçbir dert ve tehlike yoktur… Ramuz el-Ehadis-1, s. 170/1

İNCİL’DE CENNET:

… “Beyaz kaftan giyinmiş olan bu kişiler kimlerdir, nereden geldiler?”… Bana dedi ki, “Bunlar, o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir… Bunun için, Allah’ın tahtının önünde duruyorlar… Taht üzerinde oturan, çadırını onların üzerine gerecektir… Tanrı onların gözlerinden bütün yaşları silecektir.” (Yuhanna’ya Gelen Esinleme, 7. bölüm, 13-17)Ancak cennete giren rahata kavuşur. Ramuz el-Ehadis-1, s. 138/13Cennet ebedi bir ikamet halinde parıldayan bir nur, yaygın bir koku, çok iyi inşa edilmiş bir köşk, akan bir ırmak, olgun bir meyve, yeşillik, neşe, serinlik, tazelik mahallidir. (Ölümden Sonra Diriliş, s.47)Böyle sonsuz cennet için değil 5 vakit namaz
Ömür boyu aç-bilaç secdeden kalkmaz baş!!

CENNETLİKLER ALLAH’I GÖRECEK:

“Ey Allah’ın Resulü! Rabbimiz’i görecek miyiz?”

“Bulutsuz berrak bir mehtap gecesinde Ay’ı görmek için itişip kakışır mısınız?” “Hayır.”
“Bulutsuz bir günde Güneş’i görmek için birbirinizi itip kakarak birbirinize zahmet verir misiniz?” “Hayır.”

“İşte Rabbinizi de öyle zahmetsiz ve sıkıntısız, apaçık göreceksiniz.”… (Buhari, Müslim, Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 416-10133

KADINLAR – HURİLER – GILMANLAR:

“Orada utangaç bakışlı öyle kadınlar vardır ki, bundan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır” (er-Rahmân, 55-56).

“Ve sedeflerinde saklı inciler gibi iri siyah gözlü eşler” (el-Vâkıa, 65/ 22-23).
“Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür.”
(Buhârî, Bed’ül-Halk, 59, Sıfâtü’l-Cenne).

“Müttakilere kurtuluş, başarıya ulaşma, bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt (kız)lar ve dolu dolu kadehler vardır” (en-Nebe’, 78/31-34)

Şimdi Sıkı Durun:
Peygamberimiz (SAV), ”Cennet ehlinden bir erkek, beş yüz hûri, dört yüz bin kız ve sekiz bin tane de dul ile evlenir.
Onların her biriyle eğlenmesi ve geçirdiği zaman, dünyada geçirdiği hayatı kadardır” demişti. (İbn-i Kesir, C: 4, S. 251)

BAL-SÜT-ŞARAP IRMAKLARI:

“Muhammet Suresi”/ 15 “Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen Cennet şöyledir: Orada, temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır.”

AMELLERE GÖRE DERECE DERECE CENNETLER:

Cennet yüz derecedir. Doksan dokuzu akıl ehline mahsustur. Geriye kalan biri ise diğer ahaliye. Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/11

Cennet ehlinin en aşağı derecesinde bulunan kişinin seksen bin hizmetçisi, yetmiş iki eşi olacaktır. Ayrıca onun için inci, zeberced (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) ve yakuttan yapılmış bir çadır dikilecek ve bunun uzunluğu Cabiye (Şam topraklarında bir şehir adı) ile San’a (Yemen’de bir şehir adı) arası kadar olacaktır. (Tirmizi), Büyük Hadis Hadis Külliyatı-5, s. 412-10114
Siz bir de en üst derecede olanı düşünün artık!

Cennet konusunda akılalmaz tanımlamalar var.Bunların hangisi gerçek İslamın düşüncesi? Hangisi uydurma? İçinden çıkmak mümkün değil..
Çünkü hadisler de Kur’an’a pek ters değil.

Bir önceki yazıdaki hadiste isteyene cennette çocuk verileceği vardı.
Tersini söyleyen hadis de var:

ÇOCUK YOK:

5097 – Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur).”

Tirmizi, Cennet 23, (2566).

CİNSEL GÜÇ:

5098 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Mü’mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!” buyurmuşlardı. Kendisine:

“Ey Allah’ın Resûlü! Buna tâkat getirilebilir mi?” diye soruldu.

“Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)” buyurdular.”

HERKES 30 YAŞINDA:

5095 – Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.”

Tirmizi, Cennet 23, (2565).

TUVALET YOK:

5094 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm : “Cennet ehli cennette yerler ve içerler. ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!” buyurmuştu. Ashab:

“Peki yedikleri ne olur?” diye sordular. Aleyhissalatu vesselam:

“Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Onlara tıpkı nefes ilham olunduğu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur.”

Müslim, Cennet 18, (3835); Ebu Davud, Sünnet 23, (4741).

KILSIZ – SAKALSIZ:

5096 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez.”

Tirmizi, Cennet 8, (2542).

CENNETLİKLER:

Kur’an-ı Kerîm namazını eksiksiz kılanların, malından bir kısmını yoksullara ayıranların, ceza-hüküm gününe inananların, Allah’ın gazabından korkanların, ırzlarına sahip olanların, sözlerine ve emânete sadık kalanların, doğru şahitlikte bulunanların Cennete gireceklerini bildirmektedir. (el-Meâric, 70/23, 24, 25, 26, 27, 29, 33).
Ayrıca Cenâb-ı Hakk’ın rızasını dileyerek sabredenlere (er-Ra’d, 13/20-23);
Şükredenlere (el-Ahkâf, 35/ 15-16)
Yürekten tövbe edenlere (et-Tahrim, 66-8
Allah yolunda canını feda eden şehitler (el-Bakara, 2-154)
Ve “Allah’ın ölçüsünde Allah’a yönelenlere” (Kaf, 50/ 31-34) Cennet müjdelenmiştir.

CENNETLER:

Hak Taala, arş ve kürsün altında, yedi göğün üstünde, arşın nuru ile sudan sekiz cennet yaratmıştır. Bunlar, biribirinden yüksektir. En yükseği adn cennetidir ki, Mevla’nın görülme yeridir. Birinci cennetin ismi, darülcelaldir ki, beyaz incidendir. İkinci cennetin ismi, darüsselamdır ki, kırmızı yakuttandır. Üçüncü cennetin ismi, cennetülme’vadır ki, yeşil zebercettendir. Dördüncü cennetin ismi cennetülhulddur ki, sarı mercandandır. Beşinci cennetin ismi, cennetünnaimdir ki, beyaz gümüştendir. Altıncı cennetin ismi, cennetülfirdevsdir ki, kırmızı altındandır. Yedinci cennetin ismi, cennetülkarardır ki, misktendir. Sekizinci cennetin ismi, cennetüladndir ki, terleyen incidendir.
(Marifetname-Erzurumlu İbrahim Hakkı)

Bu durumda şu sorulara da cevap arayalım:

1- Adem’le Havva cennette çıplak mı dolaşıyorlardı?
2- Cinsel organlarının gözükmesini engelleyen bir unsur mu vardı?
3- Şu anda cennet cehennem var mıdır?
4- Cennetler 7.gök – Sidretül-Münteha yakınlarında mıdır?
5- Neden “O şimdi cennette” “cennete gitti” denilir. Ölenler içinde kıyametten önce cennete gidenin olması mümkün mü?
6- Cennette cinsel organlar, cinsel ilişki yok mudur?
7- Varsa dölleme-üreme de var mıdır?
8-Üreme yoksa, meni-yumurta-üreme organları da yok mu demektir?
Bu durumda cinsel haz nasıl sağlanır. Yoksa başka bir sistem mi var?
9-Cennet ve cehennemdeki insanlar, dünyadakinden farklı bir bedende mi olacaklar?
10- Hep aynı yaşta mı kalınacak? Yaşlanma olmayacak mı?
11-Cennette ve cehennemde beden ve sima yenileme mümkün mü?
12-Cennette kölelik mi var?
13-Cennette evlilik var mı?
14-Kıskançlık, ego, öfke, kavga, nefret var mı?
15-Cehennem kademeli katları olan çok büyük bir kazan mı?
16-Yakılanlar, sürekli deri mi değiştiriyor?
17-Cehennemliklerin kurtuluşu mümkün mü?
18-Cehennemde evlilik, cinsel hayat, çocuk var mı?
19-Cehennemden cennet görünür mü?

CEHENNEM:

Cehennem; Allah’ın azap diyarı ve kahır ülkesidir. Elem ve ıstırap yurdu, hıçkırık ve pişmanlık beldesidir. Cennette rıza ile lezzet birlikte zevk edildiği gibi, cehennemde de azapla gazap beraber tadılacaktır; hem de zifiri karanlık içinde. Şeytanla birlikte yanmanın elemine, bir de peygamberlerden, velilerden, sevdiklerinden ayrı kalmanın elemi katılacak ve ruh bu manevi ıstırapla kıvranıp duracaktır.Dünyada Allah ın emirlerine karşı büyüklük taslayanlar, orada ebediyen zilleti tadacaklar, bu dünyada nefislerinin emrine girenler, orada aralıksız pişmanlık çekeceklerdir. Burada şeytanın peşini bırakmayanlar, orada ona en büyük düşman kesilecekler ve azap arkadaşları olan şeytanın “ben size bir şey yapmış değilim, aklınızı kullansaydınız.” diye çıkışması ise onları büsbütün çıldırtacaktır.

EBEDİ CEHENNEMLİKLER:

1- Allah’a inanmayanlar:

Bakara-39. İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

2- Dinden dönenler:

Bakara-217. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

3- Faiz Yiyenler:

Bakara-275. Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alış veriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

4- Müslüman katilleri:

Nisa-93. Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

5- Kibirli Kur’an inkarcıları:

Araf-36. Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

6- Kötüler:

Bakara-81. Kim kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, artık onlar ateşin halkıdırlar, orada ebedi kalırlar.

7-Asiler:

Nisa-14. Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

8- Kafirleri dost edinenler:

Maide-80. Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.

9- Günahları sevaplarından çok olanlar:

Müminun-103. Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

10- Doğru yola iletilmeyen unutkanlar:

Secde/13-14. Dileseydik, herkesi doğru yola iletirdik. Fakat; “Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım” diye söz verdim. Siz madem bu güne ulaşacağınızı unuttunuz. Biz de sizi unuttuk. Tadın ebedi azabı.

İşte Cehennem:

Ey aziz, malûm olsun ki, müfessirler ve muhaddisler ittifak etmişlerdir ki: Hak Taâlâ, kudretiyle yerleri birbirinin altında yedi tabaka yaratmıştır. Her yerin genişliği ve her iki yerin ara mesafesini beşyüz yıllık yol edip, hava ile dolu eylemiştir. İlk tabakanın nâmı: Dimka’dır. Kısır rüzgâr gibi havası nâhoştur. Onda bi çeşit yaratık vardır ki, Berşem nâmıyle meşhurdur. onlara hem hesap, hem azap vardır. İkinci tabakanın adı: Celde’dir. Onda Onda cehennemlikler için azabın he türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas’ıdr. Birbirlerini yerler. Üçüncü tabakanın adı: Celde’dir. Onda cehennemlikler için azabın her türlüsü hazırdır. Buranın kavminin ismi: Tamas’dır. Birbirlerini yerler. Üçüncü tabakanın ismi: Arka’dır. Onda katır gibi akrepler vardır ki, kuyrukları mızraklar benzeridir. Her birinin kuyruğunda üçyüz boğum vardır ki, öldürücü zehir ile dolmuştur. Onun sakinleri bir hasis taifedir ki onlara: Kabes derler. Onların yiyeceği toprak, içeceği rutubettir. Dördüncü tabakanın adı: Harba’dır. Onda dağlar gibi ejderhalar vardır ki, kuyrukları uzun hurma ağacı gibidir. eğer birinin zehiri bahr-i muhite karışsa, denizdeki yaratıkların cümlesi helak olurlardı. Onun sâkinlerine: Cülhan deler. Onların ne gözleri, ne ayakları vardır, ancak iki kanatları vardır ki, uçarlar. Beşinci tabakanın adı: melsa’dır. kavminin adı: Muhtat’dır. Sayıları hesaba gelmez. Biribirlerini yerler. Orada kükürtten dağlar gibi taşlar vardır ki, kâfirlerin boyunlarına bağlayıp, cehenneme bırakırlar. Altıncı tabakanın adı: Siccin’dir. Cehennemliklerin amel defterleri oradadır. Sakinlerine: Kutata derler. Cümlesi kuş şeklindedir. Lâkin elleri adam eli gibi, kulakları öküz kulağı gibi, ayakları koyun ayağı gibidir. Onlar, melekle gibidir; yemezler, içmezler, uyumazlar ve cinsî ilişkide bulunmazlar. Daima Hak Taâlâ’ya ibadet ederler. Bir rivayette, ateşliklerin ruhları, kıyamete kadar orada hapsolmuşlardır. Yedinci tabakanın adı: Ucba’dır. Kavminin adı: Cüsum’dur. Cümlesi kısa boylu, siyah habeşli gibidir. Elleri ve ayakları, yırtıcı hayvan pençesi gibidir. Ye’cüc ve Me’cüc’ü onlar helak etseler gerektir. Halen, lânetlenmiş İblis, taraftarlarıyla onda sâkindir. Kendisi bir taht üzerinde oturur. Yandaşları etrafında saf saf durup, her biri yeryüzünde insanoğlunu sapıtmakla ettikleri fesat ve fitneleri, İblis’e arz ederler. Onlardan her kimin şer ve fesadı çok ve büyük ise; İblis onu yanına alıp, sahte övgüler düzüp, iltifat ederek yakınlarından sayar. Hak Taâlâ, Ümmet-i Muhammed’i onların şerlerinden korusun. Amin. Anlatılan bu yerin ortasında karanlıktan bir perde vardır.Bu yedi tabaka yer, büyük bir meleğin omuzunda karar kılmıştır. Hak Taâlâ, yedi yer altında bulunan yeşil kaya, kırmızı öküz, büyük balık ve büyük denizden aşağıda kendi haşmetinden yedi tabaka cehennem yaratmıştır ki, birbirinden aşağıdadır. Her tabakanın arası beşyüz yıllık mesafedir. Cehennemin yedi kapısı vardır ki, her birinin içinde ateşten yetmişbin dağ vardır. Her dağda ateşten yetmişbin vâdi vardır. Her bir vâdide ateşten yetmişbin kale vardır. Her kalede ateşten yetmişbin ev vardır. Her ev içinde ipler, sandıklar, tokmaklar, topuzlar, zincirler, bukağılar, köpekler, yılanlar, zehirli akrepler, kaynar ve irinli sular, zehir ve zakkum emsali bin türlü azap vardır. Onda kara yüzlü, gök gözlü zebani melekleri vardır ki, cümlesi sağırdır ve onlarda merhamet duygusu yaratılmamıştır. Öyle çoktur ki hesabı yoktur. Hak Taâlâ, zebanilere bir büyük ve heybetli melek vekil etmiştir ki, ona Mâlik derler. Yedi cehennemin hâkimi ve kapıcısı odur.İlk cehennemin adına: Cehennem derler ve azabı, ötekilerinden hafif, daha zariftir. Bu, Muhammed Ümmetinin âsileri için yapılmıştır. İkinci tabakanın adı: Sair’dir. Hıristiyanlar onda eserdir. Üçüncü tabakanın adı: sakar’dır. Yahudiler için kararlaştırılmış ebedî duraktır. Dördüncü tabakanın adı: Cahim’dir. Mürtedler ve şeytanlar için azabı elimdir. Beşinci tabakanın adı: Hutame’dir. Gayya kuyusu ondadır. Ye’cüc, Me’cüc ve kâfirlerin yeridir. altıncı tabakanın adı: Leza’dir. Puta tapanlar, ateşe tapanlar ve sihirbazlar için hazırdır. Yedinci tabaka ki, ta diptedir ve adı: Haviye’dir. O, mülhitleri, zındıkları, yalancıları ve münafıkları kucaklayıcıdır. onun ateşi, harareti, azap ve şiddeti hepsinden üstündür. Cehennemin tabakalarının tümü, yedibin tabakadan ziyadedir. (Allahım, bizi cehennem azabından koru; affınla ey bağışlayıcı!)(Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sinden)

DÜNYADAKİ CEHENNEM – HİNNOM VADİSİ

Matta 10: 28:

Sizi öldürmeye gücü yeten fakat hayattan yoksun bırakmaya gücü olmayanlardan korkmayın, asıl sizi Hinnom Vadisinde tamamen yok edebilecek olandan korkun.Cehennem İbranice’den gelir, aslı Gehinnom’dur ve bu da Kudüs dışında “Hinnom” köyünde boş bir arazidir. “Ge” vadi demektir. ” Gehinnom” ise Hinnom vadisi. Tarihte burası ölen kimsesiz kişilerin cesetlerinin atıldığı bir yerdir, akşam vakitlerinde kurtlar, çakallar, gündüzleri kartallar gelip bu cesetleri yerlerdi. Baktılar olacak gibi değil cesetleri yakmaya başladılar. Ayrıca İlah Molek’e yakı sunulan yer olarak da bilinir. “Seni cehenneme yollarım”, “cehennemin dibine” lafları da bu yüzden söylenmiştir. Cehennem denilen bu yer, daha sonradan da çöp yakım yeri olarak kullanıldı.

Hinnom Vadisi’nin şimdiki hali:

Resim

 

Musevilik’te Cehennem

Jewish Encyclopedia Musevi inancını şu şekilde açıklar: Dünyanın sonu geldiğinde insanların ruhunun üç çeşidi olacak:

“Bunlardan, doğrular hemen sonsuz yaşama yazılacaklar,
Kötüler cehennem için yazılacaklar; fakat,
İyi ve kötü tarafı terazide dengede olanlar önce cehenneme gidecekler. Bunlar cehennemde temizlendikten sonra oradan çıkarılacaklardır.”
İsa’nın yaşadığı dönemde Museviler, birisi öldüğünde ruhunun Gehenna’da işkence çektiğine inanıyorlardı. Buna karşın Encyclopedia Judaica ise şunları söylemektedir: “Kutsal Yazılarda ölüm sonrasında Gehenna’yla ilgili düşüncelerin hiç bir dayanağı yoktur.

Hristiyanlıkta Cehennem:

Markos 9: 43-47:

“Eğer elin seni günaha sokuyorsa, onu kes at; çolak olarak hayata erişmen iki elli olarak Hinnom Vadisine, sönmez ateşe gitmenden iyidir. – Eğer ayağın seni günaha sokuyorsa, onu kes at; topal olarak hayata erişmen iki ayağınla Hinnom Vadisine atılmandan iyidir. – Eğer gözün seni günaha sokuyorsa, onu çıkarıp at; tek gözlü olarak Tanrı’nın krallığına erişmen iki gözünle Hinnom Vadisine atılmandan iyidir. Orada onların kurdu ölmez ve ateşi sönmez.”

Serdar Kaangil

This entry was posted in Din and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s